acil kitap


Diyet Tarikatı
(Dünya Dinleri)

Tanrının şişmanları sevmediğini ileri süren tarikatın kadın lideri, cennete girmek isteyenlerin mutlaka zayıflaması gerektiğini söylüyor.

 

ABD’de kısa bir süre önce kurulan ve parolası ‘Şişmanlar cennete giremez’ olan ‘Diyet’ tarikatının müritleri Tanrı katında kabul görmek için acımasızca oruç tutuyor. ‘Kilo verme atölyelerinde’ Tanrı‘nın beğenisini kazanana kadar zayıflamaya karar veren tarikatın lideri ve diyet uzmanı Gwen Shamblin (45) ‘Tanrı, aşırı kilolu insanları sevmez. Eğer şişmanlarsak, kendimizi kontrol altına almamız gerekir. Ve disiplin, bizi cennetlik yapıyor’ dedi.

 

Tanrı adına oruç tutarak 100 kilodan 36 kiloya düşen Shamblin, rejimiyle taraftarlarına öncülük yaparken yazdığı ‘Kilo Verme Diyeti’ kitabını da, kutsal kitapİncil‘ gibi görüyor. Bir milyondan fazla satan kitabında müritlerine ‘Açgözlülük büyük günahtır’ diye öğütler veren tarikat liderinin binlerce taraftarı vardır.

|» “Dünya Dinleri” Sayfasına Dön! « |

Not: İçerik, “www.dunyadinleri.com”dan alıntılanarak derlenmiştir…

Dünya Dinleri, Bütün Dinler, Din, İslamiyet, Hristiyanlık, Alevilik, Sünnilik, Budizm, Musevilik


Alevilik
(Dünya Dinleri)

Aleviliğin inanç ve ibadet esaslarını görmeden önce, bu esasların günümüze hangi şekillerde ulaştığına değinmek gerekir.Alevilik günümüze sözlü ve yazılı olmak üzere iki kaynaktan ulaşmıştır. Sözlü gelenek nesilden nesile aktarılan bilgi ve uygulamalar ve Dedelerin günümüze ulaştırdığı bilgiler şeklinde günümüze ulaşmıştır. Sünni kitlelerin aksine eğitim kurumlarından yoksun kalan Aleviler inanç, gelenek ve kültürlerini daha çok bu yolla günümüze ulaştırmışlardır. Çevreyi temsil eden ve göçebe/ yarı göçebe kitlelerin oluşturduğu bu gruplar, resmi din anlayışına karşı bir dinsel anlayışı, yani heterodoksiyi temsil ediyorlar, toplumsal yapıları itibariyle, sünnî çevrelerin aksine, eğitim ve kültür kurumlarından yoksun bulunuyorlardı. Bektaşî dergâhlarında ise belli bir organizasyon bulunmaktaydı. Bu dergâhlarda bulunan bektaşî dervişleri ve onların nüfuzundaki kitleler, Ocakzade dedelerin faaliyette bulundukları kitlelerle kıyaslanmayacak ölçüde kurumlaşmış idiler. Bu durumu arşiv belgelerinden rahatlıkla görebiliyoruz. Ocakzade dedelerin faaliyette bulunduğu yerlerde yaşayan kitleler Bektaşî dergâhlarından daha farklı bir organizasyona tabi bulunmaktaydılar. Bu kitleler arasında, bilgiler, yazılı olmayan yani sözlü geleneğe dayalı bir şekilde nesilden nesile aktarılıyordu. Merkezi iktidarların bu kitleler üzerindeki baskısı ve zaman zaman gerçekleşen sürgünlerin yarattığı olumsuzluklar bu kitlelerin yaşamlarının her alanına yansımış, örneğin cem ayinleri büyük bir temkinle ve gizlilik içerisinde yapılır olmuştur.


Cennet Yolcuları
(Dünya Dinleri)

Cennnet Yolcuları çok kısa bir geçmişe sahip yeni ortaya çıkan dini bir akımdır. Tarikat olarak nitelenebilecek bir yapıya sahip olmasına rağmen ; tarikatların bir din, mezhep gibi sabit bir inanca hizmet ettiğin göz önüne alındığında yeni bir dini akım olarak değerlendirmek daha doğru olacaktır. Cennet Yolcuları nın kurucusu taraftar sayısı, taraftarlarının yaşadığı bölgeler hakkında net bir bilgi olmamasına rağmen Ülkemiz ve Avrupa da yaşadıkları ve sayılarının birkaç yüz kişiyle sınırlı olduğu tahmine edilmektedir. Cennet Yolcularının inançlarını temelinde Peygamber, Mesih gibi bir kurtarıcıyı reddetmesi ve temelinde kişiselliğin yatmasıdır. Bu yönüyle Cennet Yolcuları felsefi din görünümündedir.



İmamilik
(Dünya Dinleri)

Ali’nin imam olması gerektiğini, bunun Peygamber‘in buyruğu, dinin özü anlamını, içerdiğini savunan görüşe İmamilik denir. Bunun kaynağı Peygamberin ölümünden sonra ortaya çıkan “imamlık” sorunudur. Bu kuruluşa göre, peygamber sağlığında, birkaç kez Ali’yi kendi yerine imam olarak görevlendirmiş, onu eylemsel olarak imam yapmıştır. Öyleyse bu geleneğe uymak sünnettir. Burda sünnet, Peygamberin yaptığını yapmak, yapmadığını yapmamak, onun sözlerine, eylemlerine uymaktır. Oysa, onun ölümünden sonra, sözü yerine getirilmedi, sünnete uyulmadı, seçime gidilerek Ebu Bekir imam (halife) olarak görevlendirildi. Ondan sonra gelenler de sünnete uymadılar, Osman, Ömer imam seçildi, hepsinden sonra Ali imamlığa getirildi. Oysa ilk imam olması gereken Ali’ydi.

İmamilik, halife seçiminden doğmuş, sonraları daha geniş boyutlara ulaşmış, yayılmış, yeni bir içerik kazanarak mezhep kılığına girmiştir.

|» “Dünya Dinleri” Sayfasına Dön! « |

Not: İçerik, “www.dunyadinleri.com”dan alıntılanarak derlenmiştir…

Dünya Dinleri, Bütün Dinler, Din, İslamiyet, Hristiyanlık, Alevilik, Sünnilik, Budizm, Musevilik