Bilgisayar Terimleri – 12

Terimleri
(12)

CONFERECING (KONFERANS): Web üzerinde, iki ya da daha fazla bilgisayar aracılığıyla, yüzyüze, görsel ve sesli iletişimdir. Günümüzde hatların elverişsiz olması nedeniyle eş-zamanlı bir görüşme sağlamak olanaksızdır. Web’ler bu tip iletişimi sağlamak açısından BBS’lerden daha elverişlidir. http//webnotes.ostech.com adresinde bu konu hakkında bir demo bulabilirsiniz.

 


Configuration (konfigürasyon): Hardware için, sistemi oluşturan bir grup araç. (device) software için toplam software grubunun arasında kurulan ilişki.

 


Configuration: Bir bilgisayar sisteminin dizaynı cihazların birbirine uyumunu sağlayan arajman işlemi.

 


Congestion: TıkanıklıkVeri iletişim ağının kapasitesinden fazla yüklenmesi sonucu oluşan durum.Connection (Bağlantı)Bir noktadan diğer bir noktaya adanmış veya anahtarlanmış iletişim yolu.

 


Continue: CD player’de seçilmemiş bölümlerin çalınmasına devam edilmesini sağlayan özellik.

 


Contrast (Kontras): Bir görüntünün beyaz bölgelerinin siyah bölgelere oranının farkı.

 


Contrast Ratio (Kontras Oranı): Bir görüntünün mümkün olan en parlak bölgesinin, mümkün olan en karanlık bölgesine olan parlaklık oranı.

 


Contrast: Bir görüntünün beyaz bölgelerinin siyah bölgelere oranla ne denli parlak olduğu

 


Control unit: Bilgisayarda işlemleri organize ve kontrol eden bölüm.

 


Controller: Bir işlem veya makinenin işlemini kontrol eden aygıt.

 


Coprocessor: Mikroişlemci ile birlikte çalıştırılan ve mikro işlemcinin özel bazı hesaplamalarını daha hızlı yapabilmesini sağlayan mikroişlemci cihazı.

 


CorelIDRAW 7.0: Eski yavaşlığını yenerek karşımıza çıkan Coreldraw 7.0, vektör grafiğe dayalı, metin işleme olanakları ve 22.000 ClipArt, 825 tane font ve 100 tane High-Resolution olanakları ile beğeni kazanan bir program.

 


Counter: Sayaç. Mekanik ya da elektronik olarak çalışır. Kafa önünden geçen band uzunluğunu inç cinsinden verir.

 


CPU: Central Processing Unit. Merkezi İşlem Birimi. Bilgisayarın işlemlerinin yapıldığı ve transistörlerin bulunduğu küçük çip.

 


Cracker: Sistem kırıcıSistem kırıcı yetkisi olmayan bilgisayar sistemlerine girmeye çalışan kişilere verilen isimdir. Bu kişiler bilgisayar hastalarının (hackers) tersine kötü niyetlidir ve kırdıkları sistemlerden bir çok menfaat elde ederler. bilgisayar hastası (hacker), Truva atı (Trojan Horse), virüs (virus), solucan (worm). vb.

 


Cracker: Sisteme giriş yetkisi olmayan sistem kırıcı kişilere verilen isim. Hacker’ların tersine kötü niyetli kişiler olup, menfaat elde etme amacı güderler.

 


Crawis: Ekranda gözüken credit’lerin veya diğer grafik malzeimelerinin haraketleri

 


Cursor (imleç): Bilgisayar ekranında göz kırpan çizgi veya kutu. Bir sonraki data girişinin nereye yapılacağını gösteren işaret.

 


Cut: Bir yapım içinde bir sekans ile diğer bir sekans arasında ani bir geçiş aynı zamanda bir video edit’i için de kullanılır (kesme).

 


CWIS: Campus Wide Information system

 


Cyan: Camgöbeği rengi.

 


Cyberspace (Siberuzay): Ünlü bilim kurgu yazarı William Gibson tarafından Neuromancer isimli romanında kullanılan terimdir. Bilgisayarlardan oluşan ve toplumun bu bilgisayarların etrafında oluştuğu bir dünyayı ifade etmektedir. İlk kez ünlü bilim kurgu yazarı William Gibson’un “Neuromancer” adlı romanında kullandığı, bilgisayar destekli iletişimin, insan beyni ve bilgisayar ağı ile tanımladığı bölge.

 


E-mail (E-posta) : Elektronik mektup. üzerinde kişisel mektupların bir noktadan bir diğerine yollanması için kullanılan yöntem.

 


E-MAIL: Internet’e bağlı makineler birbirlerine elektronik-posta atmak suretiyle haberleşebilirler. Elektronik-postalar’a tarih, saat, gönderen kişi, postayı alması gereken kişi ve postanın konusu mutlaka yazılmalı, sade ve anlaşılır bir dil kullanılmalıdır.

 


E-posta adresi: Belirli bir hedefe elektronik posta göndermek için kullanılan alan adı tabanlı adres ya da UUCP adresi. Örneğin: İlhami net. com.com gibi.ünlemli makine adresi (bang path), Unix’ten Unix’e Kopya (UNIX-to-UNIX CoPy).

 


E-zine (Electronic magazine): Internet üzerinde periyodik sürelerle yayınlanan dergiler. Bazıları ücretli olup değişik ilgi alanlarında çıkar.

 


EARN: Avrupa Akademi ve Araştırma Kurumları Arası Bilgisayar Ağı (European Academic and Research Network)

 


Echo: Yankı

 


EDTV: İngiltere’de IBM (Independent Broadcasting Auttorih) tarafından geliştirilen televizyon sistemi, Ekranın yükseklik ve en oranı HDTV ile aynıdır (16.9). Ancak satır sayısı yine 625’tir.

 


EEPROM: Elektriksel olarak sürekli silinip, yazılabilen EPROM denilebilir. Silme işlemi ultraviole ışık yerine, elektrik akımıyla yapılmaktadır.

 


EFF: Electronic Frontier Foundation

 


EFFECT PROCESSOR: Stüdyoda eko, derinlik ve değişik dinleme hacimlerinin etkilerini yaratan sistemler.

 


EHT: Ekstra (fazladan) yüksek gerilim.

 


ELA: Amerika Birleşik Devletlerinde öngörülen audio ve video standartlarının tespit eden kuruluş.

 


Elapsed time: CD’de çalınan bölümlerin süresine gösteren hane.

 


Electronic Editing: Program bölümlerini video bandına fiziki anlamda kesilmeden yerleştirmek ya da monte etmek.

 


EFF: Bilgisayar kullanımının, dolayısıyla iletişim ve bilgi dağılımının gitgide artamasının toplumda yarattığı sosyal ve hukuksal etkileri saptamak için oluşturulmuş bir kurum.

 


Electronic Mail (email): Elektronik Posta (e-posta)Bir bilgisayar kullanıcısının aralarındaki iletişim ağı vasıtasıyla diğer bilgisayar kullanıcıları ya da kullanıcı grupları ile mesaj alışverişi yapıtığı sistem. Elektronik posta Internet’in en popüler kullanım alanlarından birini oluşturmaktadır.

 


Electronic: Elektronik: Elektronun hareketini boşlukta ve yarı iletkende kontrol eden bilim dalı.

 


ELEKTRONİK YAYINCILIK: Multimedyanın ana kullanım alanlarından biridir. İletişim teknolojisinin ulaştığı son nokta multimedya ve Internet’dir. Bu nedenle medya kavramını oluşturan tüm birimlerin (Televizyon, ansiklopedi, katalog, kitap, dergi, gazete vs.) yüksek teknolojiyi kullanarak daha iyi hizmet vermek ve bu yolla rakiplerini de teşvik etmek ve bir yerde toplumsal sorumlulukları altına girmektedir. Günümüzde ekonomik olanaksızlıklar nedeniyle multimedya, medyanın tüm işlevlerini yerine getirememektedir. Bu ekonomik olanaksızlıklar sebebiyle multimedya henüz alternatif bir yayıncılık olarak uygulanmaktadır.

 

CD-ROM kullanabilme imkanı olmayan kesim gözönünde bulundurularak, genellikle yazılı metaryalin ekinde gönderilmektedir.Avantajları:Birden fazla ansiklopedi bir CD-ROM içinde yer alabilir. CD-ROM içindeki bilgiler ve sesler, fotoğraflar ve filmlerle desteklenebilir. CD-ROM baskı maliyeti kağıt baskı maliyetinden çok daha düşük olduğu gibi, iyi korunduğu takdirde 100 yıl kullanılması mümkündür. On ciltlik bir ansiklopedi yerine 100gr.’lık bir CD-ROM’un dağıtımı çok daha kolay ve ekonomiktir. CD-ROM’un güncelleştirilmesi daha basit ve az maliyetlidir. Etkileşim faktörü son kullanıcıya büyük zaman ve kullanım kolaylığı kazandırır. Emisyon: Katı, sıvı yüzeyden ya da genellikle bir metalden elektronların elektromanyetik radyasyon yoluyla veya elektronların ısı yoluyla açığa çıkarılması.



 


Encoder: Kodlayıcı.

 


Enhance: Temel bir imgeyi, daha iyi dizayn standartlarına ve görüntüsel anlatma ulaştırma için yapılan işlemler.

 


Entegre devre: Bir çok devrenin veya devre kısımlarının bir muhafaza içinde bir araya getirilmesi (toplayıcı).

 


EP: Video veya kamerada hızın düşürülerek bant kapasitesinin iki misline çıkarılması

 


EPS: (Encapsulated PostScript) Sınırlandırılmış PostScript diyebiliriz. Bir dökümanın PostScript dilinde kaydedilmesi.

 


EQUALIZATION: Ton kontrol (Bas-orta-Tiz) seslerin işlenmesi, düzeylendirilmesi ve bu prensiplere verilen isim.

 


Equalize: Videoda görüntü sinyallerinin karakteristiklerini kontrollü bir şekilde değiştirmek.

 


Erase: Magnetik bir bilgiyi yenilemek veya silmek.

 


Error mesajı: Hardware veya software uygulamalarında uygun olmayan bir data girişinin yapıldığını belirten görülebilir veya duyulabilir uyarı.

 


Ethernet: Başlangıçta Xerox tarafından geliştirilen, daha sonra Digital, ve Xerox (DIX) tarafından düzenlenen 10/s iletişim ağı standardı. Eşmerkezli (coaxial) bir kabloya bağlanan tüm sistemler kabloyu kullanmak için (CSMA/CD denilen bir yönteme göre mücadele ederler. Yerel Alan (Local Area Network).

 


EXCITE: Adres: http://www.excite.com/Gerçekten ne istediğinizi bulamıyorsanız, Excite’ın gelişmiş yardımcı teknolojisi sayesinde ne istediğinizi bulabilirsiniz.Her hafta yenilenen 11.5 milyon tam text sayfası, Konularında oldukça bilgili olan yazarlar ve makaleleri, Use Net haber grupları, saatlik haberler, yorumlar ve INTERNET üzerindeki ilk interaktif çizgi film gösterisi.

 


Extension: Dosya adından sonra yazılan üç karaktere kadar ek. Extension, dosya adının belirleyicisi veya ayırıcısı olarak görev yapar. Dosya adından (.) ile ayrılır. .DOS, .AVI, .WRI, .BAS vb.

 


Exterpolation: Bilinen iki noktanın dışındaki bilinmeyen üçüncü noktanın bulunmasına dayalı matematiksel işlem türü. Tersi, İnterpolasyon’dur.

 


IBM Lexmark 2381 Plus: Yüksek hızı, Win Word ve grafik uygulamalarındaki kaliteli baskı özelliği, yine dört yerleşik fontu, barkot basabilme özelliği ile 94 yılının dikkat çeken ürünleri arasına girmiştir.

 


IBM ThinkPad 755C: Güçlü Intel DX4 ve DX2 işlemcileri ile çifte taramalı renkli ekranlar kullanılıyor. CD Rom sürücüsü, ses kartı ve iki speaker sayesinde Multimedya olanaklarından rahatlıkla faydalanma imkanını sağlıyor.

 


Icon: Kullanıcını istediği fonksiyonu yerine getirebilmesi için seçtiği yazılım; işlemlerini sembolik imgeleri.

 


IFF: Standard dosyalama formatları.

 


İletim Kontrol Protokolü: Gönderilen paketlerin hedefe eksiksiz varmasını sağlayan bir protokol.

 


IMAGEMAP: Imagemap birçok bağlantı barındıran bir grafiktir. Bu grafik değişik yerlerine basıldığında sizi farklı URL adreslerine veya bağlantılarına götürecek biçimde bölümlerine ayrılmıştır. Böyle bir tekniği gerçekleştirmek için öncelikle ilgili GIF dosyasını yaratmalı sonra da “harita dosyasını” yaratmak için http://www.boutell.com. mapedit/ adresinden bulabileceğiniz MapEdit gibi bir program kullanmalısınız. bu tip programlar CGI dilini kullanarak görüntünün içine değişik bağlantılar yerleştirir.

 


IN-Band Signaling: Bant içi işaret gönderme.Normal olarak ses iletimi için kullanılan bir taşıyıcı kanal içinde bulunan bir frekans veya frekanslarda işaretleşme bilgilerinin iletilmesi.

 


İn-Point: Edit’in başladığı yer. Ayrıca start ponit deyimi de kullanılır.

 


Input Form: Bir iş yönetimi grafiği programında kullanıcının programa data vermek ve bir tablo ortaya çıkarmak amacıyla cevaplandırması gereken sorunlar gurubu.

 


Input/Output: Bilgisayarlar ile haberleşme yapan cihazlar için kullanılan genel terim. Bu terim için I/O kısaltması kullanılır.

 


Input: Merkezi bir işlem ünitesine veya ünitesinde bilgi transferi için gerekli işlemler.

 


Insert Editing: Audio veya videounun önceden kaydedilmiş malzemeye sanki beraber alınmış gibi geçirildiği video edit tekniği. Hem kaynak hemde master video bandında control track’i veya zaman kodu gerektirir.

 


Instruction: Bilgisayara bir sonraki işlemde ne yapacağını söyleyen program adımıdır. Instruction, sık sık command (komut) ile karıştırılır.

 


Integer: Tam büyüklük. Bölüntüsü olmayan, doğal sayıların tamamı. Örnek olarak 60 bir integer (tamsayı)’dır. 60,5 ise değildir.

 


Interactive: Etkileşimli televizyon ekranda resim izlenirken bir köşede kayıt tarihi band uzunluğu program süresi vs. gibi bilglerin yeralması. (Seyircinin Aktif olarak Televizyona müdahale edebilmesi).

 


Interface (ara birim): Bilgisayarın bir bölümünden başka bir bilgisayara veya harici bir cihaza (printer, monitör veya modem gibi) bilgi iletişiminin kanalize edildiği yer. (ara birim)

 


Interlaca: Titreşimleri azaltmalk için her ‘frame’in iki komple şebeke gurubuna bölündüğü, bir tarama metodu…Veya elektron ışığının her geçişinde ekranın sadece yarısının tazelendiği bir monitör tipi.

 


Interlaced Fields: Görüntü ekranındaki kamaşmayı en aza indirmek için testler scan gösterim sitemlerinde bulunan bir teknik.

 


INTERLACED GIF’LER: Normal bir GIF resmi HTML sayfası yüklenirken yukarıdan aşağıya doğru yüklenir. Eğer GIF veya JPEG formatındaki resminiz “Interlaced” özelliğine sahipse. HTML sayfanız yüklenirken kademe kademe, çözünürlüğü gittikçe artarak görülecektir. Böyle GIF dosyaları kullanıcıya, dosya daha hızlı yükleniyormuş hissi verir. (Aslında daha hızlı yüklenmez, sadece bir göz yanılmasına neden olurlar.) GIF’lerinizi bu formatta kaydetmeniz aynı zamanda kullanıcıya nasıl bir resmin yükleneceğini önceden bilme şansı verir.

 


Interlock: Bir cihazın yalnız önceden belirlenmiş şartlarda çalışabilmesine imkan veren güvenlik tertibatı.

 


Internet address: Internet adresiInternet üzerindeki bir düğümü ifade eden adres. ağ (internet), Internet, IP adresi (IP address).

 


Internet Aktarmalı Sohbet: Kişilerin gerçek zamanda birbiriyle konuşmalarını sağlayan dünya çapında “parti hattı” protokolü. Dünya üzerindeki IRC hizmet birimleri (IRC Servers) kendi aralarında bir ağ oluştururlar, ve IRC kullanıcı programlarının (client) bağlantı taleplerini kabul ederler.

 


INTERNET nedir ?: Internet, dünya üzerindeki bilgisayar ağlarının birbirleri ile bağlanması sonucu ortaya çıkmış olan,herhangi bir sınırlaması ve yöneticisi olmayan “International” bir bilgisayar ve bilgi iletişim ağıdır. Günümüzde Internet üzerinde yaklaşık olarak 5.000.000 Bilgisayar (‘host’yani ana sistem olarak) fakat kişisel olarak 100 miliyonu geçmektedir. Bu kadar büyük bir ağın başlangıcı nasıl ortaya çıktı diye düşünecek olursak, ilk olarak Amerikan ordusunun birimleri arasında iletişimi sağlamak için düşünülmüş olan ARPANET gösteriliyor.Günümüz internetine göre daha yavaş ve basit bir altyapıya sahip olan Arpanet 1969’da ilk kurulduğunda işlerin bu kadar büyüyeceği kimsenin aklına gelmemişti.

 

Ancak Ordunun bilgisayar merkezleri arasındaki iletişimi bu kadar kolaylaştıran sistem bir sistemin uzun zaman sadece orduya bağlı çalışmayacağı anlaşılıp ihtiyaç duyulunca çok kısa sürede bu sistemin alt yapısını genişletilerek Hükümet ve Eğitim kurumları da bilgi paylaşımı için bu ağ sistemini kullanmaya başladılar. Üzerindeki bilgi yoğunluğa veya yüke uzun süre dayanamayan Arpanet, bir süre sonra ikiye bölünmek zorunda kaldı. Bir bölümü ordu adına MİLNET işlendi diğer bölümü de Arpanet olarak bir süre devam etti. Sonra büyük firmalar ve şirketle, belli bir katkı payıları ile Arpanet’e üye olarak altyapısını geliştirerek ve şirketler çoğalarak Amerika’yı bir baştan bir başa Ağ sistemi ile donatmaya başladılar.

 

Ve hemen hemen Amerika’nın her kesimine girmeye başlandı. Tam bu sırada İletişim Protokolllerinde bir devrim olayı yaşandı. Ve ARPANET üzerinden TCP/IP protokolüne geçiş başlandı. Bu protokol Hem çok daha esnek bir protokol hem de bilgi paylaşımında değişik metodların bir arada kullanmasına imkan tanıyordu.UNIX Sisteminin ağlar üzerinde popülerliğinin artması ile Arpanet’in Abone sayısı bir anda beklenmeyen ilgiç sayılara ulaştı. Ve doğal olarakta, ikinci Arpanet de belli bir süre sonra şişmeye ve üzerinden yapılan bağlantıların yükünü taşımamaya başladı. Amerikalıların TÜBİTAK’ı NSF bu şişmeye (doluluğa) karşı önlem alarak daha geniş bant kapasiteli bir global ağ sistemi olan NSFNET’i geliştirdi.

 

Arpanet’e yapılan bağlantılar kısa sürede NSFNET üzerinden transfer edilmeye başlandı ve Arpanet bitmiş oldu. Böylece büyük Bilgisayar Firmaları kendi global ağlarını kurmaya başlayarak daha geniş bantlara sahip oldular. Kulanıcı, server ve biribirine bağlı ağ sayısı bir anda katlanan rakamlarla büyümeye başladı. Bir ara sadece E- MAİL (Elekronik- POSTA) iletişimi FTP dosya Transferi kullanılan İnternet üzerinde uygulamalar bir anda değişik alanlara kaymaya başladı. TCP/IP protokolünün esnek olması, ortaya internet üzerinde bilgi paylaşımında bir devrim olan WWW (World Wide Web) oluşumunu çıkardı. Ve Internet bir anda Bilgisayar Gruplarından’evdeki vatandaşın kullanabileceği bir sistem olma yoluna girdi.

 

Basitlik anlaşılabilirlik ve kullanım kolaylığı Internet’i popülerliğini artırdıkça arttırdı ve böylece 2000’li yıllara doğru kendini hazırlamış oldu. Artık İNTERNET’e “Bilgi Otobanı” da diyoruz.Günümüzde bilgi paylaşımın en kolay, en pratik ve en hızlı yolu da İNTERNET’ten geçmektedir. İnternet üç bölümden oluşuyor. Internet Kullanıcıları, İnternet üzerinde kullanıma hazır olan sayısal bilgi ve İnternet’i oluşturan Server, ağlar, Bilgisayarlar vb. gibi altyapılar diyebiliriz. Kısaca dünyanın en ücra köşesinde ulaşmak istediğimiz bir bilgiye en kısa sürede ve en kısa yol’dan İNTERNET Sistemiyle ulaşabiliyoruz.

Not: İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…

|» “Bilgisayar Terimleri” Sayfasına Dön! « |

Sınavlara Hazırlık Arama Robotu
YGS & LYS TEOG KPSS TUS KPDS Ehliyet Sınavı PMYO JANA

Seçim esnek olup ilgili alanları seçiniz, Örneğin ehliyet sınavı için branş olarak matematik seçmeyiniz :)