Öyküler - Hikayeler

Öyküler – Hikayeler

Öyküler – Hikayeler

…Öyküler… Başını Vermeyen Şehit Pembe İncili Kaftan Bahar ve Kelebekler Primo Türk Çocuğu İlk Cinayet Diyet Kaşağı Kütük Forsa Kesik Bıyık Ant Yalnız Efe Keramet Perili Köşk Bu bölüme yeni öyküler de eklenecektir… Not: İçerik, internetten alınarak derlenmiştir.

Diyet – (Ömer Seyfettin)

Diyet – (Ömer Seyfettin)

Diyet (Ömer Seyfettin) Dar kapısından başka aydınlık girecek hiçbir yeri olmayan dükkânında tek başına, gece gündüz kıvılcımlar saçarak çalışan Koca Ali, tıpkı kafese konmuş terbiyeli bir arslanı andırıyordu. Uzun boylu, iri pençeli, kalın pazılı, geniş omuzlu bir pehlivandı. On yıldır bu karanlık in içinde ham demirden dövdüğü kılıç ve namluları tüm Anadolu’da, tüm Rumeli’de sınır […]

Kaşağı – (Ömer Seyfettin)

Kaşağı – (Ömer Seyfettin)

Kaşağı (Ömer Seyfettin) AHIRIN avlusunda oynarken aşağıda, gümüş söğütler altında görünmeyen derenin hüzünlü şırıltısını işitirdik. Evimiz iç çitin büyük kestane ağaçları arkasında kaybolmuş gibiydi. Annem, İstanbul’a gittiği için benden bir yaş küçük olan kardeşim Hasan’la artık Dadaruh’un yanından hiç ayrılmıyorduk. Bu, babamın seyisi, yaşlı bir adamdı. Sabahleyin erkenden ahıra koşuyorduk. En sevdiğimiz şey atlardı. Dadaruh’la […]

Kütük – (Ömer Seyfettin)

Kütük – (Ömer Seyfettin)

Kütük (Ömer Seyfettin) Alacakaranlık içinde sivri, siyah bir kayanın belli belirsiz hayali gibi yükselen Şalgo Burcu uyanıktı. Vakit vakit inlettiği trampete, boru seslerini akşamın hafif rüzgârı derin bir uğultu halinde her tarafa yayıyor… Kederli bağırışmalarıyla ölümü hatırlatan küfürbaz karga sürüleri, bulutlu havanın donuk hüznünü daha beter artırıyordu. Mor dağlar gittikçe koyulaşıyor, gittikçe kararıyordu. Yamaçlardaki dağınık […]

Başını Vermeyen Şehit – (Ömer Seyfettin)

Başını Vermeyen Şehit – (Ömer Seyfettin)

Başını Vermeyen Şehit (Ömer Seyfettin) Yarın arifeydi. Öbür günkü bayram için hazırlanan beyaz kurbanlar, küçük Grigal palankasının etrafında otluyorlardı. Karşıda… Yarım mil ötede Toygun Paşa’nın son kuşatmasındân çılgın kışın hiddeti sayesinde kurtu lan Zigetvar Kalesi, sönmüş bir yanardağ gibi, simsiyah duruyordu. Hava bozuktu. Ufku, küflü demir renginde, ağır bulut yığınları eziyor, sürü sürü geçen kargalar […]

Bir Kayışın Tesiri – (Ömer Seyfettin)

Bir Kayışın Tesiri – (Ömer Seyfettin)

Bir Kayışın Tesiri (Ömer Seyfettin) Bir zabit arkadaşımla oturuyorduk. Yanımızdaki masada iri, palabıyıklı, kocaman kalpaklı bir babayiğit, çetin bir Çerkes şivesiyle karsısında sıralanmış irili ufaklı kalpaklılara birşeyler anlatıyordu. Daha Kafkasya’dan yeni gelmiş sanılacaktı. – Demek yollar açıldı, dedim. Arkadaşım, – Hangi yollar? diye yüzüme baktı. – Hangi yollar olacak, Karadeniz yolu. – Nereden bildin? – […]

Pembe İncili Kaftan – (Ömer Seyfettin)

Pembe İncili Kaftan – (Ömer Seyfettin)

Pembe İncili Kaftan (Ömer Seyfettin) Büyük kubbeli serin divan, bugün daha sakin, daha gölgeliydi. Pencerelerinden süzülen mavi, mor, sincap rengi bahar aydınlığı, çinilerinin yeşil derinliklerinde birikiyor, koyulaşıyordu. Yüksek ipek şiltelere diz çökmüş yorgun vezirler, önlerindeki halının renkli nakışlarına bakıyorlar, uzun beyaz sakalını zayıf eliyle tutan yaşlı sadrazamın sönük gözleri, çok uzak, çok karanlık şeyler düşünüyor […]

Forsa – (Ömer Seyfettin)

Forsa – (Ömer Seyfettin)

Forsa (Ömer Seyfettin) Akdeniz’in, kahramanlık yuvası sonsuz ufuklarına bakan küçük tepe, minimini bir çiçek ormanı gibiydi. İnce uzun dallı badem ağaçlarının alaca gölgeleri sahile inen keçiyoluna düşüyor, ilkbaharın tatlı rüzgârıyla sarhoş olan martılar, çılgın bağrışlarıyla havayı çınlatıyordu. Badem bahçesinin yanı geniş bir bağdı. Beyaz taşlardan yapılmış kısa bir duvarın ötesindeki harabe vadiye kadar iniyordu. Bağın […]

Ant – (Ömer Seyfettin)

Ant – (Ömer Seyfettin)

Ant (Ömer Seyfettin) Ben Gönen’de doğdum. Yirmi yıldır görmediğim bu kasaba, düşümde artık bir serap gibiydi. Birçok yeri unutulan, eski, uzak bir rüya gibi oldu. O zaman genç bir yüzbaşı olan babamla her zaman önünden geçtiğimiz Çarşı Camii’ni, karşısındaki küçük, harap şadırvanı, içinde binlerce kereste tomruğu yüzen nehirciği, bazen yıkanmaya gittiğimiz sıcak sulu hamamın derin […]

Yalnız Efe – (Ömer Seyfettin)

Yalnız Efe – (Ömer Seyfettin)

Yalnız Efe (Ömer Seyfettin) Sabahtan beri yürüyorduk. Düşe kalka geçtiğimiz sarp keçi yolları bazen sel yarıkları içinde kayboluyor, bazen sık fundalıklardan ayrılarak, dibinde sivri sivri çam tepeleri görünen karanlık çukurlara sapıyordu. Ayı avına gidiyorduk. Kılavuzun Kum dere köyünün en namlı nişancılarındandı. Beraber tırmanacağımız yüksek ormanlı dağların daha çok uzağındaydık. Vakit vakit ince bir yağmur serpeliyordu. […]

Keramet – (Ömer Seyfettin)

Keramet – (Ömer Seyfettin)

Keramet (Ömer Seyfettin) Yangın yarım saatten beri devam ediyordu. Fakat mahallenin ahalisi iki ev sonra söneceğine inanıyorlardı. Çünkü bir değerli kişinin türbesi vardı. Mümkün değil, o tutuşmazdı! Şiddetli bir kıble rüzgarı esiyor, alevleri, kıvılcımları saçan tahta parçalarını, türbenin üzerine altındaki evlerin çatılarına fırlatıyordu. İtfaiye bölüğü, tulumbalar son gayretlerini sarf ediyorlardı. Polisler etrafı ablukaya almışlar, kaçırılan […]

Bahar ve Kelebekler – (Ömer Seyfettin)

Bahar ve Kelebekler – (Ömer Seyfettin)

Bahar ve Kelebekler (Ömer Seyfettin) Küçük salonun fes renginde kalın, ağır perdeli penceresinden dışarı muhteşem, parlak bir suluboya levhası gibi görünüyordu. Saf mavi bir sema… Çiçekli ağaçlar… Uyur gibi sessiz duran deniz… Karşı sahilde mor, fark olunmaz sisler altında dağlar, korular, beyaz yalılar… Bütün bunların üzerinde bir esatir rüyasının havai hakikati gibi uçan martı sürüleri! […]

Perili Köşk – (Ömer Seyfettin)

Perili Köşk – (Ömer Seyfettin)

Perili Köşk (Ömer Seyfettin) Sermet Bey döndü, arkasındaki bekçiye, – İşte bir boş köşk daha! Dedi. Küçük bir çam ormanının önünde beyaz, şık bir bina, mermerdenmiş gibi göz kamaştıracak derecede parlıyordu. Tarhlarını yabani otlar bürümüş. Bahçesinin demir kapısında büyük bir “Kiralıktır” levhası asılıydı. Bekçi başını salladı: – Geç efendim, geç!… Orası size gelmez. – Niçin […]

Primo Türk Çocuğu – (Ömer Seyfettin)

Primo Türk Çocuğu – (Ömer Seyfettin)

Primo Türk Çocuğu (Ömer Seyfettin) Serin ve karanlık eylül gecesinin yıldızsız seması altında Selanik, sanki gündüzkü heyecanlardan, gürültülerden yorulmuş gibi, baygın ve sakin uyumaktadır. Rıhtım tenhadır. Olimpos Palas’ın, Kristal’in, Splandit Palas’ın, diğer küçük gazinoların lambaları çoktan sönmüştür. Tramvay yolunu tamir için yığılmış parke taşlarının ilersinde, denize inen küçük merdivenin başında, hareketsiz bir gölge dimdik durmaktadır. […]

Sınavlara Hazırlık Arama Robotu
YGS & LYS TEOG KPSS TUS KPDS Ehliyet Sınavı PMYO JANA

Seçim esnek olup ilgili alanları seçiniz, Örneğin ehliyet sınavı için branş olarak matematik seçmeyiniz :)