Ana Sayfa » Necip Fazıl Kısakürek » Yazarlar ve Şairler » Zindandan Mehmed’e Mektup (Necip Fazıl Kısakürek)
3


Zindandan Mehmed’e Mektup
(
Necip Fazıl Kısakürek)

 

Zindanda iki hece.Mehmed’im lafta!
Baba katiliyle baban bir safta!
Bir de geri adam,boynunda yafta…

 

Halimi düşünüp yanma Mehmed’im!
Kavuşmak mi?..Belki ..Daha ölmedim!

 

Avlu… Bir uzun yol… Tuğla döşeli,
Kırmızı tuğlalar altı köşeli.
Bu yol da tutuktur hapse düşeli…

 

Git ve gel… Yüz adım…Bin yıllık konak
Ne ayak dayanır buna ,ne tırnak!

 

Bir alem ki, gökler boru içinde.
Akıl almazların zoru içinde
Üstüste sorular soru içinde.

 

Düşün mü,konuş mu, sus mu ,unut mu?
Buradan insan mı çıkar,tabut mu?

 

Bir idamlık Ali vardı,asıldı
Kaydını düştüler,mühür basıldı.
Geçti gitti,birkaç günlük fasıldı

 

Ondan kalan,boynu bükük ve sefil;
Bahçeye diktiği üç beş karanfil…

 

Müdür bey dert dinler,bugün”maruzat”!
Çatık kaş…Hükumet dedikleri zat…
Beni Allah tutmuş kim eder azat?

 


Anlamaz;yazısız,pulsuz,dilekçem…
Anlamaz!ruhuma geçti bilekçem!

 

Saat beş dedi mi,bir yırtıcı zil
Sayım var, maltada hizaya dizil!
Tek yekun içinde yazıl ve çizil!

 

Insanlar zindanda birer kemmiyet;
Urbalarla kemik,mintanlarla et.

 

Somurtuş gibi bıçak,nara gibi tokat;
Zift dolu gözlerde karanlık kat kat…
Yalnız seccademin yönünde şefkat

 

Beni kimsecikler okşamaz madem
Öp beni alnımdan,sen öp seccadem!

 

Çaycı getir ilaç kokulu çaydan!
Dakika düşelim,senelik paydan!
Zindanda dakika farksız aydan

 

Karıştır çayını zaman erisin
Kopuk kopuk,duman duman erisin!

 

Peykeler,duvara mihli peykeler
Duvarda,başlardan yağlı lekeler
Gömülmüş duvara,bas bas gölgeler…

 

Duvar,katil duvar yolumu biçtin
Kanla dolu sünger… Beynimi içtin

 

Sukut…Kıvrım kıvrım uzaklık uzar
Tek nokta seçemez dünyada nazar
Yerinde mi acep,ölü ve mezar?

 

Yeryüzü boşaldı habersiz miyiz?
Güneşe göç varda ,kalan biz miyiz?

 

Ses demir,su demir ve ekmek demir…
İstersen demirde muhali kemir.
Ne gelir ki elden,kader bu,emir…

 

Garip pencerecik,küçük daracık;
Dünyaya kapalı,Allah’a açık

 

Dua,dua eller karıncalanmış;
Yıldızlar avuçta, gök parçalanmış
Gözyaşı bir tarla,hep yoncalanmış

 

Bir soluk,bir tütsü,bir uçan buğu
İplik ki incecik,örer boşluğu

 

Ana rahmi zahir ,şu bizim koğuş
Karanlığında nur,yeniden doğuş….
Sesler duymaktayım;Davran ve boğuş!

 

Sen bir devsin,yükü ağırdır devin!
Kalk ayağa,dimdik doğrul ve sevin!

 

Mehmed’im,sevinin ,başlar yüksekte!
Ölsek de sevinin,eve dönsek de!
Sanma bu tekerlek kalır tümsekte!

 

Yarın elbet bizim,elbet bizimdir!
Gün doğmuş ,gün batmış ,

 

 

|» Necip Fazıl Kısakürek Sayfasına Dön! « |



İle Yorum Yap!
3 Yorum Var.
-AferinaLimyeteR- | 19 Ekim 2007 - 19:52 | Bağlantı

5.kıta farkılı yönlerden tıpkı bana göre ama şiirin konusu yönüyle değil başka yönlerden nese boş verin

ahmet | 31 Aralık 2008 - 11:51 | Bağlantı

Çok güzel bir şiirdi.

sevcan | 23 Şubat 2012 - 14:43 | Bağlantı

Cok guzel nadir siirlerden.

Yorum Yap!

(İletinizi yazmadan önce, lütfen buraya dokunarak uyarıları okuyun!)

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

Yazı Detayı
  • Yazının Bağlantısı: Zindandan Mehmed’e Mektup (Necip Fazıl Kısakürek)
  • Yazının Kategorisi: Necip Fazıl Kısakürek, Yazarlar ve Şairler
  • Yazar:
  • Eklenme Tarihi: 11 Ekim 2007
  • Bu yazıya yapılan yorumları RSS kaynağı ile takibe alın.
  • Bu yazıya kendi sayfanızdan geri izleme yapın.
  • Diğer kaynaklarda arayın:
  • Etiketler:, , , , ,