Ana Sayfa » Bizim Kalemimizden » Din » Tarih » Şehit Kubilay ve Menemen Olayı
10


Şehit ve Olayı

Şehit KubilayYabancıların “hasta adam” diye adlandırdıkları, şeriatın batağında çürümeye bırakılmış Osmanlı‘nın ve yine yabancıların “uyuyan dev” dedikleri Anadolu’da Türk Ulusu’nu bilmem hangi millete peşkeş çekmeye çalışan padişahların tarih olduğu 1900′lü yıllardayız. Türklüğün bu hastalıktan kurtularak demokratik, laik ve çağdaş bir yönetimle yeniden doğduğu Türkiye Cumhuriyeti’nde, şeriatın geri getirilmesini ve halifenin yönetimindeki bir devletin yaratılmasını isteyen meczupların İzmir’in Menemen ilçesindeki isyanına tanık oluyoruz. Bu isyan hareketi, ilk bakışta birkaç kişilik küçük bir isyan gibi görünse de, cumhuriyetin ilk yıllarında rejime karşı ilk ayaklanma olması ve ’ün bu yıllarda hayatta olması yönüyle önemlidir.

Cumhuriyet‘in ilanının üzerinden 7 yıl geçmişken, bir kısmının Arap olduğu bilinen ve Manisa üzerinden gelen 6-7 kişilik bir grup, 23 Aralık 1930′da İzmir’in Menemen ilçesine gelerek önce kalabalıkların içinde “Şapka giyen kafirdir, yakında yine şeriata dönülecektir.” gibi sloganlar ve tekbirler atarak dolaşmışlardır. Daha sonra bu sürüsü, orada kandırdıkları birkaç kişiyi de arkalarına alarak başlarında sarık, sırtlarında cübbe ile camiye girerek cemaati adlı bunağın “Mehdi” olduğunu söyeleyerek kandırmaya çalışmışlardır. “İşte karşınızda gördüğünüz bu adam, ’dir. Taraf-ı İlahiden geliyoruz. Şeriat istiyoruz. Askerin kılıç ve kurşunu bize işlemez. Herkes bu bayrağın altından geçecektir. Geçmeyenleri kılıçtan geçireceğiz.” gibi sözlerle hem cemaatin zihnini bulandırmış hem de onları zorla kendilerine destek vermeye zorlamışlardır. Oradaki kişilerin bir kısmı zorla, bir kısmı da gönüllü olarak Derviş Mehmet ve saz arkadaşlarına katılmışlardır.

(Yukarıdaki videoda Kubilay’ın şehit oluşu anlatılmaktadır.)

Esrar ile müritlerini kendine bağlayan bir bunağın etrafında toplanan bu yobazlar, ellerine geçirdikleri yeşil bayrakları sopaların ucuna takmışlardır. Camiden çıkıp ilçe merkezine dönmek ve isyana oradan devam etmek üzereyken Asteğmen Kubilay 26 askeriyle olay yerine gelmiştir. Eski harflerin getirilmesini, fes giymeyi, şeriatın gelmesini… isteyen ve böylece apaçık ’e başkaldıran bu cahilleri ikna etmek için genç Asteğmen Kubilay isyancıların yanına gitmiştir. Giritli bir ailenin oğlu olarak vatani görevini yapmak üzere Menemen‘e gelen, vatansever bir öğretmen olan Kubilay istese, düşünce açısından kendisine düşmanlık besleyen bu meczupları orada kurşuna dizdirebilirdi. Fakat kan dökülmesini istemeyerek güzel yollarla sorunun çözülmesini sağlamak isteyen vatansever Kubilay, Derviş Mehmet’in kendisini itmesiyle kendisini yerde bulmuştur.

Yere düşen Kubilay’ın göğsüne bir el ateş edilmiş ve devlet düşmanı hainler böylece teröristliğe soyunduklarını kanıtlamışlardır. Kubilay, sürekli kan kaybettiği hâlde canını kurtarmak için caminin kapısına doğru sürünerek kaçmış; fakat kendilerini hilafet ordusunun mücahitleri olarak gören azgın yobazlar, Kubilay‘ın yaralı olmasına bile tahammül edemeyerek onu yakalayıp boğazını kör testere ile kesmiş ve Kubilay’ın başını bedeninden ayırarak bir mızrağın ucuna bağlamışlardır. İnsanın kanını donduran bu vahşeti yapanların sözde müslüman geçindikleri hâlde kutsal öğretmenlik mesleğini omuzlamış zavallı ve gencecik bir Türk evladını canice katletmeleri Cumhuriyet karşıtlarının ne kadar aşağılık emellerinin olduğunu ortaya koymuştur.

Bu olayın haberi Atatürk‘e gittiği anda, Ulu Önder kendinden geçmiş ve “Menemen’i haritadan silin!” diye emir verecek kadar sinirlenmiştir. Tarihe “” olarak geçecek olan bu isyan sonucunda zavallı Kubilay şehitlik makamına erişerek Cumhuriyet’in ve devrimlerin şehidi olmuştur. Olayın hemen sonrasında Menemen ve Manisa bölgesinde sıkıyönetim ilan edilmiş ve kurulan Divan-ı Harp’te Derviş Mehmet de dahil olmak üzere, olayla ilgisi olan ve isyancılara destek veren herkes aleme ibret olsun diye Kubilay’ın şehit edildiği yerde asılmıştır. Yine aynı yere, kısa bir zaman içinde Kubilay’ın şehitliğini anlatan “İnandılar, dövüştüler, öldüler. Bıraktıkları emanetin bekçisiyiz.” yazılı bir heykel dikilmiştir.


[Bu videoda "Kubilay" adlı sinema filminin ön gösterimi bulunmaktadır.]

M. Kemal Atatürk, bu olayın Cumhuriyet tarihi açısından önemini anlamıştır. Bugün bile benzer çıkışların Türk topraklarında yankı bulacağını o zamandan kestirmiştir. Ve Şeyh Esat gibi esrarkeşlere o yörenin insanlarının destek vermelerini, yapılan olaylara alkış tutmalarını veya en azından bir tepki göstermemelerini şiddetle eleştirmiştir. 27 Aralık’ta Fevzi Paşa’ya yazmış olduğu mektupta Atatürk’ün bu serzenişi, şöyle dile getirilmiştir:

Menemen’de yakınlarda meydana gelen gericilik girişimi sırasında Yedek Subay Kubilay Bey’in görevini yaparken öldürülmüş olmasından dolayı Cumhuriyet ordusuna başsağğı dilerim. Kubilay Bey’in şehit edilmesinde gericilerin gösterdiği vahşilik karşısında Menemen’deki halktan bazılarının alkışla onaylamaları, bütün cumhuriyetçi ve vatanseverler için utanılacak bir olaydır. Vatanı savunmak için yetiştirilen, içteki her politika ve ayrılığın dışında ve üstünde saygın bir konumda bulunan Türk subayının, gericiler karşısındaki yüksek görevinin yurttaşlar tarafından yalnız saygıyla karşılandığına kuşku yoktur. Menemen’de halktan bazılarının hataları bütün millette acıya sebep olmuştur. Saldırının acılığını tatmış bir kesime genç ve kahraman Yedek Subayın uğradığı saldırıyı, milletin bizzat Cumhuriyet’e karşı bir öldürme girişimi olarak kabul ettiği ve cüretkârlarla, destekçileri, ona göre takip edeceği kesindir. Hepimizin dikkati bu sorundaki görevlerimizin gereklerini duyarlılıkla ve gerektiği biçimde yerine getirmeğe yöneliktir. Büyük ordunun kahraman genç subayı ve Cumhuriyetin idealist öğretmenler topluluğunun değerli üyesi Kubilay’ın temiz kanı ile Cumhuriyet, hayatını tazelemiş ve kuvvetlendirmiş olacaktır.

Bugün hâlâ devam eden bir düşünce ile Cumhuriyet’e karşı olanların yaptığı vahşet de, bu yaratıkların sözde cihatları, şerî emelleri kadar aşağılıktır. Bu olay, Cumhuriyet tarihinin belki de en önemli olaylarından biridir; çünkü yeni rejime karşı ilk ciddi ayaklanma olma özelliği taşımaktadır. Bugün birilerinin şeriatı savunmaları, Cumhuriyet karşıtı olduğunu alenen söylemeleri, eski harfleri kullanma sevdalısı olmaları, Kuran’ı kendi dünyevi amaçlarına alet etmeleri ve tıpkı Osmanlı çağındaki gibi Arap kılığına bürünme istekleri de Derviş Mehmet zihniyetinin aynısıdır.

Cumhuriyetin ve Atatürk devrimlerinin bekçisi olan Türk gençleri için bir timsaldir. Topraklarımızı, namusumuzu, milliyetimizi ve bağımsızlığımızı taçlandıran, şereflendiren Cumhuriyet’in korunması için canla başla feda edilme kararlılığının adıdır Kubilay. Türk’ün yüreğinde bulunması gereken Cumhuriyet sevgisini bir kat daha arttıran, uğruna verdiğimiz savaşta bize güç veren şanlı bir askerdir Kubilay. Gençliğin mimarı olacak öğretmenlere kutlu bir örnek olan Kubilay, dava adamı olmanın ötesinde adam gibi adamdır. Kurtuluş Savaşı’na genç yaşta yardım etmek, cepheye koşmak isteyen Kubilay’a arkadaşları “Ne işe yararız ki?” diye sorduklarında “Hiçbir işe yaramasam, elime bayrağı alır, cenge giden askerlerin önüne geçer, onlara en güzel vatan marşları okurum.” diyebilecek kadar milliyetçi, vatansever bir Türk evladıdır…

Olayın üzerinden 80 yıl geçtiği hâlde, Kubilay’ın başının vücudundan ayrıldığı andaki sızısını hissedebilene ne mutlu. Gözün arkada kalmasın şehidim. TÜRK evlatları, emanet ettiğin bayrağı şerefle taşıyacaklardır. Bu topraklardan Cumhuriyet’i kaldırma emelleriyle yaşayanları görüp de kemiklerin sızlamasın. Varlığını bu yola feda edecek nice Kubilay’lar, içtiğin şehadete ortak olmak için arkasına bakmayacaktır. Yemin olsun, gök girsin kızıl çıksın!

Tanrı TÜRK’ü korusun!

Orkun KUTLU

Orkun Kutlu



İle Yorum Yap!
10 Yorum Var.
Kerem71 | 3 Kasım 2010 - 10:00 | Bağlantı

Yemin olsun, gök girsin kızıl çıksın..
Tanrı Türk’ü korusun…

İpek Erdoğan Şahin | 3 Kasım 2010 - 23:18 | Bağlantı

Bu sayfayı tesadüfen açtım,duygulanarak okudum.Türk Dili üzerine uyarılarınızı daha çok beğendim.

büşra | 10 Kasım 2010 - 00:37 | Bağlantı

Orkun Kutlu, yazılarınızı beğeniyle okuyorum. Başarılar dilerim..

söleyim | 15 Kasım 2010 - 18:53 | Bağlantı

Ya kubilay ilk şehitlerden ve araştırın kubilayı kimin dedesi ödürmüştür ama geniş çaplı araştırın. Hayatnız değişir herşeyi görürsünüz.

yasin | 5 Aralık 2010 - 09:57 | Bağlantı

Menemen Olayı’nı sekizinci sınıfta öğrenmiştik. Bayağı kötü bir şeymiş. Hatta Atatürk de bu konuyla ilgili bir açıklama yapıp Kubilay’ı şehit edenleri kınamıştı, yanlış hatırlamıyorsam.

Serdar | 15 Aralık 2010 - 02:52 | Bağlantı

Nasıl bir Türk milliyetçiliğine haizsiniz ki ”şeriat bataklığı” diyorsunuz.Menemen Olayı, ilkokul sıralarında dinlediğimiz bir yalandı ve sizler bu yalana üniversitenin rahlesinden geçtiğiniz halde inanmaya devam ettiniz.Derviş Mehmet, rejimin payidar olması için dökülmesi gereken kanı, arkasından ”Şehittir” diyenler tarafından, onlarla işbirliği yaparak tetiğe sarılmıştır.

ali san | 24 Aralık 2010 - 00:45 | Bağlantı

bilenler yazsın: 1-Kubilay nerelidir? 2-mesleği neydi? 3-Zengin çocuğu mu idi? 4-Kaç yaşında şehit edildi? 5-Evli mi idi? 6-Karısı ve oğlu nerede yaşadılar? 7-Karısı ve oğluna neden hiç yardım edilmedi, devlet tarafından? 8-Karısı ve oğlu hayattalar mı? Haydin tarihçiler vatan imdadına…

Dün gönderdiğim yorumu beğenmediniz galiba ! Antikemalist buldunuz,herhalde.Sitenizin girişine “burası Kemalist sitedir”diye bir uyarı koymalısınız. Böylece yabancılar sizi rahatsız etmez…

ahmet | 16 Ocak 2011 - 12:40 | Bağlantı

Eyy bu vatanın gencleri size soruyorum 1 dunya savaşında kım saldırdı bıze ingilizler, fransızlar italyanlar bizler bu insanların medenıyetını almalıyız bızım islam medenıyetımız bıze yetmıyormu eyyy gafiller. Sakın benı yanlış anlamayın seriyat yanlısı degılım ben sadece dogruyu söluyorum bizlere kılıç cekmiş avrupa kafılerının medenıyetnımı örnek almalıyız . Hem osmanlı devleti kuranı kendıne rehber etmış 700 yıl dunyayaa hukmetmış birde 80 yıl avrupayı kendıne rehber etmış Türkıye bır varlık bıle gösteremedi aklınızı basınıza alın allah sızlere vaad edıyor ve dıyorkı bızım yolumuzda savasanlara herzaman yanındayız diyor.

Orkun Kutlu | 21 Ocak 2011 - 08:55 | Bağlantı

Değerli Ali San,

Yorumunuzu beğenmediğim için değil, vaktim olmadığı için onaylayamamıştım. Kusura bakmayın. Burada hiçbir kasıt yok, ki sorduğunuz soruların “antikemalist” bir yönü de yok. Ben size yukarıdaki soruların yanıtını öğrendikten sonra bir de şunu sormanızı rica edeceğim:

“Kubilay’ı şehit edenlerin torunları, şimdi neredeler?”

TTK!

yağmur | 19 Mayıs 2011 - 20:44 | Bağlantı

Kubilay boş yere yurdu için şehit olmuş. Ölümünden 80 yıl geçtikten sonra Türkiye’nin durumunu bir görseydi, kahrından ölürdü. Onu anlatan film sinemalarda 12 hafta içinde gösterimden kaldırılmış; izleyici sayısı 26840′ta kalmış. Atatürk’ün en büyük düşmanını yücelten film ise (Hür Adam) 15 haftada 950496 seyirciye ulaşmış.

Yorum Yap!

(İletinizi yazmadan önce, lütfen buraya dokunarak uyarıları okuyun!)

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

Yazı Detayı
  • Yazının Bağlantısı: Şehit Kubilay ve Menemen Olayı
  • Yazının Kategorisi: Bizim Kalemimizden, Din, Tarih
  • Yazar:
  • Eklenme Tarihi: 3 Kasım 2010
  • Bu yazıya yapılan yorumları RSS kaynağı ile takibe alın.
  • Bu yazıya kendi sayfanızdan geri izleme yapın.
  • Diğer kaynaklarda arayın:
  • Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,