" Bilgicik.Com » Yazdır » Türk’ün Ulu Atası: “OÄŸuz KaÄŸan” – (Tanrıkut Mete Han)

- Bilgicik.Com - http://www.bilgicik.com -

Türk’ün Ulu Atası:OÄŸuz KaÄŸan
(Tanrıkut Mete Han)

OÄŸuz KaÄŸan - Mete HanOrta Asya’nın bozkurtları olan Türkler [1], M.Ö. 234 yılına geldiklerinde Tanrı [2] tarafından OÄŸuz (Mete) adında bir kiÅŸi oÄŸlu ile ödüllendirilmiÅŸlerdi. Çin’in kendisini mutlak egemen olarak bildiÄŸi ve çevresindeki uluslar üzerinde baskı kurmaya çalıştığı bir dönemde, Orta Asya [3] çok büyük olayların yaÅŸanacağı bir döneme adım atıyordu. Bir cihan imparatorluÄŸu kuracak olan OÄŸuz KaÄŸan [4] acuna gelmiÅŸ ve daha gözlerini açtığı andan itibaren mucizeleriyle kutluluÄŸunu ortaya koymaya baÅŸlamıştı…

Türk tarihi [5]nin kuÅŸkusuz en büyük kaÄŸanlar [6]ından biri olan OÄŸuz [7] KaÄŸan [6], gerek yazılı kaynaklarda, gerekse de sözlü edebiyatta [8] süregelen OÄŸuz Destanı [9]‘nda anlatıldığı üzere, yaÅŸamı mucizelerle dolu olan bir Türk [10] yiÄŸididir. DoÄŸduÄŸu gün onun Tanrı’nın kutuna sahip olduÄŸu anlaşılmış ve mucizeleri görülmeye baÅŸlamıştır. Yalnızca doÄŸduÄŸu gün annesinden süt emmiÅŸ, daha sonra bir daha süt emmemiÅŸtir. Çok kısa sürede büyümüş ve bir yaşına girmeden konuÅŸmaya baÅŸlamıştır. Yaşını doldurmadan okunu ve yayını alıp ava gittiÄŸi ve tüm Türk elinde [11] ününün hızla yayıldığı, yine mitolojik ögeleri de barındıran Türk destanları [12]nda belirtilmektedir.

OÄŸuz KaÄŸan’ın adı, doÄŸduktan bir süre sonra konulmuÅŸtur. Çünkü Türklerde ad verme geleneÄŸi böyledir. Gök sakallı ve ay yüzlü bir bilge (bu bazen de çocuÄŸun babası – annesi olur) çocuÄŸun özelliklerine bakarak, ona uygun bir ad verir.1 [13] Hatta bir rivayete göre, OÄŸuz KaÄŸan kendisine “OÄŸuz” adının verilmesini kendisi istemiÅŸtir. Burada belirtilmesi gereken baÅŸka bir konu da, OÄŸuz KaÄŸan ile Mete Han [14]‘ın aynı kiÅŸi olduklarıdır. OÄŸuz adı, babası Teoman tarafından verilen addır. Mete ise, Çin kaynaklarında OÄŸuz KaÄŸan’ı belirtmek için kullanılan addır. Orta Asya Türk tarihi hakkında, Türkler tarafından yazılmış yazılı kaynaklar olmadığı veya henüz bulunamadığı için, Türklerin çevresindeki ulusların tarihi kaynaklarına bakarak bilgi edinilir. Bu kaynaklar içinde kuÅŸkusuz en önemli olanları, Çin kaynaklarıdır. Çin kaynaklarında OÄŸuz KaÄŸan [4] için “Mao-tun” (Mete) diye seslendirilen bir ad kullanılmıştır. Bu sesletim, bugünkü Çinceye göre yapılmaktadır. Eski Çinceye göre sesletim yapılacak olursa, “Bak-tut” biçiminde bir ad karşımıza çıkar. Bu adın da, Eski Türkçedeki “BaÄŸatur” adını karşıladığı düşünülmektedir. Bu bilgiler göz önünde bulundurulursa, OÄŸuz KaÄŸan’ın adının Bahadır’dan baÅŸka bir ad olmadığı da söylenebilir. Fakat Türklerce yaygın olarak kullanılan ve benimsenenler OÄŸuz [7] ve Mete [15] adlarıdır.

Mete Han [16]‘ın acuna geliÅŸi, OÄŸuz Destanı [9]‘nda şöyle dile getirilir:

[...] Aydın oldu gözleri, renklendi, ışık doldu,
Ay KaÄŸan’ın o gündü, bir erkek oÄŸlu oldu.
Gömgök, gök mavisiydi, bu oğlanın yüz rengi,
Kıpkızıl ağzıyla, ateş gibiydi benzi.
Al al idi gözleri, saçları da kapkara!
Perilerden de güzel, kaşları var ne kara!
Geldi ana göğsünde, aldı emdi sütünü,
İstemedi bir daha, içmek kendi sütünü.
PiÅŸmemiÅŸ etler ister, aÅŸ, yemek ister oldu.
Etraftan ÅŸarap ister, eÄŸlenmek ister oldu.
Ansızın dile geldi, söyler konuşur oldu.
Kırk gün geçtikten sonra, yürür oynaşır oldu. [...] 2 [13]

OÄŸuz KaÄŸan’ın betimlemelerinden hareketle çizilen farklı resimler:

OÄŸuz KaÄŸan’ın babası, Teoman’dır.3 [13] Bu ad da Çin kaynaklarından alınmıştır. Teoman adı, bu hâliyle yabancı kökenli bir sözcük [17] gibi durmaktadır. Fakat bu adın aslı, Eski Türkçedeki “Tuman” (duman) adıdır. O dönemde Tuman, Türkler arasında sıkça kullanılan bir addır. Mete’nin babası olan Tuman’ın iki oÄŸlu vardır. Teoman’ın büyük oÄŸlu olan Mete Han, küçük yaÅŸta kahraman bir savaşçı gibi ava gitmeye baÅŸlamıştır. Yine OÄŸuzname’de geçen bir olay şöyledir: 4 [13] Türk yurdu [1]nda Türk budununa musallat olan; koyunları, geyikleri ve insanları yiyen bir gergedana kimsenin gücü yetmiyormuÅŸ. OÄŸuz KaÄŸan [18] resimlerde tek boynuzlu, gergedana benzeyen bu hayvanla yiÄŸitçe mücadele etmiÅŸ ve sonunda onu öldürmüştür. Bu olaydan sonra Mete’nin kahramanlığı tüm Türk eline yayılmaya baÅŸlamıştır.

Mete büyüyünce, babası ile arası açılmıştır. Bunun için iki rivayet vardır: Birincisine göre OÄŸuz (Mete), atalarının inancına ters düşünceleri benimsemiÅŸtir. Eski Türk inancında var olan Ongunlara ve kutsal sayılan nesnelere karşı çıkmıştır. Bu da tüm budun (ulus) tarafından kötü karşılanmıştır. Babası, OÄŸuz ile evlenmesini istediÄŸi gelinlerini yanına çağırır ve onlara, neden onlarla deÄŸil de kendi seçtiÄŸi kiÅŸiyle evlendiÄŸini sorar. Kızlar ise, OÄŸuz [4]‘un farklı bir dini benimsediÄŸini ve evlenmek için kendilerinin de o dini benimsemesini ÅŸart koÅŸtuÄŸunu söylerler. Yalnızca son kız bu dileÄŸi kabul ettiÄŸi için, onunla evlendiÄŸini belirtirler. Bunun üzerine Teoman, kutsal deÄŸerlere ihanet eden oÄŸlunun öldürülmesi gerektiÄŸini söyler ve ordusuyla birlikte harekete geçer. OÄŸuz’un karısı hemen bir kadınla Mete’ye haber gönderir. Mete Han [14], babasının kendisini ortadan kaldırmayı düşündüğünü öğrenince Türk eline bir elçi gönderip “Babamdan yana olanlar orada kalsın, benden yana olanlar ise benimle gelsin.” demiÅŸtir. Mete’nin din deÄŸiÅŸtirdiÄŸini düşünen Türk budunu [19], çoÄŸunlukla Teoman’ın (Kara Han’ın) yanında kalmış, bir kısım ise Mete’nin yanına gitmiÅŸtir. Bunun üzerine iki taraf da hazırlıklara baÅŸlamış ve Mete’nin ordusu ile Mete’nin babası olan Kara Han’ın ordusu vuruÅŸmaya baÅŸlamıştır. Bu vuruÅŸmada Kara Han ölmüş ve Mete [14] M.Ö. 209′da tüm Türk iline kaÄŸanlığını duyurmuÅŸtur.5 [13]

İkinci rivayete göre ise Teoman [20], tahtını küçük oÄŸluna bırakmak istediÄŸi için, Mete’yi ortadan kaldırmayı düşünmektedir. Bunun için Mete’yi, Tanrı DaÄŸları’nın kuzeybatısında yerleÅŸmiÅŸ bir topluluk olan Yüe-çi’lerin yanına göndermiÅŸtir. Bir süre sonra da nedensiz olarak Yüe-çi’lere akın baÅŸlatmıştır. Bunun üzerine Yüe-çi’ler Mete’yi öldürmek veya tutsak etmek için yakalamak istemiÅŸler; fakat Mete Han, atı hızlı koÅŸtuÄŸu için kaçmayı baÅŸarmıştır. Mete’nin gösterdiÄŸi bu yiÄŸitlik üzerine Teoman [20], Mete’yi ödüllendirmiÅŸ ve 10.000 kiÅŸilik bir tümeni oÄŸluna armaÄŸan etmiÅŸtir.

Mete Han [16], babasının armaÄŸan ettiÄŸi 10 bin çerilik orduyu kendi yöntemine göre eÄŸitmiÅŸ ve tarihin en disiplinli ordularından birini kurmuÅŸtur. Askeri dehası ile onluk sistemi kurmuÅŸ ve vızlayan okları icat etmiÅŸtir.6 [13] Kemik okların ucuna açılan deliklerin vızıldaması ile gittiÄŸi yere iÅŸaret eden bu oklar, Mete’nin çerilerini (askerlerini) eÄŸitmesinde çokça iÅŸe yaramıştır. Çerilerini çok disiplinli olarak yetiÅŸtirmek isteyen Mete Han [14], buyruklarını yerine getirmeyen çerilerinin başını kesmiÅŸtir. Çerilere, nereye ok atarsa bütün erlerin oraya ok yaÄŸdırmasını emretmiÅŸtir. Dağın eteÄŸindeki bir taÅŸa ok atan Mete’nin tüm askerleri, taşı ok yaÄŸmuruna tutmuÅŸlardır. Daha sonra okunu, üzerindeki atın gövdesine doÄŸru atan Mete’nin çerilerinin bir kısmı, Mete’nin atına ok atmaktan çekinince, ok atmayanların başını kesmiÅŸtir. Hatta bir gün Mete, sevgilisine ok atmış, bunun üzerine Hatun’a ok atmaya cesaret edemeyenlerin yine başını kestirmiÅŸtir.7 [13]

Mete Han [16]‘ın Türklerin büyük kaÄŸanı oluÅŸu, OÄŸuzname [9]‘de şöyle anlatılmaktadır:

Emir verdi Oğuz Han, kendinin iç iline,
Toplandı halk, sözleşti, koştu onun eline,
Oğuz kırk masa ile, sıra dizdirmiş idi,
Türlü şaraplar ile, aşlar pişirtmiş idi.
Halk oturdu sofraya, ne kımızlar içtiler,
Ne şaraplar içildi, ne tatlılar yediler.
Toy bitince OÄŸuz Han, verdi ÅŸu buyruÄŸunu:
Ey benim beÄŸlerimle, ilimin ey budunu!
Sizlerin başınıza, ben oldum artık kağan.
Elimizden düşmesin, ne yayımız ne kalkan!
Damgamız olsun bize, yol gösteren bir buyan.
Alpler olun savaÅŸta, Bozkurt [21] gibi uluyan! [...]
Yurdumuz ırmaklarla denizler ile dolsun.
Gökteki güneş ise, yurdun bayrağı olsun!
İlimizin çadırı, yukardaki gök olsun,
Dünya devletim olsun, halkımız da çok olsun!

Büyük Hun İmparatorluÄŸuBüyük Hun İmparatorluÄŸu [22], Teoman [20]‘dan sonra en parlak devrini OÄŸuz KaÄŸan [23] (Mete Han) zamanında yaÅŸamıştır. Mete Han, kaÄŸanlığı elde ettikten sonra dört yöne akınlar düzenlemiÅŸtir. Bugünkü İran, Suriye, MoÄŸolistan, Hindistan, Çin ve Rusya topraklarında egemenlik kurmuÅŸtur. Batıda Japon Denizi’ne; güneyde Hint Okyanusu’na; kuzeyde Sibirya Ovası’na ve doÄŸuda Anadolu’ya kadar uzanan geniÅŸ bir coÄŸrafyada kurduÄŸu büyük imparatorlukta, acunun en köklü ve güçlü uluslarına baÅŸ eÄŸdirmiÅŸtir. Mete Han’dan önce Çin, kendisini yenilmez güç olarak görüyordu. Fakat OÄŸuz Han, Çin’e yaptığı seferler sonucunda Çin’in tamamını egemenliÄŸi altına almıştır. Hatta Hun akınlarından korkan Çinlilerin, Çin Seddi [24]‘ni yaptıkları meÅŸhurdur. Bu baÅŸarılarla bir cihan imparatorluÄŸu kuran Mete, Türk tarihinin en büyük komutanlarından ve kaÄŸanlarından biri olmayı baÅŸarmıştır.

Mete Han [16] ile babasının arasının açılmasına neden olan ikinci rivayette belirtildiÄŸi üzere, OÄŸuz KaÄŸan eski Türk inancında bulunan bazı kutsal [25] deÄŸerlere karşı çıkmıştır. O dönemde Türkler, Gök Tanrı dinini [2] benimsemiÅŸlerdi. Bu dinde, tek Tanrı bulunuyordu. Fakat yeri, göğü ve tüm evreni yaratan Gök Tanrı [2]‘nın yardımcıları sayılabilecek Ongunlar ve Çalaplar da bulunmaktaydı.8 [13] OÄŸuz, bu düşünceye karşı çıkmış ve bunu yanlış bulmuÅŸtur. Ona göre acunun tek yaratıcısı ve yöneticisi vardır, o da Gök Tanrı [2]‘dır. İşte bu baÅŸ kaldırış, Türkler arasında çok Tanrılı bir dine karşı, tek Tanrı’nın varlığını ispata benzeyen bir durum almıştır. OÄŸuz, çevresindeki herkesi kendi düşüncesine çekmeye çalışmıştır. Önce annesinden ve sevgilisinden baÅŸlamıştır. KuÅŸkusuz OÄŸuz KaÄŸan’ın bu düşünceleri, sıradan insanların inançlarından deÄŸildir. O, güçlü düşünme ve sezgi yeteneÄŸiyle Tanrısal bir görevi yerine getiriyordu ve kutsal ülküsü (inancı) uÄŸruna savaÅŸan bir alperendi.

Acundaki her ulusa bir peygamber gönderilmiÅŸtir. Mete’nin yaÅŸadığı döneme kadar Türklere gönderilen peygamber hakkında kesin bir bilgi yoktur.9 [13] OÄŸuz KaÄŸan’ın büyük bir komutan ve lider olmasının yanında, Tanrı’nın elçisi olduÄŸu da söylenir. OÄŸuzname’nin (OÄŸuz Destanı [9]‘nın) birçok bölümünde, OÄŸuz KaÄŸan [18]‘ın mucizelerle dolu yaÅŸamında Tanrısal bir gücü olduÄŸuna da dikkat çekilir. Ayrıca Eski Türkçenin Orhun Yazıtları [26]‘ndan sonra yazılan bazı kaynaklarda, “peygamber” anlamına gelen “yalavaç” sözcüğü bulunmaktadır. Bir ulus, bilmediÄŸi – tanımadığı bir nesne veya varlığa ad vermeyeceÄŸine göre, Türklere o zamana kadar bir elçi gönderildiÄŸi düşünülebilir.10 [13] Bu bilgilere dayanarak, OÄŸuz KaÄŸan’ın Gök Tanrı dinini sistemleÅŸtiren bir yalavaç (peygamber) olduÄŸu söylenebilir.

OÄŸuz KaÄŸan, yaÅŸamı boyunca iki kız ile evlenmiÅŸtir. Bunların birisini, bir gün Tanrı’ya yakarışta bulunurken tanımıştır. Bir anda karanlık çökmüş ve gökten bir ışık ile bir kız inmiÅŸtir. OÄŸuz bu kıza aşık olmuÅŸ ve onunla evlenmiÅŸtir. OÄŸuz’un bu evliliÄŸinden üç tane oÄŸlu olmuÅŸtur. Bunların adları Gök, DaÄŸ ve Deniz’dir. İkinci evliliÄŸi ise, ava gittiÄŸi bir gün gölün ortasındaki bir adada, aÄŸacın kovuÄŸunda oturan bir kız ile yapmıştır. Bu evlilikten de Gün, Ay ve Yıldız adında üç oÄŸlu olmuÅŸtur. OÄŸuz Ata’nın bu altı oÄŸlunun da, dörder oÄŸlu olmuÅŸ ve bugünkü 24 OÄŸuz Boyu [27], böylece oluÅŸmuÅŸtur. OÄŸuz KaÄŸan [18]‘a göre ilk evliliÄŸini “göğün kızı“; ikinci evliliÄŸini ise “yerin kızı” ile yapmıştı. Gök Tanrı inancında “yer” ve “gök” kutluydu; fakat acunun yüce Gök Tanrı’sı, gökte bulunduÄŸu için ilk evliliÄŸi daha kutsaldı. Ondan olan üç çocuk da, son evliliÄŸinden olan üç çocuÄŸa göre daha kutlu ve üstündü.

Hun devletine altın çağını yaÅŸatan OÄŸuz KaÄŸan, artık kendisinden sonra devletin başına geçecek kiÅŸiyi belirleme zamanının geldiÄŸini düşündüğü için, bir gün çocuklarını ava göndermiÅŸtir. Gök, DaÄŸ ve Deniz Han’ı bir yöne; Gün, Ay ve Yıldız Han’ı da öteki yöne göndermiÅŸtir. Göğün kızından olan üç oÄŸlu, avlanıp da dönerken bir altın yay bulmuÅŸtur. Yerin kızından olan üç oÄŸlu ise yine avlanıp dönerken üç altın ok bulmuÅŸtur. Bunları babalarına getirince, OÄŸuz KaÄŸan [18] şöyle buyurmuÅŸtur: “Kutlu altın yayı bulan Gök, DaÄŸ ve Deniz Han oÄŸullarım, bu yayı aranızda bölüşünüz.” Bunun üzerine yayı üç parçaya ayırarak -‘boz’arak- böldükleri için bu üç oÄŸluna “Boz-Ok” adını vermiÅŸtir. Üç tane altın ok bulan oÄŸullarına ise, “Sizler de o okları paylaşınız.” demiÅŸ ve yerin kızından olan üç oÄŸluna “Üç-Ok” adını vermiÅŸtir. OÄŸuz’un altı oÄŸlu, böylece Boz-Ok ve Üç-Ok olarak iki kola ayrılmıştır. OÄŸuz KaÄŸan, çocukları içinde en büyüğü ve kutlusu olarak kabul ettiÄŸi Gök Han’a da, kendisinden sonra tahta geçmesini buyurmuÅŸtur.

Acundaki görevini baÅŸarıyla yaptığını düşünen OÄŸuz Ata [28], son akınından ordusu ve çocuklarıyla birlikte saÄŸ ve esen döndüğü için, büyük bir toy (şölen) hazırlatmak için çerilerine emir vermiÅŸtir. KaÄŸan için, direkleri altından kaplı, bir saray kadar büyük otaÄŸ yapılmıştır. OtaÄŸ’ın çevresi yakut, safir, zümrüt ve firuze gibi deÄŸerli taÅŸlarla süslenmiÅŸtir. Dokuz yüz tane yılkı (at) ile dokuz bin tane koyun kesilmiÅŸ; doksan dokuz tane havuz içine kımız doldurulmuÅŸtur. Toy sırasında oÄŸullarına yararlı bilgiler öğretmiÅŸ, öğütlerde bulunmuÅŸtur. Bazı illeri oÄŸulları arasında paylaÅŸtırmış ve Büyük Hun İmparatorluÄŸu [22]‘nun kendisinden sonra da aynı güçte kalması için oÄŸullarına uyarılarda bulunmuÅŸtur. Bu hâlde M.Ö. 174 yılında uçmaÄŸa varmıştır.

Yavuz TANYERİ


1. Dede Korkut [29], BoÄŸaç Han’ın bir boÄŸa ile mücadele edip, onu boÄŸduÄŸunu görünce o yiÄŸide “BoÄŸaç” adını vermiÅŸtir.
2. OÄŸuz’un yüzüne “gök mavisi“, gözlerine ise “al al” betimlemelerinin yapılması, şöyle açıklanabilir: Gök adı, o zamanlar hem Tanrı’yı, hem gök maviliÄŸini hem de gün görmüşlüğü, bilgeliÄŸi ifade etmektedir. Burada OÄŸuz’un yüzüne “gök” benzetmesinin yapılmasının amacı, onun Tanrı kutuyla acuna geldiÄŸini belirtmektir. Yani burada OÄŸuz’un bilgeliÄŸi dile getirilmiÅŸtir. Gözlerinin “al al” oluÅŸu ise, Türk mitolojisine ait bir durumdur. Türk destan ve efsanelerinde, gözlerinden ışık – alev saçan olaÄŸanüstü kiÅŸiler hep var olmuÅŸtur. OÄŸuz KaÄŸan da, insan üstü bir kiÅŸi olarak görüldüğü için, bu ÅŸekilde betimlenmiÅŸtir.
3. Teoman’ın kaynaklarda geçen diÄŸer adı, “Kara Han“dır. Uygur kaynaklarında ise Kara Han, “Ay KaÄŸan” olarak geçmektedir. Uygurların benimsediÄŸi Mani inancına göre, “Ay” kutludur. Gök Tanrı inancına göre ise, Gök ve GüneÅŸ kutlu iki nesnedir. Uygurların Kara Han’a “Ay KaÄŸan” demelerinin nedeni de, iÅŸte bu inancın etkisidir.
4. ÖGEL, Bahaeddin, “Türk Mitolojisi”, 1. Cilt, s. 115, TTK Yay., Ankara, 2003
5. Mete’nin tahta geçtiÄŸi tarih olan M.Ö. 209, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın kuruluÅŸ tarihi olarak kabul edilmektedir. Bunda, Mete’nin onluk sistemle ilk büyük sistemli Türk kara ordusunu kurmuÅŸ olması etkili olmuÅŸtur.
6. Bu oklar, Osmanlı döneminde bile “çavuÅŸ oku” adıyla kullanılmıştır.
7. Bu olayın ÅŸu biçimi de vardır: Mete askerlerinin karşısına sevgililerini koymuÅŸtur. Hepsine birden, sevgililerine ok atmalarını emretmiÅŸtir. Ok atmayanlar, KaÄŸan buyruÄŸuna uymadığı için oklanarak öldürülmüşlerdir. Bu konu, büyük Türkçü [30] Nihal ATSIZ [31]‘ın romanları [32]nda da iÅŸlenmiÅŸtir.
8. Ulusların kendisinden türediÄŸi düşünüldüğü için kutsal saydığı hayvan, aÄŸaç veya türlü nesnelere “ongun” denilmektedir. Türkler, bozkurdu ongun olarak kabul etmiÅŸtir. Çalap ise, Türklerde Tanrı karşılığı kullanılan bir addır. Fakat bu adın bazen, belli ongun veya totemlerin yerine de kullanıldığı görülmektedir.
9. Nuh peygamberin Türk soyundan olduÄŸu ve Nuh’un oÄŸlu Yafes’in Türk adlı oÄŸlunun, Türklerin atası olabileceÄŸi düşünülmektedir. Fakat bu bilgi, Tevrat kaynaklı olup, kesin deÄŸildir.
10. Yalavaç adının, farklı bir ulustan alınmış olduÄŸu düşünülebilir; fakat bu ad, Gök Tanrı inancı içinde var olan ve komÅŸu uluslarda olmayan bir addır. Kaldı ki o dönemde Türklerin komÅŸusu olan Çin, İran ve Hindistan’dan etkilenilseydi, yine de “peygamber” (yalavaç) kavramına ulaşılamazdı.


13 yorum var. ( | Kapat)

13 yorum var. To "Türk’ün Ulu Atası: “OÄŸuz KaÄŸan” – (Tanrıkut Mete Han)"

#1. Yorum: bilgiharmani | 11 Eylül 2009 - 12:23

Türk olmak ve Türk kalmak çok güzel…

#2. Yorum: mehlika | 05 Ekim 2009 - 20:00

Bu site gercekten de cok guzel.Ben Baku de yasiyorum.Burada Turkiye deki gibi kutuphane imkanlarimiz yok.Bunun icin boyle sitelerin olmasi cok guzel.Site yoneticisine basarilar dilerim.

#3. Yorum: birkan | 13 Ekim 2009 - 09:35

Allah Türkleri korusun ve yüceltsin.

#4. Yorum: nurullah | 19 Ekim 2009 - 15:58

Çok yardımcı oldunuz ya bu iste olmasaydı belki ödevlerimi yapmazdım allah sizden razı olsun.

#5. Yorum: emine | 19 Ekim 2009 - 22:04

Ya gerçekten her yorumda söylenelen gibi süpersiniz. Yeni keşifettim daha önceden bulmadığımdan dolayı çok üzülüyorum ama allah razı olsun emeği geçen herkesin bu siteden hiç çıkasım bile gelmiyor. Hani elektrik faturası gibi bir şey de olmasa 24 saat açık kalcak yani. O kadar ki müthiş hazırlamışsınız sizin gibi eğitimciler eksik olmasın başımızdan.

#6. Yorum: nefise | 24 Ekim 2009 - 14:20

Bu site çok güzel bütün aradığımız bilgiler mevcut böyle bisite yaptığınız için size teÅŸekkür ederim baÅŸarılarınızın devamını dilerim…

#7. Yorum: Talha | 01 Kasım 2009 - 15:01

Türklük kadar iyi birşey varmıdır?

#8. Yorum: büşracığım | 04 Kasım 2009 - 19:59

Bu site çok güzel bir site ama ben bazı marşlar aradım , aradığım marşları buldum çok iyi, güzel ama marşların tarihçelerini istedim onları nulamadım. Sadece marşlar dinleniyor. Ben marşların tarihçelerini istiyorum.

#9. Yorum: efsane_tuna | 22 Mart 2010 - 09:18

Çok iyi bir site BİLGİCİK.

#10. Yorum: ismail mardin | 31 Mayıs 2010 - 00:33

Ne mutlu ki böyle bir ataya sahibiz!

#11. Yorum: OÄŸuz KaÄŸan | 13 Haziran 2010 - 17:36

Mete, Oğuzkağan değildir. Burada bir yanlış bilgilendirme söz konusudur.

#12. Yorum: Orkun Kutlu | 23 Temmuz 2010 - 11:51

Oğuz Kağan adlı yorumcu,

Burada belirtildiÄŸi üzere Mete Han’ın, OÄŸuz KaÄŸan’la aynı kiÅŸi olmadığına dair bir belge, yazılı kaynak var mı? Varsa söyleyin de herkes bilgilensin. Yoksa neye dayanarak böyle söylüyorsunuz?

Prof. Dr. Baheaddin Ögel -ki bu konuda en iyi bilginlerden biridir- bile Mete ile OÄŸuz KaÄŸan’ın aynı kiÅŸi olduÄŸunu Türk Mitolojisi adlı eserinde belirtiyorken, ATSIZ gibi büyük bir bilge de makalelerinde bunu hep vurgulamışken, ÅŸimdi siz neye dayanarak bu yargıyı ortaya atıyorsunuz?

TTK!

#13. Yorum: TürkMen | 28 Temmuz 2011 - 01:05

Gök tengri kut yan üzre bolsın.
TTK!


Yazının kaynağı: Bilgicik.Com - http://www.bilgicik.com

Yazının bağlantısı: http://www.bilgicik.com/yazi/turkun-ulu-atasi-oguz-kagan-tanrikut-mete-han-2/

URLs in this post:

[1] Türkler: http://www.bilgicik.com/yazi/turklerin-ana-yurdu/

[2] Tanrı: http://www.bilgicik.com/yazi/gok-tanri-dini-huseyin-nihal-atsiz/

[3] Orta Asya: http://www.bilgicik.com/tag/Orta-Asya/

[4] OÄŸuz KaÄŸan: http://www.bilgicik.com/yazi/oguz-kagan-biyografi-hayati-kim-kimdir/

[5] Türk tarihi: http://www.bilgicik.com/yazi/turk-tarihi/

[6] kaÄŸanlar: http://www.bilgicik.com/yazi/turk-kaganlari-ve-sultanlari/

[7] OÄŸuz: http://www.bilgicik.com/tag/Oguz/

[8] sözlü edebiyatta: http://www.bilgicik.com/yazi/sozlu-edebiyat-turk-edebiyatinin-donemleri/

[9] Oğuz Destanı: http://www.bilgicik.com/yazi/hun-oguz-destani/

[10] Türk: http://www.bilgicik.com/yazi/turk-adinin-anlami-turk-ne-demektir/

[11] Türk elinde: http://www.bilgicik.com/yazi/turan-illeri/

[12] Türk destanları: http://www.bilgicik.com/yazi/turk-destanlari/

[13] 1: #dipce

[14] Mete Han: http://www.bilgicik.com/yazi/mete-han-turk-kaganlari-ve-sultanlari/

[15] Mete: http://www.bilgicik.com/tag/Mete/

[16] Mete Han: http://www.bilgicik.com/tag/Mete-Han/

[17] sözcük: http://www.bilgicik.com/yazi/sozcuk-turleri/

[18] OÄŸuz KaÄŸan: http://www.bilgicik.com/tag/Oguz-Kagan/

[19] Türk budunu: http://www.bilgicik.com/tag/Turk-Budunu/

[20] Teoman: http://www.bilgicik.com/tag/Teoman/

[21] Bozkurt: http://www.bilgicik.com/yazi/bozkurt-resimleri/

[22] Image: http://www.bilgicik.com/yazi/buyuk-hun-imparatorlugu/

[23] OÄŸuz KaÄŸan: http://www.bilgicik.com/yazi/oguz-kaganin-turkluk-duasi/

[24] Çin Seddi: http://www.bilgicik.com/yazi/cin-seddi/

[25] kutsal: http://www.bilgicik.com/yazi/kutsal-dil-var-midir/

[26] Orhun Yazıtları: http://www.bilgicik.com/yazi/orhun-gokturk-abideleri/

[27] 24 OÄŸuz Boyu: http://www.bilgicik.com/yazi/24-oguz-turk-boyu/

[28] OÄŸuz Ata: http://www.bilgicik.com/yazi/oguz-kaganin-duasi/

[29] Dede Korkut: http://www.bilgicik.com/yazi/dede-korkut-destanlari/

[30] Türkçü: http://www.bilgicik.com/yazi/turkculuk/

[31] Nihal ATSIZ: http://www.bilgicik.com/yazi/huseyin-nihal-atsiz/

[32] romanları: http://www.bilgicik.com/yazi/nihal-atsizin-essiz-romanlari/

© 2010 - Bilgicik.Com | Tüm hakları saklıdır.