"
- Bilgicik.Com - http://www.bilgicik.com -
1. Mehmet (Çelebi)
(Türk Kağanları ve Sultanları)
(1. Kaynak)
Osmanlı [1] padiÅŸahlarının beÅŸincisi ve Osmanlı [1] Devlet [2]i’ nin ikinci kurucusu.
Babası Sultan [3] Yıldırım Bayezid [4] Han, annesi GermiyanoÄŸlu Süleyman Åžah’ ın kızı Devlet [2] Hatun’ dur. Küçüklüğünden itibaren devrin en yüksek alimlerinden ders aldı. Din ve fen ilimlerini öğrendi. 1393′ de devlet [2] idaresinde tecrübe sahibi olmak üzere Amasya’ ya sancak beyi tayin olundu.
Çelebi [5] Mehmed, Ankara savaşından (1402) sonra parçalanan Osmanlı [1] topraklarını yeniden bir idare altında birleÅŸtirmek için fervet devrinde (1402-1413) kardeÅŸleri Süleyman, İsa ve Musa Çelebi [5]ler ile mücadele etti. En son 1413′ de Çamurlu mevkiinde, Musa Çelebi [5] kuvvetlerini bozguna uÄŸrattıktan sonra, Edirne’ de tahta çıktı. Böylece Osmanlı [1] Devlet [2]i’ ni karşılaÅŸtığı bu büyük bunalımdan kurtararak devlet [2]in birliÄŸini saÄŸlayan Çelebi [5] Sultan [3] Mehmed, ilk olarak elden çıkan toprakları geri almaya çalıştı.
1414′ de Anadolu [6] üzerine yürüyerek Aydın oÄŸlu Cüneyd Bey’ in elinden Kayacık, Nif ve İzmir’i aldı. KaramanoÄŸulları’ na ait Konya’ yı muhasara etti ise de İkinci Mehmed’ in af dilemesi ve tabiiyetini arzetmesi üzerine barış yaptı. Ancak KaramanoÄŸlu’ nun sözünde durmaması üzerine Sultan [3] Mehmed, ÅŸehri ikinci defa kuÅŸatarak zabtetti (1415). Daha sonra yapılan antlaÅŸmayla Konya’yı KaramanoÄŸulları’ na bırakan Sultan [3], Beypazarı, Sivrihisar, AkÅŸehir, Yalvaç ve BeyÅŸehir kalelerini ülkesine kattı.
Bundan sonra, evvelce Musa Çelebi [5] ile birleÅŸerek kendisine karşı hareket eden ve vergisini de göndermeyen Eflak beyi Mirça üzerine yürüyen Sultan [3], onu Yer-Göğü’ de maÄŸlup etti. Mirça, üç yıllık vergisini ödediÄŸi gibi, oÄŸlunu da rehin olarak bıraktı. Rumeli’ den dönüşünde CandaroÄŸulları üzerine yürüdü. Tosya, Çankırı ve Kalecik’ i ele geçirdi. 1419 ve 1420′de ilk defa Tuna ırmağının kuzeyine geçerek Basarabya’ ya girdi.
Çelebi [5] Mehmed devrinin en önemli iç hadisesi Åžeyh Mahmud [7] Bedreddin isyanıdır. İslam’ a uymayan sapık fikirlerini halk [8] arasında yayn Åžeyh Bedrettin’ in çıkardığı isyan kısa sürede Karaburun’ dan Amasya’ ya kadar yayıldı. Ancak ülkeye tek başına hakim olduÄŸu günden beri Åžeyh Bedrettin’ in hareketlerini dikkatle takip eden Sultan [3], Åžeyhin ve tarafdarlarının baÅŸlattığı bu ayaklanmayı zamanında bastırmaya muvaffak oldu. Yakalanan Åžeyh Bedrettin İslam alimlerinin fetvası üzerine idam edildi.
Aynı yıl Rumeli’ de taht mücadelesine giren ve Düzmece Mustafa olarak da bilinen kardeÅŸi Mustafa Çelebi [5]‘yi yenilgiye uÄŸrattı. Mustafa Çelebi [5] kaçarak Bizans İmparatoruna sığındı. Bu olaydan kısa bir müddet sonra Sultan [3], Edirne’ de avlanırken rahatsızlandı ve çok geçmeden de 26 Mayıs 1421′ de vefat etti. Naşı Burasa’ ya getirilerek YeÅŸil Türbe’ ye defn edildi.
Osmanlı [1] Devlet [2]i’ nin ikinci kurucusu kabul edilen Çelebi [5] Mehmed, sabırlı, azim ve irade sahibi sözüne ve vadine sadık, vakur bir hükümdar [9] idi. Sekiz yıllık saltanatını Allah [10]ü tealanın dinine hizmet etmek ve yolunu yaymak için kuvvetli bir devlet [2] kurmaya feda etti. Küçük ve büyük yirmi dört muharebede bulunarak kırka yakın yara aldı. İçte ve dışta daimi olarak din ve devlet [2] düşmanlarıyla mücadele halinda iken yazdığı bir ÅŸiiri:
“Cihan hasm olsa, Hakk’ dan nusret iste!
Erenlerden dua vü himmet iste!”
beytiyle baÅŸlamaktadır. Çelebi [5] Mehmed, memleketindeki refahtan diÄŸer müslümanlara da pay vermek, Resul-i ekremin mübarek komÅŸularının dualarını almak için her sene onlara hediyeler gönderme adetini baÅŸlattı. Sürre alayı adı verilen bir hey’etle gönderilen hediyeler, Mekke ve Medine’ deki mubarek yerlerin tamir ve bakımı ile fakirlerin yiyecek ve giyecekleri için sarf edilirdi.
Memleketin imarına büyük önem veren Sultan [3], Bursa’ da YeÅŸil Türbe ile bir cami, medrese ve imaret, Edirne’ de bir cami ve bedesten, Amaya’ da da oÄŸlu Kasım için bir türbe yaptırmıştır.
(2. Kaynak)
I. Mehmet, (d. 1389, Bursa – ö. 26 Mayıs 1421, Edirne). 5. Osmanlı [1] Sultan [3]ıdır.
Çelebi [5] Mehmet veya Mehmet Çelebi [5] olarak anılır. 1402′de Ankara Savaşı sonucu babası Yıldırım Bayezid [4], Timur [11]‘a yenik ve esir düştükten sonra Osmanlı [1] Devlet [2]i 11 yıl süren bir Fetret Dönemi geçirdi. Bu devirde Yıldırım Bayezid [4]‘in oÄŸulları Emir Süleyman, İsa Çelebi [5], Musa Çelebi [5] ve Çelebi [5] Mehmet taht savaÅŸlarına giriÅŸtiler. Çelebi [5] Mehmet 1403 ile 1413 arasında Timur [11] yüksek egemenliÄŸi altında Amasya da, Amasya-Tokat-Sivas bölgesi (Rumiye-i SuÄŸra) emirliÄŸini yaptı. KardeÅŸler arasında çeÅŸitli savaÅŸlardan sonra en nihayet 1413 de Çelebi [5] Mehmet kardeÅŸi Musa Çelebi [5]‘yi Çamurlu Derbent Savaşı’nda yenerek tek başına Osmanlı [1] Devlet [2]i idaresini alarak Fetret Devri’ni kapattı. 1413′ten sonra tek padiÅŸah olarak hüküm sürdü. KardeÅŸi Musa Çelebi [5] ile savaşırken KaramanoÄŸlu Mehmet Bey Bursa’yı kuÅŸatmış, Bursa Subaşısı İvaz PaÅŸa kazdırılan lağımları ateÅŸe vererek kuÅŸatmayı kırmıştır. Çelebi [5] Mehmet Bursa’ya gelerek, askerlerini toplayıp AkÅŸehir’i, aldı. Buradan Konya Ovası’nda KaramanoÄŸlu Mehmet Bey’le savaÅŸtı ve onu yendi. OÄŸlu Mustafa Çelebi [5] ile beraber esir aldı. Yinede onların canlarını bağışladı. KaramanoÄŸlu’na EyuÅŸehir, KırÅŸehir, BeyÅŸehir, Sivrihisar’ı ve NiÄŸde’yi verip, hilat giydirip, sancak verdi.
I. Mehmet
I. Mehmet
Çelebi [5] Mehmet buradan Edirne’ye geri döndü. Tuna nehrini aÅŸarak Eflak ÅŸehri Giurgiu’da bir hisar yaptırdı. Mehmet Çelebi [5], hisara Yerkökü adını verdi. Kale gerçekten bu yerlere kök salmayı kolaylaÅŸtıracaktı. (Zamanla ‘Yerkökü’ adı ‘Yerköy’e dönüşmüştür.) Buradan tekrar Anadolu [6]‘ya geçip Samsun’u aldı. Bu ahalide oturan, Timur [11]‘dan kalan Tatarlar’ı Rumeli’ye sürdü.Ayrıca bu dönemde Venedikliler ile ilk deniz savaşı yapıldı.Osmanlı [1] yenildi ve böylece Osmanlı [1]‘nın donanmasının geliÅŸmediÄŸi görüldü.
Karaburun civarlarında Börklüce Mustafa, Manisa yakınlarında Torlak Kemal, Rumeli’de Zagra’da Åžeyh Bedrettin’in çıkardığı ayaklanmaları bastırıp bu ÅŸahısları idam ettirdi.Ayrıca Börklüce’nin Bizans’a sığınmasıyla Osmanlı [1] Bizans’a vergi vermiÅŸtir.
Edirne Sarayiçi’ndeki Eski Sarayı yaptırdı, kardeÅŸlerinden Emir Süleyman’ın temelini attığı Eski Cami’yi de tamamlattı.
YaÅŸadığı savaÅŸlarda toplam 42 adet kılıç, ok, ve mızrak yarası almıştır. Bursa’daki YeÅŸil Türbe’de gömülüdür. Yerine oÄŸlu II. Murat geçmiÅŸtir.
Saruhanoğulları beyliğine son verdi.
(3. Kaynak)
Osmanlı [1] Devlet [2]inin beÅŸinci pâdişâhı. DoÄŸum senesini ekserî târihçiler 1386 olarak kaydetmektedirler. Babası, Sultan [3] Yıldırım Bâyezîd Han, annesi ise GermiyanoÄŸlu Süleymân Åžahın kızı Devlet [2] Hâtun’dur.Çelebi [5] Mehmed, küçüklüğünden itibâren devrin en yüksek âlimlerinden ders aldı. Din ve fen ilimlerini öğrendi. 1393′te devlet [2] idâresinde tecrübe sâhibi olmak üzere Amasya’ya sancakbeyi tâyin edildi.
Babası ile Timur [11] Han arasında 1403′te yapılan Ankara Muhârebesinde Osmanlı [1] ordusunun ihtiyât kuvvetleri kumandanlığında bulunan Çelebi [5] Mehmed, muhârebenin kaybedilmesi üzerine Amasya’ya çekilmek istedi. Ancak CandaroÄŸlu İsfendiyar Beyin yeÄŸeni Yahya Bey karşısına çıktı. Bunu maÄŸlup eden Çelebi [5] Mehmed, ilerlemesinin tehlikeli olacağını anlayarak Bolu’ya gitti. Daha sonra Amasya’ya dâvet edilmesi üzerine maiyeti ile harekete geçti ve ÅŸehir hâkimi Kara Devlet [2] Åžahı yenerek Amasya’ya girdi. Çelebi [5] Mehmed, aynı yıl civardaki hâkimleri de maÄŸlup edip, Sivas, Tokat ve Amasya mıntıkasına tamâmen hâkim oldu. Timur [11] Hana esir düşen babasını kurtarmak için bir plân hazırladı ise de muvaffak olamadı.
Bu sırada Batı Anadolu [6]‘da bulunan Timur [11] Han, Çelebi [5] Mehmed’in faaliyetlerini öğrenip, ona teminât vâdeden mektubu ile yanına dâvet etti. Bu dâvete icâbet edip yola çıkan Çelebi [5] Mehmed, muhtelif yerlerde türlü bâdirelerle karşılaÅŸtığından, elçiye durumu anlatıp, olanları Timur [11] Hana arz etmesini istedi. Kendisi Amasya’ya döndü. Çelebi [5] Mehmed’in bu mâzeretini kabul eden Timur [11], ona elindeki yerlerin hükümdârlığını verdi ve al damgalı berât ve hükümdârlık alâmeti olarak taç, kemer ve hırka gönderdi.
Bu sırada Yıldırım Bâyezîd’in diÄŸer oÄŸullarından Åžehzâde Süleymân Çelebi [5] Edirne’de, ÃŽsâ Çelebi [5] Balıkesir ve Bursa’da, Mûsâ Çelebi [5] ise Kütahya’da sultan [12]lığını ilan etmiÅŸti. Eski beylikler yeniden ortaya çıkarak, Anadolu [6] birliÄŸi parçalanmıştı. Osmanlı [1] Devlet [2]ini tekrar bir idâre altında toplamak isteyen Çelebi [5] Mehmed, kardeÅŸi ÃŽsâ Çelebi [5]‘ye karşı Ulubâd mevkiinde giriÅŸtiÄŸi savaşı kazanarak Bursa’ya girdi ve hükümdar [9]lığını îlân etti (1404). ÃŽsâ Çelebi [5] Yalova yolu üzerinden Bizans İmparatorunun yanına kaçtı. Emir Süleymân’ın isteÄŸi üzerine ise Edirne’ye gönderildi. Emir Süleymân, ÃŽsâ Çelebi [5]‘yi mühim bir kuvvetle Anadolu [6]‘ya gönderdi. Bursa’yı almak isteyen ÃŽsâ halk [8]ın muhâlefeti ile karşılaÅŸtığından ÅŸehri yaktı. Çelebi [5] Mehmed ile yaptığı ikinci muhârebede de maÄŸlup olunca, yanına kaçtığı İsfendiyar Beyle anlaÅŸarak berâberce Ankara’yı almak üzere harekete geçtiler. Ancak müttefik kuvvetler, Çelebi [5] Mehmed’e maÄŸlup olup, Kastamonu tarafına çekildiler.
Bir müddet sonra Îsâ Çelebi [5], Aydınoğlu Cüneyd Beyin yanına gitti ve onun aracılığıyla Saruhan ve Menteşe Beyleriyle anlaşarak tâlihini bir kere daha denemek istedi, ancak mağlup oldu ve bu defâ Karamanoğluna iltihâk etti. Netîcede Îsâ Çelebi [5] bir müddet sonra yakalanarak ortadan kaldırıldı.
ÃŽsâ Çelebi [5]‘nin öldürülmesinden sonra Çelebi [5] Mehmed, Anadolu [6]‘da yalnız kaldı. Bundan sonra kendisinin kuvvetlenmesinden endiÅŸe ettiÄŸinden Anadolu [6]‘ya gelen Emir Süleymân ile mücâdele etti.
Emir Süleymân, Çelebi [5] Mehmed’in elinden birçok yerleri aldığı gibi, AydınoÄŸlu Cüneyd Bey ile MenteÅŸeoÄŸlu İlyas Beye hâkimiyetini kabul ettirmiÅŸti. Çelebi [5] Mehmed, onu yeniden Rumeli’ye döndürmek için kardeÅŸi Mûsâ Çelebi [5]‘yi Rumeli tarafına geçirtti. Mûsâ Çelebi [5]‘nin faaliyetlerini öğrenen Süleymân Çelebi [5], Rumeli’ye geçti ve ilk anda Mûsâ’yı maÄŸlup ettiyse de, sonradan onun baskınına uÄŸrayarak hayâtını kaybetti. Çelebi [5] Mehmed, Bursa’yı hâkimiyeti altına alırken, Mûsâ Çelebi [5] de bu sırada Edirne’de hükümdârlığını îlân etti. Mûsâ Çelebi [5], Anadolu [6]‘da kardeÅŸinin kuvvetli olduÄŸunu bildiÄŸi için orayla alâkadâr olmayıp Bizans’la meÅŸgul oldu ve bir kısım yerleri onlardan aldı. Bu arada ileride büyük bir isyan çıkaracak olan Åžeyh Bedreddin’i kazasker yaptı. Åžeyh, bu sûretle nüfûzunu artıracak mevkie sâhip oldu. Bir ara İstanbul’u muhâsara eden Mûsâ Çelebi [5] tehlikesine karşı İmparator, Çelebi [5] Mehmed’i Rumeli’ye dâvet etti.
Çelebi [5] Mehmed, Üsküdar’a gelerek İmparatorla görüştü. 1411′de İnceÄŸiz mevkiinde kardeÅŸi ile yaptığı muhârebeyi kaybettiÄŸinden gemilerle Anadolu [6] tarafına geçerek yaralı bir halde Bursa’ya geldi. Bir yıl sonra Mûsâ Çelebi [5]‘yle yaptığı ikinci muhârebede de muvaffak olamadı.
Mûsâ Çelebi [5]‘nin ümerâsına karşı sert davranması, bir müddet sonra onları Çelebi [5] Mehmed’le anlaÅŸmaya mecbur etti. Yeni plâna göre Çelebi [5] Mehmed, üçüncü defâ Rumeli’ye geçti. Kendisine katılan Sırp despotu ve bâzı ümerâ ile Tuna’ya çekilmekte olan Mûsâ Çelebi [5] üzerine yürüyen Çelebi [5] Mehmed, Çamurlu-Derbend mevkiinde meydana gelen muhârebede Mûsâ Çelebi [5]‘yi maÄŸlup etti. Mûsâ Çelebi [5], yaralı olarak kaçarken yakalanıp boÄŸduruldu ve Bursa’ya nakledilip, babasının türbesine defnedildi.
Daha sonra Orhan Çelebi [5]‘yi de yakalatan Çelebi [5] Mehmed, Edirne’de bütün devlet [2]in hükümdar [9]ı olduÄŸunu ilân etti.
Çelebi [5] Mehmed, Rumeli’de bulunduÄŸu sırada KaramanoÄŸlu Mehmed Bey, Bursa’yı bir ay kadar muhâsara etmiÅŸ, Mûsâ Çelebi [5]‘nin cenâzesinin geldiÄŸini duyunca, ÅŸehri ateÅŸe vererek memleketine dönmüştü. AydınoÄŸlu Cüneyd Bey de bu sıralarda Ohri’den kaçarak Aydın’a gelmiÅŸ ve Ayaslug’u (Selçuk) muhâsara edip, sancak beyini öldürmüştü. Bu sebeple Çelebi [5] Mehmed, Anadolu [6]‘ya dönünce önce Cüneyd Bey üzerine yürüyüp, Çandarlı eliyle Menemen, Kayacık ve Nif kalelerini aldı. Ayrıca İzmir de fetholundu. Çelebi [5] Mehmed, Cüneyd’in annesinin ricâsı üzerine Cüneyd’i affederek 1414′te NiÄŸbolu SancakbeyliÄŸini verdi. İzmir kuÅŸatması esnâsında MenteÅŸe Beyi de Osmanlı [1]lara tâbi olduÄŸu gibi, Midilli, Sakız ve Foça’daki Ceneviz kolonilerinin elçileri gelip, baÄŸlılıklarını arz ettiler. Daha sonra Teke Beyi de tâbi oldu.
Bu ÅŸekilde iÅŸlerini yoluna koyan Çelebi [5] Mehmed, aynı yıl Bursa’ya gelerek Germiyan ve Candar beyliklerinden takviye alıp Karaman Seferine çıktı. AkÅŸehir, BeyÅŸehir ve SeydiÅŸehir kasabalarını aldı ve Mehmed Beyi maÄŸlup etti. Bundan sonra Konya’yı kuÅŸattı ise de, mevsimin elveriÅŸsizliÄŸinden dolayı KaramanoÄŸluyla sulh akdederek döndü. Ancak Mehmed Bey rahat durmayıp, BeyÅŸehir ve SeydiÅŸehir’e saldırdığından, Çelebi [5] Mehmed, ikinci defâ KaramanoÄŸlu üzerine gitti ve Konya ovasında yapılan muhârebede Mehmed Beyi bir kere daha maÄŸlup etti. Bu sırada pâdişâh rahatsızlandığından yine sulh akdedildi. Mehmed Bey, gerektiÄŸinde Osmanlı [1] ordusuna yardım göndermeyi de kabul etti. Mehmed Bey, bu vâdini Eflâk Seferinde yerine getirmiÅŸtir.
Çelebi [5] Mehmed, Anadolu [6]‘da Türk [13] birliÄŸini saÄŸlama çalışmaları sürdürürken, Hıristiyanlarla da dost geçinme politikası güdüyordu. Osmanlı [1]lara tâbi olan Eflâk Prensi Mirça, taht mücâdelelerinden istifâde ile üç yıldır vergiyi kesmiÅŸti. Kendisine voyvodalıkta rakip çıktığından zor durumda idi. Rakibi Dan, Osmanlı [1]lara mürâcaat ederek, yardım istemiÅŸ, Mirça Macar Kralı Sigismund’a baÅŸvurarak Osmanlı [1]ların kendisine yardım etmesi için aracı olmasını istemiÅŸtir. Ancak Çelebi [5] Mehmed Sigismund’un teklifini reddedip, Candar ve Karaman beyliklerinden yardım alarak Tuna’yı geçip, Romanya topraklarına girdi. Macar- Eflâk ordusunu maÄŸlup eden Çelebi [5] Mehmed, Mirça’yı yeniden Osmanlı [1]lara tâbi kıldı.
Osmanlı [1]lar, Erdel’e de birkaç defâ akın düzenlediler. Netîcede Macar eyâleti baÅŸtanbaÅŸa çiÄŸnendi. Bu sûretle, Balkanlarda ve Adriyatik’te Osmanlı [1] nüfûzu kuvvetlendirildi.
Bundan sonra Çelebi [5] Mehmed, Anadolu [6]‘da kuvvetlenmiÅŸ bulunan İsfendiyar Beyle mücâdeleye baÅŸlamış ve Sinop’u muhâsara etmiÅŸtir. Çâresiz kalan İsfendiyar Bey, Osmanlı [1] Devlet [2]inin yüksek hâkimiyetini tanımıştır. Ayrıca oÄŸlu Kasım’ın istediÄŸi Kastamonu, Tosya, Çankırı ve Kalecik’i pâdişâha vermiÅŸtir. Bunu müteâkip, Çelebi [5] Mahmed, daha önce Osmanlı [1]larda bulunan Samsun’un alınmasını istedi. Müslüman ve kâfir olmak üzere ikiye ayrılmış olan Samsun’un kâfir kısmını BiçeroÄŸlu Hamza Bey kuÅŸattı. Kale halk [8]ı ÅŸehri yakarak gemilere binip ayrıldıklarından ÅŸehir ele geçirildi. Müslüman Samsun’u bizzât muhâsara eden Çelebi [5] Mehmed’e karşı koyamayan İsfendiyaroÄŸlu Hızır Bey, ÅŸehri teslim edip babasının yanına döndü.
Çelebi [5] Mehmed devrinin en önemli iç hâdisesi, Åžehy Mahmud [7] Bedreddin’in isyânıdır. Åžeyh Bedreddin, Mûsâ Çelebi [5] zamânında Edirne’de kazaskerliÄŸe tâyin edilmiÅŸ ve Çelebi [5] Mehmed’in cülûsunu müteâkip, 1000 akçe aylık ile İznik’te ikâmete mecbur edilmiÅŸti. Åžeyh Bedreddin, Edirne’de ve sonra İznik’te eser yazmakla meÅŸgul olup , kendisini ziyârete gelenlere fikirlerini aşılamaya çalışıyordu. Edirne’ye gelmeden önce Anadolu [6]‘da ün kazanmıştı. İznik’te de boÅŸ durmayan Åžeyh, adamlarından Börklüce Mustafa’yı Aydın taraflarına gönderip propaganda yaptırıyordu. Ayrıca Torlak Kemâl adındaki adamı da daha önce Manisa taraflarında faaliyete baÅŸlamıştı. Åžeyh Bedreddîn, Börklüce Mustafa’nın hareketinin geniÅŸlemesi üzerine hacca gitmek bahânesiyle önce Sinop’a oradan Kefe’ye ve nihâyet daha önce tanıştığı Eflâk prensinin yanına giderek Åžiîlerin bulunduÄŸu Deliorman taraflarına geçti. Åžiî olan Åžeyh Bedreddîn, İslâm’a uymayan zararlı fikirler ortaya atıyor, haram olan hususların helâl olduÄŸunu ileri sürerek isyân hislerini körüklüyordu. Netîcede ilk isyân Karaburun’da baÅŸladı ve daha sonra Manisa’da kendini gösterdi. Az zamanda geniÅŸledi. Börklüce Mustafa isyânı, Amasya Vâlisi Åžehzâde Murad ile Bâyezîd PaÅŸa tarafından kanlı bir ÅŸekilde bastırıldı. Börklüce yakalanarak katlolundu. Manisa tarafındaki Torlak Kemâl de aynı âkıbete uÄŸradı. Åžeyh Bedreddîn, Bâyezîd PaÅŸa tarafından yakalanarak Serez’de bulunan pâdişâh huzûruna getirildi. Åžeyhin durumu ulemâ tarafından tedkik olunduktan sonra, Ehl-i sünnete uymayan itikâd üzere olmak ve cemiyet nizâmını bozmakla suçlu bulunarak, Sâdeddîn Taftâzânî’nin talebelerinden Heratlı Molla Haydar’ın fetvâsıyla Serez pazarında asıldı ve malları vârislerine bırakıldı.
Åžeyh Bedreddîn isyânı, bu ÅŸekilde bastırıldıktan sonra Çelebi [5] Mehmed, yeni bir isyan tehlikesi ile karşı karşıya kaldı. Bu tehlike, Ankara Meydan Muhârebesinde babasıyla birlikte Timur [11]‘a esir düşüp Semerkand’a götürülen, Düzmece Mustafa da denilen kardeÅŸi Mustafa idi. Uzun müddet kendisinden haber alınamayan Mustafa, bir müddet sonra geri dönüp, Karaman topraklarında kaldıktan sonra Rumeli’ye geçmiÅŸti. Osmanlı [1] tahtına oturmak niyetinde olan Mustafa, Eflâk Voyvodasının ve NiÄŸbolu Sancakbeyi AydınoÄŸlu Cüneyd Beyin yardımlarıyla faaliyete geçip, Selânik ve Teselya’da saltanat iddiâsıyla adam toplamaya baÅŸlamıştı. Fesâdın büyümesine mâni olmak için Çelebi [5] Mehmed, hemen harekete geçti ve aÄŸabeyi Mustafa Çelebi [5]‘nin kuvvetlerini Selânik civârında maÄŸlup etti. Cüneyd ile birlikte Mustafa Çelebi [5] Selânik Kalesine sığındı. Çelebi [5] Mehmed, ertesi sabah mültecileri istediyse de, Selânik vâlisi, İmparatorun müsaadesi olmadan teslim edemeyeceÄŸini beyânla özür diledi. Nihâyet imparator da Çelebi [5] Mehmed hayatta oldukça bunları salıvermeyeceÄŸini yemin ile taahhüt edince, Pâdişâh Selânik muhâsarasını kaldırdı. Pâdişâh anlaÅŸma gereÄŸince, Mustafa Çelebi [5] için, her sene İmparatora önemli miktarda akçe ödeyecekti. Mustafa Çelebi [5] Vakası, 1420 senesinde olmuÅŸtur.
Bu vakayı müteâkip Çelebi [5] Mehmed, İstanbul’u resmen ziyâret ederek İmparator tarafından karşılanmış ve Üsküdar’da İmparatora vedâ edip, İzmit üzerinden Bursa’ya gelmiÅŸ, bir müddet sonra da Gelibolu yoluyla Edirne’ye dönmüştür.
Pâdişâh Edirne’deyken, çıkmış olduÄŸu avda rahatsızlandı. Nüzûl illetinden kurtulamayacağını anlayan Çelebi [5] Mehmed, vezirleri Bâyezîd, İbrâhim ve Hacı İvaz PaÅŸaları dâvet ederek, gizlice görüşüp, büyük oÄŸlu Amasya Vâlisi Murad’ın hemen dâvet edilmesini istedi. Kısa süren hastalıktan sonra Haziran 1421′de vefât etti. Çelebi [5] Mehmed’in vefâtı son derece gizli tutuldu. Cesedi tahnit edilerek sarayda muhâfaza edildi. Åžehzâde Murâd’ın Bursa’ya geliÅŸine kadar 40-42 gün pâdişâhın vefâtı gizlendi. Cesedi Bursa’ya getirilerek YeÅŸil Türbeye defnedildi.
Osmanlı [1] Devlet [2]inin ikinci kurucusu kabul edilen Çelebi [5] Mehmed, ne kardeÅŸi Mûsâ Çelebi [5] gibi sert, ne de diÄŸer kardeÅŸi Emir Süleymân gibi yumuÅŸak ve kayıtsızdı. Mâkul hareket eden, sabırlı, azim ve irâde sâhibi, sözüne ve vâdine sâdık, nâzik, vakûr ve ciddî bir hükümdârdı. Yalnız dostuna deÄŸil, düşmanlarına da kendisini sevdirerek itimât telkin etmiÅŸ ve saydırmıştır. Onun hakkında Osmanlı [1] târihlerinden baÅŸka yabancı kaynaklar da iyi ÅŸehâdette bulunmaktadırlar. Küçük ve büyük 24 muhârebede bulunarak 40′a yakın yara aldığı rivâyet edilmektedir. Emellerinin en başında babası zamânındaki yerlerin geri alınması geliyordu ki, bu gâye için çalışmış ve büyük ölçüde muvaffakiyet elde etmiÅŸtir. Zamanının yerli ve yabancı kaynakları onun dirâyetinden, sebâtkârlığından, iyi ahlâkından ve daha birçok meziyetlerinden bahsetmektedirler.
Çelebi [5] Mehmed, kısa ömrünü savaÅŸ alanlarında geçirmiÅŸ olmasına raÄŸmen, memleketin îmârına da önem vermiÅŸtir. Bursa’da yaptırdığı câmi, medrese, imâret ve YeÅŸil Türbesi önemli sanat eserleridir. Câminin karşısına yüksekçe mevkide kendi türbesini yaptırdı. Türbenin karşısına düşen medresesi bugün müze hâline getirilmiÅŸ olup, Bursa medreseleri arasında Sultâniye adı ile meÅŸhurdu. Bunlardan baÅŸka Edirne’de Emir Süleymân tarafından inşâsına baÅŸlanan ve Mûsâ Çelebi [5] tarafından devâm ettirilen Ulu Câmi’nin (Câmi-i Atik) tamamlanması da ona nasip olmuÅŸtur. Çelebi [5] Mehmed, bu eski câmiye vakıf olmak üzere Edirne’deki bedesteni yaptırmıştır. Ayrıca Amasya’da Åžehzâde türbesini yaptırmıştır ki, oÄŸlu Kâsım burada medfundur. Edirne’deki Eski Sarayın da Çelebi [5] Mehmed tarafından inşâsına baÅŸlandığı rivâyet edilmektedir.
Çelebi [5] Mehmed’in en önemli hizmetlerinden birisi de Mekke ve Medîne halk [8]ına her sene Surre Alayı göndererek mâlî yardımda bulunma âdetini baÅŸlatmasıdır.
Sultan [3] Mehmed’in en büyüğü Murad olmak üzere, Mustafa, Kâsım, Ahmed, Yûsuf ve Mahmûd adında altı oÄŸlu ile yedi kızı vardı. Kendisinden sonra tahta büyük oÄŸlu Åžehzâde Murad çıkmıştır.
|» “Türk KaÄŸanları ve Sultanları” Say. Dön! « [12] |
Not: İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiÅŸtir…
Türk Kağanları [12], Türk Sultanları [12], Hükümdarlar [14], Türkçe [15], Edebiyat [16]
Yazının kaynağı: Bilgicik.Com - http://www.bilgicik.com
Yazının bağlantısı: http://www.bilgicik.com/yazi/1-mehmet-celebi-turk-kaganlari-ve-sultanlari/
URLs in this post:
[1] Osmanlı: http://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-imparatorlugu-1bolum/
[2] Devlet: http://www.bilgicik.com/yazi/turk-tarihi/
[3] Sultan: http://www.bilgicik.com/tag/Sultan/
[4] Yıldırım Bayezid: http://www.bilgicik.com/yazi/yildirim-bayezid-han-turk-kaganlari-ve-sultanlari/
[5] Çelebi: http://www.bilgicik.com/yazi/1-mehmet-celebi-turk-kaganlari-ve-sultanlari/
[6] Anadolu: http://www.bilgicik.com/tag/Anadolu/
[7] Mahmud: http://www.bilgicik.com/yazi/2-mahmud-han-turk-kaganlari-ve-sultanlari/
[8] halk: http://www.bilgicik.com/yazi/halk-edebiyati/
[9] hükümdar: http://www.bilgicik.com/tag/Hukumdar/
[10] Allah: http://www.bilgicik.com/tag/Allah/
[11] Timur: http://www.bilgicik.com/yazi/timur-han-turk-kaganlari-ve-sultanlari/
[12] sultan: http://www.bilgicik.com/yazi/turk-kaganlari-ve-sultanlari/
[13] Türk: http://www.bilgicik.com/yazi/turk-adinin-anlami-turk-ne-demektir/
[14] Hükümdarlar: http://www.bilgicik.com/tag/Hukumdarlar/
[15] Türkçe: http://www.bilgicik.com/yazi/turkcenin-tarihi-gelisimi-muharrem-ergin/
[16] Edebiyat: http://www.bilgicik.com/yazi/turk-edebiyati-donemleri/
Yazdırmak için buraya tıklayın.
© 2010 - Bilgicik.Com | Tüm hakları saklıdır.
2 yorum var. To "1. Mehmet (Çelebi) – (Türk KaÄŸanları ve Sultanları)"
#1. Yorum: gul | 01 Mart 2010 - 16:28
Daha fazla kaynak olsa iyi olurdui aradigimi bulamadim ama yinede sagolun…
#2. Yorum: Kaan | 22 Aralık 2010 - 19:50
Yaa bu adam ne kadar çok hayatı varmış.