<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Aile | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/aile/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Thu, 10 Apr 2008 11:08:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Bilgisayar Bağımlılığı</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/bilgisayar-bagimliligi/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/bilgisayar-bagimliligi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Apr 2008 10:42:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[Bizim Kalemimizden]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Aile Sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[Arkadaş Çevresi]]></category>
		<category><![CDATA[Asosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Asosyal Gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[Bağımlı Olma]]></category>
		<category><![CDATA[Bağımlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Bağımlılık Yapan Oyunlar]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgisayar Bağımlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgisayar Bağımlılığından Kurtulma]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgisayar Bağımlılığından Nasıl Kurtulunur]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgisayar Kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgisayar Kullanma Süresi]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgisayar Oyunları]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgisayar Oyunları Bağımlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgisayara Bağımlı Olma]]></category>
		<category><![CDATA[cocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Computer]]></category>
		<category><![CDATA[Genc]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[İnternete Bağımlı Olma]]></category>
		<category><![CDATA[Kultur]]></category>
		<category><![CDATA[Orkun Kutlu]]></category>
		<category><![CDATA[Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[Pc]]></category>
		<category><![CDATA[Sigara]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyalleşme]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyalleşmeyen Gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Uyuşturucu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/bilgisayar-bagimliligi/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bilgisayar Bağımlılığı Bilgisayarın yaşantımıza girmesiyle birlikte kuşkusuz onun işlevleriyle birçok şey daha kolay hâle geldi. Özellikle devlet dairelerinde bilgisayarların kullanımıyla hem zamandan tasarruf ediliyor hem de bazı kayıtlar artık bilgisayar belleklerine kaydedilerek gereksiz kağıt israfı yapılmamış olunuyor. Devlet dairelerindeki kolaylıklar, toplumuzun yaşam biçimini de olumlu yönde etkiliyor. Her ne kadar gün geçtikçe gereksinimlerimiz artıyor ve [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/bilgisayar-bagimliligi/">Bilgisayar Bağımlılığı</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><strong> <font style="font-size: 22pt" color="#ff6600" face="Maiandra GD">Bilgisayar Bağımlılığı</font></strong></p>
<p align="justify"> <img decoding="async" src="https://farm3.static.flickr.com/2037/2401926456_5221cc8407.jpg" align="left" height="117" width="250" /><font face="Maiandra GD" size="2">Bilgisayarın yaşantımıza girmesiyle birlikte kuşkusuz onun  işlevleriyle birçok şey daha kolay hâle geldi. Özellikle devlet dairelerinde  bilgisayarların kullanımıyla hem zamandan tasarruf ediliyor hem de bazı kayıtlar  artık  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Bilgisayar/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">bilgisayar</font></a> belleklerine kaydedilerek gereksiz kağıt israfı yapılmamış  olunuyor. Devlet dairelerindeki kolaylıklar, toplumuzun  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Yasam/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">yaşam</font></a> biçimini de olumlu  yönde etkiliyor. Her ne kadar gün geçtikçe  gereksinimlerimiz artıyor  ve buna bağlı olarak  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Bilgisayar/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">bilgisayar</font></a> teknolojisinin imkânları zorlanmaya  çalışılıyorsa da, bugün  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/oss-ve-oks-puan-sonuc-hesaplama-puanmatik-2007-2008/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">ÖSS</font></a> kayıtlarının bile ağ ortamından yapılması,  bilişim ortamındaki gelişmelerin yaşamımızı olumlu yönde etkilediğini  tartışılmaz kılmaktadır.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bilgisayarın yaşamımızı ne  kadar kolaylaştırdığı tartışılmazken; bunun kişi bazındaki etkileri korkunç düzeydedir.  Bilgisayarın gerçekten ucuzlaması ve artık televizyon gibi her eve girebilecek  duruma gelmesi, gününü onunla geçiren insanların da artmasına neden olmuştur.  Yaşamını &#8220;<strong><a href="https://www.bilgicik.com/tag/Bilgisayar/" style="text-decoration: none"><font color="#000000">bilgisayar</font></a></strong>&#8221; temelinde biçimlendiren insanların artması da,  toplumumuzda &#8220;<strong><a href="https://www.bilgicik.com/tag/Bilgisayar/" style="text-decoration: none"><font color="#000000">bilgisayar</font></a>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Bilgisayar-Bagimliligi/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">bağımlılığı</font></a></strong>&#8221; diye bir hastalığın ortaya  çıkmasına zemin hazırlamıştır.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bilgisayara gerçekten  gereğinden çok vakit ayıran biri olarak,  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Toplum/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">toplum</font></a> içerisinde bilgisayara bağımlı  insanların arttığını rahatlıkla görebiliyorum. &#8220;<strong><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/hakkimda/" style="text-decoration: none"><font color="#000000">Hakkımda</font></a></strong>&#8221; adlı yazımda  belirttiğim biçimde, yaşamını benim gibi &#8220;<strong><a href="https://www.bilgicik.com/tag/Bilgisayar/" style="text-decoration: none"><font color="#000000">bilgisayar</font></a> öncesi</strong>&#8221; ve &#8220;<strong><a href="https://www.bilgicik.com/tag/Bilgisayar/" style="text-decoration: none"><font color="#000000">bilgisayar</font></a>  sonrası</strong>&#8221; olarak ayıran binlerce insana rastlamak günümüzde mümkün. Fakat  bilgisayara çok vakit ayıran veya internete çok sık bağlanan insanların hepsini  &#8220;<strong><a href="https://www.bilgicik.com/tag/Bilgisayar/" style="text-decoration: none"><font color="#000000">bilgisayar</font></a> bağımlısı</strong>&#8221; olarak nitelendirmek bence doğru değildir.  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Bilgisayar/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Bilgisayar</font></a> kullanımının &#8220;<strong><a href="https://www.bilgicik.com/tag/Bagimlilik/" style="text-decoration: none"><font color="#000000">bağımlılık</font></a></strong>&#8221; olarak görülebilmesi için; tıpkı &#8220;<strong>uyuşturucu</strong>&#8221;  ve &#8220;<strong>sigara</strong>&#8220;da olduğu gibi &#8220;<strong>yaşamını onsuz idare ettirememe</strong>&#8221;  düşüncesinin kişide yerleşmiş olması gerekmektedir. Kişi bilgisayarsız  ortamlarda kendini mutsuz hissediyorsa, başka şeylerle meşgulken bile  bilgisayarı düşünüyorsa  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Bagimlilik/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">bağımlılık</font></a> süreci içerisine girdiği kabul edilmektedir.  Hatta ileri düzeyde  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Bilgisayar/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">bilgisayar</font></a> bağımlılarının, bilgisayardan bir süre uzak  kalınca tıpkı  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Uyusturucu/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">uyuşturucu</font></a> bağımlıları gibi &#8220;titreme&#8221;ye başladıkları bile  görülmüştür.</font></p>
<table style="border-collapse: collapse" align="right" border="0" bordercolor="#111111" cellpadding="0" cellspacing="0" height="250" width="250">
<tr>
<td height="267" width="173"><center><!--adsense#reklam_250x250--></center></td>
</tr>
</table>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"> <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Bagimlilik/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Bilgisayara bağımlılık</font></a>,  bazen &#8220;<strong>oyunlar</strong>&#8220;; bazen de &#8220;<strong>sanal ortam</strong>&#8221; ile kişiyi farklı  dünyalara çekiyor. Özellikle gençlerin  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/bilgisayar-terimleri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">bilgisayarın</font></a> başından hiç kalkmadan  saatlerce bir oyunu oynadıklarını görebiliyoruz. Bu elbette kaygılandırıcı bir  şey. <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Genc/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Genç</font></a>lerimizin aydınlık bir gelecek için neler yapması gerektiğini  düşünürken, onları böyle oyunların başında bilinçlerini çürütürken görmek,  içimizi kemiriyor. Oynanılan oyunlarda da &#8220;<strong>öğretici</strong>&#8221; tek bir öğe olsa,  yanmayacağım. Bu oyunlar içerisindeki &#8220;<strong>şiddet</strong>&#8221; içeren öğeler nedeniyle,  gençlerimiz şiddet yanlısı olma eğilimi içerisine giriyor, çok ciddi sorunlar  karşısında çok basit davranışlar sergiliyor ve hâliyle dengesizleşiyorlar.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bazen çevremde artık &#8220;<strong><a href="https://www.bilgicik.com/tag/Genc/" style="text-decoration: none"><font color="#000000">genç</font></a></strong>&#8221;  olarak nitelendirilebileceklerin davranışlarını gözlemliyorum. Gerçekten  yaşlarına göre çok &#8220;<strong>çocuksu</strong>&#8221; şeyler yapıyorlar. Örneğin bunlardan  birisine &#8220;<em>Ama böyle yaparsan yaşamını kurtaramazsın.</em>&#8221; diyorum.  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Genc/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Genç</font></a>, önce  &#8220;<em>Sana ne!</em>&#8221; diyip vurdumduymazlık yapıyor ve sonra ellerini birleştirerek  bir silah yapmaya çalışıp &#8220;<em>Bak şimdi seni öldürürüm.</em>&#8221; diyor. 🙂 Sanırım  beni oynadığı oyundaki kişilerden biri olarak görüyor. Gençlerde böyle yersiz ve  basit davranışlara sıkça rastlamak mümkün. Düşünün bir çocuğa &#8220;<em>Büyüyünce ne  olacaksın?</em>&#8221; diye sorduğumda, &#8220;<em>Gta&#8217;daki </em> </font> <em> <font style="font-size: 8pt" face="Maiandra GD">(bir  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Bilgisayar/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">bilgisayar</font></a> oyunu) </font> <font face="Maiandra GD" size="2">otobüsün şoförü olacağım.</font></em><font face="Maiandra GD" size="2">&#8221;  diyebiliyor.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kuşkusuz bu  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Bilgisayar/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">bilgisayar</font></a>  oyunlarına sadece gençler bağlanmıyor. Yapılan araştırmalara göre 24 yaşından  büyüklerin çoğu, günde 30 dakika ile 15 saat arasındaki süre kadar  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Bilgisayar/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">bilgisayar</font></a>  başında vakit geçiriyormuş. Bir günün 24 saat olduğunu düşünür ve bunun en az  6-7 saatinin &#8220;<strong>uyku</strong>&#8220;ya ayrıldığını düşünürsek, geri kalan vaktin sadece  2-3 saatini &#8220;<strong>bilgisayarsız</strong>&#8221; geçiren insanların varlığını düşünmek bile,  insana ürperti veriyor. Bir haberde duymuştum, Avrupa ülkelerinden birinde,  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Bilgisayar/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">bilgisayar</font></a> oyunu bağımlısı bir anne ile baba oynadıkları oyuna o kadar çok  kaptırıyorlar ki kendilerini, günlerce kalkmadıkları bilgisayarın karşısında  henüz yaşını doldurmamış bebeklerinin sesini bile duyamıyorlar ve çocuğu  açlıktan ölecek kadar ilgisiz bırakıyorlar. Neyse ki  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Cocuk/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">çocuk</font></a> sonradan gelen  müdahale ile kurtarılıyor.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"> <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Bilgisayar/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Bilgisayar</font></a> bağımlısı  olmanın ve dolayısıyla uzun süre  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Bilgisayar/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">bilgisayar</font></a> başında kalarak söylem yerindeyse  &#8220;<strong>yaşamın bilgisayara adanmasının</strong>&#8221; zararları birkaç yönde incelenebilir. En başta  kişi uzun süre hareketsiz olarak oturduğu için, sağlığını bozar. Kas yapılarında  bozulmalar olur ve hareketsizliğin sonucu olarak romatizma ve kireçleme gibi  hastalıklar kişiyi rahatsız etmeye başlar. Bunlardan da önemli olarak yaşamsal  organlar, bu hareketsizlikten doğrudan etkilenir ve bir süre sonra sinyal  vermeye başlar. Uzun süre ekrana bakan gözler, sulanır, kanlanır ve bir zaman  sonra uzağı / yakını görememe, göz kuruluğu gibi kalıcı rahatsızlıklarla  karşılaşır. Ayrıca bilgisayarın sürekli yaymış olduğu &#8220;<strong>radyasyon</strong>&#8221; ile, kanser  gibi büyük rahatsızlıkların vücudumuza girmesine ortam hazırlanır. Tüm bu  sayılanlar gibi, akla gelmeyecek kadar yüzlerce rahatsızlığın kaynağı olarak  &#8220;<strong><a href="https://www.bilgicik.com/tag/Bilgisayar/" style="text-decoration: none"><font color="#000000">bilgisayar</font></a></strong>&#8221; gösterilebilir.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"> <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Bilgisayar/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Bilgisayarın</font></a> sağlığımıza  olan etkisinin dışında, en önemli zararı da &#8220;<strong>sosyal</strong>&#8221; boyuttakilerdir.  Vaktinin çoğunu  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Bilgisayar/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">bilgisayar</font></a> başında geçiren birisinin doğru düzgün sosyal  yaşantısı olmaz. Kişi ailesinden kopuk yaşar. Aile içerisindeki sorunlardan  habersiz yaşayan bağımlılar, kendi sorunlarını da kimseyle paylaşamadıkları için  ruhsal anlamda önemli sıkıntılar yaşarlar. Bağımlı kişiler sürekli  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Bilgisayar/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">bilgisayar</font></a>  ortamında iletişime alıştıkları için, sözlü anlatımları güçsüz kalabilir. Bunun  yanı sıra &#8220;<strong>birebir iletişim</strong>&#8221; denilen etkileşimden mahrum kalırlar ve belki de  ergenlik / erinlik çağlarının en önemli dönemlerinde &#8220;<strong>sosyalleşmeden</strong>&#8221;  mahrum kalırlar.  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Toplum/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Toplum</font></a> yaşantısından uzaklaşır, ulusal kültüre karşı  yabancılaşırlar.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"> <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Bilgisayar/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Bilgisayar</font></a> bağımlılarının  iş ve okul başarılarının düşük olduğu; kişilerin bu tutumları nedeniyle yakın  çevresi tarafından sıkça uyarılması ve bu tutumdan hoşnut olmadıklarını dile  getirmesi neticesinde bağımlının arkadaş ilişkilerinde bozulmaların yaşandığı;  bağımlıların bilgisayardan uzak oldukları zamanlarda hoşnutsuzluk, isteksizlik,  mutsuzluk&#8230; gibi durumlara girdiği düşünülürse,  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Bilgisayar/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">bilgisayar</font></a> kullanımının  &#8220;<strong>sınırlandırılması</strong>&#8221; gerektiğinin önemi anlaşılmaktadır.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"> <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Bilgisayar/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Bilgisayar</font></a>ın kişileri  &#8220;<strong>uykulardan</strong>&#8221; bile vazgeçirdiği görülmektedir. Kişiler, &#8220;<em>Birazdan kalkacağım.</em>&#8221;  diye diye saatlerce başından kalkamadıkları bilgisayara &#8220;<strong>bağımlı</strong>&#8221; olduklarını da  kabul etmezler.  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Bilgisayar/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Bilgisayar</font></a>, televizyon gibi olmadığı için uyutmaz ve kişiyi  sürekli canlı tutar. Çünkü televizyonda hazır görüntüleri izlemek söz konusudur.  Fakat bilgisayarda sürekli veri girme, değişiklik yapma, hem izleme hem de  duruma hâkim olma işlemleri olduğundan,  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Bilgisayar/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">bilgisayar</font></a> kişiyi sürekli uyanık tutar.  Bu durum da çok düzensiz uykuların oluşmasına neden olur. Kişiler özellikle  geceleri, geç saatlere kadar bilgisayarın başından kalkmazlar ve gece geç  saatlere kadar otururlar. Hâlbuki sabah kalkıp işe veya okula gitmeleri  gerekmektedir; fakat bunu hiç düşünmezler bile. Gece geç yatıp, erken uyanmalar,  kişinin düzensiz uykularla yaşamını devam ettirmesine neden olur. Sanırım bir  kitapta okumuştum, insanların vücudunda sadece gece ve gün ışığının olmadığı  karanlıklarda  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Yasam/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">yaşam</font></a> için çok önemli bir salgı üretilirmiş. İşte kişiler çok geç  yattıkları için, kendileri uykuya geçene kadar büyük olasılıkla güneş doğacak, gece bittiği  için o salgılar üretilmeyecek ve kişi bu önemli yaşamsal salgılardan mahrum  kalacaktır.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"> <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Bilgisayar/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Bilgisayar</font></a>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Bilgisayar-Bagimliligi/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">bağımlılığı</font></a>,  tıpkı televizyon ve atari  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Bilgisayar-Bagimliligi/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">bağımlılığı</font></a> gibi psikolojik boyutta bir bağımlılıktır.  Bu nedenle bu bağımlılıktan kurtulmak zor değildir. Her türlü bağımlılıktan  kurtulmak için yapılacak ilk şey, &#8220;<strong>kararlı</strong>&#8221; olmaktır. Bunun için önce <strong> kendimize güvenmeli</strong>, kararlı duruşlar sergilemeli, içinde olduğumuz durumu <strong>sorgulamalı</strong> ve neleri kaybettiğimizi düşünmeliyiz. Sosyal çevre  içerisinde daha <strong>etkin</strong> olmaya çalışmamız,  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Bilgisayar/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">bilgisayar</font></a> başındayken sık sık <strong>ara vermemiz</strong> ve gerekirse bir <strong>çizelge</strong> oluşturup bilgisayara ne  sıklıkla gireceğimizi belirlememiz, bilgisayarın olumsuz etkilerinden biraz  olsun kurtulmamızı ve &#8220;<strong><a href="https://www.bilgicik.com/tag/Bagimlilik/" style="text-decoration: none"><font color="#000000">bağımlılık</font></a></strong>&#8221; düzeyindeki  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Bilgisayar/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">bilgisayar</font></a> kullanımının  artık normal düzeye gelmesini sağlayabilir. Elbette bunda <strong>ailelere</strong> de çok  büyük sorumluluklar düşmektedir. Her şeyden önce çocuklarını iyi <strong> gözlemlemeleri</strong> gerekir. &#8220;<em>Gidip kahve köşelerinde  <a href="http://oyun.bilgicik.com/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">oyun</font></a> oynayacağına, evde  otursun.</em>&#8221; anlayışından kurtulmak, çocuğu sık sık kontrol edip <strong>hangi  siteleri</strong> dolaştığını saptamak, onun bilgisayara ayırdığı vakti azaltabilmesi  için ona yardımcı olmak, gerekirse <strong>süre sınırlaması</strong> yapmak için  düzenleyeceği çizelgeyi birlikte hazırlamak, çocukları bilgisayardan  uzaklaştırmak için çocuğun ilgisine yönelik çeşitli <strong>etkinlikler</strong>  düzenlemek, çocuğa <strong> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/roman-ozetleri-turk-ve-dunya-edebiyatindan/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kitap</font></a> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkce-ogretiminde-ortamlar-turkce-ogretimi-1-bolum/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">okuma</font></a> alışkanlığı</strong> kazandırarak  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Bilgisayar/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">bilgisayar</font></a>  ortamından uzaklaşmasına çalışmak, onu &#8220;halk oyunları, voleybol, basketbol, masa  tenisi&#8230;&#8221; gibi <strong>kültürel ve sportif etkinliklere</strong> yönlendirmeli,  düzenlenen gezilere katılması konusunda onu canlı tutmalıdırlar.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Eminim, yukarıda  yazılanları okuduktan sonra birçok kişi &#8220;<em>Bizim oğlan / kız da aynen böyle,  eve girer girmez bilgisayarın başına oturuyor, yemeğe bile gelmeyip saatlerce  o ekrana bakıyor.</em>&#8221; diyecektir. Veya burada anlatılanlara birebir uyduğu hâlde  kendisini bir &#8220;<a href="https://www.bilgicik.com/tag/Bilgisayar/" style="text-decoration: none"><font color="#000000">bilgisayar</font></a> bağımlısı&#8221; olarak görmekten kaçınan bir sürü insan  çıkacaktır. Artık &#8220;<strong><a href="https://www.bilgicik.com/tag/Toplum/" style="text-decoration: none"><font color="#000000">toplum</font></a> gerçeği</strong>&#8221; hâline dönen bilgisayarın, sıralananlar  gibi, yaşamımızı doğrudan veya dolaylı olarak etkileyen binlerce olumsuz etkisi  düşünülmelidir. Bunun sonucunda  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Bilgisayar/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">bilgisayar</font></a> kullanımının herkesçe en aza indirilmesi  kuşkusuz doğru olandır. Sağlık ocaklarına ve hastanelere başvuran hastalardan,  &#8220;<strong><a href="https://www.bilgicik.com/tag/Bilgisayar/" style="text-decoration: none"><font color="#000000">bilgisayar</font></a></strong>&#8221; kaynaklı rahatsızlar için oraya gelenlerin sayısının bayağı arttığı  gözlenirken ve her yıl bütün dünyada en az 200 milyon tane  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/bilgisayar-ve-xp-ipuclari/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">bilgisayar</font></a>ın  satıldığı bilinirken, bu mükemmel cihazın insanlığı yavaş yavaş &#8220;<strong>hipnoz</strong>&#8221;  ettiği düşünülmeli ve  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Bilgisayar/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">bilgisayar</font></a> kullanımının mümkün olduğu kadar aza  indirilmelidir.</font></p>
<p align="justify"><strong><font face="Maiandra GD" size="2"> <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Orkun-Kutlu/" style="text-decoration: none; font-style: italic"> <font color="#000000">Yavuz Tanyeri</font></a></font></strong></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/bilgisayar-bagimliligi/">Bilgisayar Bağımlılığı</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/bilgisayar-bagimliligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>30</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aile Ahlakı &#8211; (Türkçülüğün Esasları)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/aile-ahlaki-turkculugun-esaslari/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/aile-ahlaki-turkculugun-esaslari/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 21:46:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türk Tarihi ve Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçülük]]></category>
		<category><![CDATA[Ahlak]]></category>
		<category><![CDATA[Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Aile Ahlakı]]></category>
		<category><![CDATA[Aile Ahlakı Ziya Gökalp]]></category>
		<category><![CDATA[Turan]]></category>
		<category><![CDATA[Turancilik]]></category>
		<category><![CDATA[Türk]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Soyu]]></category>
		<category><![CDATA[Turkcu]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçülüğün Esasları]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçülüğün İlkeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçülük İlkeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçülük Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Ziya Gökalp]]></category>
		<category><![CDATA[Ziya Gökalp Türkçülüğün Esasları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/aile-ahlaki-turkculugun-esaslari/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aile Ahlakı (Türkçülüğün Esasları) Eski Türklerde, ailenin dört derecesi vardı: Boy, soy, törkün, bark. &#160; 1) Boy: Eski Oğuzlarda aile adı, boy ismiydi. Fakat, Avrupa&#8217;daki aile adlarının aksine olarak, küçük addan önce gelirdi. &#8220;Salur Kazan, Büğdüz Emen, Kayan Selcik&#8221; isimlerinde birinci kelimeler boy adı olup, ikinci kelimeler küçük addır. &#160; Bu isimleri Korkut Ata kitabında [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/aile-ahlaki-turkculugun-esaslari/">Aile Ahlakı – (Türkçülüğün Esasları)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><strong> <font style="font-size: 20pt" color="#0099cc" face="Maiandra GD">Aile Ahlakı<br />
</font> <font style="font-size: 10pt" color="#ff6600" face="Maiandra GD">(Türkçülüğün  Esasları)</font></strong><font face="Maiandra GD"><strong><span style="font-size: 15pt"><font color="#3399ff"><br />
</font></span></strong></font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"> </font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Eski  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turklerin-ana-yurdu/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Türkler</font></a>de, ailenin dört derecesi vardı: Boy, soy, törkün, bark.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>1) Boy:</strong> Eski Oğuzlarda aile adı, boy ismiydi. Fakat, Avrupa&#8217;daki aile adlarının  aksine olarak, küçük addan önce gelirdi. &#8220;Salur Kazan, Büğdüz Emen, Kayan  Selcik&#8221; isimlerinde birinci  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/sozcuk-turleri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kelime</font></a>ler boy adı olup, ikinci  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/sozcuk-turleri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kelime</font></a>ler küçük  addır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu isimleri Korkut Ata kitabında görüyoruz. Kaşgarlı Mahmut da Divan-ı  Lugat&#8217;ında diyor ki: &#8220;Bir adamın kim olduğunu anlaşılmak istenildiği zaman,  (Hangi boydansın?) diye sorulur.&#8221; Bununla beraber, boy adının küçük addan sonra  geldiği de olur. Yunus Emre&#8217;deki Emre  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/sozcuk-turleri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kelime</font></a>si, Oğuz ilinin Emre (İmre) boyundan  başka bir şey değildir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Oğuzlarda her boyun kendisine özgü bir Damga&#8217;sı bir ongun&#8217;u bir söyük&#8217;ü vardır.  (Türk Töresi&#8217;ne bak). Oğuzlarda her boy, sürüleriyle hazinelerini kendi  damgalarıyla nişanlardı. Yakutlarda, boy&#8217;a sip adı verilir. Bu  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/sozcuk-turleri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kelime</font></a>, Anadolu  <a href="https://www.bilgicik.com//" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Türkçe</font></a>&#8216;sinde sop biçimini almıştı. Yakutlarda, sip&#8217;in fertleri arasında ekonomik  bir ortaklık vardır. Bir adam, üyesi bulunduğu sip&#8217;in içinde, istediği evde  saatlerce uyuyabilir. Demek ki, bir ferdin kendi boyu içinde her evi kullanma  yetkisi vardır. Toprak mülkiyeti sip&#8217;e aittir. Küçük aileler, bu ortak toprağı  &#8220;zuğ&#8221;lara ayırarak, ayrı ayrı ekebilirler. Fakat mülkiyeti, daima, olması  gerekirdi. Delikanlılar fakir ise, bu topluluklara paraca yardım edilerek  onların evlenmesi kolaylaştırılırdı. Her kırk evde dört evlenme olmazsa, başları  sorumlu tutulurdu. Bu zümreler, boylardı.  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turklerin-ana-yurdu/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Türkler</font></a>de, iki türlü akrabalık terimi  ardı: Biri boya, yani seciyeye özgüdür. Her fert boy içinde kendisinden büyük  yolan bütün erkeklere ici, kendisinden büyük olan bütün kadınlara aba  unvanlarını verirdi. Kendisinden daha küçük olan erkeklere ini, kendisinden daha  büyük olan kızlara sinkil adlarını verirdi. Kendiyle yaşıt olan erkeklere de atı  adını verirdi.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"></font></p>
<table style="border-collapse: collapse" align="left" border="0" bordercolor="#111111" cellpadding="0" cellspacing="0" height="250" width="250">
<tr>
<td height="267" width="173"><center><!--adsense#reklam_250x250--></center></td>
</tr>
</table>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/sozcuk-turleri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kelime</font></a>ler de sonraları, bir takım değişikliklere uğradı. Oğuzlar ici yerine  ağa  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/sozcuk-turleri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kelime</font></a>sini, aba yerine de abla  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/sozcuk-turleri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kelime</font></a>sini koydular. Atı  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/sozcuk-turleri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kelime</font></a>si de ata  şeklini alarak, başka anlamlara gelmeğe başladı. Boyun hem ana boyun, 0hem de  bana boyu şekilleri vardır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>2) Soy: </strong>Soy, Latinlerin cogna, Almanların zippe, Fransızların parentele adını  verdikleri topluluktur. İleride göreceğimiz Türkün topluluğu dışında kalan  amcazade, dayızade, halazade, teyzezade gibi yan akrabaların bütünüdür. Soyda  hem ana yönünden hem de baba yönünden akraba olanlar vardır. Birincilere ana  soyu, ikincilere baba soyu denilir.,</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Eski  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turklerin-ana-yurdu/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Türkler</font></a>de, ana soyu ile baba soyu değerce birbirine eşittir. Ana soyuyla  baba soyunun eşitliğini, bazı kurumlarda açıkça görüyoruz:</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Eski  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turklerin-ana-yurdu/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Türkler</font></a>de, soyluluk yalnız baba yönünden gelmezdi. Ana yönünden de gelirdi.  Bir adamın tam soylu olması için, hem baba yönünden hem de ana yönünden soylu  olması gerekti. Bugün bile Harzem&#8217;deki Türkmenlerde bir kız, hem babası, hem de  anası Türkmen olmayan bir erkeğe varmaz. Çünkü bir adamın yalnız babasının  Türkmen olması, soylu olması için yeterli değildir. Tümüyle soylu olması için,  anası da Türkmen olmalıdır.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Sülalelerin oluşmasından sonra da, bu iki türlü soyluluk devam etti. Bu devirde,  baba tarafından prens olanlara Tekin, ana tarafından prens olanlara İnal  unvanları verilirdi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bir şehzadenin hakan olabilmesi için, onun hem Tekin, hem İnal olması: yani hem  baba, hem de ana tarafından sülaleye üye olması gerekirdi. İran&#8217;ın Kaçar  sülalesinde, hala bu kural vardır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Eski  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turklerin-ana-yurdu/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Türkler</font></a>de, sülale içinde soyda büyük olan şehzade hükümdar olurdu. Osmanlı  hanedanında da kural böyleydi. Oysaki, gerek Avrupa&#8217;da gerek Mısır&#8217;da evde büyük  olan şehzade hükümdar olur. Boy devri geçtikten sonra, soy isimleri aile ismi  olmağa başladı: Çapanoğulları, Kozanoğulları gibi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>3) Törkün:</strong> Kaşgarlı Mahlmut&#8217;a göre, bir evde o<a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turan-illeri/" style="text-decoration: none"><font color="#000000">Turan</font></a> asıl aileye, eski  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turklerin-ana-yurdu/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Türkler</font></a>  Törkün derlermiş. Törküne ait akrabalık terimleri, boy içindeki akrabalık  terimlerinin tersine olarak, kişisel yakınlığı gösterirler:</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Akan: Baba<br />
Öke: Ana<br />
Er: Koca<br />
Konçuy: Karı<br />
Urul Oğul: Erkek evlat<br />
Kız: Kız evlat</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Durkheim&#8217;in yaptığı aile sınıflandırmasına göre, bu topluluğa baba ailesi  diyebiliriz.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Baba ailesi, &#8220;ataerkil aile&#8221; den çok farklıdır. Baba ailesinde babanın eşi ve  çocukları üzerinde yalnız demokratik bir velayeti vardır ki buna baba velayeti  ve koca velayeti adları verilir. Ataerkil ailede ise, aile reisinin gerek  evlatları gerek eşi üzerinde sulta&#8217;sı yani sultanlık hakkı vardır. Evlatlarıyla  beraber, eşi ve ailenin bütün diğer fertleri aile reisinin adi malları ve  mülkleri niteliğindeydi. Bunları isterse satar, isterse öldürürdü; isterse, bir  başkasına hibe ederdi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Törkün,  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turklerin-ana-yurdu/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Türkler</font></a>ce baba ocağı dediğimiz şeydir. Aile Tanrısı bu ocakta barındığı  için ocağın ateşinin hiç sönmemesi gerekirdi. Bundan dolayıdır ki büyük ve  ortanca kardeşler evlenerek Törkünü bıraktıktan sonra, Törkünde ocak bekçisi  olarak küçük kardeş kalırdı. Belirli zamanlarda baba ocağında toplanılarak,  ataya saygı törenleri yapılırdı.  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turklerin-ana-yurdu/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Türkler</font></a>, yurt gibi, ocağı da unutmazlardı.  Yurttan ve ocaktan uzaklaşmakla beraber, yurt ve ocak sevgisi onlarda güçlü bir  bağ durumunda idi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>4) Bark: </strong>Eski  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turklerin-ana-yurdu/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Türkler</font></a>de, bir delikanlı evlenecek yaşa gelince, bir kahramanlık  sınavı geçirerek, il meclisinden yeni bir ad alırdı. Böylelikle İldaş niteliğini  erkek: ermiş değerini kazanarak vatandaş hukukuna sahip olurdu. Buna göre  babasının veliliği altında çıkarak hakanın velayeti altına girerdi. BU delikanlı  ailesinin malından hissesini almak için, babasının, anasının ölmesini  beklemezdi. Evleneceği sırada, aile malından mirasını peşin olarak alırdı.  Alacağı kız yumuş adıyla, bir çeyiz getirirdi. Bu çeyiz, ebeveynin ve  akrabasının verdiği hediyelerden ibaretti.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Gelinle damat mallarının birleştirerek, ortak bir ev sahibi olurlardı. Bunlar ne  erkeğin baba ocağında, ne de kızın Törkününde oturmazlar yeni bir ev kurarlardı.  Bundan dolayıdır ki  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turklerin-ana-yurdu/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Türkler</font></a>de, her evlenmeden yeni bir ev doğardı. İzdivaca  evlenmek ve ev, bark sahibi olmak denilmesi de bundan dolayıdır. Tekelerde  gelinle damadın çadırı, yeni yapıldığı için, beyazdır. Bu nedenle ona ak ev  denilir. Eski  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turklerin-ana-yurdu/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Türkler</font></a>de, ev, araplarda olduğu gibi, yalnız kocaya ait değildi.  Karıyla kocanın ortak malıydı. Bu sebeple evin erkeğine ev ağası denildiği gibi,  evin hanımına da ev kadını unvanı verilirdi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Törkünün perisi ocakta barındığı gibi, ak evin perisi de barkta yaşardı. Evin  perileri, biri, kocaya, ötekisi karısına ait olarak üzere, iki tane idi.  Birinciye öd ata, ikinciye öd ana derlerdi. Gelin, her sabah, bir parça  tereyağını ocağa atar, öd ata, öd an diye dua ederdi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ocağın sağında damat sonulda gelin otururdu. Sağda kısrak memeli, solda inek  memeli olmak üzere iki totem vardı. Sağdakine ev sahibinin kardeşi, soldakine ev  sahibesinin kardeşi, soldakine ev sahibesinin kardeşi denilirdi. Bunlar koca ile  karısının totemleri idi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Eski  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turklerin-ana-yurdu/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Türkler</font></a>de, eşik de kutsaldı. Yabancı bir adam eşiğe basarsa çarpılırdı.  Evlerin saldırıdan korunması kuralı eşiklerin bu kutsallığında dini bir yaptırım  bulmuştu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>5) Türk feminizmi:</strong> Eski  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turklerin-ana-yurdu/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Türkler</font></a>, hem demokrat, hem de feminist idiler. Zaten  demokrat olan toplumlar genellikle feminist olurlar.  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turklerin-ana-yurdu/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Türkler</font></a>in feminist olmasına  başka bir neden de eski  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turklerin-ana-yurdu/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Türkler</font></a>ce şamanizmin kadındaki kutsal güce dayanmasıydı.  Türk şamanları, sihir kuvvetiyle harikalar gösterebilmek için, kendilerini  kadınlara benzetmek zorundaydılar. Kazın elbisesi giyerler, saçlarını uzatırlar,  seslerini inceltirler, bıyık ve sakalların tıraş ederler, hatta gebe kalırlar,  çocuk doğururlardı. Buna karşılık, toyonizm dini de erkeğin kutsal kuvvetinde,  kut&#8217;unda görünürdü. Toyonizm ile şamanizmin değerce eşit olması, hukukça erkek  ve kadının eşit tanınmasına neden olmuştu. Hatta her işin gerek toyonizme, gerek  şamanizme dayanması gerektiğinden her işe ait toplantıda, kadınlar erkeğin  beraber bulunması şarttı. Mesela, halkın sorumluluğu hakan ile hatunun her  ikisinde ortak olarak ortaya çıktığı için, bir talimat yazıldığı zaman, hakan  emrediyor ki ibaresi ile başlarsa ona boyun eğilmezdi. Bir emrin kabul edilmesi  için, mutlaka hakan ve hatun emrediyor ki sözü ile başlaması gerekti. Hakan, tek  başına, bir elçiyi huzuruna kabul edemezdi. Elçiler, ancak, sağda hakan ve solda  hatun oturdukları bir zamanda, ikisinin birden huzuruna çıkardı. Şölenlerde,  kenkeşlerde, kurultaylarda ibadetlerde ve törenlerde savaş ve barış  toplantılarında hatun da mutlaka hakanla beraber bulunurdu. Kadınlar, örtünmeğe  ait hiç bir şarta bağlı değillerdi. Hakanın hükümette ortağı olan hatuna Türkan  unvanı verilirdi. Hatun, hakan sülalesinde bütün prenseslerin ortak unvanı idi.  Türkan&#8217;ın da mutlaka hatunlardan olması gerektiğinden ona da sadece hatun  denilebilirdi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Eski  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turklerin-ana-yurdu/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Türkler</font></a>de, eş (karı) yalnız bir tane olabilirdi. Emperyalizm devirlerinde  hakanların ve beylerin, bu gerçek eşten başka kuma adıyla başka illere mensup  odalıkları da bulunabilirdi. Fakat, bu kumalar, gerçek eş niteliğinde  değildirler. Türk töresi, bunları, resmen eş tanımazdı. Bunlar şer&#8217;i bir hile  ile, ailenin içine girmişlerdi. Kumaların çocukları öz annelerine anne  diyemezler, teyze diye çağırırlardı. Anne hitabını, yalnız babalarının gerçek  eşine söyleyebilirlerdi. Aynı zamanda, kumaların çocukları mirasa da  giremezlerdi. Kumaların oğulları- babaları hakan olsa bile- asla hakan  olamazlardı. Kumaların, hatunlardan farklı şudur ki, kumalar, hakanın kendi  ilinden değildiler. Hatun ise, hakanın kendi ilinden idi. Kuma, çin  prenseslerinden ise, Konçuy adını alırdı. Konçuy, diğer kumalardan önce gelirdi.  Fakat konçuyların üstünde de hatun vardı. Moğol devrinde, hatunların sayısı da  çoğalmağa başladı. Fakat bunlardan yalnız bir tanesi Türkan yani melike  konumunda bulunurdu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Eski  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turklerin-ana-yurdu/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Türkler</font></a>de kadınlar, genellikle amazon idiler. Binicilik, Silahşörlük,  kahramanlık, Türk erkekleri kadar, Türk kadınlarında da vardı. Kadınlar,  doğrudan doğruya, hükümdar, kale muhafızı, vali ve elçi olabilirlerdi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Sıradan ailelerde de ev, ortak olarak, karıyla kocanın ikisine aitti. Çocuklar  üzerindeki velilik hakkı baba kadar, ana ya da aitti. Erkek her zaman karısına  sayı gösterir; onu arabaya bindirerek, kendisi arabanın arkasından yürürdü.  Şövalyelik, eski  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turklerin-ana-yurdu/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Türkler</font></a>de genel bir karakter idi. Feminizm de,  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turklerin-ana-yurdu/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Türkler</font></a>in en  önemli ilkelerinden biri idi. Kadınlar malları kullanma hakkına sahip oldukları  gibi, dirliklere, zeametlere, haslara, malikanelere de sahip olabilirlerdi. Eski  kavimler arasında, hiçbir kavim  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turklerin-ana-yurdu/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Türkler</font></a> kadar kadın cinsiyetine hak vermemişler  ve saygı göstermemişlerdir. Ana soyunda baba soyunun eşitliği &#8220;soy&#8221; bölümünde  anlatıldığından, burada tekrarına gerek yoktur.</font></p>
<p align="justify"> <font face="Maiandra GD" size="2"> </font></p>
<p align="center"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkculuk/">»<span lang="tr">  &#8220;Türkçülük&#8221; Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span></span></strong></font></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></font></span><font face="Maiandra GD" size="2"><strong><span style="font-size: 10pt"><br />
<a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkculuk/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Türkçülük</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Turk/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Türk</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Turkcu/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Türkçü</font></a></span></strong></font></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/aile-ahlaki-turkculugun-esaslari/">Aile Ahlakı – (Türkçülüğün Esasları)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/aile-ahlaki-turkculugun-esaslari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
