acil kitap


İsmaililik
(Dünya Dinleri)

Kurucusu, genellikle “imam” diye anılan İsmail ‘in Halife Ali’nin torunlarından olduğu 8 inci yüzyılda yaşadığı söylenir. Kimi kaynaklara göre İsmail, Oniki İmamdan Cafer Sadık’ın en büyük oğludur. İsmail şaraba düşkün olduğundan yerine Musa Kazım getirilmek istenmiş se de, buna karşı çıkılmıştır.

 

Londra’daki ismaili Merkezi

İsmail’in kurduğu İsmaillik siyasal bir topluluktur, kaynağı imamlık (yönetim) sorunudur, eski, çokTanrı inançlardan esinlenmiş, İslam inançlarına aykırı bir içerik kazanmıştır. Bu kuruluşun ilkelerini düzenleyen Abdullah bin Meymun ‘dur, mezhebin genel ilkeleri şunlardır:

 

* İmamlık İsmail’den, sıra ile soyuna geçer, başkasının yönetimi eline alması yasaya, inanca aykırıdır.


Devamını Oku... | Yorum Yap! | Bu Yazıyı Paylaşın!

Haricilik
(Dünya Dinleri)

Havaric sözcüğü “haric”in çoğuludur; dışa çıkanlar, dışta kalanlar demektir. Gerçek anlamı Sünnilik’le Şiilik’ten ayrılanlardır. Bu mezhebin, ortaya çıkışı Sıffın Savaşı’nda görülür. Sıffın Savaşı’nda Ali üstün durumdaydı, bunu istemeyenler olayı yatıştırmak, karşı yanı yenilgiden kurtarmak için barış yapılmasının daha uygun olduğunu ileri sürerek işin içinden sıyrılmaya çalıştılar. Bu nedenle, durumu incelemek için birer yargıcı (hakem) seçtiler, Ali de bu görüşü benimsedi. Üstün durumdayken, barış yaparak olayı yatıştırma yanlısı olmayanlar, Ali’nin bu eğilimine karşı çıktılar, onu gerçekçi olmamakla iki yanlı davranmakla suçlayarak karşıt bir tutum takındılar. Ali’nin inancından kuşkuya düşerek, onu inan yenilemesi için baskı altına almaya kalktılar. İstekleri yerine gelmeyince Ali’den, onun topluluğundan ayrıldılar. İşte bu olay nedeniyle kendilerine “ayrılanlar” anlamında “Havariç” dendi.


Devamını Oku... | Yorum Yap! | Bu Yazıyı Paylaşın!

Bogomiller
(Dünya Dinleri)

10. Yüz yıldan başlayarak Bizans ‘ta bulunan din adamları, Bulgaristan ‘da ” Bogomiller ” adı verilen yeni bir dinsel akımın gelişmekte olduğunu fark ettiler. Akımın kurucusu Bogomil (Tanrı ‘nın sevdiği) adında bir köy papazıydı. Yaklaşık 930 yıllarında papaz Bogomil yoksulluk, alçakgönüllülük, dua ve tövbe ile geçen bir yaşamı vaaz etmeye koyulmuştu.

 

10. Yüz yıl ortalarında Bulgar Çariçesi Maria-Irena ‘nin amcası İstanbul Patriği Theophilaktes, damadı Bulgar Çarı Petro ‘dan iki endişe dolu mektup alır. Bu mektuplarda Çar, Bulgaristan ‘da ortaya çıkmış yeni bir dinsel, ama Kilise karşıtı akımı anlatmakta ve bu akımla Nasıl bas edilmesi gerektiğini sormaktadır. Konuya eğilen Patrik, bu akımın Paflikyanlar ‘ın yeniden canlanması olduğuna karar verir. 954 Tarihli yanıtında, bu akımı iyi bildiğini ve bu kişilerin Kilise öğretisine geri çağrılmaları gerektiğini yazar. Ancak Patrik ‘in yanıtı, bu akımı alışılagelmiş bir sapkınlık olarak açıklamasına karşın, bunun Bulgaristan ‘da yeni ortaya çıkısına şaşırdığını ve bundan pek etkilendiğini açıkça sergilemektedir.

 

Bogomilizm ‘den ikinci kez söz eden kişi bir Ortodoks Bulgar papazı olan Kozmas ‘tır: ” Çar Petro ‘nun zamanında Bulgaristan ‘da Bogomil adlı bir papaz yasıyordu. O, Bulgaristan ‘a sapkınlığı eken ilk kişiydi “. Kozmas, bu satırları içeren ve 977 yılında kaleme aldığı risalesinde, Bogomilizm ‘in yeşermesine olanak sağlayan Ortodoks Kilisesinin tembellik ve savurganlığına çatmaktadır.

 

Bogomil ‘e göre dünya kötüydü, çünkü İsa ‘nın kardeşi ve Tanrı ‘nın diğer oğlu olan ” Satanael ” (Şeytan) tarafından yaratılmıştı; Şeytan, Eski Ahitteki kıyıcı Tanrı ” Yehova “dan başkası değildi. Büyük olasılıkla Bogomil, 6. ile 10. yüzyıllar arasında Anadolu ‘da yaygın olan Paflikyanlar ‘in ve Messalianlar ‘in düalist inançlarından etkilenmişti. Bogomil akiminin inanışlarına göre Ortodoks kilisesinin törenleri, kutsal eşyalar ve ikonalar, Aslında Şeytan tarafından yaratıldıkları için anlamsız ve yararsızdılar; Haçtan da nefret etmek gerekliydi, zira İsa Haçın üzerinde işkence çekmiş ve öldürülmüştü; Geçerli olan tek dua, gece ve gündüz dörder kez yinelenmesi gereken ” Bizim Babamız ” duasıydı.


Devamını Oku... | Yorum Yap! | Bu Yazıyı Paylaşın!

Tapınak Şovalyeleri
(Dünya Dinleri)

Tarihin en gizemli topluluklarından biri de hiç kuşkusuz Tapınakçılar’dır. Fransızca’da “Templiers”, İngilizce’de “Templars” olarak adlandırılan bu şövalyelerin gizemi günümüzde de varlığını korumaktadır. Özellikle de Mason Cemiyetlerinin bu şövalyelere sahip çıkmaları günümüzde de süregelen bir ilgiye kaynaklık etmektedir.

 

1099 yılında Kudüs ve Filistin’deki kutsal yerler Haçlılar’ın eline geçmişti. Ancak Haçlı kuvvetlerinin burada güven içinde olduklarını söylemek çok güçtü. Buradaki Müslüman kuvvetler, özellikle de 1071 Malazgirt Savaşı’ndan sonra akın eden Türkler Haçlıları güç durumda bırakmaktaydılar. Bölgeye Hıristiyan hacı adaylarının da sürekli gelmesi bölgede özel güvenlik önlemlerinin alınmasını gerektirmekteydi. Hacı adayları ya fanatik Müslümanların ya da etraftaki haydutların kurbanı olmaktaydılar.

 

Bölgede güvenlik sağlanması ve hacı adaylarının güven içinde seyahatlerinin gerçekleştirilebilmesi için -kaynaklara göre- dokuz şövalye Fransa’da, Champagne bölgesinde, Hugues de Payns önderliğinde toplanmışlardır. Elimizdeki kayıtlara göre bu şövalyeler Hugues de Payns, Geoffroy de Saint-Omer, André de Mantbard, Payen de Montdidier, Archambaud de Saint-Aignan, Geoffroy Bisol, Hughes Rigaud, Rossal ve Gondemare’dir.


Devamını Oku... | Yorum Yap! | Bu Yazıyı Paylaşın!

Hurufilik
(Dünya Dinleri)

Hurufilik, kimi araştırmacılara göre ayrı bir din, kimilerine göre bir mezheptir ya da yalnızca bir tarikattir. Ne var ki tüm araştırmacılar Hurufiliğin harflere olan özel ilgisi üzerinde birleşirler. Zaten bu akımın çeşitli yapıtlardaki tanımları doğrudan Hurufilik’in bu niteliğini vurgulamaktadır. Örneğin Orhan Hançerlioğlu’nun “Felsefe Ansiklopedisi”nde Hurufilik, “harflerden dinsel anlamlar çıkaran İran içrekçiliği (ezoterizmi)” olarak tanımlanmaktadır. Britannica’da yer alan tanım da “harf ve rakamların çeşitli yorumlanmaları üzerine kurulu bir inanç dizgesi” biçimindedir. Zaten “huruf” sözcüğü harf sözcüğünün çoğuludur. Hurufilik, harflere olan özel eğilimi dışında, ikinci bir özelliği ile de ilgi çekmektedir, o da “içrekçi” yani “batıni” (ezoterik) oluşudur.

 

Bu durumda Hurufilik olarak bilinen bu inanç akımını iki temel nitelik altında değerlendirmek gerekmektedir: Ezoterizm ve Harfler. Harflerden dinsel anlamlar çıkaran her inanç akımı Hurufilik ile ilgili olmadığı gibi, ezoterik nitelikli akımların tümü harflerin anlamları ile ilgilenmez. Hurufilik, bir yandan harfler ve harfler ile bağlantılı olarak rakamlarla ilgilenmekte, diğer yandan bunların yardımıyla ve bunlara dayanarak açıklanan, savunulan ezoterik inançları işlemektedir.

 

 

Hurufiliğin Öncülleri

Harfler bizi doğrudan yazıya götürmektedir. Harf ve rakamların yorumlanması ve aralarında çeşitli özel ilişkiler kurulması ve böylelikle görünen amaçlarının ötesinde anlamlandırılmaları tüm eski kültürlerde görülen ve neredeyse yazının tarihiyle aynı zamanda başlamış bir uğraştır.


Devamını Oku... | Yorum Yap! | Bu Yazıyı Paylaşın!

Sayfalar: « 1 2 3 4 5 6 7 8 ...31 32 33 »

Yukarı