Ana Sayfa » Masallar » Şiir Öykü Roman » Uyuyan Güzel (Masal)
21


Güzel…

 

 

Bir zamanlar bir Kral ile Kraliçe bir kız çocukları olunca bu mutlu günün şerefine bir ziyafet vermişler. Ziyafetten sonra Kral çevresindeki insanlara baba olmanın kendisini

http://resim.bilgicik.com/masal/uyuyan_guzel.jpg

nasıl mutlu ettiğini anlatmış, zira yıllar yılı karısıyla birlikte hep bir çocuk sahibi olmayı beklemiş durmuş. Sonra bebeğin altını değiştirmeyi yeni öğrendiği sıralarda başına gelenleri anlatırken konukların hepsini güldürmüş. Derken konukların bebek Prenses’e hediyelerini verme zamanı gelmiş. Herkes hediyelerini verdikten sonra sıra on iki periye gelmiş. “Benim Prenses’e hediyem Mutluluk,” demiş birinci peri. Konuklar sevinçle alkışlamışlar, Kral’ın ağzı kulaklarına varmış.

 

“Benim hediyem Güzellik,” demiş ikinci peki. “Benim hediyem Akıl,” demiş üçüncüsü. Böylece on bir peri hediyelerini tek tek vermişler. On ikinci peri tam hediyesini vermek üzereymiş ki, bir gök gürültüsüyle sarsılmış bütün saray. Kapılar ardına kadar açılmış, içeriye yaşlı bir kadın girmiş ayaklarını sürüye sürüye. Onu gören herkes korkudan gözlerini kapatmış.

 

“On üçüncü peri!” diye bağırmışlar hep bir ağızdan.
“Bana davetiye yok mu Kral?” demiş on üçüncü peri korkun sesiyle kapı ağzından.
“Sana davetiye yollamayı unutmuş olmalılar,” demiş Kral kem küm ederek. “Hizmetkârlar! Sofrada hemen bir yer daha açın! Çabuk!”

 

Aslında Kral onu bile bile davet etmemiş, çünkü sarayda periler için sadece on iki altın tabak varmış. O da düşünmüş taşınmış, çareyi birini davet etmemekte bulmuş. On üçüncü peri minik Prenses’in kundağının yanına gitmiş. Bebek agu deyip minik elini ona doğru uzatmış. Derken peri birden, “Benim de prensese hediyem, on beşinci yaş gününde parmağına iğ batar batmaz ölmesi,” demiş iğrenç bir kahkaha atarak. Yine bir gök gürültüsüyle, kötü peri kaybolup gitmiş. Sarayın kapıları gürültüyle kapanmış ardından. Korkunç bir sessizlik kalmış geriye. Sonra Kraliçe ağlamaya başlamış. On ikinci peri öne atılmış. “Ben hediyemi vermedim daha,” demiş yumuşak bir sesle. “Kötü büyüyü bozamam belki, ama onu değiştirebilirim. Benim hediyem de büyüyü, Prenses’in parmağına iğ battığında ölmesi yerine, yüz yıl uyuması şeklinde değiştirmek olsun o zaman.” Yıllar geçmiş aradan. Bebek büyümüş, sağlıklı, güzel, mutlu ve akıllı bir genç kız olmuş. Kral’la Kraliçe kötü büyüyü çoktan unutmuşlar. Zaten ülke içinde ne kadar iğ varsa, daha Prenses bebekken yok edilmiş. Prenses uzun yıllar güvendeymiş.

 

 

 



Fakat tam da on beşinci yaşına bastığı gün Prenses daha önce hiç fark etmediği bir kapı keşfetmiş. Kapıyı açmış, kıvrıla kıvrıla yukarı çıkan bir merdivenle karşılaşmış. Merdiveni çıkınca üzerinde altın bir anahtar bulunan bir kapıya varmış. Kapıyı açınca, içerdeki küçük odada tekerlekli bir şeyi çalıştıran yaşlı bir kadın görmüş. “Ne yapıyorsunuz öyle?” diye sormuş prenses. Yaşlı kadın gülümsemiş. “İplik eğiriyorum!” demiş. “Orada öyle bakıp durma. Gel, bir de sen dene, hadi.” İği Prenses’e doğru uzatmış. O anda olanlar olmuş. İğin sivri ucu Prenses’in parmağına batmış, Prenses hemen yere yığılıp kalmış. Dışarıda, avluda tavuklar gıdaklamayı kesmiş. Prenses’in köpeği, aşçının kedisini kovalamaz olmuş. Çalışma odasında kızının doğum günü davetiyesini yazmakta olan Kral’ın elinden kalem düşmüş. Mutfaktaki ocaklar yanmaz olmuş. Tüm saray uykuya dalmış. Yıllar yavaş yavaş akıp geçmiş. Saray unutulmuş. Ama olaydan yüz yıl kadar sonra bir gün yakışıklı bir Prens o civardan geçiyormuş.

 

Uzaklarda dikenli çalılarla kaplı bir yer gözüne ilişmiş. Adamları gülerek bu büyülenmiş sarayla içindeki uyuyan güzel hakkında duydukları bir hikâyeyi aktarmışlar ona. ‘Ya doğruysa,’ diye düşünmüş prens ve atını dikenli çalılarla kaplı yola sürmüş. Önce çalılardan geçilecek hiç yol bulamamış. Çalılar hem çok sıkmış ve hem de üstüne tırmanılamayacak kadar dikenliymiş. Bakmış olacak gibi değil, çekmiş kılıcını ve yolunu açmak için çalıları kesmeye başlamış. Çalılıkları aşan Prens gördüklerine inanamamış. Her yer bir heykel gibi kıpırdamadan duran hayvalar ve insanlarla doluymuş. Sarayın içinde dolaşmış. Güneşle aydınlanan pencerelerde tek bir sinek bile vızıldamıyormuş. Hiç kimse kımıldamıyor, hiç kimse cevap vermiyormuş sorularına.

 

Derken kapısı yarı açık bir kuleye varmış. İçeri girmiş, kıvrıla kıvrıla yukarı doğru uzanan bir merdivenle karşılaşmış. Prens, merdivenlerin bittiği yerde, tepede altına benzer bir şeyin parladığını görür gibi olmuş. Merdivenleri çıkmış ve kendini Prenses’in önünde bulmuş. “Uyuyan Güzel,” demiş fısıltılı bir sesle. Kızın güzelliğine dayanamamış, eğilip dudaklarından öpmüş. Prens onu öper öpmez Prenses gözlerini açmış. Onun uyanmasıyla birlikte sarayın mutfağında ocak tekrar yanmaya başlamış. Çalışma odasında Kral leinden düşürdüğü kalemi almış ve kızının doğum günü davetiyesini yazmaya devam etmiş. Tavuklar yerdeki buğday tanelerini gagalamaya başlamış.

 

Kulenin en üst katındaki odada Prenses karşısında Prensi görmüş. Yüz yıldan sonra ilk defa dudaklarında bir tebessüm belirmiş. “Benimle evlenir misin?” diye sormuş Prens fısıltıyla. “Evet!” demiş Prenses ve Prensi öpmüş. Kral bu güzel haberi alınca muazzam bir ziyafet hazırlatmış. Prens ile Prenses evlenmişler ve ömür boyu mutluluk içinde yaşamışlar.

 

 

|» Masallar Sayfasına Dön! « |

 

Not: İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…



İle Yorum Yap!
21 Yorum Bulunmaktadır
gaye on Şubat 10th, 2008 at 16:59

ya lütfen şunları biraz daha kısa yazın ama

çiğdem usanmaz on Şubat 16th, 2008 at 19:33

çok güzel ama gaye arkadasımızın dediği gibi biraz kısa yazın öyle daha çok okunur benden size uyarı

eylem on Mart 6th, 2008 at 16:35

Her masall gibi bu da güzel

zeyenp ece güceren on Şubat 22nd, 2009 at 15:31

Sizin bu sitenizdeki masalları çok beğeniyorum.

BAŞARILAR…

simge on Ocak 7th, 2010 at 21:34

hikayeler her zaman güzeldir

neşe on Ağustos 2nd, 2010 at 19:57

Çok güzeldi.Uzun olsana süper. Başarılar.

emine on Ağustos 31st, 2010 at 16:21

Çok güzel bir masal çok beğendim bu masalı okumayan çok salaktır.

Cemalettin on Ekim 5th, 2010 at 01:59

Her prenste kızı dudaklarından opuyor bırı de alnından opsun.

Evren on Ekim 25th, 2010 at 01:51

Benim de bir arkadasim var adi Merve o da boyle cok uyuyor. Onun da adi uyuyan guzel.

ece on Aralık 14th, 2010 at 17:57

Her masallar neden mutlu sonla bitiyor azçıkta kötü sonla bitsin. :)

canan on Şubat 7th, 2011 at 22:07

Çok güzel bir masal. Çok ta akıcı. Çok ta zevkle okunuyor.

gizem on Şubat 19th, 2011 at 10:40

Masallar güzel ama neden uyuyan güzelin gerçek ismi yok ya.Biz okul sonunda maskeli balo yapacağız ismi de lazım bana.

deniz on Mart 27th, 2011 at 08:08

ödevime çok yardımcı oldu teşekkürler

buse on Haziran 8th, 2011 at 14:02

Çok güzel bir masal bu.

Rumeysa on Eylül 10th, 2011 at 18:30

benim sevdiğim masal bu şuanlık

Rumeysa on Eylül 10th, 2011 at 18:30

kızlar çatlayın uyan güzel beni daha çok seviyo

seyma on Aralık 11th, 2011 at 21:01

çooooooooook harika bir masal

seyma on Aralık 11th, 2011 at 21:02

Ben bu masalı çok seviyorum çok güzel bie masl.

gülçin on Mart 19th, 2012 at 19:13

süperr

şehide on Nisan 16th, 2013 at 23:26

Bence bu site gayet güzel ayrıca ödevimede çok oldu çok teşekkür ederim bu siteyi yapanada minettarı
m :)(:

sanane on Şubat 17th, 2014 at 16:55

bence çok güzel ama pamuk prenses ve 7cüceler daha güzel

ulan yorumu yazıyoz çıkmıyo

Yazı Detayı
  • Yazının Bağlantısı: Uyuyan Güzel (Masal)
  • Yazının Kategorisi: Masallar, Şiir Öykü Roman
  • Yazar:
  • Eklenme Tarihi: 15 Eylül 2007
  • Bu yazıya yapılan yorumları RSS kaynağı ile takibe alın.
  • Bu yazıya kendi sayfanızdan geri izleme yapın.
  • Diğer kaynaklarda arayın:
  • Etiketler:, , , , , , , ,