<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bagimsiz Kurt Devleti Nihal Atsiz | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/bagimsiz-kurt-devleti-nihal-atsiz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Fri, 21 Jun 2013 14:20:08 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>&#8220;Bağımsız Kürt Devleti&#8221; Propagandası (Hüseyin Nihal ATSIZ)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/bagimsiz-kurt-devleti-propagandasi-huseyin-nihal-atsiz/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/bagimsiz-kurt-devleti-propagandasi-huseyin-nihal-atsiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Oct 2007 10:04:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hüseyin Nihal Atsız]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar ve Şairler]]></category>
		<category><![CDATA[Bagimsiz Kurt Devleti]]></category>
		<category><![CDATA[Bagimsiz Kurt Devleti Nihal Atsiz]]></category>
		<category><![CDATA[Irak Kurdistan]]></category>
		<category><![CDATA[Kurdistan]]></category>
		<category><![CDATA[Kurdistan Nihal Atsiz]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Devleti]]></category>
		<category><![CDATA[Nihal ATSIZin Makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Nihal ATSIZin Yazilari]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçü Nihal ATSIZ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/bagimsiz-kurt-devleti-propagandasi-huseyin-nihal-atsiz/</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8220;Bağımsız Kürt Devleti&#8221; Propagandası (Hüseyin Nihal ATSIZ) Farsların gayet geri ve iptidaî bir kolu olup İran, Türkiye ve Irak’ta yayılmış bulunan Kürtleri bir devlet ve millet durumuna getirmek yolundaki istekler epey eskidir&#8230; &#160; Bütün iptidaî topluluklarda olduğu gibi Kürtlerde de yabancı devletlerin kışkırtmasıyla başlayan bu hareket Kürt çoğunluğu arasında değil, onların zengin ağa sınıfı ile [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/bagimsiz-kurt-devleti-propagandasi-huseyin-nihal-atsiz/">“Bağımsız Kürt Devleti” Propagandası (Hüseyin Nihal ATSIZ)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><font color="#3366ff"><span style="font-size: 18pt; font-weight: 700"> &#8220;Bağımsız Kürt Devleti&#8221; Propagandası<br />
</span></font><font color="#ff6600"> <span style="font-size: 12pt; font-weight: 700">(</span></font></font><span style="font-weight: 700"><font color="#ff6600" face="Maiandra GD">Hüseyin  Nihal ATSIZ)</font></span></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Farsların gayet geri ve iptidaî bir kolu olup  İran, Türkiye ve Irak’ta yayılmış bulunan Kürtleri bir devlet ve millet durumuna  getirmek yolundaki istekler epey eskidir&#8230;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bütün iptidaî topluluklarda olduğu gibi Kürtlerde de yabancı devletlerin  kışkırtmasıyla başlayan bu hareket Kürt çoğunluğu arasında değil, onların zengin  ağa sınıfı ile okumuşları arasında itibar görmüştür. Çünkü bağımsız bir  Kürdistan’tan faydalanacak unsur bunlardır. Kurulacak Kürdistan’da idareci ve  yüksek sınıf olacaktır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Birinci Cihan Savaşı sonunda ortaya çıkan “Kürt Teâli Cemiyeti”, Osmanlı  Devletinin kendisinden sayarak yüksek makamlara getirdiği Kürtler tarafından  kurulmuştu. Dergileri yayınlanıyordu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Mütareke yıllarında Kadıköy Sultanisi’nde okurken Arapça ve Siyer-i Nebî hocamız  olan Mihri Efendi, Kürt milliyetçisi olduğu için bize Türklük ve Türkçülük  aleyhinde propaganda yapar, Kürt dergileri dağıtırdı. Bir gün: “Sakın Türk’üm  demeyin. Öteki unsurları gücendirirsiniz. Osmanlıyım diyin” diye öğüt vermişti.  Dağıttığı dergilerin birinde Kürtlerin Asurlular neslinden geldiği yazılıydı.  Kürtleri öven bir manzumede de “sularla dağların kib-i gururûndan doğan Kürtler”  diye bir mısra vardı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Tabiî bütün bunlar köksüz, iptidaî bir cemaat olmanın verdiği zavallılıktan  doğuyordu. Zencilerin, kendilerini eski Mısır medeniyetini yaratan insanların  torunları diye görmek istemeleri gibi Kürtler de Asurluların soyundan  geldiklerini iddia ederek biraz itibar kazanmaya çalışıyorlardı. Fertlerdeki  aşağılık kompleksinin bir takım atıp tutmalara sebep olması gibi bunlar da  sularla dağların kibrinden ve gururundan doğduklarını hayal ediyorlardı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Millî zaferden sonra bütün vatan hainleriyle birlikte Kürtçüler de sinmiş, Mihri  Efendi de sakalını kazıyarak avukatlığa başlamıştı. Atatürk’ü öven bir yazısını  hatırlıyorum.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bugün Kürtçülük safsatası yine hortlamıştır. Yalnız Millî Güvenlik Kurulu’nun  değil, herkesin bildiği gibi Türkiye’de bağımsız Kürdistan kurmak isteyen bir  güruh vardır. Bunlardan bir takımı Milli birlik Hükümeti zamanında tutuklanmış,  sonra delil yetersizliğinden ve aflardan faydalanarak salıverilmiştir.  İçlerinden bir tanesi senatör seçilmiş, fakat Amerika’ya kaçarak kürtçülük  yapmaya başlamıştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kürtçüler, açıkça kürtçülük yapamayacakları için davalarını “Türkiye’nin doğusu  davası” haline öne sürmekte ve Türkiye’nin doğusunun da “Türk” olduğunu unutmuş  gözükmektedirler. Şimdilik yaptıkları başlıca iş, bir Türk davasının mevcut  olduğu hakkındaki yayınlarıdır. Bu yayınla doğunun Kürt ülkesi ve Kürtlerin de  mühim bir millet olduğu umumi efkâra kabul ettirmek istemektedir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İstanbul’un mühim gazetelerinden olan Yeni Gazete’nin 1967 Mart sayılarında  “Barzani’nin Karargahında” başlığı ile çıkan bir tefrika bu bakımdan dikkate  değer.<br />
</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><center><!--adsense#reklam_336x280--></center><br />
<font face="Maiandra GD" size="2"> Tefrikayı yazan, doğan Kılıç Şıhhasananlı adında Alevi bir Kürt’tür. Uzun yıllar  Amerika’da kalarak yetiştirildikten sonra Türkiye’ye dönmüş ve kürtçülük yapmaya  başlamıştır. Özel konuşmalarında bu propagandaya tanık olanlardan biri Ötüken  Yazı İşleri Müdürü Mustafa Kayabek, biri de Ankara’da Kimyager İsmail Hakkı  Gökhun’dur. Doğan Kılıç Şıhhasananlı, son defa Elbistan’daki bir saz şairleri  toplantısını kürtçülük ve Alevilik toplantısı haline getirdiği için tutuklanmış  olan kişidir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Yeni Gazete’de 8-29 Mart 1967 tarihleri arasında da devam eden tefrika,  Barzani’yi ve hareketini anlatmaktan ziyade kürtlük ve kürtçülük yapmak  gayesiyle kaleme alınmıştır. Çünkü bu tefrikada “Mareşal (!) Mustafa Barzani”  bir devlet başkanı olarak tanıtılmaktadır. Bu devletin valileri, kumandanları,  milli emniyet teşkilatı, mahkemeleri, okulları, kanunları ve her şeyi vardır.  Hareket tamamiyle milli bir harekettir ve Hırıstiyan Kürtler de bu hareketin  içindedir. Barzani’nin yanındaki Kürtler’den bazıları Türkiye Kürtleridir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Tefrika bittikten sonra şu hükme varılabilir ki bunu okuyan Türkiyeli bir Kürt,  bu masallara biraz inandığı takdirde kendi devletine hizmet için Barzani’nin  yanına gitmek arzusu pekala duyabilir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Doğan Kılıç, kürtçülük düşüncesine kendini o kadar kaptırmıştır ki 8 Mart  tarihli tefrikaya kendisinin, iki Kürt muhafızla birlikte çekilmiş bir resmini  koymaktan nefsini alamamıştır. Bu resimde Doğan Kılıç da Kürt kılığında ve  elinde tomson olduğu halde gözükmektedir. Zaten Barzani gibi komünist ülkesinde  yetiştirilerek komünist usulü çetecilik yapan bir adamın dağlardaki karargâhına  kadar giderek onunla konuşabilmesinin kerâmeti herhalde Doğan Kılıç’ın  şahsiyetinin Barzani’ye güven vermesidir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu tefrika her bakımdan bir kürtçülük propagandasıdır demiştik. Delilleri  şunlardır:</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Barzani, Mao-çe-tung kadar büyük bir gerillâcıdır. (8 Mart tefrikası)</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İran, Irak ve Türkiye’nin bazı parçaları Kürdistan’dır. Mesela Barzani, İran  Kürdistanı’nda Mahabat Kürt Cumhuriyetini kurmuştur&#8230; (8 Mart tefrikası). Irak  Kürdistanı’nda soyadı yoktur. (17 Mart tefrikası). Türkiye’de Türkmen sülâleleri  Kürdistan’ı işgal etmişlerdir (11 Mart tefrikası).</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Barzani’nin eşkiyalarından İsa Suvar “Zaho kahramanı” (11 Mart tefrikası, İsa  Bey “kuzey kolordu kumandanı” (19 Mart tefrikası), Ahmet Salih “Kerkük valisi”  (25 Mart tefrikası), Sıddık Emin “Gıleha bölgesi ikinci merkez kumandanı”dır (25  Mart tefrikası).</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Görülüyor ki, Barzani eşkiyalarının hiçbir zaman yaklaşmadığı bir Türk şehrine  Kürt vali(!) tayin etmek gönüllerinde yatan arslanı göstermektedir. Kuzey  Kolordusu kumandanı, Milli Emniyeti, mahkemesi olduktan sonra neden Kerkük  valisi olmasın? Barzani&#8217;nin belki Hakkari, Van, Diyarbakır valileri ve merkez  komutanları da vardır ama Doğan Kılıç nezaketinden dolayı onlardan  bahsetmemiştir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ayrıca, yalnız güneylerdeki Irak kuvvetleriyle çarpışan bu Kürtlerin bir de  kuzey kolorduları bulunması, kuzeylerdeki Türklere karşı niyet ve maksatlarını  açığa vurması bakımından ilgi çekicidir. Bundan başka, sırf Irak ordusunun  beceriksizliği yüzünden dağlarda tutunmayı başaran bir eşkıya reisini milli  kahraman diye tanıtarak kürtçülük propagandası yapmak Türkiye’deki kürtçülüğü  körüklemek olacağı için hükümet bunun üzerine eğilmelidir. Çünkü gaye ve  karakter bakımından 1967’nin Molla Mustafa Barzani’si ile 1925’in Silvanlı Şeyh  Said’i arasında hiçbir fark yoktur. İkisi de bağımsız Kürdistan davası  peşindendirler. Şeyh Said’i İngilizler kışkırtmıştı. Molla Barzani’yi de Ruslar  kışkırtıyor. Kürt bağımsızlığı, perdenin göstermelik tarafıdır. Perdenin  arkasında yabancı devletlerin çıkarı vardır ve Kürtler maşadan başka bir şey  değildir. Farzı muhal bağımsız olsalar bile Türk’e ihanet edip de ayrılan  Araplar’ın başına gelenlerin daha korkuncu Kürtlerin başına gelecektir. Kürtlere  göre çok kalabalık, medeni ve mazisi olan Arapların durum Kürtlerin gözünü  açmalıdır. Araplar, Yahudilere yenilseler de ortadan kalkmazlar. İptidaî,  mazisiz ve azlık Kürtler ise yarın medeni ve teşkilatı Ermenilerin karşısında  yok olup giderler.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Doğan Kılıç Şıhhasananlı, Amerika’da kaldığı süre içinde herhalde modern  propaganda usullerini iyi öğrenmiş olmalıdır. Çok fakir bir malzemeye  dayanmasaydı daha çok başarı sağlayacağı muhakkaktı. 9 Mart 1967 tarihli  tefrikada silahlı, güzel bir kız resmi var. Çekik gözleri, çıkık elmacıklarıyla  bu kız Orta Asya Türk’ü olduğu derhal anlaşılan bu kız resminin altındaki  açıklamalardan Margaret adında Hırıstiyan bir Kürt olduğunu ve savaşlarda büyük  kahramanlık gösterdiğini, adının cihana yayıldığını öğreniyoruz. Hepsi iyi ama  bu kızın Kürt olduğuna dair noter senedi veya Anayasa Mahkemesi kararı  getirseler yine kimse bu kızın Kürt olduğuna inanmaz. Çünkü o tipik bir Özbek  veya Kırgızdır. Böyle Kürt, hele böyle güzel Kürt olmaz. İstanbul’daki on  binlerce Kürt vatandaşımızı göre göre Kürtler hakkında görgüye dayanan bir  kanaatımız olduğu için Margaret’in Kürt olduğuna inanmakta mazuruz. Olsa olsa  Moskoflar tarafından Barzani’ye sekreter diye verilen bir ajan kontrolcu  olabilir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bizim burda Doğan Kılıç’tan öğrendiğimiz en mühim bir husus Şafiî, Şiî ve  Hırıstiyan Kürtlerin birlikte çalışıp mücadele ettikleridir. Bunu bizim  yobazlara ithaf ediyorum. Şamanî, Musevî ve Hırıstiyan Türkler şöyle dursun, Şiî  Türkleri bile reddeden bu kaba softaların nasıl bir gaflet, cehalet ve hamakat  içinde bulundukları bir kere daha ortaya çıkmış oluyor.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Şıhhasananlı’ın tefrikası savcılık tarafından ele alınmalıdır. Türkiyeli  Kürtlerden bazılarının Barzani’nin yanına gitmesi herhalde şöylece  geçiştirilecek bir olay değildir. Barzani’nin elindeki silahların nereden  sağlandığı meselesi de ayrı bir konudur. Irak ordusundan alınmıştır diye  kestirip atmak büyük bir kavrayışsızlık olur. Son yıllarda Almanya’dan kaçak  olarak sokulan silahların Irak sınırına kadar gittiği hakkında bir takım  söylentiler duyuldu ve bazı kaçakçılar gazetelere geçti. Bunların üzerinde  durulmuyor mu, bilmiyoruz. Duruyorsa yalnız durulmakla mı kalınıyor, yoksa  tedbirleri de alınıyor mu?</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">27 Mayıs 1960’tan sonraki aşırı hürriyetlerin ve idarî gevşekliklerin,  Türkiye’yi her hareketin yapılabileceği bir ülke haline soktuğu yolundaki  kanaati değiştirmeli. Basın hürriyeti milletin manevîyatını çökertmeye kadar  varacak mıdır? Bunların üzerine dikkatle eğilmeli. İmkansız ise Meclis ve Senato  harekete geçmelidir. Çünkü hürriyet için hürriyet olmaz. Hürriyet, milletin  saadeti içindir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Milleti batırmaya yarayacak bir hürriyet, korunma çaresi olmayan âsumâni bir  beladan başka bir şey değildir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">(19 Ağustos 1967)</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ötüken Dergisi, Eylül 1967, Sayı: 45 </font></p>
<p> <strong><font face="Verdana" size="2"><br />
</font></strong></p>
<p><strong><font face="Maiandra GD" size="2"><font color="#ff0000">Kaynak:</font>  <font color="#000000">Nihal-Atsız.Com</font></font></strong></p>
<p align="center">&nbsp;</p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/huseyin-nihal-atsiz/">»<span lang="tr">  H. Nihal ATSIZ Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080"> |</font></span></span></font></strong></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/bagimsiz-kurt-devleti-propagandasi-huseyin-nihal-atsiz/">“Bağımsız Kürt Devleti” Propagandası (Hüseyin Nihal ATSIZ)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/bagimsiz-kurt-devleti-propagandasi-huseyin-nihal-atsiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
