<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Cengiz Han | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/cengiz-han/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Jun 2016 14:07:06 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Cengiz Han &#8211; (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/cengiz-han-biyografi-hayati-kim-kimdir/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/cengiz-han-biyografi-hayati-kim-kimdir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 13:30:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[C]]></category>
		<category><![CDATA[Kim Kimdir?]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>
		<category><![CDATA[Cengiz Han]]></category>
		<category><![CDATA[Cengiz Han Kimdir Yaşamı Hayatı Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Hayati]]></category>
		<category><![CDATA[Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Şairlerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Sanatçıların Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Ünlülerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Öyküsü]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarların Biyografileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/cengiz-han-biyografi-hayati-kim-kimdir/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cengiz Han (Hayatı &#8211; Biyografisi) &#160; Cengiz Han ( 11.08.1166)- (26.08.1226) 1167 yılında doğdu. Moğol kağanı ve Moğol devletinin kurucusu. Asıl adı Temuçin&#8217;dir. Temuçin, 13 yaşlarında iken, babasını kaybetti. Henüz küçük olduğundan, kabilesi, onu bırakıp Tayciutlar&#8217;a katılmak istedi. Annesi Helün Hatun, binbir çaba ile kabilenin küçük bir bölümünü geri çevirebildi. Nice güçlük ve sıkıntıya rağmen, [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/cengiz-han-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Cengiz Han – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><span style="font-family: 'Maiandra GD';"><span style="color: #0099cc;"><strong><span style="font-size: 22pt;"> Cengiz Han<br />
</span></strong></span> <span style="color: #c0c0c0;"><span style="font-size: 8pt; font-weight: bold;">(Hayatı &#8211; Biyografisi)</span></span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;"><br />
Cengiz Han ( 11.08.1166)- (26.08.1226)<br />
1167 yılında doğdu. Moğol kağanı ve Moğol devletinin kurucusu. Asıl adı Temuçin&#8217;dir. Temuçin, 13 yaşlarında iken, babasını kaybetti. Henüz küçük olduğundan, kabilesi, onu bırakıp Tayciutlar&#8217;a katılmak istedi. Annesi Helün Hatun, binbir çaba ile kabilenin küçük bir bölümünü geri çevirebildi. Nice güçlük ve sıkıntıya rağmen, varlıklarını sürdürebildiler. Bütün bu olaylar sırasında, Temuçin&#8217;deki önderlik yetenekleri kendisini belli ediyordu.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<table style="border-collapse: collapse;" border="0" width="250" cellspacing="0" cellpadding="0" align="left">
<tbody>
<tr>
<td width="173" height="267"><!--adsense#reklam_250x250--></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Cengiz, han olduktan sonra Çin&#8217;deki Kitün/Chin sülalesinin, kuzey sınırlarında Tatarlar&#8217;a karşı giriştiği bir harekete katıldı ve Tatarlar ezildi. Ona göre Tatarlar atalarına kötülük edip, ölümüne neden olmuşlardı. 1202&#8217;te Tatar kabileleri ile savaştı ve onları yendi.<br />
Cengiz Han, Moğolistan&#8217;ın tek gücü durumuna gelmişti. 1206 ilkbaharında, Onon ırmağı boylarında bir kurultay toplandı. Bu kurultay, bütün kabilelerin temsilcileri Han Cengiz&#8217;i, bakanlığa (Kağan) getirdiler. Cengiz unvanı da bu sırada verilmiş olmalıdır.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Cengiz Kağan Çin&#8217;den batıya giden ticaret yolunu denetimlerinde tutan Tangutlar&#8217;la savaştı. 1209&#8217;da kendisi de sefere katıldı. Başkent Ning-hia düşmediyse de, Tangutlar denetim altına alındı. Cengiz Kağan, Asya&#8217;nın doğusunda büyük bir güç olarak ortaya çıkarken, Orta Asya&#8217;nın kudretli devleti de Harezmşahlar&#8217;dı. İki ülke arasında bir çok elçiler gidip gelmişti. Cengiz, iki ülke arasında özellikle ticaretin gelişmesinden yana olduğunu belirtmiş, Harezmşah ülkesinden gelen kervan mallarını uygun fiyatlarla satın almıştı. Cengiz, 1218&#8217;de bir kaç elçisi dışında tamamı Müslüman olan tacirlerin yönettiği 450 kişilik bir kervan hazırlatıp gönderdi. Cengiz&#8217;in Moğollar&#8217;ı tek bir devlet altında toplaması sonucu, eski Göktürk topraklarındaki bazı Türk boylarının Batı&#8217;ya doğru göçü başlamıştır. Asya&#8217;daki dinler mücadelesinde, Cengiz&#8217;in Şaman inancında olmasına karşın, siyasal açıdan İslamiyet&#8217;e yakınlaşmasıyla islamiyet&#8217;e destek sağlamıştır. Cengiz&#8217;le birlikte Asya&#8217;nın iktisadi yaşamı da değişime uğramıştır. Ülkeler arası ticaret yeni boyutlar kazanmış, sınırlar ve gümrükler ortadan kalkmıştır. Asya&#8217;da tek bir devletin egemen olmasıyla Asya&#8217;nın batısı ile doğusu arasındaki ticari ilişkiler gelişmiştir. 1227 yılında öldü.</span></p>
<p align="justify">
<p align="center"><span style="font-family: 'Maiandra GD';"> <span style="font-size: 15pt; font-weight: bold;"><span style="color: #808080;">|</span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/"> » Biyografiler &#8211; Kim Kimdir Sayfasına Dön! «</a> <span style="color: #808080;">|</span></span></span></p>
<p align="center"><span lang="tr"><strong> <span style="font-size: 10pt; color: #ff0000; font-family: 'Maiandra GD';">Not:</span><span style="font-size: 10pt; color: #808080; font-family: 'Maiandra GD';"> İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</span></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-size: 8pt;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/"> <span style="color: #ffffff;">Biyografi</span></a><span style="color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/"> <span style="color: #ffffff;">Biyografiler</span></a><span style="color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/"> <span style="color: #ffffff;">Yaşam Öyküleri</span></a><span style="color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/"> <span style="color: #ffffff;">Kim Kimdir?</span></a><span style="color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Biyografi/"> <span style="color: #ffffff;">Biyografi</span></a></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/cengiz-han-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Cengiz Han – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/cengiz-han-biyografi-hayati-kim-kimdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Çengiz Han&#8221; ve &#8221; Aksak Temir Bek&#8221; Hakkında (Hüseyin Nihal ATSIZ)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/cengiz-han-ve-aksak-temir-bek-hakkinda-huseyin-nihal-atsiz/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/cengiz-han-ve-aksak-temir-bek-hakkinda-huseyin-nihal-atsiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Oct 2007 09:30:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hüseyin Nihal Atsız]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar ve Şairler]]></category>
		<category><![CDATA[Aksak Temir Bek]]></category>
		<category><![CDATA[Cengiz Han]]></category>
		<category><![CDATA[Nihal ATSIZin Makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Nihal ATSIZin Yazilari]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçü Nihal ATSIZ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/cengiz-han-ve-aksak-temir-bek-hakkinda-huseyin-nihal-atsiz/</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8220;Çengiz Han&#8221; ve &#8221; Aksak Temir Bek&#8221; Hakkında (Hüseyin Nihal ATSIZ) Millî şuurun ve ilmî tarihçiliğin hâlâ gereğince gelişememesi, dinî taassubun hâlâ ruhlara hükmetmesi dolayısıyla tarihimizin bazı büyüklerine karşı saygısızlıkta bulunmak, yahut Türk ırkının şu veya bu bölümlerini birbirine düşman saymak gibi yanlışlıklar sık sık yapılmaktadır. Bunların arasında en yaygını Çengiz ve Temir düşmanlığıdır. Bu [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/cengiz-han-ve-aksak-temir-bek-hakkinda-huseyin-nihal-atsiz/">“Çengiz Han” ve ” Aksak Temir Bek” Hakkında (Hüseyin Nihal ATSIZ)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><span style="font-weight: 700"> <font color="#3366ff" face="Maiandra GD" size="5">&#8220;Çengiz Han&#8221; ve &#8221; Aksak Temir  Bek&#8221; Hakkında</font></span><font face="Maiandra GD"><font color="#3366ff"><span style="font-size: 18pt; font-weight: 700"><br />
</span></font><font color="#ff6600"> <span style="font-size: 12pt; font-weight: 700">(</span></font></font><span style="font-weight: 700"><font color="#ff6600" face="Maiandra GD">Hüseyin  Nihal ATSIZ)</font></span></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Millî şuurun ve ilmî tarihçiliğin hâlâ  gereğince gelişememesi, dinî taassubun hâlâ ruhlara hükmetmesi dolayısıyla  tarihimizin bazı büyüklerine karşı saygısızlıkta bulunmak, yahut Türk ırkının şu  veya bu bölümlerini birbirine düşman saymak gibi yanlışlıklar sık sık  yapılmaktadır. Bunların arasında en yaygını Çengiz ve Temir düşmanlığıdır. Bu  düşmanlığı yapanlar arasında Şarlman&#8217;la Şarlken&#8217;i birbirine karıştıran  felsefeciler bulunduğu gibi tarihçi geçinenler de vardır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu tarihçi geçinenlerden biri Türk soyunun güzelliği hakkında yazdığı bir gazete  makalesinde yine dinî taassup sebebiyle Çengiz ve Temir&#8217;den &#8220;mahlûkat&#8221; diye  bahsederek onların sarı &#8220;Moğol&#8221; ırkından olduğunu Türklerin ise beyaz ırkın  mümessili olduğunu ileri sürdü.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Artık ilmî bir değeri kalmayan bu eskimiş sarı ırk, beyaz ırk tabirleri yanında  muharririn Çengiz ve Moğollar hakkındaki son neşriyattan da habersiz olduğu, bu  yazıları kırk yıl önceki ilmin kırıntılarıyla yazdığı anlaşılmaktadır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Burada tafsilâta girişerek, bazı gençlerin sorularını cevaplandırmak üzere,  şimdiye kadar varılan ilmî sonuçların özetini vereceğim:</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1- Türklerle Moğollar iki kardeş millettir. Altay grubu denen akraba milletlerin  en mühim iki tanesidir. Türkçe ve Moğolca eskiden tek dil olup ancak Hunlar  çağında iki ayrı dil haline gelmiştir. &#8220;Hun &#8211; Türk münasebetleri&#8221; adlı tebliğ  ile bunu iddia ve ispat eden Türk, Moğol ve Çin dilleri bilgini Von Gabain  olmuştur. (İkinci Türk Tarih Kongresi, s. 895- 911, İstanbul, Kenan Matbaası).</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">2- Moğol kelimesini tarihe tanıtan Çengiz Han olmuştur. Kendisinden önce  Moğollar&#8217;a (yani Moğolca konuşan boy ve uruklara) ne dendiği kesinlikle belli  değildir. Sekizinci yüzyıla ait Orkun yazıtlarında görülen &#8220;Otuz Tatar&#8221; ve  &#8220;Dokuz Tatar&#8221; adlı birliklerin Moğol olduğu ileri sürülmüşse de bu, bir  faraziyeden ibaret kalmıştır: Çünkü bugün Moğolistan denilen eski Gök Türk  ülkesinin ancak onuncu yüzyıldan başlayarak Moğollar&#8217;la dolduğu ortaya konduktan  sonra Sekizinci Yüzyılın Otuz Tatar ve Dokuz Tatarlar&#8217;ın da Türk olduğu  kendiliğinden belli olmuştur. Gök Türkler çağında adı geçen &#8220;budun&#8221;lardan Moğol  olduğu kesinlikle bilinen ancak Kıtaylar&#8217;dır ki daha sonraki zamanlarda da  tarihe Moğol olarak geçmişlerdir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">3- Fakat Çengiz&#8217;in &#8220;Moğol&#8221; topluluğu etnik değil, tıpkı &#8220;Osmanlı&#8221; tabiri gibi  siyasî bir isimdir ve aralarında Türkçe konuşan veya Türk olan boylar ve uruklar  da vardır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">4- Eserini On Birinci Yüzyılda yazan Kaşgarlı Mahmud, Tatarlar&#8217;ı, ayrı lehçeleri  olan bir Türk kavmi olarak göstermiştir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">5- On Üçüncü Yüzyılda Büyük Çengiz İmparatorluğunu gezen Marko Polo, &#8220;Tatar&#8221;  kelimesini Türkler&#8217;le Moğollar&#8217;ın ikisini birden kapsayan bir deyim olarak  kullanmıştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">6- Türkler&#8217;in kendileri de &#8220;Tatar&#8221;ı Türkler&#8217;in bir parçası ve belki de Doğu  Türkçe&#8217;siyle konuşan Türkler olarak saymışlardır. Âşıkpaşaoğlu, tanınmış  tarihinde Süleymanşah&#8217;la birlikte Anadolu&#8217;ya gelen Türkleri &#8220;elli bin miktarı  göçer Türkmen ve Tatar evi&#8221; olarak kaydeder.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><center><!--adsense#reklam_336x280--></center></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">7- Osmanlı padişahlarından II. Murad zamanında, hicrî 843&#8217;te yazılıp tarafımdan  yayınlanan bir tarihî takvimde Çengiz, Ögedey, Güyük, Mengü, Hülegü, Abaka,  Keyhatu gibi Müslüman olmayan Çengizli kaanlar rahmetle anılmıştır. (Osmanlı  Tarihine ait Tarihî Takvimler, s. 92-94, İstanbul 1961, Küçük aydın Basımevi).  Yani On Beşinci Yüzyıl ortalarına kadar Türkiye&#8217;de aydınlar arasında bir Tatar  düşmanlığı, Müslüman olmayan Türk&#8217;e düşmanlık diye bir şey yoktu. Bu  müsamahakârlık Doğu Türkleri&#8217;ni veya Tatarlar&#8217;ı yabancı saymaktan, Çengiz  Hanedanını millî bir hanedan saymaktan ileri geliyordu. Umumî bir müsamaha  olsaydı aynı hoşgörürlük Bizanslılara, Ermeniler ve Gürcülere, Batılılara karşı  da gösterilirdi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">8- Türkler&#8217;le Moğollar aynı kökten gelen iki kardeş millet olmakla beraber  Çengiz Han, Moğol değil, Türk&#8217;tü. Çengiz&#8217;in Türklüğü tarihî geleneklerin dışında  tarafsız çağdaş Çinlilerin tanıklığı ile de sabittir. Profesör Zeki Velidi Togan,  1941&#8217;de yayınladığı &#8220;Moğollar, Çengiz ve Türklük&#8221; adlı küçük eserinde, (s. 18)  ve 1946&#8217;da yayınladığı &#8220;Umumî Türk Tarihine Giriş&#8221; adlı büyük ve değerli  eserinde (s. 66) Çengiz Kaan&#8217;ı 1221&#8217;de ziyaret eden Çao-hong adlı bir Çin  elçisinin verdiği bilgiyi nakletmiştir. Bu elçi, Çengiz&#8217;in eski Şato  Türklerinden indiğini gayet açık olarak belirtmiştir. Şatolar ise, bilindiği  üzere eski Gök Türkler&#8217;den inen büyük bir uruktur. Çengiz&#8217;in tipi hakkındaki  tarihî bilgiler de (uzun boy, kumral saç, beyaz ten, yeşil göz) eski Gök Türk  kağanlarınınkine uymaktadır. Çengiz&#8217;in aile adı olan &#8220;Börçegin&#8221;, &#8220;Börü Tegin&#8217;in  Moğolca söylenişinden ibaret olduğu gibi &#8220;Çengiz&#8221; kelimesi de &#8220;Tengiz&#8221; yani  &#8220;Deniz&#8221; kelimesinin Moğolca söylenişinden başka bir şey değildir. Türkçe&#8217;de &#8220;t&#8221;  ile başlayan kelimelerin Moğolca&#8217;da &#8220;ç&#8221; ile başladığını Altay dilleri uzmanları  söylemektedir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Çengiz&#8217;in ailesi hiç şüphesiz eski Türk devlet geleneğine uygun olarak çok eski  zamandan beri Moğollardan bir kısmı üzerinde (belki de Moğollaşmış Türkler  üzerinde) beğlik eden bir Eçine Hanedanı kolu idi. Bu hanedanda Türk  geleneklerinin devam etmekte olduğu Çengiz&#8217;in oğullarından Çağatay ve Ögedey&#8217;in  adlarından gözükmektedir. &#8220;Çağa&#8221; ve &#8220;Öge&#8221; bilindiği üzere, Türkçe kelimelerdir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">9- Aksak Temir Bek&#8217;in bir Barlas gibi olması ve Barlasların Moğol uruğu  sayılmasında Temir&#8217;in Türklüğüne engel değildir. Temir&#8217;in ailesi de Çengiz  ailesinin bir kolu olup Barlas uruğu üzerinde beğlik etmiştir. Ruslar tarafından  Temir&#8217;in mezarını açmak suretiyle yapılan incelemeler onun da uzun boylu ve  beyaz tenli olduğunu ortaya koymuştur ki eski Arap ve Fars edebiyatlarındaki  Türk tavsifine tamamen uygundur. Üstelik Temir&#8217;in anadili de Türkçe&#8217;dir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">10- Ne Çengiz ne Temir Bek, Aryanî tipinde değildi. Klâsik Türk tipi bazı  sahtekârların iddia ettiği gibi Hind Avrupa tipi olmayıp Çinlilerle Aryanîler  arasında orta bir tiptir. Mezarlardan çıkan kafatasları, eski heykeller, eski  duvar resimleri ve tarihî tavsifler bunu gösterdiği gibi Arap ve Fars  şiirlerinde de çekik gözlü Türk güzellerinin övülmesine dair birçok örnek  vardır. Milâdî 1114&#8217;te, yani daha Çengiz&#8217;in ve Moğollar&#8217;ın ortaya çıkmasından ne  kadar önce ölmüş olan Zemahşerî&#8217;nin bir Türk güzeli hakkında yazdığı şu şiirlere  bakın:</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">&#8220;O ne kutlu bir gündü ki Yâfes kızlarından güzel ve cilveli bir kıza malik  olmuştum. O güzel gözleri her ne kadar dar ise de sihir kârlık bakımından  geniştir. Baktığı vakit gözlerinin karası görünürse de güldüğü zaman bu  siyahlığın hepsi kaybolur.&#8221;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">* * *</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">&#8220;Türk&#8221;&#8216; neslinden bir güzel kız beni kendi isteğimle ölüme doğru götürmektedir.  O kızın kendi fettan, gözleri de öldürücüdür. Zaten Türk&#8217;ün öldürücülüğü meşhur  değil midir? Bu kızın kardeşinin kılıcı ne kadar kesici ve öldürücü ise de bu  hususta onun gözü erkek kardeşinin kılıcından daha kesicidir. Kardeşi, aldığı  esirleri azad ederse de bunun esirleri azad kabul etmez. Kardeşi bazı insanların  kanını dökerse de bu herkesin kanını dökmektedir. Kardeşinin elinde kâfirler  feryad etmektedir. Bu ise Müslümanları inletmektedir. Ben onun hicranı ile  ağladıkça o benim karşımda güler ve güldüğü vakit büsbütün darlaşan gözleri  kalbimi yaralar.&#8221;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">* * *</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">&#8220;Su&#8217;dâ (1) ya şöyle söyle: Bizim sana ihtiyacımız yoktur ve biz iri siyah  gözlüleri istemeyiz. Dar gözler ve dar gözlüler bizim düşüncemizi ve hayalimizi  doldurmuşlardır. Onlar baktıkları vakit yalnız gözlerinin siyahlıkları görünür.  Fakat gülecek olurlarsa o siyahlık da görünmez olur. Türk yüzü-ki Tanrı onları  kem gözden esirgesin-gökteki ay gibidir&#8221; (Atsız Mecmua, Sayı: 15, 15 Temmuz  1932, Sayfa: 66-67.)</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">11- Oğuzlar&#8217;ın da vaktiyle tam klâsik Türk tipinde olduklarının en büyük delili  daha Selçuklu devleti kurulmadan önce ölmüş bulunan Mes&#8217;ûdî&#8217;nin kaydıdır.  Mes&#8217;ûdî &#8220;Oğuzlar çekik gözlüdür. Fakat onlardan daha çekik gözlü olanlar da  vardır.&#8221; demektedir. Genellikle Oğuzlar&#8217;ın torunları olan bugünkü Türkiye  Türkleri&#8217;nin arasında da bu tipin tam veyâ biraz değişik örnekleri çok sayıda  göze çarpmaktadır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">12- Aksak Temir&#8217;in Türkiye Türkleri ile çarpışmasını bir millî dâvâ haline  getirmeye çalışmak millî bir ihanetten başka bir şey değildir. Aksak Temir&#8217;in  Yıldırım Bayazıda karşı savaşan ordusunda pek çok Doğu Anadolulu Türkmen vardı.  Bu savaş gerçekte Osmanlı-Karaman, Osmanlı &#8211; Akkoyunlu, Osmanlı &#8211; Safevî  vuruşmaları gibi bir iç savaştır. Osmanlı &#8211; Karaman ve Osmanlı &#8211; Safevî  savaşlarında gösterilen sertlik Osmanlı &#8211; Çağatay savaşındakini bastıracak  niteliktedir. Bu çarpışmalar Türk tarihinin oluşundaki bir kader sonucudur. Türk  tarihi pek çok iç çârpışmalarla doludur. Nitekim Osmanlı tarihinde de prensler  arasındaki kıyıcı savaşlar büyük bir bölüm teşkil eder.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">13- Son zamanlarda Kül Tegin anıtının bulunduğu yerde keşfedilip Kül Tegin&#8217;e ait  olduğu iddia edilen heykelin tipi arkaik Orta Asya tipidir. Herhalde Kül  Tegin&#8217;in veya Gök Türkler&#8217;in de &#8220;Moğol&#8221; olduğu iddia edilemez.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">14- Selçukluların İranlı saray şairlerinden &#8220;Dih Hudây Ebu&#8217;l-Ma-âlîyi&#8217;r Râzi&#8221;  Selçuk sultanının sarayındaki Türk kölemenlerden bahsederken şöyle demektedir:  &#8220;Hepsi Kırgız ve Çin kökünden olan servi boylular, hepsi Yağma ve Tatar  tohumundan olan gül yüzlü güzeller. Aralarında gümüş çeneli Oğuz ve Kıpçak  güzelleri, mis yüzlü ve ay gibi Kay ve Kimekler de var. Tanrım, bu Türk  çocukları ne güzel şeyler ki onlara bakan insanın gözleri bahar gibi olur.&#8221;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Buradaki Çin&#8217;den maksat uzakdoğu Türkleri ve belki de Moğollardır. Tatarlar&#8217;ın  Yağmalarla birlikte gül yüzlü güzeller olarak gösterilmesi onların su katılmamış  Türklüklerine en büyük delildir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">15- Bugün özellikle &#8220;Tatar&#8221; denilen Türkler Kazanlılarla Kırımlılardır.  Kazanlılar eski Bulgar Türklerinin, Kırımlılar da Kıpçakların torunlarıdır. Yani  bugün siyasî ve hatta coğrafi bir anlamı olan Tatar kelimesini bir Moğol uruğu,  yahut Türk&#8217;ten başka bir şey diye düşünmek imkânsızdır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu şartlar içinde Türk tarihinin iki büyük şahsiyeti olan Çengiz Han ile Temir  Bek&#8217;i Türk&#8217;ten gayrı ve hele Türk düşmanı olarak görmek, göstermek ve düşünmek  tarihi tahrif etmekten başka bir şey değildir. Özellikle Tatar kelimesini Moğol  veya gayrıtürk bir millet anlamında kullanmak hiçbir şey bilmemek demektir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türkler, Türk tarihinin birinci sınıf insanlarından bazılarını tenkit etmek,  beğenmemek, sevmemek hakkına maliktirler. Fakat hanedanlar arasındaki rekabetler  dolayısıyla bunlardan birini tutarak onun hasmını millî düşman diye ilan  edemezler. Irk davalarında coğrafyanın hiçbir değeri yoktur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türkler&#8217;den bazılarını millî düşman diye göstermek hem tarihi değiştirmek, hem  de yarınki Türk birliğini baltalamak olur. Bu baltalama, tarihî düşmanlarımızın  ekmeğine yağ sürmektir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">(1) &#8220;Su&#8217;dâ&#8221;, Zemahşerî&#8217;nin Arap sevgilisinin adıdır. Bu şiirleri o zaman Kelâm  Tarihi profesörü, sonra Diyanet İşleri Başkanı olan Şerefeddin Yaltkaya tercüme  etmişti.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ötüken, 23 Temmuz 1966, Sayı: 31 &#8211; 32</font></p>
<p><strong><font face="Maiandra GD" size="2"><font color="#ff0000">Kaynak:</font>  <font color="#000000">Nihal-Atsız.Com</font></font></strong></p>
<p align="center">&nbsp;</p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/huseyin-nihal-atsiz/">»<span lang="tr">  H. Nihal ATSIZ Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080"> |</font></span></span></font></strong></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/cengiz-han-ve-aksak-temir-bek-hakkinda-huseyin-nihal-atsiz/">“Çengiz Han” ve ” Aksak Temir Bek” Hakkında (Hüseyin Nihal ATSIZ)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/cengiz-han-ve-aksak-temir-bek-hakkinda-huseyin-nihal-atsiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cengiz-name Destanı</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/cengiz-name-destani/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/cengiz-name-destani/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Sep 2007 00:35:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir Öykü Roman]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Destanları]]></category>
		<category><![CDATA[Altinordu]]></category>
		<category><![CDATA[Cengiz Han]]></category>
		<category><![CDATA[Cengiz name]]></category>
		<category><![CDATA[Desan]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Asya]]></category>
		<category><![CDATA[Timur]]></category>
		<category><![CDATA[Türk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/cengiz-name-destani/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cengiz-name Destanı Ortaasya&#8217;da yaşayan Türk boyları arasında XIII. yüzyılda doğup gelişmiştir. Cengiz nâme Moğol hükümdarı Cengiz&#8217;in hayatı, kişiliği ve fetihleri ile ilgili olarak Cengiz&#8217;in oğulları tarafından idare edilen Türkler tarafından meydana getirilmiştir. Orta Asya&#8217;da yaşayan Türkler özellikle de Başkurd, Kazak ve Kırgız Türkleri, Cengiz destanını çok severek günümüze kadar yaşatmışlardır. Cengiz-nâme&#8217;de, Cengiz bir Türk kahramanı [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/cengiz-name-destani/">Cengiz-name Destanı</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center">  <strong><font style="font-size: 22pt" color="#0099ff" face="Maiandra GD">Cengiz-name  Destanı</font></strong></p>
<p align="justify">  <strong> <font color="#0099ff" face="Maiandra GD" size="6">   </font> </strong>    <font face="Maiandra GD" size="2"><br />
Ortaasya&#8217;da yaşayan Türk boyları arasında  XIII. yüzyılda doğup gelişmiştir. Cengiz nâme Moğol hükümdarı Cengiz&#8217;in hayatı,  kişiliği ve fetihleri ile ilgili olarak Cengiz&#8217;in oğulları tarafından idare  edilen Türkler tarafından meydana getirilmiştir. Orta Asya&#8217;da yaşayan Türkler  özellikle de Başkurd, Kazak ve Kırgız Türkleri, Cengiz destanını çok severek  günümüze kadar yaşatmışlardır. Cengiz-nâme&#8217;de, Cengiz bir Türk kahramanı olarak  kabul edilmekte ve hikâye Türk tarihi gibi anlatılmaktadır.</font></p>
<p><img decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/Turk_destanlari/cengiz_name.jpg" alt="Danişmend name" align="left" height="210" width="150" /><font face="Maiandra GD" size="2">Cengiz,  Uygur Türeyiş destanının kahramanları gibi gün ışığı ile Kurt-Tanrı&#8217;nın çocuğu  olarak doğar. Cengiz-nâme, Moğol Hanlarının destanî tarihi olarak kabul  edildiğinden tarih araştırıcılarının da dikkatini çekmiştir. XVII. yüzyılda Orta  Asya Türkçesinin değerli yazarı Ebü&#8217;l Gâzi Bahadır Han, &#8220;şecere-i Türk&#8221; adlı  eserinde &#8220;Cengiz-Nâme&#8221;nin 17 varyantını tesbit ettiğini söylemektedir. Bu bilgi,  bu destanın, Orta Asya&#8217;daki Türkler arasındaki yaygınlığını göstermektedir.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Orta Asya Türkleri, Cengiz&#8217;i islâm kahramanı  olarak da görmüşler ve ona kutsallık atfetmişlerdir. Batıdaki Türkler tarafından  ise Cengiz hiç sevilmemiştir. Arap tarihçilerinin, bu hükümdarı islâm düşmanı  olarak göstermeleri ve tarihî olaylar onun sevilmemesinde etkili olmuştur.  Moğolların Anadolu�ya saldırgan biçimde gelip ortalığı yakıp yıkmaları,  Bağdat&#8217;ın önce Hülâgu daha sonra Timurlenk tarafından yakılıp yıkılması,  Timurlenk&#8217;in Yıldırım Beyazıd&#8217;la sebebsiz savaşı gibi tarihi gerçekler,  Cengiz&#8217;in de diğer Moğollar gibi sevilmemesine sebeb olmuştur. Cengiz-Nâme  batıda yaşayan Türkler&#8217;in hafıza ve gönüllerinde yer almamıştır.  &#8220;Cengiz-Nâme&#8221;nin Orta Asya Türkleri arasında bir diğer adı da &#8221; Dâstân-ı Nesl-i  Cengiz Han&#8221;dır. Edige Bu destanda XIII yüzyılda Hazar denizi kıyısında kurulan  Altınordu Hanlığının XV. yüzyılda Timurlular tarafından yıkılışı  anlatılmaktadır.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Destanın adı, Altınordu Hanı ve bu destanın kahramanı Edige Mirza Bahadır&#8217;a  atfen verilmiştir. Edige Mirza Bahadır&#8217;ın devletini ayakta tutabilmek için  yaptığı büyük mücadeleler, ölümünden sonra XV. yüzyılda destan haline  getirilmiştir. 1820&#8217;yılından itibaren yazıya geçirilen Edige destanının  Kazak-Kırgız, Kırım, Nogay, Türkmen, Kara Kalpak, Başkırt olmak üzere altı  rivâyeti tesbit edilmiştir Çeşitli Türk guruplar arasında Alp Er Tunga ve Oğuz  Kağan gibi ilk Türk destanlarının izlerini taşıyan Türk kahramanlık dtünya  görüşünü temsil eden burada bahsi geçenler kadar yaygınlaşmamış ortak edebiyat  geleneği içinde yer almamış pek çok başka destan örneği bulunmaktadır.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Osmanlı sahasında destandan hikâyeye geçişte ara türler olarak da nitelendirilen  çok tanınmış ve bir çok Türk topluluklarınca da bilinen Köroğlu örneği yanında  daha sınırlı alanlarda tesbit edilen Danişmendname , Battalname gibi ilgi çekici  örnekler de bulunmaktadır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-destanlari/">»<span lang="tr">  Türk Destanları Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span><br />
</span></font></strong></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/cengiz-name-destani/">Cengiz-name Destanı</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/cengiz-name-destani/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
