YGS‘deki Şifre ve Hatalı Sınavlar
Bugünün gençleri, yarının geleceğidir. Bizim en değerli varlığımız, yarına bırakacağımız asil Türk gençliğidir. Bunun farkında olmak ve ciddi bir eğitim sistemiyle gençlerimizi bilgi – beceriyle donatmak, devletimizin başlıca görevlerinden biri olmalıdır. Çünkü devletin “carpe diem” misali bir ülküsü olamaz, olmamalıdır. Bu anlamda bugün yapılanlar, her zaman geleceğe yatırım olarak algılanmalıdır. Peki ülkemizde geleceğimiz olan gençlere, öğrencilere ne kadar değer veriliyor dersiniz?
ÖSYM‘nin yapmış olduğu son sınavların neredeyse tamamında bir yanlışlık, şifre veya haksızlığa yol açacak benzer bir hata bulundu. Bunlara rağmen yüzlerce kişinin denetiminde ve gözetiminde olan büyük bir kurum, hâlâ hata yapmaya devam ediyor. Polislik sınav sorularının cemaat dershanelerinde sınavdan önce dağıtılmasının medyada yer alması ile başlayan soruşturmaların ardı arkası gelmedi. Önce KPSS’de büyük bir kopya skandalı yaşandı ve bu olay başkanı koltuğundan edecek kadar büyüdü. Kopyanın ne kadar sistemli olduğu tüm çıplaklığıyla, belgelerle ortaya konuldu. Aradan çok zaman geçmeden YGS’de bir şifreleme yapıldığına dair iddialar tartışılmaya başlandı ve ÖSYM ne kadar inkâr ettiyse de ciddi anlamda bir şifre olduğu belgelerle ispat edildi.
Bunun üzerine ÖSYM’de büyük bir operasyon başlatıldı ve olayın içinde adı geçen kişiler tasfiye edildi. Kitapçıklar yeni bir sistemle basılmaya başlandı, her adaya farklı bir sınav kitapçığı gelecek şekilde bir dağıtım yapılmak istenildi. Fakat her kitapçık için ayrı yanıt anahtarı yaratmak, milyonlarca kişinin değerlendirildiği sınavlarda bilgisayarların – optik okuyucuların bile kafasını karıştırdı. ALES’te kitapçık krizi yaşandı, YGS’de binlerce kişi kağıdının yanlış okunduğu için mahkemeye başvurdu, binlerce kişinin cevap kağıdı yeniden değerlendirildi, LYS’ye girmeye hak kazanamayacak kadar düşük puan alan birçok kişi ikinci değerlendirmede tıp veya hukuk bölümlerine girebilecek puanı elde ettiler. Şaka gibi; ama ülkenin geleceği olan Türk gençlerinin gelecekleri, umutları ve mesleki gelişimleri oyuncak oldu, dalga konusu hâline geldi.



Facebook



Bir 

Eğitim bilimleri alanında yapılan araştırmalar neticesinde, en iyi öğretme / öğrenme etkinliklerinin nasıl gerçekleştirilmesi gerektiği ortaya koyulmuştur. Ülkemizde son yıllarda büyük önem kazanan “yapılandırmacı yaklaşım“, bu temelde ortaya çıkmıştır. Yapılandırmacı yaklaşım, eğitim / öğretim faaliyetlerinin düzenlenmesinin yanında, “