<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>20 Mays 1040 | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/20-mays-1040/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Fri, 21 Jun 2013 14:19:20 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>20 Mayıs 1040 ve 3 Mayıs 1944 (Hüseyin Nihal ATSIZ)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/20-mayis-1040-ve-3-mayis-1944-huseyin-nihal-atsiz/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/20-mayis-1040-ve-3-mayis-1944-huseyin-nihal-atsiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Oct 2007 09:32:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hüseyin Nihal Atsız]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar ve Şairler]]></category>
		<category><![CDATA[20 Mays 1040]]></category>
		<category><![CDATA[3 Mayis 1944]]></category>
		<category><![CDATA[Cagri ve Tugrul Bey]]></category>
		<category><![CDATA[Dandanakan]]></category>
		<category><![CDATA[Dumrul]]></category>
		<category><![CDATA[Nihal ATSIZin Makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Nihal ATSIZin Yazilari]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçü Nihal ATSIZ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/20-mayis-1040-ve-3-mayis-1944-huseyin-nihal-atsiz/</guid>

					<description><![CDATA[<p>20 Mayıs 1040 ve 3 Mayıs 1944 (Hüseyin Nihal ATSIZ) Türk tarihinde şanlı, elemli, uğursuz birçok mayıs günleri vardır. Bu yazıda artık kesin olarak hükme bağlanmış bir mayısla (23 Mayıs 1040), üzerinde henüz son söz söylenmemiş başka bir mayıstan (3 Mayıs 1944) bahsedeceğim. &#160; 23 Mayıs 1040 Cuma günü, mayısların en mühimi ve en şanslısıdır. [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/20-mayis-1040-ve-3-mayis-1944-huseyin-nihal-atsiz/">20 Mayıs 1040 ve 3 Mayıs 1944 (Hüseyin Nihal ATSIZ)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><font color="#3366ff"><span style="font-size: 18pt; font-weight: 700"> 20 Mayıs 1040 ve 3 Mayıs 1944<br />
</span></font><font color="#ff6600"> <span style="font-size: 12pt; font-weight: 700">(</span></font></font><span style="font-weight: 700"><font color="#ff6600" face="Maiandra GD">Hüseyin  Nihal ATSIZ)</font></span></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türk tarihinde şanlı, elemli, uğursuz birçok  mayıs günleri vardır. Bu yazıda artık kesin olarak hükme bağlanmış bir mayısla  (23 Mayıs 1040), üzerinde henüz son söz söylenmemiş başka bir mayıstan (3 Mayıs  1944) bahsedeceğim.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">23 Mayıs 1040 Cuma günü, mayısların en mühimi ve en şanslısıdır. Çünkü o gün  Selçuklu ve Gazneli orduları arasında yapılan ünlü Dendânekan savaşından sonra  devletimiz, yani Türkiye (ve daha doğru adı ile Batı Türkeli) kurulmuş, dokuz  yüzyılı aşan hayatında bu devlet bazen parçalanıp bölünerek iç savaşlarla  uğraşmış, bir iki defa tarih sahnesinden silinecek diye bakılırken ırkının ve  geçmişinin büyük gücü ile yine toparlanıp yaşamayı başarmıştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Devletimizi kuran Türkler büyük çoğunluğu ile Oğuzlar&#8217;dır. O zamanki asıl Türk  Devleti olan Karahanlılar&#8217;dan bir prens de, hanedanı ile arası açık olduğu için  kendi buyruğundaki Türkler&#8217;le Oğuzlar&#8217;a katılıp bütün savaşlara girmiş,  Türkiye&#8217;nin kuruluşunda rol oynamıştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bir süre Karahanlılar&#8217;ın ve Karahanlılar&#8217;a bağlı olmayarak yaşayan batıdaki  Hazar Kağanlığı&#8217;nın arasında bocalayan Oğuzlar, anayurt dışındaki Türk  Devleti&#8217;nin, yani Gazneliler&#8217;in elindeki Horasan&#8217;da çok sıkıntılı ve tehlikeli  yıllar geçirdikten sonra nihayet 23 Mayıs 1040&#8217;ta Gazneliler&#8217;in Türk, Hindli,  Efganlı, Acem, Arap ve Kürtler&#8217;den kurulu 100.000 kişilik ordusunu 16.000  kişiyle bozup dağıtarak aynı günde devletlerini kurdular.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Dikkate değer ki bu savaşta Gazneliler ordusunun Türkler&#8217;den bir bölümü  Oğuzlar&#8217;a katılmış, öncü kuvveti olan Arap ve Kürtler ilk hamlede; Hindli,  Efganlı ve Acemler daha sonra kaçmış. Gazneli Sultan Mesud&#8217;la birlikte sonuna  kadar dayananlar yine Türkler olmuştur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu savaşın başkomutanı ve en büyük kahramanı, Türk tarihinin Deli  Dumrul&#8217;larından biri olan &#8220;Çağrı Beğ&#8221;, Gazneliler ordusunun en büyük kahramanı  da sarhoşluğuna ve tedbirsizliğine rağmen Gazneli Sultan Mesud&#8217;dur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><center><!--adsense#reklam_336x280--></center></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Devletimizin temeline en büyük harcı atan Çağrı Beğ&#8217;i unutursak bu, bizim için  ayıptan da büyük bir zillet olur. Çağrı Beğ&#8217;in unutulmadığına en büyük delil  bugün birçok aydınların oğullarına &#8220;Çağrı&#8221; adını vermesidir. Fakat bu kahramanın  yalnız aydınların gönlünde yaşaması yetmez. Tarih kitaplarında gerekli yer  verilmedikçe, ulu ve gösterişli bir Çağrı Beğ anıtı dikilmedikçe görevimizi  yapmış sayılamayız.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu yıl yine cumaya rastlayan 23 Mayıs 1975, devletimizin kuruluşunun 935.  yılıdır. Müttefik sandıklarımız tarafından terk edildiğimiz, içteki bozgun  unsurlarının ihanetine uğradığımız şu günlerde 935. yılı anmak manevî güç  kaynaklarımızdan biridir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Tanrı&#8217;nın esirgenliği, başta Çağrı Beğ olmak üzere Dendânekan savaşının Selçuklu  ve Gazneli bütün Türkleri&#8217;nin üzerine olsun!..</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Üzerinde henüz son söz söylenmemiş olan mayıs günü ise 3 Mayıs 1944&#8217;tür.  Bilindiği gibi ozamanki tek parti idaresinin komünistleri koruyan millî eğitim  bakanına ve onun şımarttığı komünistlere karşı yapılan bir yürüyüş sansürle  sessizliğe boğulmuş memlekette bomba gibi patlamış, o zamanki devlet başkanıyla  çevresindeki devşirmelerin ödünü patlatarak büyük tutuklamalara, hapislere;  işkencelere yol açmış; satılık ve köle basın da tek ağızla bu gardist hareketin  (o zaman Almanya ayakta olduğu için faşist diyemiyorlardı) aleyhine açtıkları  haysiyetsiz iftira kampanyasını aylarca sürdürmüştü.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">3 Mayıs artık Türkçülerin günüdür. İlkönce 3 Mayıs 1945&#8217;te Tophane&#8217;deki Askerî  Cezaevi&#8217;nde, bir masa başında çay içerek kutlanmış, ondan sonra kırlarda ve  salonlarda yapılan törenler halini almıştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu yılın 3 Mayısı, bu tören gününün 31. yıl dönümüdür. Demek ki henüz tarihe mal  olmamıştır. Bir olayın tarihe mal olması için üzerinden en az 50 yıl geçmesi  gerektiğine göre 3 Mayıs, Yirmi Birinci Yüzyıl başlarında tarih olacaktır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Fakat 3 Mayıs için bugün de söylenecek bazı sözler vardır: 3 Mayıs bir  uyarmadır: Yürüyüşü yapan birkaç bin Türkçü gencin uyarması&#8230; 3 Mayıs aynı  zamanda bir uyanıştır. O gençlerin haykırışıyla milletin uyanması&#8230;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">3 Mayıs, solun sempatizanı bir devlet başkanıyla çevresindeki solcudan,  komünistten, gafilden, çıkarcıya ve dalkavuğa kadar varan devşirmeler güruhunca  afyonlanmış milletin gerçekleri görerek uyanması ve öfkelenmesidir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Memleketin sinsice hazırlanmış planlarla, sosyal adalet ve kurtuluş adı altında  komünist yapılmak istenmesi bu yürüyüşle önlenmiş, ödlekler bozguncu  plânlarından ister istemez vazgeçmeye mecbur kalmışlardır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Yoksa Türkiye&#8217;nin de Romanya, Çekoslovakya, Macaristan gibi bir oldubitti ile  komünist olması kısa bir zaman meselesiydi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Yurdun nasıl hain bir şebeke ile sarılmış olduğu bugün, kısmen de yapılmış  yayınlarla açığa vurulmuştur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu sebeple, 3 Mayıs mühim bir dava günüdür ve yıllar geçtikçe ehemmiyeti daha  iyi anlaşılmaktadır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">3 Mayısı yapan o günkü gençler bugün artık yaşlı birer insandır. Çoluk çocuğa  karışmış, bahtiyar veya bedbaht olmuş, bütün yurda dağılmış yurttaşlardır.  Onlardan şimdiye kadar hiçbir övünme sesinin çıkmayışı da hareketin ne kadar  yüksek ve samimî olduğunu göstermektedir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Boş kaplar çok öter. 3 Mayısçılar boş değil, yurt ve ırk sevgisiyle dolu idiler.  Onun için susmaktadırlar. Fakat susmak, Abdülhak Hâmid&#8217;in dediği gibi, bazen en  güzel şiirden daha mânâlıdır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ötüken, 22-23 Nisan 1975, Sayı: 5</font></p>
<p><strong><font face="Maiandra GD" size="2"><font color="#ff0000">Kaynak:</font>  <font color="#000000">Nihal-Atsız.Com</font></font></strong></p>
<p align="center">&nbsp;</p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/huseyin-nihal-atsiz/">»<span lang="tr">  H. Nihal ATSIZ Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080"> |</font></span></span></font></strong></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/20-mayis-1040-ve-3-mayis-1944-huseyin-nihal-atsiz/">20 Mayıs 1040 ve 3 Mayıs 1944 (Hüseyin Nihal ATSIZ)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/20-mayis-1040-ve-3-mayis-1944-huseyin-nihal-atsiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
