Azerbaycan Hakkında Derleme Bilgiler

Yeryüzünde, üzerinde TÜRK’ün gezmedi toprak yoktur sanırım. Fakat Azerbaycan toprakları, TÜRKlere yurt olduğu için binlerce yıllık TÜRK tarihinin, kokusunu taşımaktadır. Oğuz boylu, Turan soylu karındaşlarımızın yakın zamanda bağımsızlıklarını elde etmeleriyle, ezeli düşmanımız olan Ruslar’ın istilasından kurtulan Azerbaycan toprakları, şimdi içinde ‘TÜRK’çe yaşayan milyonlarca Türk evladıyla gelişiyor, güzelleşiyor.

Biz iki devlet, tek milletiz.” sözü, bizi soydaşlarımızın yürekleriyle buluştururken, Ziya Gökalp‘in şu sözünü anmak istiyorum: Vatan, ne Türkiye’dir TÜRKlere, ne de Türkistan; vatan büyük ve müebbed (sonsuz) bir ülkedir: TURAN! Bu bilinçle yaşayan, Tanrı Dağları’ndan Balkanlar’a, Anadolu’dan Çin Seddi‘ne kadar yayılan büyük Turan coğrafyasında, öz gardaşlarıyla bir olmayı düşleyen yürekler var olsun.

Bugün İran sınırları içerisinde bulunan ve 41 milyon TÜRK’ün yaşadığı Güney Azerbaycan’daki soydaşlarımıza, “Turan‘ın yolu, Güney Azerbaycan’dan geçer.” diyerek, kurt başlı sancakların mavi göklere çekildiği bir günde, mutlaka buluşacağımızı söylemek istiyorum. Türk yurdu Azerbaycan hakkında derleme bilgilere, yazının devamından ulaşabilirsiniz.


| Devamını Oku... | Yorum Yap! | Bu Yazıyı Paylaşın! |

Dünyanın En“leri…

Dünyanın “en” sıfatıyla başlayarak anlatabileceğimiz durumlarına dikkat ettiniz mi? Her zaman, kendi boyutlarında - biçimlerinde görmeye alışık olduğumuz insan, hayvan, türlü nesne ve durumları, bize “Bu kadar da olmaz.” dedirtecek kadar farklı biçimlerde görünce, şaşırmamak elde değil. Hem şaşıracağınız hem de genel kültür bilgisi olarak öğrenebileceğiniz “dünyanın enlerini“, sizler için sıraladık…

Dünyanın en yüksek şelalesi
(Angel - Venezuela - 1.000 m.)


| Devamını Oku... | Yorum Yap! | Bu Yazıyı Paylaşın! |

Paris Akşamları - Buğra Alpgiray

2. Dünya Savaşı sırasında, Rusya’nın politikası ve “Stalin” adlı zalim soysuzun gazabı ile binlerce Kırım Tatar Türkü anayurtlarından sürülmüş, öldürülmüş, katledilmiştir.

Ve bu şiir; Stalin deyyusunun zulmünden Paris’e kaçıp, Sen nehri kıyısında çöpçüler tarafından cesedi bulunan bir Kırım Türkü’nün cebinden çıkmıştır. O Kırım Türkü, Buğra ALPGİRAY’dır.

Bu şiiri okur/dinler iken; dininden, töresinden, ailesinden koparılmış bir Türk’ün yürek sızılarını hissedin. Ve yurdunuzda hür olarak yaşamanın ne büyük bir nimet olduğunun farkına varın. Şükredin…


| Devamını Oku... | Yorum Yap! | Bu Yazıyı Paylaşın! |

Nihal Atsız’ın Eşsiz Romanları

Yaşamım boyunca okuduğum romanlar içinde, en beğendiğim ve en çok etkilendiğim iki romanın sahibi olması ve bütün benliğimle inandığım kutlu Türkçülük ülküsünün Türkiye‘de ciddi anlamda bir temele ve savunucu kitlesine ulaşmasını sağlaması nedeniyle Nihal Atsız’a olan hayranlığımı her yerde dile getirmeye çalıştığımı, beni yakından tanıyan birçok kişi biliyordur. “En sevdiğin yazar kimdir?” diye sorduklarında, hiç düşünmeden “Nihal Atsız!” diye yanıt verince, “O kim? Adını bile duymadım.” diye yanıt verenler çıkabiliyor. Fakat ben, tarih boyunca pek az yazarın Atsız’la boy ölçüşebilecek düzeye erişebildiğini düşünüyorum. Bu karşılaştırmadaki ölçüt, elbette yalnızca romanlarındaki muhteşem anlatım ve kurgu değil. Bir yandan Türk edebiyatına ışık tutabilecek ve Türklük bilimcilere kaynak olabilecek çalışmalar yapmak; hem tarih hem de edebiyat eğitimi aldığından dünü, bugünü ve yarını “bilimsel bir tutumla” görebilmek; eşsiz romanların yanında, muhteşem şiirlere imza atmak; yaşamı boyunca çile çekmesine rağmen, ‘Türk’çe duruşundan hiçbir zaman taviz vermemek ve ömrünü adadığı kutlu yolda yılmadan savaşmak bir yazardan da öte, her yiğidin harcı olmasa gerek diye düşünüyorum.

Atsız, herkesin savunabileceği bir ülkünün yoluna baş koymadığı için, onun hakkında çoğu kişinin ön yargıları bulunmaktadır. Atsız hakkında kulaktan dolma bilgilerle yorum yapan birçok kişi, onun “faşist bir bunak” olduğunu söyleme gafletine bile düşebilmektedir. Halbuki Atsız’ın yazdıklarını okuyarak, onun ne kadar bilgili, ilkeli ve güçlü bir yazar / şair olduğu anlaşılabilir. Atsız’da, kalemini her insanı etkileyebilecek biçimde kullanabilme yeteneği vardır. Bugüne kadar Atsız’ın Bozkurtları’nı okuyup da, ondan etkilenmeyen Türk genci görmediğim için, onun roman yazarlığı konusundaki ustalığına hayran kalıyorum.


| Devamını Oku... | Yorum Yap! | Bu Yazıyı Paylaşın! |

Yukarı