Doğu Türkistan’da Türk Olmak

Doğu Türkistan‘da Türk Olmak

Türkiye’de yaşayan Türkler olarak, ülkemizde yaşanan olayları kanıt göstererek artık Türklüğü yaşamanın ve yaşatmanın çok zor olduğunu söyler dururuz. Yakınırız sürekli ülkemizin içine düştüğü durumdan ve Türklük için nice zor koşullarda mücadele eden kahramanların varlığından bile habersiz, bir şehit haberinden sonra balkonumuza bayrak asmayı veya teröre lanet yürüyüşlerinde “Şehitler ölmez, vatan bölünmez!” diye atmayı büyük bir iş kabul ederiz. Sonra etrafımızdaki insanları “"Türklük için ne yapıyorsunuz kardeşim?” diye küçümser, sanki vatan için gece gündüz kafa yorarmışçasına ahkâm keseriz. Yalan mı?

Türkiye’de Türklüğü savunmanın güç hâle geldiği, yani iyiden iyiye zorlaştığı doğru olabilir; fakat bu engele karşı duruşumuzu birazcık olsun ortaya koymadığımız su götürmez bir gerçektir. Şehit haberlerine, Türklüğe hakaret edenlere ve Türk devletinin onurunu yerlere seren yabancılara karşı yaptığımız tek iş, bir yerlere bayrak asmanın ötesine gidemiyorsa, orada iyice düşünmek gerekir. Ayrıca Türkiye’de Türklüğü savunmanın ne kadar kolay olduğunu görebilmek için, önce Türk dünyasında ‘Türk’çe yaşamak için savaş veren, azılı düşmanlara karşı yılmadan ve yıkılmadan mücadele eden yürekli soydaşlarımızın varlığını bir an olsun düşünmek yeterlidir bence.



Kerkük’te pkk destekçisi arapların ve kürtlerin yaptığı istila, Türkmenlerin yurtsuz bırakılması; ermeni işgali altında bulunan Karabağ’da hâlâ sürek zulüm ve ’da yıllardır süren kızıl Çin soykırımı, Türk dünyasının bugün yaşadığı önemli sorunlardan birkaçıdır. Türk dünyası böyle kan ağlarken, kahraman Türk kardeşlerimizin bu coğrafyalarda emperyalizme ve kanımıza göz diken zalim düşmanlara teslim olmayarak, bir kurt gibi asil bir biçimde ayakta durmaya çalışması ise bizlere güç vermektedir. Çünkü Türk, hiçbir zaman boyun eğmemiştir ve eğmeyecektir. Çünkü biz, damarlarımızdaki asil kandan Damarlarımızdaki Asil Kan aldığımız güçle varlığımızı sonsuza dek sürdürmeye Ergenekon‘da ant içmiş Göktürk torunlarıyız…

Çin‘in bölgesinde bulunan ve Doğu Türkistan olarak adlandırılan Türk coğrafyasında yaşayan Türk soylu karındaşlarımızın, kızıl Çin yönetimi tarafından uğratıldığı zulüm artık soykırım derecesine ulaşmıştır. 25-30 milyona yakın Uygur Türk nüfusu, büyük bir tehlike altında yaşamaktadır. Çin’deki Türkler için ticaret yapmak, bir işletme açmak veya eğitim görmek bir yana dursun sokağa çıkmak bile “ölümle dans” etmek kadar tehlikeli hâle getirildi. Çünkü Çin’de Türk olmak, yüzlerce köpeğin bulunduğu bir hayvanat bahçesine düşen bir kedi gibi parçalanma riski taşımak olmuştur…

Yapılan katliamlar, içinde büyük bir vahşeti barındırmaktadır. Bir sokakta yürüyen Uygur Türk’ü yalnızca Türk olduğu için onlarca kişi tarafından linç edilmektedir. İnsanlar döner bıçaklarıyla parça parça doğranarak ölmek üzere sokak ortasında bırakılmaktadır. Yüzlerce kişinin saldırısına uğradığı için mukavemet gösteremeyen Uygur Türkleri, kan içinde yollara serilmekte ve soysuz Çinlilerin sevinç gösterileri altında can vermektedirler. Namaz kılarken, okula giderken veya evine ekmek götürürken yakalanan Türkler, sorgusuz biçimde olduğu yerde baltalar, taşlar ve silahlarla şehit edilmektedir. Yeni doğan Uygur bebeklerinin beynine şırıngalarla ispirto verilerek, sistemli bir soykırım yapılmaktadır. Genç fidanlar ve küçük çocuklar, anne – babalarının gözü önünde kurşuna dizilmektedir. Dahası olay yerini incelemeye gelen Çinliler, ellerinde döner bıçaklarıyla resmen katliam yapan Çinlilere hiçbir müdahale etmeden, hâlâ ölmediyse Uygur Türkleri’ni yakalayıp karakola götürmekte, orada işkenceye devam etmektedirler.

Videoda paylaşılanlar göstermektedir ki, bir Türk coğrafyası olan ve 30 milyondan fazla Türk’e ev sahipliği yapan Doğu Türkistan, artık Türk’ün soykırıma uğradığı ve zalimlerin hüküm sürdüğü bir yer hâline gelmiştir. Bu topraklarda Çinlilere baş eğdirip, diz çöktüren atalarımızın İpek Yolu’ndan aldıkları vergileri geri ödeyişimize benzetiliyor yaşananlar. Çin Seddi‘ni yaptıran Hun atalarımızın acısını çıkartmak istermişçesine, Uygur Türk’ü soydaşlarımızın kafasını taşla ezerek öldürüyorlar. Hem de sokak ortasında, yüzlerce insanın (?) içinde. İnsan olduklarından kuşku duyduğum bu yaratıkların, tüm dünyanın gözü önünde bir soykırım yapmaları, biz TÜRKler için utanç verici bir durumdur.

Bizim için utanç vericidir; çünkü Türk her zaman Tanrı‘dan aldığı güçle düşmanından 1-0 öndedir. Bu hâlde bile Türk’ün başı, kızıl Çin’in ayakları altında eziliyorsa, yazıklar olsun bize! Doğu Türkistan’da her gün onlarca Uygur Türk’ü işkencelerle öldürülüyorken, Türkiye’de bu soykırıma karşı yürüyüşler yapılmıyorsa… Ki tıpkı Mısır gibi sömürülmeyi adet hâline getirmiş Filistinliler için yüz binlerce Türk’ün sokağa dökülmesi daha yakın zamanda görülen bir olay iken. Kendi soyundan ve dininden olan Uygur kardeşlerimize hâlâ ciddi bir destek veremediysek… Hatta Türkiye’nin Çin hükümetine nota vermesi, gerekirse onu tehdit etmesi gerekirken hâlâ Çin ile dış ilişkilerimizi arttırdığımız haberleri medyada dolaşıyorsa… Türkler akın akın Çin mallarına hücum ediyor ve böylece Doğu Türkistanlı kardeşlerimize sıkılan mermilerin parasını peşin olarak Çin’e kazandırıyorsa… Yazıklar olsun bize!

Dünya bu soykırıma sessiz kalabilir. Çünkü bu çağda insanlık, Amerika veya Avrupa’dan beklenecek ise boşunadır. Bunların insanlığı, sömürdüğü topraklardaki insanların rezil hallerinden çok açık bellidir. Bunun için bütün dünya devletleri Çin’in bu soykırımına sessiz kalabilir, kalacaktır. Fakat Türkler, kardeşlerinin göz göre göre katledilmesine müsaade etmemelidir. Aramızdaki mesafenin önemi yoktur. Nasıl ki Hakkari’de şehit olan bir vatan evladı için, Edirne’de yapılabiliyorsa… Doğu Türkistan’da şehit olan kahraman Türk evlatları için de Türkiye’nin bir şeyler yapması şarttır.

Yürüyüşler, yalnızca bir simgedir ve tek başına yetersizdir. Türkler için bu, zaten bir görev kabul edilmelidir. Biz, daha ötesini düşünmeli ve daha büyük işler yapabilmek için tüm şartları zorlamak durumundayız. Aksi hâlde yakın bir tarihte Doğu Türkistan’daki zulüm ile karşı karşıya kalmamız, içten bile değil. İşte o zaman, Türkiye’de Türklüğü savunmanın ne kadar kolay olduğunu anlayacağımızdan kuşkunuz olmasın.

Türk evladı, artık uyan şu derin uykudan! Türk Budun Ökün! Kalk doğrul yerinden, yürü geç öne, uyan ey TÜRK kendine dönmeyi dene! (Gençosmanoğlu‘ndan.)

Ulu Tanrı Türk’ü korusun!

Orkun KUTLU

Orkun Kutlu

Sınavlara Hazırlık Arama Robotu
YGS & LYS TEOG KPSS TUS KPDS Ehliyet Sınavı PMYO JANA

Seçim esnek olup ilgili alanları seçiniz, Örneğin ehliyet sınavı için branş olarak matematik seçmeyiniz :)