<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ahmet Taner Kislali | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/ahmet-taner-kislali/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Tue, 29 May 2018 14:38:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Ahmet Taner Kışlalı &#8211; (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/ahmet-taner-kislali-biyografi-hayati-kim-kimdir/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/ahmet-taner-kislali-biyografi-hayati-kim-kimdir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 20:17:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[A]]></category>
		<category><![CDATA[Kim Kimdir?]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Taner Kislali]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Taner Kışlalı Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Taner Kışlalı Kimdir Hayatı Biyografi Yaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>
		<category><![CDATA[Hayati]]></category>
		<category><![CDATA[Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Şairlerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Sanatçıların Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Ünlülerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Öyküsü]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarların Biyografileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/ahmet-taner-kislali-biyografi-hayati-kim-kimdir/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ahmet Taner Kışlalı (Hayatı &#8211; Biyografisi) Babası Ziraat Bankası veznedarı Hüsnü Bey, annesi ilkokul öğretmeni Lütfiye Hanım&#8217;dır. Siyasetbilimci olacağının ilk ipuçlarını, ağabeyi Mehmet Ali Kışlalı ile kendi geliştirdikleri &#8216;Devlet Yönetimi&#8217; oyununda göstermiştir. Kabataş Erkek Lisesi&#8217;nden sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi&#8217;ni kazanmış, okurken bir yandan da Yeni Gün&#8217;de spor muhabirliği yapmıştır. 1962-1963 yılları arasında Yenigün [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/ahmet-taner-kislali-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Ahmet Taner Kışlalı – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><strong> <font style="font-size: 22pt" color="#0099cc" face="Maiandra GD">Ahmet Taner  Kışlalı</font></strong><font face="Maiandra GD"><font color="#0099cc"><strong><span style="font-size: 22pt"><br />
</span></strong></font> <font color="#c0c0c0"><span style="font-size: 8pt; font-weight: 700">(Hayatı &#8211;  Biyografisi)</span></font></font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Babası Ziraat Bankası  veznedarı Hüsnü Bey, annesi ilkokul öğretmeni Lütfiye Hanım&#8217;dır. Siyasetbilimci  olacağının ilk ipuçlarını, ağabeyi Mehmet Ali Kışlalı ile kendi geliştirdikleri  &#8216;Devlet Yönetimi&#8217; oyununda göstermiştir. Kabataş Erkek Lisesi&#8217;nden sonra Ankara  Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi&#8217;ni kazanmış, okurken bir yandan da Yeni  Gün&#8217;de spor muhabirliği yapmıştır. </font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"></font></p>
<table style="border-collapse: collapse" align="left" border="0" bordercolor="#111111" cellpadding="0" cellspacing="0" height="250" width="250">
<tr>
<td height="267" width="173"><center><!--adsense#reklam_250x250--></center></td>
</tr>
</table>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1962-1963 yılları arasında  Yenigün Gazetesi&#8217;nde yazı işleri müdürlüğü de yapmıştır. Paris Üniversitesi&#8217;nde  anayasa hukuku ve siyaset bilimi dalında doktora yaptı(Modern Türkiye&#8217;de Siyasi  Güçler). Fransa&#8217;da tanıştığı Bordo&#8217;lu Nicole (Nilgün Kışlalı) ile 1968 yılında  evlenen Kışlalı&#8217;nın, bu evlilikten İki kızı (Altınay ve Dolunay) olmuştur.  Hacettepe Üniversitesi&#8217;nde siyaset sosyolojisi alanında öğretim üyeliğine  başlamıştır. Askerlik dönüşü üniversiteye kabul edilmemiş, Siyasal Bilgiler  Fakültesi&#8217; ne geçmiştir. 1972 yılında doçent olmuştur. 1971-1977 yılları  arasında Yankı dergisi&#8217; nde yazdığı yazılarla CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit&#8217;in  dikkatini çekmiş ve 1977 yılında CHP listesinden İzmir milletvekili seçilmiştir. </font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1978&#8217;de Bülent Ecevit  hükümetinde kültür bakanı olarak görev yapmıştır. Kültür Bakanlığı&#8217;nca Ulusal  Kültür dergisini yayımlatmıştır. 12 Eylül 1980 darbesi sonrasında Ankara  Üniversitesi İletişim Fakültesi&#8217;nde siyaset bilimi dersleri vermeye başlayan  Kışlalı, 1988&#8217;de profesörlüğe yükselmiştir. 1991 sonunda Cumhuriyet gazetesinde  Haftaya Bakış başlığıyla köşe yazıları yazmaya başlayan Kışlalı, 1995 yılında  Antalya yolunda birlikte geçirdikleri trafik kazasında eşini kaybetmiştir.  1997&#8217;de ikinci evliliğini Nilüfer Kışlalı&#8217;yla yapan Kışlalı&#8217;nın bu evlilikten  üçüncü kızı (Nilhan Nur) dünyaya gelmiştir. </font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">A. Taner Kışlalı, 21 Ekim  1999 günü, saat 09.40&#8217;da Ankara&#8217;da evinin önünde uğradığı bombalı saldırı sonucu  hayatını kaybetmiştir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong> Kışlalı&#8217;nın  başlıca yapıtları</strong></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">* Forces politiques dans la Turquie moderne (Modern Türkiye’de Siyasi Güçler)  (Tükendi, AÜ SBF Yayınları, 1968)<br />
* Öğrenci Ayaklanmaları (Bilgi Yayınevi, 1974)<br />
* Siyasal Sistemler – Siyasal Çatışma ve Uzlaşma (İmge Kitabevi Yayınları, 1993)<br />
* Atatürk’e Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği (İmge Kitabevi Yayınları, 1993)<br />
* Kemalizm, Laiklik ve Demokrasi (İmge Kitabevi Yayınları, 1994)<br />
* Seçimsiz Demokrasi (Çağdaş Yayınları, 1995)<br />
* Bir Türkün Ölümü (Ümit Yayıncılık, 1997)<br />
* Siyaset Bilimi (İmge Kitabevi yayınları, 1999)<br />
* Ben Demokrat Değilim (İmge Kitabevi Yayınları, 1999)* Forces politique dans la  Turquie moderne<br />
</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"> </font></p>
<p align="center"><font face="Maiandra GD" size="2"> </font> <font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 15pt; font-weight: 700"><font color="#808080">|</font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> » Biyografiler &#8211; Kim Kimdir Sayfasına Dön! «</a><font color="#c0c0c0"> </font> <font color="#808080">|</font></span></font></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-size: 8pt"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografi</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografiler</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Yaşam Öyküleri</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Kim Kimdir?</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Biyografi/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografi</font></a></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/ahmet-taner-kislali-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Ahmet Taner Kışlalı – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/ahmet-taner-kislali-biyografi-hayati-kim-kimdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atatürk&#8217;e Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği (Ahmet Taner Kışlalı) &#8211; Roman (Kitap) Özeti</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/ataturke-saldirmanin-dayanilmaz-hafifligi-ahmet-taner-kislali-roman-kitap-ozeti/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/ataturke-saldirmanin-dayanilmaz-hafifligi-ahmet-taner-kislali-roman-kitap-ozeti/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 13 Jan 2008 13:30:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Roman Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir Öykü Roman]]></category>
		<category><![CDATA[100 Temel Eser Özet]]></category>
		<category><![CDATA[100 Temel Eser Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Taner Kislali]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürke Saldirmak]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürke Saldirmanin Dayanilmaz Hafifligi]]></category>
		<category><![CDATA[Dunya Edebiyati]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Edebiyati Roman Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Klasik Roman Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Özet Romanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihi Roman Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Temel Eser Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Edebiyatindan Romanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yüz Temel Eser Kitap Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yüz Temel Eser Kitaplari]]></category>
		<category><![CDATA[Yüz Temel Eser Özet]]></category>
		<category><![CDATA[Yüz Temel Eser Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yüzlerce Roman Özeti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/ataturke-saldirmanin-dayanilmaz-hafifligi-ahmet-taner-kislali-roman-kitap-ozeti/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Atatürk&#8217;e Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği  (Ahmet Taner Kışlalı) KİTABIN ADI : Atatürk’e Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği KİTABIN YAZARI : Ahmet Taner KIŞLALI YAYINEVİ VE ADRESİ : İMGE KİTABEVİ BASIM TARİHİ : 1999 KİTABIN YAYIM MAKSADI Yazar, Atatürk’e yönelik haksız eleştirilerin yarattığı birikimle, güncel olaylara bilimsel bir yaklaşım getirerek yazdığı yazılarını bu kitapta toplamıştır. KİTABIN ÖZETİ Kitap genel [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/ataturke-saldirmanin-dayanilmaz-hafifligi-ahmet-taner-kislali-roman-kitap-ozeti/">Atatürk’e Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği (Ahmet Taner Kışlalı) – Roman (Kitap) Özeti</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center"> <strong><font color="#0099cc" size="6"><span style="font-family: Maiandra GD"> Atatürk&#8217;e Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği</span></font></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center"> <font style="font-size: 15pt" color="#ff6600"> </font><strong><span style="font-size: 15pt; color: #ff6600; font-family: Maiandra GD">(Ahmet  Taner Kışlalı)</span></strong></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><strong><font size="2">KİTABIN ADI</font></strong><font size="2">  : Atatürk’e Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği<br />
<strong>KİTABIN YAZARI :</strong> Ahmet Taner KIŞLALI<br />
<strong>YAYINEVİ VE ADRESİ</strong> : İMGE KİTABEVİ<br />
<strong>BASIM TARİHİ :</strong> 1999</font></font></p>
<p align="justify"><strong><font face="Maiandra GD" size="2">KİTABIN YAYIM  MAKSADI</font></strong></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Yazar, Atatürk’e yönelik  haksız eleştirilerin yarattığı birikimle, güncel olaylara bilimsel bir yaklaşım  getirerek yazdığı yazılarını bu kitapta toplamıştır.</font></p>
<p align="justify"><strong><font face="Maiandra GD" size="2">KİTABIN ÖZETİ</font></strong></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kitap genel olarak dört  bölümden oluşmaktadır. “Kemalizm Üzerine“ adlı bölümde yazarın güncel yazıları  ve incelemeleri yer almaktadır. “Demokratik Sol-Sosyal Demokrasi Üzerine” adlı  bölümde güncel olaylardan yola çıkılarak yazılan yazılar, inceleme niteliği  taşıyan yazılar ve yazarın bilim ve siyaset adamları ile yaptığı tartışmalar yer  almaktadır. “Güneydoğu Sorunu Üzerine” bölümünde, farklı bakış açılarına sahip  kişilerle yapılan söyleşilere yer verilmiştir. “Kültür, Siyaset ve Ordu Üzerine”  başlıklı son bölümde ise güncel olaylardan yola çıkan yazılar bulunuyor.</font></p>
<p align="justify"><strong><font face="Maiandra GD" size="2">KEMALİZM ÜZERİNE</font></strong></p>
<table style="border-collapse: collapse" align="left" border="0" bordercolor="#111111" cellpadding="0" cellspacing="0" height="250" width="250">
<tr>
<td height="267" width="173"><center><!--adsense#reklam_250x250--></center></td>
</tr>
</table>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu bölümde yazar Kemalizm  üzerine çeşitli gazetelerde yazdığı köşe yazılarını derlemiştir. Bu köşe  yazıları genellikle Kemalizme karşı olan grupların yada kişilerin fikirlerine ve  eylemlerine cevap verir niteliktedir. Bölümün sonunda ise yazar, köşe  yazılarından sonra iki incelemesine yer vermiştir, bunlar “Atatürk’ün Kültür  Siyaseti” ve “Kemalist İdeoloji”.<br />
Birinci bölümde verilen köşe yazılarından bazıları</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">M. Kemal’e Saldırmanın  Dayanılmaz Hafifliği : Aziz Nesin, yıllar önceki bir konuşmamızda şöyle demişti:</font><font face="Arial"><font style="font-size: 1pt" color="#ffffff">Yüz Temel Eser Özetleri</font><font style="font-size: 1pt"><font color="#ffffff">, </font>  <font color="#ffffff">Kitap Özetleri</font><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/roman-ozetleri-turk-ve-dunya-edebiyatindan/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Roman Özetleri</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/yuz-100-temel-eser/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Yüz Temel Eser</font></a><font color="#ffffff">, </font> </font>  <font style="font-size: 1pt" color="#ffffff">Özet</font></font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">&#8211; Geçmişte Atatürk’ü  eleştirmiş olmaktan dolayı şimdi utanıyorum. Her geçen gün gözümde küçüleceğine,  tersine daha da büyüyor.”<br />
Eğer Türkiye’de bir din devleti kurmak istiyorsanız, Mustafa Kemal’e saldırmanız  elbetteki tutarlıdır. Mustafa Kemal’i bilimsel olarak değerlendirmenin yöntemi  açık: Hangi koşullardaydı? Ne yapmak istiyordu? Ne yaptı? Sonuç ne oldu?<br />
Bu ülkede Atatürk’ü yıkarak olumlu bir şeyler yapabileceğini sananların, kendi  küçük dünyaları içinde büyük bir yanılgıyı yaşadıklarına inanıyorum.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><strong><font size="2">CHP’nin  İdeolojisi ve Kemalizm </font></strong><font size="2">: “Altı oku unutup,  sıfırdan başlamadan CHP büyüyemez” diyenler var. Kemalizmin altı oku gökten  zembille inmedi. Laiklik, milliyetçilik ve cumhuriyetçilik, Fransız Devrimi’nin  etkisini taşıyordu; halkçılık, devrimcilik ve devletçilik de Sosyal Devrim’in…  Ama bu kavramlara verilen içerikler esnekti, tartışılmaz kalıplar değildi.  Türkiye’nin koşullarının ürünüydü ve o koşullara bağlı olarak zamanla  değişebiliyordu.</font></font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">CHP, 1980’de bıraktığı  noktada kalırsa Kemalist olmaz; altı oku bırakırsa da CHP olmaz!<br />
Kuşkusuz ki Türkiye’de hiç kimse Kemalist olmak zorunda değildir. Ama CHP’de,  Kemalizme karşı olanları kendi içinde kabul etmek zorunda hiç değildir!…</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><strong><font size="2">Kadınsız  Demokrasi </font></strong><font size="2">: Kadınların, yani toplumun yarısını  oluşturan bireylerin yaratıcı gücünü, toplumsal ve siyasal yaşamın dışında tutan  bir toplum çağdaşlaşabilir mi?<br />
Mustafa Kemal, Türk kadınına çağdaş bir konum kazandırma düşüncesini uygulamaya,  hem de Kurtuluş Savaş’ının en umutsuz günlerinde başlamıştır. Atatürk “kadın ve  erkek” Türk insanına verilecek eğitimin ilkelerinin saptanması amacıyla, ilk  öğretmenler kurultayını işte bu ortamda topladı!…</font></font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Eğer Atatürk olmasaydı,  Kemalizme bugün burun kıvıran, cumhuriyeti karalama sevdasına kapılan,  “referandumla devrim” yapılabileceğini sanan bazı büyük üstatlar acaba ne ile  uğraşıyor olacaktı?</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><strong><font size="2">Devlet  Hayranlığı Edebiyatı</font></strong><font size="2"> : Kemalizmi “devlet  hayranlığı”, çağdaş Kemalizm demek olan demokratik solculuğu “çağdaşsızlık” ,  sınırsız bir özelleştirmeciliği ise “ilericilik” sayan kalemler acaba “cehaletin  cesareti” ile mi konuşuyorlar? Yoksa sık yinelenen yalan, giderek kafalarda  doğruya dönüşür umudu içindeler mi?</font></font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Atatürk’ten 27 Mayıs  Anayasası’na, Türkiye’ye bağımsız ve demokratik kurum anlayışını Kemalistler  getirdiler. Halk evleri bile oldukça bağımsız ve demokratik bir yapıya sahipti.  Köy enstitüleri, bugünün yüksek öğretim kurumlarında bile olmayan bir  “katılımcı” ortam yaratmıştı. Özerkliğin savunucuları, Kemalizm’i sürdüren  demokratik solcu ve sosyal demokratlar oldular. ”Ceberrut devlet” özlemi ile  askeri yönetim dönemlerini değerlendirmeye çalışanlar hep Kemalizm  karşıtıydılar.<br />
Bir siyasi partinin başarısı, her şeyden önce toplumsal tabanı ile örgüt yapısı  ve ideolojisi arasında tutarlılık olmasına bağlıdır.<br />
CHP’nin geleneksel tabanı “orta sınıf”’lardır. Kemalizm de öncelikle bu toplum  kesimlerinin ideolojisidir.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Sadece bu tabana dayanmak  bile Türkiye solunu bugünkü çıkmazından kurtarır. Siyasal dengeleri etkileyen  bir konuma getirir.<br />
Atatürk’ün sağlığında yaptıklarının bekçiliği ile yetinmenin Kemalizm değil  “tutuculuk” olduğunu da unutmamak gerekir!… Kemalist olabilmek için Atatürk’ün  “izinde” değil, “yolunda” olmak gerektiğini bilmek gerekir!…</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Atatürk Üzerine  “Cevherler”!… : Kültür bakanının baş danışmanı olmakla övünen “Zat-ı Muhterem”  gene kolları sıvamış… Kemalizm’in “sol” ile ilgisi olmadığını; “militarist” bir  ideoloji sayılması gerektiğini; ve de “demokrasi” ile uzaktan yakından  bağlantısı bulunmadığını kanıtlamak için…<br />
Solculuğun bütün dönemler ve bütün toplumlar için geçerli iki “evrensel” ölçütü  vardır. Toplumsal olanakları artırıcı atılımlardan yana olmak bir… O artan  olanaklardan toplumun daha geniş bir kesimini yararlandırmaktan, yani daha hakça  bir paylaşımdan yana olmak iki… Bu hedeflere yönelik bütüncül-yapısal  dönüşümleri gerçekleştirmek ise , devrimciliktir…</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kemalizm sadece “yeni  insan”’ı yaratmadı; aynı zamanda “başdöndürücü” bir sanayileşme sürecini de  başlattı.<br />
Demek ki Mustafa Kemal “militarist” bir ideolojinin kurucusu , öyle mi?<br />
Hani şu, İttihat Terakki’nin 1909’daki ünlü Selanik Kongresi’nde “ Ya  üniformanızı bırakın, ya siyaseti” diye haykıran Mustafa Kemal…<br />
Ve gelelim Kemalizmde “demokrasi” nin bulunmadığı “cevheri” ne… Acaba şu sözler  Atatürk’e değilde, “özköşk” yazarlarından birisine mi ait: “Cumhuriyet rejimi  demek, demokrasi sistemi ile devlet şekli demektir. Biz cumhuriyeti kurduk, on  yaşını doldururken demokrasinin bütün gereklerini sırası geldikçe uygulamaya  koymalıdır. Türkiye Cumhuriyeti’nde partilerin doğacağına şüphe yoktur.  Demokrasi maddi refah meselesi değildir.”</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><strong><font size="2">Atatürk  Diktatör müydü?</font></strong><font size="2"> : CHP Genel Sekreteri Recep  Peker, İtalya gezisinin hemen sonrasında, Atatürk’ün partisini faşist modele  göre yeniden yapılandırmak için bir tasarı hazırladı. Herkesin beğenisini  kazanan bu tasarı onay için önüne geldiğinde, Mustafa Kemal’in gösterdiği tepki  ünlüdür:<br />
“-İsmet Paşa bu saçmaları herhalde okumadan imzalamış olacak!”<br />
Atatürk’ün yönetiminin, kendinden önceki Osmanlı yönetimine göre çok daha  demokratik ve çok daha halkçı olduğu ortadadır. Atatürk sıradan bir “liberal  demokrasi” anlayışına da sahip değildi. “Katılımcı-sivil toplumcu” bir  demokrasiye inandığının somut kanıtlarını vermişti.</font></font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><strong><font size="2">Atatürk’ün  Kültür Siyaseti</font></strong><font size="2">: Eğer her siyasal iktidar  değişikliğinde devletin yazılı ve sözlü yayımlarının dili, devlet tiyatrolarının  oyunları, devlet kitaplıklarının raflarındaki kitaplar, bile değişiyorsa, o  ülkede gerçek anlamıyla ulusal bir kültür siyaseti izlendiği söylenemez. Oysa,  kültür bir duyuş ,düşünüş ve davranış birliğidir. Ulusal olması zorunlu  siyasetlerin başında kültür siyasetinin gelmesi gerekir.<br />
Atatürk “çağdaş insanı” yaratacak koşullara öncelik verdi. Tarihteki ilk kültür  devrimini gerçekleştiren önder oldu. Dilde, tarihte, alfabede, sanatta, hatta  dinde yaptığı reformlar, O’nun bu anlayış içinde gerçekleştirdiği kültür  devriminin parçalarıdır. Atatürk bağımsız ve çağdaş bir ulusal toplum yaratmak  istiyordu. Bir yandan ülkenin kendi öz kaynaklarına dayanmasına, öte yandan da  hedef aldığı toplumun gerektirdiği insanı hazırlamaya öncelik verdi.</font></font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Atatürk’ün izi, O’nun  öldüğü noktada biter, ama yolu bitmez, sonsuza dek uzanır. Bu nedenle de,  Atatürk’ün neyi yaptığından çok, hangi amaçla yaptığı incelenmelidir. Ulusal  olması gereken kültür siyasetini, toplumun ancak belirli kesimlerini temsil eden  siyasal iktidarların insafına terkedecek bir kültür kurumlaşmasının Atatürk’ün  yoluna ters düşeceğini sanıyoruz.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><strong><font size="2">Kemalizm  Nedir?</font></strong><font size="2"> : Kemalizm, tıpkı liberalizm ve sosyalizm  gibi, bir devrim ideolojisi olarak doğmuştur. Ama, onlardan farklı olarak, geri  kalmış bir ülkedeki devrim koşullarının gereksinimlerini yansıtmaktadır.<br />
Mustafa Kemal, tıpkı Lenin gibi , Birinci Dünya Savaşı’nın ülkesindeki eski  düzenin temsilcilerini maddi ve manevi açıdan yıpratmasından yararlanarak,  evrimin henüz zorunlu kılmadığı yeni bir toplumsal-siyasal düzeni yaratacak  süreçleri harekete geçirmiştir. Mustafa Kemal , ülkesini düşman işgalinden  kurtarmanın kendisine kazandırdığı olağanüstü etkiyi kullanarak devrimi  gerçekleştirmiştir.<br />
Kemalizmin önünde iki aşamalı bir amaç vardı: Bağımsızlık ve Çağdaşlaşma. Bu  ereklere ulaşmak için, ideolojinin çerçevesini oluşturan ulusçuluk,  cumhuriyetçilik ve laiklik ilkeleri Fransız devrimi ve dolayısıyla  liberalizmden; devletçilik, halkçılık ve devrimcilik ilkeleri de sosyalizmden  esinlendi.</font></font></p>
<p align="justify"><strong><font face="Maiandra GD" size="2">DEMOKRATİK  SOL-SOSYAL DEMOKRASİ ÜZERİNE</font></strong></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İkinci bölümde yazar  Demokratik Sol ve Sosyal Demokrasi üzerine yazdığı köşe yazılarına ve yaptığı  söyleşilere yer vermiştir. Köşe yazılarında değindiği konuları özetleyecek  olursak :</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Sosyalizmin amacı toplumsal  ayrıcalıkların bulunmadığı bir düzen kurmaktır.<br />
Bir partinin oy alabilmesi için çıkarlarını ve dünya görüşünü temsil etmek  istediği bir kitlenin varlığı yetmez. Hatta tutarlı bir programa sahip olması da  yetmez. Getirdiği çözümlerin inandırıcılığı kadar, yapısal inandırıcılığı da  önemlidir. Ecevit programı ve kişiliğiyle inandırıcı ancak DSP yapısıyla  inandırıcı değil. SHP’de de aynı şey söz konusudur.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">SHP’deki liderlik sorunu  üzerine değiniyor ve parti içi seçimlerde orantılı temsil sistemini öneriyor.  Ancak çok kişinin bu fikre şiddetle karşı çıktığını vurguluyor.<br />
Sosyal Demokrat ve Demokratik Sol sistemlerini tanımlayarak nasıl Sosyal  Demokrat olunabileceğine değiniyor.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">SHP, DSP ve CHP’nin  herhangi bir şekilde birleşmeleri durumundaki analizi yapıyor ve İnönü, Ecevit  ve Baykal’ın bu konudaki tutumlarına yer veriyor.<br />
1990’ların demokratik sol yada sosyal demokrat partilerinin programı nasıl  olmalıdır tartışmalarında unutulan bir şey vardı. Program değil partinin yapısı  önemlidir. Bundan dolayı CHP’nin programından önce yapısının tartışılması  gerektiğini vurgulamaktadır. Kim ne derse desin önder çok önemlidir ve bu  önderin çevresindeki ,kadro da çok önemlidir. Ve yine orantılı temsil sistemini  savunuyor.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Yanlış ve çıkmazda olan SHP  ve DSP’nin CHP’yi de kendilerine katmaya çalıştıklarını ve CHP’yi daha doğmadan  öldürmeyi düşündüklerini söylüyor. Ancak CHP için de en doğru kararın umudu  yitirmektense ertelemenin daha iyi olacağını vurguluyor.<br />
Baykal’ın nasıl kazandığını ve CHP’nin nasıl büyüyeceği konusundaki fikirlerini  belirtiyor. Baykal’ın kurultaydan zaferle çıkmasının en büyük nedeni, kitlelere  heyecan verebilecek, duyguları güçlü bir biçimde dile getirebilecek, mesajları  etkili olarak iletebilecek bir seslenme gücüne sahip olmasıdır. Ancak Baykal’ın  bir karar vermesi gerekmektedir, “Ortak akıl”’in sözcüsü mü olacak, yoksa kısır  bir takım tutkuların mı?<br />
Yazar bölümün bundan sonraki kısmında Demokratik Sol ve Sosyal Demokrasinin  tarihsel bir sentezini ve yaptığı söyleşilere yer veriyor. Demokratik Sol yada  Sosyal Demokrasi marksizmden sonra tarihsel bir sentez olarak oluşmuştur. Bu  süreçte rol alan kişilere yer vermiştir: Bu kişiler,Ferdinand Lassalle; çağdaş  sosyal demokrat ideolojinin oluşumunda adı geçen ilk isimdir. Edward Bernstein;  marksizmi hareket noktası alarak sosyal demokratik düşünceye katkıda  bulunmuştur. Karl Kautsky ; Bernstein’in eleştiriler yönelttiği ve özde  marksizme daha sadık gibi göründüğü halde, sosyal demokrat düşünce çizgisinde  önemli yeri olan bir düşünürdür. Jean Jaures ; Fransız olan Jean, bir düşünür  olduğu kadarda aynı zamanda bir eylem adamıdır. İki kez milletvekili seçilmiş,  sosyalist partiye önderlik etmiş, emperyalizmin baskısı altında haksızlığa  uğradığına inandığı Osmanlı Devleti’ne Türklere yakınlık göstermiştir. Leon  Blum; Fransanın ilk sosyalist başbakanıdır.Faşizm tehlikesine karşı  komünistlerle işbirliğine yanaşmakla birlikte, sağcı burjuvaziye olduğu kadar  komünizme de karşıydı. Sidney James Webb; İngiliz sosyalizminin kökenindeki en  önemli isim. Demokratik sol ideolojiye katkılarının yanısıra, milletvekili ve  bakan olarak uygulamaya da katıldı.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kemalizm ve Sosyal  Demokrasi; Türkiye’ye demokrat ideolojinin, kemalizm ile birlikte girmeye  başladığını söylemek yanlış olmaz. Genel ve eşit oy hakkı, sekiz saatlik işgünü,  çeşitli sosyal sigortalar, gelir düzeyine göre değişen vergi sistemi, parasız  eğitim, hep sosyal demokrat dünya görüşünün yansımaları olarak gerçekleşmiştir.<br />
Yazar daha sonra Sosyal Demokrasinin nasıl oluştuğundan bahsetmiştir. Sosyal  demokrasinin oluşumunda önemli olan iki deneyime değinmiştir. İskandinav ve  İngiliz ile Fansız deneyimleri. Her iki modelde, de güçlü bir kominist haraketin  rekabetinden uzakta ve işçi sendikalarının büyük desteği ile geliştiler.  İskandinav sosyal demokrasileri içinde en ünlüsü İsveç’inkidir. İsveç’te sosyal  demokratlar,1932 yılından bu yana, küçük iki ara dışında sürekli olarak  iktidardadırlardır. İngiltere’de sosyal demokrasi modelinin temeli ise, 1945-50  ve 1964-70 yılları arasındaki İşçi Partisi iktidarı sırasında atıldı. Daha sonra  Türk deneyimi ile ilgili bilgiler vermiştir.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Yazar 1974’lerden bugüne  nelerin değiştiğini nelerin değişmediğini anımsatmak için, 27-29 Ekim 1974  tarihinde yapılan “2. Demokratik Sol Düşünce Forumu”nda yapılan konuşmaya yer  vermiştir.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İkinci bölümün bundan  sonraki kısmında, yazar yapmış olduğu söyleşilere yer vermiştir. Erol Çevik ile  KIT’ler, Devletçilik, Sosyal Demokrasinin ekonomik modeli üzerine, Prof. Bilsay  Kuruç ile KIT’lerin tasviyesi, Devletçilik üzerine, İsmail Cem ile CHP’nin  yeniden açılması ve başarılı olabilmesi için gerekenler, CHP’nin birleşmesi  konusunda, liderlik sorunu hakkında, Ertuğrul Güney ile CHP’nin Liderlik sorunu,  ideolojisi,üye ve örgüt yapısı konusunda, Teoman Köprülüler ile 1980’deki CHP ve  son CHP hükümeti üzerine Cumhuriyetçilik üzerine, orantılı temsil sistemi  üzerine, Prof. Ergun Türkcan ile 2. Cumhuriyet tartşması, sivil toplum, Anadolu  Federasyonu, KIT’ler ve CHP’nin birleşmesi üzerine söyleşi yapmıştır.</font></p>
<p align="justify"><strong><font face="Maiandra GD" size="2">GÜNEYDOĞU SORUNU  ÜZERİNE</font></strong></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Yazar üçüncü bölümde  Güneydoğu sorunu üzerine yazdığı yazılara ve bu konu üzerinde yaptığı  söyleşilere yer vermiştir.<br />
Oradaki sorunun bir Kürt sorunu mu yoksa Güneydoğu sorunu mu olup olmadığını  incelemiştir. Yazar aslında bir Kürt sorunu olmadığını fakat bir Güneydoğu  sorunu olduğunu vurgulamaktadır. Devlet silahlı mücadele verenleri ezmeye  çalışırken, demokrasi mücadelesi verenlere destek olmalıdır. Güneydoğu  sorununun, etnik nitelikli bir parti yerine bir kitle partisi içinde  savunulmasının çok daha doğru olduğunu unutmamalıyız.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Niçin Ankara’daki,  İzmir’deki, İstanbul’daki bölgesindekinden daha kalabalık olan- Kürt kökenli  yurttaş isyan etmiyor da, Şırnak’taki ediyor? Olaya bir Kürt sorunu olarak  bakmak, ilericilik değil, ırkçılıktır, gericiliktir. Çünkü olay bir geri  kalmışlık ve insan hakları sorunudur…</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Yazar HEP’in TBMM’de grup  kurması gerekliğini vurgulamıştır. Yazara göre, bundan topluma zarar gelmez, ama  bazı yararlar doğar. Demokrasilerde özgür tartışmanın iki yararı vardır:  Birincisi, daha sağlıklı ve dengeli bir karar alınmasına yardımcı olmak.  İkincisi, kitlelerin kendi duygu ve düşüncelerinin yüksek sesle dile getirilmesi  sayesinde rahatlamalarını sağlamak.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Tıpkı Kürtçe gazete gibi,  Kürtçe TV yayını da yapılabilmelidir. Ama bu yayını devlet yapmamalıdır. Zira  bunu yaparsa devlet Türkiye’de yaşayan 11 dili anadili sayan topluluklara da bu  hizmeti vermek zorundadır.<br />
Yazar Urfa insanı ile Şırnak insanı arasındaki farka değinmiştir. Şırnakta PKK  ve HEP’e verilen belirli bir toplumsal destek elbetteki rastlantı değildir.  Ancak Urfa’da durum farklı. Bu yörede yapılan kamuoyu yoklamasında HEP’e oy  vereceğini söyleyen seçmenlerin sayısı % 1’dir. İki yöre arasındaki fark  kuşkusuz ki etnik farklılıktan kaynaklanmıyor. Urfa insanı GAP’ı yaşıyor. Yarına  umutla bakıyor.<br />
Türk kimliği ile Kürt kimliğini birbirinden ayırmak isteyen “Kürt  Milliyetçileri”’nin elinde kala kala tek bir ölçüt kaldı. Dil farkı… Ancak yazar  bununda aslında pek mümkün olmadığını vurgulamıştır. Kürtlerin arasında  konuşulan Kürtçenin bile çok çeşitlilik gösterdiğini ve hatta bir çoğunun  birbirlerini bile anlayamadıklarını söylüyor.<br />
Yazar bundan sonraki kısımda, Ekonomik ve Sosyal Etüdler Konferans Heyeti  tarafından 18 Mayıs 1992 tarihinde İstanbul’da düzenlenen açıkoturumda yaptığı  “Güney Doğu Sorunu Nedir?” ve “Kültürel ve Siyasal Çözümler Neler Olabilir?”  adlı konuşmasına yer vermiştir.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bölümün sonunda yine bu  konu üzerine yaptığı söyleşilere yer vermiştir. Bu söyleşiler;<br />
Bülen Ecevit ile Güneydoğu ile ilgili askeri çözüm üzerine, Kürt varlığı ile  ilgili görüşleri, GAP ve PKK nın giderek daha etkili olması üzerine, Prof. Doğru  Ergil ile Terörün amacı, Dev-Sol ve TİKKO, Teröre destek veren dış kaynaklar ve  PKK’ya karşı köy korucuları üzerine, Fehmi Işıklar ile olağanüstü halin kalkması  üzerine, köy korucuları, HEP ile ilgili düşünceleri üzerine, Algan Hacaloğlu ile  güneydoğudaki terör üzerine, yeni hükümetle birlikte devletin yöre halkına karşı  tutumu , olağanüstü hal konusunda SHP’nin ikiye bölünmesi, GAP projesi ve bir  halk ayaklanması beklentisi üzerine, İsmet Sezgin ile körfez savaşının terörün  fırlamasındaki yaptığı katkı üzerine, asker ve sivil yöneticiler arasındaki  yetki karmaşası, gençlerin terörün kucağına düşmesini kolaylaştıran işsizlik  sorunu, Hizbullah ve devlet arasındaki ilişki ve Apo üzerine, Hasan Fehmi Güneş  ile Nevruz nedeniyle güneydoğuda yaşanan olaylar,askeri ve sivil yönetimin  hataları, Kontrgerilla yada Hizbullah aracılığı ile devlet terörü yapıldığı  iddiaları üzerine, Feridun Yazar ile HEP partisinin mecliste grup kurması, APO  nun HEP konusundaki düşünceleri, Güneydoğu sorunu için somut çözüm önerileri  üzerine, Ercan Karakaş ile Nevruz olayları,güneydoğu sorununun uzun vadeli  çözümü için yeni bir yönetim modeli, kürt partisinin kurulması konusunda söyleşi  yapmıştır.</font></p>
<p align="justify"><strong><font face="Maiandra GD" size="2">KÜLTÜR, SİYASET VE  ORDU ÜZERİNE</font></strong></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Son bölümde yazarın güncel  olaylardan yola çıkarak yazdığı yazılar bulunuyor. Güncel olaylardan yola çıkan  , ama kalıcı nitelikteki bazı yazılar…<br />
Yazarın kültür, siyaset ve ordu üzerine yazdığı yazılardan bazıları:<br />
CHP’nin kapatılması bile TDK ve TTK’nın devletleştirilmesi kadar Atatürk’e  saygısızlık oluşturmadı. Çünkü bu iki derneğin devletleştirilmesi, her yurttaşa  tanınmış olan miras hakkının esirgenmesi ile Atatürk’ün miras hakkının  çiğnenmesiyle gerçekleştirildi. Hukuk çiğnendi.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Öyle dönemler oldu ki,  Türkiye’de değişen her iktidarla birlikte devletin dili, kitapları değişti.  Devlet tiyatrlarındaki oyunlar değişti. Ama bu yazboz tahtası içinde Türk Dil ve  Tarih Kurumları doğrultularını ve etkinliklerini korudular. Çünkü siyasal  iktidarlardan bağımsızlardı.Çünkü demokratik bir yapıya sahiptiler.<br />
Yazar iki yazısında aşağılık duygusu başlığı altında Türkçede kullanılan yabancı  kelimelere yer vermiştir. Bir çok siyaset adamının, televizyon sunucularının  konuşurken bazı Türkçe kelimeler yerine yabancı karşılıklarını kullandıklarını  ve bunun aslında bir aşağılık duygusundan kaynaklandığını vurgulamakyadır.<br />
YÖK başkanı Doğramacı’nın yaptığı haksız uygulamalardan bahsetmiştir. Ondan  sonra gelen Sağlam’ın da aslında aynı politikayı devam ettirdiğini söylemiştir.<br />
12 Eylül devrimi ile ilgili bir yazıya yer vermiştir ve aslında bunu  gerçekleştiren generallerin bazı gerçekleri göremediklerini ve yanlış  yaptıklarını yazmıştır.</font></p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 15pt"><font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/roman-ozetleri-turk-ve-dunya-edebiyatindan/">»<span lang="tr">  Roman Özetleri Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080"> |</font></span></span></font></strong></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong><font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…</font></strong></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/ataturke-saldirmanin-dayanilmaz-hafifligi-ahmet-taner-kislali-roman-kitap-ozeti/">Atatürk’e Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği (Ahmet Taner Kışlalı) – Roman (Kitap) Özeti</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/ataturke-saldirmanin-dayanilmaz-hafifligi-ahmet-taner-kislali-roman-kitap-ozeti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
