<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bamsi Beyrek Destani | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/bamsi-beyrek-destani/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Mon, 22 Jul 2013 22:05:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Kam Pürenin Oğlu Bamsı Beyrek Destanı 1. Bölüm (Dede Korkut Destanları)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/kam-purenin-oglu-bamsi-beyrek-destani-1-bolum-dede-korkut-destanlari/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/kam-purenin-oglu-bamsi-beyrek-destani-1-bolum-dede-korkut-destanlari/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Nov 2007 15:53:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dede Korkut Destanları]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir Öykü Roman]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Destanları]]></category>
		<category><![CDATA[Bamsi Beyrek]]></category>
		<category><![CDATA[Bamsi Beyrek Destani]]></category>
		<category><![CDATA[Bay Pure]]></category>
		<category><![CDATA[Bayindir Han]]></category>
		<category><![CDATA[Dede]]></category>
		<category><![CDATA[Dede Korkut]]></category>
		<category><![CDATA[Dede Korkut Hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dede Korkut Oykuleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dede Korkut Türk Destanlari]]></category>
		<category><![CDATA[Dedem Korkut]]></category>
		<category><![CDATA[Kam Pure]]></category>
		<category><![CDATA[Korkut Ata]]></category>
		<category><![CDATA[Pay Pure]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/kam-purenin-oglu-bamsi-beyrek-destani-dede-korkut-destanlari/</guid>

					<description><![CDATA[<p>İçerik hazırlanıyor&#8230;</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/kam-purenin-oglu-bamsi-beyrek-destani-1-bolum-dede-korkut-destanlari/">Kam Pürenin Oğlu Bamsı Beyrek Destanı 1. Bölüm (Dede Korkut Destanları)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İçerik hazırlanıyor&#8230;<br />
<!--  



<h2 style="text-align: left;" align="center"><b>DEDE KORKUT HİKAYELERİ </b><b>(</b>Kam Bürenin Oğlu Bamsı Beyrek Destanı<b> -1)</b></h2>


<img decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-38522" alt="dede_korkut" src="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2007/11/dede_korkut.jpg" width="175" height="241" />Kam Gön oğlu Han Bayındır yerinden kalkmıştı. Kara yerin üstüne ak otağını diktirmişti. Alaca gölgeliği gökyüzüne yükselmişti. Bin yerde ipek halı döşenmişti. İç Oğuz, Dış Oğuz beyleri Bayındır Han’ın sohbetine toplanmıştı. Pay Püre Bey de Bayındır Han'ın sohbetine gelmişti.

Bayındır Han'ın karşısında Kara Göne oğlu Kara Budak yayına dayanmış  duruyordu. Sağ yanında Kazan oğlu Uruz, sol yanında Kazılık Koca oğlu Bey Yeğenek durmuştu. Bay Büre Bey bunları gördüğünde “ah” eyledi, başından aklı gitti, mendilini aldı, hüngür hüngür  ağladı.

Böyle edince, kudretli Oğuz'un arkası, Bayındır Han'ın güveyisi Salur Kazan kaba dizinin üzerine çöktü, gözünü dikerek Bay Büre Bey'in yüzüne baktı, ve:

<b>Salur Kazan</b> :”Bay Büre Bey ne ağlayıp bağırıyorsun? “

<b>Bay Büre</b>:” Han Kazan nasıl ağlamayayım, nasıl bağırmayayım? Oğulda nasibim yok, kardeşte kaderim yok. Allah Teala beni lanetlemiştir. Beyler ,tacım tahtım için ağlarım. Bir gün olacak düşüp  öleceğim, yerimde yurdumda kimse kalmayacak .”dedi.

<b>Kazan</b>: “Muradın bu mudur?”

<b>Bay Büre Bey</b>: “Evet muradım budur. Benim de oğlum olsa, Han Bayındır'ın karşısına geçip ona  hizmet eylese, ben de baksam sevinsem, onunla övünsem ,ona  güvensem.” dedi.

Böyle deyince kudretli Oğuz Beyleri yüzlerini göğe doğru çevirdiler, el kaldırıp dua ettiler<b>.” Allah Teala</b> <b>sana bir oğul versin.”</b> dediler. O zamanda beylerin hayır duası hayır dua, bedduası beddua idi, duaları kabul olurdu.

Bay Bican Bey de yerinden kalktı, ve:

<b>Bay Bican</b> <b>Bey</b> :”Beyler, benim için de dua edin de , Allah Teala bana da bir kız versin.” dedi.

Kudretli Oğuz beyleri el kaldırdırıp dua eylediler. <b>“Allah Teala sana da bir kız versin .”</b>dediler.

<b>Bay Bican Bey</b>: “Beyler, Allah Teala bana bir kız verecek olursa, siz şahit olun, benim kızım Bay Büre Bey'in oğluna beşik kertme yavuklu olsun.” dedi.

Bunun üzerine bir kaç zaman geçti. Allah Teala Bay Büre Bey'e bir oğul, Bay Bican Bey'e bir kız verdi. Kudretli Oğuz beyleri bunu işittiler, şad olup sevindiler.

<b>Bay Büre Bey bezirganlarını  yanına çağırdı, buyruk etti :”</b> Bre bezirganlar, Allah Teala bana bir oğul verdi. Rum eline benim oğlum için güzel armağanlar getirin, benim oğlum büyüyünceye kadar.” dedi.

Bezirganlar da gece gündüz yola aldılar. İstanbul'a geldiler.Fevkalade, az bulunur, güzel oyuncaklar aldılar. Bay Büre'nin oğlu için bir deniz tayı boz aygır aldılar. Bir ak kirişli sert yay ile  bir de altı kanatlı gürz aldılar. Yahşi bir de kılıç alıp yol  hazırlığına başladılar. Bay Büre'nin oğlu beş yaşına girdi, beş yaşından on yaşına girdi, on yaşından on beş yaşına girdi. Dönüp baksa çalımlı, kartal hünerli bir güzel yahşi  yiğit oldu. O zamanlar  bir oğlan baş kesip  kan dökmezse ona ad koymazlardı. Bay Büre Bey'in oğlu atlandı, ava çıktı. Av avlarken babasının tavlası(at sürüsü,at grubu) üzerine geldi.

Tavlacı başı (atlara bakan kişi) onu karşıladı, indirdi misafir etti. Yiyip içip oturuyorlardı. Beri yandan da bezirganlar gelerek Kara Derbent  ağzına konmuşlardı. Allah cezalarını versin, Evnük Kalesi'nin kafirleri bunları casusladı.

Bezirganlar yatarken, ansızın beş yüz kafir saldırdılar, vurdular, yağmaladılar. Bezirganların büyüğü tutuldu, küçüğü kaçarak Oğuz'a geldi. Baktı gördü Oğuz'un hududunda bir alaca gölgelik dikilmiş, bir bey oğlu güzel yiğit kırk yiğit ile, sağında ve solunda, oturuyorlar.

<b>Bezirgan:</b>”Oğuz'un bir güzel yiğidi bu, yürüyeyim yardım isteyeyim.” dedi.

<b>Bezirgan:</b> “Yiğit yiğit bey yiğit, sen benim sesimi  anla, sözümü dinle! On altı yıldır Oğuz içinden gitmiştik. Az bulunur  kafir mallarını  Oğuz beylerine getiriyorduk. Pasin’ın Kara Derbent ağzına göğüs vermiştik. Evnük Kalesi'nin beş yüz kafiri üzerimize saldırdı. Kardeşim esir oldu. Malımızı, rızkımızı yağmaladılar, geri döndüler. Kara başımı zor kurtarıp  sana geldim. Kara başının sadakası yiğit, bana yardım et.” dedi.

Bu defa oğlan şarap içerken içmez oldu. Altın kadehi elinden yere çaldı, <b>der:</b> “Ne diyorsam yetiştirin, giyimim ile benim koç atımı getirin hey, beni seven yiğitler atlarına binsinler.” dedi. Bezirgan da önlerine düştü, onlara kılavuz oldu. Bu sırada kafir de inerek bir yerde akçe bölüşmekteydi. İşte tam bu anda  yiğitler meydanının arslanı, pehlivanların kaplanı “boz oğlan” yetişti. Bir iki demedi, kafirlere kılıç vurdu. Baş kaldıran kafirleri öldürdü, gaza eyledi. Bezirganların malını kurtardı.

<b>Bezirganlar:</b> Bey yiğit, bize sen erlik işledin, gel şimdi beğendiğin maldan al .”dediler. Yiğidin gözü bir deniz tayı boz aygırı tuttu, bir de altı kanatlı gürzü, bir de ak kirişli yayı tuttu. Bu üçünü beğendi. <b>Der:</b> “Bre bezirganlar bu aygırı ve sonra bu yayı ve bu gürzü bana verin.” dedi.

Böyle deyince bezirga lar bozuldu. <b>Yiğit</b>: “Bre bezirganlar, çok mu istedim? dedi.

<b>Bezirganlar:</b>” Niye çok olsun, amma bizim bir beyimizin oğlu vardır, bu üç şeyi ona armağan götürmemiz gerekiyor.” dediler.

<b>Oğlan</b>: “Bre beyinizin oğlu kimdir? Dedi.

<b>Bezirganlar</b> :” Bay Büre' nin oğlu vardır, adına Bamsı derler.” dediler. Bay Büre'nin oğlu olduğunu bilemediler. Yiğit parmağını ısırdı.

<b>Oğlan</b>: “Burda minnetle almaktansa, orada babamın yanında minnetsiz almak daha iyidir.” dedi. Atını kamçıladı yola girdi. Bezirganlar ardından baka kaldılar.

<b>Bezirganlar</b> :”Vallahi güzel yiğit, faziletli yiğitmiş.” dediler. Boz oğlan babasının evine geldi. Ama yaşadıklarından babasına bir şey anlatmadı.

Babasına haber verildi bezirganlar geldi diye. Babası sevindi, çadır otağ, alaca gölgelik diktirdi, ipek halılar serdirdi, geçti oturdu. Oğlunu sağ yanına aldı. Oğlan bezirganlar hususundan bir söz söylemedi, kafirleri öldürdüğünden bahsetmedi. Birdenbire bezirganlar geldiler. Baş indirip selam verdiler.

Gördüler ki baş kesen, kan döken o yiğit  Bay Büre Bey'in sağında oturuyor. Bezirganlar yürüdüler yiğidin elini öptüler. Bunlar böyle edince Bay Büre Bey'in hiddeti tuttu, bezirganlara:

<b>Bay Büre</b> :”Bre kavat oğlu kavatlar, baba dururken oğul eli  öpülür mü? Dedi.

<b>Bezirganlar:</b> “Hanım, bu yiğit senin oğlun mudur?  Dediler.

<b>Bay Büre</b> :”Evet benim oğlumdur.” dedi.

<b>Bezirganlar:</b>” Şimdi incinme Han’ım, önce onun elini öptüğümüze, eğer senin oğlun olmasaydı ,bizim malımız Gürcistan'a gitmişti, hepimiz de  esir olmuştuk.” dediler.

<b>Bay Büre</b>: “Bre, benim oğlum baş mı kesti, kan mı döktü? Dedi.

<b>Bezirganlar:</b> “Evet baş kesti, kan döktü, adam devirdi.” dediler.

<b>Bay Büre</b>: “Bre, bu oğlana ad koyacak kadar var mıdır? dedi.

<b>Bezirganlar:”</b>Evet sultanım, fazlasıyla hakkıdır.” dediler.

Bay Büre Bey kudretli Oğuz beylerini çağırdı misafir etti.Oğlunun yaşadıklarını beylere anlattı.

Dedem Korkut geldi, oğlana ad koydu.

<b>Dedem Korkut:</b>

Ünümü anla, sözümü dinle Bay Büre Bey!

Allah Taala sana bir oğul vermiş sana bağışlasın.

Ak sancak kaldırınca Müslümanlar yardımcısı olsun.

Karşı yatan kara karlı dağlardan aşar olsa,

Allah Taala senin oğluna aşıt(geçit) versin.

Kanlı kanlı sulardan geçer olsa geçit versin.

Kalabalık kafire girince,

Allah Taala senin oğluna fırsat versin.

Sen oğlunu “Bamsam” diye okşarsın,

Bunun adı boz aygırlı “Bamsı Beyrek” olsun.

Adım ben verdim, yaşını Allah versin.

&nbsp;

dedi. Kudretli Oğuz beyleri el kaldırıp dua ettiler. “Bu ad bu yiğide kutlu olsun.”dediler. Beyler hep birlikte atlarına binip  ava çıktılar. Boz aygırını çektirdi, Beyrek de atına bindi. Alaca dağa   ava çıktı. Birdenbire Oğuz'un üzerine bir sürü geyik geldi. Bamsı Beyrek birini, kovalamaya  başladı.

Kovalaya kovalaya bir yere geldi ki  ne görsün? Yeşil çayırın üzerine bir kırmızı otağ dikilmiş.

“Yarab bu otağ kimin ola?”dedi. Haberi yok ki ,alacağı ela gözlü kızın otağı olsa gerek. Bu otağın üzerine varmağa utandı.

<b>Bamsı Beyrek</b>: “Ne olursa olsun, hele ben avımı yakalayayım.” dedi. Otağın önüne gelip, geyiği arka ayağından vurdu. Baktı gördü  bu otağ Banı Çiçek’in otağıymış. Beyrek’in beşik kertme nişanlısı, sözlüsünün otağı.Banı Çiçek otağdan bakıyordu.

<b>Banı Çiçek</b> :“Bre dadılar, bu kavat oğlu kavat bize erlik mi gösteriyor.  Varın geyikten pay  isteyin, bakalım ne diyecek.” dedi. Kısırca Yenge derler bir hatun var idi. İleri vardı pay istedi.

<b>Kısırca Yenge</b>: “Hey bey yiğit, bize de bu geyikten pay ver.” dedi.

<b>Beyrek:</b> “Bre dadı, ben avcı değilim, bey oğlu beyim, hepsini size vereyim. Ama sormak ayıp olmasın bu otağ kimindir ?dedi.

<b>Kısırca Yenge</b>: “Bey yiğidim, bu otağ Bay Bican Bey kızı Banu Çiçek’indir dedi. Bunun üzerine  Beyrek’in kanı kaynadı, edeple usul usul geri döndü. Kızlar geyiği kaldırdılar, güzeller şahı Banı Çiçek’in önüne getirdiler. Baktı gördü ki bir sultan semiz yabani geyiktir.

<b>Banı Çiçek:</b> “Bre kızlar, bu yiğit nasıl bir  yiğittir?dedi.

<b>Kızlar:</b> “Vallahi sultanım, bu yiğit yüzü örtülü yahşi bir yiğittir. Bey oğlu beymiş.” dediler.

<b>Banu Çiçek</b>: “Hey hey dadılar, babam bana ben seni yüzü örtülü Beyrek’e vermişim derdi, sakın bu o olmasın. Bre çağırın gelsin, onunla konuşayım.” dedi.

Çağırdılar Beyrek geldi. Banu Çiçek yaşmaklandı(yüzünü örttü.)

<b>Banu Çiçek</b>: “Yiğit, nerden geliyorsun?dedi.

<b>Beyrek :”</b> İç Oğuz'dan.” Dedi.

<b>Banu Çiçek:”</b> İç Oğuz'da kimin nesisin? dedi.

<b>Beyrek :</b>Bay Büre oğlu Bamsı Beyrek dedikleri benim.” dedi.

<b>Banu Çiçek:”</b> Peki ya buraya ne yapmaya geldin yiğit? dedi.

<b>Beyrek :</b> “Bay Bican Bey’in bir kızı varmış, onu görmeğe geldim.” dedi.

<b>Banu Çiçek:”</b> O öyle bir  insan değildir ki sana görünsün.Amma ben Banu Çiçek’in dadısıyım, gel şimdi seninle ava çıkalım. Eğer senin atın benim atımı geçerse, onun atını da geçersin. Hem seninle ok atalım, beni geçersen onu da geçersin .Sonra  seninle güreşelim, beni yenersen onu da yenersin .”dedi.

<b>Beyrek:</b> “Pekala şimdi atlanın.”dedi.İkisi  de atlarına bindiler. Meydana çıktılar. At teptiler. Beyrek’in atı kızın atını geçti. Ok attılar. Beyrek kızın okunu geride bıraktı.

<b>Kız </b>: “Bre yiğit benim atımı kimsenin geçtiği yok, okumu kimsenin geride bıraktığı yok, şimdi gel seninle güreş tutalım.” dedi. Beyrek attan indi. Kavuştular, iki pehlivan olup birbirine sarmaştılar. Beyrek kaldırır kızı yere vurmak ister, kız kaldırır Beyrek’i vurmak ister. Beyrek bunaldı.

<b>Beyrek</b>:”Bu kıza yenilecek olursam, kudretli Oğuz içinde başıma kakarlar, yüzüme vururlar. “ dedi. Gayrete geldi, kavradı kızı sarmaya aldı, memesinden tuttu. Kız gocundu. Bu sefer Beyrek kızın ince beline girdi, sarmalayıp, arkası üzerine yere yıktı.

<b>Kız:</b> “Yiğit şunu bil ki, Bay Bican'ın kızı Banı Çiçek benim.” dedi. Beyrek üç öptü ,bir dişledi.”Düğün kutlu olsun han kızı.” diye parmağından altın yüzüğü çıkarıp, kızın parmağına geçirdi.

<b>Beyrek</b> :”Aramızda bu nişan olsun han kızı.” dedi.

<b>Kız </b>: “Mademki böyle oldu, hemen şimdi acele etmek  gerek bey oğlu.” dedi.

<b>Beyrek</b>:” Doğru söylüyorsun, baş üzerine.” dedi.

Beyrek kızdan ayrılıp evlerine geldi. Ak sakallı babası karşıladı.

<b>Babası:</b> “Oğul bugün Oğuz'da ne gördün?dedi.

<b>Beyrek</b>: “Ne göreyim, oğlu olan evlendirmiş, kızı olan kızını gelin etmiş.”dedi.

<b>Babası</b>: “Oğul yoksa seni evlendirmek mi gerek?”dedi.

<b>Beyrek</b> :”Evet ya ak sakallı aziz baba, evlendirmek gerek.” dedi.

<b> Babası:</b> “Oğuz'da kimin kızını alıvereyim.” dedi.

<b>Beyrek:</b> “Baba bana öyle bir kız alıver ki ben yerimden kalkmadan o kalkmalı, ben kara koç atıma binmeden o atına binmiş  olsun. Ben düşmanıma  varmadan o bana düşman baş getirmeli.İşte bana  böyle kız alıver baba .” dedi.

<b>Babası</b>: “Oğul sen kız istemiyorsun, kendine bir yoldaş  istiyorsun. Oğul galiba senin istediğin kız Bay Bican Bey kızı Banı Çiçek'tir.” dedi.

<b>Beyrek</b>:” Evet  ak sakallı aziz baba, benim de istediğim odur.” dedi.

<b>Babası </b>: “Ay oğul Banı Çiçek’in bir deli kardeşi vardır, adına Deli Karçar derler, kız isteyeni öldürür.”dedi.

<b>Beyrek</b>:” Peki ya ne yapalım o zaman?”dedi.

<b>Babası </b>: “Oğul kudretli Oğuz beylerini evimize çağıralım, nasıl uygun görürlerse ona göre iş yapalım.” dedi.

Kudretli Oğuz beylerinin hepsini  çağırdılar, evlerine getirip onları en güzel şekilde ağırladılar. Söz açıp konuyu konuştular.

<b>Kudretli Oğuz beyleri:</b> “Bu kızı istemeğe kim varabilir? Dediler.Kendi aralarında bu iş için Dede Korkut’u uygun gördüler.

<b>Dede Korkut:</b> “Dostlar, mademki beni gönderiyorsunuz, biliyorsunuz ki Deli Karçar kız kardeşini isteyeni öldürür. Bari Bayındır Han'ın tavlasından(at grubu) iki güzel koşucu at getirin. Bir keçi başlı geçer aygırı, bir toklu başlı doru aygırı getirin de  ansızın kaçma kovalama olursa birisine bineyim, birisini yedekte çekeyim.” dedi.

Dede Korkut' un sözü haklı görüldü. Vardılar Bayındır Han'ın tavlasından o iki atı getirdiler. Dede Korkut birine bindi, birini yedeğine aldı.

<b>Dede Korkut</b> :”Dostlar sizi Allah’a ısmarladım.” Dedi,gitti.

Meğer sultanım, Deli Karçar da ak çadırını, ak otağını kara yerin üzerine kurdurmuştu. Arkadaşları ile nişan talimi yapıyordu. Dedem Korkut öteden beriye geldi. Baş indirdi, bağır bastı; ağız dilden güzel selam verdi. Deli Karçar ağzını köpüklendirdi. Dede Korkut' un yüzüne baktı.

<b>Deli Karçar</b>: “Aleykümselam, ey işleri bozulmuş, Kadir Allah ak alnına bela yazmış!. Ayaklıların buraya geldiği yok, ağızlıların bu suyumdan içtiği yok, sana ne oldu? İşlerin mi bozuldu, ecelin mi geldi? Buralarda neylersin?” dedi.

<b>Dede Korkut:</b>

Karsı yatan kara dağını aşmağa gelmişim.

Akıntılı güzel suyunu geçmeğe gelmişim.

Geniş eteğine dar koltuğuna sığınmağa gelmişim.

&nbsp;

Allahı’ ın buyruğu ile Peygamberin kavli ile aydan arı, güneşden güzel kız kardeşin Banı Çiçek’i Bamsı Beyrek’e istemeğe gelmişim.” dedi. Dede Korkut böyIe söyleyince,

<b>Deli Karçar</b>: “Bre ne diyorsam yetiştirin, kara aygırı silah ve teçhizatla getirin.” dedi.

Kara aygırı silah ve teçhizatla getirdiler. Deli Karçar'ı bindirdiler.Dede Korkut toklu başlı doru aygıra binip ,durmadan kaçtı. Deli Karçar ardına düştü.

Toklu başlı doru aygır yoruldu. Dede Korkut keçi başlı geçer aygıra sıçradı bindi. Dedeyi kovalaya kovalaya Deli Karçar on tepe yer aşırdı. Dede Korkud'un ardından Deli Karçar erişti. Dede şaşkına döndü, Allah'a sığındı, “ismiazam duasını” okudu. Deli Karçar kılıcını eline aldı, yukarısından öfke ile hamle kıldı. Deli Bey diledi ki Dede’yi tepeden aşağı uçursun.

<b>Dede Korkut</b>: “Vurursan elin kurusun .”dedi.

Hak Taala'nın emri ile Deli Karçar'ın eli yukarıda asılı kaldı. Zira Dede Korkut keramet sahibi idi, dileği kabul olundu.

<b>Deli Karçar</b>:

Medet aman’el’aman,Allah’ın  birliğine yoktur güman.Dede sen benim elimi iyileştiriver, Allah’ın  buyruğu ile, Peygamberin kavli ile kız kardeşimi Beyrek’e vereyim .”dedi.

&nbsp;

Üç kere ağzından ikrar eyledi, günahına tövbe eyledi. Dede Korkut dua eyledi. Deli Kaçar’ın eli Hak emri ile sapasağlam oldu.

<b>Deli Karçar</b>: “Dede, kız kardeşimin yoluna ben ne istersem verir misin?”dedi.

<b>Dede Korkut:</b> “Verelim dedi, görelim ne istersin?” dedi.

<b>Deli Karçar</b>: “Bin erkek deve getirin ki dişi deve görmemiş olsun, bin de aygır getirin ki hiç kısrakla çiftleşmemiş olsun. Bin de koyun görmemiş koç getirin, bin de kuyruksuz kulaksız köpek getirin, bin de iri pire getirin bana.Eğer bu dediğim şeyleri getirirseniz pekala kardeşimi veririm. Amma getirmeyecek olursan bu sefer öldürmedim, o vakit öldürürüm.” dedi.

&nbsp;

Dede Korkut  döndü Bay Büre Bey'in evlerine geldi.

<b>Bay Büre Bey:</b> “Dede, oğlan mısın kız mısın?dedi.

<b>Dede Korkut:</b> “ Oğlanım.” dedi.

<b>Bay Büre Bey:</b> “Peki ya nasıl kurtuldun Deli Karçar'ın elinden?” dedi.

<b>Dede Korkut:</b> “Allah'ın inayeti, ipi kopardı, bağı kopardı, erenlerin himmeti oldu, kızı aldım.” dedi. Beyrek’e ve anasına ve kız kardeşlerine müjdeci geldi, sevindiler, şad oldular.

<b>Bay Büre Bey</b>: “Deli ne kadar mal istedi?” dedi.

<b>DedeKorkut:</b> “Murada maksuda ermesin, Deli Karçar öyle mal istedi ki hiç bitmez. “dedi.

<b>Bay Büre Bey :</b> “Hele ne istedi söyle?”dedi.

<b>Dede Korkut:</b> “Bin aygır istedi  ki kısrakla çiftleşmemiş olsun, bin de erkek deve istedi ki dişi deve görmemiş olsun, bin de koç istedi  koyun görmemiş olsun, bin de kuyruksuz kulaksız köpek istedi, bin de ufacık karacık pireler istedi. Bu şeyleri getirecek olursanız kız kardeşimi veririm, getirmeyecek olursan gözüme görünmeyesin, yoksa seni öldürürüm.” dedi.

<b>Bay Büre Bey </b>: “Dede ben üçünü bulursam ikisini de  sen bulur musun?” dedi.

<b>Dede Korkut</b>: “Evet Han’ım, bulurum.” dedi.

<b>Bay Büre Bey:</b> “Şimdi dede, köpek ile pireyi sen bul.” dedi.

Sonra, kendisi tavla tavla atlarına vardı, bin aygır seçti, develerine vardı bin erkek deve seçti, koyunlarına vardı bin koç seçti.

Dede Korkut da bin kuyruksuz kulaksız köpek ile bin de pire buldu. Alıp bunları Deli Karçar'a gitti. Deli Karçar işitti onu karşılayıp:”göreyim dediğimi getirdiler mi?” dedi. Aygırları görünce beğendi, develeri gördüğünde beğendi, koçları beğendi, köpekleri görünce kah kah güldü.

<b>Deli Karçar:</b> Dede i hani benim pirelerim? Dedi.

<b>Dede Korkut</b>: “Hay oğul Karçar insan içinpireler  tıpkı sığır sineği gibi tehlikelidir. O bir müthiş canavardır, hep bir yerde topladımr, gel gidelim, semizini al zayıfını bırak.” dedi.

Aldı Deli Karçar'ı bir pireli yere getirdi. Deli Karçar'ı çırıl çıplak eyledi, ağıla soktu. Pireler Deli Karçar'a üşüştüler. Gördü başa çıkamayınca,

<b>Deli Karçar:”</b> Medet Dede, kerem eyle Allah aşkına kapıyı aç  da çıkayım.” dedi.

<b>Dede Korkut</b>: “Oğul Karçar ne gürültü patırtı ediyorsun? Bu ısmarladığın şeydir, ne oldun böyle bunaldın?Semizini al ,zayıfını bırak.” dedi.

<b>Deli Karçar</b>: “Hay Dede Sultan, Allah bunun semizini de alsın zayıfını da alsın.Bunlar seçilecek gibi değil.Dede Allah aşkına rhal beni dışarı çıkar.” dedi. Dede  Korkut kapıyı açtı. Deli Karçar çıktı. Dede Korkut  gördü ki Delinin canına geçmiş, başının derdine düşmüş, gövdesi pireden görünmez, yüzü gözü belirmez. Dedenin ayağına kapandı. “Allah aşkına beni kurtar.” dedi.

<b>Dede Korkut</b>: “Var oğul kendini suya at.” dedi. Deli Karçar koşarak vardı suya atladı. Piredir suya aktı gitti. Pirelerden kurtuldu.Geldi elbisesini giydi, evine gitti.Düğün hazırlığını yaptı. Oğuz zamanında bir yiğit ki evlense ok atardı, oku nereye düşse orada gelin odası dikilirdi. Beyrek Han da okunu attı, dibine gelin odasını dikti. Adaklısından gelin hediyesi olarak bir kırmızı kaftan geldi. Beyrek giydi. Arkadaşlarına bu iş hoş gelmedi, müteessir oldular.

<b>Beyrek:</b> “Niye müteessir odlunu?” dedi.

<b>Dediler:</b> “Nasıl müteessir olmayalım. Sen kızıl kaftan giyiyorsun, biz ak kaftan giyiyoruz .”dediler.

<b>Beyrek</b>: “Bu kadar şeyden ötürü niye müteessir oluyorsunuz, bugün ben giydim, yarın naibim giysin, kırk gün kadar sıra ile giyiniz, ondan sonra bir dervişe verelim .”dedi.

Kırk yiğit ile yiyip içip oturuyorlardı. Murada maksuda ermesin, kafirin casusu bunları casusladı.Varıp Bayburt Hisarı’nın beyine haber verdi.

<b>Casuslar:</b> “Ne oturuyorsun sultanım, Bay Bican Bey o sana vereceği kızı Beyrek’e verdi, bu gece gelin odasına giriyor. Dediler. Murada maksuda ermesin, o mel'un, yedi yüz kafir ile dört nala hücum etti.

Beyrek ap alaca gelin odası içinde yiyip içip habersiz oturuyordu. Geceleyin  uykusunda kafir otağa saldırdı. Naibi kılıcını sıyırdı eline aldı, “Benim başım Beyrek’in başına Kurban olsun.” dedi. Naip paralandı, şehit oldu. Derin olsa batırır kalabalık korkutur, at işler er övünür, yayan erin ümidi olmaz. Otuz dokuz yiğit ile Beyrek esir gitti. Tan ağardı, güneş doğdu. Beyrek’in babası anası baktı gördü ki, gerdek görünmez olmuş. Ah ettiler, akılları başlarından gitti. Gördüler ki uçanlardan kuzgun kalmış, tazı dolaşmış yurtta kalmış, gelin odası paralanmış, naip şehit olmuş.

Beyrek’in babası kaba sarığı kaldırıp yere çaldı, çekti yakasını yırttı. Oğul oğul diyerek ağlayıp  feryat figan etti. Ak saçlı  anası hüngür hüngür  ağladı, acı tırnağını ak yüzüne çaldı, al yanağını yırttı, kargı gibi kara saçını yoldu. Ağlayıp  sızlayarak evine geldi.

Bay Büre Bey'in penceresi altın otağına feryat figan girdi. Kızı gelini kah kah gülmez oldu. Kızıl kına ak eline yakmaz oldu. Yedi kız kardeşi ak çıkardılar, kara elbiseler giydiler.” Vay beyim kardeş, muradına maksuduna ermeyen yalnız kardeş.” diyip ağlaştılar böğrüştüler. Beyrek’in yavuklusuna haber oldu, Banı Çiçek karalar giydi ak kaftanını çıkardı, güz elması gibi al yanağını  çekti yırttı,

Vay al duvağımın sahibi,

Vay alnımın başımın umudu,

Vay şah yiğidim, vay şahbaz  yiğidim,

Doyuncaya kadar yüzüne bakmadığım Han’ım,

Nereye gittin beni yalnız koyup canım yiğit?

Göz açıp da gördüğüm,

Gönül ile sevdiğim,

Bir yastıkta baş koyduğum,

Yolunda öldüğüm kurban olduğum,

Vay Kazan Bey'in inandığı,

Vay kudretli Oğuz’un imrenileni Han Beyrek.

&nbsp;

deyip  ağladı. Bunu işiten Kıyan Selçuk oğlu Deli Dündar ak çıkardı kara giydi. Beyrek’in yar ve yoldaşları akı çıkarıp karalar giydiler. Kudretli Oğuz beyleri Beyrek için büyük yas tuttular, ümit kestiler.

Bunun üzerine on altı yıl geçti, Beyrek’in ölüsünden, dirisinden haber alamadılar. Bir gün kızın kardeşi Deli Karçar Bayındır Han’ın divanına geldi, dizini çöktü,

<b>Deli Karçar</b>:”Devletli Han’ın ömrü uzun olsun. Beyrek sağ olsa on altı yıldan beri gelirdi, bir yiğit olsa dirisi haberini getirse, sırmalı elbise, cübbe, altın akçe verirdim, ölüsü haberini getirene kız kardeşimi verirdim .”dedi.

Böyle deyince, murada maksuda ermesin.

<b>Yalancı oğlu Yaltacuk:</b> “Sultanım ben varayım, ölü mü diri mi haberini  getireyim.” dedi.

Meğer Beyrek buna bir gömlek bağışlamışta giymezdi, saklardı. Vardı, gömleği kana mana batırdı, Bayındır Han'ın önüne getirip bıraktı.

<b>Bayındır Han:”</b> Bre bu ne gömlektir? Dedi.

<b>Yalancı oğlu Yaltacuk</b> :”Beyrek’i Kara Derbent’te öldürmüşler, işte delili sultanım.” dedi.

Gömleği görünce beyler hüngür hüngür ağlaştılar, feryat figan ettiler.

<b>Bayındır Han:</b> “Bre niye ağlıyorsunuz, biz bunu tanımayız, adaklısına götürün görsün, o iyi bilir, zira o dikmiştir, yine o tanır.” dedi.

Vardılar, gömleği Banı Çiçek’e ilettiler. Gördü tanıdı, odur dedi, çekti yakasını yırttı, acı tırnağı  ak yüzüne aldı çaldı, güz elması gibi al yanağını yırttı.

--></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/kam-purenin-oglu-bamsi-beyrek-destani-1-bolum-dede-korkut-destanlari/">Kam Pürenin Oğlu Bamsı Beyrek Destanı 1. Bölüm (Dede Korkut Destanları)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/kam-purenin-oglu-bamsi-beyrek-destani-1-bolum-dede-korkut-destanlari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kam Pürenin Oğlu Bamsı Beyrek Destanı &#8211; 2. Bölüm (Dede Korkut Destanları)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/kam-purenin-oglu-bamsi-beyrek-destani-2-bolum-dede-korkut-destanlari/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/kam-purenin-oglu-bamsi-beyrek-destani-2-bolum-dede-korkut-destanlari/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Nov 2007 15:31:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dede Korkut Destanları]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir Öykü Roman]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Destanları]]></category>
		<category><![CDATA[Bamsi Beyrek]]></category>
		<category><![CDATA[Bamsi Beyrek Destani]]></category>
		<category><![CDATA[Dede]]></category>
		<category><![CDATA[Dede Korkut]]></category>
		<category><![CDATA[Dede Korkut Hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dede Korkut Oykuleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dede Korkut Türk Destanlari]]></category>
		<category><![CDATA[Dedem Korkut]]></category>
		<category><![CDATA[Kam Pure]]></category>
		<category><![CDATA[Kam Purenin Oglu Bamsi Beyrek]]></category>
		<category><![CDATA[Korkut Ata]]></category>
		<category><![CDATA[Pay Pure]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/kam-purenin-oglu-bamsi-beyrek-destani-2-bolum-dede-korkut-destanlari/</guid>

					<description><![CDATA[<p>DEDE KORKUT HİKAYELERİ (Kam Bürenin Oğlu Bamsı Beyrek Destanı -2) Vay göz açıp gördüğüm, Gönül verip sevdiğim, Vay al duvağımın sahibi, Vay alnımın başımın umudu, Han Beyrek! &#160; diye ağladı. Babasına, anasına haber oldu. Ap alaca yurduna feryat figan girdi. Ak çıkardılar, kara giydiler. Kudretli Oğuz Beyleri Beyrek&#8217;ten ümit kestiler. Yalancı oğlu Yaltacuk ,küçük düğününü yaptı [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/kam-purenin-oglu-bamsi-beyrek-destani-2-bolum-dede-korkut-destanlari/">Kam Pürenin Oğlu Bamsı Beyrek Destanı – 2. Bölüm (Dede Korkut Destanları)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2 style="text-align: left;" align="center"><b>DEDE KORKUT HİKAYELERİ </b><b>(</b>Kam Bürenin Oğlu Bamsı Beyrek Destanı<b> -2)</b></h2>
<p><img decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-38522" alt="dede_korkut" src="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2007/11/dede_korkut.jpg" width="175" height="241" />Vay göz açıp gördüğüm,</p>
<p>Gönül verip sevdiğim,</p>
<p>Vay al duvağımın sahibi,</p>
<p>Vay alnımın başımın umudu,</p>
<p>Han Beyrek!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>diye ağladı. Babasına, anasına haber oldu. Ap alaca yurduna feryat figan girdi. Ak çıkardılar, kara giydiler. Kudretli Oğuz Beyleri Beyrek&#8217;ten ümit kestiler.</p>
<p>Yalancı oğlu Yaltacuk ,küçük düğününü yaptı büyük düğününe mühlet koydu.</p>
<p>Beyrek’in babası Bay Büre Bey de bezirganlarını çağırdı yanına getirdi.</p>
<p><b>Bay Büre Bey</b>: “Bre bezirganlar gidin, memleket memleket her yeri  arayın. Beyrek’in ölüsünün dirisinin  haberini getirirsiniz belki.” dedi.</p>
<p>Bezirganlar hazırlık gördüler. Gece gündüz demeyip yürüdüler. Birdenbire Parasarın Bayburt Hisarı’na geldiler. Meğer o gün kafirlerin mukaddes günleriymiş. Her biri yemekte içmekte idi. Beyrek’i de getirip ona kopuz çaldırıyorlardı. Beyrek yüce çardaktan baktı bezirganları gördü.</p>
<p>Bunları gördüğünde haberleşti, görelim hanım ne haberleşti:</p>
<p><b>Beyrek:</b></p>
<p>“Düz ,engin, havadar yerden gelen kervancı,</p>
<p>Bey babamın, kadın anamın hediyesi kervancı,</p>
<p>Ayağı uzun koç ata binen kervancı,</p>
<p>Ünümü anla, sözümü dinle kervancı,</p>
<p>Kudretli Oğuz içinde Ulaş oğlu Salur Kazan&#8217;ı,</p>
<p>Sorar olsam sağ mı kervancı?</p>
<p>Kıyan Selçuk oğlu Deli Dündar’ı,</p>
<p>Sorar olsam sağ mı kervancı?</p>
<p>Kara Güne oğlu Kara Budağ’ı</p>
<p>Sorar olsam sağ mı kervancı?</p>
<p>Ak sakallı babamı,ak saçlı  anamı,</p>
<p>Sorar olsam sağ mı kervancı?</p>
<p>Göz açıp da gördüğüm,</p>
<p>Gönül verip  sevdiğim,</p>
<p>Bay Bican kızı Banı Çiçek evde mi,</p>
<p>Yoksa kimseye vardı mı kervancı?</p>
<p>Söyle bana,</p>
<p>Kara başım kurban olsun kervancı sana.”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>dedi. Bezirganlar da söyledi,görelim hanım ne söyledi:</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><b> </b></p>
<p><b> </b></p>
<p><b>Bezirganlar:</b></p>
<p>“Sağ mısın, esen misin canım Bamsı?</p>
<p>On altı yılın hasreti Han’ım Bamsı,</p>
<p>Kudretli Oğuz içinde;</p>
<p>Kazan Bey’i soruyorsan  sağdır Bamsı.</p>
<p>Kıyan Selçuk oğlu Deli Dündar&#8217;ı soruyorsan sağdır Bamsı.</p>
<p>Kara Göne oğlu Budağ’ı soruyorsan sağdır Bamsı.</p>
<p>O beyler ak çıkardı ,kara giydi senin için Bamsı.</p>
<p>Ak sakallı babanı ,ak saçlı ananı soruyorsan sağdır Bamsı.</p>
<p>Ak çıkarıp kara giydiler senin için Bamsı.</p>
<p>Yedi kız kardeşini yedi yol ayırımında ağlar gördüm Bamsı.</p>
<p>Güz elması gibi al yanaklarını yırtar gördüm Bamsı.</p>
<p>Gitti  gelmez kardeş diye feryad eder gördüm Bamsı.</p>
<p>Göz açıp da gördüğün,</p>
<p>Gönül verip sevdiği,</p>
<p>Bay Bican kızı Banı Çiçek</p>
<p>Küçük düğününü yaptı, büyük düğününe mühlet koydu.</p>
<p>Yalancı oğlu Yaltacuk’a varır gördüm Han Beyrek.</p>
<p>Parasarın Bayburt Hisarı’ndan kaçmaya bak.</p>
<p>Ap alaca gerdeğine gelmeye bak.</p>
<p>Gelemezsen Bay Bican kızı Banı Çiçek’i aldırdın belli bil.”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>dediler. Beyrek kalktı, ağlaya ağlaya kırk yiğidin yanına geldi. Kaba sarığını kaldırdı yere çaldı, der:</p>
<p><b>Beyrek:”</b>Hey benim kırk arkadaşım, biliyor musunuz neler oldu? Yalancı oğlu Yaltacuk benim ölüm haberimi iletmiş, penceresi altın otağına babamın figan girmiş, kara benzer kızı gelini ak çıkarmış kara giymiş. Göz açıp da gördüğüm, gönül verip sevdiğim Banı Çiçek Yalancı oğlu Yaltacuk’a varır olmuş.”<b></b></p>
<p>Böyle deyince kırk yiğidi kaba sarıklarını kaldırıp yere çaldılar, hüngür hüngür  ağlaştılar, feryat figan ettiler.</p>
<p>Meğer kafir beyinin bir bekar kızı vardı. Her gün Beyrek’i görmeğe gelirdi. O gün yine görmeye geldi. Baktı gördü, Beyrek çok üzgün.</p>
<p><b>Kız :</b> “Niçin üzüntülüsün Han’ım yiğit? Her geldiğimde  seni şen görürdüm, gülerdin oynardın, şimdi ne oldu sana?” dedi.</p>
<p><b>Beyrek:</b> “Nasıl üzüntülü olmayayım? On altı yıldır ki babanın esiriyim. Babaya, anaya, akrabaya kardeşe hasretim. Ve hem bir kara gözlü yavuklum vardı. Yalancı oğlu Yaltacuk derler bir kişi var idi.Varmış yalan söylemiş, beni öldü demiş, sevdiği de ona varır olmuş.” dedi.</p>
<p>Böyle söyleyince, kız  Beyrek’e şöyle söyledi.</p>
<p><b>Kız :</b> “ Eğer seni hisardan aşağı urganla sallandıracak olursam, babana anana sağlık ile varacak olursan buraya geri dönüp beni gelip helallığa alır mısın?” dedi.</p>
<p><b>Beyrek and içti</b>: “Eğer Oğuz&#8217;a sağ salim  varıp da   ,gelip seni helallığa almazsam; kılıcıma doğranayım, okuma saplanayım, yer gibi oyulayım, toprak gibi savrulayım.”dedi.</p>
<p>Kız da urgan getirip Beyrek’i hisardan aşağı sallandırdı. Beyrek aşağı baktı, kendisini yeryüzünde gördü. Allah&#8217;a şükredip, yola düştü. Gide gide kafirin at sürüsüne ulaştı. “Bir at bulursam tutayım bineyim.” dedi. Baktı gördü kendisinin deniz tayı boz aygırı burada otlayıp duruyor. Boz aygır da Beyrek’i görüp tanıdı, iki ayağının üzerine kalktı kişnedi.</p>
<p><b>Beyrek de “Boz Aygırı” övmüş, görelim hanım nasıl övmüş:</b></p>
<p>Açık açık meydana benzer senin alıncığın,</p>
<p>Gece ışık saçan taşa benzer senin gözceğizin,</p>
<p>İpek tele  benzer senin yeleciğin,</p>
<p>İki çift kardeşe benzer senin kulacığın,</p>
<p>Eri muradına erdirir senin arkacığın,</p>
<p>At demem sana, kardeşimden daha iyi kardeş derim.</p>
<p>Başıma iş geldi sana arkadaşımdan daha iyi arkadaş derim.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>dedi. At başını yukarı tuttu, bir kulağını kaldırdı. Beyrek’in karşısına geldi. Beyrek, atın göğsünü kucakladı, iki gözünü öptü. Sıçradı bindi, hisarın kapısına geldi. Otuz dokuz arkadaşını emanet etti, görelim hanım nasıl emanet etti:</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><b>Beyrek :</b></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bre pis dinli kafir,</p>
<p>Benim ağzıma sövdün durdun  tahammül edemedim.</p>
<p>Kara domuz etinden yahni yedirdin tahammül edemedim.</p>
<p>Allah ı bana yol verdi gider oldum, bre kafir.</p>
<p>Otuz dokuz yiğidimi burada bırakıyorum  bre kafir,</p>
<p>Döndüğümde birini eksik bulsam, yerine on öldürürüm.</p>
<p>Onunu eksik bulursam, yerine yüzünü öldürürüm bre kafir.</p>
<p>Otuz dokuz yiğidim  emanettir bre kafir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>dedi. Yürüdü ve oradan ayrıldı. Kırk kafir  atlandılar, ardına düştüler. Kovaladılar fakat ona  yetişemediler.Geri  döndüler.</p>
<p>Beyrek Oğuz&#8217;a geldi. Baktı gördü bir ozan gidiyor.</p>
<p><b>Beyrek</b>: “Bre ozan nereye gidiyorsun?”dedi.</p>
<p><b>Ozan</b>: “Bey yiğit düğüne gidiyorum.”dedi.</p>
<p><b>Beyrek</b>: “Düğün kimin?”dedi.</p>
<p><b>Ozan</b>:”Yalancı oğlu Yaltacuk dedikleri kişinindir.” dedi.</p>
<p><b>Beyrek</b>:”Bre kimin nesini alıyor?” dedi.</p>
<p><b>Ozan:</b> “Han Beyrek’in adaklısını alıyor.” dedi.</p>
<p><b>Beyrek:</b> “Bre ozan kopuzunu bana ver, atımı sana vereyim. Sakla, geri geldiğimde  parasını  getirip alayım.” dedi.</p>
<p><b>Ozan</b>: “Avazım kısılmadan, sesim kalınlaşmadan bir attır elime geçti, götüreyim, saklayayım.” dedi. Ozan kopuzu Beyrek’e verdi. Beyrek kopuzu aldı, babasının yurduna yaklaştı. Baktı gördü ki birkaç çoban  yolun kenarına  çekilmiş hem  ağlıyorlar, hem de  durmayıp taş yığıyorlar.</p>
<p><b>Beyrek:</b> “Bre çobanlar, bir kişi yolda taş bulsa kenara  atar, siz bu yolda bu taşı niçin yığıyorsunuz?”dedi.</p>
<p><b>Çobanlar</b>: “Bre sen seni bilirsin, bizim halimizden haberin yok.” dediler.</p>
<p><b>Beyrek:”</b>Bre ne haliniz vardır?”dedi.</p>
<p><b>Çobanlar:</b> “Beyimizin bir oğlu vardı, on altı yıldır ki ölü mü  diri mi kimse bilmez. Yalancı oğlu Yaltacuk derler, ölü diye  haberini getirdi, adaklısını ona verdiler, gelir burdan geçer, vuralım onu, ona varmasın, eşine dengine varsın.” dediler.</p>
<p><b>Beyrek:</b> “Bre yüzünüz ak olsun, ağanızın ekmeği size helal olsun.” dedi. Oradan babasının yurduna geldi. Meğer evlerinin önündeki büyük ağacın dibinde bir güzel pınar vardı. Beyrek baktı, gördü ki küçük kız kardeşi pınardan su almaya geliyor. “Kardeş Beyrek!” diye ağlıyor feryat ediyor.” Toyun düğünün kara oldu.” diye ağlıyor. Beyrek’e  ayrılık acısı çöktü, dayanamadı. Gözünün boncuk boncuk yaşlar aktı. Çağırarak burada söyler, görelim hanım ne söyler:</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><b>Beyrek :</b></p>
<p>“Bre kız ne ağlıyorsun, ne bağırıyorsun ağabey diye?</p>
<p>Yandı bağrım, yakıldı içim.</p>
<p>Senin ağabeyin yok mu olmuştur?</p>
<p>Yüreğine kaynar yağlar mı dökülmüştür?</p>
<p>Kara bağrın mı sarsılmıştır?</p>
<p>Ağabey diye ne ağlıyorsun ,ne bağırıyorsun?</p>
<p>Yandı bağrım yakıldı içim.</p>
<p>Karşı yatan kara dağı soracak olsam yaylak kimin?</p>
<p>Soğuk soğuk sularını soracak olsam içme kimin?</p>
<p>Tavla tavla koç atları soracak olsam binek kimin?</p>
<p>Katar katar develeri soracak olsam yük taşıyıcı kimin?</p>
<p>Ağıllarda akça koyunu soracak olsam şölen kimin?</p>
<p>Karalı mavili otağı sorar olsam gölge kimin?</p>
<p>Ağız dilden kız bir  haber ver  bana.</p>
<p>Kara başım kurban olsun bugün sana.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>dedi.</p>
<p><b> </b></p>
<p><b>Kız :</b></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“Çalma ozan, söyleme ozan.</p>
<p>Yaslı ben kızın nesine gerek ozan.</p>
<p>Karşı yatan kara dağı sorarsan,</p>
<p>Ağabeyim Beyrek’in yaylasıydı.</p>
<p>Ağabeyim Beyrek gideli yayladığım yok.</p>
<p>Soğuk soğuk sularını sorarsan,</p>
<p>Ağabeyim Beyrek’in içmesiydi.</p>
<p>Ağabeyim Beyrek gideli içtiğim yok.</p>
<p>Tavla tavla koç atları sorarsan,</p>
<p>Ağabeyim Beyrek’in bineğiydi.</p>
<p>Ağabeyim Beyrek gideli bindiğim yok.</p>
<p>Katar katar develeri sorarsan,</p>
<p>Ağabeyim Beyrek’in yük taşıyıcısıydı.</p>
<p>Ağabeyim Beyrek gideli yükleyenim yok.</p>
<p>Ağıllarda akça koyunu sorarsan,</p>
<p>Ağabeyim Beyrek’in şöleniydi.</p>
<p>Ağabeyim Beyrek gideli şölenim yok.</p>
<p>Karalı mavili otağı sorarsan,</p>
<p>Ağabeyim Beyrek’indir.</p>
<p>Ağabeyim Beyrek gideli göçenim yok.”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><b>Yine kız der:</b></p>
<p>“Bre ozan,</p>
<p>Karşı yatan kara dağdan gelip  geçtiğinde,</p>
<p>Beyrek adlı bir yiğide rastlamadın mı?</p>
<p>Taşkın taşkın suları aşıp geldiğinde geçtiğinde,</p>
<p>Beyrek adlı bir yiğide rastlamadın mı?</p>
<p>Ağır adlı şehirlerden gelip  geçtiğinde,</p>
<p>Beyrek adlı bir yiğide rastlamadın mı?</p>
<p>Bre ozan gördün ise söyle bana.</p>
<p>Kara başım kurban olsun ozan sana.”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>dedi.</p>
<p><b> </b></p>
<p><b>Kız gene der:</b></p>
<p>“Karşı yatan kara dağım yıkılmıştır.</p>
<p>Ozan senin haberin yok.</p>
<p>Gölgeli koca ağacım kesilmiştir.</p>
<p>Ozan senin haberin yok.</p>
<p>Kara bağrım delinmiştir.</p>
<p>Ozan senin haberin yok</p>
<p>Çalma ozan, söyleme ozan.</p>
<p>Yaslı ben kızın nesine gerek ozan.</p>
<p>Az ilerde  düğün var, düğüne varıp öt ozan.”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>dedi. Beyrek buradan ayrılıp büyük kız kardeşlerinin yanına geldi. Baktı gördü kız kardeşleri karalı mavili bir arada oturuyorlar.</p>
<p><b> Çağırıp Beyrek söyler, görelim hanım ne söyler:</b></p>
<p>Sabah sabah yerinden kalkan kızlar,</p>
<p>Ak otağı bırakıp kara otağa giren kızlar,</p>
<p>Ak çıkarıp kara giyen kızlar,</p>
<p>Bağır gibi katılaşan yoğurttan ne var?</p>
<p>Kara saç altında kül ekmeğinden ne var?</p>
<p>Deri yaygıda ekmekten ne var?</p>
<p>Üç gündür yoldan geldim doyurun beni.</p>
<p>Üç güne varmasın Allah sevindirsin sizleri.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>dedi. Kızlar vardılar, yemek getirdiler, Beyrek’in karnını doyurdular.</p>
<p><b>Beyrek :</b> “Ağabeyinizin başı  gözü sadakası için eski kaftanınız varsa verin  giyeyim düğüne varayım. Düğünde elime kaftan verirler, tekrar kaftanınızı geri veririm.” dedi. Vardılar, Beyrek’in kaftanı var imiş, buna verdiler. Aldı giydi, boyu boyura, beli beline, kolu koluna yakıştı. Büyük kız kardeşi bunu Beyrek’e benzetti, kara süzme gözleri kanlı  yaşla doldu.</p>
<p><b>Söylemiş, görelim hanım ne söylemiş :</b></p>
<p>Kara sürme gözlerin fersizleşmeseydi,</p>
<p>Ağabeyim Beyrek diyeydim ozan sana.</p>
<p>Yüzünü kara saç örtmeseydi,</p>
<p>Ağabeyim Beyrek diyeydim ozan sana.</p>
<p>Sağlam sağlam bileklerin solmasaydı,</p>
<p>Ağabeyim Beyrek diyeydim ozan sana.</p>
<p>Sallana sallana yürüyüşünden,</p>
<p>Aslan gibi duruşundan,</p>
<p>Arkaya dönüp bakışından,</p>
<p>Ağabeyim Beyrek’e benzetiyorum ozan seni.</p>
<p>Sevindirdin yerindirme ozan beni.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Dedi.<b>Kız bir daha söylemiş:</b></p>
<p>Çalma ozan, söyleme ozan.</p>
<p>Ağabeyim Beyrek gideli bize ozan geldiği yok.</p>
<p>Üstümüzden kaftanımızı aldığı yok.</p>
<p>Başımızdan örtümüzü aldığı yok.</p>
<p>Boynuzu burma koçlarımızı aldığı yok.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>dedi.</p>
<p><b>Beyrek</b>:”Gördün mü,kızlar bu kaftanla  beni tanıdı,Kudretli Oğuz beyleri de tanırlar.Göreyim Oğuz’da benim dostum düşmanım kimdir?Bileyim.”diyerek,kaftanını sıyırdı,kaldırdı kızların üstüne atıverdi.”Ne siz kalın,ne Beyrek kalsın,bir eski kaftan verdiniz,benim beynimi aldınız.” deyip vardı bir eski deve çuvalı buldu,deldi boynuna geçirdi,kendisini deliliğe verdi.Sürdü düğüne geldi.</p>
<p>Gördü,düğünde güvey olacak ok atıyor.Kara Güne oğlu Deli Budak,Kazan Bey oğlu Uruz,beyler başı Yeğenek,Gaflet Koca oğlu  Şir Şemseddin,kızın kardeşi Deli Karçar bile ok atıyorlardı.Beyrek bunların ok atışlarını seyretti.Ne zaman Kara Budak atsa, <b>Beyrek</b>:”Elin var olsun.”diyordu.Şir Şemseddin atsa “Elin var olsun.”diyordu.Her kim atsa,” Elin var olsun.”diyordu.Ne zaman güvey arsa “Elin kurusun,parmakların çürüsün,hey domuz oğlu domuz”diyordu.”Bre domuz oğlu domuz ,güveyilere sen kurban ol”diyordu.</p>
<p>Yalancı oğlu Yaltacık’ın öfkesi tuttu.Bağırdı.</p>
<p><b>Yaltacık:</b>“Bre kavat oğlu deli kavat,sana düşer mi bana bunun gibi söz söylemek?Gel bre kavat,benim yayımı çek.Yoksa şimdi seni öldürürüm,boynunu vururum.”dedi.</p>
<p>Böyle deyince, Beyrek herifin yayını aldı,çekti.Kabzasından yay iki parça oldu.Götürdü,yüzüne attı.</p>
<p><b>Beyrek</b>: “Çorak yerde çayır kuşuna atmak için iyi.”dedi.</p>
<p>Yalancı oğlu Yaltacık yayın ufalandığını gördü,çok kızdı.</p>
<p><b>Yaltacık:</b>”Bre varın,Beyrek’in yayı vardır getirin.”dedi.Vardılar, getirdiler. Beyrek yayını görünce yoldaşlarını andı,ağladı.Yayını eline alıp öptü.Görelim yayını nasıl övdü:</p>
<p>Tul tulara gerdiğim,</p>
<p>Tuladarı duharlıyı koduğum,</p>
<p>Düşman yurdu elimde</p>
<p>Kıl okluklum aygır malı,</p>
<p>Aygır verip aldığım,</p>
<p>Ak kirişli sert yayım,</p>
<p>Boğa verip aldığım,</p>
<p>Boğumlu  kirişlim,</p>
<p>Sıkıntılı yerde bıraktım geldim.</p>
<p>Otuz dokuz arkadaşım,iki kervanım.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Dedi.Sonra <b>Beyrek :”</b>Beyler sizin aşkınıza çekeyim yayı,atayım oku”dedi.Meğer güveyinin yüzüğüne nişan alıp ok  atıyorlardı.Beyrek ok ile yüzüğü vurdu paraladı.Oğuz beyleri bunu görünce ellerini çırpıp gülüştüler.</p>
<p>Kazan Bey bakıp seyrediyordu.Adam gönderdi, Beyrek’i çağırdı.Deli ozan geldi,baş eğdi,elini bağrına  bastı,selam verdi.Beyrek söyledi,görelim ne söyledi.</p>
<p><b>Beyrek</b>:</p>
<p>Sabah erken yerde dikilince ak otağlı,</p>
<p>Atlastan yapılmış  mavi gölgelikli,</p>
<p>Tavla tavla çekilince yiğit atlı,</p>
<p>Çağırıp seslenince yol çavuşlu,</p>
<p>Çalkalandığında yağ dökülen bol nimetli,</p>
<p>Darda kalmış yiğidin arkası,<b></b></p>
<p>Zavallının, biçarenin ümidi,</p>
<p>Bayındır Han&#8217;ın güveyisi,</p>
<p>Yırtıcı kuşun yavrusu,</p>
<p>Türkistan’ın direği,</p>
<p>Amet suyunun aslanı,</p>
<p>Karacuğun kaplanı,</p>
<p>Yağız al atın sahibi,</p>
<p>Han Uruz&#8217;un babası Han’ım Kazan.</p>
<p>Ünümü anla ,sözümü dinle.</p>
<p>Sabah sabah kalkmışsın,</p>
<p>Ak ormana girmişsin,</p>
<p>Ak kavağın budağından sallayarak geçmişsin,</p>
<p>Can yaycığını eğmişsin,</p>
<p>Okcağızını kurmuşsun,</p>
<p>Adını gelin odası koymuşsun,</p>
<p>Sağda oturan sağ beyler,</p>
<p>Sol kolda oturan sol beyler,</p>
<p>Eşikteki  güvenilenler,</p>
<p>Dipte oturan has beyler,</p>
<p>Kutlu olsun devletiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Böyle söyleyince,Kazan Bey söyledi.</p>
<p><b> Kazan Bey</b>: “Bre deli ozan, benden ne dilersin, çadırlı otağ mı dilersin, kul hizmetçi mi dilersin, altın akçe mi dilersin? Vereyim.” dedi.</p>
<p><b> Beyrek</b>: “Sultanım, beni bıraksan da şölen yemeğinin yanına varsam, karnım açtır, doyursam.” dedi. <b>Kazan Bey:</b>”Deli ozan, devletini tepti, beyler bugünkü beyliğim bunun olsun, bırakın nereye giderse gitsin, neylerse eylesin.” dedi.</p>
<p>Beyrek şölen yemeğinin üzerine geldi. Karnını doyurduktan sonra kazanları tepti, döktü, çevirdi. Yahninin kimini sağına, kimini soluna attı. Sağdan gideni sağ aldı, soldan gideni sol aldı. Haklıya hakkı değsin, haksıza yüzü karalığı değsin.</p>
<p>Kazan Bey&#8217;e haber oldu.” Sultanım deli ozan hep yemeği döktü dediler, şimdi kadınların yanına varmak istiyor.”dediler.</p>
<p><b>Kazan:</b> “Bre bırakın kadınların yanına da varsın.” dedi.</p>
<p>Beyrek kalktı, kadınların yanına vardı .Zurnacıları kovdu, davulcuları kovdu, kimini dövdü, kiminin başını yardı. Kadınların oturduğu otağa geldi, eşiğe  oturdu.</p>
<p>Bunu gören  Kazan Bey&#8217;in hatunu boyu uzun Burla Hatun  kızdı:</p>
<p><b>Burla Hatun :”</b>Bre kavat oğlu deli kavat, sana düşer mi teklifsizce benim üzerime gelesin.” dedi.</p>
<p><b>Beyrek :</b> “Han’ım. Kazan Bey&#8217;den bana buyruk oldu. Bana kimse karışmayacak.” dedi.</p>
<p><b>Burla Hatun:”</b> Bre madem ki Kazan Bey&#8217;den buyruk olmuştur,  Bre deli ozan peki maksadın nedir? “dedi.</p>
<p><b>Beyrek</b>: “Han’ım maksadım odur ki kocaya varan kız kalksın oynasın, ben kopuz çalayım.” dedi.</p>
<p>Kısırca Yenge derler bir hatun vardı, <b>ona dediler</b>: “Bre Kısırca Yenge kalk sen oyna. Ne bilir deli ozan.” dediler. <b>Kısırca Yenge kalktı</b>: “Bre deli ozan kocaya varan kız benim.” Dedi ve oynamaya başladı.</p>
<p><b>Beyrek kopuz çaldı söyledi, görelim hanım ne söyledi :</b></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>And içmişim kısır kısrağa bindiğim yok.</p>
<p>Binip mukaddes savaşlara vardığım yok.</p>
<p>Öküz ardında çobanlar sana bakar,</p>
<p>Boncuk boncuk gözlerinin yaşı akar,</p>
<p>Sen onların yanına var git.</p>
<p>Muradını onlar verir, böyle bil.</p>
<p>Seninle benim işim yok.</p>
<p>Kocaya varan kız kalksın.</p>
<p>Kol sallayıp oynasın.</p>
<p>Ben kopuz çalayım.</p>
<p>dedi.</p>
<p><b>Kısırca Yenge</b>:” Vay bu zeval gelecek deli beni görmüş gibi söylüyor.” dedi, ve vardı yerine oturdu.</p>
<p>Bu sefer Boğazca Fatma dedikleri  bir hatun vardı.<b>Onu çağırı</b>p: “Kalk sen oyna.” dediler. Kızın kaftanını giydi, “Çal bre deli ozan, kocaya varan kız benim, oynayayım.” dedi.</p>
<p><b>Deli ozan:</b></p>
<p>And içeyim bu sefer,</p>
<p>Boğaz  kısrağa bindiğim yok.</p>
<p>Binip mukaddes savaşlara vardığım yok.</p>
<p>Hay ben seni iyi tanırım.</p>
<p>Evinizin ardı derecik değil miydi?</p>
<p>Köpeğinizin adı Baracık değil miydi?</p>
<p>Senin adın kırk oynaşlı Boğazca Fatma değil miydi?</p>
<p>Yürü git yerine otur,</p>
<p>Yoksa daha aybını açarım, böyle bil.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>dedi.</p>
<p>Seninle benim oyunum yok.</p>
<p>Var yerine otur.</p>
<p>Kocaya varan yerinden kalksın.</p>
<p>Ben kopuz çalayım.</p>
<p>Kol sallayıp oynasın.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>dedi. Böyle söyleyince;</p>
<p><b>Boğazca Fatma</b>: “Vay deli boğmaca çıkaracak olanca aybımızı kalktı, kalk kız, oynarsan oyna, oynamazsan cehennemde oyna, Beyrek&#8217;ten sonra başına bu hal geleceğini biliyorduk.” dedi.</p>
<p><b>Burla Hatun</b>: “Kız kalk oyna, elinden ne gelir.” dedi.</p>
<p>Banı Çiçek kırmızı kaftanını giydi, gözükmesin diye ellerini yenine çekti, oyuna girdi.</p>
<p><b>Banı Çiçek</b>:”Bre deli ozan çal. Kocaya varan kız benim, oynayayım. “dedi.</p>
<p><b>Beyrek :</b></p>
<p>“Ben bu yerden gideli deli olmuş.</p>
<p>Pek çok beyaz karlar yağmış dize çıkmış.</p>
<p>Han kızının evinde kut, halayık tükenmiş.</p>
<p>Maşrapa almış suya varmış.</p>
<p>Bileğinden on parmağını soğuk almış.</p>
<p>Kızıl altın getirin, han kızına tırnak yontun,</p>
<p>Ayıplıca han kızı kocaya varmak ayıp olur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>dedi. Banu işitince Banı Çiçek kızdı:</p>
<p><b>Banı Çiçek</b> :”Bre deli ozan ben ayıplı mıyım ki, bana ayıp koşuyorsun.” Dedi. Gümüş gibi ak bileğini açtı, elini çıkardı. Beyrek’in geçirdiği yüzük göründü. Beyrek yüzüğü tanıdı.</p>
<p><b>Beyrek burada söylemiş, görelim hanım ne söylemiş</b>:</p>
<p>Beyrek gideli bambam tepe başına çıktığım çok</p>
<p>Kargı gibi kara saçımı yolduğum çok</p>
<p>Güz elması gibi al yanağımı yırttığım çok</p>
<p>Vardı gelmez bey yiğidim han yiğidim Beyrek diye ağladığım çok</p>
<p>Sevdiğim Bamsı Beyrek sen değilsin</p>
<p>Altın yüzük senin değildir</p>
<p>Altın yüzükte çok nişan vardır</p>
<p>Altın yüzüğü istiyorsan nişanını söyle.</p>
<p>dedi.</p>
<p><b> </b></p>
<p><b>Beyrek der:</b></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sabah sabah hankızı yerimden kalkmadım mı</p>
<p>Boz aygırın beline binmedim mi</p>
<p>Senin evinin üzerine yabani geyik yıkmadım mı</p>
<p>Sen beni yanına çağırmadın mı</p>
<p>Seninle meydanda at koşturmadık mı</p>
<p>Senin atını benim atım geçmedi mi</p>
<p>Ok atınca ben senin okunu geride bırakmadım mı</p>
<p>Güreşte ben seni yenmedim mi</p>
<p>Üç öpüp bir ısırıp</p>
<p>Altın yüzüğü parmağına geçirmedim mi</p>
<p>Sevdiğin Bamsı Beyrek ben değil miyim?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>dedi. Böyle diyince, kız tanıdı bildi ki Beyrek&#8217;tir, cübbesi ile çuhası ile Beyrek’in ayağına kapandı. Beyrek’e dadılar kaftan giydirip donattılar. Banı Çiçek hemen sıçradı ata bindi. Beyrek’in babasına anasına müjdelemeye  koştu.</p>
<p><b>Banı Çiçek:</b></p>
<p>Halka halka kara dağın yıkılmıştı ,yüceldi ahir.</p>
<p>Kanlı kanlı suların çekilmişti, çağladı ahir.</p>
<p>Koca ağacın kurumuştu, yeşerdi ahir.</p>
<p>Yiğit atın ihtiyarlamıştı, tay verdi ahir.</p>
<p>Kıvıl develerin ihtiyarlamıştı ,yavru verdi ahir.</p>
<p>Ak koyunun ihtiyarlamıştı, kuzu verdi ahir.</p>
<p>On altı yıllık hasretin oğulun Beyrek geldi ahir.</p>
<p>Kayın baba kaynana müjde bana ne verirsiniz?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>dedi.</p>
<p><b>Beyrek’in babası anası:</b></p>
<p>Dilin için öleyim gelinciğim.</p>
<p>Yoluna kurban olayım gelinciğim.</p>
<p>Yalan ise bu sözlerin gerçek olsun gelinciğim.</p>
<p>Eğer gerçekse haberin,</p>
<p>Karşı yatan kara dağlar sana yaylak olsun.</p>
<p>Soğuk soğuk sularım sana içme olsun</p>
<p>Kulum halayığım sana cariye olsun gelinciğim.</p>
<p>Yiğit atlarım sana binek olsun gelinciğim.</p>
<p>Katar katar develerim sana yük taşıyıcı olsun.</p>
<p>Ağıllarda akça koyunum sana şölen olsun.</p>
<p>Altın akçem sana harçlık olsun gelinciğim.</p>
<p>Penceresi altın otağım sana gölge olsun.</p>
<p>Kara başım kurban olsun sana gelinciğim.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>dedi. Bu sırada beyler Beyrek’i getirdiler<b>. </b></p>
<p><b>Kazan Bey</b>:”Müjde Bay Büre Bey oğlun geldi.” dedi.</p>
<p><b>Bay Büre Bey </b>: “Oğlum Beyrek  olduğunu şundan bileyim ki, serçe parmağını kanatsın, kanını mendile silsin, gözüme süreyim.Eğer gözüm  açılacak olursa oğlum Beyrek&#8217;tir .”dedi. Zira ağlamaktan gözleri görmez olmuştu. Mendili gözüne sürünce Allah Taala&#8217;nın kudreti ile gözü açıldı. Babası anası feryat ettiler. Beyrek’in ayağına kapandılar.</p>
<p><b>Babası anası:</b></p>
<p>“Penceresi altın otağımın kabzası oğul,</p>
<p>Kaza benzer kızımın, gelinimin çiçeği oğul,</p>
<p>Görür gözümün aydını oğul,</p>
<p>Tutar belimin kuvveti oğul,</p>
<p>Kudretli Oğuz imrenileni canım oğul.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>diyerek çok ağladı, Allah&#8217;ına şükürler eylediler.</p>
<p>Yalancı oğlu Yaltacuk bunu işitti. Beyrek’in korkusundan kaçtı kendini  dana sazına attı. Beyrek ardına düştü, kovalaya kovalaya saza düşürdü.</p>
<p><b>Beyrek</b>: “Bre ateş getirin. .”dedi.Getirdiler, sazı ateşe verdiler. Yaltacuk gördü ki yanıyor, sazdan çıkıp Beyrek’in ayağına kapandı, kılıcı altından geçti. Beyrek de onu affetti.</p>
<p><b>Kazan Bey </b>: “Beyrek gel,muradına eriş.”dedi.</p>
<p><b>Beyrek </b>: “Arkadaşlarımı çıkarmayınca, hisarı almayınca murada erişmem.” dedi. Kazan Bey, Oğuz&#8217;una “beni seven binsin.” dedi.</p>
<p>Kudretli Oğuz beyleri atlandılar, Bayburt Hisarı&#8217;na dört nala yetiştiler. Kafirler de bunları karşıladılar.</p>
<p>Kudretli Oğuz beyleri temiz  sudan abdest aldılar. Ak alınlarını yere koydular, iki rekat namaz kıldılar. Adı güzel Muhammed’i yad ettiler. Gümbür gümbür davullar dövüldü. Bir kıyamet savaş oldu, meydan dolu baş oldu.</p>
<p>Şöklü Melik&#8217;i böğürderek Kazan Bey attan yere düşürdü. Başını kesti.Kara Tekür Meliki  Deli Dündar kılıçladı yere düşürdü.Başını kesti. Kara Arslan Meliki Kara Budak yere düşürdü.Başını kesti. Derelerde kafire kırgın girdi. Yedi kafir beyi kılıçtan geçti. Beyrek, Yigenek, Kazan Bey, Kara Budak. Deli Dündar, Kazan oğlu Uruz Bey bunlar kaleye yürüdüler.</p>
<p>Beyrek, otuz dokuz yiğidinin yanına geldi. Onları sağ salim görünce  Allah&#8217;a şükretti. Kafirin kilisesini yıktılar, yerine mescit yaptılar. Keşişlerini öldürdüler. Ezan okuttular, Yüce Allah  adına hutbe okuttular.Namaz kıldılar.</p>
<p>Kuşun  alaca kanını, kumaşın temizini, kızın güzelini, dokuz katlı işlenmiş süslü elbise, cübbe hanlar hanı Bayındır&#8217;a hisse çıkardılar. Bay Büre Bey&#8217;in oğlancığı Beyrek, melikin kızını aldı, ak evine ak otağına geri döndü, düğüne başladı. Bu kırk yiğidin bir kaçına Han Kazan, bir kaçına Bayındır Han kızlar verdiler.</p>
<p>Beyrek de yedi kız kardeşini yedi yiğide verdi. Kırk yerde otağ dikti. Otuz dokuz kız talihli talihine birer ok attı. Otuz dokuz yiğit okunun ardınca gitti. Kırk gün kırk gece toy düğün eylediler. Beyrek yiğitleri ile murat verdi, murat aldı.</p>
<p>Dedem Korkut geldi, neşeli havalar çaldı, destan söyledi deyiş dedi. Gazi erenler başına ne geldiğini söyledi, “bu Oğuzname Beyrek’in olsun .”dedi.</p>
<p><b>Dua edeyim hanım:</b> “Yerli kara dağların yıkılmasın. Gölgeli koca ağacın kesilmesin. Ak sakallı babanın yeri cennet olsun. Ak saçlı  ananın yeri cennet olsun.Oğul ile kardeşten ayırmasın. Ahir vaktinde arı imandan ayırmasın. Amin amin diyenler Allah’ın yüzünü görsün. Derlesin toplasın günahınızı adı güzel Muhammed Mustafa&#8217;nın yüzü suyuna bağışlasın Allah hanım hey!&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/kam-purenin-oglu-bamsi-beyrek-destani-2-bolum-dede-korkut-destanlari/">Kam Pürenin Oğlu Bamsı Beyrek Destanı – 2. Bölüm (Dede Korkut Destanları)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/kam-purenin-oglu-bamsi-beyrek-destani-2-bolum-dede-korkut-destanlari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>6</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İç Oğuza Dış Oğuz Asi Olup Beyreğin Öldüğü Destanı (Dede Korkut Destanları)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/ic-oguza-dis-oguz-asi-olup-beyregin-oldugu-destani-dede-korkut-destanlari/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/ic-oguza-dis-oguz-asi-olup-beyregin-oldugu-destani-dede-korkut-destanlari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Nov 2007 15:21:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dede Korkut Destanları]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir Öykü Roman]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Destanları]]></category>
		<category><![CDATA[Bamsi Beyrek]]></category>
		<category><![CDATA[Bamsi Beyrek Destani]]></category>
		<category><![CDATA[Beyrek]]></category>
		<category><![CDATA[Dede]]></category>
		<category><![CDATA[Dede Korkut]]></category>
		<category><![CDATA[Dede Korkut Hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dede Korkut Oykuleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dede Korkut Türk Destanlari]]></category>
		<category><![CDATA[Dedem Korkut]]></category>
		<category><![CDATA[Dis Oguz]]></category>
		<category><![CDATA[iç Oguz]]></category>
		<category><![CDATA[Korkut Ata]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/ic-oguza-dis-oguz-asi-olup-beyregin-oldugu-destani-dede-korkut-destanlari/</guid>

					<description><![CDATA[<p>İçerik hazırlanıyor&#8230;</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/ic-oguza-dis-oguz-asi-olup-beyregin-oldugu-destani-dede-korkut-destanlari/">İç Oğuza Dış Oğuz Asi Olup Beyreğin Öldüğü Destanı (Dede Korkut Destanları)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İçerik hazırlanıyor&#8230;<br />
<!-- 



<h2 style="text-align: left;" align="center"><b>DEDE KORKUT HİKAYELERİ </b><b>(</b>İç Oğuza Dış Oğuz’un Asi Olup Beyreğin Öldürülmesi Destanı<b>)</b></h2>


<img decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-38522" alt="dede_korkut" src="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2007/11/dede_korkut.jpg" width="175" height="241" />Kazan üç yılda bir İç Oğuz,Dış Oğuz beylerini toplar, evini yağmalatırdı.Bu onun bir adetiydi.  Ne zaman evini yağmalatsa helallisinin elini tutar, dışarı çıkardı, ondan sonra yağma ederlerdi. Kazan, evini yine yağmalattı.Amma Dış Oğuz beyleri gelmemişti. Sadece İç Oğuz  beyleri yağmaladı. Dış Oğuz beylerinden Aruz, Emen ve diğer beyler bunu işittiler ve : dediler ki

“Bak  bak, şimdiye kadar Kazan'ın evini beraber yağma ederdik, şimdi niçin yağmada biz bulunmadık?” dediler. Söz birliği ile bütün Dış Oğuz beyleri Kazan'a gelmediler, düşmanlık eylediler. At ayağı çabuk,ozan dili çevik olur.Kazan’ın yanında Kılbaş dedikleri bir kişi vardı.

<b>Kazan:”</b> Bre Kılbaş, bu Dış Oğuz beyleri daima beraber gelirler,beni selamlarlardı  şimdi niçin gelmediler?” dedi.

<b>Kılbaş:</b> “Bilmez misin ,niçin gelmediler?Evini yağmalattığın zaman Dış Oğuz beyleri  yoktu, sebep odur.” dedi.

<b>Kazan:</b> “Düşmanlık beslediler ,öyle mi ?”dedi.

<b>Kılbaş:</b> “Hanım ben gideyim, onların dostluğunu düşmanlığını öğreneyim.” dedi.

<b>Kazan:</b> “Sen bilirsin, git.” dedi.

Kılbaş birkaç adamla ata binip,Dış Oğuz beylerinden  Kazan'ın dayısı Aruz'un evine geldi. Aruz da altın gölgeliğini dikmişti, oğlanlarıyla oturmuştu.Kılbaş’ın geldiğini Aruz’a  haber  verdiler Aruz,” gelsin.” dedi. Kılbaş gelip Aruz'a selam verdi.Yer gösterdiler,oturdu.

<b>Kılbaş:</b>” Kazan darda kaldı, mutlaka dayım Aruz bana gelsin.Kara başım bunaldı, üzerime düşman geldi, develerimi bağırttılar, kara koçta cins atlarımı kişnettiler, kaza benzer kızımız gelinimiz darda kaldı, benim kara başıma gör neler geldi, dayım  Aruz gelsin bana yardım etsin, der” dedi.

<b>Aruz:</b> “Bre Kılbaş her zaman  Üç Ok, Boz Ok bir araya gelince Kazan evini yağmalatırdı, bizim suçumuz neydi ki yağmada biz olmadık.Bundan sonra daima Kazan'ın başına sıkıntılar gelsin, dayısı Aruz'u daim ana dursun, biz Kazan'a düşmanız bunu böyle bilsin.” dedi.

<b>Kılbaş burada söylemiş, görelim hanım ne söylemiş :</b>

&nbsp;

“Bre kavat Aruz,

Kazan Han yerinden kalkıp geldi,

Aladağda çadırını, otağını kurdu.

Üç yüz altmış altı alp erenler yanına toplandı,

Yemek içmek arasında beyler seni andı,

Üstümüze düşman  gelmedi,

Ben senin dostluğunu ,düşmanlığını anlamaya geldim.

Anladım ki,Kazana düşmanmışsın.”

dedi. Yerinden kalkıp hoşça kal deyip Aruz’un yanından ayrıldı.

Aruz müteessir oldu. Dış Oğuz beylerine adam gönderdi: “Emen gelsin. Alp Rüstem gelsin, Dönebilmez  Dölek Evren gelsin, geri kalan beylerin  hepsi  gelsin.” dedi. Dış Oğuz beylerinin hepsi toplandı. Aruz,alaca büyük otağlarını düzlüğe kurdurdu. Attan aygır, deveden erkek deve, koyundan koç kestirdi. Dış Oğuz beylerini ağırlayıp onlara  ziyafet verdi.

<b>Aruz:</b> “Beyler, ben sizi niye çağırdım biliyor musunuz?

<b>Dediler:</b> “Bilmiyoruz.” <b>Aruz</b>: “Kazan bize Kırbaş' ı göndermiş, darda kaldım, kara başım bunaldı, dayım Aruz  Dış Oğuz beyleriyle bana gelsin demiş.”

<b>Emen</b>: “Ya sen ne cevap verdin? “

<b>Aruz</b>: “Kılbaş'a dedim ki,bre Kılbaş  ne zaman ki Kazan evini yağmalatırdı. Dış Oğuz beyleri beraber yağmalardı .Beyler gelir Kazan'ı selamlar giderdi. Şimdi suçumuz ne oldu ki, biz  bulunmadık, bre kavat biz Kazan'a düşmanız ,dedim.”

<b>Emen</b>: “İyi demişsin.”

<b> Aruz:</b> “Beyler ya siz ne dersiniz?”

<b>Beyler:</b> “Ne diyelim, mademki sen Kazan'a düşman oldun, biz de düşmanız.” dediler.

Aruz ortaya Kur'an getirdi, hep beyler el basıp and içtiler ve  senin dostuna dost ve düşmanına düşmanız dediler. Aruz bütün beylere kaftan giydirdi. Döndü ve:

“Beyler Beyrek bizden kız almıştır, güveyimizdir, amma Kazan'ın inançlısıdır, gelsin bizi Kazan ile barıştırsın, diyelim. Getirelim, bize itaatkar olursa ne ala, olmazsa ben sakalını tutayım, siz kılıç çalın, parçalayın, aradan Beyreği kaldıralım.Ondan sonra Kazan ile işimiz hayır ola.” dedi. Beyreğe mektup gönderdiler.

Beyrek odasında yiğitleri ile yiyip içiyordu. Aruzdan adam geldi, selam verdi. Beyrek selam aldı.

<b>Adam:</b> “Hanım, Aruz size selam ediyor, kerem etsin Beyrek gelsin ,bizi Kazan ile barıştırsın, diyor.” <b>Beyrek</b>:” Pekala.” dedi. Atını çektiler, bindi. Kırk yiğitle Aruz'un evine geldi. Dış Oğuz beyleri otururken girip selam verdi. Aruz yer verdi.

<b>Beyreğe Aruz der:</b>” Biliyor musun seni niye çağırdık?”

<b>Beyrek:</b> “Niye çağırdınız?”

<b>Aruz:</b> “Hep şu oturan beyler Kazan'a asi olduk, and içtik.” Kur'an getirdiler, sen de and iç dediler. <b>Beyrek,Kazan’a ben asi olamam diye and içti, söyledi:</b>

Ben Kazanın nimetini çok yemişim,

Bilmezsem gözüme dursun.

Kara koçta cins atına çok binmişim,

Bilmezsem bana tabut olsun.

Güzel kaftanlarını çok giymişim,

Bilmezsem kefenim olsun.

Alaca büyük otağına çok girmişim,

Bilmezsem bana zindan olsun.

Ben Kazan’dan dönmem bunu böyle bilin!

&nbsp;

dedi. Aruz öfkelendi, kavrayıp Beyrek’in sakalını tuttu. Beyler Beyrek’e kıyamadı. Beyrek Aruz’un öfkelendiğini görünce<b>: </b>

Aruz bana bu işi edeceğini bilseydim,

Kara koçta cins atıma binerdim,

Yapısı sağlam demir elbisemi giyerdim.

Kara çelik öz kılıcımı belime bağlardım.

Başıma  sağlam miğferimi geçirirdim.

Kargı dalı altmış tutam mızrağımı elime alırdım.

Ela gözlü beyleri yanıma katardım.

Bre Kavat ,ben bu işi duysam sana böyle gelir miydim?

Aldatarak er tutmak karı işidir.

Karından mı öğrendin sen bu işi?

&nbsp;

dedi. <b>Aruz:</b> “Bre boş boş  konuşma, kanına susama, gel and iç.” dedi.

<b>Beyrek:</b> “Vallah ben Kazan uğruna başımı koymuşum, Kazan'dan dönmem, istersen beni  yüz parça eyle.” dedi. Aruz yine öfkelendi. Beyrek’in sakalını sımsıkı tuttu. Beylere baktı, gördü kimse gelmiyor. Aruz kara çelik öz kılıcını çekip Beyrek’in sağ oyluğunu kesti. Kara kana bulandı .Beyrek’in başı bunaldı. Beylerin hepsi atlarına binip  dağıldı. Beyrek’i de ata bindirdiler, ardına adam bindirip kucakladılar ve oradan  kaçtılar. Beyrek’i otağına yetiştirdiler. Cübbesini üzerine örttüler.

<b>Beyrek burada söyledi:</b>

Yiğitlerim yerinizden kalkın,

Ak boz atımın kuyruğunu kesin,

Arku beli  Aladağdan geceleyin aşın,

Akıntılı güzel suyu delip geçin,

Kazan’ın divanına koşup varın,

Ak çıkarıp kara giyin,

Sen sağ ol, Beyrek öldü ,deyin.

&nbsp;

Söyleyiniz :” Namert Aruz dayından adam geldi. Beyrek’i istemiş, o da varmış, hep Dış Oğuz beyleri toplanmış. Bilemedik, yeme içme arasında Kur'an getirdiler, Kazan'a biz asi olduk and içtik, gel sen de and iç dedile. İçmedi ben Kazan'dan dönmem, dedi. Namert dayın hiddetlendi, Beyrek’i kılıçladı, kara kana bulandı, darda kaldı. Aruz kanımı yerde korsa yarın kıyamet gününde benim elim Kazan Han'ın yakasında olsun,dedi.

Bir daha söylemiş:

Yiğitlerim, Aruz oğlu Basat gelmeden,

Elim günüm yağmalanmadan,

Kaytabanda  develerimi bağırtmadan,

Kara koçta cins atımı kişnetmeden,

Akça koyunlarım meleşmeden,

Akça yüzlü kızım, gelinim ağlaşmadan,

Akça yüzlü güzelimi,

Aruz oğlu Basat gelip almadan,

Kazan bana yetişsin.

Benim kanımı Aruz’a koymasın,

Akça yüzlü sevgilimi oğluna alıversin.

Ahiret hakkını helal etsin.

Beyrek padişahlar padişahı

Hakka kavuştu bunu bilsin!

&nbsp;

dedi.Beyrek’in babasına ,anasına haber verildi. Ak evinin eşiğinde feryat,figan koptu. Kara benzer kızı gelini ak çıkardı, kara giydi. Ak boz otının kuyruğunu kestiler. Kırk elli yiğit kara giyip mavi sarındılar. Kazan Bey'e geldiler. Sarıklarını yere vurdular,.”Beyrek” diye çok ağladılar. Kazan'ın elini öptüler ve:” sen sağ ol. Beyrek öldü.” dediler. Namert dayın hile yapmış, çağırarak bizi aldılar, vardık. Dış Oğuz beyleri size asi olmuşlar, bilemedik. Kur'an getirdiler, biz Kazan’a asi olduk, sen de bize itaat et dediler, and içtiler. Beyrek ekmeğini çiğnemedi, onlara itaat etmedi, dayın namert Aruz öfkelendi. Beyrek’i oturduğu yerde kılıçladı, bir oyluğunu düşürdü, sen sağ ol hanım, Beyrek Hakka vasıl oldu. Benim kanımı Aruz'a koymasın, dedi. dediler.

Kazan bu haberi işitince, mendilini eline alıp hüngür hüngür ağladı. Divanda feryat figan kıldı. Hep orada olan beyler ağlaştılar. Kazan vardı ,odasına girdi. Yedi gün divana çıkmadı, ağladı durdu.

Beyler toplandı, divana geldi.

<b>Kazan’ın kardeşi Kara Göne</b>:” Kılbaş var söyle ağam Kazan gelsin çıksın. Bir yiğit senin yüzünden aramızdan eksildi, hem vasiyet eylemiş, benim kanımı koymayasın, alasın demiş, varalım düşmanı haklayalım de.” Dedi.

<b>Kılbaş:</b> “Sen kardeşisin, sen var.” dedi. Velhasıl ikisi birlikte Kazan'ın odasına girdiler. Selam verdiler, sen sağ ol Han’ım, dediler. Bir yiğit aramızdan eksildi, senin yolunda baş verd.Kanımı yerde koymasın diye  size ısmarlamış, benim kanımı alsın demiş. Ağlamakla bir şey mi olur? Kalkıp gel yukarı  gel, dediler.

<b>Kazan</b>: “Evet tam zamanıdır, acele cephaneyi yükletsinler ve beylerin  hepsi atlarına  binsinler.” dedi.

Bütün beyler atlarına  bindi. Kazan'ın yağız al atını çektiler,o da  bindi. Boru çalındı, davul vuruldu. Gece gündüz demediler, durup dinlenmeden yol aldılar.  Aruz'a ve bütün Dış Oğuz beylerine haber ulaştı. İşte Kazan geldi, dediler. Onlar da asker toplayıp boru çaldırıp Kazan'a karşı geldiler. Üç Ok, Boz Ok karşılaştılar.

<b>Aruz</b> : Benim İç Oğuz'dan rakibim Kazan olsun.”

<b>Emen:</b> “Benim rakibim Ters Uzamış olsun.”

<b> Alp</b> <b>Rüstem:</b> “Benim hasmım Ense Koca oğlu Okçu olsun.” dedi. Her biri bir rakip belirledi.

Alaylar bağlandı, ordular dizildi, borular çalındı, davullar dövüldü. Aruz Koca meydana at tepti.

<b>Kazan’a seslenip:”</b> Bre kavat sen benim rakibimsin, sen gel beri.” dedi. Kazan kalkan tuttu, mızrağını eline aldı, başının üzerinde çevirdi.

<b>Kazan:</b> “Bre kavat namertlikle er öldürmek nasıl olurmuş, ben sana göstereyim.” dedi.

Aruz ,Kazan'ın üzerine at sürdü. Kazan'ı kılıcladı, zerre kadar kestiremedi ,öteye geçti. Sıra Kazan'a geldi. Altmış tutam alaca mızrağını koltuğuna  kıstı. Aruz'a bir mızrak vurdu. Göğsünden şimşek gibi öteye geçti. At üzerinden yere yıktı. Kardeşi Kara Göne'ye işaret etti:”Başını kes.” dedi.

Kara Göne, attan indi, Aruz'un başını kesti. Dış Oğuz beyleri bunu görüp hepsi attan indile. Kazan'ın ayağına kapandılar, suçlarının affını dilediler, elini öptüler. Kazan suçlarını bağışladı. Beyre’in kanını dayısından aldı. Aruz'un evini talan ettirdi, elini gününü yağmalattı. Yiğit beyler ganimet aldı. Kazan yeşil düzlüğe, güzel çimene çadır diktirdi, otağını kurdu.

Dedem Korkut gelip kopuzla neşeli havalar çaldı. Gazi erenlerin başına ne geldiğini anlattı.

Hani dediğim bey erenler,

Dünya benim diyenler,

Ecel aldı, yer gizledi,

Fani dünya kime kaldı?

Gelimli ,gidimli dünya,

Son ucu ölümlü dünya!

<b>Dedem Korkut dua etti :</b> “Ölüm vakti geldiğinde Allah imandan ayırmasın. Ak sakallı babanın yeri cennet olsun. Ak bürcekli ananın yeri cennet olsun. Kadir Mevla seni namerde muhtaç etmesin. Ak alnında beş kelime dua kıldık, kabul olsun. Amin amin diyenler Allah'ın yüzünü görsün. Derlesin toplasın günahınızı Muhammed Mustafa "ya bağışlasın hanım hey!...

<span style="color: #ff0000;">Not: Yazılar yazarlarımız tarafından en baştan oluşturulmuş olup izinsiz kopyalanması yasaktır.</span>
--></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/ic-oguza-dis-oguz-asi-olup-beyregin-oldugu-destani-dede-korkut-destanlari/">İç Oğuza Dış Oğuz Asi Olup Beyreğin Öldüğü Destanı (Dede Korkut Destanları)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/ic-oguza-dis-oguz-asi-olup-beyregin-oldugu-destani-dede-korkut-destanlari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
