acil kitap



Bilgi


İnsanoğlu tarih boyunca varlığını sürdürebilmek için dış dünyayı ve kendini anlamaya, bilmeye çalışmıştır. Hem hayatını sürdürmek hem daha uygun daha rahat şartlarda yaşamak için insan; bilgiyi kullanır. Bilgi doğada hazır olarak bulunmaz.

Bilginin oluşumunda iki temel öğe, iki taraf vardır. Bunlardan birincisi bilmek isteyen yani sujedir. Bilmek isteyen, bilmek için doğaya (ya da kendine) yönelen taraftır. Doğada bilmek için bilgiye ulaşmaya çalışan tek varlık insandır. Suje düşünen bir varlık olarak nesneler üzerinde düşünsel bir etkinlik gerçekleştirir. Bilginin ortaya çıkışında sujenin yöneleceği bir varlık yani bir obje (nesne) gereklidir.

Bilgi, özne (suje) ile nesnenin (obje) arasındaki bağlantı sonucu ortaya çıkan bir üründür. Suje, bilgiye yönelen, bilen insandır. Obje, bilgiye konu olan, somut ve soyut bütün varlıklardır.


Devamını Oku... | Yorum Yap! | Bu Yazıyı Paylaşın!

İnternette Bilgi Kirliliği

bilgi kirliliğiHerkesin duygu ve düşüncelerini özgürce paylaşabildiği bir ortamdır internet. Bu özgürlük, aslında toplumlarda demokrasinin hakkıyla benimsenmesinde etkili olmaktadır. Çünkü farklı görüşler ve her türlü alanda derlenmiş bilgiler paylaşılabilir bu ortamda. Böylece ilgi ve bilgi alanlarına göre, sonu gelmez bir ansiklopedi oluşur sanal ağlar üzerinde. Aradığımız, ilgilendiğimiz nice konular hakkında hem bilgi sahibi kişilerin paylaştığı yazı ve belgelerden hem de milyonlarca insanın ilgilendiğimiz konu hakkındaki düşüncelerinden yararlanabiliriz.

Doğru ve yerinde kullanıldığında çok etkili bir bilgi kaynağı olarak karşımıza çıkan internet, ne yazık ki bu konuda duyarlı olmayan  insanların kaynağı ve doğruluğu belli olmayan her türlü bilgiyi paylaşma gayreti içine girmesi, internette doğru bilgiyi bulmanın çok zor hâle gelmesine neden olmaktadır.Bir yanda ilgilendiği alan ile ilgili onlarca kaynaktan beslenen ve nesnel bir tutumla insanları bilgilendirmeye çalışan kişiler bulunuyorken; diğer yanda sazan misali her türlü söylentiyi doğruluğu kanıtlanmış bir bilgi gibi sunmak isteyen bilgi yoksunları bulunuyor. Bu durum, sanal ortamda büyük bir karmaşa ve erişim sorunu oluşturuyor.

Sanal ortamda herhangi bir konuda araştırma yaparken, doğru arama sözcüklerini kullanmak önemlidir. Bazen aradığımız şeyin ne olduğunun güncel medyada ve bilim dallarında nasıl adlandırıldığını bilmediğimiz için, bilgisayarın başında kıvranır dururuz. Google bu konuda bize kolaylık sağlayan yenilikler yapıyor olsa da, hâlâ aradığımız bilgi ve belgeye ulaşmakta sıkıntı çekiyoruz. Bunun kişisel yeterliğin ötesindeki nedeni ise, internetteki bilgi kirliliğinin hat safhaya ulaşmış olmasıdır.


Devamını Oku... | Yorum Yap! | Bu Yazıyı Paylaşın!

Taklitlerimizden Sakının!

Yeryüzündeki birçok üründe olduğu gibi, internet sitelerinde de taklitlere çok sık rastlanabiliniyor. Çoğu kişinin pek uygun görmediği bu durum, ne yazık ki insanları kaliteli çalışmaları paylaşmaktan uzaklaştırıyor. Evet, çalışmaları başka yerlerde kullanılamayacağı biçimlerde yayımlamak mümkün; fakat bu da hem zahmetli oluyor hem de insanda sanki çalışmayı bir yere hapsediyormuş gibi bir his uyandırıyor.

Emeğe saygının kalmadığı şu dönemlerde, açılan birçok ağ kümesinin (web sitesinin) üç beş saat sonra taklidi çıkabiliyor. Günlerce emek çekerek oluşturduğunuz yazılar, resimler veya diğer belgeler, iki saniyelik bir işlemle başka ağ kümelerine taşınıp, kaynak belirtilmeden kullanılıyor. Ne yazık ki Türkiye’de özellikle sanal ortamda kişiler paylaştıkları içeriğin kaynağını belirtmekten kaçınıyorlar. Hâlbuki kaynak belirtmek, bir bakıma o içeriği oluşturan, onun oluşturulmasında emeği olan kişiye bir teşekkürdür. Fakat birçok kişi bunun bilincinde değil. Bunun dışında bazı kişiler, resmen “aşırıcılık” yapıyorlar. On dakikada kurdukları bir sistemle, sanal ortamdaki bütün yazıları özensizce kendi sitelerine kopyalayıp, sonra da “Paylaşım yaptım!” diye bir köşeye kuruluyorlar. Söz gelimi, birçok öğrencinin isteği üzerine derleyerek sunduğum “… Türünün Tarihi Gelişimi / Temsilcileri” başlıklı yazıların tamamı, en başta bu ağelinde paylaşılmasına rağmen, şu anda en az bin tane sitede bulunmaktadır. Gidip gezin o siteleri, hiçbirinde kaynak bulamazsınız. İşte bunlar, kişileri güzel çalışmalar yapmaktan soğutuyor.


Devamını Oku... | Yorum Yap! | Bu Yazıyı Paylaşın!

Türklük Bilginizi Sınayın!

Geçen gün Türk Dili, Kültürü ve Tarihi üzerine temel bilgilerin sınanacağı bir “test” hazırlamayı düşünmüştüm. Bu alanda binlerce soru hazırlanabilir; fakat ben “temel bilgiler sınansın istedim. Böylece genç – yetişkin herkesin Türklüğü hakkında bilmesi gereken bilgileri ne derecede bildiklerini sınayabilmeleri için bir test geliştirmek istedim. Hazır ağ üzerinde böyle bir çalışma yokken, bir şeyler hazırlamak için işe koyuldum.

Temel bilgileri sorgulamak gerektiği için, sorular hazırlanırken biraz sıkıntı yaşanabiliyor. Çünkü her ne kadar “temel” düzeyde kalacak sorular oluşturmaya çalışsanız da, sorular bazen ayrıntıya kaçabiliyor veya ilgi alanı gerektirecek sorular olabiliyor. Ben, ilk başta tek test için hazırladığım “35 soru” ile, daha sonradan iki aşamada sınama yapabileceğimizi düşündüm ve soruları ikiye böldüm. Böylece hem “temel” hem de “ayrıntı” bilgileri sınamış olacağız.


Devamını Oku... | Yorum Yap! | Bu Yazıyı Paylaşın!

…Türk Edebiyatının Dönemleri…
(Halk Edebiyatı)

Halk Edebiyatı Nazım Biçimleri

Halk edebiyatı, ortaya konan ürünlerin gösterdiği biçim ve içerik özelliklerine göre üç bölüme ayrılır:

A) ÂŞIK EDEBİYATI
B) ANONİM HALK EDEBİYATI
C) TEKKE ve TASAVVUF EDEBİYATI


A) ÂŞIK TARZI Türk HALK EDEBİYATI

* İslamiyet’ten önce başlamıştır.
* Eskiden kam,baksı adı verilen ozonlara bu dönemde AŞIKadı verilmiştir.
* Âşıklar şiirlerini bağlama adı verilen sazlarla köy köy dolaşıp söylemiştir.
* Hece ölçüsü kullanılmıştır.
* Dili sadedir.
* Nazım birimi dörtlüktür, yarım kafiye kullanılmıştır.
* Son dörtlükte şairin mahlası(adı) kullanılır.
* Şairler şiirlerini CÖNK adı verilen defterde toplarlardı.
* Aşk, ölüm, gurbet, ayrılık konuları sıklıkla ilenmiştir.
* Coşkulu, lirik bir söylenişi vardır.
* Koşma, mani, Türkü, semai, varsağı destan gibi biçimleri mevcuttur.
* 17. yüzyıldan sonra divan edebiyatından etkilenmeye başlamıştır.

Bu bölümden tam yararlanmak için aşağıdaki sayfalar size yardımcı olabilir:

» Halk Edebiyatının Genel Özellikleri » Halk Edebiyatının Dönemleri
» Halk Edebiyatının Önemli Temsil. » Halk Edebiyatı Nazım Biçimleri


Devamını Oku... | Yorum Yap! | Bu Yazıyı Paylaşın!

Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 ...12 13 14 »

Yukarı