Arif Nihat Asyanin Siirleri ile etiketlenmiş başlıklar

Arif Nihat Asya

Arif Nihat Asya (Görüntülemek istediğiniz başlığa dokunun…)   Arif Nihat Asya’nın Hayatı Hayatı   Şiirlerinden Örnekler Ağıt Anne Bayrak Çocuk ve Ağaç Dağlar Fetih Marşı Kanatlar Mavi Seni Tanımadı Tanrı’ya Sesleniş Yollar   Not: İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…   |» “Yazarlar ve Şairler” Sayfasına Dön! « |    

Arif Nihat Asya (Hayatı)

Arif Nihat Asya (Hayatı) 7 Şubat 1904’te İstanbul Çatalca’da doğdu, 5 Ocak 1975’te Ankara’da yaşamını yitirdi. İstanbul Üniversitesi Yüksek Öğretmen Okulu Edebiyat Bölümü’nü bitirdi. Adana, Malatya, Edirne, Tarsus, Ankara ve Kıbrıs’taki liselerde edebiyat öğretmenliği yaptı. 1950-1954 arasında Seyhan (Adana) milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bulundu. Milletvekilliğinden sonra tekrar

Ağıt (Arif Nihat Asya)

Ağıt (Arif Nihat Asya)   Ağlayın, parmakları nur Sularından kınalı kızlarım Ağlasın Meraga göklerinden Meraga’ya bakıp yıldızlarım   Yollara Kürşadlar uzanmış ölü Ağlasın Akülke, ağlasın Sütgölü Yiğitlerim uyur gurbet ellerde Kimi Semerkant’ta bekler beni Kimi Caber’de       Caber yok, Tiyanşan yok, Aral yok Ben nasıl varım? Ağla

Anne (Arif Nihat Asya)

Anne (Arif Nihat Asya)   İlk kundağın Ben oldum, yavrum; İlk oyuncağın Ben oldum.   Acı nedir Tatlı nedir… bilmezdin Dilin damağın Ben oldum. Elinin ermediği Dilinin dönmediği Çağlarda, yavrum Kolun kanadın Ben oldum Dilin dudağın Ben oldum. Belki kıskanırlar diye Gördüklerini Sakladım gözlerden Gülücüklerini… Tülün duvağın Ben oldum!

Bayrak (Arif Nihat Asya)

Bayrak (Arif Nihat Asya)   Ey,mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü, Kızkardeşimin gelinliği,şehidimin son örtüsü! Işık ışık, dalga dalga bayrağım, Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.   Sana benim gözümle bakmayanın mezarını kazacağım. Seni selamlamadan uçan kuşun yuvasını bozacağım. Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder… Gölgende bana da, bana

Çocuk ve Ağaç (Arif Nihat Asya)

Çocuk ve Ağaç (Arif Nihat Asya)   Çocuk, çok sevdi ağacı… Verirdi ona, her kış Çiçekleri olaydı!   Ağaç, çok sevdi çocuğu… Öperdi altın saçlarından Dudakları olaydı! Ve ona öptürmek için, Eğilirdi yerlere kadar; Yanakları olaydı!   Dökerdi önüne hepsini Gümüşten, altından, sedeften Oyuncakları olaydı!   Ve çocuk gittikten

Dağlar (Arif Nihat Asya)

Dağlar (Arif Nihat Asya)   Çekmece’den Maltepe’den ileri Gitmemiş Sâdâbâd çelebileri Alem tepesine Alemdağ derler… Böyle bilmiş böyle yazmış eserler.   Dağlar var karanlık, dağlar var beyaz. Korka korka eteğinden öper yaz; Ağrıdağ, Babadağ, Gâvurdağ, Ilgaz Kubbelerdir…dolaşır, aşılmaz.   Tendürük’te, Kop’ta Palandöken’de Kurtların payı var gelip geçende… Ki alırlar

Fetih Marşı (Arif Nihat Asya)

Fetih Marşı (Arif Nihat Asya)   Yelkenler biçilecek, yelkenler dikilecek; Dağlardan çektiriler, kalyonlar çekilecek; Kerpetenlerle surun dişleri sökülecek   Yürü, hala ne diye oyunda oynaştasın? Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!   Sen de geçebilirsin yardan, anadan, serden…. Senin de destanını okuyalım ezberden… Haberin yok gibidir taşıdığın değerden… Elde sensin, dilde

Kanatlar (Arif Nihat Asya)

Kanatlar (Arif Nihat Asya)   Yaşamaktan mı yorgunum,bilmem Seni günlerce beklemekten mi? Yine yoldan geyik geyik sekişin Gün sönerken mi,ay batarken mi? Söyle:Memnun musun uzaklarda Yuvan aydın gönülcüğün şen mi?   Yine kalsın mı, dizlerimde başın Yine koynumda can çekişsen mi… Kim sorar,ey hayat,kim düşünür Ki vakit geç mi

Mavi (Arif Nihat Asya)

Mavi (Arif Nihat Asya)   Kayıklarla kayıkçılar Dalgıçlarla balıkçılar Bilirsin:ne ister,deniz! Kendini bu isteklerin: Yelkenlerin küreklerin Altına seriver, deniz!   Balıkların,kandillerin Ne varsa olsun ellerin Bana mavini ver deniz!       |» “Arif Nihat Asya” Sayfasına Dön! « |    

Seni (Arif Nihat Asya)

Seni (Arif Nihat Asya)   Sana vermiş veren sulardan ses Sana vermiş veren şiirden dil… Yaratılmışsın ayrı topraktan… Hamurun,toprağın bizimki değil!   Saçların var,ki başka türlü sarı Gözlerin var,ki başka türlü yeşil Yarı olmuş vücudun üstünde Ne güzel şey çocuk yüzün ,çil çil! Bu köpükler,bu dalgalar,bu güneş… Hepsi birden

Tanımadı (Arif Nihat Asya)

Tanımadı (Arif Nihat Asya)   Türküm müjdeydi ülkeye Gezdim söyleye söyleye Bir gün söylemedim diye Türküm beni tanımadı   Onlar bacım,onlar ağam Onlardır sevincim tasam Ahmet’im, Mehmet’im, Suna’m Güllü’m beni tanımadı Elimde doğmuş kuzular Bir gün benden soğudular Sordum ne oldunuz ne var Sürüm beni tanımadı   Daha dün

Tanrı’ya Sesleniş (Arif Nihat Asya)

Tanrı’ya Sesleniş (Arif Nihat Asya) Elsizlere el,dilsizlere dil ver yeniden, Lütfet,bize bin şanlı nesil ver yeniden, Dünyayı alıp avcuna bir gün Tanrım, Avcunda bu dünyaya şekil ver yeniden.   |» “Arif Nihat Asya” Sayfasına Dön! « |  

Yollar (Arif Nihat Asya)

Yollar (Arif Nihat Asya)       Varsın biraz da yollar çeksin benim cefamı Artık verin çocuklar, artık verin asamı!. Bir başka kainata, bir başka yurda yol var; Siz örtünün garipler siz örtünün abamı! Yorgun düşüp uzandım altında asumanın; Gölgende buldum ey dal bir anne ihtimamı. Şahane manzaraydı dünya