acil kitap


İnternette Bilgi Kirliliği

bilgi kirliliğiHerkesin duygu ve düşüncelerini özgürce paylaşabildiği bir ortamdır internet. Bu özgürlük, aslında toplumlarda demokrasinin hakkıyla benimsenmesinde etkili olmaktadır. Çünkü farklı görüşler ve her türlü alanda derlenmiş bilgiler paylaşılabilir bu ortamda. Böylece ilgi ve bilgi alanlarına göre, sonu gelmez bir ansiklopedi oluşur sanal ağlar üzerinde. Aradığımız, ilgilendiğimiz nice konular hakkında hem bilgi sahibi kişilerin paylaştığı yazı ve belgelerden hem de milyonlarca insanın ilgilendiğimiz konu hakkındaki düşüncelerinden yararlanabiliriz.

Doğru ve yerinde kullanıldığında çok etkili bir bilgi kaynağı olarak karşımıza çıkan internet, ne yazık ki bu konuda duyarlı olmayan  insanların kaynağı ve doğruluğu belli olmayan her türlü bilgiyi paylaşma gayreti içine girmesi, internette doğru bilgiyi bulmanın çok zor hâle gelmesine neden olmaktadır.Bir yanda ilgilendiği alan ile ilgili onlarca kaynaktan beslenen ve nesnel bir tutumla insanları bilgilendirmeye çalışan kişiler bulunuyorken; diğer yanda sazan misali her türlü söylentiyi doğruluğu kanıtlanmış bir bilgi gibi sunmak isteyen bilgi yoksunları bulunuyor. Bu durum, sanal ortamda büyük bir karmaşa ve erişim sorunu oluşturuyor.

Sanal ortamda herhangi bir konuda araştırma yaparken, doğru arama sözcüklerini kullanmak önemlidir. Bazen aradığımız şeyin ne olduğunun güncel medyada ve bilim dallarında nasıl adlandırıldığını bilmediğimiz için, bilgisayarın başında kıvranır dururuz. Google bu konuda bize kolaylık sağlayan yenilikler yapıyor olsa da, hâlâ aradığımız bilgi ve belgeye ulaşmakta sıkıntı çekiyoruz. Bunun kişisel yeterliğin ötesindeki nedeni ise, internetteki bilgi kirliliğinin hat safhaya ulaşmış olmasıdır.


Taklitlerimizden Sakının!

Yeryüzündeki birçok üründe olduğu gibi, internet sitelerinde de taklitlere çok sık rastlanabiliniyor. Çoğu kişinin pek uygun görmediği bu durum, ne yazık ki insanları kaliteli çalışmaları paylaşmaktan uzaklaştırıyor. Evet, çalışmaları başka yerlerde kullanılamayacağı biçimlerde yayımlamak mümkün; fakat bu da hem zahmetli oluyor hem de insanda sanki çalışmayı bir yere hapsediyormuş gibi bir his uyandırıyor.

Emeğe saygının kalmadığı şu dönemlerde, açılan birçok ağ kümesinin (web sitesinin) üç beş saat sonra taklidi çıkabiliyor. Günlerce emek çekerek oluşturduğunuz yazılar, resimler veya diğer belgeler, iki saniyelik bir işlemle başka ağ kümelerine taşınıp, kaynak belirtilmeden kullanılıyor. Ne yazık ki Türkiye’de özellikle sanal ortamda kişiler paylaştıkları içeriğin kaynağını belirtmekten kaçınıyorlar. Hâlbuki kaynak belirtmek, bir bakıma o içeriği oluşturan, onun oluşturulmasında emeği olan kişiye bir teşekkürdür. Fakat birçok kişi bunun bilincinde değil. Bunun dışında bazı kişiler, resmen “aşırıcılık” yapıyorlar. On dakikada kurdukları bir sistemle, sanal ortamdaki bütün yazıları özensizce kendi sitelerine kopyalayıp, sonra da “Paylaşım yaptım!” diye bir köşeye kuruluyorlar. Söz gelimi, birçok öğrencinin isteği üzerine derleyerek sunduğum “… Türünün Tarihi Gelişimi / Temsilcileri” başlıklı yazıların tamamı, en başta bu ağelinde paylaşılmasına rağmen, şu anda en az bin tane sitede bulunmaktadır. Gidip gezin o siteleri, hiçbirinde kaynak bulamazsınız. İşte bunlar, kişileri güzel çalışmalar yapmaktan soğutuyor.


Bilgisayar Bağımlılığı

Bilgisayarın yaşantımıza girmesiyle birlikte kuşkusuz onun işlevleriyle birçok şey daha kolay hâle geldi. Özellikle devlet dairelerinde bilgisayarların kullanımıyla hem zamandan tasarruf ediliyor hem de bazı kayıtlar artık bilgisayar belleklerine kaydedilerek gereksiz kağıt israfı yapılmamış olunuyor. Devlet dairelerindeki kolaylıklar, toplumuzun yaşam biçimini de olumlu yönde etkiliyor. Her ne kadar gün geçtikçe gereksinimlerimiz artıyor ve buna bağlı olarak bilgisayar teknolojisinin imkânları zorlanmaya çalışılıyorsa da, bugün ÖSS kayıtlarının bile ağ ortamından yapılması, bilişim ortamındaki gelişmelerin yaşamımızı olumlu yönde etkilediğini tartışılmaz kılmaktadır.

Bilgisayarın yaşamımızı ne kadar kolaylaştırdığı tartışılmazken; bunun kişi bazındaki etkileri korkunç düzeydedir. Bilgisayarın gerçekten ucuzlaması ve artık televizyon gibi her eve girebilecek duruma gelmesi, gününü onunla geçiren insanların da artmasına neden olmuştur. Yaşamını “bilgisayar” temelinde biçimlendiren insanların artması da, toplumumuzda “bilgisayar bağımlılığı” diye bir hastalığın ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır.

Bilgisayara gerçekten gereğinden çok vakit ayıran biri olarak, toplum içerisinde bilgisayara bağımlı insanların arttığını rahatlıkla görebiliyorum. “Hakkımda” adlı yazımda belirttiğim biçimde, yaşamını benim gibi “bilgisayar öncesi” ve “bilgisayar sonrası” olarak ayıran binlerce insana rastlamak günümüzde mümkün. Fakat bilgisayara çok vakit ayıran veya internete çok sık bağlanan insanların hepsini “bilgisayar bağımlısı” olarak nitelendirmek bence doğru değildir. Bilgisayar kullanımının “bağımlılık” olarak görülebilmesi için; tıpkı “uyuşturucu” ve “sigara“da olduğu gibi “yaşamını onsuz idare ettirememe” düşüncesinin kişide yerleşmiş olması gerekmektedir. Kişi bilgisayarsız ortamlarda kendini mutsuz hissediyorsa, başka şeylerle meşgulken bile bilgisayarı düşünüyorsa bağımlılık süreci içerisine girdiği kabul edilmektedir. Hatta ileri düzeyde bilgisayar bağımlılarının, bilgisayardan bir süre uzak kalınca tıpkı uyuşturucu bağımlıları gibi “titreme”ye başladıkları bile görülmüştür.


Youtube Yeniden Yasaklandı !

Bildiğiniz üzere önceden de Atatürk’e hakaret içeren videolar barındırdığı için Türkiye’den youtube’a erişim yasaklanmıştı. Fakat ilgili görüntülerin kaldırılmasından sonra alınan bir mahkeme kararı ile tekrar açılmıştı.

 

Dün, İstanbul Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi, alınan bir kararla youtube’a erişimi yeniden yasakladı. Neden, yine Atatürk’e hakaret içeren videoları uyarı üzerine sistemden kaldırmamaları…

 

Bu karar biz günlük yazarlarını kuşkusuz derinden etkiledi. Çünkü yazılarımızın bazılarında youtube’dan videolar ekliyoruz. Hatta bazı yazılarımızı youtube’daki görüntüler üzerine yazıyoruz. Bunun için youtube’a erişimin kapalı olduğu dönemlerde yazılarımızdaki hiçbir görüntü açılmıyor. Bu da kuşkusuz bir kırgınlığa neden oluyor. Fakat youtube’un hiç suçu yok mu? Elbette var. Sonuçta büyük bir ulusun önderine hakaret içeren görüntüyü barındırıyor ve uyarılara rağmen onları kaldırmıyor. Garip… Bunun için bir yandan günlükteki görüntülerde oluşacak sorunlar nedeniyle bu karara üzüldüm bir yandan da Atatürk’e hakaret karşısında kararlı duruşumuz açısından “iyi oldu.” diyorum.


İnternet Explorer
(Programlar)

Sürüm: 7.0

 

Tanıtım: Nihayet Internet Explorer 7 beklenen stabil sürümüyle karşımızda. Microsoft Internet Explorer 7, Internet kullanıcılarına gizlilik, güvenilirlik ve esneklik açısından en gelişmiş tarama deneyimi sunuyor. Gelişmiş yeni özellikleriyle size webte kusursuz bir surf imkanı sağlıyor. Internet Explorer 7 bu son sürümüyle diğer tarayıcıları geride bırakacağa benziyor.

 

Özellikler:

 

Sekmeli Surf: Sekmeli tarama özelliği

 

RSS Desteği: RSS dosyalarını otomatik olarak görmesi ve görüntülemesi(Kayıt olmadan) Firefox’tan iyi bir özelliği denebilir. Çünkü Firefox RSS dosyalarını XML olarak algılamaktaydı.

 

Hızlı Arama Çubuğu: Internet Explorer’ın Vista arayüzüne yorumlanmış değişik bir şekille gelen Hızlı Arama Çubuğu ilk kurulumda MSN Search ile geliyor

 

Web Gizlilik Araçları: Gizlilik koruma araçları sağlar ve Web sitelerinin sizin hakkınızda topladığı kişisel bilgileri denetlemenize olanak verir. Bu araçlar, W3C (WWW Konsorsiyumu) tarafından geliştirilmekte olan P3P (Gizlilik İlkeleri Platformu) standardını destekler.


Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 »