Dil Güneşinin İnsanlık Tarihine Doğuşu

Dil Güneşi

Canlılığıyla insana adeta hayat veren dil, insan yaşamının her anında sır dolu yapısıyla değişmez olan özel yerini almıştır. Duygu ve düşüncelerimizin hayatımıza aksi olarak nitelendirebileceğimiz dilimiz; kendimizi ifade etmemizi sağlayan, toplulukları toplumlaştıran ve toplumları uluslaştıran en önemli unsurdur. Ve dil; insanlık tarihine güneş gibi doğuşuyla geçmişin pek çok sırrını günümüze ve geleceğe taşımaktadır.

Geçmişe doğru kısa bir yolculuğa çıkalım ister misiniz? İmkansız gibi görünen bu tarihsel yolculuğu bize mümkün kılacak araç dilin ta kendisidir. Dil geçmişten geleceğe olan yolculuğunda nesil duraklarındaki alacaklarını bir sonraki kuşaklara aktaracak ve bu böyle sürüp gidecektir. Siz de dil ile bu tarihi yolculuğu tadacaksınız. O halde kemerlerinizi sıkı bağlayın nesilden nesile aktarımda en harika araçla tarihin derinliklerine yol alalım… Toplumlar tarih boyu birçok özelliklerini dile nakşetmişlerdir. Böylelikle bir dile bakarak o toplumun geleneklerini, yaşam biçimini, hayat felsefesini, tarihini vs birçok özelliğini öğrenebiliriz. Türkçemizi baz alacak olursak güzel dilimizi incelediğimizde atalarımızın yaşadığı o kutlu çağlara gitmek mümkündür. Bu yönden dili incelerken heyecanlandığımı söyleyebilirim.


| Devamını Oku... | Yorum Yap! | Bu Yazıyı Paylaşın! |

Gelin Türkçeyi Yok Edelim!

Başlığı yanlış okumadınız, artık topluca Türkçeyi yok etmeye çalışıyoruz. Mademki Türkçeyi korumayı beceremiyoruz ve özentiliğimiz yüzünden Türkçeyi her gün biraz daha köreltiyoruz, o zaman en iyisi bu dili kökten yok edelim ve Türkçeden çok daha güzel olan bir dili (İngilizceyi) kullanmaya başlayalım. Böyle yaparsak ne Türkçe için dertlenecek bir kişi kalır ne de korumak zorunda olduğumuz bir dil. Geleceğimiz (yani İngilizceye kavuştuğumuz gün), çok güzel olacak.

Şimdi öncelikle bu yazıyı Türkçe yazdığım için özür diliyorum; çünkü pat diye diğer dile geçemeyiz. Sonuçta akıllı insanlarız ve Türkçeyi bir anda yok etmeyi düşünmüyoruz. Zaten bunu yapmamız çok zor olur. Biz önce toplumu bizim gibi düşünmeye çağıracağız, sonra biraz baskı uygulayıp her şeyi İngilizce yapacağız ve bir süre sonra İngilizce kendiliğinden Türkçeyi ezip geçecek. Böylelikle şu ezik, güçsüz ve değersiz Türkçeden kurtulacak ve artık bütün dünyanın iletişim dili hâline gelen, şanlı İngilizceye kavuşmuş olacağız. Ahh, şimdi bile o günleri düşündüğümde heyecanlanıyorum.

Bu yazıyı Türkçe yazmak zorundayım; fakat kurallara bu kadar da dikkat edilmez ki canım! Şu yazıyı biraz çarpıtarak işe başlayalım. En azından Türkçe (tüh, yine büyük harfle yazdım şu dili) karakterleri kullanmayız başlangıçta. Sonra “k” yerine “q“; “v” yerine “w“, “ş” yerine “sh“; “ç” yerine “ch” harflerini kullanmaya başlarız. “Ö” ve “ü” gibi İngiliz alfabesinde bulunmayan harfleri de kaldırıp atarız. Zaten “ğ” harfi çok gereksiz, onu da çıkardık mı mis gibi İngiliz alfabesine kavuşmuş oluruz. Böylece kökten İngilizceye geçtiğimizde, çok zorlanmaz bu millet.


| Devamını Oku... | Yorum Yap! | Bu Yazıyı Paylaşın! |

Güneş Dil Teorisi

Geçen günlerde Güneş Dil Teorisi konusunda bir araştırma yapıyordum. Genel ağda yaptığım aramada, bu konuyla ilgili adamakıllı bilgi bulamadım. Birçok ağelinde kaynağı belli olmayan birkaç satırlık bilgiden başka bir içerik bulunmuyor bu konuyla ilgili. Hatta bazı kendini bilmez kişilerin yazmış oldukları bir yazıyı da üzülerek okudum. Atatürk ve Türk karşıtı bir duruşla yazılmış o yazı, birçok bölümünde gerçeklikten tamamen uzak tutumlarla işlenmiştir. İdeolojik görüşlerini tarihi çarpıtmak için kullanan ve bu yolla Türk insanının değerleriyle oynamaya kalkışan kişilerin de bu yazıyı okumalarını umut ediyorum.

1930′lu yıllarda, Türkçenin yabancı dillerin etkisiyle ne kadar geri plana atıldığı anlaşılmış ve bu yabancılaşmanın ortadan kaldırılması için çalışmalara başlanmıştır. Bu tarihten önce de bu konuda çalışma yapanlar olmuştur; fakat büyük çaplı ve etkili çalışmalar bu dönemden sonra başlamıştır. O yıllarda dilimiz, Arapça ve Farsçanın yoğun etkisi altındadır ve Türkçemizdeki yabancılaşma oranı %7-80′lere kadar ulaşmıştır. Şöyle ki Türkiye Türkçesi, büyük bir sayfalık metinde ancak birkaç sözcük veya dil bilgisi öğesiyle yaşamaktadır. Fakat burada değinilmesi gereken bir şey vardır: Bu yabancılaşma, büyük oranda “aydın” (?) kesimin yazı dilinde oluşmuştur. Kendini daha bilge gösterebilmek için, TÜRK‘ün olmayan bütün sözcükler ve kalıplar, yüksek kesimin diline alınmıştır. Halkın dili çok daha sadedir ve hatta bu dönemde yazılan metinleri, sıradan insanların anlaması da çok güçtür. Bu kötü durumun düzeltilmesi için, dilimizdeki yabancı sözcüklerin Türkçeleştirilmesi için çalışmalar yapılmak istenmiştir.


| Devamını Oku... | Yorum Yap! | Bu Yazıyı Paylaşın! |

Yapmazsak, Olacaklar…

Son zamanlarda hızla yitirmeye başladığımız değerlerimize baktığımda, gerçekten tarihe geçecek kadar derin yaralar aldığımız bir “sınama” içerisinde olduğumuzu görüyorum. Ne yazık ki gün geçtikçe, daha bir kopuyoruz kültür, tarih, dil ve milliyetimizden. Çevreme baktığımda gerçekten hiçbir devirde olmadığı kadar yabancılaşmaların başladığını sezebiliyorum. Bazen de görmezden gelip, hayalimdeki Türk yurdunu, Türk insanını düşlüyorum. Çok defa ağır sınavlardan geçen bir ulus olduğumuzu göz önünde bulundurup, geleceğe umutla bakmak istiyorum. Öyle de olmalı zaten. Çünkü henüz titreyip kendimize dönebilecek durumdayız. Fakat yakın gelecekte böyle bir adım atmazsak, sonumuzu kestirmek istemiyorum.

Bugün özümüze dönmek için çaba harcamazsak, gelecekte bunu yapmak için fırsatımız olmayacak. Çünkü bazı değerler vardır ki, kaybettikten sonra yeniden diriltmeye çalışmak, “öz“e ulaşmayı sağlayamaz. İşte bunlardan bazılarını aşağıya sıralayacağım:

1. Eğer toplumumuzun en büyük değerlerinden biri olan “Türk Dili“ni korumaz, gelecekte de İngilizce özentisiyle dilimizi baltalamaktan vazgeçmezsek, yaklaşık 100 - 150 yıl sonra “Türk Dili tarihe karışacak.10 bin yıla yakın süredir atalarımızın mirası olarak bugünlere kadar gelen kutlu dilimizi, son iki üç yüzyılda ortaya çıkan İngilizce gibi bir dile değişirsek, ulusumuzun yok olmasının ve “Türk” adının yok olup gitmesinin ilk adımını atmış oluruz. Çünkü unutmamak gerekir: “Dillerini kaybeden toplumlar, benliklerini de kaybederler.


| Devamını Oku... | Yorum Yap! | Bu Yazıyı Paylaşın! |

Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 ...10 11 12 »

Yukarı