Toplumsal Yapı

Toplumsal Yapı ve Toplumsal Yapının Temel Unsurları

En genel anlamıyla toplumsal yapı bireyler arasındaki kurumlaşmış ilişkiler bütünüdür. Toplumsal yapının iki yönü vardır: insan ilişkilerini anlatan kültürel (manevi) yönü, sosyal
ilişki, rol ve statüler sosyal değerleri inceler. Doğa, nüfus ve teknolojiyi içine alan fiziki (maddi) yönü, toplumun dış görünüşünü inceler.

Sosyal (Toplumsal) İlişki

Toplum içindeki insanlar, çeşitli ihtiyaçlarını karşılamak, karşılıklı yardımlaşmak ve anlaşmak için birbirleriyle ilişkiler kurarlar. Bu ilişkilerin tekrarlanması alışkanlık oluşması
ve sürekli bir durum olması, düzenli toplumsal yaşamı oluşturmaktadır. Sosyal ilişki, toplum üyelerinin ortaklaşa maddi ve manevi etkinlikleri nedeniyle aralarında oluşan bağıntıların tümüdür. Başka bir deyişle bir süre devam eden ve ortak bir gaye etrafında kurulan bağdır.

Toplumsal yaşam, her şeyden önce toplu durumda yaşayan kişilerin aralarında kurdukları ilişkilerde, birbirinin karşılıklı etkileşiminden doğar. Sosyal yaşamdaki ilişkiler,
iki insan arasında kurulan ilişkiler, bir insanla bir eşya arasında kurulan ilişki, bir insanla bir grup arasındaki ilişki, iki grup arasındaki ilişki şeklinde görülür. Sosyolog Max Weber’e göre, bir ilişkinin sosyal nitelikli sayılabilmesi için şu özellikleri taşıması gerekir.

  •  En az iki insan arasında olmalı
  •  Belli bir zaman süreci içinde devam etmeli
  •  ilişkide bulunan bu iki insan birbirinden haberdar olmalıdır.
  •  ilişkide bulunan kişiler karşılıklı etkileşim içinde bulunmalı
  •  ilişkinin taraflarca anlam taşıması gerekir.

Sosyal İlişki Çeşitleri

Birincil ve ikincil ilişkiler olmak üzere sosyal ilişki iki grupta incelenir. Bu ilişkiler samimiyet derecelerine göre ele alınır.

1. Birincil İlişkiler

Aile, arkadaşlık, komşuluk, köy gibi gruplarda görülür. Bu tür ilişkileri daha çok örf ve âdetler biçimlendirir; yazılı hale getirilmemiş kurallara dayanmaktadır. Bireylerin birbirlerine
duygusal bağlarla bağlandıkları küçük gruplarda görülür.
Özellikleri

  •  Duygusal iletişim güçlüdür.
  •  ilişkiler karşılıklı ve yüzyüzedir.
  •  Karşılıklı güven, anlayış ve samimiyete dayalıdır,
  •  Yazılı kurallara bağlı değildir.
  •  Güçlü grup bağları vardır,
  •  Uzun süreli ilişkilerdir.
  •  Sosyal etkileşim güçlüdür.
  •  Biz duygusu hakimdir.
  •  Kişisel çıkarlar ön planda değildir.
2 . İkincil İlişkiler

Şehir, meclis, siyasi parti, sendika gibi büyük gruplarda görülen ve cemiyet tipi toplumlarda var olan ilişkilerdir. ilişkiler daha çok ikincil bir nitelik taşır.
Özellikleri

  •  ilişkiler resmidir.
  •  Kısa süreli ilişkilerdir,
  •  Sosyal etkileşim zayıftır.
  •  Yazılı normlar egemendir.
  •  Duygusal iletişim çok zayıftır,
  •  Grup içindeki denetim daha zayıftır.
  •  Ben duygusu hakimdir.
  •  Kişisel çıkarlar ön plandadır.

Sosyal statü, bir kişinin toplumda edindiği mevkiye ya da yere denir. Örneğin: Anne, işçi, avukat, zenci gibi statü, kişinin kim olduğunu belirler, ona bazı hak ve yetkiler sağlarken, bazı sorumluluklar da yüklenmektedir. Bir statünün saygınlığının derecesi toplumca belirlenir. Örneğin: Kast sisteminin egemen olduğu bir toplumda kişiler kastların insanlara verdiği statüyle birbirinden ayrılırlar.

1. Verilmiş Statüler

Kişiler, bulundukları toplumsal yapının özelliklerine göre, bazı statülerini doğuştan alırlar. Bu statülerin edinilmesinde bireyin herhangi bir rolü yoktur. Birey istese de istemese
de toplum o kişiyi o statüde kabul eder. Örneğin: Zenci ya da beyaz olmak, kız ya da erkek olmak. Köleci bir toplumda köle çocuğunun statüsü yine köleliktir.

2.

Kişinin çeşitli bireysel çabalar sonucunda elde ettiği stütilerdir. Kazanılmış statülerde eğitim ve öğretimin önemi büyüktür. Örneğin, belli bir eğitim sonucu bireyin müdür,
doktor, subay, berber olması gibi. Günümüz modern toplumlarda verilmiş statülerin önemi azalmakta veya yok olmaktadır. Kazanılmış statülerin önemi ise ekonomik gelişme ve demokratikleşmeye paralel bir şekilde artmaktadır.
Özellikleri

  •  Toplumda her birey belli bir statüye sahiptir.
  •  Bir insan, aynı anda birden fazla statüye sahip olabilir.
  •  Statüler toplumdan topluma değişiklik gösterebilir.
  •  Statüler tek başlarına bir anlam ifade etmez, birbirleriyle ilişki halindedir.
  • Her statü belli kurallara bağlıdır.
  • Statülerin bazıları kolay değişirken, bazıları çok zor değişir

Anahtar statü
Bireyin sahip olduğu statülerden, kişilik bütünlüğünde önemli yer tutan, toplumda en etkin olan statüye anahtar statü denir. Örneğin, evinde baba, mahallede komşu olan bir trafik
polisinden toplum, sıradan bir vatandaşlık statüsünde olana göre, trafik kurallarına uymada daha çok özen beklemektedir. Toplumdaki saygınlığının en önemli parçası trafik polisi olduğu ve kişi her konumda bu statüsüyle anıldığı için anahtar statüsü budur.

Sosyal rol, bir toplumda ya da toplumsal grupta kişinin içinde bulunduğu stütü gereği yüklendikleri davranış şekilleridir. Sosyal statü, kişinin toplum içindeki yerini gösterirken;
sosyal rol, o kişinin soyla gruptaki yeri ile ilgili olarak kendisinin toplumdan, toplumunda kişiden beklediği kimi hak  ödev ve davranış biçimlerini belirtir. Sosyal rollerin en önemli özelliği toplum tarafından belirlenmiş olmasıdır. Örneğin, avukatlık rolüne sahip birisi adileyede avukatlık rolünü oynaması gerekir.
Özellikleri

  •  Sosyal statünün aktif kısmıdır.
  •  Sosyal roller üzerinde toplumun yaptırımı vardır.
  •  Toplumun beklentilerine uygun olmalıdır.
  •  Her sosyal statünün belirli bir sosyal rolü vardır.
  •  Sosyal yapılara göre farklılaşabilir.
  •  Kişinin davranışları üzerinde etkilidir.

Rol Çatışması
Kişi aynı zamanda birden fazla statüye dolayısıyla değişik rollere sahiptir. Bu roller birbirliyle uyuşabileceği gibi aynı zamanda birbiriyle çelişebilir. Bireyin sahip olduğu statülerden hangisine uygun davranacağına karar verememe durumu rol çatışmasıdır. Rol çatışmasında genellikle duyguların etkisi vardır. Örneğin, bir öğretmenin öğrencileriyle maç yaptığı sırada, öğretmenlik rolünü devam ettirmesi, öğretmen ile sporcu rolünün çatışmasından kaynaklanmaktadır.
Ro l Pekişmesi
Kişinin sahip olduğu bir statüde oynadığı rolün başka bir statüdeki rolün ve kolaylaştırmasıdır. Örneğin, Bir kreşte öğretmenlik yapan bir genç kız evlendikten sonra çocuğu olduğundan annelik rolünü oynaması daha kolaydır.

Bir kişiye ya da toplumsal gruba başka bir birey ya da gruplarla olan ilişkilerde üstünlük sağlayan sosyal ekonomik durumu prestij denir. Sosyal prestijin belirlenmesinde belli ölçüde kişinin kendiside etkilidir. Kişinin yetenek ve yaratıcılık gücünü gösterir. Örneğin, avukatlık bir statü olmasına karşın, bir avukatın özel yeteneklerinden dolayı çevresinde aranır duruma gelmesi ona prestij kazandırır.
Sosyal Değer
Sosyal hayatta bireyleri birarada tutan, birbirlerine yaklaştıran toplumun devamını sağlayan kurallar ve düşüncelerdir. Belli bir toplumda ya da toplumsal grupta kişilerin olumlu tepki gösterdikleri düşünceler, kurallar ve maddesel nesneler toplumsal değerdir. Her toplumda bazı şeyler toplumca iyi, güzel, yararlı ve kutsal, bazı şeyler ise çirkin ve zararlı sayılabilir.
Özellikleri

  •  Toplumda dayanışma ve bütünleşmeyi sağlar.
  •  Toplumdan topluma ve zamana göre, değişim gösterirler.
  •  Önem dereceleri farklı olabilir.
  •  Kişilerin ortak duygu ve düşüncelerini yansıtırlar.
  •  Önemini kaybeden değerler yerini yeni değerler bırakır.
  •  Ahlaki inançlara ve ilkelere dayanır.


Toplumsal olarak yaptırıma bağlanmış her türlü davranış biçimine sosyal norm denir. Başka bir ifadeyle, toplumda kişilerin belli durumlarda, nasıl davranmaları gerektiğini belirleyen davranış kalıplarıdır.
Normlar yazılı ve yazısız olmak üzere ikiye ayrılır.
a. Yazılı normlar (Resmi normlar)
Kanunlar, tüzükler ve yönetmelikler gibi devlet düzenini sağlayan normlardır. Bu normlara uyulması herkes için zorunluluktur. Uyulmadığı zaman kişi önceden belirlenmiş bir yaptırıma tabi tutulur.
b. Yazısız normlar (Resmi olmayan normlar)
Âdetler, gelenekler, görenekler töreler gibi sosyal ilişkilerin düzenlenmesi ihtiyacından doğan normlardır. Bu normlara uyulmadığı zaman toplumda kınama, dışlama ve ayıplama gibi baskılarla karşı karşıya kalınır.
Özellikleri

  •  Toplum içinde bireylerin nasıl davranacığını belirten kurallardır.
  •  Yaptırımsal olma özelliğine sahiptir.
  •  Toplumlara göre ve zamanla değişme özelliğine sahiptir.
  •  Kaynağı bireyin dışında olduğundan dolayı zorlayıcıdır.
  •  Sosyal değerlerin somutlaşmış halidir.
  •  Sosyal kontrolü sağlarlar.
  •  Toplumsal işlevini yitirmiş normların yerine zamanla yenileri gelir.

Anomi
Biriylerin ve toplumsal grupların davranışlarını uyduracakları etkili toplumsal kuralların bulunmadığı, bu nedenle kişisel ve toplumsal çözülmeye yol açan durumlara anomi denir.
Anominin olduğu toplumlarda sosyal bunalımlar artar. Sosyal değerlere olan bağlılık azalır, ortak değerler etrafında bütünleşme zayıflar.
Sosyal Kontrol
Bireyin ya da toplumsal grupların toplum düzenine aykırı davranmamaları için toplumca alınan önlemlere sosyal kontrol denir. Amacı insan ilişkilerini düzenlemektir. En güçlü kurumu devlettir. Toplumun ihtiyaçlarını karşılamak ve amaçlarını gerçekleştirmek için kurulmuş olan örgütlenmiş ve somut kurumların hemen hemen hepsinin görevi sosyal kontroldur.
Özellikleri

  •  Sosyal bütünlüğün dağılmasını önler.
  •  Sosyal düzenin istikrarını ve devamını sağlar.
  •  Her toplumda görülür ve kaynağı sosyal yaşamdır.
  •  Kişinin sosyalleşmesini sağlar.
  •  Bireylere kendi üzerinde bir oteritenin varolduğunu kabul ettirir.
  •  Sosyal normları ve değerleri araç olarak kullanılır,
  •  Normlardan sapmayı önler.

Yazılı normlara uygun davranmaya zorlayan sosyal kontorol gücü devlet tarafından oluşturulur. Yazısız normların yaptırım gücü ise toplum tarafından oluşturulur. (kınama,
övme, vb.)

Türlü etkileşimlerle sürekli olarak bir arada tutulan birden çok sayıdaki kişilerden kurulu toplumsal birim sosyal gruptur. Başka bir deyişle ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere işbirliği ve iletişim içerisinde olan, aralarında rol ve ve statü ayırımı bulunan ve ortak değerlere sahip çıkan bireylerin oluşturduğu topluluğa denir. Örneğin, arkadaşlık, aile, sendika, siyasi parti, futbol takımı, birer sosyal gruptur.

Özellikleri

  •  Her sosyal grubun belli bir amacı vardır.
  •  Üyeleri arasında ortak bir amaç etrafında işbirliği vardır.
  •  Her grup üyesinin uymak zorunda olduğu kurallar vardır.
  •  Grup üyeleri karşılıklı sosyal ilişki halindedir.
  •  Birey açısından bir güvenç durumudur.
  •  Üyeleri arasında statü ve rol ayırımı vardır.Grup, amacına ulaşınca ya da varlıkları için bir anlam kalmayınca dağılırlar.
  • Grup, bireylerin beklentilerine cevap vermelidir.

Sosyal Grup

Sosyal Grupların İşlevleri

  •  Grup bilinci, grup içi çatışmayı önler.
  •  Kişinin sosyallaşmasında etkin rol oynar.
  •  Sosyal grup, insanların topluluk bilinci ve moral verir.
  •  Kişiyi güven duyguyu kazandırır.
  •  Grup üyeleri arasında sosyal yakınlığı sağlar ve etkileşimi güçlendirir.
  •  Grup içindeki bireylerin yakınlık dereceleri üyeleri bir merkezde toplamayı sağlar.
  •  Kişilerin kendilerini göstermelerini sağlar.

NOT: Sosyal grubu kalabalıktan ayıran en önemli özellilği ortak amaç etrafında belirli sosyal ilişkilerin olması ve belirli bir sürekliliğin olmasına bağlıdır.

1. Sosyal İlişkilerine Göre

a. Birincil grup
ilişkilerin yüzyüze olduğu, genellikle biz duygusunun, hakim olduğu, üyeler arasında birincil ilişkilerin olduğu gruptur. Örneğin, aile, arkadaş, komşu ilişkileri
b. İkincil grup
iilşkilerin yüzye değilde resmi sözleşmeler niteliğinde olan, üyeleri arasında ikincil ilişkilerin hakim olduğu, gruptur. Örneğin. Banlara, devlet, siyasi parti şirketlerde
görülen ilişkiler.

2. Bireyin g rubu katılış biçimine göre

a. Bireyin irasdesiyle katıldığı grup
Bireyin gruba katılması veya gruptan ayrılması kendi iradaseni göre, davranmdığı gruplardır. Örneğin: Şirket, sendika, oyun grupları
b. Bireyin irade dışı katıldığı grup
Bireyin gruba katılış kendi iradesinin dışında olan gruplardır. Örneğin: aile, akrabalık, üyesi olduğu ulus.

3. Sürelerine göre

a. Kısa süreli grup
Geçici bir süre devam eden sonradan dağılan gruplardır. Örneğin: Eğlence, beraber tatile çıkan öğrenciler, mevsimlik işçi.
b. Uzun süreli grup
Varlığı uzun olan, kalıcı bir ihtiyacı karşılayan, bireylerin ömürlerinden uzun olan gruplardır. Örneğin: aile, devlet, şehir.

4. Nüfus hacmine göre

a. Küçük grup
Grup üyelerinin birbirlerine karşı samimi ilişkiler kurduğu ve nüfusça az olan gruplardır. Örneğin: alie, arkadaşlık. Büyük grup ilişkilerin resmi ve çıkar ilişkilerin olduğu üye sayılarının
çok fazla olduğu gruplardır. Örneğin: kent, millet, parti, sendika.

5. Kuruluş biçimine göre

a. Resmi grup
Önceden belirlenmiş yazılı kurallara göre oluşturulmuş kurallardır. Örneğin: devlet, okul, kooperatif.
b. Resmi olmayan grup
insanların kendi aralarındaki yakınlaşmadan doğan, herhangi bir resmiyete dayanmayan gruplardır. Örneğin: arkadaşlık, kapkaç grubu.
Tönnies’in grup sınıflandırması
Toplumların değişik özelliklerini dikkate alan Tönnies insanlar arası ilişkilerin türüne göre iki gruba ayırmış ve bunlara cemaat ve cemiyet demiştir.

Cemaatin Özellikleri

  •  Ortak irade vardır.
  •  Ortak mülkiyet vardır.
  •  Mekanik dayanışma vardır.
  •  Biz duygusu hakimdir,
  •  Toplumun çıkarları ön plandadır.
  •  Din ve inançlar baskındır.

Cemiyetin Özelikleri

  •  Bireysel irade vardır.
  • Bireysel mülkiyet vardır.
  • Organik dayanışma vardır.
  • Ben duygusu hakimdir.
  •  Kişisel çıkarlar ön plandadır.
  •  Yazılı normlar baskındır.

Grup Dışı Topluluklar
1. Sosyal Yığınlar
Sosyal yığınlar, karşılıklı ilişkileri yok denecek az olan kişilerin oluşturdukları topluluklardır. Aralarında fiziki bir yakınlık olmalarına rağmen aralarında karşılıklı ilişkiler
ve birleştirici bir bağ bulunmayan geçici bir süre için bir arada bulunan topluluktur. Bireyler arasında ortak bir amaç söz konusu değildir. Sosyal yığınlar dört grupta incelenir.
a. Sıradan kalabaıklar
Tesadüfen birarada bulunan ve ortak amaçlar için değil, kişisel amaçları gerçekleştirmek için arada bulunan bireylerden oluşan gruplardır. Örneğin: Kırmızı ışıkta bekleyenler,
pazar kalabalığı.
b. İzleyici kalabalığı
Bir gösteriyi izlemek ya da dinlemek için toplanmış olan insanların oluşturduğu yığındır. Örneğin: Bir stadyumda maç izleyenler, tiyatroda oyun izleyenler.
c. Gösteri kalabalığı
Bir düşünce, bir inanç, bir kişi, bir tutumun yanında ya da karşısında gösteride bulunmak için toplanmış toplumsal yığınlardır. Örneğin: Resmi geçitler, bir siyasi partinin mitingi.
d. Etkin kalabalıklar
iç ve dış denetimden yoksun, genellikle yıkıcı olan gruplardır. Örneğin: Bir takımın fanatik tarafları, linç ve isyan toplulukları.
2. Sosyal Kategori
Ortak
özellikleri edinen, ama aralarında belli bir ilişki bulunamayan kişilerin oluşturdukları bütüne sosyal kategori denir.
a. Kitle
Aralarında fiziksel yakınlık bulunmayan ama aynı uyarıcıdan etkilenen kişilerin oluşturduğu kategoridir. Kitlelerde, birlik durumundaki insanların bir arada gözükmeleri
gerekmez. Örneğin: Alaturka müziğin dinleyicileri, aynı gazeteyi okuyanlar.
b. Sosyal sınıf
Eğitim, gelir düzeyi, kültür, yaşam tarzı, gibi özellikleriyle birbirine benzeyen insanların oluşturduğu kategoridir.
Örneğin: işçi, sanayici, emekli.
c. Azınhk
Bir topluma egemen olanlara göre, çeşitli olanaksızlara katlanmak zorunda kalan sosyal kategoridir. Bir toplumda bulunan yabancılar, dini ve etnik azınlıklar. Örneğin: Eski Yunanda kökler, Batı Trakya Türkleri.

TOPLUMSAL TABAKALAŞMA

Toplumsal Sınıf (tabaka)

Toplumsal özellikleri bakımından birbirine yakın insanların oluşturdukları bütüne toplumsal sınıf denir. Örneğin işçi, işveren, emekli, çiftçi gibi. Sınıfı tayin eden özellikler: gelir, hayat şekli ve sınıf bilincidir.

Tabakalaşma

Sosyal sınıfların, ekonomik grupları biçiminde hiyerarşik bir düzenle üst üste sıralanmasına denir. Bir başka deyişle tabakalaşma bireyler ve grupların belirli veya genelleştirilmiş
karakteristiklere göre aşağı ya da yukarı statülere, rollere sahip ve sınıflara mensup olarak anlaşılmaları, derecelendirilmeleri demektir. Toplumdaki farklı sosyal tabakaların hiyerarşik sıralanması sosyal tabakalaşma biçimini ortaya koyar. insanların doğuştan ya da sonradan kazanılmış birçok ayırt edici özelliklerinin neden olduğu toplumsal farklılaşma, toplumsal
tabakalaşmanın da nedenidir. Genel olarak toplum üç sosyal tabakaya ayrılır. Üst, orta ve alt tabaka.

Toplumsal Tabakalasma

Her tabakalaşma sisteminde;

  •  Farklılaşma
  •  Astlık ve üstlük düzeyine uygun sınıflandırma
  •  Değerlendirme olmak üzere üç sosyal süreç vardır.

Sosyal uzaklık (mesafe)

Belirli bir sosyal sınıfa ait olan herhangi bir bireyin diğer sınıflarla ve o sınıfların bireyleriyle olan hiyerarşik ilişkilerini, bir nüfus içerisindeki sınıfların birbiriyle olan ilişkilerini
ve belirli nüfusların aralarındaki sosyal farklılık ilişkilerini gösteren bir kavramdır. Toplumsal tabakalaşma, toplumsal tabakalaşma piramidi ile gösterilir. Bu piramit fizik mesafeye göre değil toplumsal mesafeye göre oluşturulur. Örneğin, fabrikadaki patronla işçi arasında fiziki bir mesafe yoktur, ama sosyal mesafe söz konusudur.
Bir ülkenin gelişmişliği orta tabakadaki insanların oranının yüksek olmasıyla ölçülür.

Gelismis Ülkelerde Toplumsal Piramid

Başlıca Tabakalaşma Tipleri

Genel olarak üç tip toplumsal tabakalaşmadan söz edilebilir.

1. Kapalı Toplumsal Tabakalaşma

Kapalı toplumsal tabakalaşmada tabakalar arası geçiş imkansızdır. Üyelerinde statü sürekliliği vardır.

a. Kölelik

Köle, hukuka ve göreneğe göre bir başkasının malı olan,
hiçbir hakka sahip bulunmayan bir mal olarak tanımlanır.
Kölelik, eski toplumlarda özellikle eski Yunan ve Roma
toplumlarında ve yakın geçmişe kadar Amerika’nın güney
eyaletlerinde ve Afrika’da görülmüştür.

b. Kast


Hindistan’daki kast sistemi toplumsal tabakalaşma sistemleri arasında kendine özgü bir örnektir. (Önemli not: Günümüz Hindistan’ında kast sistemi yasaklanmış bir sistemdir.) Kastı kesin ve ayrıntılı bir biçimde sınırlandırılmış, hiyerarşilendirilmiş toplumsal gruplar olarak da tanımlayabiliriz. Bu tür sistemlerde tabakalar ve sınıflar arası geçişin yasalar, gelenekler ve dinsel kurallarla yasaklandığı  sistemlerdir.
Bu sistemde, verilmiş satatüler önemlidir. insan hangi kastta doğmuşsa o kastta ölür. Hindistan’da ruh göçüne inanılır. Mutlak anlamda ölüm, hayatın sonlanması yoktur. Ölümden sonra yeniden farklı bir bedende dünyaya gelmek vardır. Kişi eğer yaşarken günahları sevaplarından fazla ise bir alt kasttan az ise bir üst kasttan dünyaya gelir. Evlilikler de aynı kast içinde (endogami) gerçekleştirilir. Rahipler, savaşçılar, asilzadeler, tüccar ve zanaatkarlar ile köylüler olmak üzere dört kast vardır.

2. Yarı Kapalı Toplumsal Tabakalaşma

Sosyal tabakalar ve sınıflar arası geçişin kısmen yasaklandığı sistemlerdir. Ortaçağda uygulanmış bir sistem olan loncalar buna örnek olarak gösterilebilir. Feodal dönemdeki Avrupa’da insanlar soylular, esnaf ve din adamları ile köylüler şeklinde üç tabakaya ayrılmışlardı. Bunlardan esnaflar, krala fazla para vermek yoluyla soylu olabiliyorlardı. Kral ailesi toplumsal tabakalaşma sisteminin belirleyicisidir. istediklerini soylu, soyluları ayrıcalıksız insanlar yapabilir, sıradan kimselere toprak verebilirdi.

3. Açık Toplumsal Tabakalaşma

Sınıf sisteminde toplumsal hiyerarşi servet ve gelir ayrılıklarına dayanmaktadır. Sosyal sınıflar arası geçişlerin serbest olduğu sistemlerdir. Birey, istek, çaba ve yetenekleri oranında tabaka değiştirebilir. Örneğin, demokratik toplumlarda bireyler toplumun her kademesinde bulunma şansına sahiptir. Sınıflar, kastlar gibi örgütlenmiş kapalı toplumsal gruplar
olmayıp daha çok sahip oldukları servet ve mülkün kaynağı açısından benzeşen insan yığınlarıdır. Kişi doğumdan itibaren belli bir toplumsal sınıf içine girer. Ancak açık toplumsal tabakalaşmanın yapısı gereği olarak ilerde servet kaybı ya da edinimi ile yukarı ve aşağı hareketlilik ile de karşılaşabilir. Bu tip toplumsal tabakalaşmada, kazanılmış statülere
önem verilir. Bir sendika başkanının devlet başkanı olması, bir öğretmenin belediye başkanı seçilmesi açık sınıf tabakalaşmasını gösterir. Sanayi Devrimi’nden sonra kapatalizmin gelişmesi ve yayılmasıyla bu tabakalaşma tipi yaygınlaşmaya başlamıştır.

Toplumsal Hareketlilik

Tabakalaşma sistemlerinin temel özelliklerinden biri, bunların ne ölçüde açık ya da kapalı sayılabildikleriyle ilgilidir. Bireylerin toplumsal sınıf değiştirmeleri şeklinde ortaya çıkan hareketliliğe toplumsal ya da sosyal hareketlilik denir. Bir başka deyişle toplumsal hareketlilik, bireylerin ve grupların statüler arasında giriş çıkışları süreci olarak tanımlanabilir.
Bu süreç yukarı veya aşağı ya da aynı düzeyde olan statüler arasında söz konusu olabilir ve dolayısıyla  dikey (sınıfsal) ve yatay (mesleki, coğrafi) hareketlilik tipleri ortaya çıkar.
Eski ve yeni statüler arasındaki fark hareketliliğin yönünü ortaya çıkartır. Fırsat eşitliği, bireylerin zekâ ve yetenekleri ölçüsünde yeni statüler elde etmesini sağlamaktadır. Hareketlilik her toplumda görülür, ama insanları buna sevkedecek faktörler birbirinden farklıdır. Toplumsal hareketlilik dikey hareketlilik ve yatay hareketlilik olarak iki grupta incelenir:

Dikey Hareketlilik

Bireyin saygınlık sıralaması (hiyerarşik düzen) bakımından bir sosyal tabakadan diğerine yükselmesi ya da düşmesidir. Örnek olarak; eğitim yoluyla bireyin sınıf değiştirmesi
öğrencilikten mühendisliğe geçişi, fakirlikten zenginliğe geçiş ve zenginlikten fakirliğe geçişi gösterebiliriz.
Dikey Hareketlilik

Yatay Hareketlilik

Bireyin ekonomik koşullarında ve yaşam şeklinde bir değişiklik olmadan, coğrafi mekan ya da meslek değiştirmesidir. Yatay geçişe örnek olarak iş yerini değiştiren bir mühendisi, tayin olan bir öğretmeni, başka bir şehre giden herhangi bir meslek üyesini gösterebiliriz. Tümüyle açık bir toplumda herkesin kendine en uygun olan statüye girmesi olanağı vardır ve yalnızca isteğe ve yeteneğe bağlıdır.

Yatay Hareketlilik

Göç

ireylerin veya kitlelerin farklı ülkelere ya da aynı ülke içinde farklı bölgelere yaşamlarını sürdürme amaçlı hareketi sonucu ortaya çıkan bir olgudur.
Göçlerin Nedenleri

  •  Toprak yetersizliği
  •  Kentlerin çekiciliği
  •  Savaş ve terör ortamları
  •  iklimin elverişsizleşmesi
  •  Sosyal imkanların azlığı
  •  işsizlik

Göçlerin Sonuçları

  •  Kültürel yayılma ortaya çıkar.
  •  işsizlikte artış gözlenir.
  •  Çarpık kentleşme ve geçekondulaşma ortaya çıkar.
  •  Orman bölgeleri tahrip olur.
  •  Suç oranında artış olur.
  •  Alt yapı hizmetleri yetersiz kalır.
  •  Sosyal hizmetler yetersiz kalır.
  •  Kayıt dışı ekonomi artar.
  •  Enflasyon artar.
  •  Çeteleşme ve mafyalaşma ortaya çıkar.

ÖRNEK: Tarihi bilgilere göre, insanların kabileler halinde yaşadığı eski çağlarda, kadınların doğal olarak iyileştirme yeteneğine sahip olduklarına inanılmıştır. Daha sonra Asur Uygarlığında Gula, istar ve Güneş Tanrısı sağlığın korunmasından ve tedavi edilmesinden sorumlu olan üç önemli kadındı. Eski Yunan Uygarlığında da iyileştirme yeteneğine sahip birçok tanrıça vardı. Ortaçağda inanışlar değişmiş, bu değişmeyle toplumlarda kadına bakış açısı da değişmiştir Sağlıkla uğraşan kadınlara büyücü gözüyle bakılmaya başlanmış hatta onlar cezalandırılmışlardır.
Bu parçada aşağıdaki yargıların hangisine ulaşılabilir?
A) Statüyü belirleyen toplumdur.
B) Saygınlık kazanmak uzun zaman gerektirir.
C) Tüm toplumlar aynı gelişim çizgisini izler.
D) Kadınlara verilen önem zamanla artmıştır.
E) Sağlık alanının kültürle ilişkisi yoktur.
2008 ÖSS
ÇÖZÜM: Toplumda egemen olan değer yargıları, üretim ilişkileri, eğitim seviyesi yani toplumun temel yapısı insanlar arası ilişkileri belirlemekte ve bu da statülere yansımaktadır.
Yanıt A
ÖRNEK: Bir ülkede traktör satışlarında artış olmuş. Bu durum ilk bakışta refah düzeyinde yükselme olarak algılanmış. Oysa öyle olmadığı, yapılan bir araştırmayla anlaşılmış.
Köylü eski traktörünü ucuz fiyata peşin parayla satıyor, aldığı aldığı paranın bir kısmıyla borçlarını ödüyor, kalan parasını ilk ödeme olarak verip uzun vadeli traktör alıyor. Bu parçada sözü edilen durum, sosyolojik incelemelerde düşülebilecek hatalardan hangisine örnektir?
A) Eksik veriyle sonuç çıkarmak
B) Araştırma konusunu belirlerken duygusal davranmak
C) Hipotez kurmadan araştırma yapmak
D) Öznel yargılardan arınmamış olmak
E) Araştırma konusuna uygun olmayan bir yöntem kullanmak
2007 ÖSS
ÇÖZÜM: ilk elden ulaşılan sonuçların yanıltıcılığı, gerekli araştırmalar yapılınca ortaya çıkmıştır. Bu araştırma öncekinin tersine tüm veriler değerlendirilerek yapılmıştır.
Yanıt A
ÖRNEK: Ekonomik sorunlar nedeniyle işleri durgunlaşan bir işletme sahibi, kendi işinden arta kalan zamanda başka bir işyerinde ücretli olarak çalışmaya başlamıştır. Bu kişi, orada kendisi gibi ücretli çalışanlara zaman zaman işletme sahibi gibi davranmaktadır.
Kişinin işletme sahibi gibi davranması, aşağıdakilerden hangisine örnek gösterilebilir?
A) Statülerin toplumca belirlenmesine
B) Önceki rolün yeni rolü pekiştirmesine
C) Kesin biçimde tanımlanan rollerin açık rol olmasına
D) Kazanılmış statünün, verilmiş statüden farkına
E) Statü değişmesinin neden olduğu rol çatışmasına
2006 ÖSS
ÇÖZÜM: Kişinin, statülerinin gerektirdiği rollerinin birbirine karıştırmasına rol çatışması denir.
Yanıt E
ÖRNEK: – Yalnız kalanı kurt yer.
– Yalnız taş, duvar olmaz.
Bu atasözleri toplumsal yaşamla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisinin önemini vurgulamaktadır?
A) Toplumsal değişme
B) Toplumsal denge
C) Toplumsal kareketlilik
D) Toplumsal kalkınma
E) Toplumsal dayanışma
1998 ÖSS
ÇÖZÜM: Soruda verilen atasözleri insanın toplumsal bir varlık olduğuna vurgu yapmaktadır. Bu da toplumsal dayanışmayı gerekli kılar.
Yanıt E
ÖRNEK: Sosyal bilimci Cooley,
– insanların yoğun duygusal bağlarla birbirine bağlandığı, din ve geleneklerin etkili olduğu aile, arkadaş grubu gibi topluluklara “birincil sosyal gruplar”
– insanların birbirini çok yakından tanımadığı, sosyal denetimin yasa, yönetmelik ve sözleşmelerle sağladığı dernek, siyasal parti gibi toplululuklara “ikincil sosyal gruplar”
adını vermektedir.
Cooley, bu sınıflamasını aşağıdakilerden hangisine dayandırmıştır?
A) Topluluğun değişme hızına
B) insan ilişkilerinin biçimine
C) Bireylerin eğitim düzeyine
D) Topluluğun var oluş süresine
E) Nüfusun yapısına
1998 ÖSS
ÇÖZÜM: Cooley parçada sözü geçen sınıflamasını insanlar arasındaki yakınlık uzaklık derecelerine yeni ilişki biçimlerine göre yapmıştır.
Yanıt B

bahar yayınevi uyarı

Sınavlara Hazırlık Arama Robotu
YGS & LYS TEOG KPSS TUS KPDS Ehliyet Sınavı PMYO JANA

Seçim esnek olup ilgili alanları seçiniz, Örneğin ehliyet sınavı için branş olarak matematik seçmeyiniz :)