<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>3 Mayis 1944 | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/3-mayis-1944/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Fri, 21 Jun 2013 14:19:35 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>3 Mayıs 1944 (Hüseyin Nihal ATSIZ)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/3-mayis-1944-huseyin-nihal-atsiz/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/3-mayis-1944-huseyin-nihal-atsiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Oct 2007 09:34:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hüseyin Nihal Atsız]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar ve Şairler]]></category>
		<category><![CDATA[3 Mayis 1944]]></category>
		<category><![CDATA[Nihal ATSIZin Makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Nihal ATSIZin Yazilari]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçü Nihal ATSIZ]]></category>
		<category><![CDATA[Uc Mayis Nihal Atsiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/3-mayis-1944-huseyin-nihal-atsiz/</guid>

					<description><![CDATA[<p>3 Mayıs 1944 (Hüseyin Nihal ATSIZ) Bundan 29 yıl önce Ankara&#8217;da yapılan bir yürüyüş, bugün farkına varılmamış olmakla beraber, Türk tarihinin gidişi üzerine son derece tesirli olmuştur. Havadaki zehirli gazla boğulacak hale gelmiş bir insana oksijen verilmesi, aşırı hummâ içinde kıvranan hastaya bir antibiyotik şırıngası yapılmasının yaratacağı şifa gibi, dikta idaresi altında yaşayarak o diktanın [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/3-mayis-1944-huseyin-nihal-atsiz/">3 Mayıs 1944 (Hüseyin Nihal ATSIZ)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><font color="#3366ff"><span style="font-size: 18pt; font-weight: 700"> 3 Mayıs 1944<br />
</span></font><font color="#ff6600"> <span style="font-size: 12pt; font-weight: 700">(</span></font></font><span style="font-weight: 700"><font color="#ff6600" face="Maiandra GD">Hüseyin  Nihal ATSIZ)</font></span></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bundan 29 yıl önce Ankara&#8217;da yapılan bir  yürüyüş, bugün farkına varılmamış olmakla beraber, Türk tarihinin gidişi üzerine  son derece tesirli olmuştur. Havadaki zehirli gazla boğulacak hale gelmiş bir  insana oksijen verilmesi, aşırı hummâ içinde kıvranan hastaya bir antibiyotik  şırıngası yapılmasının yaratacağı şifa gibi, dikta idaresi altında yaşayarak o  diktanın hiç umursamadığı komünizm propagandasının çökertmeye çalıştığı bir  toplumu 3 Mayıs 1944&#8217;te Ankara&#8217;da yapılan bir gençlik yürüyüşü uyarmış,  tehlikeyi gördükleri halde ses çıkarmayanlara cesaret ve ümit vermiş, tek  partili idare olduğu halde Millet Meclisi’nde de görülen heyecanla Türkiye&#8217;yi  bir &#8220;içten vurulma&#8221; tehlikesinden kurtarmıştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu kurtarışın kahramanları, büyük çoğunluğu yüksek okul ve üniversite öğrencisi  olan birkaç bin gençtir. 3 Mayısın gerçek değerinin kavranmamış olması o zamanki  idarenin, hepsi kendi elinde bulunan basın ve radyo ile yaptığı aralıksız  propaganda yüzündendir. Sosyalist maskesi altındaki komünizm Türkiye’yi Rusya’ya  katmak konusundaki niyetini memleket mukadderatına hâkim olanlar  anlayamamışlardı. Yirminci yüzyılda, idare başında bulunanların mutlaka  herkesten iyi ve doğru düşüneceği kabul etmeye imkân yoktur. Türkiye’de de  ehemmiyetsiz görevlerde bulunan veya henüz okuma çağında olan bir takım  gençlerin tehlikeyi baştakilerden daha çok isabetli görmüş olmasından hiçbir  fevkalâdelik aranmamalıdır. Bu, bir dereceye kadar mizaç ve yaratılış  meselesidir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Uzun süre devleti idare etmiş olan Halk Partisi&#8217;nde 1938&#8217;den sonra bir İnönü&#8217;yü  yüceltme çağı başlamış, evvelce Atatürk için kullanılan &#8220;Milli Şef&#8221; deyimi ona  mal edilmiş, pullardan ve paralardan Atatürk’ten üstün olduğu havası yaratılmak  istenmiştir. Halbuki bu çok yanlış bir davranıştı. Çünkü Atatürk, Rusya&#8217;da  ortaya çıktığı zaman, hakkında kimsenin ve tabiî kendisinin de bilmediği  komünizm ve onun Türkiye için tehlikesini anlamış, tedbirlerini almış olduğu  halde İnönü komünizmin nasıl bir bela olduğunu bir türlü idrak edememiş,  &#8220;Sağcılar&#8221; dediği Nurcu vesaire makulesini gözünde büyüttüğü halde bugün toplu  olarak anarşist adı altında anılanların gayesini bir türlü kavrayamamıştır.  Anarşistler üniversiteyi işgal ettiği zaman boykotla işgalin aynı şey olduğunu  söyleyecek kadar vahim bir hatâ yapmış, bu da yetmiyormuş gibi Türkiye&#8217;yi  mahvetmek istedikleri için idama mahkûm edilen üç komünistin idamını durdurmak  teşebbüsü ile, ilerde tarihin çok olumsuz hüküm vereceği bir harekette  bulunmuştur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><center><!--adsense#reklam_336x280--></center></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kafa ve gönül yapısı bu olan İnönü&#8217;nün 3 Mayıs 1944 yürüyüşüne iyi gözle  bakmasına şüphesiz imkân yoktur. Bu sebepledir ki &#8220;Türkçü&#8221; kelimesinden ömrü  boyunca ürkmüş, bu ürkmede çevresinin de büyük ölçüde tesirinde kalmıştır. Onda  batıya karşı garip bir kompleks vardır. Türkiye&#8217;nin manevi kalkınmasını  klâsiklerin Türkçe&#8217;ye çevrilmesinde görmesi bunun delilidir. Halbuki artık roman  ve piyeslerle yahut eski Yunan felsefesiyle milletlerin kalkınma imkânının  olduğu çağda değiliz. Bugün her zamankinden çok milliyetçilik çağıdır.  Beynelmilelci olduklarını iddia eden komünist devletler bile aşırı bir  milliyetçiliğin içindedir. Bu, sosyal bir kanundur: Toplumlar yayılmak ve  büyümek için çatışır, çarpışır; bunun için her vasıtadan faydalanır. Böyle bir  sosyal kanun olmasaydı barışçı İsa&#8217;nın dinindeki milletler asırlarca savaşmaz,  Budist Japonlar savaşın sözünü dahi etmez, kardeş Müslümanlar birbirinin canına  kasdetmezdi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu sebeple yabancı klâsiklerin tercüme edilerek Türk gençliğine okutulması  onlarda bir aşağılık duygusu yaratmaktan başka sonuç vermemiştir. 20-25  yaşındaki gençlerin şaheser diye hep Yunan, Lâtin, Batı, Acem, Arap, Rus  eserlerini okursa &#8220;demek benim milletimin şaheseri yokmuş&#8221; düşüncesine  kapılmasından tabiî ne olabilir?</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İşte Türkçüler, Türk milletinin manevî kalkınmasını önce komünizmin yok  edilmesinde, sonra millî kültürün diriltilmesinde anladıkları için İnönü ile  bağdaşamamışlar, onun tarafından Türkiye’yi bütün dünya ile düşman etmek için  uğraşan kişiler diye ilân edilmişlerdir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türkçüler şu memlekette hiçbir zaman iktidara geçmedi. İnönü ve partisi uzun  yıllar iktidarda kaldı ve istediği icraatı, propagandayı yaptı. Acaba zaman kime  hak verdi? Tecrübesiz, çoluk çocuk sayılan 1944’ün gençlerine mi?, yoksa  tecrübeli kaptan olduğu ilan edilen İnönü’ye mi?</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Onun tecrübeli kaptan olduğu hakkındaki sözü, İkinci Cihan Savaşı&#8217;nda  Türkiye&#8217;nin harbe girmesi ve bunun İnönü’ye mal edilen bir başarı olarak kabul  edilmesinden doğmuştur. Acaba gerçek böyle midir?</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türkiye, bilfarz Yugoslavya’nın topraklarında kurulmuş bir devlet olsaydı veya  İngilizler vaadettikleri savaş malzemesini bize verebilselerdi tecrübeli kaptan  onu yine savaşın dışında tutabilir miydi. Bunlardan başka Türkiye’nin savaşa  girmeyişinde Von Papen&#8217;in büyük rolünü asla unutmamak lazım.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">3 Mayıs yürüyüşü milletin gözünü komünizme karşı açan bir millî harekettir. O  tarihten başlayarak okullarda hakikî milli tarih okutulsaydı, millî eğitimin  bazı kilit noktalarına komünistlerin sızmasına meydan verilmeseydi 12 Mart  muhtırasına sebep olan anarşi doğmayacak, bir takım gençler Türk milletinden  zorla koparılmayacak, ahlâk değerleri çökmeyecekti. Anarşi hareketleri dediğimiz  kargaşalıklar, dikkatle mütalâa olunursa gayet korkunç bir ruh halinden  doğmakta, âdeta bir milletin intihar etmek istemesi gibi bir manzara  göstermektedir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Komünizm, sosyal bir isteriden başka bir şey değildir. Onun hâkim olduğu hiçbir  ülkede sosyal adalet ve iktisadi refah sağlanamadığı halde faşist veya  kapitalist denilen demokrat ülkelerin pek çoğunda bu iş başarılmıştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Komünizmin iktidara geçtiği günden beri Rusya&#8217;nın Türkiye hakkındaki kötü  niyetleri Çarlık Rusya&#8217;sının kötü niyetlerinden bir parça bile sapmamıştır.  Boğazlarda üs istemenin başka mânâsı var mıydı?</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">3 Mayıs&#8217;ı yapan Türkçülerin şuurla ve inançla bildikleri gerçek: Komünizmin  Türklüğe kasdeden bir tehlike olduğu idi. Son iki yılın olayları, sürüp giden  Sıkıyönetim mahkemeleri, bu mahkemelerde ortaya dökülen hakikatler Türkçülere  hak vermiştir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">3 Mayıs bir çok Türkçünün büyük sıkıntı ve ıztırabı ile kapanmıştır. Fakat 3  Mayıs devam etmektedir: Ötüken&#8217;in Yazı İşleri Müdürü Kayabek, aşağı yukarı 6 yıl  önce başlayan bir davanın sonucu olarak mahkûm edildiği 15 aylık hapisi etmek  üzere, eşini ve birisi bebek olan dört çocuğunu İstanbul’da bırakarak, doğum  yeri olan Eğin&#8217;e hareket etmiştir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Önümüzdeki yüzyılın tarafsız tarihçileri 3 Mayıs&#8217;ın bir dönüm noktası olduğunu  elbette tesbit edeceklerdir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">3 Mayıs&#8217;a selâm olsun!&#8230; 3 Mayıs ruhu edebiyen yaşasın!&#8230;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ötüken, 11 Nisan 1973, Sayı: 5</font></p>
<p> <strong><font face="Maiandra GD" size="2"><font color="#ff0000">Kaynak:</font>  <font color="#000000">Nihal-Atsız.Com</font></font></strong></p>
<p align="center">&nbsp;</p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/huseyin-nihal-atsiz/">»<span lang="tr">  H. Nihal ATSIZ Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080"> |</font></span></span></font></strong></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/3-mayis-1944-huseyin-nihal-atsiz/">3 Mayıs 1944 (Hüseyin Nihal ATSIZ)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/3-mayis-1944-huseyin-nihal-atsiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>20 Mayıs 1040 ve 3 Mayıs 1944 (Hüseyin Nihal ATSIZ)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/20-mayis-1040-ve-3-mayis-1944-huseyin-nihal-atsiz/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/20-mayis-1040-ve-3-mayis-1944-huseyin-nihal-atsiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Oct 2007 09:32:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hüseyin Nihal Atsız]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar ve Şairler]]></category>
		<category><![CDATA[20 Mays 1040]]></category>
		<category><![CDATA[3 Mayis 1944]]></category>
		<category><![CDATA[Cagri ve Tugrul Bey]]></category>
		<category><![CDATA[Dandanakan]]></category>
		<category><![CDATA[Dumrul]]></category>
		<category><![CDATA[Nihal ATSIZin Makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Nihal ATSIZin Yazilari]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçü Nihal ATSIZ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/20-mayis-1040-ve-3-mayis-1944-huseyin-nihal-atsiz/</guid>

					<description><![CDATA[<p>20 Mayıs 1040 ve 3 Mayıs 1944 (Hüseyin Nihal ATSIZ) Türk tarihinde şanlı, elemli, uğursuz birçok mayıs günleri vardır. Bu yazıda artık kesin olarak hükme bağlanmış bir mayısla (23 Mayıs 1040), üzerinde henüz son söz söylenmemiş başka bir mayıstan (3 Mayıs 1944) bahsedeceğim. &#160; 23 Mayıs 1040 Cuma günü, mayısların en mühimi ve en şanslısıdır. [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/20-mayis-1040-ve-3-mayis-1944-huseyin-nihal-atsiz/">20 Mayıs 1040 ve 3 Mayıs 1944 (Hüseyin Nihal ATSIZ)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><font color="#3366ff"><span style="font-size: 18pt; font-weight: 700"> 20 Mayıs 1040 ve 3 Mayıs 1944<br />
</span></font><font color="#ff6600"> <span style="font-size: 12pt; font-weight: 700">(</span></font></font><span style="font-weight: 700"><font color="#ff6600" face="Maiandra GD">Hüseyin  Nihal ATSIZ)</font></span></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türk tarihinde şanlı, elemli, uğursuz birçok  mayıs günleri vardır. Bu yazıda artık kesin olarak hükme bağlanmış bir mayısla  (23 Mayıs 1040), üzerinde henüz son söz söylenmemiş başka bir mayıstan (3 Mayıs  1944) bahsedeceğim.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">23 Mayıs 1040 Cuma günü, mayısların en mühimi ve en şanslısıdır. Çünkü o gün  Selçuklu ve Gazneli orduları arasında yapılan ünlü Dendânekan savaşından sonra  devletimiz, yani Türkiye (ve daha doğru adı ile Batı Türkeli) kurulmuş, dokuz  yüzyılı aşan hayatında bu devlet bazen parçalanıp bölünerek iç savaşlarla  uğraşmış, bir iki defa tarih sahnesinden silinecek diye bakılırken ırkının ve  geçmişinin büyük gücü ile yine toparlanıp yaşamayı başarmıştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Devletimizi kuran Türkler büyük çoğunluğu ile Oğuzlar&#8217;dır. O zamanki asıl Türk  Devleti olan Karahanlılar&#8217;dan bir prens de, hanedanı ile arası açık olduğu için  kendi buyruğundaki Türkler&#8217;le Oğuzlar&#8217;a katılıp bütün savaşlara girmiş,  Türkiye&#8217;nin kuruluşunda rol oynamıştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bir süre Karahanlılar&#8217;ın ve Karahanlılar&#8217;a bağlı olmayarak yaşayan batıdaki  Hazar Kağanlığı&#8217;nın arasında bocalayan Oğuzlar, anayurt dışındaki Türk  Devleti&#8217;nin, yani Gazneliler&#8217;in elindeki Horasan&#8217;da çok sıkıntılı ve tehlikeli  yıllar geçirdikten sonra nihayet 23 Mayıs 1040&#8217;ta Gazneliler&#8217;in Türk, Hindli,  Efganlı, Acem, Arap ve Kürtler&#8217;den kurulu 100.000 kişilik ordusunu 16.000  kişiyle bozup dağıtarak aynı günde devletlerini kurdular.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Dikkate değer ki bu savaşta Gazneliler ordusunun Türkler&#8217;den bir bölümü  Oğuzlar&#8217;a katılmış, öncü kuvveti olan Arap ve Kürtler ilk hamlede; Hindli,  Efganlı ve Acemler daha sonra kaçmış. Gazneli Sultan Mesud&#8217;la birlikte sonuna  kadar dayananlar yine Türkler olmuştur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu savaşın başkomutanı ve en büyük kahramanı, Türk tarihinin Deli  Dumrul&#8217;larından biri olan &#8220;Çağrı Beğ&#8221;, Gazneliler ordusunun en büyük kahramanı  da sarhoşluğuna ve tedbirsizliğine rağmen Gazneli Sultan Mesud&#8217;dur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><center><!--adsense#reklam_336x280--></center></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Devletimizin temeline en büyük harcı atan Çağrı Beğ&#8217;i unutursak bu, bizim için  ayıptan da büyük bir zillet olur. Çağrı Beğ&#8217;in unutulmadığına en büyük delil  bugün birçok aydınların oğullarına &#8220;Çağrı&#8221; adını vermesidir. Fakat bu kahramanın  yalnız aydınların gönlünde yaşaması yetmez. Tarih kitaplarında gerekli yer  verilmedikçe, ulu ve gösterişli bir Çağrı Beğ anıtı dikilmedikçe görevimizi  yapmış sayılamayız.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu yıl yine cumaya rastlayan 23 Mayıs 1975, devletimizin kuruluşunun 935.  yılıdır. Müttefik sandıklarımız tarafından terk edildiğimiz, içteki bozgun  unsurlarının ihanetine uğradığımız şu günlerde 935. yılı anmak manevî güç  kaynaklarımızdan biridir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Tanrı&#8217;nın esirgenliği, başta Çağrı Beğ olmak üzere Dendânekan savaşının Selçuklu  ve Gazneli bütün Türkleri&#8217;nin üzerine olsun!..</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Üzerinde henüz son söz söylenmemiş olan mayıs günü ise 3 Mayıs 1944&#8217;tür.  Bilindiği gibi ozamanki tek parti idaresinin komünistleri koruyan millî eğitim  bakanına ve onun şımarttığı komünistlere karşı yapılan bir yürüyüş sansürle  sessizliğe boğulmuş memlekette bomba gibi patlamış, o zamanki devlet başkanıyla  çevresindeki devşirmelerin ödünü patlatarak büyük tutuklamalara, hapislere;  işkencelere yol açmış; satılık ve köle basın da tek ağızla bu gardist hareketin  (o zaman Almanya ayakta olduğu için faşist diyemiyorlardı) aleyhine açtıkları  haysiyetsiz iftira kampanyasını aylarca sürdürmüştü.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">3 Mayıs artık Türkçülerin günüdür. İlkönce 3 Mayıs 1945&#8217;te Tophane&#8217;deki Askerî  Cezaevi&#8217;nde, bir masa başında çay içerek kutlanmış, ondan sonra kırlarda ve  salonlarda yapılan törenler halini almıştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu yılın 3 Mayısı, bu tören gününün 31. yıl dönümüdür. Demek ki henüz tarihe mal  olmamıştır. Bir olayın tarihe mal olması için üzerinden en az 50 yıl geçmesi  gerektiğine göre 3 Mayıs, Yirmi Birinci Yüzyıl başlarında tarih olacaktır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Fakat 3 Mayıs için bugün de söylenecek bazı sözler vardır: 3 Mayıs bir  uyarmadır: Yürüyüşü yapan birkaç bin Türkçü gencin uyarması&#8230; 3 Mayıs aynı  zamanda bir uyanıştır. O gençlerin haykırışıyla milletin uyanması&#8230;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">3 Mayıs, solun sempatizanı bir devlet başkanıyla çevresindeki solcudan,  komünistten, gafilden, çıkarcıya ve dalkavuğa kadar varan devşirmeler güruhunca  afyonlanmış milletin gerçekleri görerek uyanması ve öfkelenmesidir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Memleketin sinsice hazırlanmış planlarla, sosyal adalet ve kurtuluş adı altında  komünist yapılmak istenmesi bu yürüyüşle önlenmiş, ödlekler bozguncu  plânlarından ister istemez vazgeçmeye mecbur kalmışlardır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Yoksa Türkiye&#8217;nin de Romanya, Çekoslovakya, Macaristan gibi bir oldubitti ile  komünist olması kısa bir zaman meselesiydi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Yurdun nasıl hain bir şebeke ile sarılmış olduğu bugün, kısmen de yapılmış  yayınlarla açığa vurulmuştur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu sebeple, 3 Mayıs mühim bir dava günüdür ve yıllar geçtikçe ehemmiyeti daha  iyi anlaşılmaktadır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">3 Mayısı yapan o günkü gençler bugün artık yaşlı birer insandır. Çoluk çocuğa  karışmış, bahtiyar veya bedbaht olmuş, bütün yurda dağılmış yurttaşlardır.  Onlardan şimdiye kadar hiçbir övünme sesinin çıkmayışı da hareketin ne kadar  yüksek ve samimî olduğunu göstermektedir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Boş kaplar çok öter. 3 Mayısçılar boş değil, yurt ve ırk sevgisiyle dolu idiler.  Onun için susmaktadırlar. Fakat susmak, Abdülhak Hâmid&#8217;in dediği gibi, bazen en  güzel şiirden daha mânâlıdır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ötüken, 22-23 Nisan 1975, Sayı: 5</font></p>
<p><strong><font face="Maiandra GD" size="2"><font color="#ff0000">Kaynak:</font>  <font color="#000000">Nihal-Atsız.Com</font></font></strong></p>
<p align="center">&nbsp;</p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/huseyin-nihal-atsiz/">»<span lang="tr">  H. Nihal ATSIZ Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080"> |</font></span></span></font></strong></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/20-mayis-1040-ve-3-mayis-1944-huseyin-nihal-atsiz/">20 Mayıs 1040 ve 3 Mayıs 1944 (Hüseyin Nihal ATSIZ)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/20-mayis-1040-ve-3-mayis-1944-huseyin-nihal-atsiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
