Siirlerinden Secmeler ile etiketlenmiş başlıklar

Necip Fazıl Kısakürek

Necip Fazıl Kısakürek (Görüntülemek istediğiniz başlığa dokunun…) Necip Fazıl Kısakürek’in Hayatı – Eserleri Necip Fazıl Kısakürek (Hayatı) Necip Fazıl Kısakürek (Eserleri) Şiirlerinden Örnekler Akşam Anneciğim Anneme Mektup Aydınlık Aynalar Ayrılık Vakti Bekleyen Bendedir Bu Yağmur Canım İstanbul Çile Çocuk Dağlarda Şarkı Söyle Dayan Kalbim Destan Dönemeç Feza Pilotu Gurbet

Necip Fazıl Kısakürek (Eserleri)

Necip Fazıl Kısakürek (Eserleri)     Hikayelerim Cinnet mustatili (Yılanlı Kuyudan) Bir Adam Yaratmak Çile Kafa Kağıdı O ve Ben Yunus Emre Kanlı Sarık At’a Senfoni Para Mukaddes Emanet Sahte Kahramanlar İman Ve Aksiyon Özlediğimiz Nesil İslam Ve Öbürleri Hazret-i Ali Tanrı Kulundan Dinlediklerim İhtilal Moskof Tohum Künye Aynadaki

Necip Fazıl Kısakürek (Hayatı)

Necip Fazıl Kısakürek (Hayatı) 26 Mayıs 1904’te, Perşembe günü sabaha karşı, İstanbul’da büyük bir konakta doğdu.   Kayıtlı bir şecereyle, Alâüddevle devrinin Şeyhülislâmı Mevlâna Bektût Hazretlerine dayanan ve Osmanoğullarından daha eski bir familya olan Dülkadiroğullarına bağlı “Kısakürekler” soyuna mensuptur.   Babası, Mekteb-i Hukuk mezunu, Bursa’da âzâ mülazımlığı, Gebze savcılığı

Akşam (Necip Fazıl Kısakürek)

Akşam (Necip Fazıl Kısakürek)   Güneş çekildi demin, Doğdu bir renk akşamı. Bu, bütün günlerimin, İçime denk akşamı.   Akşamı duya duya, Sular yattı uykuya; Kızıllık çöktü suya, Sandım bir cenk akşamı…     |» Necip Fazıl Kısakürek Sayfasına Dön! « |

Anneciğim (Necip Fazıl Kısakürek)

Anneciğim (Necip Fazıl Kısakürek)   Ak saçlı başını alıp eline, Kara hülyalara dal anneciğim! O titrek kalbini bahtın yeline, Bir ince tüy gibi sal anneciğim!   Sanma bir gün geçer bu karanlıklar, Gecenin ardında yine gece var; Çocuklar hıçkırır, anneler ağlar, Yaşlı gözlerinle kal anneciğim!   Gözlerinde aksi bir

Anneme Mektup (Necip Fazıl Kısakürek)

Anneme Mektup (Necip Fazıl Kısakürek)   Ben bu gurbete ile düştüm düşeli, Her gün biraz daha süzülmekteyim. Her gece, içinde mermer döşeli, Bir soğuk yatakta büzülmekteyim. Böylece bir lâhza kaldığım zaman, Geceyi koynuma aldığım zaman, Gözlerim kapanıp daldığım zaman, Yeniden yollara düzülmekteyim. Son günüm yaklaştı görünesiye, Kalmadı bir adım

Aydınlık (Necip Fazıl Kısakürek)

Aydınlık (Necip Fazıl Kısakürek)   Uyan yârim, uyan, söndü yıldızlar, Gün, karşı tepeden doğmak üzredir. Her sabah güneşi seyreden kızlar, Mahmur gözlerini oğmak üzredir.   Uyan yârim, sesler geldi derinden, Karanlık oynadı, koptu yerinden; İlk ışık, kapının eşiklerinden, Şimdi bir gölgeyi koğmak üzredir.   Sevgilim, kapımı çaldı aydınlık, Baygın

Aynalar (Necip Fazıl Kısakürek)

Aynalar (Necip Fazıl Kısakürek)   Aynalar, bakmayın yüzüme dik dik; İste yakalandık, kelepçelendik! Çıktınız umulmaz anda karsıma, Başımın tokmağı indi başıma.   Suratımda her suç bir ayrı imza, Benmişim kendime en büyük ceza! Ey dipsiz berraklık, ulvi mahkeme! Acı, hapsettiğin sefil gölgeme!   Nur topu günlerin kanına girdim. Kutsi

Ayrılık Vakti (Necip Fazıl Kısakürek)

Ayrılık Vakti (Necip Fazıl Kısakürek)   Akşamı getiren sesleri dinle Dinle de gönlümü alıver gitsin Saçlarımdan tutup kor gözlerinle Yaşlı gözlerime dalıver gitsin   Güneşle köye in, beni bırak da Küçüle, küçüle kaybol ırakta Şu yolu dönerken arkana bak da Köşede bir lahza kalıver gitsin   Ümidim yılların seline

Bekleyen (Necip Fazıl Kısakürek)

Bekleyen (Necip Fazıl Kısakürek)   Sen, kaçan ürkek ceylânsın dağda, Ben, peşine düşmüş bir canavarım! İstersen dünyayı çağır imdada; Sen varsın dünyada, bir de ben varım!   Seni korkutacak geçtiğin yollar, Arkandan gelecek hep ayak sesim. Sarıp vücudunu belirsiz kollar, Enseni yakacak ateş nefesim.   Kimsesiz odanda kış geceleri,

Bendedir (Necip Fazıl Kısakürek)

Bendedir (Necip Fazıl Kısakürek)   Ne azap, ne sitem bu yalnızlıktan, Kime ne, aşılmaz duvar bendedir, Süslenmiş gemiler geçse açıktan, Sanırım gittiği diyar bendedir.   Yaram var, havanlar dövemez merhem; Yüküm var, bulamaz pazarlar dirhem. Ne çıkar, bir yola düşmemiş gölgem; Yollar ki, Allah’a çıkar, bendedir.     |»

Bu Yağmur (Necip Fazıl Kısakürek)

Bu Yağmur (Necip Fazıl Kısakürek)   Bu yağmur, bu yağmur, bu kıldan ince, Nefesten yumuşak, yağan bu yağmur. Bu yağmur, bu yağmur, bir gün dinince, Aynalar yüzümü tanımaz olur.   Bu yağmur, kanımı boğan bir iplik, Tenimde acısız yatan bir bıçak. Bu yağmur, yerde taş ve bende kemik, Dayandıkça

Canım İstanbul (Necip Fazıl Kısakürek)

Canım İstanbul (Necip Fazıl Kısakürek)   Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar; Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.   İçimde tüten birşey; hava, renk, eda, iklim; O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim.   Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur; Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur.   Denizle toprak, yalnız onda

Çile (Necip Fazıl Kısakürek)

Çile (Necip Fazıl Kısakürek)   Gaiblerde bir ses geldi: Bu adam, Gezdirsin boşluğu ense kökünde! Ve uçtu tepemden birdenbire dam; Gök devrildi, künde üstüne künde…   Pencereye koştum: Kızıl kıyamet! Dediklerin çıktı, ihtiyar bacı! Sonsuzluk, elinde bir mavi tülbent, Ok çekti yukardan, üstüme avcı   Ateşten zehrini tattım bu

Çocuk (Necip Fazıl Kısakürek)

Çocuk (Necip Fazıl Kısakürek)   Annesi gül koklasa,ağzı gül kokan çocuk; Ağaç içinde ağaç geliştiren tomurcuk…   Çocukta,uçurtmayla göğe çıkmaya gayret; Karıncaya göz atsa ‘niçin,nasıl?’ ve hayret…   Fatihlik nimetinden yüzü bir nurlu mühür; Biz akıl tutsağıyız,çocuktur ki asıl hür.   Allah diyor ki:’Geçti gazabımı rahmetim!’ Bir merhamet heykeli

Dağlarda Şarkı Söyle (Necip Fazıl Kısakürek)

Dağlarda Şarkı Söyle (Necip Fazıl Kısakürek)   Al eline bir değnek, Tırman dağlara, söyle! Şehir farksız olsun tek, Mukavvadan bir köyle.   Uzasan, göğe ersen, Cücesin şehirde sen; Bir dev olmak istersen, Dağlarda şarkı söyle!     |» Necip Fazıl Kısakürek Sayfasına Dön! « |

Dayan Kalbim (Necip Fazıl Kısakürek)

Dayan Kalbim (Necip Fazıl Kısakürek)   Seni dağladılar, değil mi kalbim, Her yanın, içi su dolu kabarcık. Bulunmaz bu halden anlar bir ilim; Akıl yırtık çuval, sökük dağarcık.   Sensin gökten gelen oklara hedef; Oyası ateşle işlenen gergef. Çekme üç beş günlük dünyaya esef! Dayan kalbim üç beş nefes

Destan (Necip Fazıl Kısakürek)

Destan (Necip Fazıl Kısakürek)   Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak! Haykırsam, kollarımı makas gibi açarak:   Durun, durun, bir dünya iniyor tepemizden, Çatırtılar geliyor karanlık kubbemizden,   Çekiyor tebeşirle yekun hattını afet; Alevler içinde ev, üst katında ziyafet!   Durum diye bir laf var, buyurun size durum; Bu

Dönemeç (Necip Fazıl Kısakürek)

Dönemeç (Necip Fazıl Kısakürek)   Bir gündü, hava ılık Ve cadde kalabalık   Bir kadın sapıverdi önümden dönemece; Yalnız bir endam gördüm , arkasından, ipince. Ve görmeden sevdiğim, işte bu kadın dedim, Çarpıldım sendeledim.   Bir gündü mevsim bayat Ve esmekte hayat… Dönemeçten bir tabut çıktı ve üç beş

Feza Pilotu (Necip Fazıl Kısakürek)

Feza Pilotu (Necip Fazıl Kısakürek)   Yirminci yüzyılın ablak yüzlü pilotu Buldun mu Ay yüzünde ölüme çare otu ?   Bir odun parçasına at diye binen çocuk Başında çelik kulaf, sırtında plastik gocuk.   Uzakları yenmiş Fatih edasındasın| Dipsizliğin dibini bulmak sevdasındasın…   Allah’a dil çıkarır gibi küstah bir

Gurbet (Necip Fazıl Kısakürek)

Gurbet (Necip Fazıl Kısakürek)   Dağda dolaşırken yakma kandili, Fersiz gözlerimi dağlama gurbet! Ne söylemez, akan suların dili, Sessizlik içinde çağlama gurbet! Titrek parmağınla tutup tığını. Alnıma işleme kırışığını Duvarda, emerek mum ışığını, Bir veremli rengi bağlama gurbet Gül büyütenlere mahsus hevesle, Renk dertlerimi gözümde besle! Yalnız, annem gibi,

Hatrına Düşeceğim (Necip Fazıl Kısakürek)

Hatrına Düşeceğim (Necip Fazıl Kısakürek)   Kopkoyu bir sis içinde bir akşam Hatırına düşeceğim belki Bir an ıslayacak yağmur yüzünü Birden o tatlı demleri hatırlayacaksın Sonra sıcak yatağında uzun uzun Ağlayacaksın Ağlayacak.!   Boğazında bir şeyler düğümlenecek Ah yanımda olsaydı diyeceksin Tüm yıldızlar gülecek haline Ay’da göz kırpacak İliklerine

Hep Bu Ayak Sesleri (Necip Fazıl Kısakürek)

Hep Bu Ayak Sesleri (Necip Fazıl Kısakürek)   Hep bu ayak sesleri, hep bu ayak sesleri, Dolaşıyor dışarda, gün batışından beri, Bu sesler dokunuyor en ağrıyan yerime, Bir eski çıban gibi işliyor içerime, Ey şimdi kara haber gibi bana yaklaşan, Sonra saadet olup yanımdan uzaklaşan, Sesler, ayak sesleri kesilmez

Kadın (Necip Fazıl Kısakürek)

Kadın (Necip Fazıl Kısakürek)   Kalıp değil bir fikir… Elmas sorguçlu fakir; Açıkta sırrı bakir; Kadın…   Çölde kaçan bir serap; Yönü kementli mihrap… Madeni som ıstırap; Kadın…   Dipsiz hasrete tuzak; En yakınken en uzak…. Tadı zehrinde erzak; Kadın…   Bir işaret, bir misal; Ayrılık remzi visal… Allah’a