Siyaseti Geçim Kaynağı Olmaktan Çıkarmalı… – (Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu)

Siyaseti Geçim Kaynağı Olmaktan Çıkarmalı…
(Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu)

Bir para-banka uzmanı geçenlerde bir araştırma yapmış: Türkiye’deki tüm kentlerin, İstanbul dâhil, ahalisi fakirleşiyor, bir tek Ankara zenginleşiyormuş. Nasıl saptamış bunu? Her kentin bankalarındaki toplam banka mevduatına bakmış. Kişilerin bankalara yatırdıkları para. İşte bu, her yerde azalıyor, bir tek Ankara’da artıyor. Ne bereketli yermiş şu Ankara!

ÜSTGEÇİTLERLE ÖVÜNEREK OY TOPLAMAYA ÇALIŞAN ZAT
Şehrin merkezinden geçiyorum: Tıkış tıkış otobüsler; ölümcül çıktı dumanı. Daraltılmış yaya kaldırımlarından arabaların önüne taşan kalabalıklar; otobüs kuyrukları, simitçiler, çakmakçılar, korsan kitap, korsan CD (“ce-de”, “si-di” değil) satıcıları,… Tam bir keşmekeş. Bildiniz: Meşrutiyet Caddesi. Hengâme içinde karşıdan karşıya geçmeğe çalışan irili, ufaklı çocuklar, yaşlılar, zor yürüyebilen hastalar, şık giyinmiş hanımlar,… Caddeyi kesen her sokağın üstünde tonlarca ağır çelikten dimdik uzun merdivenli üst geçitler. Üstleri bomboş. Millet, oralara tırmanıp tekrar inmektense, canı pahasına arabaların, otobüslerin arasından kıl payı kurtulmayı yeğliyor. Bir de tırmanmaya gücü yetmeyenler var.

Hesabı kolay: Buralardaki demir çelikle kaç caddeye tramvay yapılabilir? İnsanlar için olması gereken kentlerin mahvedicisi, şehri bölen otoyollar, kullanılamaz üst geçitler, alt geçitler meraklısı, müthiş şehir planlamacısı (amatör de olsa) zat, birkaç yıl önce bir TeVe’de kaç tane geçit yaptırdığı ile övünüyor, 52 adet daha yaptıracağını beyan ederek, üst geçitleri hiç görmemiş gecekondu halkından oy toplamağa çalışıyordu. (Vay canına, bir de fırka kurdu).Türkçenin Tarihi, Orhun Abideleri, Anlatım Bozuklukları, Cümlenin Öğeleri, Yazım ve Noktalama, Türkoloji Makaleleri, Edebiyat Nedir?, Alfabelerimiz, Atasözleri, Bulmacalar, Edebi Sanatlar, Sınav Soruları, Kpss, Oks, Öss, Bunları Biliyor musunuz?, Özlü Sözler, Güzel Sözler, Türkçe, Edebiyat, Masallar, Destanlar, Astroloji, Roman Özetleri

 

AYARLI BASININ SAHTE KAMUOYU YOKLAMALARI
Kaç seçimden önce görmüşümdür, örneğin 1940’ların, ‘50’lerin büyük Amerikan üssü (şu sıralar gene mi olacak?) Balgat’ta. Fırka merkezlerinin önüne köylüsü, kentlisi yığılmış; bir izdiham. Aday adayı olmak isteyenler, belki bize de bir hademelik işi bulurlar diye son dakika üye olanlar. Ben de zannederdim ki, millet, kendi inançlarını temsil ettiğini sandığı fırkanın önüne yığılır. Meğer öyle değilmiş. Ahali bakıyor; bir de ayarlı basın-yayının sahte kamuoyu yoklamalarına kanıyor; şu fırkanın (ne türlüsü olursa olsun) kazanma ihtimali var diye onun önüne yığılıyor. Ufak tefek kişisel çıkar beklentileri içinde. O fırka, vatan topraklarının tapusunu yabancılara teslim etmiş, IMF, AB ayaklarına sanayini, tarımını, üretimini yok etmiş, Türk adını tarihten silme, diline, dinine, şanlı tarihine düşman etme tezgâhlarına eyvallah demiş önemli değil. İşte halkımıza, elli yılda sahte demokrasi ile, böyle alışkanlıklar edindirdiler.

MECLİS’TE EL KALDIR DENİNCE…
Öbür yanda bakıyorum, muhterem bir beyefendi aday olmuş. (Bir diğeri olacakmış ama, ABD’nin gözdesi, “dini bütün” bir fırkadan fazla istemişler; 60 milyar. O da vazgeçmiş. “İyi, iyi kurtulmuşsunuz” dedim). Soruyorum: “Efendim, sizin saygın bir meslek yaşamınız, halkın size minnet duyguları beslemesine yol açan hizmetleri vermenize imkân sağlamış önemli bir mevkiiniz var. Üstüne de para verip niçin milletvekili olmak istiyorsunuz?” Şöyle bir duraklıyor; samimi olarak düşünüyor; diyecek bir şey bulmakta zorlanıyor. “Peki” diyorum, “ya kazayla fırkanız kazanır da kendinizi Meclis’te buluverirseniz ne yapacaksınız?”

 

[Tekrar hatırlatalım: Bunun adı, Atatürk’ün verdiği ad, “Türkiye Büyük Millet Meclisi”dir! Latince, İtalyanca kökeninde “boş lâf üretilen yer” anlamına gelen “parlamento” değil. Birkaç kere yazdık ama, sayın milletvekillerimizi kendilerine “parlamenter” diyerek “Avrupalı” havası verdiklerini zannetmekten vazgeçiremedik.]. “Memleketin hayatî meseleleri gündeme geldiğinde söz hakkınız olacak mı?” “Devletimizin tasfiyesi, ülkemizin elimizden alınması, halkımızın aç ve perişan hâle gelmesi anlamına gelen yasa tasarıları şipşak oylanırken, fırkabaşınız ‘elini kaldır’ dedi diye, el kaldıracak mısınız?” …

 

NE ADAYLAR VAR!..
O zâtın etkin bir mesleği, hizmeti vardı. Bir de, hiçbir becerisi, yeteneği, tahsili olmayan adaylar var; hattâ,
-müspet vasıflardan geçtik-, yolsuzluktan, cürümlerden hüküm giyenler, ya da giymemek için dokunulmazlık zırhına bürünmek isteyenler; adaylık için bir verip sonradan bin götürmeyi hesaplayanlar.

 

SON FIRSAT
Böyle bir anlayışı kabul edilemez. Seçmeni, seçileni bu huylardan vazgeçirilmelidir. Ülkemizi, ulusumuzu kollayacak tedbirleri almak için son fırsat.
17 Ekim 2002; “Seçim Kuyusu”ndan.

 

|» “Oktay Sinanoğlu” Sayfasına Dön! « |

Not: İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…

Sınavlara Hazırlık Arama Robotu
YGS & LYS TEOG KPSS TUS KPDS Ehliyet Sınavı PMYO JANA

Seçim esnek olup ilgili alanları seçiniz, Örneğin ehliyet sınavı için branş olarak matematik seçmeyiniz :)