<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>cocukluk | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/cocukluk/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Tue, 12 Feb 2008 14:04:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Hz. Muhammedin Çocukluk Dönemi</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/hz-muhammedin-cocukluk-donemi/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/hz-muhammedin-cocukluk-donemi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Sep 2007 12:43:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hz. Peygamber'in Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[İslamiyet]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[cocukluk]]></category>
		<category><![CDATA[Din]]></category>
		<category><![CDATA[Dönem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayati]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[medine]]></category>
		<category><![CDATA[mekke]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[Resul]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/hz-muhammed%e2%80%99in-cocukluk-donemi/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hz. Muhammed’in Çocukluk Dönemi &#8221; Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik&#8221;. (el-Enbiyâ Sûresi, 107) l- HZ. MUHAMMED (S.A.S)&#8217;İN ÇOCUKLUK DÖNEMİ 1- DOĞUMU: Hz. Muhammed (s.a.s.) Milâddan sonra 571 senesi, Fil Yılı&#8217;nda, 12 Rebiülevvel (20 Nisan) pazartesi gecesi sabaha karşı, Mekke&#8217;nin doğusunda bulunan &#8220;Hâşimoğulları Mahallesi&#8221;nde, babasından kendisine mirâs kalan evde doğdu. Arapların takvim başı olarak [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/hz-muhammedin-cocukluk-donemi/">Hz. Muhammedin Çocukluk Dönemi</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="text-align: center" align="center"> <font color="#3366ff" size="3"> <span style="font-size: 18pt; font-family: Maiandra GD; font-weight: 700">Hz.  Muhammed’in Çocukluk Dönemi</span></font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: center" align="center"><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> </span></font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>&#8221; Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak  gönderdik&#8221;.<br />
(el-Enbiyâ Sûresi, 107)</strong> </font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>l- HZ. MUHAMMED (S.A.S)&#8217;İN ÇOCUKLUK  DÖNEMİ </strong><br />
<strong><br />
1- DOĞUMU: </strong><br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Hz. Muhammed (s.a.s.) Milâddan sonra 571  senesi, Fil Yılı&#8217;nda, 12 Rebiülevvel (20 Nisan) pazartesi gecesi sabaha karşı,  Mekke&#8217;nin doğusunda bulunan &#8220;Hâşimoğulları Mahallesi&#8221;nde, babasından kendisine  mirâs kalan evde doğdu. Arapların takvim başı olarak kullandıkları &#8220;Fil Vak&#8217;ası&#8221;,  Peygamberimiz (s.a.s.)&#8217;in doğumundan 52 gün kadar önce olmuştu.(18)<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Abdülmuttalib, torununun doğumu şerefine  verdiği ziyâfette çocuğun adını soranlara:<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">&#8220;Muhammed adını verdim. Dilerim ki, gökte Hakk,  yeryüzünde halk, O&#8217;nu hayırla yâdetsinler&#8230;&#8221; cevâbını verdi.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Annesi de &#8220;Ahmed&#8221; dedi. (Muhammed, üstünlük ve  meziyetleri anılarak çok çok övülüp senâ edilen; Ahmed de Cenab-ı Hakk&#8217;ı yüce  sıfatları ile öven, hamdeden kimse demektir.(19) İslâm târihçileri,  Peygamberimiz (s.a.s.)&#8217;in doğduğu gece bir takım olağanüstü olayların meydana  geldiğini naklederler. O gece İran Kisrâsı (Hükümdarı)&#8217;nın Medâyin şehrindeki  sarayının 14 sütûnu yıkılmış, mecûsîlerin İran&#8217;da Istahrâbat şehrinde bin yıldan  beri yanmakta olan &#8220;ateşgede&#8221;leri sönmüş, Sâve (Taberiyye) gölü yere batmış, bin  yıldan beri kurumuş olan Semâve deresi&#8217;nin suları taşmış, mecûsîlerin büyük  bilgini Mûdibân korkunç bir rüya görmüş, Kâbe&#8217;deki putların yüz üstü  devrildikleri görülmüştü. Gerçekten O&#8217;nun doğması ile bütün dünyada hüküm  sürmekte olan cehâlet ve küfür ateşi sönmüş, putperestlik yıkılmış, zulmün  baskısı son bulmuştur.</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2"> </font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2"><strong>2- SOYU (NESEBİ) </strong><br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.s.)&#8217;in babası,  Abdülmuttalib&#8217;in oğlu Abdullah; annesi ise Vehb&#8217;in kızı Âmine&#8217;dir. Babası  Abdullah, Kureyş Kabîlesinin Hâşimoğulları kolundan, annesi Âmine ise  Zühreoğulları kolundandır. Her ikisinin soyu, bir kaç batın yukarıda, &#8220;Kilâb&#8221;da  birleşmektedir. Her ikisi de Mekke&#8217;lidir.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Peygamber (s.a.s.) Efendimiz, Hz.İbrâhim&#8217;in  büyük oğlu Hz. İsmâil&#8217;in neslindendir. Soyu Adnân&#8217;a kadar kesintisiz  bellidir.(20) Adnân ile Hz.İsmâil arasındaki batınların sayısında neseb  bilginleri ihtilâf etmişlerdir.(21)<br />
Peygamber (s.a.s.) Efendimizin soyu, çok temiz ve çok şerefli bir neseb  zinciridir. Bir hadisi şerifte Rasûl-i Ekrem Efendimiz:<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">&#8220;Ben devirden devire, (nesilden nesile,  âileden âileye) seçilerek intikal eden Âdemoğulları soylarının en temizinden  naklolundum, sonunda içinde bulunduğum &#8216;Hâşimoğulları&#8217; âilesinden neş&#8217;et ettim&#8221;,  buyurmuştur.(22)<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Diğer bir hadisi şerifte bu seçilme işi şöyle  anlatılmıştır.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">&#8220;Allah, Hz İbrâhim&#8217;in oğullarından Hz.  İsmâil&#8217;i, İsmâiloğullarından Kinâneoğullarını, Kinâneoğullarından Kureyşi,  Kureyşden Hâşimoğul-larını, Hâşimoğullarından da beni seçmiştir.&#8221; (23)<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Bir başka hadis-i şerifinde de Rasûl�i Ekrem  Efendimiz şöyle buyurmuştur:<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">&#8220;Allah beni, dâima helâl babaların sulbünden,  temiz anaların rahmine naklederek, sonunda babamla annemden ızhâr etti.  Âdem&#8217;den, anne-babama gelinceye kadarki nesebim içinde nikâhsız birleşen  olmamıştır&#8221;. (24)<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Hz. Muhammed (s.a.s.)&#8217;in doğumundan iki ay  kadar önce babası Abdullah, Suriye seyâhatinden dönerken Yesrib (Medine)&#8217;de  hastalanarak 25 yaşında vefât etmiş ve orada defnedilmişti. Peygamberimiz  (s.a.s.)&#8217;e, babasından mirâs olarak beş deve, bir sürü koyun, doğduğu ev ve  künyesi Ümmü Eymen olan Habeşli Bereke adlı bir câriye kalmıştır.(25)</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2"> </font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2"><strong>3- HZ. MUHAMMED (S.A.S.) SÜT ANNE YANINDA </strong><br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Başlangıçta çocuğu (3 veya 7 gün) annesi Âmine  emzirdi.(26) Sütü yetmediği için, daha sonra amcası Ebû Leheb&#8217;in azatlı câriyesi  Süveybe tarafından emzirildi.(27)<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Fakat Hz. Muhammed (s.a.s.)&#8217;in devamlı süt  annesi Hevâzin Kabîlesinin Sa&#8217;doğlulları kolundan Halîme oldu.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Mekke&#8217;nin havası ağır olduğu için, Mekkeliler  yeni doğan çocuklarını çölden gelen süt annelere verirlerdi. Çöl ikliminde  çocuklar hem daha gürbüz yetişiyor, hem de bozulmamış (fasih) Arapça  öğreniyorlardı. Hz. Muhammed (s.a.s.)&#8217;de bu âdete göre süt annesi Halîme&#8217;ye  verildi. Halîme, yetim bir çocuğu emzirmenin kârlı bir iş olmayacağı  düşüncesiyle, başlangıçta tereddüt göstermişse de, daha sonra bu çocuğun  evlerine uğur ve bereket getirdiğini görmüş ve O&#8217;nu öz çocuklarından daha çok  sevmiştir. Süt kardeşi Şeyma da bakımında annesine yardımcı olmuştur.(28)<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/peygamberimizin-hayati-hz-muhammedin-hayati/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Hz.Muhammed (s.a.s.)</font></a> süt annesi ve süt  kardeşleri ile sonraki yıllarda dâima ilgilenmiştir. Halîme kendisini ziyârete  geldiği zaman onu &#8220;anacığım&#8221; diyerek karşılamış, altına elbisesini yayarak,  saygı göstermiştir.(29)<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Hz. Muhammed (s.a.s.) dört yaşına kadar, süt  annesinin yanında çölde kaldı. Dört yaşında Halîme çocuğu Mekke&#8217;ye götürerek  annesine teslim etti. İslâm târihçileri, bu esnada &#8220;şakk-ı sadr&#8221; (göğüs açma)  olayının meydana geldiğini, çocukta görülen bu gibi olağanüstü hallerin  Halîme&#8217;yi endişelendirdiğini, bu yüzden çocuğu annesine teslime mecbûr kaldığını  naklederler.(30)</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2"> </font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2"><strong>4- MEDİNE ZİYÂRETİ </strong><br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Hz. Muhammed (s.a.s.) dört yaşından altı  yaşına kadar, öz annesi Âmine ile kaldı, O&#8217;nun şefkat ve ihtimâmı ile yetişip  büyüdü. Altı yaşında iken, babasının Medine&#8217;de bulunan kabrini ziyâret etmek  üzere, annesi ve sadık hizmetçileri Ümmü Eymen&#8217;le beraber Medine&#8217;ye gittiler.  Medine&#8217;deki akrabaları Neccâroğullarında bir ay kadar misâfir kaldılar. Dönüşte,  Medine&#8217;nin 23 mil güneyinde Ebvâ Köyü&#8217;nde Âmine hastalandı.(31) Henüz doğmadan  babasından yetim kalmış olan Hz. Muhammed (s.a.s.) altı yaşında iken annesinden  de öksüz kalıyordu. Bu acıyı bütün varlığı ile hisseden anne, oğlunu şefkat dolu  gözlerle süzdü. Bağrına basıp uzun uzun öptü. </font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Masûm yüzüne bakarak</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">&#8220;Her yeni eskiyecek, her fâni yok olup gidecek,<br />
Ben de öleceğim, fakat buna gam yemem,</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Namımı ebedi kılacak hayırlı bir halef bırakıyorum&#8230;&#8221; anlamına bir şiir  söyledi. Bu sözlerden sonra vefât etti.(32)<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Annesinin ölümünden sonra çocuğu Ümmü Eymen  Mekke&#8217;ye götürüp dedesi Abdülmuttalib&#8217;e teslim etti.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Altı yaşından sekiz yaşına kadar, çocuğa  dedesi Abdülmuttalib baktı. Abdülmuttalib seksen yaşını geçmiş bir ihtiyârdı.  Peygamber (s.a.s.) Efendimiz sekiz yaşında iken dedesi de öldü. Ölürken, on oğlu  içinden Hz. Muhammed (s.a.s.) Efendimizin yetiştirilmesini, öz amcası Ebû  Tâlib&#8217;e bıraktı.(33/1)<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Yıllar sonra, Hicret&#8217;in 6&#8217;ıncı yılı Hudeybiye  Barışı dönüşünde Rasûlullah (s.a.s.) Efendimiz, annesinin kabrini ziyâret edip,  teessürle gözyaşı döktü.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Annemin bana olan şefkatini hatırlayarak  ağladım, buyurdu. (33/2) </font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2"><strong>BİR GECE<br />
Ondört asır evvel, yine böyle bir geceydi,<br />
Kumdan, ayın ondördü bir Öksüz çıkıverdi!<br />
Lâkin, o ne hüsrândı ki: Hissetmedi gözler;<br />
Kaç bin senedir, halbuki bekleşmedelerdi!<br />
Nerden görecekler? Göremezlerdi tabiî<br />
Bir kerre, zuhûr ettiği çöl, en sapa yerdi.<br />
Bir kerre de, mâmûre-i dünyâ, o zamanlar.,<br />
Buhranlar içindeydi, bugünden de beterdi.<br />
Sırtlanları geçmişti beşer yırtıcılıkta;<br />
Dişsiz mi bir insan, onu kardeşleri yerdi!<br />
Fevzâ bütün âfâkına sarmıştı zemînin.<br />
Salgındı, bugün Şark&#8217;ı yıkan, tefrika derdi.<br />
Derken büyümüş, kırkına gelmişti ki Öksüz,<br />
Başlarda gezen kanlı ayaklar suya erdi!<br />
Bir nefhada insanlığı kurtardı O Mâsum,<br />
Bir hamlede kayserleri, kisrâları serdi!<br />
Aczin ki, ezilmekti bütün hakkı, dirildi;<br />
Zulmün ki, zevâl aklına gelmezdi, geberdi!<br />
Âlemlere rahmetti, evet, şer�i mübîni,<br />
Şehbâlini, adl isteyenin yurduna gerdi.<br />
Dünya neye sâhipse, O&#8217;nun vergisidir hep;<br />
Medyûn O&#8217;na cem&#8217;iyyeti, medyûn O&#8217;na ferdi.<br />
Medyûndur O mâsûm&#8217;a bütün bir beşeriyyet&#8230;<br />
Yârab, bizi mahşerde bu ikrâr ile haşret.</strong></font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>Mehmed Âkif ERSOY</strong><br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Rasûlüllah (s.a.s.) 1 Rebiülevvel 11 H./27  Mayıs 632 M. târihine rastlayan Pazartesi günü öğleden sonra vefât etmiştir.  (Bkz. Tecrid Tercemesi,9/298 ve 11/5-6) Sahih hadislerde, Peygamber (s.a.s.)  Efendimiz&#8217;in 63 yaşında vefât ettiği belirtilmiştir (Bkz. Tecrid Tercemesi,  9/298, Hadis No. 1442 ve 11/33, Hadis No.1671)<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Rasûlüllah (s.a.s.)&#8217;in, Hz. Mâriye&#8217;den olan  oğlu İbrâhim&#8217;in vefât ettiği gün, güneş tutulmuştu. (Bkz. Buhârî, 2/29-30;  Tecrid Tercemesi, 3/428, Hadis No. 547) Mısır&#8217;lı Muhammed Felekî Paşa, yaptığı  hesaplama ve araştırma sonucu, bu tutulma olayının, Milâdi 632 yılının 7 Ocak  günü saat 8.30&#8217;a rastladığını tesbit etmiştir. <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/peygamberimizin-hayati-hz-muhammedin-hayati/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Rasûlüllah</font></a> (s.a.s.)&#8217;in vefâtı, 1 Rebiülevvel 11  H/27 Mayıs 632 M. Pazartesi günü olduğuna göre, Muhammed Felekî Paşa bu tarihten  63 kameri yıl geri giderek, Rasûlüllah (s.a.s.)&#8217;in doğumunun 9 Rebiülevvel/20  Nisan 571 veya 2 Rebiülevvel/13 Nisan 571 pazartesi olması gerektiği sonucuna  varmıştır. (Bkz. Asr-ı Saadet 1/191).</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Fetih Sûresinde bu ism&#8217;i şerif, ayrıca &#8220;Rasûlüllah&#8221;  olarak vasıflanmıştır. Saf Sûresinin 6. âyetinde ise:<br />
&#8220;Meryem oğlu İsâ: Ey İsrâiloğulları! Doğrusu ben, benden önce indirilen Tevrât&#8217;ı  tasdik edici, benden sonra gelecek ve adı Ahmed olacak bir peygemberi de  müjdeleyici olarak, Allah&#8217;ın size gönderilmiş bir peygemberiyim demişti&#8230;&#8221;  buyrulmuştur.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Bu ayet-i celilede Hz. İsâ&#8217;nın, kendinden  sonra &#8220;Ahmed&#8221; adında bir peygamberin geleceğini müjdelediği bildirilmektedir.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Bugün elimizde, Hz. İsâ&#8217;ya indirilen İncil&#8217;in  orjinal nüshası bulunmayıp, ondan çok sonraki târihlerde kaleme alınmış muharref  nüshalar bulunduğundan Hz. İsâ tarafından verilen bu müjdenin aslını bugünkü  İncillerde aynen bulmak mümkün olmamaktadır. Ancak Yunanca&#8217;dan Türkçe&#8217;ye  çevrilen Yuhanna İncili&#8217;nin 14. babı&#8217;nın 26 âyeti şöyledir:<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">&#8220;Baba&#8217;dan size göndereceğim &#8220;Tesellici&#8221;,  &#8220;Babadan çıkan hakikat Ruhu geldiği zaman benim için o şehâdet edecektir.&#8221;<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Burada geçen &#8220;Tesellici&#8221; kelimesi, İncilin  Yunancasında &#8220;Faraklit&#8221; dir. İncil&#8217;in eski Arapça tercemelerinde bu kelime &#8220;Hammâd&#8221;  veya &#8220;Hâmid&#8221; olarak terceme edilmiştir. Nitekim bir kısım Hıristiyan bilginleri  de bu kelimeyi &#8220;Hammâd, yani çok hamd eden kimse olarak açıklamışlardır ki aşağı  yukarı &#8220;Ahmed&#8221; anlamındadır.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">İncil&#8217;deki &#8220;Faraklit&#8221; kelimesini &#8220;Tesellici&#8221;  diye terceme etmiş de olsalar, Hz. İsâ ile Hz. Muhammed (s.a.s.) arasında  bilinen bir peygamber bulunmadığına ve günümüze kadar da zuhûr etmediğine göre,  Hz. İsâ&#8217;nın gönderileceğini bildirdiği &#8220;Tesellici&#8221; veya &#8220;Faraklit&#8221; Rasûlüllah  (s.a.s.) den başka kim olabilir? (Bkz. Tecrid Tercemesi, 9/291-293, Hadis No:  1439 ve izâhı.)<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Buhârî&#8217;nin Cübeyr b. Mut&#8217;ım&#8217;den rivâyetine  göre, Hz. Peygamber (s.a.s)&#8217;in eski kutsal kitaplarda, eski ümmetlerce bilinen  üç adı daha vardır: Mâhi, Hâşir, Âkıb. Bu konuda şöyle buyurmuştur:<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">&#8220;Bana âit beş yüce isim vardır. Ben Muhammed  ve Ahmed&#8217;im. Ben Mâhi&#8217;yim, ki Allah benim (nübüvvetim)le küfrü izâle edecektir.  Ben Hâşir&#8217;im ki (kıyamet gününde) insanlar benim ardımdan haşrolunacaklardır.  Ben Âkib&#8217;im, Çünkü peygamberlerin sonuyum. (Buhârî 4/11;Tecrid Tercemesi, 9/291,  Hadis No: 1439; Müslim, 4/1827, Hadis No: 2354. Rasûlüllah (s.a.s.)&#8217;in diğer  isimleri için bkz. Tecrid Tercemesi, 9/291-294 ve 10/43)</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Annesinin nesebi de şöyledir: Vehb, Abdümenâf,  Zühre, Kilâb, Mürre&#8230; Görüldüğü üzere her iki tarafın nesebi Kilâb&#8217;da  birleşmektedir. (İbn Hişam, 1/115)</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2"><strong><br />
</strong>II- HZ. MUHAMMED (S.A.S.)&#8217;İN GENÇLİK DÖNEMİ<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2"><strong>1- EBÛ TÂLİB&#8217;İN HİMÂYESİ </strong><br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Peygamberimizin hayâtının sekiz yaşından  yirmibeş yaşına kadar olan dönemine &#8220;gençlik devresi&#8221; denilir. Bu devrede  Rasûlullah (s.a.s.) amcası Ebû Tâlib&#8217;in yanında, onun himâyesi altında  bulunmuştur.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Ebû Tâlib, zeki ve âlicenâb bir zâtdı. Zengin  olmamakla beraber, asâleti ve âlicenâplığı sebebiyle herkesten saygı görüyordu.  Yeğeni Hz. Muhammed&#8217;i çok seviyor, hiç yanından ayırmıyordu.</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2"> </font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2"><strong>2- SEYÂHATLERi</strong><br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2"><strong>a) Şam Seyâhati </strong><br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Mekke iklimi zirâate elverişli olmadığından,  Mekkeliler ticâretle uğraşırlar, çocuklarını da ticârete alıştırırlardı. Ticâret  için kervanlarla, yazın Şam&#8217;a, kışın Yemen&#8217;e seyâhet ederlerdi. Ebû Tâlip de  diğer Mekkeliler gibi kervan ticâreti yapıyordu. Bir defasında Şam&#8217;a giderken,  Hz. Muhammed (s.a.s.)&#8217;e amcasından ayrılmak zor geldi; kendisini de yanında  götürmesini istedi. Ebû Tâlib çok sevdiği yeğenini kırmadı. O&#8217;nu da kafileyle  beraberinde götürdü. Bu esnâda henüz oniki yaşındaydı.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Şam&#8217;ın 90 km. kadar güneyinde Busrâ (Eski Şam)  denilen kasabada &#8220;Bahîra&#8221; adında bir Hıristiyan râhibi vardı. Kasabaya uğrayan  kervanlarla hiç ilgilenmediği halde, Hz. Muhammed (s.a.s.)&#8217;in içinde bulunduğu  kervanı karşılayarak bütün kafileye bir ziyâfet verdi. Bahîra okuduğu kutsal  kitaplardan edindiği bilgilerle, Hz Muhammed (s.a.s.)&#8217;in simâsından, O&#8217;nun  istikbâlini sezmişti. O&#8217;nunla konuştu. Sorular sordu. Aldığı cevâplar, kanâatini  kuvvetlendirdi. Şam yolculuğunun bu çocuk için tehlikeli olacağını düşündü. Ebû  Tâlib&#8217;e:<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">-&#8220;Bu çocuk son Peygamber olacaktır. Şam  Yahûdîleri içinde O&#8217;nun alâmet ve vasıflarını bilen kâhinler vardır. Tanırlarsa,  ihânet ve kötülüklerinden korkulur. Bu çocuğu Şam&#8217;a götürmeyiniz&#8230;&#8221;dedi. Bu  sözler üzerine Ebû Tâlib Şam&#8217;a gitmekten vazgeçti. Alışverişini burada bitirip,  geri döndü.(34)<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Son Peygamberin geleceği ve O&#8217;nun bir çok  vasıfları Tevrât ve İncil&#8217;de bildirilmişti. Bu sebeple, Yahûdî ve Hristiyan  bilginleri, O&#8217;nun alâmetlerini ve vasıflarını biliyorlardı. Hicretten sonra  Müslüman olan Medineli Yahûdi âlimi Abdullah İbn Selâm&#8217;ın &#8220;Tevrat&#8217;ta Hz.  Muhammed (s.a.s.) ve Hz. İsa (a.s.)&#8217;ın sıfatları vardır&#8221; dediğini, &#8220;Kütüb-i  Sitte&#8221; denilen altı güvenilir hadis kitabından Tirmizi&#8217;nin es-Sünen&#8217;inde rivâyet  edilmiştir.&#8221;(35)<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2"><strong>Gülünç Bir İddiâ </strong><br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Hz. Muhammed (s.a.s.)&#8217;in 12 yaşında yaptığı bu  seyâhatta râhip Bahîra ile görüşmesini, bazı Hıristiyan yazarlar,  Hıristiyanlığın bir zaferi gibi göstermek istemişler, Peygamberimiz (s.a.s.)&#8217;in  bütün dinî esasları bu râhipten öğrendiğini iddia etmişlerdir.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Bu iddia son derece gülünç ve tutarsızdır.  Oniki yaşındaki bir çocuğun, İslâm gibi mükemmel bir dinin esaslarını bir kaç  saatlik görüşme esnâsında öğrenmesi mümkün değildir. Bu râhip bu esasları  bilseydi, kendisi tebliğ ederdi. Eğer burada böyle bir konu konuşulsaydı,  kafilenin gözü önünde yapılan bu konuşma ağızdan ağıza yayılırdı.  Peygamberliğini ilân ettiği zaman inanmayanlar, &#8220;bunlar Bahîra&#8217;nın sözleri&#8221;  demezler miydi? Üstelik İslâmiyet, Hıristiyanların &#8220;teslis&#8221; (üçlü tanrı sistemi)  inancını tamâmen reddetmiş &#8220;Tevhid inancını&#8221; getirmiştir. Görüldüğü üzere, bu  iddia son derece çürük ve çirkin bir iftirâdan başka bir şey değildir.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2"><strong>b) Yemen Seyâhati </strong><br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt" align="center"> <font face="Maiandra GD" size="2">Hz. Muhammed (s.a.s.) 17 yaşında iken de,  diğer bir ticâret kafilesi ile amcalarından Zübeyr ve Abbâs&#8217;la birlikte Yemen&#8217;e  gidip gelmiştir.(36)</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2"><strong>3- FİCÂR SAVAŞINA KATILMASI </strong><br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Müslümanlıktan önce (Câhiliyet Döneminde)  Araplar arasında iç savaşlar eksik olmazdı. Yalnızca &#8220;Eşhür-i hurum&#8221; denilen  dört ayda savaşmak haram sayılırdı. Bu dört ayda (Zilka&#8217;de, Zilhicce, Muharrem,  Receb) savaş yapılacak olursa fâcirane sayıldığı için buna &#8220;Ficâr Savaşı&#8221;  denirdi.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Kureyş kabîlesi ile Hevâzin kabîlesi arasında  kan davası yüzünden bir savaş başlamış, dört yıl sürmüştü. Savaş, kan dökülmesi  haram olan aylarda da devâm ettiği için &#8220;Ficâr Savaşı&#8221; denildi.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Peygamberimiz (s.a.s.) yirmi yaşlarında iken  bu savaşa amcaları ile birlikte katıldı. Fakat kimseye ok atmamış, kimsenin  kanını dökmemiştir. Sâdece karşı taraftan atılan okları toplayıp, amcalarına  vermiştir.(37)</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt" align="center"> <font face="Maiandra GD" size="2"><br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2"><strong>4- HILFU&#8217;L-FUDÛL CEMİYETİNDE ÜYELİĞİ </strong><br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Uzun süren Ficâr savaşı esnâsında Mekke&#8217;de  âsâyiş bozulmuş, can ve mal güvenliği kalmamıştı. Özellikle dışarıdan mal  getiren yabancıların malları yağmalanıyordu.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Vâil oğlu Âs, Mekke&#8217;ye gelen Yemen&#8217;li bir  tâcirin bütün malını gasbetmiş, haksız olarak elinden almıştı. Yemen&#8217;li, Ebû  Kubeys dağına çıkarak uğradığı haksızlığa karşı, bütün kabîleleri yardıma  çağırdı. Yemenlinin bu feryâdı üzerine Peygamberimiz (s.a.s.)&#8217;in amcası Zübeyr,  Kureyşin bütün ileri gelenlerini çağırdı. Hâşimoğulları, Zühreoğulları,  Esedoğulları, Temimoğulları, Abdülluzzaoğulları, Zübeyrin dâvetine icâbet  ederek, Beni Temîm&#8217;den Cüd&#8217;ân oğlu Abdullah&#8217;ın evinde toplandılar.&#8221;Mekke&#8217;de  zulmü önlemeğe yerli-yabancı hiç kimseye karşı haksızlık ettirmemeğe&#8221; karar  verdiler. Haksızlığa uğrayan kimselere yardım edeceklerine yemin ettiler. </font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Yemenlinin hakkını Âs&#8217;tan alıp geri verdiler.  Mekke&#8217;de âsâyişi yoluna koydular.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Vaktiyle, Cürhümîler zamanında Fadl b. Hâris,,  Fudayl b. Vedâa ve Mufaddal b. Fedâle isimlerinde üç kabîle başkanı, kabîleleri  ile toplanarak,&#8221;Mekke&#8217;de zulme meydan vermeyeceğiz, zayıfların hakkını adâlet  üzere alacağız&#8230;&#8221;(38) diye yemin etmişlerdi. Onların bu yeminlerine &#8220;Hılfu&#8217;l-fudûl&#8221;  (Fadılllar yemini) denilmişti. Cüd&#8217;ân oğlu Abdullah&#8217;ın evinde aynı konuda  yapılan yemine de bu sebeple &#8220;Hılfu&#8217;l-fudûl&#8221; denildi.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Peygamberimiz (s.a.s.) 20 yaşında iken bu  toplantıda amcaları ile beraber üye olarak bulundu. Bu cemiyetin çalışmalarından  son derece memnun kaldığını Peygamberliğinden sonra: &#8220;İslâm&#8217;da da böyle bir  cemiyete cağrılsam, yine icâbet ederim&#8221;, sözleriyle ifâde etmiştir.(39)</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: center; text-indent: 35.4pt" align="center"> <font face="Maiandra GD" size="2"> </font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">III- HZ. MUHAMMED (S.A.S.)&#8217;İN EVLİLİK DÖNEMİ<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2"><strong>1- TİCÂRET HAYÂTI </strong><br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Bütün Mekke&#8217;liler gibi Hz. Muhammed (s.a.s.)  de amcasıyle birlikte ticâret yapıyordu. Gerek çocukluğunda, gerekse ticâret  hayâtında, dürüstlüğü ile tanınmıştı. Sözünde durmadığı, yalan söylediği,  başkalarına zarar verecek bir davranışta bulunduğu, bir kimseyi incittiği asla  görülmemiş; dürüstlüğü dillere destan olmuştu. Bu yüzden Mekke&#8217;liler O&#8217;na  &#8220;el-Emîn&#8221; (her konuda güvenilir kişi) diyorlardı. O&#8217;nun bu yüksek ahlâkını  öğrenen Kureyşin zengin kadınlarından Hatice, kendisine sermâye vererek ticâret  ortaklığı teklif etti. Böylece Peygamber (s.a.s.) ile Hatice arasında ticâret  ortaklığı başladı.</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2"><strong>2- HZ. HATİCE İLE EVLENMESİ </strong><br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Kureyşin Esed oğulları kolundan Huveylid kızı  Hatice zeki, dirâyetli, şeref ve asâlet sâhibi, 39-40 yaşlarında zengin ve güzel  bir hanımdı. Daha önce iki defa evlenmiş ve dul kalmıştı. Kureyşin ileri  gelenlerinden pek çok isteyenler olmuş, fakat hiç biri ile evlenmemişti.  Güvendiği kimselere sermâye vererek ticâret ortaklığı yapıyor, böylece servetini  artırıyordu. Yüksek ahlâk ve âli-cenâblığı sebebiyle, kendisine Müslümanlıktan  önce &#8220;Tâhire&#8221; denildiği gibi, sonra da &#8220;Haticetü&#8217;l-Kübra&#8221; denilmiştir.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Hz. Hatice bir ticâret kafilesiyle  Peygamberimiz (s.a.s.)&#8217;i Şam&#8217;a gönderdi. Kölesi Meysere&#8217;yi de hizmetine verdi.  Fakat Hz. Peygamber (s.a.s.) Şam&#8217;a kadar gitmedi; malları Busra&#8217;da satarak geri  döndü. Çünkü Bahîra&#8217;nın ölümünden sonra yerine geçen Râhip Nestûra da, Hz.  Muhammed (s.a.s.)&#8217;in Şam&#8217;a gitmesini uygun bulmamıştı.(40)<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Üç ay kadar sonra, Hz. Muhammed (s.a.s.)  beklenilenin çok üzerinde kazanç elde ederek döndü. Hz. Hatice, bu büyük insanın  emniyet, dürüstlük ve gayretine hayran oldu. Daha sonra araya vasıtalar girdi;  evlenmeleri kararlaştırıldı. Bu esnâda Hz.Muhammed (s.a.s.) 25, Hz Hatice ise 40  yaşlarındaydı.(41)<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Nikâh, Hatice&#8217;nin amcazâdesi, Varaka oğlu  Nevfel tarafından Hz. Hatice&#8217;nin evinde kıyıldı. Ebû Tâlib ile Varaka birer  hitâbede bulunarak, her iki âilenin üstünlük ve meziyetlerini dile  getirdiler.(42) Esâsen, Hz. Peygamber (s.a.s.) ile Hz. Hatice&#8217;nin nesebleri  Kusayy&#8217;da birleşir. Hz. Hatice&#8217;ye 20 dişi deve mehir verildi.(43) Nikâhtan sonra  develer kesilerek dâvetlilere ziyâfet çekildi.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Evlenmelerinden sonra, Hz. Muhammed (s.a.s.),  Hz. Hatice&#8217;nin evine geçti. Örnek ve mutlu bir âile yuvası kurdular. Hz. Hatice,  Hz. Muhammed (s.a.s.)&#8217;e derin bir saygı ve sevgi ile bağlıydı. Peygamberliğinden  önce olduğu gibi, Peygamberlik devrinde de en büyük yardımcısı oldu. Yüksek ve  eşsiz ruhlu bir hanım olduğunu gösterdi.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Peygamberimiz (s.a.s.)&#8217;de ondan son derece  memnundu. O devirde çok evlilik âdet olduğu ve bir çok teklifler aldığı ve  aralarında yaş farkı da bulunduğu halde, onun üzerine evlenmedi; ölümünden sonra  da onu hep hayırla andı.</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: center; text-indent: 35.4pt" align="center"> <font face="Maiandra GD" size="2"> </font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2"><strong>3- HZ. PEYGAMBER (S.A.S)&#8217;İN ÇOCUKLARI </strong><br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Peygamberimiz (s.a.s.)&#8217;in Hz. Hatice&#8217;den ikisi  erkek, dördü kız olmak üzere sırasıyla, Kaasım, Zeyneb, Rukiyye, Ümmü Gülsüm,  Fâtıma ve Abdullah adlarında altı çocuğu oldu. Arablarda ilk çocuğun adı ile  künyelendirme âdet olduğundan Hz.Peygamber (s.a.s.)&#8217;e de &#8220;Ebü&#8217;l-Kaasım&#8221; denildi.  Kaasım ile Abdullah küçük yaşta öldüler. Kızları büyüdüler. Fakat Fâtıma&#8217;dan  başka hepsi de babalarından önce vefât ettiler. Yalnız Fâtıma, Peygamber  (s.a.s.)&#8217;in vefâtından sonra altı ay daha yaşadı.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Rasûl-i Ekrem (s.a.s), kızlarının en büyüğü  Zeyneb&#8217;i Ebu&#8217;l-Âs ile evlendirdi. Ebü&#8217;l Âs, Müslüman olmadığı için, Zeyneb&#8217;in  hicretine izin vermemişti. Bedir Savaşında esir düştü. Zeyneb&#8217;i Medine&#8217;ye  göndermek şartı ile serbest bırakıldı. Daha sonra Müslüman olarak Medine&#8217;ye  geldi. Zeyneb&#8217;i tekrar aldı.(44)<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Rukiyye ile Ümmü Gülsüm&#8217;ü, amcası Ebû Leheb&#8217;in  oğullarından Utbe ve Uteybe ile evlendirmişti. İslâmiyetten sonra Ebû Leheb, Hz.  Peygamber (s.a.s.)&#8217;e olan düşmanlığı sebebiyle oğullarına eşlerini boşamaları  için baskı yaptı. Onlar boşadıktan sonra, Rasûlullah (s.a.s.) Rukiyye&#8217;yi Hz.  Osman&#8217;la evlendirdi. Rukiyye&#8217;nin ölümünden sonra da Ümmü Gülsüm&#8217;ü nikâhladı. Bu  yüzden Hz. Osman&#8217;a &#8220;iki nûr sâhibi&#8221; anlamına &#8220;Zi&#8217;n-nûreyn&#8221; denildi.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">En küçük kızı Fâtıma&#8217;yı ise Hz. Ali ile  evlendirdi. Hasan ve Hüseyin, Hz. Fâtıma&#8217;nın çocuklarıdır. Rasûl-i Ekrem  (s.a.s.)&#8217;in nesli, Hz. Fâtıma ile devâm etmiştir.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt" align="center"> <font face="Maiandra GD" size="2">Peygamberimiz (s.a.s.)&#8217;in Mısırlı eşi  Mâriye&#8217;den de İbrâhim adlı bir oğlu olmuş, fakat Hicretin 10&#8217;uncu yılında henüz  iki yaşına girmeden ölmüştür.</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: center; text-indent: 35.4pt" align="center"> <font face="Maiandra GD" size="2"><br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2"><strong>4- KÂBE&#8217;NİN TÂMİRİNDE HAKEMLİĞİ (605 M.) </strong><br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Hz. İbrâhim ve Hz. İsmâil tarafından yapılmış  olan Kâbe, geçen uzun asırlar içinde yağmur ve sel suları ile harabolmuş, tâmir  edilmesi gerekmişti.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Kureyşliler, Kâbe binasını yıkarak, yeniden  yapmaya karar verdiler. Yardımlar toplandı, gerekli malzeme temin edildi. Hz.  İbrâhim&#8217;in yaptığı temele kadar yıkarak, duvarları yeniden örmeğe başladılar.  Ancak; &#8220;Hacer-i Esved&#8221;i yerine koyma sırası gelince anlaşamadılar. Kureyş&#8217;in  bütün kolları, bu şerefin kendilerine âit olmasını istiyordu. Anlaşmazlık dört  gün sürdü, kan dökülmek üzereydi ki,(45) Kureyş&#8217;in en ihtiyarı Ebû Ümeyye veya  Huzeyfe b. Muğîre&#8221;Harem kapısından ilk girecek zâtın hakem yapılarak, onun  vereceği karara uyulmasını&#8221; teklif etti.(46) Bu teklif kabul edildi. Az sonra  kapıdan Hz. Muhammed (s.a.s) girmişti. Buna o kadar sevindiler ki, &#8220;el-Emîn,  el-Emîn, O&#8217;nun hakemliğine râzıyız&#8230;&#8221; diye bağrıştılar.Yanlarına gelince,  durumu anlattılar.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Hz. Muhammed (s.a.s.), üzerine Hacer-i Esved-i  koyduğu yaygının uçlarını Kureyşin ulularına tutturdu; hep berâber, konulacağı  yere kadar taşıdılar. Hz. Peygamber (s.a.s.)&#8217;de taşı alıp yerine yerleştirdi.  Anlaşmazlığın bu şekilde çözümlenmesi herkesi memnûn etti. Böylece büyük bir  felâket önlenmiş oldu.(47)<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Bu olay, <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/peygamberimizin-hayati-hz-muhammedin-hayati/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Hz. Muhammed (s.a.s.)</font></a>&#8216;in zekâ ve dirâyeti  yanında, O&#8217;nun Mekkeliler arasındaki sonsuz itibâr ve güvenini de  göstermektedir. Bu esnâda Rasûl-i Ekrem (s.a.s.) 35 yaşında idi.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Kâbe&#8217;nin tâmirinde Hz. Peygamber (s.a.s.) de  bizzât çalışmış, taş taşımış, hatta bu yüzden omuzları yara olmuştu. Bir defa,  amcası Abbâs&#8217;ın sözüne uyarak, taş acıtmasın diye elbisesini omuzuna  topladığında vücûdu açılıverince baygın halde yere düşmüştü. Rasûlullah (s.a.s.)  o andan sonra hiç üryân görülmemiştir.(48)</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt">&nbsp;</p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 15pt"><font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/peygamberimizin-hayati-hz-muhammedin-hayati/">»<span lang="tr">  “Peygamberimizin Hayatı” Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span></span></font></strong></p>
<p align="center">&nbsp;</p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/hz-muhammedin-cocukluk-donemi/">Hz. Muhammedin Çocukluk Dönemi</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/hz-muhammedin-cocukluk-donemi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>177</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
