Ana Sayfa » Bizim Kalemimizden » Güncel » Tarih » Kızılderililer TÜRK mü?
62


Kızılderililer mü?

http://farm3.static.flickr.com/2262/2219891640_5a2f67b334.jpg?v=0

Bu yazımı, bu akşam bir alışveriş merkezinde gördüğüm “kızılderili tablosu” ndan ilham alarak yazıyorum. O tabloda meşhur kızılderili başlığını takan ve başlığının üzerinde “bozkurt” bulunan bir kızılderili vardı. Bu tabloyu gördükten sonra, uzun zamandan beri ilgili olduğum bu konuda bir yazı yazmak istedim.

Mâlumunuz şovenist duyguların artarak yaşandığı dünyada, gün geçmiyor ki farklı bir konu gündeme düşmesin. Uzun yıllardan beri üzerinde tartışmalar devam eden “Kızılderili Türk İlişkisi” konusu da bugünlerde sıkça işleniyor. Sanırım bugün (26 Ocak 2008) yapılacak bir zirvede de bu konu görüşülecek. Türkevi’nde yapılacak toplantıya, George Washington Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Türker Özdoğan, Amerikan İçişleri Bakanlığı Kızılderililer Doğu Yakası Daire Başkanı Frank Keel, Michigan Devlet Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Timur Kocaoğlu, Birleşmiş Güney ve Doğu Kabileleri Başkanı Brian Paterson, Araştırma Profesörü Marjorie Mandelstam Balzer ve Amerikan Kızılderilileri Araştırma Bölümü Arizona Devlet Üniversitesi öğretim üyesi Doçent Carol Lujan katılacak.

Yapılacak zirve ile her iki taraftan da katılacak kişilerin görüşleri alınarak bu konuda kararlı bir tutuma gidilmesi bekleniyor. Ali Çınar, konu ile ilgili açıklamasında, “Yıllardır Türk ve Kızılderililerin benzerliklerini ve bağlarını konuşuruz. Şimdi her iki taraftan da araştırmacıların katılımıyla bu bağların ne olduğunu öğrenip, herkese duyurma imkanı bulacağız” demiş. Umuyoruz ki zirve, Türk – Kızılderili ilişkisine ışık tutacak gelişmelerin yaşanmasına vesile olur.

Şimdi bugüne kadar okuduklarım ve duyduklarım neticesinde Türkler ile Kızılderililer arasındaki yakın ilişkiden bahsetmek istiyorum. Bilindiği üzere Türkler’in ilk yerleşim yeri Orta Asya olarak kabul edilmektedir.. Türkler’in ana yurtları hakkında genel olarak dört tane düşünce olsa da, çoğunluğun kabul ettiği görüş “Tanrı Dağları’nın kuzeyinin Türkler’in ilk anayurtları olduğu” dur. Orta Asya’daki Türkler’in bazılarının Rusya ile Amerika kıt’asının bağlantı noktasından (yani Bering Boğazı civarı kast ediliyor) geçerek Amerika’ya ulaştığı düşüncesi var. Bazı kalıntılar ve göç yolları da bu düşünceyi destekliyor. Hatta “Piri Reis’in çizdiği ilk Dünya haritasında bu harita çizildiğinde henüz Amerika Kıt’ası keşfedilmemişken haritada Amerika Kıt’asının da gösterilmesi, bu konuya bir ışık tutuyor.” diye düşünenler de var…

http://farm3.static.flickr.com/2401/2218979975_53f1fc64d9.jpg?v=0

Kızılderililer’in bundan yaklaşık 35.000 yıl önce Amerika Kıt’asına yerleştikleri biliniyor. Kızılderililer, civarındaki ata yurtlarındaki avlakların (av alanlarının) yetersiz geldiğini düşünerek, bugünkü Asya ile Amerika’yı bağlayan Bering Boğazı çevresinde yeni av alanları aramaya başladılar ve rastlantısal olarak Amerika’ya geçtiler. Oradaki avlakları beğenerek oraya yerleşme kararı aldılar. (*) O günden beri o bölgeyi yurt edilen Kızılderililer, günümüze kadar kültürlerinde pek değişiklik yaratmayarak gelmişlerdir. Günümüzde ABD’de resmen kabul edilen 554 tane Kızılderili kabilesi var.

Kızılderililerin Türkler’le olan ilişkisini birkaç bölüme ayırarak sınıflandırmak istiyorum:

Yaşantı Benzerlikleri:

1- Bilindiği üzere Türkler “avcı” bir soydur. Bugün bile izlerini hissettiren “avcılık ruhu”, Kızılderililer’de de görülüyor. Zaten göç yoluyla Altay Türkleri’nin Amerika’ya geçerek orada Kızılderilileri oluşturması düşüncesinin de temelinde avcılık var.

2- Kızılderililerin kullandıkları av aletleri, temel ihtiyaçlarını gidermeleri için kullandıkları eşyalar… Türkler’in kullandıklarıyla benzer özellikler taşıyor. Üstü sivri çadırlarda yaşamaları, önleri kesik giysiler giymeleri, “huş” adı verilen oyma kayıklar kullanmaları… da Türk yaşantısına benziyor.

3- Kızılderililerle ilgili gördüğünüz resimlerden anımsarsınız, onlar da tıpkı Türkler gibi atlı yaşam süren topluluklardır.

Halk Kültürü Benzerlikleri (Folklorik Benzerlikler):

1- Kızılderililer’de “loğusa kadınlar” a önem verilmesi, onlarda bir kutsîyet bulunduğuna inanılması ve kırklarının yapılması, onların silahlara dokunmalarının yasak olması kültürel bir benzerliktir.

2- Atabaşkan ve Keçuva kabilelerinde Türkler’e özgü olduğu bilinen, parmakların arasına sicim (kalın ip) geçirilerek oynanan “sicim oyunu” nun oynanması da yine benzerlik teşkil etmektedir.

3- Cenazelerde “yasçı” ların bulundurulması da Türkler’le Kızılderililer arasındaki belirgin benzerliklerden biridir. Orhun Yazıtları‘nda da geçtiği üzere, en eski soydaşlarımız da ölüm törenlerine “yasçı, sıgıtçı…” denilen “ağıt yakan” ölü ağlayıcıları getirtirlermiş. Kızılderililer de tıpkı Türkler gibi bu biçimde törenler yapıyorlarmış.

4- Bizdeki “Kırkpınar Efsanesi” nde anlatılan ve pehlivanların can vermesine kadar devam eden güreşlerle, Brezilya Ormanları’ndaki Zakuma Kızılderilileri’nin tuttukları “güreş“, benzerlik göstermektedir.

5- Mohavk Kızılderilileri’nin Anadolu’da oynanan ve arasında “uzun eşek” oyununun da bulunduğu oyunların 12’sinden 11’ini bilmeleri de yine benzerliğe örnektir.

6- İnkalar’da bizdeki “kopuz” a benzeyen bir tür sazın bulunduğu gözlenmiştir.

Dinsel Benzerlikler:

1- Halk kültürü benzerliklerinde belirttiğimiz “loğusa” ya kutsiyet verilmesi, dinî kültürün de bir yansımasıdır.

2- En eski Türk inancı olan “Şamanizm” (Gök Tanrı Dini) ile, Kızılderililer’in inançları arasında çok yakın benzerlikler vardır. Aşağıdaki bilgi dikkat çekicidir:

Kızılderililerin yaptığı merasim ve kutlamaların en ilginç yanlarından birisi, kabilenin Şamanı’nın “Gök Tanrı” olarak kabul edilen “Ulu Ruh” a daha çok yaklaşmak ve kabilesi için O’nun yardımını ve rahmetini talep etmek maksadıyla, bu düzgün”direğe”tırmanmasıdır. Dinî maksatlı bu merasimi yöneten Şaman’ın bu direğe tırmanması, mensubu olduğu kabilesini kötü ruhlardan ve onların sebep olabileceği hastalıklardan koruması, yeni yılda kabilesine bol mahsul bahsetmesi konularında görüşme talep etmek maksadıyla”Gök Tanrı”ya daha yakın olma amacı taşır. Direğe tırmanma merasimi Kaliforniya eyaletindeki Camella Kızılderilileri arasında oldukça yaygındır.

3- Amerika yerli Kızılderili kabileleri ile Sibirya Saka, Altay, Hakas, Telvit ve Tuva bölgelerinde yaşayan eski Türk âdetlerinin ve mevsimlik dinî merasimlerin birbirine benzemesi ve paralellikler göstermesi oldukça ilgi çekicidir.

4- Bilindiği gibi Türkler’de “” yoktur. Yani Türkler “totemleştirdiği” (kutsallaştırdığı) canlı – cansız hiçbir varlığa tapmazlar. Fakat Türkler’de çok yaygın bir kutsîyet duygusu vardır. Güçlerinin yetmediği “gök gürültüsü ve şimşek” gibi doğa olaylarını kut’lu saymışlardır. Ötüken Ormanı’nı, “Iduk Ötüken yış budun” [Kutsal Ötüken Ormanı’nın Budunu (Ulusu) ] diye kutsallaştırmışlardır. Veya “İnçü Ögüz’ü” [İnci Irmağı’nı] temiz tutmuşlar onu kut’lulaştırmışlardır. Fakat bu sayılanlara hiçbir zaman tapmamışlardır. Totemizm inancına sahip topluluklar, totemlerin bir ruh taşıdıklarına inanır ve o totemlerdeki kut’lu ruha sahip olmak için onları bedenleriyle bütünleştirirlermiş. Fakat Türkler hiçbir zaman en kut’lu varlıklardan birisi olarak gördükleri “Bozkurt” u pişirip yememişlerdir. Kızılderililer’de de bu “kutsallaştırma” olgusu bulunmaktadır. Bu da ayrı bir benzerliktir.

Irksal Benzerlikler:

1- Türk Irkı’nın belirgin bir kafatası yapısı vardır. Buna “brakisefal” kafatası tipi denir. Kızılderililerin bu kafatası yapısına ne kadar uygun oldukları tartışılabilir (benim de bu konuda pek bilgim yok); fakat göz ve çene yapıları Türkler’inkine benzer özellikler taşıyor.

2- Yapılan araştırmlarda, Kızılderililer’in Dna’sı ile, Türkler’in Dna’sı arasında çok yakın bir ilişki bulunuyor. Hatta Kızılderili Dna’sına Türkler’inkinden başka hiçbir Dna uymuyor. Bazı kaynaklarda “y kromozomunun” sadece Türkler’de ve Kızılderililer’de bulunduğu söyleniyor; fakat bu işin bilimsel boyutundaki bilginin ne derece doğru olduğunu bilmiyorum. Kimisine göre “y kromozomu” her erkekte bulunuyor; fakat buradaki haritada ise kromozomların Dünya haritasındaki dağılımına baktığımızda bu düşüncenin doğru olabileceği kanısı ortaya çıkıyor.

3- Tüm bu ırksal özelliklerin devamı niteliğinde, benim aklıma takılan bir şey ise, “ten rengi“… Bugün dünya üzerinde yaşayan yaklaşık 300 – 350 Milyon Türk var. Bu Türkler dünyanın birçok bölgesine dağılmış biçimde yaşıyorlar. Normal koşullarda iklim farklılıklarının veya coğrafi özelliklerin kişilerin biyolojik yapılarını bile etkilediğini düşünürsek, Türkler içerisinde “beyaz tenli” olmayanların da olması gerekiyor. Fakat dünyadaki bütün Türk topluluklarından bir kişiyi örnek olarak getirseniz, hepsini bir arada gördüğünüzde hiç “siyah tenli” (şu araplardaki veya zencilerdeki karalardan… ) Türk göremezsiniz. Kızılderililerin ten renkleri ise, sanki Türklere göre biraz daha koyuymuş gibi geliyor bana…

Dil Benzerlikleri:

1- Belki de bizim için en önemli bölümlerden birisi olan “dil” bölümü, gerçekten de bu konudaki düşüncelerimizi en çok etkileyen benzerlikleri içeriyor. Bugün kullandığımız Türkçede bile sıkça geçen sözcüklerin bazılarını, Kızılderililer bugün kullanıyorlar… Yapılan araştırmalar neticesinde “ses benzerliği” temeliyle yaklaşılarak bulunan birkaç sözcük şöyle:

Yatkı: Ev, yatılan yer
Dodohişça: Dudak
Lı-ık: Vatan, ili
Tamazkal: Hamam, temiz kal
T-sün: Uzun
Hogan: Kerp… ev, Hopan
Missigi: Mısır
Tepek: Tepe
Hu: Selam
Tete: Dede
Türe: Türe, Töre
Atış-ka: Ateş
Yanunda: Yanında
Aş-köz: Yemek
Tapa: Tuba
Yu: Su, yu-mak, yıkamak
İldiş: Dişleme

Yukarıdaki sözcükler, gerçekten önemli benzerlikler. Bugün Kızılderililer’in 600’e yakın lehçeden oluşan bir dilleri var. Ve bu benzerlikler, bu lehçelerin anası özelliğindeki Atabaşkan Kızılderilileri‘nin diliyle olanlardır. Nihayetinde Osman Nedim Tuna, dillerdeki benzer öğeler ile ilgili şöyle diyor:

- Benzer iki dilde ses ve anlam bakımından eş sadece “bir” sözcük varsa, bu bir rastlantıdır.

- Benzer iki dilde ses ve anlam bakımından eş “iki” sözcük varsa, üzerinde düşünülmelidir.

- Benzer iki dilde ses ve anlam bakımından eş “üç” sözcük varsa, bu iki dil arasında kesinlikle bir bağlantı vardır.

Bu açıklama, Kızılderililer’in dili ile Türkçe arasındaki bu benzer sözcüklerin önemini vurgulamaya yetiyor bence.

2- Kızılderililer’in dili ile Türkçe arasında sözcükler bakımından büyük eşteşlikler var; fakat sözdizimi ve gramer bakımından bu iki dil birbirine biraz uzak gibi duruyor.

3- İki dilde de seslenmeler, akrabalık ünvanları ve ünlemler benzerlik gösteriyor.

Ayrıca Kızılderililer’in kullandıkları aşağıdaki iki bayrak da dikkat çekici. Türkler’in ve Türklüğün sembolü olan “Bozkurt“, Kızılderililer tarafından da seviliyor ve benimsenerek sembolleştiriliyor…

http://farm3.static.flickr.com/2173/2219882588_d17b220310.jpg?v=0

Yukarıda beş bölüm altında değerlendirdiğim “Türk – Kızılderili İlişkisi“, gerçekten aydınlatılmayı bekleyen ve büyük olasılıkla da yakın dönemde gelişmelere sahne olacak bir konu. Görüldüğü üzere birçok bakımdan Türkler’e benzeyen Kızılderililer, belki de dünyanın tek soykırımını yaşayan soydaşlarımızdan başkası değiller. Bunun açıklığa kavuşması bugün yapılacak olan zirvede olacaklarla da yakından ilgili. Belki yapılan çalışmalar Kızılderililer’in Türk olduğunu bilimsel kanıtlarla açıklamaya yeter ve biz de Amerika’da hak iddia ederiz… Olmaz mı?

Yavuz Tanyeri



İle Yorum Yap!
62 Yorum Bulunmaktadır
Soysal on Ocak 26th, 2008 at 20:26

Benzerlikler gerçekten çok ilginç.

Abdulselam on Ocak 26th, 2008 at 23:23

“5- Mohavk Kızılderilileri’nin Anadolu’da oynanan ve arasında “uzun eşek” oyununun da bulunduğu oyunların 12’sinden 11′ini bilmeleri de yine benzerliğe örnektir.”

buradaki “arasında” kelimesinden önce “halk” sözcüğü de olmamalı mı :-) sanırım yazrken biraz fazla dalmışsınız konuya :)

neyse bu önemli değil sadece belirteyim dedim eğer öyleyse bir zahmet düzeltiverin de anlam karmaşası oluyor gibi

bu arada ben bir ara dünyadaki Türk nüfusunu merak edip aldım kağıdı, kalemi, atlası elime hesap ettim yaklaşık 250-300 civarlarındaydı yanlış hatırlamıyorsam

neyse siz bu konuda benden daha bilgilisinizdir.benimki küçük bir hesaplama sadece yazınızı okurken aklıma gelenleri yazmak istiyorum da onun için yani.yoksa başka bir amacım kesinlikle yok

bu arada ben 9. sınıfa giderken bu sibirya ile amerika arasındaki boğazı görünce -inanın daha önce bu teoriden haberim yoktu- dedim ki acaba asyadan amerikaya geçen olmuş mudur acaba?

hazır cevap bir arkadaşım vardı.ona sordum bu bir bilimsela araştırma konusu filan dedi bana +hayret+

Allah Allah dedim…

bu konu ırkçılık meselesi değildir bence tamamen insanlık tarihini aydınlatabilecek bir meseledir.

bir de bu “Tepek: Tepe” eşleşmesini görünce aklıma 8. sınıfta okuduğum bir yazı geldi Güneş Dil Teorisiydi galiba…Atatürk güney amerikaya bir araştırmacı (elçi de olabilir hatırlayamıyorum pek ) göndermiş.o da Türklerin Kızılderilile soydaş olduğunu belirten yazılar filan yazmış… neyse bunlar yazıyı okurken aklıma gelen bir kaç şeydi.yazayım dedim.Vaktinizi aldım kusura bakmayın

neyse ben gideyim…

Allah (c.c)’a emanet olun.

Tardu on Ocak 27th, 2008 at 13:56

‘Cengiz Han’dan kaçan Türkler Amerika’da’

‘Kızılderililer Türk mü’ tartışması sürüyor. İşte New York’ta düzenlenen panelde ortaya atılan tezler..

27.01.2008 11:02
ABD’nin New York kentinde düzenlenen ”Türkler ile Kızılderililer Arasında Ortak Bağlar” adlı panelde, iki millet arasında çok ilginç benzerliklerin olduğu ortaya çıktı.
ABD’de faaliyet gösteren İstanbul Üniversitesi Mezunlar Derneği’nin (İÜMEZUSA) Türkevi’nde düzenlediği etkinlikte, George Washington Üniversitesinden Prof. Dr. Türker Özdoğan başkanlığında Türklerle Kızılderililer arasında tarih, kültür, dil, Şamanizm inancı ve el sanatlarında kendini gösteren benzerlikler tartışıldı.
Özdoğan açılış konuşmasında, konunun çok popüler olduğunu belirterek, modern Türkiye’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün de bu konuyla ilgilendiğini anımsattı.

ABD’DE ”HAVASU” KENTİNİN ANLAMI

DNA testlerinin yapılmasıyla son yıllarda Türkler ile Kızılderililer arasındaki bağların net şekilde ortaya çıktığını kaydeden Özdoğan, Orta Asya’daki Türkler ile Sibirya Türkleri ve Kızılderililerin DNA örneklerinin çakıştığını söyledi. Özdoğan, iki halk arasında kültürel, ruhani pek çok bağ olduğunu çeşitli örneklerle anlattı. ABD’nin Arizona eyaletinde Kızılderililerin yaşadığı ”Havasu” kentinin ne anlama geldiğini yerlilere sorduğunda Türkçe’dekiyle aynı anlama geldiğini öğrenince çok şaşırdığını anlatan Özdoğan, Türk ve Kızılderili kilim motiflerinin birbirinden ayırt edilmesinin zor olduğunu, dil, müzik, heykel, mücevher ve diğer el sanatlarında büyük benzerlikler olduğunu belirtti.

CENGİZ HAN’DAN KAÇAN UYGUR ASILLI TÜRK GRUPLARI

Özdoğan, Kızılderililerin Bering Boğazından Amerika kıtasına göç ettiklerini ifade ederek, en son MS 1233 yıllarında göç edenlerin Cengiz Han’dan kaçan Uygur asıllı Türk grupları olduğunu söyledi. Özdoğan, bu insanların Amerika’da Atabaşkan lisanı konuştuklarını ve bu lisanının Türkçe’ye çok benzediğini belirtti. Özdoğan, Kızılderililerin Navaho klanından olanların yaratılış hikayesini anlatan ”Dine Bahane” isimli kitabın da yine Türkçe çağrışımlar yaptığını ifade etti.

TÜM KIZILDERİLİLER TÜRK KÖKENLİ DEĞİL

Georgetown Üniversitesi Sosyoloji-Antropoloji Bölümünden Prof. Dr. Marjorie Mandelstam Balzer de konuşmaSInın başında, tüm Kızılderililerin Türk kökenli olduğunu söylemenin yanlış olacağını, ancak bazı kabilelerle arada büyük benzerlikler olduğunu söyledi. Balzer, Doğu Sibirya’da yaşayan Türk gruplarının Cengizhan’dan kaçarak Bering Boğazından 800 yıl önce Alaska’ya göç ettikleri bilgisini de teyit etti.

ŞAMANİZM VE TOTEMLER ORTAK

Balzer, Kızılderililer ile Türkler arasında ”ayı, kurt, kartal” gibi totem ve simgelerin aynı şekilde yaygın biçimde kullanıldığını, dil, tarih, biyolojik ve ruhaniyet açısından büyük benzerlikler olduğunu söyledi.

Rusya’daki ”Yakutistan” adıyla bilinen Saha Cumhuriyetinde yaşayan Türk kökenlilerle Kızılderililer arasında yine büyük benzerlikler olduğunu anlatan Balzer, örneğin Alaska’daki Kızılderili grupların başından beri demir işleme konusunda çok ileride olmasının da yine bu göçten kaynaklanabileceğini ifade etti. Ruhaniyet ve Şamanizm’in Türkler ile Kızılderililer arasında en büyük benzerliklerden biri olduğunu kaydeden Balzer, Şamanların o dönemin doktorları sayıldığını ve Kaliforniya’da halen Şaman teknikleri kullanan ”doktorlar” olduğunu belirtti.

KIZILDERİLİ VE TÜRK KİLİMLERİ ARASINDA FARK YOK

Balzer, Türk ve Kızılderili gruplar tarafından dokunan kilimlerin, coğrafi uzaklığa rağmen birbirinden ayırt edilmesinin son derece güç olduğunu da belirterek, yapılan bir deneyde insanlara kendilerine gösterilen Türk ve Kızılderili kilimleri birbirinden ayıramadıklarını anlattı. Arizona State Üniversitesinden Kızılderili kökenli Doçent Carol Jujan da kendisinin bağlı bulunduğu Navaho klanıyla ilgili detaylı bilgi verdi. Jujan, ABD’de 2.5 milyon dolayında Kızılderili ve 300 bin civarında Navaho klanından Kızılderili olduğunu söyledi. Navaho (Dine-halk) Kızılderililerinin ABD’nin güneyindeki Utah, Arizona ve New Mexico’da yaşadıklarını kaydeden Jujan, kendileri için ”aile, kadın, arkadaşlık, eğitim ve sanatın” çok önemli olduğunu anlattı.

DİLDE GRAMER BENZERLİĞİ

Michigan Devlet Üniversitesinden Prof. Dr. Timur Kocaoğlu ise Türkçe ile Kızılderili dilleri arasında bağ bulunduğunu, bu bağın kendisini ortak kelimelerin ötesinde gramer açısından gösterdiğini söyledi. Kelimelerin zamanla değiştiğini, bu açıdan karşılaştırma yaparken sadece kelimelerin değil başka bilimsel ölçütlerin de ullanılması gerektiğini, ancak yine de zaman değişse bile bazı kelimelerin anlamının ve şeklinin değişmediğini anlattı.

”TÜRKLERİN ATALARI BELKİ DE AMERİKA’DAN GÖÇ ETTİ”
ABD Doğu Yakası Kabileleri (Ayı Klanı) Başkanı Brian Paterson da geleneksel Kızılderili başlığıyla yaptığı konuşmasında, Türkçe ”merhaba” diyerek konukları selamladı.
Paterson, ABD’de Kızılderililerin geçmişte ezildiğini, ancak şu an daha iyi koşullar altında yaşadıklarını, modern yaşama uyum sağlamakla birlikte kültürel miraslarını korumaya çalıştıklarını belirtti. Paterson, Türkleri kardeş ve aynı aileden gördüklerini, aynı değerleri paylaştıklarını kaydederek, esprili şekilde, ”Türk insanların ataları da belki de bu topraklardan (Amerika’dan) göç etti” dedi.

TÜRK DOKTORUN DNA SONUCU

Bu arada Prof. Dr Özdoğan, Paterson’a, ”Size bir müjdem var” diyerek, İstanbul’dan Levent Bozatlı adlı doktorun DNA testi sonuçlarının kendisinin Kızılderili olduğunu kanıtladığını söyledi. New York’a gelemeyen Bozatlı panele telefonla bağlanarak Paterson’la konuştu. Paterson daha sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, DNA testi sonucunun kendisini şaşırtmadığını, Türkleri kardeş gördüklerini ve toplantının da aralarındaki dostluğu pekiştirdiğini belirtti.

ABD İçişleri Bakanlığı Kızılderililer Doğu Yakası Başkanı Frank Keel de yaptığı konuşmada Türk misafirperverliğini övdü ve ”Aradaki bağın derecesi ne olursa olsun veya bağ olsun ya da olmasın iki halk her zaman dost olacak” dedi. Özdoğan daha sonra gazetecilere yaptığı açıklamada ise Türkler ile Kızılderililer arasındaki benzerlikleri yıllardır anlatan tarihçilerin, antropologların, dil bilimcilerin söylediklerinin DNA testleriyle kanıtlandığını ve testlerin artık benzerliğin Orta Asya ve Sibirya’da yaşayan Türkler ile Kızılderililer arasında olduğunu ortaya çıkardığını belirtti.

Özdoğan, toplantıya katılan Kızılderili liderlerin toplumlarında önemli kişiler olduğunu vurgulayarak, bu vesileyle iki toplum arasındaki dostluğun yeniden altının çizildiğini ve bundan ileride de yararlanılması gerektiğini söyledi. ABD’deki Türk toplumunun Kızılderili asıllı Amerikalı bir Kongre üyesini desteklemesinin yararlı olabileceğini kaydeden ÖzTürk, Kızılderili gruplarının da Türk lobisi için çok aktif olabileceklerini belirtti.

AA

Mükemmel on Ocak 27th, 2008 at 13:37

Mükemmel bir yazı.

Tebrik ederim.

gökçehankoç on Ocak 27th, 2008 at 21:26

Teşekkür ederim abicim bu konuyla ilgili çok güzel tespitler yapmışsın.Bizde bu konu ile ilgili senin düşüncelerine sahiptik TÜRKLERE en çok benzeyen en sevdiğim millet onlar, oyüzden bu tarz konularla ilgili benide bilgilendirirsen sevinirim.Ben 6. sınıf öğrencisiyim hoşçakal teşekkür ederim.

E. Ali on Ocak 28th, 2008 at 21:07

Bendeki şu resimlere bir bakarsanız http://www.alivesitesi.com/index.php/tuva-turkleri/ Tuva Türklerinin şamanlarının kıyafetleri ile kızılderililerin kıyafetleri arasındaki benzerliği görürsünüz.

Yazıda belirtilen ırksal farklılık çok önemli değil. Çünkü Türklerin bir kısmı Kafkas ırkındandır. Bu isim yani kafkas ırkı ismi, avrupalıların ırkının adıdır; sadece kafkasyayı düşünmeyin. Türklerin bir kısmı eski çağlarda da şimdi de kafkas ırkından, bir kısmı moğollarla benzer ırktandır. Bazı Türkistan Türkleri çinlilere veya moğollara değil de japonlara çok benzer.

Japonlardan söz açılmışken: Japonca ve Türkçe aynı dil ailesinin aynı alt gurubundandır. Yani ural altay dillerinin altay gurubundan. Zaten dilbilgisi yapısı tıpatıp denecek şekilde hayret verici bir benzerliktedir. Macarca ve Fince ise ural gurubundandır. Bu durumda ataları hunlar olan macarlar değil japonlar “dil benzerliği bakımından” bize daha yakındır.

Tekrar Kızılderililere gelince:
Kızılderililerin dilleri hakkında bu yazıda yeterli bilgi verilmemiş. bazı kelimelerin benzer olması çok da büyük delil değil. dilbilgisi yapısı benziyor mu esas bu büyük bir delil olurdu ve onlarla biz aynı kökten miyiz meselesine kelime benzerlikleri ile beraber kesin bir gerçeklik kazandırırdı. kızılderililerin dili hangi dil ailesindendir veya hangi dil ailesi ile en çok benzerlik gösteriyor bu muhakkak tespit edilmiş olması gerekir. araştırıp öğrenmek gerek.
Soydaş olduğumuz kesinleşirse Amerikada yapılan kızılderili soykırımlarının da hesabını sorarız artık. :)

Bilgicik on Ocak 28th, 2008 at 22:19

M. Ali soydaşım merhaba.

Senin de belirttiğin gibi Tuva Türkleri ile Kızılderililerin kıyafetleri birbirine çok benziyor. Bilmeyen birisine senin yayımladığın resimleri göstersen, kesin “Kızılderili” sanar.

Sadece Tuva Türkleri ile değil, bugün dünyada yaşayan Türkler’in neredeyse tamamıyla Kızılderililerin çok yakın benzerlikleri var.

Ben “din”i benzerlikleri de çok önemsiyorum. Çünkü “Şamanizm”, Türkler’den başka çok az topluluğun kabul ettiği bir dindir. Türkler’e özgü bu din ile Kızılderili inancının insanı hayrete düşürecek benzerlikler göstermesi, bence Kızılderililer’in Türklüğünü açıklamaya yetiyor. Düşünsene, ibadet dönemleri bile birkaç gün arayla aynı…

Değindiğin gibi Kızılderililerin dilindeki Türkçe sözcüklerin ötesinde, gramer benzerliğini aramakta daha yarar var. Çünkü sözcükler değişse bile, gramer kalıyor. Bir iki yerde okuduğuma göre, bu iki dil gramer açısından da benzerlik gösteriyormuş. Gramer benzerliğini örneklendirecek kadar ayrıntılı bilmiyorum; fakat bazı söz dizimi benzerlikleri varmış. Yeni Şafak ‘ta okuduğum yazıda şu paragraf geçiyor:

————————————

DİLDE GRAMER BENZERLİĞİ

Michigan Devlet Üniversitesinden Prof. Dr. Timur Kocaoğlu ise Türkçe ile

Kızılderili dilleri arasında bağ bulunduğunu, bu bağın kendisini ortak kelimelerin ötesinde gramer açısından gösterdiğini söyledi.

Kelimelerin zamanla değiştiğini, bu açıdan karşılaştırma yaparken sadece kelimelerin değil başka bilimsel ölçütlerin de kullanılması gerektiğini, ancak yine de zaman değişse bile bazı kelimelerin anlamının ve şeklinin değişmediğini anlattı.

————————————

Ayrıca Kızılderililer de bu benzerliklerin bilincindeler. Kızılderilinin birisiyle konuşan bir arkadaş, ona bu benzerliklerin bazılarından bahsetmiş. O da “Bizde kendisini TÜRK olarak kabul eden çok kişi var.” demiş. Hatta Türkiye’ye geldikten sonra yaşantı benzerliklerini görüp çok etkilendiğini anlatmış ve gidip orada tüm bu benzerlikleri anlatacağını söylemiş. Onun dediğine göre orada “Bozkurt” adında bir kabile bile varmış. Gerçekten garip…

Geçen senelerde de Kızılderililer’in Amerika’ya karşı yürüyüşe geçtiklerini ve Türkler’den yardım istediklerini düşününce, bu konunun yakın dönemde büyük bir gelişmeye sahne olacağını duyumsuyorum.

Umarım senin dediğin gibi Kızılderililerle soydaş olduğumuz kesinleşir de, biraz da biz Amerika’ya hesap sorarız.

Esen kal…

duygu on Ocak 29th, 2008 at 19:39

gerçektende süper bir yazı olmuş. tebrikler!!! ilk defa duyduğum bir konu üzerinde çok şey öğrendim. süpermiş:D

murad on Şubat 1st, 2008 at 12:48

arkadas
iyi yazmissin
amma kizilderili turktur kelmesini net olarak soyleseydin tam super olacaktti

ellerine saglik

süleyman on Şubat 3rd, 2008 at 13:52

“berring boğazı” teorisinin gerçek olduğuna inanıyorum. Bu kapsamda kızılderililerin “Türk” olması ihtimali güçlüdür. Ancak Asya Kıt’asında kalan Türkler devletler kurup uygarlıklar oluşturmuş da Kızılderililer neden kabile yaşantılarını 35000 yıl muhafaza etmişler? Bu çerçeveden bakıldığında; Kızılderililerin 35000 yıldır Amerikada yaşam sürdüğü, “berring boğazı” ile Kızılderili yaşam alanlarına bazı Türk grupların geçmiş olabileceği, Kızılderililer ile birlikte yaşayarak evlilikler neticesinde asimile olduklarını değerlendiriyorum.Birtakım genetik ve kültürel benzeşmelerin de bundan kaynaklandığını düşünüyorum.

Alper on Şubat 4th, 2008 at 20:32

Arkadaşım gerçekten ya buna bir açıklık getirilmei lazım

gül on Şubat 5th, 2008 at 20:03

Yazı dilindeki ve ten rengindeki farklılıklar bence yaşadıkları coğrafyanın etkileri.Yani bu insanlar yüzyıllarca farklı bir coğrafyada,kendi başlarına yaşadılar bu yüzdende modifikasyona uğramış olabilirler.Dil de zaten zamanla değişebilen bir olgu.Bu kadar benzerlik bence kızılderililerin Türk olduğunu açıklıyor.

murat on Şubat 8th, 2008 at 20:52

KIZILDERİLİLERİN TÜRK OLDUĞU FİKRİ BELKİ DOĞRU OLABİLİR.YAŞANTILARI KÜLTÜRLERİ BİİM YAŞANTIMIZA UYGUN .BUNU SÖYLEMEMİN SEBEBİ BUGÜN BİZİM YAŞANTIMIZDA HALA VAR OLMASIDIR. FAKAT BİZİM KURTLA PEK İLGİMİZ YOKTUR. ORTA ASYA YAŞANTISI(ŞAMANDİNİ) BİZDE HALA VAR ANADOLU ALEVİLERİNİN YAŞANTILARI VE KÜLTÜRLERİ ÖRNEK DAİRE ŞEKLİNDE SEMAH DÖNMESİ VE SEMAHI DEDE’NİN YÖNETMESİ ÖRNEK VEREBİLİRİM DAHA ÇOK BENZERLİKLER VARDIR.AMA ARAŞTIRMAK GEREKİR..

Ali on Şubat 27th, 2008 at 14:21

Türkler ile Kızılderililerin ten rengi birbirine benzemiyor diye kafamız karışmamalı.Çünkü ona bakarsak batıdan doğuya doğru Türklerin ten rengi değişiyor.Mesela batıda yaşayan Türklerin tenleri beyazdır, ama doğuya doğru gittinmi ten renginde sarılaşma gözüküyor.Örnek olarak Tuva Türkleri.Tenlerin rengini iklimlerle alakalı olabileceğini düşünüyorum.Kızılderililerin bundan dolayı ten renklerinin koyulaştığını düşünmekteyim.

turan Türkmen on Şubat 28th, 2008 at 13:23

mrb arkadaşlar bu mesajı karamandan yazıyorum kızıl derililerin Türk olduğuna hiç şaşırmadım hem anadoludaki Türklerin sanki bir kopyası o kadar çok benziyorlar hemde çok cesurlar ,ayrıca bizim gibi avcılar .bende aynı kızıl derililere benziyorum esmerim yalnız karamanda bulgar muhacirleri bize benzemiyor onlar mavi gözlü ayrıcada sarılar aynı ruslara benziyorlar.

hüso on Mart 1st, 2008 at 00:27

Bunlara ben inanmıyorum.Kızılderililer ayrı bir millet Tükler ile ne ilgisi var.Kızılderililer asıl Amerikalı’lardır.Türk oldukları daha kesinleşmedi bile

REİS OTURN BOĞA on Mart 1st, 2008 at 12:20

selamlar, yazınız için gönülden teşekkürler.Sizin tüm duygularınıza btün kalbimizle katılıyoruz.KIZILDERİLİLER TÜM KÜLTÜRLERİYLE TÜRK’TÜR.
REİS OTURAN BOĞA ve KABİLESİ

Beni 300 zün üzerinde Tüm Türkiyede 3,4 binin üzerinde kabile üyemiz mevcuttur.WEB sayfamıza giriniz.2.nci web http://www.kizilderililerkulubu.org

murat on Mart 2nd, 2008 at 16:49

bence kızlderililer kesinlikle Türk.belirtildiği gibi aramızda çok büyük farklar değil çok büyük benzerlikler var.ayrıca mesela bulunan bir eserde gökTürk alfabesi bulunmuş.bu da demek oluyorki kızılderililer gerçekten Türk ve Türk alfabesini kullanmışlar.
Üzüldüğüm tek nokta ise bugün nüfuslarının çok az olması ve haketmedikleri halde katledilmeleri.

merve on Mart 10th, 2008 at 18:46

Gerçekten çok aydınlatıcı bir yazı olmuş.Tebrik ederim.Acaba dünyanın başka hangi bölgelerinden Türkler çıkacak çok merak ediyorum.Herhalde dünyanın en kalabalık milleti biziz.

köçeber on Mayıs 20th, 2008 at 22:15

Adamlar bozkurt’a önem vermişlerse söze gerek yok, bunlar kesin Türk…

yesiltuy on Haziran 1st, 2008 at 20:12

Böyle bir yazı hazırladığınız için teşekkür ederiz. Fakat hiç bir olayı hiç bir zaman tek taraflı düşünmemek gerekir. Hele ki yazı sonunda yazmış olduğunuz hak iddaa etmek cümlesi korkunç ürkütücüdür. Tüm bunları bir profesör Bir kızılderiliye anlatmış. Kızılderili hiç bir cevap vermemiş. Tam profesör dönmüş gidiyormuş ki kızılderili demiş. Biz de göç etmiş olabiliriz. Yani belki de biz Kızılderiliyiz. Daha önce dendi 10000 sene önce göç oldu. Meksika da 12 hayvanlı bir takvim bulundu 20000 yıllık dediler ki 10.000 sene önce değil göç 20.000 sene önce oldu. Sonra bir kafatası bulundu 35.000 senelik. Dediler ki 20.000 değil 40.000 sene önce göç oldu. Demek istediğim Kızılderililer Türk’tür demek veya Türkler Kızılderilidir demek yanlış olabilir. Kesin %100 net bilgi yok. Fakat ikisinden birinin olduğu kesindir. Peki biz kızılderili isek ? Kızılderililer bizden hak talep etse kabul eder misiniz ? Böyle bir şey olabilir mi ? Kızılderililerin kültürleri vardır bayrakları inançları bir ırkın sahip olduğu herşey vardır. Kızılderililere siz Türksünüz denmemeli. Önce onlara saygı duyulmalı. Amerika’da ve Canada’da yaşayan 2.5 milyon kızılderiliyi kimse hiçe saymasın. Bu yüzden herkes önce Kızılderili halkına ve kültürüne saygı duymalı.

Düzeltme : Şef Seattle’ın resminin altına Şef Oturan Boğa yazılmış. Bu yanlıştır. Ayrıca Oturan Boğa şef değil şaman ve önderdir. Resmin altında Şef Joseph yazması gerekiyor. Yazıyı yazan arkadaşımız düzeltirse seviniriz. Bu kızılderililer için büyük bir saygısızlıktır.

Orkun Kutlu on Haziran 3rd, 2008 at 02:04

Yeşiltüy,

Öncelikle değerli yorumunuz ve hatırlatmalarınız için teşekkür ederim. Tek taraflı düşünmemek gerektiğini söylemişsiniz. Bu konuda şöyle diyeyim: Binlerce yıldır var olup, daha Amerika kıt’ası bile bulunmamışken yazıtlar bırakan bir ulusun, kuşku duymadan kabul edilecek özellikleri, Kızılderililerle belli yönlerden örtüşüyor diye Kızılderilileri doğrudan TÜRK saymak yanlış olur. Fakat tek taraflı düşünmemek adına Türklerin Kızılderili olabileceğini düşünmek, doğrudan cahillik olur. Yukarıda belirttiğim gibi, Kızılderililer’in ilk yaşam alanı olarak bilinen Amerika Kıt’asında henüz insanlar yaşamıyorken, Türkler Ötüken’de at koşturup dünyanın düzenini sağlıyorlardı.

Yukarıdaki yazıyı her ne kadar çok fazla kaynaktan yararlanarak yazmış olsam da, yazıda bilgi eksiklikleri veya yanlışlıkları olabilir. Belirttiğiniz görüntünün “Oturan Boğa” ya ait olmadığını bilmiyordum. Bunu belirtmeniz üzerine, bilgiyi düzelttim.

Son olarak şuna değineyim: Unutulmamalıdır ki, bugün dünyadaki bütün Kızılderililer’in nüfusu, Ankara’nın nüfusunu geçmez. Bu yazı ile Kızılderililer’in TÜRK olup olamayacaklarını irdelememin nedeni, Türklerin Kızılderililerin Amerika’daki nüfus / yüzölçümü gücüne ihtiyacı olması değildir. Ben, sadece Kızılderililerin TÜRKler’le kan bağı yönüyle bir ilişkisi olup olmadığı konusundaki düşüncelerimi paylaştım. Yazımın sonundaki ifadem de, sadece Abd’nin emperyalist politikalar aracılığıyla “Nereyi / nasıl sömürsem?” düşüncesini güttüğüne dikkat çekmek için yazılmıştır.

Bilinmelidir ki, Türk kanı taşıdığı kesin olarak ortada olduğu hâlde hâlâ bağımsızlığını kazanamamış nice soydaşlarımız (Doğu Türkistan, Gagauzya…) duruyorken, Amerika’da Türklüğü temsilen bir Kızılderili devleti kurdurmak veya bu yolla Abd’den hak istemek düşünülecek en son şeydir!

Esen kalın…

sefa on Kasım 1st, 2008 at 17:42

Murat bizim kurtla pek ilgimiz yok demişsin ama yanlışın var!
Türklerin bozkurtla ilişkisi var.
Çünkü bozkurt baskı altına gelemez kimse boyunduruk altın alamaz. Türkler de böyledir ve bozkurtu simge edinmişlerdir.

mehmet SAHİN on Kasım 29th, 2008 at 17:03

Şunu tüm dünya bilmelidir ki kanında Türk kanı taşmayan bir millet kalmamışdır. Kavimler göçü ile avrupalıları biz millet yaptık. Asya zaten bizim, amarika da malum kızılderili Türkler tarafından insanla tanışmış. Afrikada kavimler göçünden nasibini almış. Sonunda osmanlı ile her şeyi pekiştirmişiz. biz neyi tartışıyoruz? Avrupa neyin peşinde anlamış degilim. Anladım neyin peşinde olduklarını ama onların boş hedeflerini anlamadım ama beni bu yazımı okuyan herkes anladı bunu biliyorum.

Batuhan on Ocak 29th, 2009 at 11:48

Kızıldereliler Türk olduğunu biliyorum.

Yalçın TAn on Şubat 15th, 2009 at 11:18

Kızılderililer Turan soyludurlar. Ancak büyük iki anakaraya az sayıda geldiklerinden çoğalıp devlet ulus olgusunu oluşturamadılar. Bu yerli halk 35 bin yıl önce değil ağırlıklı olarak 10 bin yıl önce buralara göçtüler. Bu Sümer yörelerine göçler ile aynı yüzyıllara rastlar. Eğer Türkçe sözcükler Kızılderili halkın dilinde varlığını belli ediyorsa onların Türklüğünden kuşku duyulur mu? Hele Kızılderili oymak adları. Yer adları Asya’dakilerle örtüşürse…

rıza on Şubat 18th, 2009 at 12:47

Güzel bir çalışma. Kızılderi insanı 70 milyonluk bir soykırım yaşadı. Onlar Türk. Lakota cumhuriyeti kesinlikle desteklenmeli. Lakota kızılderi devleti.

melike on Mart 8th, 2009 at 12:51

Süper olmuş hazırlayan kişinin ellerine sağlık ama keşke kzıldereliler hakkında bir kaç bilgi daha olsaydı çok başarılı buldum. Tebrik ederim.

merve on Nisan 6th, 2009 at 17:33

Sevgili yazar arkadasım. Öncelikle sana çok teşekkür ederim. Senin bu uylamış olduğun site hakkında bayağı bilgi edindim. Zaten bu konular benim hep ilgi odağım olmuştur. Bu site sayesinde kafamda oluşan soru işaretleri aradığını bularak yerlerine oturdular. Benim gibi birçok genç arkadasımın da bu konular hakkında bu siteden yararlanmasını tüm isteğimle istiyorum. Size gönülden selamla hoşçakalın. ESEN KALIN.

şoşoni on Mayıs 19th, 2009 at 19:50

Kızılderililerin Türk olduğu gün gibi ortada.Bugün orta doğuya demokrasi getirmeye çalışan ,demokrasi fakirleri ve insan hakları diye çığırtganlık yapanlar,açsınlar yakın tarihteki kirli çamaşırlarına baksınlar.

mustafa kaya on Temmuz 1st, 2009 at 16:18

Sayın Tanyeri. Öncelikle sizi kutluyorum. Bu araştırmaları yapıp benzerlikleri sıralamanız bile taktire şayan bir meziyettir.

Yorumları okudum da; eleştirenler de var, tenkid edenler de. Siz araştırmalarınıza dayanarak bir yaklaşımda bulunmuşsunuz. Tenkid edenler de aksini ıspat etmeye çalışsınlar. Parentez içi fikrimi beyan etmek istersem; Kızılderililer Türk kökenli, Türk ırkından gelme insanlar olabileceği kanaatindeyim. Ancak onlara Türk demek doğru olmaz. Zira Türk’lükle gurur duyanlar ve BEN TÜRK’üm diyebilenler Türk’tür. Herkese ve herkesin fikrine saygılar.

ömer on Temmuz 4th, 2009 at 19:17

Gercekten çok iyi bir araştırma tebrik ederim.

serhat on Temmuz 5th, 2009 at 11:19

Arkadaslar dusundum cok dusundum Türk insanları gemiylemi geldi oraya tabiki hayır madem amerika sırlı bulunmamıs biyer Türkler onu once bulmus orası ergenekon olamazmı amerikanında dikdagları felam var piri reis orayaı daglar arasından bulmus yada gormmus orası ergenekon olamaz mı? Belki de Türk toplulukları destana gore ordan goc ederken bazı topluluklar orda kalmıstır olamaz mı? :-)

kızıl sungur on Temmuz 7th, 2009 at 23:47

Arkadaşlar bunu tartışmanın bir anlamı yok zaten kızılderililerde Türktür katalonlarda ve bir çok halk kızılderililer heryönüyle Türklerin aynısıdır. Piri reisin tam haritasında ise o bering boğazı ve amerikanın alaska eyaleti arası dağlık gözüküyor bu doğrudur çünkü bahsettiğimiz 35000 yıl öncesi ve çeşitli jeoloik olaylar nedeniyle şu an ki halini aldı bu olmasa bile gemilerle de geçmiş olabilirler zaten kızılderililerin ne kadar kano ya meraklı olduğunu filmlerde görmüşsünüzdür. Bir de hep dikkatimi çeker o kovboy filmlerinde kızılderililerin yanında hep kurt olur yani kurt bizim orhun abidelerinde yol gösterici ata diye geçen kurt sizce bu bir rastlantı mı?

Bunlar tabiki rastlantı değil şimdi size bir öneri amerikada bağımsızlığını ilan eden kızıldereli bazı kabileler lokata devletini kurdu fiili yok ama kağıt üzerinde var gibi mesala venezuela tanıdı galiba o zaman bizde diyelim ki yaşasın lokata Türk federasyonu bir de bir şey gerekli şu kızılderelilere islamı öğretelim ki öteki taraf ta da ayrıntılı bir şekilde konuşalım bu konuyu bakalın bizlerden misiniz yoksa iç güveysimi gittiniz amerikaya. İşin gırgırı bu ama hitler bile yani yılların faşisti dünyadaki ırkların atasının Türkler olduğunu kabul ve idrak eylemiş kısacası YAŞASIN DEMOKRATİK LOKATA TÜRK CUMHURİYETİ!

Yalçın Tan on Temmuz 22nd, 2009 at 14:12

Türkçe Türkçe yazılır. Tekil özel adlarda Ahmet’in olarak yazılan sözcük çoğul belirmelerde Ahmetler’in olur. Neys Adya’nın kuzey yörelerinde de yaşayan Türk soylu topluluklar on bin ya sa on bir bin yıl önce o yörelerin buzullarla kaplanması değişimine uğraması nedeniyle doğu,batı ve güneye doğru yayıldılar. Bir bölümü Bering boğazı buzullaştığı için birçok oymak Amerika Anakarası’na göçtüler. Ata: ata-kan: kağan-utağ:otağ-kayak:kayık.it:köpek-yaşıl:yeşil-yokut:yakut-tangıre:tengri ve bilinen diğerleri. Daha ötesi kimi Kızılderili oymak adları Türk oymak adlarını taşıyor.

Lokata Türk Federasyonu olmaz. Türkiye Cumhuriyeti tek yapılı bölünmez bir bütündür. Ülkemizde 30 dan fazla topluloğun ana dilleri kendilerine özgüdür.Ama devletin dili ile halkın ortak anlaşma dili Türkçe’dir. Bu değişmez bir Anayasa buyruğu ve bir İstiklâl Savaşı,bir Lozan ürünüdür. Devlet kurum ve kuruluşlarında Türkçe’den başka dille konuşulamaz. Devlet adamları Türkçe’den başka sözler kullanamzlar. Ancak isteyenler Kürtçe, Lazca, Arapça, Çerkezce, Boşnakça, Tatarca vd.ile etkinliklerde bulunacakları tiyatrolar, televizyonlar kurabilirler. Devlet de onlara yardımcı olur.Ama Anadolu’da Türk-Müslüman varlığını istemeyen odaklar ülkeyi kurgularında federe durumuna getirirler. Son haçlı ordusu Yunan Ordusu adıyla ve iki yıl içinde Hıristiyanlaştırmak görevi ile Anadolu’ya gönderildi.Ama Mustafa Kemal, Selçuklu sultanları gibi o orduyu tarihe gömdü. O günlerde saklananlar, ortalıkta görünmeyenler şimdilerde Anadolu’yu imgesel olarak bölüt bölüt ediyorlar… Vay vay…

Oğuz on Ağustos 5th, 2009 at 19:26

Kuzeydoğu Asya ile Kuzey Amerika’nın batısının bundan uzun bir zaman önce birleşik olduğu kabul edilmektedir.

Kızılderililerin antropolojik olarak Asyalılarla benzerliğide gözden kaçmamıştır. Özellikle Sakha-Evenk bölgesindeki Turanlılar ile büyük ölçüde yakın akrabadırlar.

Ayrıca “Moğol Lekesi” isimli doğum lekesininde büyük oranda Türk, Moğol ve Kızılderili kabilelerinde görülmesinin tesadüf olmadığı düşüncesindeyim.

can on Ağustos 10th, 2009 at 23:22

BEN DE KIZILDERİLİLERLE TÜRKLER ARASINDA BİR İLİŞKİ OLDUĞUNA İNANIYORUM AMA BU YAZIDAKİ BAZI SÖZLER TAMAMİYLE ÜLKÜCÜ OLAN BU KİŞİNİN ÜLKÜCÜ UYDURMASIDIR. BU BİR KURTTA OLSA HİÇBİR ZAMAN KENDİNİZİ BİR HAYVANA BENZETMEYİN. ÜSTELİKTE TÜRKLÜĞÜ BOZKURT TEMSİL ETMEZ.

Orkun Kutlu on Ağustos 11th, 2009 at 18:53

Can,

Bu yazıda Türkçülük yapmak istesem, hiç çekinmeden yapardım! Fakat bu yazı, oldukça bilimsel temellerde yazılmış bir yazıdır. Eğer akla uygun olmayan bir yanı varsa, eleştirin biz de yanıt verelim.

Ayrıca “BOZKURT”, TÜRKlüğün simgesidir. Her topluluğun kendini özleştirdiği bir nesne veya canlı vardır. Çinliler ejderhaya benzediğini düşünürler. Selçuklular kartala benzetmişlerdi kendilerini. TÜRK ulusunun geçmişten bugüne simgesi olma özelliğini yitirmeyen tek varlık, BOZKURT’tur.

BOZKURT’un nihayetinde bir hayvan olduğunu öne sürecek olursan, ben de sana derim ki islam peygamberi Muhammed de nihayetinde bir insandır. Bunu da açıklar mısın? Önemli olan nesnenin niteliksiz yönünü vurgulamak mıdır, yoksa onun yüklendiği işlev ve kutsiyet mi?

Buyur bakalım, söz sende…

Şeref on Ağustos 14th, 2009 at 22:52

Merhaba. Arkadaşlar yazıları büyük bir keyfle okudum. Yalnız Türkçülük yapmak ülkücü gibi tabirleri yadırgadım. Alman Germanistlik yapınca kimse yadırgamaz. Türk olan biri aynı zamnda Türkçü de olabilir. arapcı olacak değilya. Türklerin Bozkurt’u sembol olarak seçmesi Bozkurtların aile hayatı ile çok ilgilidir. Bozkurttan başka bu kadar düzgün aile hayatı olan başka bir canlı yoktur insan da dahil. Tamamen tek eşli ve zina katiyyen yok. Eşini kaybeden kurt bir daha evlenmez buda ölen eşine saygıdandır mutlaka. Bizler insan olarak ahlaki açıdan bozkurtlara sadece benzemek isteyebiliriz ama onlargibi yaşayan yüzdelerle bile ifade edilemeyecek kadar az. Konuya dönecek olursak Kızılderililer Turani ırk. Yani bizim gibi. Saygılar sunarım.

Berke on Ağustos 20th, 2009 at 17:23

Yazınızı büyük bir keyifle okudum.Özellikle Bozkurt’a ve kelime benzerliklerine şaşırdım.(Özellikle de yanunda-yanında).Büyük bir ihtimal Kızılderililer de Türk. :-)
Yani onlar da bayrağını yaşıyabilirler.

Berke on Ağustos 27th, 2009 at 14:41

Belki de biz Kızılderililerin soyundanızdır. :-)

Orkun Kutlu on Ağustos 28th, 2009 at 20:17

Berke,

Daha önceden senin düşüncende olan biri için şu yorumu yapmıştım:

Binlerce yıldır var olup, daha Amerika kıt’ası bile bulunmamışken yazıtlar bırakan bir ulusun, kuşku duymadan kabul edilecek özellikleri, Kızılderililerle belli yönlerden örtüşüyor diye Kızılderilileri doğrudan TÜRK saymak yanlış olur. Fakat tek taraflı düşünmemek adına Türklerin Kızılderili olabileceğini düşünmek, doğrudan cahillik olur. Yukarıda belirttiğim gibi, Kızılderililer’in ilk yaşam alanı olarak bilinen Amerika Kıt’asında henüz insanlar yaşamıyorken, Türkler Ötüken’de at koşturup dünyanın düzenini sağlıyorlardı.

Umarım ne demek istediğimi anlamışsındır.

TTK.

Ozan on Eylül 14th, 2009 at 18:14

Kızılderililer Türk mü bilmem ama ülkemde Türk’üm demek faşistlik sayılacak açılımlar sayesinde yakında.

Eğer onlar Türk’se bizim onlardan fazla özümüzü kaybettiğimizi ve araplaştığımızı unutmayalım.

fatih on Ocak 3rd, 2010 at 07:03

Ben kızılderelılerın turk oldukları kanaatındeyım gercekten dıl, kultur, yuz yapısı bızlere cok benzıyor. Zaten eskı tarıhlere baktıgımızda dedıgımız gıbı Turklerın dunya uzerınde bulunmadıkları yer yoktu asyada avrupaya her yerde bır Turk toplulugu bulunmuştur. Ve bu kızılderelılerde bence yıllar önce orada yasamaya karar veren ve o bolgede kalan Turk ırkı dır.

seyfi on Şubat 6th, 2010 at 10:32

Ben bu gibi araştırmaların daha ileriye götürülmesinde insanların bağları açısından büyük yarar görüyorum tarih hafızadır. Selamlar.

İlteriş on Şubat 17th, 2010 at 15:12

Tarihini tam hatılayamıyorum, Kızılderelileri,Rus’yanın Sibirya’ya sürdüğü Türk asıllı vatandaşlarımızın yaşantı tarzına çok benzetiyordum.Tabiiki bundan yıllar önce seyrettiğim filim ve belgesellerden. Düşünün çocuk yaşta bağlantı kuruyordum, tabiiki birazda tarih tutkusundan olmalı.(Ayrıca 1600 yıllarında Moğal istlasından kaçarak gelen Türkmen Aşiretlerini Osmanlı Devleti Batı Anadolya yerleştimiştir. Özellikle Ege Bölgesinin Denizli, Manisa ve Uşak İllerinde,Kızılderelilerin beylerinin başlarında bulunan bantlara sokulmuş süsler, Ege’nin illerinde genç kızların düğünü olduktan sonra ata binmeden önce renkli parlak kağıtlardan civa denen baş süsleri aynısı. Bunu 40 ve 45 yaş üzeri tüm halk hatırlar.) Kızılderelilerin Türk olma olasılığı o kadar yüksek ki, ama nedense Türkler bir araya gelemiyorlar, bir araya gelmelerine de fırsat vermiyorlar. O kadar Büyük ve Asaletli, Anlı, Şanlı bir Milletiz ki,kimsenin küçültmesine izin vermemeliyiz. Her zaman soykırıma uğrayan biz olmuşuz ama nedense barbar milletler kendilerinin soykırıma uğradığını dünyaya duyururlar. Bakın Uygur Türklerinin çektiğine, Bakın Kızılderelilerin çektiğine, bakınız Türk Milletinin çektiğine! Ama sorsan Ermeniler soykırıma uğramış! Daha niceleri….

Kadir on Nisan 8th, 2010 at 14:28

Arkadaşlar Piri Reis’in haritasında Amerika kıtası bulunmakta. Yıl 1500 falan amerika ise 1600lü yıllarda TESADÜFEN Cristof colomb tarafından bulunuyor. İddialara göre Piri reis ve arkadaşları sürgüne gittiğinde Amerika kıtasına rastlıyorlar. Ve orda yaşamaya başlıyorlar. Hatta Yahşi Batı’dada geçiyor. O yüzden Kızıldereliler TÜRK’TÜR.Biz Türklerin varlığı veya yaptığı şeyler dikkate alınmadığı için Amerikayı Colomb’un bulduğu söylenir. Zaten Lakota Cumhuriyeti (Republic of Lakota)Kızılderelilerden oluşmakta ve Amerikada 3 eyaletle bağımsızlık ilan etmiştir buda demektir ki… AMERİKA TEHLİKEDE ! YAŞASIN ! ARTIK BOŞ YERE İNSANLAR ÖLMEYECEK AMERİKA BÖLÜNECEK!!!!

bozkurt asena on Haziran 11th, 2010 at 23:22

Kızılderilerin bir efsanesi olan quilet efsanelerinde kabilenin kurtlardan geldiğine inalınan bir inanç varmış
bunu duyunca aklıma ilk gelen şey bozkurt destanı oldu bu destandada Türklerin bozkurttan geldiği ile ilgili bilgiler var.

Tabi bunların hepsi birer efsane gerçek değil ama ırkların birbirine gerek dilleri, dinlerinden aynı olduğunu duşunebiliriz ama burada iki efsane var ve kesinlikle aralarında bir bağ var diye düşünüyorum.

İsmail ŞAHİN on Temmuz 6th, 2010 at 21:53

Kızılderili’ler Türk, Grek ve ve başka Irk’ları da içlerinde barındıran Ari Irkı mensubu toplama Irk’lardan oluşturulmuş bir topluluktur.
Dünya’nın Enlem ve Boylam çizgileri gerçekte var, olan çizgiler hayali bilinmekte.
Dünyanın Enlem ve Boylam çizgilerini Ari Irkı toplulukları çizmiştir.
Ari Irkı topluluklarının bu gün bilinen Irkları.
1.Kızılderililer.
2.Aborjinler. AVUSTURALYA
3.Berberiler. AFRİKA
4.Tuvalar ve Eskimolar. RUSYA
5.Kürtler. TÜRKİYE, SURİYE, IRAK VE İRAN.

Kızılderililerin bir bölümü Türk’tür, tamamı değil.

ERGENEKON on Temmuz 22nd, 2010 at 06:37

Kizilderili soydaslarimiz eger abd denilen katil domuzlarin katliamina maruz kalmasalardi bugün en az altmis milyonun üzerinde olurlardi. Dünya üzerinde Türklügünü kaybetme tehlikesinde olan Türkler, sadece Türkiyededir. Abd, israil ve avrupanin usagi sagci fasist ve dinci partiler bizi kürtlestiripi araplastirip ve de yahudilestirmek üzereler. 1950’lerden beri her türlü kendilerine yakisir serefsizlikle sagci, dinci ve de milliyetci gecinen it soylari, Yü-ce TÜRK ULUSUNU ve BASKOMUTANIMIZ ATATÜRKÜMÜZÜN kurdugu KUTSAL LAIK DEVLETIMIZI darmadagan ettiler.

alp harun on Kasım 6th, 2010 at 00:31

Acaba bu kızıl dereliler Türk lafını ilk ortaya atan kim? Önce biraz bunu sorgulamak lazım değil mi? Benim duyduğuma göre kanadalı bir amerikan 13. yüzyılda Türklerin oraya moğol baskısından kaçan bir boyu falan olduğunu söylemiş. 13, yy da göç ettilerse bir kere bu adamların çadırları ok ları yayları konuşmaları hayat tarzları hiç de 13, yy Türklerine benzemiyor. Gök Tanrı inancı diyorsunuz ama kızıl derelilerde öldürdükleri insanı cennete göndermek için kafa derisini yüzerler. Sonra kafalarına taktıkları tüyler yüzlerine sürdükleri boyalar bunlar hiç biri TÜrk kültüründe yok. Bunu kim neden yapıyor? Amaçları ne amerikalılar kızıl derelilere sizlerde sonradan geldiniz bizlerde kanati verip kızılderelilerin yerli halk olduklarını çürütmek mi istiyor? Bu siteyi çok seviyor ve güveniyorum ama bu konu hakkında araşıtracak fazla vaktim yok ben benim olan görüşleri yazdım lütfen aydın bir tarihçi ya da bir tarihçinin alıntılarından yöneticiler cevap versin? Teşekkür ederim şimdiden. ***@hotmail.com mail adresim mail atmak isteyenleri de beklerim.

Yalçın Tan on Kasım 6th, 2010 at 18:53

Kızılderilerin ağırlıklı olarak Türk soylu olmaları doğal nedenlere bağlıdır.Beş -on bin yılda bir Asya’nın kuzeyinş sarmalayan buzullaşma dönemleri ya da çok ağır koşullarla bastıran kışlar o yörelerde oturan toplulukların güneye-batıya-doğuya göç etmelerine neden oluyordu. Alaska ile Asya anakarasınının arasındak boğazın suları da donmakta ve Asya’dan Amerika’ya köprülük yapmaktaydı, Asyalı Türk boyları,oymakları da bu köprüden geçtiler Amerika’nın yerli halklarını oluşturdular.

osman kanat on Kasım 13th, 2010 at 02:13

Kızıldereliler Türk felan deyil.

alp harun on Kasım 13th, 2010 at 22:08

Yalçın ırkdaş ben o hikayeyi biliyorum ama benim sorduğum soru o değil. :((

AHUR KARA on Ocak 3rd, 2011 at 22:19

Kızılderililerin ProtoTürk (ÖncüTürk) oldukları henüz araştırmacılar tafından kanıtlanmış değildir. Bugün Osmanlıların hakim olduğu ülkelerden bilhassa Balkan coğrafyasında Türkçemizden Arnavutlara, Hırvatlara, mekadonlara ve Sırplara yüzlerce kelime ithal edilmiştir. Bu kelime ihraçı’nın onların Türksel olduğunu kanıtlamaz.

Ayrıca Türkler Arap yarımadası’nda gelişen Muhammedanizm’in baskılarına karşı yüzyıllarca savaşmışlar, netice’de yenik düşerek, istemeyerek İslamiyete geçmişlerdir. Ayrıca son yorumcu’nun unuttuğu bir gerçek var ki o da Hazar Denizi kıyısında yer alan atalarımızdan GökTürklerin Araplar tarafından ilk soykırımına tabii tutulduğudur. Yeni yılınızı kutlar mutluluklar dilerim.

afşin korkmaz on Nisan 18th, 2011 at 21:55

Alp dediklerin doğru olabilir ama kızılderililerin tamamı Türk değil sadece Türkler oraya göç edip oranın yerlisi olmuştur mesela bu Türkiyede afrikalı olmasına benzer ama bu benzetme de nüfus olarak az olduğumuz anlamına gelmez.

Emrah on Mayıs 26th, 2011 at 09:44

Merhaba,

İlk olarak yazıdaki bir hatayı düzeltmem gerekiyor. Kızılderili kültüründe at yoktur. Kızılderililer at ile 17. yy.de İspanyollar vasıtası ile tanışmışlardır. İspanyol yerleşimciler besleyemedikleri atları doğaya bırakmışlardır. Zamanla bu atlar vahşi doğaya ayak uydurarak sürüler oluşturmuşlardır. Kızılderililer’de İspanyollardan at evcilleştirmeyi öğrenmişler ve “Mustang” adı verilen bu vahşi atları sahiplenerek evcilleştirmişler ve gündelik hayatlarında kullanmaya başlamışlardır.
Dinsel olarak Şamanizim ve Totemizim arasında bağ kurmak mümkün değildir. Tamamen iki ayrı inanç sistemidir.
Türk boylarının M.Ö. 3000 ila 1500’lü yıllar arasında yaşanan büyük göç dalgaları ile Amerika kıtasına göçmüş olmaları ihtimali yüksektir. Ancak bütün Amerikan yerlilerinin bu göçler sonucunda oluştuğunu düşünmek yanlıştır. Amerika kıtasına göç eden Türk kabileleri mutlaka o bölgedeki yerli milletler ile kaynaşmış zamanla da yeni kültürler oluşmuştur.

muhammed on Haziran 23rd, 2011 at 11:23

Eger ki kızılderililerle akrabaysak ki bana oyle geliyor amerika bu durumu acıklatmaz bizim oradaki kızılderililerle birlik olup orada kızılderililerin bagımsızlasma mucadelesi vermelerinden korkuyorlar. Ayrıca ispanyollar at evcillestirmeyi haclı seferlerin sonra ogrendi o tarihlerde at egite bilen tek millet Türklerdi.

Emrah on Haziran 24th, 2011 at 10:04

İlk olarak, ABD en azından 100 yıllık süreç dahilinde kızılderili toplumunun bağımsızlık mücadelesi vermesinden korkmamaktadır.Kızılderili toplumu maalesef 400 senedir süren kendilerine yürütülen totaliter baskı rejimi sonucu devlet kurabilecek yetilerini kaybetmişlerdir.Eğer dünya üzerindeki her Türk kökenli toplumu bağımsılaştırabilmek gibi Devletimiz’in bir kudreti olsaydı Kızılderililerden önce birçok toplumu bağımsızlaştırabilirdik.(Kırım, Gagavuz ve Karay, Başkırt Türkleri gibi.)
Sonra konuyu mesnetsiz bilgilerle kirleterek saptırmayalım.İspanyollar Roma ordusunda M.Ö. 1.yy.’dan itibaren İberian atlı birlikleri olarak paralı asker sıfatıyla yer almışlardır.İberik adası toplumları atı M.Ö. süreçte evcilleştirmişlerdir. İberik adası toplumları ise Gauller, Hispaniclerdir.Türkler atı evcilleştiren ilk milletlerdendir.Ancak kızılderililer 17.yy.dan itibaren atı evcilleştirmeye başlamışlardır.(Aşağıda tafsilatı ile belirtilmiştir.)

muhammed on Haziran 28th, 2011 at 14:52

Emrah kardesim amerika Türk milletinden asırı dercecede korkmaktadır abd sadece gosteriş yaparak kendini buyuk gosterir cevremizdeki ulkelere ırak, libya gibi komsu ulkelere elini kolunu sallayarak girebiliyor neden cunki o devletlerden korkusu yok yapmacıktan bir teror olayı veya isyan cıkarttırıyor ve barıs geitricem demokrasi getiricem diyerek ulke topraklarına giriyor bizim ulkemize pkk teror orgutunude amerika,ermenistan ve israil olusturup saldırtıyor aynı taktiği yapıp bizim ulkemize girmeye calısıyorlar ve neden giremiyorlar cunki korkuyorlar Türk milleti en gucsuz halinde bile dunyayı dize getirebilicek guce ve kudrete sahiptir.

ZAFER KAYA on Ağustos 9th, 2011 at 18:18

ahur kara isimli şahısın TÜRK OLMASI mümkün değil yaşamış,yaşayan we yaşayacak olan hiç bir TÜRK yoktur ki PEYGAMBER EFENDİMİZ HZ.MUHAMMED MUSTAFA S.A.V için muhammedanizm ifadesini kullansın bu kefere ne TÜRKTÜR nede MÜSLÜMAN …..olsa olsa putperes bir soydan gelen bir şahıstır tarihi biz böyle zawllılardan öğrenecek değiliz……………..unutmayanlar………….

ismail on Eylül 23rd, 2011 at 20:53

Kızıldereliler iç anadolu halkı olup Genel çoğunluğu Türk ve Grek’tir. Karma ırklardan oluşmaktadır.
Ari ırkının bir koludur.Kızıldereli Türkleri manavlarla akrabadır. Varsayım içermez, kesin kanıtları mevcuttur.
Kürt halkı’da karma ırklardan oluşmaktadır.Ari ırkı koludur.

Yazı Detayı
  • Yazının Bağlantısı: Kızılderililer TÜRK mü?
  • Yazının Kategorisi: Bizim Kalemimizden, Güncel, Tarih
  • Yazar:
  • Eklenme Tarihi: 26 Ocak 2008
  • Bu yazıya yapılan yorumları RSS kaynağı ile takibe alın.
  • Bu yazıya kendi sayfanızdan geri izleme yapın.
  • Diğer kaynaklarda arayın:
  • Etiketler:, , , , , , , , , , , ,