" Bilgicik.Com » Yazdır » Türk Dilinin Yaşı Sorunu

- Bilgicik.Com - http://www.bilgicik.com -

Türk Dilinin Yaşı Sorunu

Türklük bilimi konuları içinde, birçok farklı görüşün ve tezin ileri sürüldüğü konulardan biri de Türkçenin kaç yaşında olduÄŸudur. Ortaya atılan görüşler içinde, kuÅŸkusuz dikkate deÄŸer olanlar vardır; fakat biz, bu alanda çok önemli bir geliÅŸme saÄŸlayarak Türkçenin tarihi geliÅŸimi hakkında farklı bir ivme kazandırmayı baÅŸaran Osman Nedim Tuna’nın çalışmasını temele alarak, siz deÄŸerli araÅŸtırmacılarımızı bilgilendirmeye çalışacağız.

“Sümer ve Türk Dillerinin Tarihi İlgisi ve Türk Dili’nin Yaşı Meselesi” adlı eserinde, Prof. Dr. Osman Nedim Tuna [1], 168 sözcükteki türlü ses denklikleri çerçevesinde ele almakta ve “Sümerlerle Türkler arasında dil bakımından tarihi bir ilgi bulunduÄŸu konusu bu 168 sözcük ve gerekli açıklamalarla kanıtlanmıştır.” demektedir. Bu konuya daha önce yayımladığım “Türkçe – Sümerce İliÅŸkisi [2]” adlı yazımda, bu konuya deÄŸinmiÅŸtim. Türk dilinin yaşı hakkındaki çalışmalarıyla Tuna, yaptığı belirlemelerin sonucu olarak, “Bugün yaÅŸayan dünya dilleri arasında, en eski yazılı belgeye sahip olan dil, Türk Dili [3]’dir. Bunlar Sümerce tabletlerdeki alıntı sözcüklerdir.” biçiminde çok önemli bir yargıya varmıştır.

Tuna, söz konusu eserinde Türklerin M.Ö. 3500’lerde Türkiye’nin doÄŸusunda bulunduklarını ve Türk Dili’nin zamanımızdan 5500 yıl önce ayrı ve iki kollu bir dil olarak yayıldığını iddia etmekte ve “EÄŸer doÄŸuÅŸtan Sümerlerle temasa geldikleri zamana kadarki çözülme hızı sabitse, İlk Türkçe veya Ana Türkçenin muazzam bir zaman önce yaÅŸamış olması gerekir. Türk Dili’nin arkeoloji araÅŸtırmalarından hareketle ileri sürdüğüm yaşı 8500’dür.” demektedir. Tuna’ya göre Türklerin ana yurdu da, bu konudaki yaygın görüş olan Tanrı DaÄŸları ve çevresi deÄŸil; Anadolu’nun doÄŸusudur. EÄŸer Türkler [4], Sümerlerle bir baÄŸlantı kurabilmiÅŸlerse, bunu coÄŸrafi yakınlık olarak da aramak gerektiÄŸini düşünen Tuna, böylece Türklerin ana yurdu hakkında da üzerinde nice çalışmalar yapılabilecek bir konu ortaya atmıştır. Osman Nedim Tuna’nın dışında, birçok dil bilimci Türkçe [5] ile Sümerce arasındaki benzerliklere dikkat çekmiÅŸtir. Ünlü Kazak bilgini Olcas Süleyman’ın “Az İ Ya” adlı eseri de bu konuda adı anılması gereken eserlerdendir.

Bir dilin zenginliÄŸi, onun eskiliÄŸi, sürekliliÄŸi, edebiyat ve bilim dili oluÅŸuyla söz konusu edilebilir. DoÄŸal bir geliÅŸme sürecinden geçmiÅŸ ve anormal sayılabilecek herhangi bir durum yaÅŸanmamışsa, eski ve sürekli yazılı metinlere sahip olan dillerin, geliÅŸmiÅŸ, oturmuÅŸ, zengin diller olması gerekir. Türk yazı dilinin ilk metinleri olarak bilinen Göktürk Yazıtları’nda belirlenen “kavram alanı – sözcük ailesi iliÅŸkileri“, soyut kavramların kullanılışı, oturmuÅŸ, düzenli bir iÅŸleyiÅŸin varlığı, bu dilin uzun bir süre iÅŸlenmiÅŸ olduÄŸunu göstermektedir. Dolayısıyla ReÅŸit Rahmeti Arat [6], Türk Dili’nin yaşı için “en azından bugüne dek geçen zaman kadar geriye” götürmek gerektiÄŸini söylemiÅŸtir.

DoÄŸan Aksan [7], “Türkiye Türkçesinin Dünü, Bugünü, Yarını” adlı eserinde, Orhun Yazıtları [8]’nda görülen soyut kavramlardaki zenginliÄŸi, eÅŸanlamlı öğelerin kullanılışını, çokanlamlılığa sahip oluÅŸu, ileri öğelerin kullanılışını, anlam olaylarının görülmesini, söz sanatlarına yer verilmesini ve genel anlatım özelliklerini dikkate alarak bir deÄŸerlendirme yapmış ve söz konusu metinlerin dilinin çok iÅŸlenmiÅŸ, eski bir yazı dili olması gerektiÄŸi sonucuna varmıştır. Böylece DoÄŸan Aksan, Türkçenin Orhun Yazıtları [8]‘ndan çok daha önce var olan; fakat yazılı belgelerle takip edilemediÄŸi için “karanlık dönem” olarak adlandırılan döneminin, birkaç yüzyıldan çok daha önceye götürülebileceÄŸi sonucuna varmıştır. Aksan, vardığı sonuçları şöyle ifade etmektedir:

Türkler [4]de o dönemde yerleşik bir yazı sistemi ve bu sistemi kullanan, hitabet kurallarını bilen, hatta sanat [9]lı anlatıma yönelen, eğitimli bir zümrenin bulunduğu anlaşılmaktadır.

Yenisey Yazıtları’nda görülen sözcükler Orhun Yazıtları [8]’ndaki sözvarlığı, Türkçenin hemen o dönemde oluşmuş bir dil olmadığını, çeşitli gelişmeler ve anlam olaylarıyla çok daha eskiye, birkaç bin yıl öncesine uzanan gelişmiş bir dil niteliği taşıdığını göstermektedir. Kısıtlı metinler olmalarına karşın yazıtlar, Türkçenin soyutlama gücünü ortaya koymakta, kimi Avrupalı bilginlerin görüşlerinin tersine, çok eski ve gelişmiş bir dilin ürünlerini sergilemektedir.

Gerek düz yazı içindeki ölçülü, uyaklı anlatım, gerek etkileyici söylemler oluÅŸturan yinelemeler ve karşıt kavramların kullanılışı, gerekse söz savaÅŸlarından yararlanılmış olması, zengin ve soyut kavramlara da sahip bir yazı dili karşısında bulunduÄŸumuzu göstermektedir.”

Osman Nedim Tuna [1]’nın “Bugün yaÅŸayan dünya dilleri arasında en eski yazılı metne sahip dil Türk dilidir.” ÅŸeklindeki belirlemelerini ve iddiasını bir yana bırakıp Türkçenin ilk yazılı metinlerini M.S. 7. yüzyılın sonu olarak kabul etsek bile, Türk Dili bugün “edebiyat [10] ve bilim dili” olarak kabul edilen birçok dünya dilinden daha esi bir yazılı metne sahip bir dil durumdadır. Ural-Altay dil ailesi içinde Türkçeden daha eski yazılı metne sahip bir dil bulunmadığı gibi, Yunan-Latin dillerini hariç tutarsak, Avrupa’da da bugün Türkçeden daha “eski yazılı metne” sahip herhangi bir dil yoktur.

Bu konu üzerinde çalışma yapan Türklük [11] bilimcilerin, dikkate deÄŸer çalışmalarından ÅŸu sonuca varabiliriz: Türk dilinin en eski yazılı metinleri olan Orhun Yazıtları [8], Türkçe [12]nin yaşını belirleyebilmek için yeterli deÄŸildir. Yazıtlar, ancak bizim dikili taÅŸlardan çok daha öncesinde bir Türk yazı dilinin var olduÄŸu gibi genel bir yargıya varmamızı saÄŸlayabilir. Osman Nedim Tuna [1]‘nın yaptığı çalışma ile, Sümerce [2]deki Türkçe sözcüklerin artık tüm dil bilimciler tarafından kabul edilmesiyle, Türk dilinin yaşını hesaplarken yalnızca Orhun Yazıtları’na baÄŸlı kalmışlığımız ortadan kalkmıştır. Çok daha eski metinler üzerinden tahmin yürütme olanağı bulduÄŸumuz için Türkçenin en aÅŸağı 8.500 yıllık bir geçmiÅŸinden bahsedebilir ve ayrıntılı dil bilimsel çalışmaların verimi olarak, bugün yaÅŸayan diller arasında, Türkçenin dünyanın en eski dili olduÄŸunu ileri sürebiliriz.


14 yorum var. ( | Kapat)

14 yorum var. To "Türk Dilinin Yaşı Sorunu"

#1. Yorum: hadi qaraçay | 09 Ekim 2009 - 17:24

“Sümer ve Türk Dillerinin Tarihi İlgisi ve Türk Dili” bu çalışmayı nerden bula biliriz?
Yardımcı olarsanız sevinirim.
sevgilerimle

#2. Yorum: Orkun Kutlu | 11 Ekim 2009 - 11:39

Bu çalışma aÄŸ (internet) üzerinde yok. Fakat Türk Dil Kurumu’nda küçük bir kitapçık olarak satılıyor. Oradan sipariÅŸ edebilirsiniz…

#3. Yorum: edip turan | 15 Ekim 2009 - 21:16

Yavuz ağabey öncelikle sizi çalışmalarınızdan dolayı tebrik ediyorum.Ben Türk dili ve edebiyatı bölümü 3.sınıf öğrencisiyim.Biz arkadaşlarla birkaç akademisyen hocamızın da desteğini alarak bölümümüzde bir dergi çıkarmanın ön hazırlığı içerisindeyiz.Bu dergide edebiyatın yanısıra benliğimizin tuğrası olan Türkçemizin de yozlaşmasını ve yanlış kullanımını eleştireceğiz.Milli değerlerimiz üzerine vurgu yapacağız.Yani bu dergide son dönemdeki politikalarla örtülmeye çalışılan milli duygularımızı siyasete pek fazla bulaştırmadan edebiyatla mezc ederek bir nebze olsun (bölümümüz dahilinde de olsa)öğrencilere yeniden kazandırmayı amaçlıyoruz.Acaba sitenizdeki bazı yazılara dergimizde yer versek sizin açınızdan sorun oluşturur mu? Cevabınızı bekliyorum.Saygılar.

#4. Yorum: Görkem Ahmedov | 16 Ekim 2009 - 17:27

Bu tür yazıları ele alara biz Türk Gençleri’ni bilgilendirdiÄŸiniz için size ne kadar teÅŸekkür etsem azdır. Åžimiye kadar yaptıklarınız için sizi tebrik ediyor, yapacaklarınız için baÅŸarılar diliyorum.

#5. Yorum: Orkun Kutlu | 30 Ekim 2009 - 13:19

Edip Turan,

Yazıları alıntı kurallarına uyduğunuz sürece gönlünüzce kullanabilirsiniz.

Görkem Ahmedov, ziyaretiniz ve desteğiniz için teşekkür ederim.

Esenlikle…

#6. Yorum: Mevlana | 02 Kasım 2009 - 17:45

Çok Teşekkür ederim.

#7. Yorum: ARKIN | 03 Kasım 2009 - 18:16

Çok güzel olmuş,tebrik ederim.

#8. Yorum: Zeynep | 13 Kasım 2009 - 10:47

Gerçekten sizi tebrik ediyorum diger sitelerden farkınız bellı oluyor. :-)

#9. Yorum: Vehbi Okur | 13 Kasım 2009 - 18:51

Efendim,

Hayatımda “SORUN” kelimesini hiç kullanmadım. “SORUN”, Türkçe bir kelime amma yerinde kullanılmıyor. Mesela:”SORUN SORUN, çekinmeyin”, “SORUNki, öğrenesiniz” veya “İsterseniz, bir de yan tarafa SORUN” gibi cümlelerdir bu kelimenin yeri. Hayatımda bu kelimeyi niçin hiç kullamadım? Çünkü, “SORMAK” fiiliyle, “MESELE” kelimesi arasında bir yakınlık, bir akrabalık, bir ilgi bulamadım.

Rahatsız ettiÄŸim için tekrar özür dilerim. Allah’a Emanet Olunuz.

T.T.K,
Vehbi Okur
Emekli Yapımcı
TRT

#10. Yorum: Vehbi Okur | 13 Kasım 2009 - 21:48

Efendim,

Yazılarınızda “sözcük” kelimesini kullanıyorsunuz. Bu kelime bende “zavallılık” hissi uyandırıyor. Sonra, “sözcük” tıpkı, “elli kuruÅŸ” yerine “yarım lira” demek gibi bir ÅŸey.”Söz” deÄŸil,”sözcük”amma kaç kelimelik bir”sözcük?” Kaldı ki,”kelime”nin telaffuzu kolay,manası açık, hafızada kolay kalıyor. “Sözcük” kelimesine ihtiyaç var mı ki? Bence, ihtiyaç yok.

Allah’a Emanet Olunuz.
T.T.K.
Vehbi Okur

#11. Yorum: sibel | 29 Kasım 2009 - 11:30

Çok begendim sitenizi benden sonra tüm edebiyat ödevlerimi brdan yapmayı düşünüyorum.

#12. Yorum: Pınar | 18 Aralık 2009 - 20:50

Gerçekten çok güzel olmuÅŸ buradaki sunular çok iÅŸime yarıyor gerçekten teÅŸekkürler ayrıca burada bir ayrım olmadığını gösterdiÄŸiniz ve Hz. Muhammed’ (s.a.v) e yer verdiÄŸiniz için çok teÅŸekkür ediyorum ALLAH RAZI OLSUN.

#13. Yorum: taylan | 05 Nisan 2010 - 04:46

Türkçe nin tarihi bence daha eskilere dayanıyor.Yazılı kaynak bulunmadığından bahsediliyor sürekli olarak.Ancak bu çok yersis bir düşünce ve söylem.Çünkü Dünyanın en büyük medeniyetlerinin parçası olan İstanbul da bile metro vb. kazılarda her bir metreden hala tarih fışkırıyor hemde 5 ila 10 bin yıl arası bir geçmişi olduğu düşünülüyor.Daha neler çıkacak toprağın altından hiç ummadığımız bir yerden koca şehirler çıkarsa buralardada yazılı kaynaklar çıkarsa hiç şaşırmam.Yunan alfabesi ile Türkçe anlamlı metinler bulunduğunu duymuştuk.Ve bu doğu anadolu iddiası bence de doğru.Birde bu rakamların olmayışına şöyle bir yorum getirmek istiyorum.Her dilin kendine göre kuralları var tabi ki Yenisey de ki anıtlarda rakam olmaması bunun edebi bir metin olduğu için olabilir.Yani matematik bir işlem belirtilmemiş anladığım kadarı ile tamamen olaylar anlatılmış.Biri bu düşüncemin.Ya da o zaman ki bilim insanları derece derece idi belkide Şunu demek istiyorum matematik hesaplamaları her insana öğretilmiyor olabilir.Y da diğer teknik şeyler.Çünkü bilgi güç demektir.Örneğin açı ölçümü bilen bir insan savaşlarda çok işe yarardı.Orantı denklemi kuran bir bilim insanı o dönemde neyin ne kadar sarf edileceği konusunda müthiş yardımcı olurdu.Şimdi bile bütün bilimsel bilgiler her insana anlatılmıyor mesela nasıl roket yakıtı yapılacağı hala bir sırdır.Bunu üreten ülkeler diğer ülkelere ancak yüksek maliyetle satarlar.Benim düşüncem böyle bilmem katılır mısınız?

#14. Yorum: refia | 31 Mayıs 2010 - 19:08

Turkce Turklugun kopulamiyacak ve kopulmayacak bir bagidir.Ben Azerbaycan da yasamama ragmen Turkceyi hala konusuyorum hatta Turk okuluna gidiyorum.Yani soylemek istedigim hala icimde kocaman bir Turk cocugu oldugu.

AZERBAYCAN’DAN TUM TURKIYE’YE SELAMLAR…


Yazının kaynağı: Bilgicik.Com - http://www.bilgicik.com

Yazının bağlantısı: http://www.bilgicik.com/yazi/turk-dilinin-yasi-sorunu/

URLs in this post:

[1] Prof. Dr. Osman Nedim Tuna: http://www.bilgicik.com/yazi/prof-dr-osman-nedim-tuna-hayati/

[2] Türkçe – Sümerce İliÅŸkisi: http://www.bilgicik.com/yazi/turkce-sumerce-iliskisi/

[3] Türk Dili: http://www.bilgicik.com/tag/Turk-Dili/

[4] Türkler: http://www.bilgicik.com/yazi/turklerin-ana-yurdu/

[5] Türkçe: http://turkceyasam.blogcu.com

[6] ReÅŸit Rahmeti Arat: http://www.bilgicik.com/yazi/resit-rahmeti-arat-biyografi-hayati-kim-kimdir/

[7] DoÄŸan Aksan: http://www.bilgicik.com/yazi/prof-dr-dogan-aksan/

[8] Orhun Yazıtları: http://www.bilgicik.com/yazi/orhun-gokturk-abideleri/

[9] sanat: http://www.bilgicik.com/yazi/soz-sanatlari-edebi-sanatlar/

[10] edebiyat: http://www.bilgicik.com/yazi/edebiyatin-tanimi-edebiyat-nedir/

[11] Türklük: http://www.bilgicik.com/yazi/turkluk-bilginizi-sinayin/

[12] Türkçe: http://www.bilgicik.com/yazi/turkcenin-tarihi-gelisimi-muharrem-ergin/

© 2010 - Bilgicik.Com | Tüm hakları saklıdır.