Maniler…

Tanımı: Mâni, başta aşk olmak üzere hemen her konuda yazılabilen bir halk edebiyatı nazım türüdür. Çoğunlukla 7 heceli dört dizelik bir bendden meydana gelir. Ama dizeleri 4-5-8-10-14 heceli kalıplarla söylenmiş maniler de vardır. Birinci, ikinci dördüncü dizeler birbirleriyle kafiyeli, üçüncü dize serbesttir. Yani kafiye dizilişi aaxadır. Aaaxa düzeninde maniler de var. İlk iki dize hazırlık dizeleridir. Son iki dize ile anlam bağlantısı yoktur. Asıl anlatılmak istenen son iki dizede verilir. Maniler çok çeşitlidir. En çok kullanılanlar düz ya da tam mani, kesik mani, cinaslı mani, yedekli mani, artık mani’dir.

…Mani Örnekleri…

» Mani Örnekleri – 1 » Mani Örnekleri – 2
» Mani Örnekleri – 3 » Mani Örnekleri – 4
» Mani Örnekleri – 5 » Mani Örnekleri – 6
» Mani Örnekleri – 7 » Mani Örnekleri – 8
» Mani Örnekleri – 9 » Mani Örnekleri – 10
» Mani Örnekleri – 11

Özellikleri:

1. Sözlü edebiyat ürünlerindendir.
2. Genellikle bir dörtlükten oluşur. Ama mısra sayıları 5,6,7,8 hatta 14 olan maniler de vardır.
3. Kafiye düzeni aaxa şeklindedir.
4. Anonim halk edebiyatının en yaygın şeklidir. Özellikle yüzük oyunları ve mangal sohbetlerinde söylenirler.
5. Maninin birinci ve ikinci mısraları konuya giriş için hazırlık mısralarıdır. Asıl söylenilmek istenen 3. ve 4. mısralarda söylenir. 1. ve 2. mısralar tamamen de konu dışı değildir.
6. Üçüncü mısraın serbest oluşu söyleme kolaylığı sağlar.
7. Anlam bakımından bir bütünlük gösteren maninin başlıca karakteri kendi kendine yetmesidir.
8. Manilerde konu sınırı yoktur. Genelde aşk, toplum olayları, ölüm, iyilikler, hasret, evlat sevgisi vb. konuları işlenir.
9. Maniler, Divan Edebiyatı‘ndaki “tuyuğ“un karşılığıdır.

Maniler şekillerine göre 4’e ayrılırlar.

1. Düz (tam) mani:

- 7’li hece ölçüsüylesöylenir.
- Dört mısradan oluşur.
-aaxa şeklinde kafiyelenir.
- Maninin en yaygın şeklidir.
- Bu tarz manilere tam mani de denir.

Şu dağlar olmasaydı Kaşların ok dedikçe
Çiçeği solmasaydı Kirpiğin çok dedikçe
Ölüm Allah’ın emri Pek mi gönlün büyüdü
Ayrılık olmasaydı Sen gibi yok dedikçe

2. Kesik (cinaslı) mani:

-İlk dizesi cinaslı bir sözden oluşur.
-Bu ilk mısra hece sayısı bakımından diğerlerinden eksiktir.
-Kesik manilere, cinaslı mani, hoyrat da denir.

Güle naz Boğaza

Bülbül eyler güle naz Derdim çıktı boğaza
Girdim bir dost bağına Moskof gözün oyarım
Ağlayan çok gülen az Yan bakarsan boğaza

Bağ bana

Bahçe bana bağ bana
Değme zincir kâr etmez
Zülfün teli bağ bana

3. Yedekli (artık) mani:

-Düz maninin sonuna anlamı tamamlamak ya da pekiştirmek için iki dize daha eklemek suretiyle elde edilen manidir.
-Bu tarz manilere artık mani de denir.

Ağlarım çağlar gibi Derdim var beller gibi
Derdim var dağlar gibi Söylemem eller gibi
Ciğerden yaralıyım Kalbimin hüznü var
Gülerim sağlar gibi Yıkılmış eller gibi
Her gelen bir gül ister Gözlerimden yaş akar
Sahipsiz bağlar gibi Bulanmış seller gibi

4. Ayaklı Mani:

-Kesik manilerin birinci dizesinin doldurularak söylenen şeklidir. Bunlara doldurmalı kesik mani de denir.

Ah o beni o beni
Kakül örtmüş o beni
Ben yarimi unutmam
Unutsa da o beni

Düz Mani: Yedişer heceli dört dizeden oluşur. Kafiyeleri çokluk cinassızdır.

Kesik mani: Birinci dizesi 7 heceden az, anlamlı ya da anlamsız bir sözcük grubu olan maniler. Bu kesik dize sadece kafiyeyi hazırlar. Eğer meydan ve kahvehanelerde söylenen ve ilk dizeleri “aman aman” ünlemi ile doldurulan manilerse bunlara İstanbul manileri denir.

Örnek Kesik Maniler:
Karaca
Aldım aşkın tüfeğin
Vurdum bir kaç karaca
Dünyada bir yâr sevdim
Kaşı gözü karaca

Dağ bana
Bahçe sana bağ bana
Değme zincir kâr etmez
Zülfin teli bağ bana

Ayağı
Kuşlardan bir kuş gördüm
Var başında ayağı
Üstad manici isen
maniden ayağı

Cinaslı mani: Kesik manilerde eğer kafiye cinaslı ise bunlara cinaslı mani denir.

Yedekli (artık) mani: Düz maninin sonuna aynı kafiyede iki dize daha eklenerek söylenen maniler. Cinaslı kafiye kullanılmaz, birinci dizeleri anlamlıdır. Yedekli maniye artık mani de denir.

Örnek Yedekli Maniler:
Ağlarım çağlar gibi
Derdim var dağlar gibi
Ciğerden yaralıyım
Gülerim çağlar gibi
Her gelen bir gül ister
Sahipsiz bağlar gibi

Ne viran çeşme imiş
Su içecek tası yok
Yıkıldı viran gönlüm
Yapacak ustası yok
Şu vefasız dünyanın
Ucu var ortası yok

Deyiş: İki kişinin karşılıklı söylediği manilerdir. Soru yanıt şeklinde düzenlenir. Bir başka kişinin ağzındanmış gibi aktarıldığı şekilleri de vardır.

Adilem sen naçarsın
İnci mercan saçarsın
Dünya deniz olanda
Gönlüm nere kaçarsın

Ağam derim naçarım
İnci mercan saçarım
Dünya deniz olunca
Ben kuş olup kaçarım

Adilem sen naçarsın
La’l ü gevher saçarsın
Ben bir şahin olunca
Yavrum nere kaçarsın

Ağam derim naçarım
La’l ü gevher saçarım
Sen bir şahin olunca
Ben yerlere kaçarım

Adilem sen naçarsın
La’lü gevher saçarsın
Ben azrail olunca
Kuzum nere kaçarsın

Ağam derim naçarım
La’l ü gevher saçarım
Sen azrail olunca
Ben cennete kaçarım

Not: İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…


Mani Örnekleri
-11. Yaprak-

Fındık yaprağı yeşil
Döşür Eminem döşür
Bu akşam geleceğim
Şekerli kahve pişir

Fındığı harman ettim
Derdimi ferman ettim
Hiç üzülme Fadimem
Efkârım derman ettim

Fındık dalda sararmış
Yaprakları kararmış
Yârim beni kaybetmiş
Bahçelerde ararmış

Fındık yeşil çotanak
Dalında salkım saçak
Yeşil giysi içinde
Kahverengi yavrucak

Fındık dalda bir sıra
Yârim gitti Mısır’a
Koyun olsam yayılsam
Yârimin peşi sıra

Fındık budaklanır mı
Dalları saklanır mı
Anasının yayında
Hiç kız kucaklanır mı?

Harmandan yığın yığın
Güneş dostu fındığın
Çalışır çoluk çocuk
Sesi ninni tırmığın

İyi bu sene püsler
Bahçeyi emek süsler
Fındığa on ay kaldı
Yine gülecek yüzler

Kemençemin telleri
İbrişimdir ibrişim
Dişledim yanağını
Kırıldı fındık dişim

Toplasın onu kızlar
Peşi sıra uşaklar
Sayesinde fındığın
Düğün dernek yaparlar

Para etti fındıklar
Tükendi bütün borçlar
Şimdi düğün vaktidir
Doldu ceviz sandıklar

Yüklensin arabalar
Seksen okka çuvallar
Fındık hazır olunca
Şenlensin çarşı pazar

Gün batarken harmanda
Çuvallar var her yanda
Emmi sarmış tütünü
Yorulmuştur her hâlda

Görele, Tirebolu
Giresun’da konduğum
Bulancak, Ordu bilir
Kıymetini funduğun

Fındığın çalısını
Kırarlar yarısını
Küçükken evlenenin
Alırlar karısını

Güneşten insan bezer
Fındık içinde gezer
Yaz günü akşamından
Hafif bir meltem eser

|» “Maniler” Sayfasına Dön! « |

Not: İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…


Mani Örnekleri
-10. Yaprak-

İstanbul’dan gelirken
Aldım pilili etek
Konuşmaya yüzün yok
Manilere dikkat et

Geline bak geline
Kına yakmış eline
Ne mutlu bu geline
Gidiyor sevdiğine

Motor geliyor motor
Ekinlik arasından
Ben yârimi tanırım
Saçının dalgasından

Dere boyunda gezer
Buldun mu benden güzel
Ben buldum senden güzel
Resmi cebimde gezer

Elimde zilli maşa
Vururum taştan taşa
Ben yârimle toka ettim
Dedi bana çok yaşa

Bahçelerde börülce
Oynar gelin görümce
Oynasınlar bakalım
Bir araya gelince

Yeşil ipek bükerim
Yâre gömlek dik erim
Sen orada ben burada
Hasretini çekerim

Elmayı atan bilir
Şeftali satan bilir
Kızların kıymetini
Yalınız yatan bilir

Karanfil ektim gül bitti
Dalında bülbül öttü
Ötme bülbülüm ötme
Yârim gurbete gitti

Tülbendimin bir yanı
Turuncudur turuncu
Ne yapayım be yârim
Askerlik vatan borcu

Avlunun dibi sarmaşık
Yar oldum sana âşık
Yar aklıma geldikçe
Elimden düşer kaşık

Gitme dedim de gittin
Uzak uzak yerlere
Kar mı yağdı be yârim
Güvendiğin yerlere

Su üstünde sarayım
Dur şu yâre sorayım
Yârimden gelen mektubu
Tülbendime sarayım

Atma bana taş ile
Gözüm dolu yaş ile
Ben nereye gideyim
Bu sevdalı baş ile

Kırklara giden olsa
Yârimi gören olsa
Kırklar seni yıkarım
Yârim ziyan olursa

Elma attım nar geldi
Dar sokaktan yar geldi
İlişmeyin yârime
İki ayda bir geldi

Şapkayı soldurmuş
Giye giye
Yârim sararmış solmuş
Alacam diye diye

Ah fındığım fındığım
Dallarına konduğum
Vermedi seni bana
Sakalını yonduğum

Almışız kızınızı
Fındık çubuğu gibi
Bir daha verin bize
Eğleyin gönlümüzi

Ayran yapar yayıklar
Kızlar fındık ayıklar
Harmanın kenarında
Titrer ince bıyıklar

Eğdim fındık dalını
Gel deşure deşure
Ölmeden koydun beni
Menşure teneşure

Ey fındığım fındığım
Dallarına konduğum
Ben sevdim de el aldı
Odur benim yandığım

Fındık bahçelerinde
Miras oynarım miras
O kırmızı yanaktan
Eğil öpeyim biraz

Fındığa kaga derim
Darılma şaka derim
Sen beni bastırırsan
Ben sana aga derim

Fındık toplayan gelin
Fındık dalda kalmasın
Gel biraz konuşalım
Aklım sende kalmasın

Fındık dalında direk
Vay sana yanmış yürek
Sen nelere dayandın
Buna da dayan yürek

Fındık dalında testi
Kemer belimi kesti
Yine geldi aklıma
Askerdeki yan fesli

Fındık fıstık olur mu?
Ateş yastık olur mu?
Sen orada ben burada
Böyle dostluk olur mu?

Fındık içi işlerim
Al yanaktan dişlerim
Eğer benim olursan
Saçların gümüşlerim

Fındık kırdım iç ettim
Yaylalara göç ettim
Yârim senin yüzünden
Ben bu canı hiç ettim

|» “Maniler” Sayfasına Dön! « |

Not: İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…


Mani Örnekleri
-9. Yaprak-

Güle bindim gülmedim
Gülden düştüm ölmedim
Küçükken bir yar sevdim
Yar kıymeti bilmedim

Sarma sararım sarma
Toprak tenceresine
Gel konuşalım yârim
Mutfak penceresine

Yelek örerim yelek
Örnek ararım örnek
Örnek değil merakım
Bir kere yâri görmek

Yolcu dayı beri bak
Kulağına deri tak
Berilere bakmazsan
Kalkmaz döşeklere yat

Eştim eşti kum çıktı
Kumun dibi su çıktı
Seni dövmeye yârim
Hangi serseri çıktı

İn dereye saz kopar
Koparırsan az kopar
Benim bir sevdiğim var
Gülerken bana göz kırpar

Kara kara kazanlar
Kara yazı yazanlar
Cennet yüzü görmesin
Aramızı bozanlar

Ha erdesin erdesin
Hangi camda perdesin
Seven sabahtan gelir
Öğlen oldu nerdesin

Yelek örerim yelek
Örme parası senden
Çak yârim elektriği
Pil parası benden

Anne bana terlik al
Sakın yeşil olmasın
Gideceğim oğlanın
Kız kardeşi olmasın

Motor geliyor motor
Motorun bacası yok
Kalkmış beni istiyor
Cebinde parası yok

Kızılcıkdere camisi
Şınlıyor minaresi
Anne sevdiğim ölmüş
Gidiyor cenazesi

İn dereye dereye
İnemeyen atlasın
Yârimle ikimizi
Çekemeyen çatlasın

Suya giderim suya
Yârim arkamda mısın?
Ciddi olarak sevdim
Bilmem farkında mısın?

Kuyu dibinde kuyu
Uyu efendim uyu
Bana sarhoş diyorlar
İçtiğim üzüm suyu

Dere boyunda keklik
Kızlar giyer eteklik
Kızlarda iş var ama
Erkeklerde eşeklik

Yemenimin yeşili
Ben kaybettim eşimi
Ben bulursam eşimi
Ben bilirim işimi

Kızılcıklar olur mu?
İçinde durulur mu?
Benim yârim talebe
Onunla dalga olur mu?

Dere boyunda dutlar
Dutlar kökünden patlar
Askerdeki yârime
Gölge olsun bulutlar

Yeşil sandık kilidi
Üstünü güller bürüdü
O yar beni sarınca
İmam tahtam çürüdü

İplik serdim sergene
Gönül verdim ergene
Niye gönül verirsin
Kendini bilmeyene

Masa üstünde roman
Okurum zaman zaman
Ben yârime gideceğim
Subay olduğu zaman

İstanbul’dan gelirken
Buldum terzi iğnesi
Sanki gideceğim gibi
Beğenmezmiş yengesi

Kırmızı gül ol da gel
Bardaklara dol da gel
Sen beni alamazsın
Öğretmen ol da gel

Karayılan olayım
Yollarda dolanayım
Gösterin görümcemi
Abisini sorayım

Masa üstünde koku
Açta mektubu oku
Seni sevdim seveli
Gelmez gözüme uyku

İncilerim diziyle
Kimler görmüş gözüyle
Ben yârimden ayrılmam
İki düşman sözüyle

Benim saçlarım uzun
Uzun diye örmezler
Beni sana Sevdiğim
Hısım diye vermezler

Taş üstünde oturma
Kumaşını batırma
Sen benimsin ben senin
Gel Yanıma utanma

Altınlarım alay değil
Gümüşlerim kalay değil
Attın bana sevdayı
Çekmesi kolay değil

|» “Maniler” Sayfasına Dön! « |

Not: İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…


Sayfalar: 1 2 3 »