“Hayır!”lı Bir Referandum İstiyoruz!

Hayır!“lı Bir İstiyoruz!

Türkiye’nin aylardır konuştuğu referandum hakkında, aslında birçok kişi bilgisi olmadan yorum yapıyor. paketini okumaya tenezzül etmeden, yalnızca kendi siyasi partisinin tutumuna göre görüş belirten kişiler, gerçek anlamda vatandaşlık görevini yerine getirmediklerinin farkında değiller. Bu nedenle devlet yöneticilerinin uzlaşamadıkları bir konuyu “halkın oyuna” sundukları böyle bir referandum, siyasi parti seçiminden farksız bir hâle geliyor.

Öncelikle referandum paketinin neler içerdiğine kısaca göz atmak gerekiyor. Anayasa değişikliği paketi, adından da anlaşılacağı üzere anayasanın belirli maddelerinde kısmi veya tümden değişiklik yapılmasını öngörüyor. Toplamda 3 tanesi geçiçi olmak üzere 26 maddede değişiklik yapılması isteniyor. Değişiklik yapılması istenen maddelerden ilki (Madde – 10) şöyle:

Eski: Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yasama geçmesini sağlamakla yükümlüdür.

Yeni: Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yasama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz. Çocuklar, yaslılar ve engelliler gibi özel surette korunması gerekenler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılamaz.

Yukarıda değişiklik yapılması istenen kısım yatık biçimde yazılmıştır. Maddenin eski hâliyle yeni hâli arasında neredeyse hiçbir fark yoktur. Eklenen kısım zaten şu anda da uygulanan, devletin görevleri arasında bulunan bir yükümlülüğü göstermektedir. Ailenin korunması ile ilgili değişiklik yapılması istenen 41. Madde de aynı şekilde maddenin farklı bir cümleyle ifadesini içeriyor:



Eski: Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar.

Yeni: Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar. Her çocuk, yeterli himaye ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir. Devlet, çocuk istismarı, cinsellik ve şiddete karsı çocukları koruyucu tedbirleri alır.

Ailenin korunması ve çocuk hakları adlı 41. maddedeki değişiklik de yatık biçimde belirtilmiştir. Bu madde yürürlüğe girmeden önce Türkiye Cumhuriyeti “çocuk istismarına, cinsellik ve şiddete” karşı koruyucu tedbirler almıyor muydu? Porno sitelerin kapatılması ve sokakta çalıştırılan çocukların çocuk polisleri aracılığıyla toplanması bu amaçla alınmış bir “tedbir” değil midir? Madem çocuk haklarını korumak bu devletin göreviydi ise, bu değişiklik Anayasa’mıza ne kazandırır? Kuşkusuz bu da aynı maddenin farklı biçimde ifadesinden başka bir şey değildir.

Anayasa değişiklik paketinin 26 maddesinden “Anayasa Mahkemesi” ve “Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu” ile ilgili maddeler dışında kalan bütün değişiklikler, memurlara toplu sözleşme hakkı verilmesi dışında hiçbir yenilik getirmediğinden, hepsine açık yüreklilikle “evet” denmesi gereken maddelerdir. Çünkü mevcut Anayasa’mızda bulunan maddelerin, tıpkı KPSS sorularında olduğu gibi anlamı aynı kalmak üzere, farklı bir cümle ile ifadesinden oluşan bu değişiklikler, Türk ulusunun hak ve özgürlükleriyle, Türkiye Cumhuriyeti’nin işleyişinde hiçbir yenilik getirmeyecek söz oyunlarından oluşmaktadır.

Anayasa değişiklik paketindeki ilk maddelerin tümünde “söz oyunu” yapılmış, ve ile ilgili değişikliklerin dikkat çekmemesi için pakete “öylesine” birkaç madde eklenmiştir. Aslında bu değişiklik bir “” olarak adlandırılmalıdır. Çünkü bu paket, doğrudan ve özellikle Anayasa Mahkemesi‘nin yeniden yapılandırılmasını amaçlamaktadır. Değişiklik paketinin ilk maddelerdeki birkaç cümle veya sözcükten oluşan değişikliklerin, Anayasa Mahkemesi ve HSYK ile ilgili bölümlerine gelindiğinde sayfalar dolusu yeniliği içermesi bile bu düşüncemizi doğrulamaktadır.

Şimdi Anayasa Mahkemesi ile ilgili nasıl değişikliklerin yapılacağına bakalım: Şu anda Anayasa Mahkemesi 11 asil üyeden oluşmaktadır. yapılırsa bu sayı 19‘a çıkacaktır. Daha önceden Cumhurbaşkanı yalnızca iki asil – iki yedek üyeyi seçebiliyorken, değişiklikle birlikte Cumhurbaşkanı;

Üç üyeyi Yargıtay, iki üyeyi Danıştay, bir üyeyi Askeri Yüksek İdare Mahkemesi genel kurullarınca kendi başkan ve üyeleri arasından her bos yer için gösterecekleri üçer aday içinden;

Üç üyeyi Yükseköğretim Kurulunun kendi üyesi olmayan yükseköğretim kurumları öğretim üyeleri arasından göstereceği üçer aday içinden;

Beş üyeyi üst kademe yöneticileri, serbest avukatlar veya Anayasa Mahkemesi raportörleri arasından;

İki üyeyi ise yüksek öğrenim görmüş Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları arasından seçebilecektir.

Değişiklikle birlikte Cumhurbaşkanı’nın seçeceği üye sayısı 4‘ten 13‘e çıkacaktır. Seçilecek 13 üyenin üç üyesinde Yargıtay, Danıştay ve AYİM etkili olacak; fakat geri kalan 10 üyenin seçimi doğrudan Cumhurbaşkanı’nın inisiyafine bırakılacaktır. 19 üyenin 13 tanesini Cumhurbaşkanı seçtikten sonra, 3 tanesinin seçimi “TBMM“ye bırakılacaktır. Bu değişiklik şöyle ifade edilmiştir:

Türkiye Büyük Millet Meclisi; iki üyeyi Sayıştay Genel Kurulunun kendi başkan ve üyeleri arasından, her boş yer için gösterecekleri üçer aday içinden, bir üyeyi ise baro başkanlarının avukatlar arasından gösterecekleri üçer aday içinden yapacağı gizli oylamayla seçer.

Daha önceden Anayasa Mahkemesi üyelerinin seçiminde TBMM’nin hiçbir rolü yokken, değişiklik yapıldığında üç üyenin seçimi meclise bırakılacaktır. Şu anda Türkiye Cumhuriyeti’nde tek başına iktidar olan mevcut hükümet, mecliste alınacak kararlar üzerinde doğrudan etkili olduğundan ve Cumhurbaşkanı‘mız doğrudan mevcut hükümetin başındaki R. Tayyip ERDOĞAN tarafından seçildiğinden, Cumhurbaşkanı’nın seçeceği 13 üye ile, TBMM’nin seçeceği 3 üye hükümetin istediği kişiler arasından seçilecektir. Böylece Anayasa Mahkemesi’nin 19 üyesinden 16 tanesi, hükümetin alacağı kararlara boyun eğecek kişilerden oluşacaktır.

Bilindiği üzere Anayasa Mahkemesi, şu anda mevcut hükümetin istediği kararları almasındaki tek engeldir. Örneğin hükümet üniversitelerdeki türban yasağını kaldırdığı hâlde, Anayasa Mahkemesi bu kararı bozmuştur. Yine hükümet kapatılmasını hiç istemediği hâlde, Anayasa Mahkemesi DTP’yi kapatmıştır. Anayasa Mahkemesi Atatürkçü, laik ve üniter bir Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığını korumaya çalıştığından, çoğu zaman mevcut hükümetin karşısında yer aldığından, hükümet bu gücü kırmaya çalışmaktadır. Bu gücü kırmak, ancak Anayasa Mahkemesi’nin yeniden yapılandırılması ile olacağından, yüksek mahkemelerin kabul etmediği bu anayasa değişiklik paketi halkın oyuna sunulmuştur.

Bu değişikliğe “evet” dediğimiz takdirde, mevcut hükümet Anayasa Mahkemesi’nde teşkilatlanacak ve artık önünde bir “yargı denetimi” bulunmadığından, istediği kararları alıp uygulayabilecektir. Paket yürürlüğe girdiğinde daha önceden kapatılan DTP‘nin siyasi yasaklı milletvekilleri, yeniden meclise girebilecektir. Dahası artık “Yüce Divan“ın kararları boşa çıkacak ve hiçbir parti (!) temelli kapatılamayacaktır.

Bütün bunlar, mevcut hükümetin devlet yönetiminde daha iyi teşkilatlanması amacıyla yapılmaktadır. Fakat hükümetin referandumunu “darbecilere, cunta rejmine, Kenan Evren zihniyetine” karşı bir duruşmuş gibi ortaya koyması, halkın duygularından yararlanarak yönetimde teşkilatlanmaya çalıştığına kanıttır. Çünkü değişiklik paketinin darbelerle, 12 Eylül’le, ülkücü olmakla, dindar olmakla, sosyalist olmakla uzaktan yakından hiçbir ilgisi yoktur. Türkiye Cumhuriyeti’nin özelleştirme adı altında satılmasına dur demek, yapılan açılımlarla Türk ailelerinin ocağına düşen ateşi söndürmek, her türlü adaletsizlik ve gerilemeye karşı durmak ve çağdaş – güçlü bir Türkiye’ye kavuşmak için “HAYIR“lı bir diliyoruz.

Anayasa değişiklik paketinin (yargı reformu) tüm maddelerine “buradan” bakabilirsiniz.

Ne mutlu TÜRK’üm diyene!

Orkun KUTLU

Orkun Kutlu

Sınavlara Hazırlık Arama Robotu
YGS & LYS TEOG KPSS TUS KPDS Ehliyet Sınavı PMYO JANA

Seçim esnek olup ilgili alanları seçiniz, Örneğin ehliyet sınavı için branş olarak matematik seçmeyiniz :)