"
- Bilgicik.Com - http://www.bilgicik.com -
Azerbaycan Hakkında Derleme Bilgiler
Yeryüzünde, üzerinde TÜRK’ün gezmedi toprak yoktur sanırım. Fakat Azerbaycan [1] toprakları, TÜRKlere yurt olduÄŸu için binlerce yıllık TÜRK [2] tarihi [3]nin, kokusunu taşımaktadır. OÄŸuz boylu, Turan soylu karındaÅŸlarımızın yakın zamanda bağımsızlıklarını elde etmeleriyle, ezeli düşmanımız olan Ruslar’ın istilasından kurtulan Azerbaycan toprakları, ÅŸimdi içinde ‘TÜRK’çe yaÅŸayan milyonlarca Türk evladıyla geliÅŸiyor, güzelleÅŸiyor.
“Biz iki devlet, tek milletiz.” sözü, bizi soydaÅŸlarımızın yürekleriyle buluÅŸtururken, Ziya Gökalp [4]‘in ÅŸu sözünü anmak istiyorum: Vatan, ne Türkiye’dir TÜRKlere, ne de Türkistan; vatan büyük ve müebbed (sonsuz) bir ülkedir: TURAN [5]! Bu bilinçle yaÅŸayan, Tanrı DaÄŸları’ndan Balkanlar’a, Anadolu’dan Çin Seddi [6]‘ne kadar yayılan büyük Turan coÄŸrafyasında, öz gardaÅŸlarıyla bir olmayı düşleyen yürekler var olsun.
Bugün İran sınırları içerisinde bulunan ve 41 milyon TÜRK’ün yaÅŸadığı Güney Azerbaycan’daki soydaÅŸlarımıza, “Turan [7]‘ın yolu, Güney Azerbaycan’dan geçer.” diyerek, kurt [8] baÅŸlı sancakların mavi göklere çekildiÄŸi bir günde, mutlaka buluÅŸacağımızı söylemek istiyorum. Türk yurdu Azerbaycan hakkında derleme bilgilere, yazının devamından ulaÅŸabilirsiniz.
Azerbaycan Adının Kökeni
• Azerbaycan adının nasıl oluştuğu konusunda farklı görüşler vardır. Bu görüşlerden birkaçı şöyledir:
• Mehmet Emin Resulzâde’ye göre Azerbaycan adı Makedonyalı İskender’in kurduÄŸu imparatorluÄŸa karşı bağımsızlığını ilan eden “Satrap Atropet“in adından gelir. Bu sözcük, Ermenicede “Atropatokan“; Farsçada “Aterapata“; Arapçada ise “Azerbaycan” biçiminde kullanılmıştır.
• Ahmet CaferoÄŸlu’na göre, “Atar” [ateÅŸ] ve “Patar” [ülke] sözcüklerinin birleÅŸmesiyle Azerbaycan sözcüğü meydana gelmiÅŸtir.
• Yaygın bir görüşe göre ise, Azerbaycan adı Farsçada ateÅŸ anlamına gelen “azer” sözcüğünden gelmektedir. Bunu kabul edenler, Azerbaycan’da Zerdüşt tapınaklarına ait ateÅŸlerin en büyüğünün yakıldığı için buranın “ateÅŸ ülkesi” olduÄŸunu söylemiÅŸlerdir.
• OrtaçaÄŸ tarihçileri, Azerbaycan adının Sasani döneminde yaÅŸayan ve Nuh neslinden olup peygamberlik iddiasında bulunan “Azerbaz“ın adından geldiÄŸini söylemiÅŸlerdir.
• 19. yüzyılın büyük tarihçilerinden biri olan Abbasgulu Aga Bakıhanov ise, Azerbaycan adının ünlü halk kahramanı Babek’in adından geldiğini yazmıştır.
• Dr. Cemaleddin Fegihi, Azerbaycan [1] adının “azer” [kış ayı] sözcüğüne “bâd” [rüzgar] sözcüğünün ve “nan” ekinin getirilmesiyle oluÅŸtuÄŸunu ve “kış rüzgarının estiÄŸi yer” anlamına geldiÄŸini söylemiÅŸtir.
• KaÅŸgarlı Mahmud, Divan-u Lügati’t TÜRK’te Azerbaycan adını “Azerbad” [ateÅŸin âbâd ettiÄŸi yer] biçiminde açıklamıştır.
• Sovyet döneminde Azerbaycan adının kökeni araÅŸtırılmış ve çok farklı görüşler ortaya çıkmıştır. Bunlardan biri olan E. Demircizade’ye göre Azerbaycan adı, “Aturpat” [A: allah; TUR: ateÅŸ; PAT: baÅŸ] sözcüğünden [baÅŸ ateÅŸ Tanrısı] gelmektedir ve bu sözcüğe “kan” [mekân / ülke] sözcüğünün eklenmesiyle oluÅŸan “Aturpatkan” biçiminden bugünkü ad oluÅŸmuÅŸtur.
• R. Gurban’a göre Azerbaycan adı “Az” [as] kavim adına “er” [kiÅŸi] ve “bay” [zengin] sözcüklerinin eklenmesiyle türemiÅŸtir ve daha sonra bu birleÅŸime “c” baÄŸlayıcısının ardından “an” yer ekinin gelmesiyle “Az+er+bay+c+an” adı [Az erlerinin zengin ülkesi] oluÅŸmuÅŸtur.
• Åžamil CemÅŸidov’a göre Azerbaycan adı “Oder” [OD: ateÅŸ; ER-: İ.F. Yapım Eki] sözcüğü [yanmada olan, sönmeyen, ebedi taÅŸ] ile “patekan” [PATE: yer, mekan; KAN: Far. Çokluk Eki] sözcüklerinin birleÅŸmesiyle “od+er+pate+kan” [sönmeyen odlar yurdu] biçimine gelmiÅŸ ve sonradan Azerbaycan adına dönüşmüştür.
Azerbaycan TÜRKleri’nin Tarihi
• Azerbaycan [1] çok eski tarihlerden beri birçok kavmin denetiminde bulunmuş ve çok büyük mücadelelere sahne olmuştur. Urartular, Medler, Persler, Romalılar, Ermeniler, Sasaniler, Bizans, Selçuklular, Emeviler ve Abbasiler bu bölgede zaman içerisinde egemen olmuşlardır.
• Azerbaycan’a Türk göçleri, M.Ö. 8. yüzyılda Sakalar (İskitler) ile başlamaktadır. Bu dönemden sonra Kıpçak, Bulgar, Oğuz, Hazar, Sabir ve Uygur Türkleri de bu bölgeye yerleşmiştir. Hunlar 4-5. yüzyıllarda kalabalık gruplar hâlinde bu bölgeye gelmişlerdir. 7-8. yüzyıllarda Araplar, bu bölgede kurdukları egemenlikle Türkleri Araplaştırmak istemişler; fakat bunda başarılı olamayıp kendileri eriyip gitmişlerdir. 7. yüzyıldan sonra Türk göçleri daha da hızlanmış ve 11. Yüzyılda Selçuklular’ın Azerbaycan bölgesine hâkim olmasıyla birlikte, bu bölgeye yoğun bir Türk göçü başlamıştır.
• 1086 yılında Nesevi Mehmed İbn-i Ahmed, Türklerin Azerbaycan’daki durumunu “Azerbaycan düzlüklerinde, daÄŸlarında ve kalelerinde Türkler çekirge gibi yayılmışlardı.” biçiminde ifade etmiÅŸtir.
• Çağrı Bey ve Alparslan’ın seferleri sonucunda Azerbaycan’ın tamamı Türkleşir ve buraya Oğuz boylu Türkler yerleştirilir. Büyük Selçuklu Devleti’nin yıkılmasından sonra Azerbaycan [9]; Moğollar’ın, Harezmşahlar’ın ve Timurlular’ın egemenliğine girer. Bir süre sonra ise Safeviler bölgeye hâkim olurlar.
• Uzun yıllar boyunca Safevilerle Osmanlı Devleti arasında el değiştiren Azerbaycan, 18. yüzyıldan sonra Ruslar’ın işgali altına girmiştir. Doksan yıllık Rus hâkimiyetinden sonra, 1918’de Mehmed Emin Resulzâde önderliğinde Kuzey Azerbaycan’da demokratik bir cumhuriyet kurulmuştur.
• 1923 yılında Sovyetler’in hâkimiyetine giren Azerbaycan, Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla birlikte nihayet 1991 yılında yeniden bağımsızlığına kavuşmuştur.
Azerbaycan Türkçesi
• Türkler, 13. yüzyıla kadar tek bir yazı dili kullanmışlardır. 13. yüzyıldan sonra, Harezm’de ortaya çıkan yazı dili, Moğollar’ın baskısıyla Anadolu’ya göç eden kişiler aracılığıyla Selçukluları etkilemiştir. Selçuklular’ın aslında bir edebi dilleri vardı; fakat Anadolu’dakiler edebi dilden uzaktı. Bu dönemden sonra Anadolu’da Oğuz Türkçesi temelinde, Harezm’den gelen edebi dilin de etkisiyle yeni bir yazı dili oluşmuştur.
• Azerbaycan Türkçesi, Batı Türkçesinin doÄŸu sahası içinde yer alan ağızlar topluluÄŸu ve bu saha içinde geliÅŸen yazı dilinin adıdır. Batı Türkçesi, 13. Yüzyıldan sonraki geliÅŸim aÅŸamasında, “Osmanlı Türkçesi” ve “Azerbaycan Türkçesi” olarak iki dönemde incelenmiÅŸtir. Fakat bu iki yazı dili de, bugüne kadar çok küçük ayrılıklar dışında pek farklılaÅŸmamıştır. Muharrem Ergin’e göre bu farklılıklar, aynı yazı dilinin farklı iki dairede geliÅŸimidir ve bunlar ancak “mahalli” düzeyde ayrılıklar içermektedir.
• 13-14. Yüzyılda Anadolu ve Azerbaycan Türkçeleri arasında hiçbir fark yoktur. Ahmet Yesevi, Nevai, Sultan Veled, Yunus Emre, Dede Korkut, Kadı Burhaneddin, Hatai, Nesimi ve Fuzuli’nin eserleri Anadolu Türkçesi ile Azerbaycan Türkçesinin ortak eserleridir. Fuzuli döneminden sonra ayrılıklar başlamaktadır.
• Azerbaycan Türkçesi, bugün DoÄŸu Anadolu, Güney Kafkasya, Güney Azerbaycan (İran), Kuzey Azerbaycan, Nahçıvan, Irak – Suriye – Kerkük sınırı çevresinde konuÅŸulmaktadır. Güney Azerbaycan’da yazı dili Farsçadır. Bunun için yazı dilinin merkezi Kuzey Azerbaycan’dır.
• Azerbaycan Türkçesinin ağızları, “kuzey, güney, doÄŸu, batı” olmak üzere dört grupta toplanmıştır.
• Azerbaycan’da 1929’a kadar Arap alfabesi kullanılmıştır. 1922 yılında Latin alfabesi de kabul edilmiş ve iki alfabe aynı dönemde kullanılmıştır. 1938 yılında Sovyetler’in baskısı ile Kiril alfabesi kullanılmaya başlanmış ve bu 1992 yılına kadar devam etmiştir. 1991 yılında bağımsızlığına kavuşan Azerbaycan, bundan bir yıl sonra Latin alfabesini kabul etmiştir. Bugün hâlâ Latin alfabesini kullanmaktadır.
Azerbaycan Edebiyatı
• Azerbaycan Edebiyatı [10], Kafkasya, Kuzey ve Güney Azerbaycan, Irak ve Doğu Anadolu’da yaşayan Azerbaycan Türkleri’nin Doğu Oğuzcası adı verilen Batı Türkçesi ile oluşturmuş oldukları edebiyatın addır. Bu edebiyat, Türkmen ve Çağatay Edebiyatı ile Türkiye Türkleri’nin edebiyatı arasında bir köprü görevi üstlenmiştir.
• 12. ve 13. yüzyıllarda Aşık Edebiyatı [Kurbani, Hasta Kasım] ve Klasik Edebiyat [Kavsi Tebrizi] alanında gelişmeler gösteren Azerbaycan Edebiyatı’nda, halk destanları da büyük önem taşımaktadır. Aşık Garip, Kerem ile Aslı, Abbas ile Gülgez gibi destanlar dikkate değerdir. Ayrıca halk hikayeler [11]i, fıkralar, masallar [12], efsaneler [13] ve bilmeceler [14], Azerbaycan Edebiyatı içerisinde büyük önem taşımaktadır.
• Kuruluşundan başlayan Arap ve Fars etkisiyle gelişimini sürdüren Azerbaycan Edebiyatı [10], 19. yüzyılın ikinci döneminden itibaren yüzünü batıya dönmüştür. Bu dönemden sonra Kasım Beg Zakir, Kutsi ve Mirza Fethali Ahundzade gibi kişilerin çalışmalarıyla modern Azerbaycan edebiyatı kurulmuştur.
• Roman, öykü ve tiyatro alanında eserler verilen bu dönemden sonra, -19. yüzyılın ikinci yarısında- gazetecilik başlamıştır.
• 1908 Meşrutiyeti’nden sonra Türkiye’de güçlenmeye başlayan Türkçülük [15] akımı, Azerbaycan’da da yankı bulmuştur. Ziya Gökalp’in düşüncelerinin savunucusu olan Hüseyinzade Ali Bey ve Ahmet Ağaoğlu gibi kişilerin çıkarmış olduğu yayınlar ve yazdıkları şiirler / yazılar, bu dönemde Türkçülüğün izlerini bırakmıştır. Aynı dönemde yaşayan Mehmet Emin Yurdakul, Tevfik Fikret, Abdulhak Hamit, Rıza Tevfik ve Ahmet Hikmet Müftüoğlu gibi Türkçü yazarlar da Ahmet Cevad ve Hüseyin Cavid gibi Azerbaycan sahası yazarlarını / şairlerini çok derinden etkilemişlerdir.
• 1920’li yıllardan sonra Sovyet iÅŸgalinin baÅŸlamasıyla birlikte, sosyalist – komünist düzene övgülerin yapıldığı bir edebiyat dönemi baÅŸlamıştır. Bu dönemden sonra Bahtiyar Vahapzade ve Nebi Hezri gibi büyük ÅŸairler yetiÅŸmiÅŸtir.
• Sovyetler dönemindeki sıkıntılar ve mücadeleler, eserlerde sıkça işlenmiştir. Eserlerde özellikle dil, tarih ve doğa işlenmiştir. Azerbaycan Edebiyatı sahasında, birçok türde binlerce eser yazılmıştır. Böylece Azerbaycan Türkçesi, bugün oldukça işlenmiş ve gelişmiş bir dil hâline gelmiştir.
Azerbaycan Cumhuriyeti
• Azerbaycan, Kafkasya’nın en kurak kesimi olan Orta ve Aşağı Kura Havzası ile Büyük Kafkas Dağları’nın güneydoğu ve Küçük Kafkas Dağları’nın kuzeydoğusunda yer alır.
• Ülke toprakları kuzeyden Rusya’ya bağlı olan Dağıstan’a; kuzeybatıdan Gürcistan’a; Batıdan Ermenistan’a; güneybatıdan Türkiye’ye ve güneyden ise İran’a komşudur.
• Toplam nüfus 30 – 32 milyon civarındadır. Bu nüfusun 20 milyona yakını Güney Azerbaycan dediÄŸimiz İran’da yaÅŸamaktadır. Geri kalan 8 – 10 milyon Türk ise, Kuzey Azerbaycan’da yaÅŸamaktadır. Azerbaycan nüfusunun %90’dan fazlasını TÜRKler oluÅŸturmaktadır.
• Azerbaycan 1991 yılına kadar Sovyetler Birliği’ne bağlı kalmıştır. 1991’de bağımsızlığına kavuşan Azerbaycan, Karabağ ve Nahçıvan özerk bölgelerine de sahiptir.
• Azerbaycan’ın alçak kesimlerinde sıcak ve kurak bir iklim görülürken, iç bölgelerde nemli ve ılıman iklim; yüksek yerlerde ise soğuk iklimler görülür. Ormanlar yaygındır.
• Azerbaycan sanayisinin çoğu tekstil ve tüketim gıdalarına aittir. Bunların dışında kalanlar da petrole dayalı sanayidir.
Yazının kaynağı: Bilgicik.Com - http://www.bilgicik.com
Yazının bağlantısı: http://www.bilgicik.com/yazi/azerbaycan-hakkinda-derleme-bilgiler/
URLs in this post:
[1] Azerbaycan: http://www.bilgicik.com/yazi/azerbaycan-cumhuriyeti-turan-illeri/
[2] TÜRK: http://www.bilgicik.com/yazi/turk-adinin-anlami-turk-ne-demektir/
[3] tarihi: http://www.bilgicik.com/yazi/turk-tarihi/
[4] Ziya Gökalp: http://www.bilgicik.com/yazi/ziya-gokalp/
[5] TURAN: http://www.bilgicik.com/tag/Turan/
[6] Çin Seddi: http://www.bilgicik.com/yazi/cin-seddi/
[7] Turan: http://www.bilgicik.com/yazi/turan-illeri/
[8] kurt: http://www.bilgicik.com/yazi/bozkurt-resimleri/
[9] Azerbaycan: http://www.bilgicik.com/tag/Azerbaycan/
[10] Azerbaycan Edebiyatı: http://www.bilgicik.com/yazi/azerbaycan-turk-edebiyati/
[11] hikayeler: http://www.bilgicik.com/yazi/oykuler-hikayeler/
[12] masallar: http://www.bilgicik.com/yazi/masallar/
[13] efsaneler: http://www.bilgicik.com/yazi/turk-efsaneleri/
[14] bilmeceler: http://bilmece.bilgicik.com/
[15] Türkçülük: http://www.bilgicik.com/yazi/turkculuk/
Yazdırmak için buraya tıklayın.
© 2010 - Bilgicik.Com | Tüm hakları saklıdır.
13 yorum var. To "Azerbaycan Hakkında Derleme Bilgiler"
#1. Yorum: Mehmet ERTUĞRUL | 28 Mayıs 2009 - 09:06
YiÄŸit andam,
Bu bilgiler için teÅŸekkür ederim. Allah senden razı olsun…
Tanrı, Türk’ü korusun…!
#2. Yorum: Mete Emre | 28 Mayıs 2009 - 16:13
Yazı için sağolun çok bilgilendirici ama bir şey merak ettim yazıda Bulgarları Türk soyundan geliyor gibi yazmışınız. Yani Bulgarlar Türk Bulgaristan da Türk yurdu mudur?
#3. Yorum: Orkun Kutlu | 28 Mayıs 2009 - 21:29
Mete Emre,
Bulgarlar, tıpkı Macarlar gibi yabancılaÅŸarak TÜRKlüklerini unutmuÅŸlardır. Eski dönemlerde “Bulgar” diye bir Türk boyu vardır. Yalnız ne acıdır ki, bugün Bulgaristan’da Türk düşmanlığı kol gezmektedir. Bunun yanında Bulgaristan’da yaÅŸayan ve Türkiye ile bağını koparmamış TÜRKler bulunmaktadır.
TTK.
#4. Yorum: muhammet | 28 Mayıs 2009 - 23:04
Evet macarlar ve bulgarlar hıristiyanlaşarak Türklüklerini yitirmişlerdir. Biz tarih dersinde işledik bu konuları. Bence bütün milletlerde Türk kanı vardır. Düşünsenize orta asayadan bir çıkmışız tutabilene aşk olsun. Bu dil konusuna gelince. Bence bütün Türk uyruklarına uygun bir alfabe hazırlanıp onu kullanmalıyız. Ortak paramız olmalı. Çok güzel bir gelişme olur eğer ortak alfabemiz olursa.ve konuştuğumuz dilin farkıda kalmaz. Düşüncelerim çokda inşallah bir gün ama çok geç olmadan böyle işler yapılır.
#5. Yorum: Aksak Temir | 29 Mayıs 2009 - 01:38
Macarlar’ın Türklüğünü unuttuÄŸu,çok doÄŸru bir bilgi deÄŸildir.Hristiyan olmaları hiç biÅŸey ifade etmez bizim için,ama bugün hangi Macar a sorsan,Turani olduÄŸunu,Turan soyundan geldiÄŸini söyler.Aksini düşünen,yani kendini Aryalı sayan yoktur veyahut istisnadır.Ama Bulgarlar daki durum farklı,Türk soyundan gelmelerine raÄŸmen,Türklüğü kabul etmez ve Türk düşmanlığı güderler.Kendilerini Slav sayarlar,nitekim Estonlar ve Finliler(isitisnalar bu durumda da söz konusu) için de aynı durum söz konusudur.Ama Macaristan için bunu söylemek güçtür,halen Macaristan da bizim gibi Turanilik ateÅŸiyle yanan soydaÅŸlarımız çokca mevcuttur,ama gün itibariyle,onlarda da bizdeki gibi,maalesef eski gücünde deÄŸildir,Turancı bilinç ve ideoloji..
#6. Yorum: BENOVSE | 29 Mayıs 2009 - 10:13
Slm bende Azerıyım ve bu yazınız ıcın cok tesekkur ederım sıze.
#7. Yorum: Şahin Durmuş | 29 Mayıs 2009 - 19:55
Gök andam, Yavuz andam eline, yüreÄŸine saÄŸlık. Türklüğün temellerine ne kadar dinamit koyarlarsa koysunlar küllerimizden doÄŸup Turan’a varacağız bir gün. Birlikte var olan inancımız, Tanrı’nın buyruÄŸuyla güçlenecek ve ilk kıvılcımlar koÅŸuÅŸturma içine girecektir. Tanrı Türk’ü Korusun.
#8. Yorum: Turan | 09 Haziran 2009 - 20:00
Bulgarlar (Bolgar, Balkar) doÄŸrudan Türk boyu olduÄŸu halde yöneticilerinin hristiyanlığa geçerek adını Boris’e çevirmesi, diÄŸer Türk topluluklarından uzakta kalması nedeniyle o sıralar yandaÅŸ toplamaya çalışan rusların baskısıyla slavlaÅŸtırılmışlardır. Fakat Macarlar karma bir etnik kökene sahip olmalarına (Onogurlar, Ugorlar, Hunlar ve Kavar Hazarları), dil yapılarına Ural-Altay Dil Ailesinin Ural koluna (Türkçe Altay) baÄŸlı olmasına raÄŸmen Türklere büyük ilgi göstererek Turan’ı kurmayı hedeflerler. Hatta kimileri Turancılık Ülküsü’nün Macaristanda ateÅŸlendiÄŸini söyler.
YouTube’da ertgazi’ye ulaşırsanız sizleri onlarla tanıştırabilir.
#9. Yorum: Aksak Temir | 10 Haziran 2009 - 00:55
Turancılık ateÅŸinin son çaÄŸda ateÅŸlendiÄŸi yerin Macaristan olduÄŸu bilgisi doÄŸrudur.Ama son çaÄŸ diyorum,çünkü;Turancılık ülküsü ve hasreti Türk ismi kadar kadimdir.Ya da bir baÅŸka deÄŸiÅŸle,Timur’dan sonra Turancılığın anılmaya baÅŸlandığı(ciddi manada) Macaristan dır.Åžunu da bilmeli bahsi olunan ÅŸey Turancılık fikri,Türkçülük deÄŸil.Yoksa Türkçülük fikrini,KaramanoÄŸlu Mehmet BeÄŸ’den tutun da Fuzuli’de ve Sultan Genç Osman’da görmek pek bir mümkündür..Ama tarihi bilmeyen insanları kandırmak adına,bazı dinci-ümmetçi kesimler Türkçülüğün ve Turancılığın dış kaynaklı fitne(!) akımı olduÄŸunu anlatmaya çalışırlar.Kanıtları da Finli ve Macar Türkologların 19. yy daki çalışmaları ve Macaristan daki organizasyonlardır.Gerekçe de onların hristiyan olması…Komik deÄŸil mi?Türk milliyetçilÄŸinin Fransız ihtilalinden doÄŸduÄŸunu savunurlar,sebepsiz yere..Yani onlara göre,Osmanlılık siyaseti son bulmasaydı kerdeÅŸlik(!) huzur(!) ortamı devam edecekti. Halbuki,Fransız İhtilali nden etkilenen,hain unsurların ihanetleri,Türk milliyetçiliÄŸini ateÅŸleyen temel öğedir.Bu kronolojik sırada böyledir,tarihi okuyabilene tabii…
#10. Yorum: Turan | 10 Haziran 2009 - 21:22
Haddim olmayarak sizleri onuyorum sayın Aksak Temür Beğ,
Eklemek istediÄŸim bir kaç ÅŸey var. Türkçülük Turancılık ile bir bütündür. Ne Türkçülük olmadan Turancılık, ne de Turancılık olmadan Türkçülük olur. Turan’nın geçmiÅŸimizde bir kaç kerre kurulduÄŸunu bilmeyenimiz yoktur herhalde: Hun Büyük Devleti, Temür Büyük Devleti,… KastettiÄŸimiz son dönem Turancılığıdır.
Ümmetçi keferelerin dediÄŸi Fransız İhtilal’i etkilerine belki de en büyük düşman bizizdir. Çünkü ihtilalden etkilenen Yûnan, Sırp gibi milletler isyan çıkararak kendi baÅŸlarına devlet kurmuÅŸlardır. Hala vatan bütünlüğümüzü tehdite cür’et etmeye çalışan itler mevcut. Biz tüm bu ayrılıkçılığa karşı iken nasıl ayrılık çıkaralım. Turan ülkümüz ayrılmayı reddeder, bütünleÅŸtirir. Yoksa acun hakimiyeti olmaz.
Vatan ne Türkiye’dir Türklere, ne Türkistan;
Vatan büyük ve müebbet bir ülkedir: Turan.
Ziya Gökalp
#11. Yorum: Aksak Temir | 11 Haziran 2009 - 23:10
EstaÄŸfurullah sayın ‘Turan’..Birbirimizi tasvip etmek,onamak,birbirimize yeni ÅŸeyler öğretmek,anlatmak hepimizin haddinedir.Lafı dahi olmaz,yine de nezaketiniz için teÅŸekkürler..Hoşçakalınız,esenlikler dilerim..
#12. Yorum: Qarabağsız Qarabağlı | 22 Haziran 2009 - 08:40
Tentimeyin, telesmeyin, çaşmayın,
Yerli-yersiz heddinizi aşmayın,
Qazan gelib qaynamadan daşmayın-
Sirdaşımız sebir, dözüm olacaq,
Ezel-axır dünya bizim olacaq!
Yol Tebrizin, zaman Erkin dünyası,
Yol Tanrını, haqqı derkin dünyası,
Ezel-axır dünya Türkün dünyası-
Sirdaşımız sebir, dözüm olacaq,
Ezel-axır dünya bizim olacaq!
Düşmen meni düz düşünmez, çaş anlar,
Haqq sözümü qaya duyar, daş anlar,
Qayıdacaq Çin seddini aşanlar-
Müjdeçiler düzüm-düzüm olacaq,
Ezel-axır dünya bizim olacaq!
Åžehid verin, nefes verin, qan verin,
Cansızlara canınızdan can verin,
Gemi kimi sahillere yan verin-
Müjdeçiler düzüm-düzüm olacaq,
Ezel-axır dünya bizim olacaq!
Yeni dünya yeni nizam qurandı,
İlk andımız, son andımız Turandı,
Nişan veren peyğemberdi, Qurandı-
Ne yozulsa xeyre yozum olacaq,
Ezel-axır dünya bizim olacaq!
Birleşecek neçe-neçe bölgeler,
Çekilecek qaranlıqlar, kölgeler,
Dirilecek OÄŸuz Xanlar, Bilgeler-
Türke secde, Türke tezim olacaq,
Ezel-axır dünya bizim olacaq!
ZELİMXAN YAQUB
#13. Yorum: remzi | 11 Nisan 2010 - 10:43
Lütfen selçuklu devletinde kutlanan bayramlar ve selçuklu devletinin gelenek ve göreneklerini koyabilirmisiniz!