<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Basvekil Saracoglu Sukruye ikinci Mektup | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/basvekil-saracoglu-sukruye-ikinci-mektup/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Fri, 21 Jun 2013 14:17:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Başvekil Saraçoğlu Şükrü&#8217;ye İkinci Açık Mektup (Hüseyin Nihal ATSIZ)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/basvekil-saracoglu-sukruye-ikinci-acik-mektup-huseyin-nihal-atsiz/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/basvekil-saracoglu-sukruye-ikinci-acik-mektup-huseyin-nihal-atsiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 Oct 2007 13:28:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hüseyin Nihal Atsız]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar ve Şairler]]></category>
		<category><![CDATA[Basvekil Saracoglu Sukruye ikinci Mektup]]></category>
		<category><![CDATA[Nihal ATSIZin Makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Nihal ATSIZin Yazilari]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçü Nihal ATSIZ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/basvekil-saracoglu-sukruye-ikinci-acik-mektup-huseyin-nihal-atsiz/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Başvekil Saraçoğlu Şükrü&#8217;ye İkinci Açık Mektup (Hüseyin Nihal ATSIZ) Sayın Başvekil, &#160; Orhun&#8217;un mart sayısında size hitaben yazdığım açık mektup Türkçü çevrelerde çok iyi karşılandı. Yurdun türlü bölgelerinden aldığım mektuplarla telgraflar büyük bir efkârıumumiyeye tercüman olduğumu bana anlattı. Size gelince, bunu sizin de iyi karşıladığınızı biliyorum. Orhun&#8217;u okuduğunuz zaman hiçbir şey söylememiş, yalnız acı acı [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/basvekil-saracoglu-sukruye-ikinci-acik-mektup-huseyin-nihal-atsiz/">Başvekil Saraçoğlu Şükrü’ye İkinci Açık Mektup (Hüseyin Nihal ATSIZ)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><font color="#3366ff"><span style="font-size: 18pt; font-weight: 700"> Başvekil Saraçoğlu Şükrü&#8217;ye İkinci Açık Mektup<br />
</span></font><font color="#ff6600"> <span style="font-size: 12pt; font-weight: 700">(</span></font></font><span style="font-weight: 700"><font color="#ff6600" face="Maiandra GD">Hüseyin  Nihal ATSIZ)</font></span></p>
<p align="justify"> <font face="Maiandra GD" size="2">Sayın Başvekil,</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Orhun&#8217;un mart sayısında size hitaben yazdığım açık mektup Türkçü çevrelerde çok  iyi karşılandı. Yurdun türlü bölgelerinden aldığım mektuplarla telgraflar büyük  bir efkârıumumiyeye tercüman olduğumu bana anlattı. Size gelince, bunu sizin de  iyi karşıladığınızı biliyorum. Orhun&#8217;u okuduğunuz zaman hiçbir şey söylememiş,  yalnız acı acı gülümsemiş olsanız bile yine iyi karşılamış olduğunuza inanırım.  Çünkü ben o acı gülümseyişin manasını anlarım. Çünkü gönlünüzün bizimle birlikte  çarptığına, yurt meselelerini tıpkı bizim gibi düşündüğünüze inancımız vardır.</p>
<p>Orhun&#8217;un resmî makamlar tarafından tamamen normal karşılanması da Türkiye&#8217;de  yazı hürriyeti olduğunu göstermek, hükûmetin samimî Türkçülüğünü belirtmek  bakımından çok iyi oldu. Çünkü her bakımdan su katılmamış Türk olan Orhun, bir  Türk ülkesinde, bir Türk hükûmeti tarafından kapatılamazdı. Türklüğün davasını  haykıran, Türklük düşmanları üzerine resmî bakışları çekmek isteyen Orhun gibi  bir dergi ancak Türk düşmanlarının hâkim olduğu bir ülkede, meselâ çarların veya  haleflerinin ülkesinde kapatılabilirdi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Sayın Başvekil:</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bizim anayasamıza göre komünizm Türkiye&#8217;de yasaktır ve devletimiz milliyetçi bir  devlettir. Türk ırkının hususî yapısına, ahlakî ve millî temayüllerine aykırı  olan komünizmi Türkiye&#8217;ye sokmak isteyenler millet bakımından soysuz ve namert  oldukları gibi kanun nazarında da haindirler.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Hiçbir millet kendi millî yapısına düşman saydığı fikirleri kendi ülkesinde  yaşatmaz. Hürriyetin ve demokrasinin ana yurdu olan İngiltere&#8217;de bile, savaş  başlar başlamaz faşist fırkası lağvedilip azaları hapse atıldı. Bütün dünyada  ,yurt düşmanlarına müsamaha gösteren hatta onlara mevki ve salâhiyet veren tek  devlet Türkiye&#8217;dir. Bu müsamaha devletin kuvvetinden kendine güvencinden de  doğabilir. Fakat Türkiye&#8217;nin en kuvvetli olduğu çağda, büyük ve şanlı Fatih&#8217;in  yaptığı müsamahanın sonradan başımıza ne belâlar getirdiği düşünülürse yurt ve  millet düşmanlarına müsamaha göstermekteki büyük tehlike derhâl anlaşılır. En  sağlam gövdeleri yere vuran şey de küçücük birkaç mikrobun o gövdede köprü başı  kurmasıdır. Derhâl temizlenmezlerse zamanla çoğalıp uzviyetin can alacak bir  noktasını tahrip ederler. Sonrası yıkım ve ölümdür.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türkiye&#8217;de komünistler var mıdır sorusu birtakımları tarafından sorulabilir.  Şunu unutmamalı ki komünistler hiçbir zaman biz komünistiz diye açıkça  kendilerini ortaya vermezler. Onlar Halk Partisi&#8217;nin çok elâstiki olan altı  okundan halkçılığı alıp kendilerini halkçı yurtseverler gibi ortaya atarlar.  Fakat onların hakikî benliğini anlamak için dahi olmaya gerek yoktur. Irk ve  aile düşmanlığı, din ve savaş aleyhtarlığı, faşistliğe hücum perdesi altında  milliyeti baltalama, yurdumuzdaki azınlıklara aşın sevgi,her şeyi iktisadî gözle  görüş onları açığa vuran damgalardır. En büyük düşmanları olan milliyetçilere  ırkçılık noktasından saldırmaları ,milliyetçilikte ırkçılığın temel olduğunu  bilmelerinden dolayıdır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Temeli yıkılan yapının bir anda çökeceğini de çok iyi kestirmişlerdir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İşte bu usta komünistler,komünizm aleyhtarı ve Türkçü Türkiye&#8217;de sinsi sinsi her  yere el atmışlar, mühim mevkilere geçmişler, tuttukları köprü başlarından  Türkiye&#8217;yi tahrip etmek için şiddetli bir taarruza girişmişlerdir. Fakat bunlar  sınırlardan gelen mert düşman olmadıkları için kolayca sezilemezler. Bunlar  paraşütle inen bozguncu casuslar gibi ülkenin üniformasını giymiş olduklarından  her Türk bunları seçemez. Onun için bunlar sinsi silâhlarıyla birçok Türk&#8217;ü  vurup milliyetçilikten ayırabilirler.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Sayın Başvekil!</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Sözü çok uzatmamak için bu ikinci mektubumda maarif sahasına girmiş olan  komünistlerden bahsetmekle iktifa edeceğim. Bunlar vatan düşmanlarına karşı pek  kayıtsız davranan Maarif Vekillerinin gafletinden faydalanarak mühim yerlere  geçmişler ve oradan zehirlerini saçmaya başlamışlardır. Maarif Vekâleti Türklük  düşmanlarına karşı o kadar gaflet içinde bulunuyor ki size yazdığım ilk mektupta  talebesine: &#8220;Türk değil misiniz? Allah belânızı versin! Alman veya İngiliz  olmadığıma pişmanım! &#8221; diyen bir tarih öğretmeninden bahsettiğim hâlde şimdiye  kadar bu öğretmenin kim olduğunu araştırmak zahmetine bile katlanmadı. Bununla  beraber Maarif Vekâletine hak vermemek de elden gelmiyor. Çünkü onun kullandığı  memurlar arasında öyleleri var ki bu zavallı tarih öğretmeni onların yanında  vatan kahramanı kadar asil kalıyor.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Örnek mi istiyorsunuz? İşte sırasıyla veriyorum:</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p><center><!--adsense#reklam_336x280--></center></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1) Bugün Maarif Vekâletine bağlı Dil Kurumu azasından ve Ankara&#8217;daki Devlet  Konservatuarı öğretmenlerinden bir Sabahattin Ali vardır. Hemen hemen bütün  kendisini tanıyanların komünistliğini bildiği Sabahattin Ali 1931 yıllarında  Konya&#8217;da 14 ay hapse mahkûm edilmişti. Sebebi de başta o zamanki Reisicumhur  Atatürk olduğu hâlde bütün devlet erkanını ve rejimi tehzil eden manzum bir  hezeyanname yazmasıydı. Bazı mısralarını bugünkü bazı mebuslarında bildiği bu  hezeyannamenin tamamını Konya&#8217;daki adliye arşivinden bulup çıkarmak kabildir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Sayın Başvekil! Buraya bilmecburiye yazarken büyük ıstırap duyduğum iki  mısraında (beni mazur görmenizi rica ederim) bu vatan haini şöyle diyordu:</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İsmet girmedi mi hâlâ hapse</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kel Ali&#8217;nin boynu vurulmuş mudur?</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Maarif Vekâletinin sevgili memuru bulunan bir komünistin hapse girmesini temenni  ettiği İsmet,pek kolaylıkla anlayacağınız gibi o zaman ki başvekil,şimdiki  reisicumhur ve hepsinin üstünde İnönü zaferlerinin Başkomutanı İsmet İnönü  olduğu gibi,boynunun vurulmasını istediği Kel Ali de, Ayvalık&#8217;ta Yunana ilk  kurşunu atan alayın kumandanı Ali Çetinkaya&#8217;dır. Bu hezeyanları yazan Sabahattin  Ali, bugün kültür işlerinin mühim bir mevkiinde,Maarif Vekili Hasan Ali&#8217;nin  şahsî sempatisi sayesinde, batırmak istediği Türk milletinin parasıyla rahatça  yaşamaktadır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">2) Bugün Ankara&#8217;daki Dil Fakültesinde folklor doçenti olan Pertev Naili Boratav  vardır. Nasıl bir komünist olduğunu bilhassa ben çok iyi bilirim. l936&#8217;da Maarif  Vekâleti tarafından Asur ve Sümer dilleri öğrenmek için Almanya&#8217;ya  gönderilmişti. Fakat daha Türkiye&#8217;de iken başladığı komünistliği orada azıttığı  için arkadaşları Ziya Karamuk (Şimdi Samsun Lisesi müdürü), Fazıl Yinal (Şimdi  Ankara&#8217;da Arşiv Mütehassısı) ve Şükrü Güllüoğlu (Şimdi İstanbul&#8217;da ticaretle  meşgul) tarafından kendisine ihtar yapılmış, aldırmayınca resmen şikâyet edilmiş  ve Maarif Vekâleti tarafından gönderilen Müfettiş Reşat Şemsettin (şimdi mebus)  tarafından suçu sabit görülerek derhâl Türkiye&#8217;ye döndürülmüştür. Pertev Naili 6  yıl tahsil ettikten sonra doçent olacaktı. Fakat komünizmin faziletine bakınız  ki yarıda kalan iki yıllık bir tahsilden sonra Türkiye&#8217;ye dönünce ilk önce  maarif vekâletinde bir ambar memuru tayin edilmişken bazı mebusların araya  girmesiyle folklor doçentliğine getirildi ve dört yıl daha kazanmış oldu. İlk  mektubumda size anlatmış olduğum Eminönü Halkevi&#8217;ndeki nümayişte,salonun sol  tarafına oturup gürültü çıkaranlar arasında işte bu Pertev Naili Boratav&#8217;ın iki  tıbbiyeli kardeşi de vardır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">3) Bugün İstanbul Üniversitesi&#8217;nin pedagoji enstitüsü başında bir profesör  Sadrettin Celâl vardır. Türkiye&#8217;de bu kürsüye lâyık bir çok kimseler varken onun  buraya getirilmesinin sebebi sırf maarif vekili ile arasındaki şahsi dostluktur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu Sadrettin Celâl 1920&#8217;de Moskova&#8217;daki enternasyonal komünist kongresine  Türkiye mümessiliyim diye giden, 1921-1924 yıllarında İstanbul&#8217;da Aydınlık diye  azgın bir komünist dergisi çıkararak Türk milliyetini baltalamaya çalışan  ,Türkiye&#8217;de bir sınıf ihtilâli yaparak Türk milletini birbirine kırdırmaya  uğraşan, birçok askerî tıbbiyelinin komünist olarak okuldan kovulmasına  sebebiyet veren (şimdi Rusça&#8217;dan yaptığı tercümelerle edebi komünizm yapan Hasan  Ali Ediz ve Anadolu&#8217;da bir kasabada mahpus olan Hikmet Kıvılcım bu askerî  tıbbiyelilerdir), sonunda bu yüzden kendisi de hapse giren bir vatan hainidir.  Bu vatan hainini ve hapisten çıkmış bir sabıkalıyı Türk üniversitesinde pedagoji  enstitüsünün başına getirmek şaheser bir gaflettir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">4) Bugün Ankara&#8217;daki Dil Kurumu&#8217;nun azasından ve geçen devrenin mebuslarından  (evet sayın başvekil, partinizin mebuslarından) bir Ahmet Cevat vardır. Türkçeyi  tıpkı İstanbul Rumları şivesiyle konuşan bu dilci de 1920 yıllarında Rusya&#8217;ya  kaçmış ve orada &#8220;Türk Komünist Fırkası Merkezi Komitesinin Harici Bürosu&#8221; azası  olmuştur. Trabzon&#8217;da 1921&#8217;de halk tarafından linç edilen 16 komünist hakkında  Rus komünistlerden Pavloviç&#8217;e yazdığı mektubu, Orhun&#8217;un 20 Şubat 1934 tarihli  dördüncü sayısında neşretmiştim. Pavloviç&#8217;in İnkılâpçı Türkiye adı ile 1921 de  Moskova&#8217;da neşrettiği kitabın 119-121. sayfalarından alınan bu mektubu tekrar  neşrediyorum :</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Aziz yoldaşım Pavloviç,</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">28 Kanunusanide Trabzon civarında vahşicesine öldürülerek denize atılmış olan  Yoldaş Suphi ile Türkiye Komünist Fırkasının merkezi komitesi azalarından 4 kişi  ve 12 diğer komünist yoldaşlar hakkında sizinle ciddî görüşmek istiyorum.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kaybolan yoldaşlarımız hakkında epey zaman malumat alamadık. Fakat sonra onların  Trabzon burjuvazisi tarafından elde edilmiş cellâtlar tarafından öldürüldükleri  anlaşıldı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ta Erzurum&#8217;dan başlayarak bizim yoldaşlarımız aleyhinde nümayişler başlamıştı.  Halka diyorlar ki: Rusya&#8217;dan gelmiş olan komünistler Bolşeviklerdir. Onlar  mağazaları kapatmak için geldiler. Kimsenin almak ve satmak salâhiyeti  olmayacaktır. Sonra taharriyata başlanacak, herkesin eşyası ve parası müsadere  olunacaktır. Komünistler dinsizdir. Allah&#8217;a inananların hepsini hapse  atacaklardır. Din,ticaret ve hususi mülkiyet Bolşevikler tarafından men  edilmiştir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Nümayişçiler arasında burjuvazi tarafından para ile elde edilmiş ve polis  teşkilâtı tarafından komünistler aleyhine tevcih edilmiş cahil şahsiyetler  çoktu. Bunlar bizim yoldaşlara hücum ederek taşlamışlar ve parça parça etmeye  kalkmışlardır. Yolda bizim yoldaşlara kimse ekmek ve atları için yem satmıyordu.  Komünistleri müdafaa için hükûmetin tedbir aldığı yalandır. Bizim mevsuk  menbaalardan aldığımız haberlere göre polisler ahâliyi dükkânları kapamaya  teşvik ettikleri gibi,müdafaasız kalmış olan yoldaşlarımızı taşlamak içinde  halkı tahrik etmişlerdir. Bu gibi hücumlara yoldaşlarımız dört yahut beş şehir  ve kasabada maruz kalmışlardır. Fakat bu yoldaşlar en vahşî hücuma Trabzon&#8217;da  uğramışlardır. Bunlar Trabzon&#8217;a gelir gelmez ahâlinin bağırıp çağırmaları ve  tahrikleri altında limana sevk edilmişlerdir. Burada onların üzerinde bulunan  birkaç tabancayı aldılar ve sonra cebren bir motora koyarak denize açıldılar.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu motorun arkasından ikinci bir motorda sahilden ayrıldı. Bu motorda silahlı  adamlar vardı. Bizim arkadaşları bağladılar ve süngüleyip denize attılar. Ve  bunların tayfası herkese Türk komünistlerinin denizin dibine gittiklerini  anlatıyorlardı. Rusya Şuralar Cumhuriyeti mümessili, yoldaşlarımızı istikbal  etmek istemiş, fakat vali buna mani olarak mümessilin evinden çıkmamasını  emretmiş. Aksi hâlde halk tarafından parçalanacağını bildirmiştir. Rus  mümessilin bu vak&#8217;ayı Moskova ve Ankara&#8217;ya haber vermesi ve bizim yoldaşların  cellâtlar elinden alınmasına çalışması lâzımdı. Fakat yazık ki o sırada  Trabzon&#8217;daki Rus mümessili cesur bir adam değildi. Trabzon&#8217;da bunu bilmeyen  yoktur. Motorlar ve sahipleri malumdur. Bu hadisenin Belediye Reisiyle Millî  Müdafaa Cemiyeti riyaset divanı tarafından yapıldığı söyleniyor. Burada(Rusyada)  ise bu meseleye dair henüz bir karar alınmamıştır. Fakat artık susmak da imkân  haricindedir. En iyi ve cesur arkadaşlarımızdan 16 yahut 17 sini kaybettik.  Bizimle hemfikir olup cellâtların tecziyelerini istemelisiniz. Trabzon&#8217;a gelecek  her komünistin öldürülmesine karar verilmiştir. Anadolu burjuvası barbarca  yaptığı cinayetlerden mesul olmadığını gördüğünden komünistleri şiddetle takibe  devam ediyor. Cellatlar tarafından öldürülmüş olan bizim en değerli  yoldaşlarımızı müdafaa etmeyi üzerinize alacağınızı ümit ederim. Komünist  selâmları ve hürmetler.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ahmet Cevat</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türk Komünist Fırkası Merkezi Komitesinin Harici Büro Azası</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Görülüyor ki Giritli Ahmet Cevat, millî ve dinî geleneklerine çok bağlı olan  Trabzon halkının ,din ve mukaddesat aleyhine tahrikat yapan 16 komünisti yok  etmesini &#8220;Anadolu burjuvalarının barbarlığı!&#8221; diye vasıflandırıyorlar. Bu  hareketi Türk polisi ve Millî Müdafaa Cemiyeti (yani Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti )  yaptırmış diyerek kurtuluş savaşında önderlik eden ve Halk Partisi&#8217;nin  başlangıcı olan teşkilâtı tahkir ediyor. l6 serseri gebertildi diye yabancı bir  devleti Türkiye işlerine karıştırmaya kışkırtıyor. Bütün bunları yaptıktan sonra  da yılan gibi Türkiye&#8217;ye süzülerek sizin partinize girebiliyor ve geçen devrede  mebusluğa kadar yükseliyor. Şimdi de Türk dilini yaratacak olan Dil Kurumu&#8217;nda  bütün dillerin Türkçeden çıktığını ispata yeltenecek kadar milliyetçilik  yapıyor. Biz buna razı değiliz. Siz,demokrat Türkiye&#8217;nin cidden demokrat  olduğuna inandığımız başvekili herhâlde milletin arzusunu yerine getireceksiniz.  Buna inanıyoruz.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Sayın Başvekil!</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu saydıklarım komünist oldukları müspet vak&#8217;alar ve vesikalarla bilinen  kimselerdir. Yoksa bunların yanında daha birçoklarını saymak her zaman kabildir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Boğaziçi Lisesi&#8217;nin son sınıfında iken arkadaşlarına karşı komünizmin müdafaa ve  propagandasını yapan,onların millî mukaddesat diye bildikleri şeyleri tahkir  eden, &#8220;günün birinde hepiniz komünist zindanlarında çürüyeceksiniz&#8221; diye mukabil  tehdit savuran Doğan Aksoy,nihayet Rusya&#8217;ya kaçarken yakalandığı,evrakı arasında  Moskova damgalı mektup zarfları bulunduğu, dolabında Lenin vesairenin  fotoğrafları yakalandığı ve millî mukaddesata karşı olan hareketleri  arkadaşlarının şahitliği ile sabit olduğu hâlde maalesef mahkûm edilmedi. Davada  şahit olarak benim de bulunduğum bu komünistin bilakis lise imtihanlarını  vermesine müsaade edildi. Şimdi felsefe talebesi olarak üniversitede bulunuyor.  Esefle söylemek icap edilmesi gereken bu mikrop,serbest bırakıldı. Sayın  Başvekil!</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bunları gören vatanperver Türk çocuklarının kafasından neler geçtiğini bir lâhza  düşündünüz mü ? Bu çocuklar bazen bana: &#8220;Testiyi kıranla suyu getiren bir  olduktan sonra niçin çalışalım ? Niçin yurdumuza bağlı olalım ? &#8221; diye  sordukları zaman ben makul bir cevap veremedim. Bu cevabı sizden rica ediyorum.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Evet! Komünistler gizli propagandalarla ordumuzun arasına kadar sokulmaya  çalışıyorlar. Yine esefle söylüyorum ki hükûmet bir ordu mensubunu komünistliğe  başlamış gördüğü zaman ciddileşiyor da binlerce maarif mensubunu kıpkızıl  komünist gördüğü zaman aldırış etmiyor. Maarif şurasında &#8220;aile bir zehirdir&#8221;  diyerek cemiyetimizin temelini yıkmak isteyen bir Sadrettin Celâl&#8217;i pedagoji  profesörlüğünde tutmakla bütün alay kumandanlarını komünistten seçmek arasında  ne fark var?</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Talim heyeti arasında komünistlerle kaynaşan Dil Fakültesinde solcu doçentlerin  yapacağı zarar iki yedek subay talebesinin komünistliğinden bin kere korkunç  değil midir? Daha birkaç gün önce İstanbul Tıbbiyesi&#8217;nde kimya doçenti Halil,  asker talebelere hitaben: &#8220;Askerden nefret ederim&#8221; diye bağırdı. Bu sözün  altında solcu temayülün açığa vuruşunu sezmiyor musunuz?</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu solcuların, artık eski fikirlerinden caymış oldukları da müdafaa makamında  söylenebilir. Fakat &#8220;sözü namus saymak&#8221; hususundaki geleneğimizi &#8220;burjuva  budalalığı&#8221; diye gören komünistlerin verdiği söze inanmak ,vatan ve millet  karşısında en büyük gaflet değil midir? Dün dönenlerin yarın yine  dönmeyeceklerine hangi teminatla bakabiliriz? Onlar samimî olarak dönmüş olsalar  bile vaktiyle işlemiş oldukları suçtan dolayı, hiç olmazsa bugün millet işlerine  karışmak hakkından mahrum edilmeli değilmi idiler? Tövbekâr olmuş bir fahişe  artık namuslu sayıldığı hâlde, nasıl namuslu ailelerin harimine alınmazsa, eski  düşüncelerinden dönmüş olan komünistlerinde devlet harimine alınmamaları  gerekirdi. Yüz ellilikler de affedildi. Fakat onlara makinesinde en küçük bir  vazife veriliyor mu? Yüz ellikler acaba komünistlere göre daha mı suçludurlar?  Unutmamak lâzımdır ki bu komünistler yurdumuzun içinde kalıp devlette yer işgal  ettikçe yarın sınırlarda yurdu korumaya koşacak olan Türk çocukları kendileri ve  cephe gerilerini emniyette sanmayacaklardır. Acaba hangi düşünce ve hangi taktik  ,vatan çocuklarının bu emniyetsizlik duygusunu gidermekten daha üstün  tutulabilir?</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Fransa&#8217;da olup bitenler, hükûmette yer almış komünistlerin bir vatanı nasıl  batırdıklarını parlak bir örnek hâlinde göstermiyor mu? Bu komünistleri ileride  Türkiye için seve seve can verecek Türkçü gençlerin tutabileceği yerlerden  uzaklaştırmak,farzı muhâl bir mesele doğursa bile, Türk oğullarını ıstırap  içinde bırakmaktan doğacak millî zaaf kadar tehlikeli olabilir mi?</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Sayın Başvekil!</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bütün milliyetçi Türkler sizinle beraberdir. Sizden,tarihimizin bu çetin anında  vatan düşmanı komünizmin ezilmesini,bir daha baş kaldıramayacak şekilde  ezilmesini istiyorlar. Mevcut kanunlar kafi değilse bu bozguncular ocağının  kökünü kurutmak için yeni kanunlar yapınız. Kanun, millet vicdanın ma&#8217;kesi  olursa manası olur. Millî vicdan vatan düşmanlarının tepelenmesini istiyor.  Yurtsever Türk çocuklarının gözü önünde kötü bir örnek olan &#8220;komünistlere mevki  vermek&#8221; usulünü derhâl kaldırınız. Yukarıda verdiğim örnekler yarının neslini  yetiştirecek olan maarif sahasının bu mikroplarla nasıl bulaşmış olduğunu  gösteriyor.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Haydarpaşa Lisesi&#8217;ndeki son hadise bu bulaşıklığın görülüp bilinen son  delilidir. Bu olaylar karşısında Maarif Vekâletine de bir vazife düşüyor. Bu  vazife klâsiklerin tercümesinden, sanki yabancı dil ve hatta Türkçe öğretimi pek  yolunda gidiyormuş da sıra kendisine gelmiş gibi bazı liselere konulan Lâtince  ve Yunanca derslerinden daha ileri ve üstün bir vazifedir. Bu vazife Türk  maarifini öğretmen olsun,öğrenci olsun,bütün komünistlerden temizlemek  vazifesidir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Fransa&#8217;da olup bitenler, hükûmette yer almış komünistlerin bir vatanı nasıl  batırdıklarını parlak bir örnek hâlinde göstermiyor mu? Bu komünistleri ileride  Türkiye için seve seve can verecek Türkçü gençlerin tutabileceği yerlerden  uzaklaştırmak,farzı muhâl bir mesele doğursa bile, Türk oğullarını ıstırap  içinde bırakmaktan doğacak millî zaaf kadar tehlikeli olabilir mi?</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Maltepe, 21 Mart 1944<br />
Orkun, 2 Mart 1951, Sayı: 22</font></p>
<p><strong><font face="Maiandra GD" size="2"><font color="#ff0000">Kaynak:</font>  <font color="#000000">Nihal-Atsız.Com</font></font></strong></p>
<p align="center">&nbsp;</p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/huseyin-nihal-atsiz/">»<span lang="tr">  H. Nihal ATSIZ Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080"> |</font></span></span></font></strong></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/basvekil-saracoglu-sukruye-ikinci-acik-mektup-huseyin-nihal-atsiz/">Başvekil Saraçoğlu Şükrü’ye İkinci Açık Mektup (Hüseyin Nihal ATSIZ)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/basvekil-saracoglu-sukruye-ikinci-acik-mektup-huseyin-nihal-atsiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
