Çin Seddi
Çin‘in kuzeybatısı boyunca uzanan, M.Ö. 300′lerde Çin İmparatorluğu tarafından başta Hun (Türk) akınlarını önlemek amacıyla yapılmaya başlanmış olan Çin Seddi, dünyanın en büyük çaplı savunma tasarılarından biri olarak kabul edilmektedir. Büyük çalışmalar sonucu gerçekleştirilen bu savunma tasarısı, ortaya konulduktan sonraki devasa büyüklüğü ve ilginç durumuyla bugün dünyanın yedi harikasından birisi olarak kabul ediliyor. Bu seddin, 7000 km’den daha uzun olduğu söyleniyor. Seddin her yeri yaklaşık 4-6 metre yüksekliğe ve 6-7 metre genişliğe sahip. Duvarların genişliği, at arabalarının geçebilmesine olanak sağlıyor. Ayrıca düzenli aralıklarla okçu delikleri ve siperlikler var. Her 200 metrede bir gözetleme kulesi, 9 kilometrede bir ise fener kulesi bulunuyor. Çin Seddi‘nin duvarlarının çoğu, büyük tuğlalar, toprak ve küçük taşlarla dolu çuvallardan yapılmıştır.

Yukarıdaki özet bilgilerden anlaşılacağı üzere, bu büyük yapının yapılması çok uzun zaman almıştır. Herkesin kolay kolay girişemeyeceği bu savunma tasarısı, bugün dünyada Çinlilerle özdeşleşmiş ve Çinlilerin ruhlarını yansıtır hâle gelmiştir. Çin Seddi‘nin tamamı bir seferde yapılmamıştır. Çok eski dönemlerde, dağların başına kurulan kuleler, çeşitli saldırılar nedeniyle düşman askerleri içeri girmesin diye birleştirilmişti. Daha Çinlilerin Türklerle savaşmalarından da önce, Çinliler kendi içlerinde savaşıyorlar ve bunları engellemek için çeşitli yollar arıyorlardı. İşte bu kulelerin birleştirilmesi Çinli kralların hoşuna gitmiş olacak ki, bütün kuleleri setler kurarak birbirine bağlamışlar ve çok uzun setler elde etmişlerdir. Onlar için bir “savaş / savunma yöntemi” hâline gelen bu setler, atalarımız olan Hunların saldırılarıyla daha geniş alanlara yayılmış ve böylece 10 bin km’yi geçmiştir.
Çin Seddi’nin bizim için önemli olan yanı, Çinlilerin bu duvarların büyük kısmını Türklerden -yani atalarımız olan Hunlardan- korkarak yapmış olmalarıdır. Bu, biz Türkler için bir “gurur kaynağı” iken, Çinliler için de “utanç abidesi“dir. Çünkü kahramanca savaşıp, Kürşad gibi ölmek her ulusa nasip olmamıştır. Bu durum, bütün dünyaca kabul edilen açık bir konudur. Marifet, Türk gençlerinin damarlarında taşıdığı asil kanın değerini anlayabilmek için bu Çin Seddi’nden gerekli anlamı çıkarabilmeleridir. Yüce Önder‘imizin dediği gibi: “Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.” Atalarımızı tanıyabilmek için, işte size binlerce yıl önceyi anımsatabilecek Çin Seddi fotoğrafları:










Çin Seddi, sanıldığının aksine uzaydan görülmemektedir. Herkes “uzaydan görülen tek yapı” olarak Çin Seddi’ni bilir. Fakat yapılan açıklamalar, hava alanlarının bile görülmesine rağmen, Çin Seddi’nin görülmediğini belirtmektedir. Bunun nedeni de, duvarların bulunduğu yerin ve çevrenin rengine yakın renkte olması ve bu nedenle kolayca ayırt edilememesidir.















Sayfalar: [2] 1 »
Gerçekten müthiş, inanılmaz derecede güzel. Çin’de yaşamak isterdim.
İste bız boyle ataların evlatlarıyız. Şukurler olsun kı rabbımıze bızı musluman ve Türk bır ulusta dunyaya getırdı. Herkes Türklügümüze sahıp cıksın ve yuceltsın.
Kavgadan kastınızın tartışmaya açık yazılar olduğu zaten apaçık ortada. İnsanlar görüşlerini belirtmeli ki doğrular bulunabilsin. Ayrıca bu gayet net ortadar ki Çin Seddi Çin in utancıdır. Bu şu demektir Türklerden korkuyoruz onları yenemiyoruz onları durdurmanın tek yolu önlerine bir set çekmek. Bunun ırkçılıkla bir ilgisini göremedim kaldı ki Türkler kendi içinde bulundukları durumları ne kadar zor olursa olsun mazluma yardım etmekten kaçınmamıştır. Evet benim askerimin kafasına çuval geçirildi bunun intikamı ancak bir filmle alınabildi. Bu Türk milletinin suçu değildir. Bu üzerlerine düşen görevleri düzgün yapamayan insanların suçudur…
Bu site gerçekten mükemmel. Gençlere yönelik çok güzel ama oyun falan olsa daha güzel olur.
Yukarıdaki arkadaşlar için söylüyorum hepimiz Türküz, bundan gurur duyuyoruz ve bunu her fırsatta söylemekten geri kalmıyoruz. Bu konuda hiç bir sakınca görmüyorum ama Türk’ün Türk ten başka dostu olmadığını söyleyen sizler ufacık bir sitede bile ufacık şeyler üzerinde birbirinizle kavga etmeyi başarabiliyorsunuz. Ben sizi Mevlana’nın şu sözü üzerinde düşünmeye davet ediyorum: “Ya göründüğün gibi ol yada olduğun gibi görün.”
Türklük hakkında çok şey bildiğinizi sanıyorsunuz ama aslında hiçbir şey bilmiyorsunuz. Türk ulusu ne zaman birbirini yemekten vazgeçecek o zaman kurtuluşa erecektir… Saygılarımla.
Sayfalar: [2] 1 »