<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Cagri Beg Nihal Atsiz | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/cagri-beg-nihal-atsiz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Fri, 21 Jun 2013 14:20:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Çağrı Beğ (Hüseyin Nihal ATSIZ)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/cagri-beg-huseyin-nihal-atsiz/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/cagri-beg-huseyin-nihal-atsiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Oct 2007 10:49:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hüseyin Nihal Atsız]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar ve Şairler]]></category>
		<category><![CDATA[Cagri Beg]]></category>
		<category><![CDATA[Cagri Beg Nihal Atsiz]]></category>
		<category><![CDATA[Nihal ATSIZin Makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Nihal ATSIZin Yazilari]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçü Nihal ATSIZ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/cagri-beg-huseyin-nihal-atsiz/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çağrı Beğ (Hüseyin Nihal ATSIZ) Türkiye Devleti’nin kuruluşunda çok büyük payı olan bu kahraman Oğuz Beği, Mikaîl Yabgu’nun büyük oğlu, Selçuk Sübaşı’nın da torunudur. Mikaîl yabgu büyük ihtimalle babası Selçuk Beğ’den önce ölmüş, fakat tarihe Çağrı Beğ ve Tuğrul Beğ adında iki ateş parçası oğul bırakmıştır. &#160; Hazar Kağanlığı’na bağlı olan Oğuzlar, XI. Yüzyıl başlarken [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/cagri-beg-huseyin-nihal-atsiz/">Çağrı Beğ (Hüseyin Nihal ATSIZ)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><font color="#3366ff"><span style="font-size: 18pt; font-weight: 700"> Çağrı Beğ<br />
</span></font><font color="#ff6600"> <span style="font-size: 12pt; font-weight: 700">(</span></font></font><span style="font-weight: 700"><font color="#ff6600" face="Maiandra GD">Hüseyin  Nihal ATSIZ)</font></span></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türkiye Devleti’nin kuruluşunda çok  büyük payı olan bu kahraman Oğuz Beği, Mikaîl Yabgu’nun büyük oğlu, Selçuk  Sübaşı’nın da torunudur. Mikaîl yabgu büyük ihtimalle babası Selçuk Beğ’den önce  ölmüş, fakat tarihe Çağrı Beğ ve Tuğrul Beğ adında iki ateş parçası oğul  bırakmıştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Hazar Kağanlığı’na bağlı olan Oğuzlar, XI. Yüzyıl başlarken bu kağanlığın  dağılmaya yüz tutmuş olması dolayısıyla dağınık bir halde bulunuyorlardı.  Doğularında kuvvetli Karanlı Hakanlığı, güneylerinde daha kuvvetli Gazneliler  İmparatorluğu vardı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Oğuzlar’ın büyük bir bölümü Gazneliler’e tâbi olduğu halde Çağrı Beğ’le Tuğrul  Beğ, Karahanlılar’ın Talas valisi olan Yağan Tegin Mehmet Buğra Han’a  bağlıydılar. Yağan Tegin, Talas ırmağı boyundaki Selçi şehrini dirlik olarak  Çağrı ve Tuğrul beğlere vermişti.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Fakat huzur içinde değillerdi. Bir yandan Karahanlı-Gazneli rekabetiş ve  savaşları, öte yandan kendi aralarında birlik olmayışı, geleceklerine güvenle  bakmalarına engel oluyordu. İktisadî darlık içinde de bulunuyorlardı. Çağrı Beğ  bu düzensizliği ve huzursuzluğu giderecek bir yol aradı. Kendi buyruğundaki  savaşçılarla Anadolu’ya geçerek Rumlar’la çarpışmaya karar verdi. Bu savaş  milî-dinî bir ülkü ile, aynı zamanda iktisadî darlığa düşmekte bulunan Oğuzları  doyurmak için yapılacaktı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu savaş, gözüpek bir davranış olacaktı. Çünkü Maveraünnehir’den kalkarak Bizans  sınırına gelmek için Gazneliler İmparatorluğu’nun toprakları olan Horasan ve  İrak-ı Acem ülkelerinden geçmek gerekiyordu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Çağrı Beğ bu atılgan ve korkusuz yürüyüşü 1015’te yaptı. Küçük kardeşi Tuğrul  Beğ’i girilmesi güç çöllerde bırakarak Harzem ile Buhara arasından Horasan’a  girdi. Van gölünün güney bölgesinden Anadolu’ya saldırdı. O zaman bu bölgede  Vaspurgan adında, Bizans’a bağlı küçük bir Ermeni krallığı vardı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Çağrı Beğ, 1015,1016 yıllarında bu krallığa korkunç saldırışlar yaptı. Kral  Seneharim’in ordularını yendi. Ermeni kıralı bu akınlardan o kadar yıldı ki  krallığını Bizans’a bırakarak Anadolu’da kendisine başka bir yer verilmesini  istedi. Vaspurgan karşılığında kendisine Sivas bölgesi bağışlandı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Gazneliler, Çağrı Beğ’in bu korkusuz davranışını görünce onun dönüş yolunu  kapamak için 1017’de Harzem’i işgal ettiler. Bundan haberi olmayan korkusuz Oğuz  beği 1018’te kuzeye yönelerek Gence ve Nahçıvan şehirlerine hâkim olan  Şeddadoğulları beğliğinin ülkesine girdi. Bu kürt beğliğinin topraklarını  çiğnedikten sonra Bizans’ın tâbiyetinde olan Gürcü krallığına sokuldu ve bütün o  bölgeyi yağma etti.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1021’de Anı Ermeni kırallığına çarptı. Sonra yolunu kesmek için Gazneliler’in  aldığı bütün tedbirlere rağmen yurduna döndü.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><center><!--adsense#reklam_336x280--></center></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Altı yıl süren bu akın bütün tarihte eşsizdir. Çünkü gerisi kesilmiş olduğu  halde bir kumandanın, tanımadığı düşman ülkelerinde bu kadar çok dolaşması ve  büyük doyumluluklarla ülkesine dönmesi âdeta bir askerlik mucizesidir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Gazneli Sultan Mesud, Çağrı Beğ Oğuzları’nın bu hareketlerinden ürktü ve buhara  civarında yürüyerek Oğuzların büyük başkanı olan Arslan Yabgu’yu tutsak etti.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu olaydan sonra Çağrı Beğ’i Karahanlılar’a yanaşmış ve Karahanlılar’ın batı  kolunun hakanı olan Ali Tegin’in maiyetinde görüyoruz. Fakat Ali Tegin  bilmediğimiz bir sebeple, Çağrı Beğ’in amcası oğlu İnanç Yabgu’yu öldürünce  araları açıldı. Savaş hazırlığı yapıldığı bir sırada Çağrı Beğ’in bir oğlu  doğarak adı Alp Arslan kondu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1029’da yapılan savaşı kazanan Çağrı ve Tuğrul beğler biraz sonra Ali Tegin’in  ve oğlu Şahmelik’in darbeleriyle darmadağınık oldular. Malların çoğunu  kaybettiler; kalanını da çöllerde saklayarak bir daha böyle bir bozguna  uğramamak için askerî hazırlıklara başladılar.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Gazneliler bu hazırlıkları kendilerine karşı sandıklarından onlar da Oğuzlar’ı  tepelemek üzere hazırlığa girştiler ve 1035’te tecrübeli kumandan Beğdoğdu  buyruğundaki orduyu Çağrı Beğ ve öteki Oğuzlar’a karşı yürüttüler. Bu ordu 2  Temmuz 1035’te Oğuzlar’ın merkez koluna kumanda eden Çağrı Beğ’in pususuna  düştü. Çağrı Beğ kolu, yağmur gibi ok yağdırarak Gaznelilerin atlarını  öldürdükten sonra onları bozdu. Fakat Selçuklular bu zaferlerini tesadüfe  vererek Gazneliler’e elçi gönderip barış istediler. Elçiye gidip geldikten sonra  bir anlaşma yapıldı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu anlaşmada Dehistan vilâyeti Çağrı Beğ’e veriliyordu. Fakat gönderilen  menşurda Oğuz beğlerine “emir” denecek yerde “dihkan” denilmesi Oğuzlar’ı  güvensizliğe sevketti. Çünkü bu Farsça söz “köy ağası” anlamına geliyordu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Yeniden savaş ve vuruş başladı. 1036’da Çağrı Beğ, Merv yakınlarına kadar bir  akın yaptı. 1037’de Gaznelile Çağrı Beğ’i bastırmak üzere Merv’e büyük bir  kuvvet yürüttülerse de Çağrı Beğ çöle çekildi. Gazneliler kendisini kovaladılar.  Fakat Çağrı Beğ, kendisini kovalayan Gazneli birliklerini bir vadide ansızın  karşılayıp yok etti.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1037 Mayısının başlarında Çağrı Beğ, Merv’de, Tuğrul Beğ Serhas’ta kendi  adlarına hutbe okuttular. Fakat tam bağımsız değildiler. Çünkü ikisi de hutbede  kendi adlarından önce Gazneli Sultan Mesud’un adını okutmuşlardı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu arada iki taraf anlaşır gibi oldu ve Oğuz beğlerine Gazneliler Devleti’nin  büyüklerinin bazılarının kızları namzet gösterildi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bunlar arasında Çağrı Beğ’e de Ebülhasan Abdülcelil’in kızı düştü. Selçuklular  Merv ve Serhas’ı boşaltarak düğün hazırlıklarına başlarken Karahanlılar’dan  Uzkend valisi Börü Tegin yeniden Selçukluları kışkırtarak para ve silah  gönderince iş değişti. Çağrı Beğ, kardeşi Tuğrul Beğ’le birlikte birkaç Gazneli  kuvvetini yendi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1038 Nisanında Gazneliler 30.000 kişilik seçme bir orduyla Selçuklular üzerine  yürüyünce Oğuzlar kendi aralarında ne yapacaklarını konuştular. Çağrı Beğ,  Nişabur’a baskın yapmak gibi gayet cüretli bir tasarı teklif ettiyse de Tuğrul  Beğ bunu tehlikeli bularak normal savaşı tercih etti.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1038 Haziranında Serhas civarındaki Telhab’da savaş başladı. Pek şiddetli ve  hileli bir savaştan sonra Gazneli ordusu yok edildi. Serhas ve Merv yeniden  alındı. Merv’de Ulucami’de yapılan bir toplantıda Çağrı Beğ, artık Gazneli  sultanın himayesinde beğlik kurmaya razı olmayarak bağımsız devlet kurulmasını  ve içlerinden birinin hepsine başkan seçilerek “sultan” tanınmasını teklif etti.  Bu teklif kabul edildi ve Tuğrul Beğ başkan seçildi. Çağrı Beğ, küçük kardeşine  hiçbir zaman rakip olmak istemedi. Tuğrul Beğ kısır olduğu için padişahlık nasıl  olsa Çağrı Beğ koluna geçecekti.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1038 Temmuzda Çağrı Beğ, Herat’ı işgal etti. Ekimde 50.000 kişil Gazneli ordusu  Selçuklular’a karşı yürüyüşe geçti.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu ordu Kasımda Belh’e girdi. Fakat Gazneli Sultan Mesud, Selçuklular’dan önce  onların müttefiki olan Karahanlı Börü Tegin üzerine yürüdü. Çünkü onun,  Selçuklular tarafından Horasan padişahı ilân edileceği hakkında bir söylenti  duymuştu. Soğuğa, kara, insan ve hayvan kaybına bakmadan ilerliyordu. Çağrı Beğ  de bu durumdan faydalanmak isteyerek ordusunun gerisine düşecek şekilde yürüyüşe  başladı. Sultan Mesud bunu öğrenince Börü Tegin’i bırakarak geri döndü ( 12 Ocak  1039 ). Belh’e çekildi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Çağrı Beğ şubatta Nişabur’a gelerek Tuğrul Beğ tarafından karşılandı. Burada 40  gün kaldı. Şehrin büyükleri birer birer ziyaret ederek hoş geldin dediler.  Tuğrul Beğ’in tahtı yanına konulan süslü bir sedirin üzeride oturuyordu. Fakat  Nişaburlulara Tuğrul Beğ kadar iyi davranmak niyetinde değildi. Çünkü Sultan  Mesud taraftarlarının propagandasıyla Nişabur emîrlerinin ve şeyhlerinin ahaliye  Selçuklular aleyhinde söz söylediğini ve camilerde açıkça beddua ettiklerini  işitmişti. Gaznelilerle Selçuklular arasında yapılan savaşlar İran-Türkistan-Çin  pazarı olan Nişabur’un ticaretini felce uğrattığından bundan şikâyetçi olan  tüccarlar da Oğuzlar aleyhine yürütülen Gazneli ordularına maddî yardımlarda  bulunmuşlardı. Bundan dolayı Çağrı Beğ ve buyruğundaki beğler Tuğrul Beğ’e  başvurarak Selçuklu-Gazneli savaşlarının kesin bir sonuca bağlanmamış olması  dolayısıyla, hâlâ zengin bir ticaret eşyasına malik bulunan şehrin yağmasına  izin rica ettiler. Tuğrul Beğ razı olmayınca hoşnutsuzluklarını gizlemediler.  Uzun tartışmalardan bir sonuç çıkmayınca Tuğrul Beğ bıçağını çekerek Çağrı Beğ’e  : “Yağmada direnirsen kendimi öldürürüm” dedi ve bıçağı yüreğine götürdü. Çağrı,  bıçağı yakalayarak yağmadan vazgeçtiğine söz verip intiharı önledi. Tuğrul Beğ  de ona 500.000 dirhem ve birçok hediye verilmesini emretti.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Martta Çağrı Beğ, Nişabur’dan ayrılarak Serhas’a yöneldi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Çağrı Beğ Gazneli Sultan Mesud’un kesin sonuçlu bir saldırı yapacağını bildiği  için o da tedbirli davranıyor, onun hareketlerini güçleştirmek için geçeceği  yerleri yakıp kıyıyordu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">6 Nisan 1039’da Aliabad ovasında Sultan Mesud ve Çağrı Beğ kuvvetleri  çarpıştılar. Çağrı Beğ, üstün kuvvetler karşısında çekilmeye mecbur oldu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">15 Mayıs 1039’da sultan Mesud 100.000 kişilik görülmemiş bir orduyla Belh’ten  hareket etti. Bu ordu çok kuvvetli idi. Fakat beslenmesi güç ve hareketi de  ağırdı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Çağrı Beğ bu yürüyüşü öğrendiği zaman Serhas’ta idi. Kardeşine ve bütün  akrabalarına durumu bildirdi. Hepsi kuvvetlerini birleştirdiler. Orduları ancak  20.000 kadar atlıdan mürekkepti. Bir bölümü zırhlı ve son derece mükemmel  silahlı, büyük çoğunluğu da çevik, hızlı, şiddetle ok atan hafif süvarilerdi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Gazneliler ordusunu aç bırakmak için Horasan’daki açık şehileri yıktılar.  Ekinleri yaktılar. Ağaçları kestiler.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Oğuz beğleri Serhas’ta bir savaş meclisi kurarak Gazneli Mesud’un büyük  ordusuyla çarpışıp çarpışmamak meselesi üzerine konuştular. Türlü düşünceler  ileri sürüldü. En son konuşan Çağrı Beğ’in ağırlıkları uzakta bulundurarak son  derece şiddetle çarpışmak fikri kabul olundu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1039 Haziranında, ilerleyen ağır Gazneli ordusuyla Selçuklular arasında bir sıra  savaşlar başladı. Bu savaşlarda Oğuz-Türkmen ordusunun ruhunu Çağrı Beğ teşkil  ediyordu. Selçuklular kesin sonuçlu savaşa girmeyerek yıpratma taktiğini  kullanıyordu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Haziran sonunda iki taraf da iyice yorulmuştu. Gazneliler’in yolladığı bir elçi,  bu sebeple barışa yol açtı ve iki taraf da savaşa daha iyi hazırlanmak gizli  düşüncesiyle barışa yanaştı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bunla beraber barış yapılır yapılmaz iki tarafın hazırlığı da başlamıştı. 1039  Kasımında Gazneli Sultan Mesud 100.000 kişiyi aşan mükemmel ordusuyla hızla  harekete geçti. Oğuzlar, Bâverd’de toplanıp birleştiler. Selçuklular stratejik  bir baskına uğrayıp yok olmaktan güç kurtuldular. Sultan Mesud onları  yakalayamayınca yiyecek güçlüğü yüzünden yürüyüşü durdurup Nişabur’a döndü (  Ocak 1040 ).</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Gazneliler’in Selçuklular üzerine kesin yürüyüşü 3 Mayıs 1040’ta başladı.  Gazneliler ordusu büyük su sıkıntısı içinde yürüyordu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">21 Mayıs 1040 Cuma günü Dendânekan ovasında yapılan büyük meydan savaşı  Selçuklular’ın kesin zaferiyle bitti.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Çağrı Beğ, Sultan Mesud’un karargâhına gelerek onun tahtına oturdu. Mal ve  doyumlulukları askerine dağıttı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Çağrı Beğ, Sultan Mesud’un bitkin bir halde Mervirûz’a düştüğünü ve yanında  hiçbir kuvvet kalmadığını öğrendikten sonradır ki üç gündür at üstünde  beklettiği ordusuna dinlenme buyruğunu verdi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Çağrı Beğ, bundan sonra imparatorluğun doğu bölgesi olan Horasan’ın hâkimi  olarak kalmış ve ölünceye kadar mevkiini korumuştur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1060’ta 70 yaşında olduğu halde öldü.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Merv’e gömüldü.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Alp Arslan, Yakutu, Kavurt, Süleyman adındaki oğullarından Alp Arslan onun  yerine Horasan valisi oldu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Orkun, 9. Sayı, Ekim 1962</font></p>
<p><strong><font face="Maiandra GD" size="2"><font color="#ff0000">Kaynak:</font>  <font color="#000000">Nihal-Atsız.Com</font></font></strong></p>
<p align="center">&nbsp;</p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/huseyin-nihal-atsiz/">»<span lang="tr">  H. Nihal ATSIZ Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080"> |</font></span></span></font></strong></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/cagri-beg-huseyin-nihal-atsiz/">Çağrı Beğ (Hüseyin Nihal ATSIZ)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/cagri-beg-huseyin-nihal-atsiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
