"
- Bilgicik.Com - http://www.bilgicik.com -
Dil Güneşinin İnsanlık Tarihine Doğuşu

Canlılığıyla insana adeta hayat [1] veren dil, insan yaşamının her anında sır dolu yapı [2]sıyla değişmez olan özel yerini almıştır. Duygu ve düşünce [3]lerimizin hayatı [1]mıza aksi olarak nitelendirebileceğimiz dilimiz [4]; kendimizi ifade etmemizi sağlayan, toplulukları toplumlaştıran ve toplumları uluslaştıran en önemli unsurdur. Ve dil; insanlık tarihine güneş [5] gibi doğuşuyla geçmişin pek çok sırrını günümüze ve geleceğe taşımaktadır.
Geçmişe doğru kısa bir yolculuğa çıkalım ister misiniz? İmkansız gibi görünen bu tarihsel yolculuğu bize mümkün kılacak araç dilin ta kendisidir. Dil geçmişten geleceğe olan yolculuğunda nesil duraklarındaki alacaklarını bir sonraki kuşaklara aktaracak ve bu böyle sürüp gidecektir. Siz de dil ile bu tarihi yolculuğu tadacaksınız. O halde kemerlerinizi sıkı bağlayın nesilden nesile aktarımda en harika araçla tarihin derinliklerine yol alalım… Toplumlar tarih boyu birçok özelliklerini dile nakşetmişlerdir. Böylelikle bir dile bakarak o toplumun geleneklerini, yaşam biçimini, hayat felsefesini, tarihini vs birçok özelliğini öğrenebiliriz. Türkçemiz [6]i baz alacak olursak güzel dilimizi incelediğimizde atalarımızın yaşadığı o kutlu çağlara gitmek mümkündür. Bu yönden dili incelerken heyecanlandığımı söyleyebilirim.
Gelin [7] biraz da yolculuğun başlangıç noktasına, zaman [8] tünelinin başına gidelim, bizleri tarihe götüren tarihi bize getiren capcanlı yapı dil nasıl oluşmuş hep birlikte görelim…
Bizler için geçmişin karanlığını aydınlığa boğan toplumların pek çok özelliğini dünden bugüne aktaran dilin doğuşu asırlar boyu merak konusu olmuştur. Dilin doğuşu üzerine pek çok teorem ortaya atılmışsa da kanıtlanabilirlik açısından bakıldığında ortaya konulan görüşlerin varsayımlardan ileri gidememesi, bizleri; dilin doğuşunun sadece fikirlerle açıklanabileceği sonucuna götürür. İnsanlık tarihinin en eski çağlarının aydınlatılması dilin doğuşunu da ortaya çıkaracaktır. Dil kuşkusuz insanoğlunun belli ihtiyaçları sonucu meydana gelmiş ve insana pek çok yönden fayda sağlamıştır. Dilin doğuşu üzerine yapılan araştırma ve çalışmalar Eski Hint, Eski Yunan [9]‘a kadar kökleri uzanan bir koca ağaçtır. Bu koca ağacın her bir meyvesi çeşitli fikirlerdir ki dilin doğuşunu açıklamaya çalışır. Tarih [10]te dil konusuna eğilim din ile başlar. Din olgusu içerisinde Tanrı [11]ya yakarış, şükür ve istek olan duaların en güzel şekilde ve hatasız söylenebilmesi için dile özen gösterilmeye başlanmıştır. Dil bilgisi [12] kurallarının temeli kutsal kitapların nesilden nesile aktarımındaki çabanın ürünü olduğu düşünülmektedir. Birçok dinde dilin var oluşunu insanlara açıklayan ilahi bir kaynak olduğu görülmektedir. Örneğin; Tanrı’nın Adem’i yarattıktan sonra yarattığı her canlıyı Adem’in seslendiği gibi isimlendirişidir.Ya da bir Hindu inanışına göre diller Brahma’nın eşi Sarasvati tarafından yaratıldığının düşünülmesi gibidir.
İnsanın doğadan duyduğu sesleri taklit yoluyla konuşmaya başladığını ve dilin kökeninin bu taklit sesler olduğunu öne süren dilbilimciler [13] de vardır. Ama bir dil sadece varlıkların isimlerinden oluşmayacağı için bu görüş dillerdeki soyut kelimeler [14]in açıklanmasında kısır kalmıştır. Bir fikre göre dilin ağız hareketlerinden kaynaklandığı; fiziksel hareketler ve ağız hareketleri arasındaki bağlantıya değinilerek fiziksel hareketlerle açıklanamayacak duygu durumlarının ağız hareketleriyle açıklanmasıyla dilin gelişmiş olabileceği öne sürülmüştür. Bedensel [15] hareketler ve ağız hareketleri bir dildeki bütün dilsel iletileri karşılamayacağı için bu sav da yetersiz kalmıştır. Bir başka görüş dilin doğuşunu çeşitli olaylar karşısında insanların gösterdikleri bedensel ve ruhsal tepkiler sonucu çıkarmış oldukları ses [16]lerle ilişkilendirmektedir. İnsanların birlikte iş gördükleri esnada çıkardıkları ritmik [17] seslerin dilin oluşumuna zemin hazırladığını ileri süren dil bilimciler de vardır.
Ulu önder Atatürk [18] dilin doğuşuna milli bir bakış açısı kazandıran Güneş Dil Teorisi’ne büyük destek vermiştir. Mustafa Kemal [18] Güneş Dil Teorisi [5]‘yle dilin oluşumunu milli bir görüşle ortaya koymuş o dönemki halkın ve batılı bilim adamlarının Türkçemize olan yanlış düşünce ve tutumları yok etmek, kutlu dilimizi hak ettiği yere çıkarabilmek için bu teoriye desteğini vermiştir. Teori; Türkçe [19] “güneş [5]” sözcüğünün bütün dillerin türeyiş noktası olduğunu ileri sürerek; dünyanın en eski dilinin Türkçe [20] olduğunu ispat etmek çabasındadır.
Bunun yanı sıra dil bilim [21]ciler arasında bütün dünya dillerinin ortak bir kökenden geldiği görüşü vardır. Diller incelendiğinde şaşırtıcı bir sonuç olarak ortak kökler tespit edilmişse de bu görüş de dilin doğuşunu açıklamakta kesin bulgular ortaya koyabilmiş değildir.
Görüldüğü üzere dilin doğuşu; çözülmesi ve ispatlanması zor bir problem gibidir. İnsanların zihnindeki soru işaretlerini gidermek adına yapılan çalışmalar bugün birer fikir olmaktan ileri gidememişse de insanoğlunun meraka olan susuzluğu dinmiş değildir. Dil bilimcilerin gelecekte yapacakları yeni çalışmalar ile dil güneşinin doğuşunu insanlığa izlettirmek belki de gerçek olacaktır.
Aykonçuy
Yazının kaynağı: Bilgicik.Com - http://www.bilgicik.com
Yazının bağlantısı: http://www.bilgicik.com/yazi/dil-gunesinin-insanlik-tarihine-dogusu/
URLs in this post:
[1] hayat: http://www.bilgicik.com/yazi/ataturkun-hayati/
[2] yapı: http://www.bilgicik.com/yazi/cekim-ve-yapim-ekleri/
[3] düşünce: http://www.bilgicik.com/yazi/dusunceyi-gelistirme-yollari/
[4] dilimiz: http://www.bilgicik.com/tag/Dilimiz/
[5] güneş: http://www.bilgicik.com/yazi/gunes-dil-teorisi/
[6] Türkçemiz: http://www.bilgicik.com/tag/Turkcemiz/
[7] Gelin: http://www.bilgicik.com/yazi/gelin-turkceyi-yok-edelim/
[8] zaman: http://www.bilgicik.com/yazi/fiilerde-anlam-zaman-kaymasi/
[9] Eski Yunan: http://www.bilgicik.com/yazi/eski-yunan-edebiyati-dunya-edebiyati/
[10] Tarih: http://www.bilgicik.com/yazi/turk-tarihi/
[11] Tanrı: http://www.bilgicik.com/yazi/gok-tanri-dini-huseyin-nihal-atsiz/
[12] Dil bilgisi: http://www.bilgicik.com/yazi/dil-bilgisi-sunulari/
[13] dilbilimciler: http://www.bilgicik.com/yazi/onemli-turkologlar/
[14] kelimeler: http://www.bilgicik.com/yazi/sozcuk-turleri/
[15] Bedensel: http://www.bilgicik.com/yazi/kinestetik-bedensel-zeka-coklu-zeka-kurami/
[16] ses: http://www.bilgicik.com/yazi/ses-bilgisi/
[17] ritmik: http://www.bilgicik.com/yazi/muziksel-ritmik-zeka-coklu-zeka-kurami/
[18] Ulu önder Atatürk: http://www.bilgicik.com/yazi/ataturk/
[19] Türkçe: http://www.bilgicik.com/?s=T%C3%BCrk%C3%A7e
[20] Türkçe: http://www.bilgicik.com/yazi/turkcenin-tarihi-gelisimi-muharrem-ergin/
[21] dil bilim: http://www.bilgicik.com/yazi/turkoloji-makaleleri-dilbilim/
Yazdırmak için buraya tıklayın.
© 2010 - Bilgicik.Com | Tüm hakları saklıdır.
6 yorum var. To "Dil Güneşinin İnsanlık Tarihine Doğuşu"
#1. Yorum: aylin | 25 Ağustos 2010 - 00:52
Ben koyu bir milliyetçi Türk genci olarak Türkçe’mizi katletmeye çalışan vatandaşlarımızı, bu site aracılığıyla kınamayı kendime borç biliyorum. Öncelikle bunu ifade etmek istedim.
Kelimeleri, harfleri tuhaf biçimlere sokarak daha etkili ve daha günümüz modasına uygun olduklarını düşünenler hata yapıyorlar ki ben de zamanında bu hataya düştüm. Bir Türk genci olarak ben, bu durumu idrak edip buna bir son verdim. Herkesten de bu davranışı sergilemelerini diliyorum ve şunu da eklemek istiyorum: Arkadaşlar bu şekilde yazarak, konuşarak hiç de havalı, etkili ve çağa uygun olmuyorsunuz! Gelin dilimize sahip çıkalım ve bu akıma son verelim. Eğer gerçekten bir Türk genciyseniz tabii!
Bu fırsatı bana verdiğiniz için bilgicik.com’a teşekkürlerimi bir borç bilirim.
#2. Yorum: Kerem71 | 28 Ağustos 2010 - 15:27
Yaşasın Türk dili! Türkçe konuşalım, düzgün Türkçe konuşalım, dilimizi yaşatalım.Bizi biz yapan ve dünyadaki diğer devletlerden ayıran şey dilimizdir. Şu anda Türkçe konuşan 7 bağımsız devleti olan tek millet bizim milletimizdir, Türk milletidir. 7 bağımsız devletten başka, onlarca özerk bölge, esaret altında yaşayan bölge, kavimler, boylar, kandaşlarımız vardır. Ve hepsi Türkçe konuşur, kendi Türkçe’lerini, ama Türkçe konuşur. Bir dil binlerce yılda doğar,gelişir, dil olur, sonra millet olur. Dil eşittir millettir. Son zamanlarda kürtçülük/bölücülük yapan amerikan uşaklarının, köpeklerinin ‘kürtçe’ diye yırtınmaları bundandır. Dili yaratırsanız (bunlarınki uydurma, uydurursanız) yıllar içinde bir millet de yaratırsınız. Ülkemizi yıllardır yöneten cahil/gafil/hainlerin, özal’dan beri ama özellikle son 8 yıldır hükümetlerin yaptığı bu kötülüğü Türkler’e kimse yapamazdı, ama yaptılar işte, hem de içimizdeki işbirlikçi, uşak zihniyetli, soysuz ‘sözde Türk’ hainler yaptı. Kıçınıza kına yakın, Kök Tanrı’nın lanetinde boğulun. Ama bu hainlere oy veren, başa geçiren ‘Türkiye seninle gurur duyuyor’ diyen cahil / sığır / menfaatçi / işbirlikçi / hain / korkak / soysuz / ahlaksız takımı aslında tarih sahnesinden silinip gitmeyi hakediyorlar. Ama biz de varız. Biz öleceğiz ama bizim çocuklarımız, torunlarımız, onların çocukları,torunları hep olacak..ve bir gün yine bir büyük başbuğ çıkaracaktır içinden bu millet.
Yaşasın Türkçe! Yaşasın güzel dilimiz!
Tanrı Türk’ü korusun.
#3. Yorum: sanatsever | 29 Ağustos 2010 - 15:44
Bende bir Türk genci olarak Türkçemizin yozlaştırılmasına karşıyım; fakat malesef bazı genç arkadaşlarımız Türkçeyi yozlaştırmada ısrar ediyorlar.Türkçeyle ingilizceyi bir kullanıp yazık ediyorlar Türkçemize…
#4. Yorum: aylin | 30 Ağustos 2010 - 16:16
Bazen Türk doğduğum için allah’a şükrediyorum.
Ne mutlu Türk’üm diyene!
Zaferimiz kutlu olsun!
Zafer bayramımızı sonsuza dek kutlamak dileğiyle.
#5. Yorum: Genç Yazar | 03 Eylül 2010 - 21:38
Sitede yazılı olan olguların tamamına yakının beğenmekteyim.Lakin ‘eleştirel düşünerek’konuya yaklaşmak gerekirse,biz site üyelerinin kalemlerinden dökülen değerli hazine parçalarının (Yazgılarımız.)okuyucuya daha çok bilgi ve kolay anlaşılır bir dil ile fayda sağlaması gerekiyor.
Anlaşılır bilgi içerikli ve doyurucu yazalım lütfen.
(Yorumum buradaki yazıya değil,site üyelerinin kaleme aldığı yazgılaradır.)
#6. Yorum: varol | 16 Ekim 2010 - 18:23
Arkdaşlar özcan başkanın insan dilinin doğuşu adlı makalesini bilen yada yazan varmı bulmam gerkıyorda… Nerden bulabılırım?