<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Atesli Tulumba Kesifler ve Buluslar | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/atesli-tulumba-kesifler-ve-buluslar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Sun, 18 Nov 2007 21:56:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.1</generator>
	<item>
		<title>Ateşli Tulumbalar (Keşifler ve Buluşlar)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/atesli-tulumbalar-kesifler-ve-buluslar/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/atesli-tulumbalar-kesifler-ve-buluslar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Nov 2007 10:13:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Karışık Başlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Keşifler ve Buluşlar]]></category>
		<category><![CDATA[Atesli Tulumba]]></category>
		<category><![CDATA[Atesli Tulumba Kesifler ve Buluslar]]></category>
		<category><![CDATA[Atesli Tulumba Turleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atesli Tulumbalarin Bulunusu]]></category>
		<category><![CDATA[Atesli Tulumbalarin icadi]]></category>
		<category><![CDATA[Bulus]]></category>
		<category><![CDATA[Buluslar]]></category>
		<category><![CDATA[catlar]]></category>
		<category><![CDATA[icat]]></category>
		<category><![CDATA[Kesif]]></category>
		<category><![CDATA[Kesifler]]></category>
		<category><![CDATA[Maddelerin Kesifleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihteki Kesifler ve Buluslar]]></category>
		<category><![CDATA[Tulumba]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/atesli-tulumbalar-kesifler-ve-buluslar/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ateşli Tulumbalar (Keşifler ve Buluşlar) İngiltere&#8217;deki kömür madenlerinde durum gittikçe daha tehlikeli bir hal alıyordu. Sürekli artan kömür talebi, kuyuların daha çok derinleştirilmesini gerektiriyor, dolan suları boşaltmak gittikçe güçleşiyordu. Britanya ekonomisinin en önemli sorunu durumuna gelen suları boşaltma işi için bütün mühendisler seferber olmuşlardı. &#160; XVII. yüzyılın sonlarında bu mühendislerden biri, Thomas Savery (1650-1715), bilim [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/atesli-tulumbalar-kesifler-ve-buluslar/">Ateşli Tulumbalar (Keşifler ve Buluşlar)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><strong><font color="#3366ff"><span style="font-size: 22pt"> Ateşli Tulumbalar<br />
</span></font><font color="#ff6600"><span style="font-size: 15pt">(Keşifler ve  Buluşlar)</span></font></strong></font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İngiltere&#8217;deki kömür  madenlerinde durum gittikçe daha tehlikeli bir hal alıyordu. Sürekli artan kömür  talebi, kuyuların daha çok derinleştirilmesini gerektiriyor, dolan suları  boşaltmak gittikçe güçleşiyordu. Britanya ekonomisinin en önemli sorunu durumuna  gelen suları boşaltma işi için bütün mühendisler seferber olmuşlardı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">XVII. yüzyılın sonlarında bu mühendislerden biri, Thomas Savery (1650-1715),  bilim yayınlarına göz gezdirirken Hook&#8217;un, Papin&#8217;in makinesinden söz eden bir  yazısına rastladı. Savery, Hook&#8217;un eleştirmelerine rağmen, icadın işe yarar  olabileceğini tahmin etti. Bunun için de, ne gibi yenilikler getirilmesi  gerektiğini tasarlayarak hemen işe koyuldu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Savery, pratik bir buhar makinesinin ihtira beratını, (patent) 1698&#8217;de aldıktan  sonra makineyi önce kralın, ertesi yıl da Royal Society önünde denedi. Papin&#8217;in  makinesine, musluğa bağlı boruyla, istenildiği anda eksilen suyun  yenilenebileceği büyük bir kazan eklemişti. Burada kaynatılan su, ani bir soğuk  su akımıyla sıvılaştırılıyor, böylece borunun içinde boşluk meydana geliyor,  sonra dışarı atılacak su bu boşluğa doğru akıyordu. Bundan sonra kazan yeniden  ısıtılıyor ve işlem tekrarlanıyordu. </font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Papin&#8217;in makinesindeki gibi piston yoktu ve mekanizması da daha sadeydi. Ağır  işlemekle birlikte (dakikada dört darbe), hiç değilse düzgün çalışıyordu. Ancak,  iki büyük sakıncası vardı. Önce çok masraflıydı (75 lire suyu bir metre  kaldırmak için 16 kilo kömür yakmak gerekiyordu), sonra, tulumba ne kadar  yüksekse, buhar basıncının da o oranda yüksek olması gerekiyordu. Oysa basınç  8-10 atmosferi bulduğunda ısı öylesine yükseliyordu ki, lehimler eriyor,  yarattığı gücün etkisiyle kazan patlıyordu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Savery, patlamayı güven altına almak ve kazandaki basıncı kontrol edebilmek için  Denis Papin&#8217;in 17 yıl önce Londra&#8217;dayken icat ettiği aygıtı kullanmayı  düşünememişti. Fransız bilgini 1681&#8217;de, en sert etleri bile kısa zamanda  pişirmeye yarayacak bir tencere icat etmişti. Bu, aslında, bugün kullandığımız  &#8220;düdüklü tencere&#8221;nin ta kendisiydi. İçindeki basıncı bilmek için bir supap  yerleştirmiş, basıncı bir ağırlıkla dengelemişti. Bu gerçek bir &#8220;güvenlik  supabı&#8221;ydı ve kapsamı tencerenin yararını çok aşıyordu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Burada Papin ve Savery&#8217;nin amaçlarının ayrı olduğuna işaret etmemiz yerinde  olur. Savery bir teknisyendi ve maden ocaklarındaki suların boşaltılması gibi  somut bir soruna eğilmişti. Bunu çözümleyince, daha öteye gitmek aklından  geçmiyordu. Papin, onun tersine, bir bilgindi. Huygens&#8217;in kendisine aktardığı  pratik sorun, (Seine&#8217;in sularını Versay sarayının parklarına kadar yükseltmek)  onun için bir hareket noktası olmuş, dehası gittikçe genişleyen bir alanda  icatlara yönelmişti. Kısacası, Savery ile Papin arasında, yarar gözeten bir  uygulamacıyla bir anda dünyayı sarsabilecek bir bilim adamının bütün özellikleri  vardı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1707&#8217;de altmışına varmış, hayal kırıklığına uğramış, bezgin ve kırgın bir insan  olan Denis Papin, eski sorunu, Savery&#8217;nin eserinin ışığında çözümlemeye koyuldu.  O sırada Savery&#8217;nin makinesi madenlerdeki suları boşaltmakta kullanılıyordu; ama  suyu dışarı atacağına hidrolik bir çarkın kanatlarının üstüne akıtıyordu.  Papin&#8217;in meydana getirdiği gülünç makine karmaşık ruhunun bir aynasıydı sanki  Bir tek güç kullanacağına (sözgelişi bir buhar), buhar, hava basıncı ve  ağırlıktan yararlanıyordu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bilgin, yine de bunu bir gemiye monte edip küreklerini çektirmeyi başardı. Gemi,  Fulda üzerinde Cassel&#8217;de gerçekten işledi, ama bir defaya mahsus, göstermelikti  bu. Papin, kararsız kişiliğine kapılıp Londra&#8217;ya yerleşmek üzere Almanya&#8217;dan  ayrıldı. Weser&#8217;deki takacılar, kendi kendine giden bu gemiyi öfkelerinden  paramparça ettiler. Parasız kalan zavallı Fransız da yoksulluk ve unutmuşluk  içinde yaşlanmaya boyun eğmek zorunda kaldı. Ne zaman öldüğü bile tam olarak  bilinmeyecek kadar unutuldu&#8230;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Savery&#8217;nin makinesi suyu 17.50 metre yüksekliğe çıkardığı ve son derece ekonomik  işlediği halde, maden işletmecileri tarafından beğenilmemişti. Çünkü madenler  çok derin kazıldığından her 17.50 metreye bir makine yerleştirmek gerekiyordu.  Ayrıca bunların işletilmesi göze alınamayacak kadar büyük masraflara yol  açacaktı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Dartmouth&#8217;da (Devonshire) işleyen bu tür bir makine Thomas Newcomen (1663-1729)  adlı bir çilingirin dikkatini çekti. Tasarılarını kendisine yakınlık gösteren  büyük fizikçi Robert Hook&#8217;a açarak ondan kendisine öğüt vermesini diledi. </font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p><center><!--adsense#reklam_336x280--></center></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Günümüzde, basit bir çilingirin ünlü fizikçilerden birine baş vurması ve onun  tarafından da ciddiye alınması pek olağan değildir. O zamanlarda böyle şeylere  hiç kimse şaşmazdı. Bir icadın, bilginden çok, usta ve zeki bir işçinin eseri  olabileceği akla yakın görülüyordu. Bilim ve tekniğin işbirliği yeni yeni  kurulmaktaydı ve Kolomb&#8217;un yumurtası hikâyesi her gün tekrarlanıp duruyordu. Öte  yandan, bilim adamları da kendilerine fazlaca güvenen bilgiçler olmasa gerekti;  hatta tarihçilerin, kişiliğini alabildiğine kötüledikleri Hook bile&#8230;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Böylece Newcomen, Newton&#8217;un eşiti büyük bilgine danışmaktan çekinmedi. Sonra da  arkadaşı camcı John Cawley ile birlikte, Savery&#8217;nin <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/atesli-tulumba-kesifler-ve-buluslar/" style="text-decoration: none" class="broken_link"> <font color="#000000">ateşli tulumba</font></a>sının neden  bunca güçsüz ve masraflı işlediği konusunda kafa patlatmaya başladılar. İlk  kusuru, buhar basıncının yetersiz olmasındandı. Basıncı artırmak için ısıyı  yükseltmek, kazanın patlamasını önlemek için de daha kalın imal etmek  gerekiyordu. Ancak, bu kalın kazan daha geç soğuyacak, yani tulumba daha ağır  işleyecek dolayısıyla verim düşecekti. Makine de bu yüzden masraflıydı zaten.  Isıtmak için bir yığın kömür yaktıktan sonra soğutmak için çırpınmak, olur iş  değildi doğrusu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Newcomen, Papin&#8217;in ve Savery&#8217;nin makinelerini inceledikten sonra, ikisi ortasını  buldu. İkincinin kazanını, .birincinin de pistonlu silindirini aldı. Hem kazan,  hem de tulumba gövdesi olarak tek bir kap kullanacağına, iki ayrı kaptan  yararlanmayı düşündü. Böylece, soğutmaya ihtiyaç kalmayacağından kazanı  gereğince kalın imal edilebilecek; doğrudan doğruya ısıtılmayacağına göre  silindirin de soğutulması kolay olacaktı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Newcomen&#8217;in projesi 1705&#8217;te gün ışığına çıktı. Makine şöyle işliyordu: Kazanda  oluşan buhar, bir silindire giderek pistonu kaldırıyor; piston dibine kadar  iyice itildikten sonra soğuk su veriliyor; buhar sıvılaşınca silindirde hava  boşluğu elde ediliyor; o zaman hava basıncı bütün gücüyle etki yaparak pistonu  aşağıya itiyordu. Sonra silindire yeniden buhar gönderiliyor işlem böylece sürüp  gidiyordu. Piston sürekli olarak inip kalkacağından, bunu bir çubukla,  işletilecek tulumbaya bağlamak yeterliydi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Savery gibi Newcomen de makinesini yalnız tulumbalarda kullanmayı düşünmekte,  bunun suyu yükseğe çıkarmaktan başka bir şeye elverişli olabileceğini aklının  ucundan geçirmemekteydi. Her ikisinin de tek kaygısı, suyu 10.33 metreden  yukarıya çıkarmaktı. Newcomen&#8217;in makinesi, tam anlamıyla bir buhar makinesi  değildi. Çünkü bunda itici güç buhar değil, hava basıncıydı. Ancak bu nokta  kullananları ilgilendirmiyordu. Bu makine Savery&#8217;ninkinden daha güçlü, daha az  masraflıydı ya, onlar için de önemli olan buydu. Önceleri dakikada altı  iniş-çıkış yaparken sonra bu on ikiye yükseltildi ve gücü de 100 beygiri buldu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Makinenin ilk alıcısı Wolferhamptonlu bir kömür madeninin sahibiydi. Makine  büyük bir başarıyla görevinin üstesinden gelince, öteki maden şirketleri de art  arda satiri almaya başladılar. Geliştirilmeye son derece elverişli oluşu  makinenin satışını artırıyordu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Gerçekten, 1713&#8217;te &#8216;prototipi&#8217; son derece ilkel olmakla birlikte hızla gelişti;  yüzyılın ortalarına doğru enikonu mükemmel bir araç haline geldi. Bu  gelişmelerden ilki musluklarda oldu. Üç musluktan biri silindire buhar yolluyor,  ikincisi soğuk su akıtıyor, üçüncüsü de suları boşaltıyordu. Muslukların elle  işlemesi bir sakıncaydı elbet, çünkü bir işçinin yalnız bu işle sürekli  uğraşması gerekiyordu. Ancak otomatikleştirme işini Newcomen mi, yoksa, Potter  adlı bir işçi mi gerçekleştirdi, bilemiyoruz. 1713&#8217;te bu musluklar bir sicimle  makinenin düzgün hareketini sağlayacak &#8216;denge düzenleyicisi&#8217;ne (balansiye)  bağlanarak işletilmeye başlandı. 1718&#8217;de Beighton adlı bir teknisyen bu ipi  söküp yerine, ince bir çubuk yerleştirdi. Böylece makine kendi kendine işler  duruma geldi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bundan sonra, kazanın geliştirilmesi işi ele alındı. Alman Jacob Leupold  (1674-1727), basıncı artırmayı (1725) ve İngiliz James Brindley de (1716-1772),  kazanın beslenmesini düzenli hale sokmayı başardılar/İngiliz John Smeaton  (1724-1792), buharın kaybolmasını önlemek için silindirin ve pistonun daha iyi  perdahlanmasını sağladı. Kısacası, yaratılmasından bu yana yarım yüzyıl geçmeden  Newcomen&#8217;in makinesi bütün Avrupa&#8217;yı fethetti. Fransa&#8217;da ilk olarak 1732&#8217;de  maden ocaklarındaki suların boşaltılmasında kullanıldı. Hollanda&#8217;da denizden  kazanılan yerlerde aynı amaca hizmet etti. Bazı ülkelerde de şehirlere su verme  ya da toprakları sulama işine yarıyordu, İngiltere&#8217;de yüzlercesi işlemekteydi.  Bunlar, koca bir bina büyüklüğünde dev makinelerdi. Ağır ağır gidip gelen hantal  sarkacın çevresine bir yığın seyirci toplanıyordu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Newcomen&#8217;in makinesi son 1934&#8217;te hizmetten çekildi. 1787&#8217;de yapılmış olan bu  saygıdeğer kalıntı halen Barnsley (Yorkshire) adlı İngiliz köyünde  bulunmaktadır. Sarkacı 7, silindiri de 3.30 metre yüksekliğindedir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1951&#8217;de, Büyük Britanya festivalinde işletilmesi kolay olmadı. Piston bazen  inadı tutup yükselmiyor, bazen inmeyi unutuyor, bazen de yorgunluktan poflaya  tıslaya duruveriyordu. Bunu da 147 yıllık hizmetten sonra hoş görmek gerekir. En  iyi işlediği günlerde, makine, her iniş-çıkışında 227 &#8216;litre suyu 40 metre  yükseğe çıkartmaktaydı.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">  </font></p>
<p align="center"><span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/kesifler-ve-buluslar/">»<span lang="tr">  &#8220;Keşifler ve Buluşlar&#8221; Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span></span></font></strong></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/atesli-tulumbalar-kesifler-ve-buluslar/">Ateşli Tulumbalar (Keşifler ve Buluşlar)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/atesli-tulumbalar-kesifler-ve-buluslar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
