<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Devlet Yönetimi | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/devlet-yonetimi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Sat, 22 Jun 2013 13:45:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Türk &#8211; İslam Devletlerinde Kültür ve Medeniyet</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/turk-islam-devletlerinde-kultur-ve-medeniyet/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/turk-islam-devletlerinde-kultur-ve-medeniyet/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Jun 2013 07:24:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tarih Ygs-Lys Hazırlık]]></category>
		<category><![CDATA[Türk - İslam Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük Selçuklu Devletinde Ordu]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[Moğollarda Devlet Yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[Saray Yönetimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=37937</guid>

					<description><![CDATA[<p>Devlet Yönetimi İslamiyet’ten önce kurulan Türk devletlerinde, hükümdarın ülkeyi Tanrı adına yönettiğine inanılırdı. Bu anlayış Türk- İslam devletlerinde de devam etmiştir.  Tolunoğulları ve ihşidilerde devlet yönetimi, Abbasi devlet teşkilatı ile büyük benzerlik gösteriyordu. Abbasi devlet teşkilatında yer alan naiplik, Tolunoğulları ve ihşidilerde de bulunuyordu. ihşidilerdeki önemli bir idari kurum olan vezirlik makamının yerini Tolunoğullarında haciplik makamı almıştır. Hacibin görevi hükümdar ile görüşecek kişilerin [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-islam-devletlerinde-kultur-ve-medeniyet/">Türk – İslam Devletlerinde Kültür ve Medeniyet</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Devlet Yönetimi</h2>
<ul>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">İslamiyet’ten önce kurulan Türk devletlerinde, hükümdarın </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">ülkeyi Tanrı adına yönettiğine inanılırdı. </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">Bu anlayış Türk- İslam devletlerinde de devam etmiştir.</span></li>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> Tolunoğulları ve ihşidilerde devlet yönetimi, Abbasi </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">devlet teşkilatı ile büyük benzerlik gösteriyordu. Abbasi </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">devlet teşkilatında yer alan naiplik, Tolunoğulları </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">ve ihşidilerde de bulunuyordu. ihşidilerdeki önemli </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">bir idari kurum olan vezirlik makamının yerini Tolunoğullarında </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">haciplik makamı almıştır. Hacibin görevi </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">hükümdar ile görüşecek kişilerin huzura giriş çıkışlarını </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">düzenlemekti. Hacipten sonra hazinedar ve </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">tabip (doktor) geliyordu.</span></li>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> Karahanlılar ülkeyi yönetmede ikili yönetimi (doğubatı) </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">esas alınmışlardır. Büyük Han, Arslan Kara </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">Han unvanı ile devletin doğu kısmını diğer bir han </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">da Arslan Kara Han&#8217;ın otoritesinde bağlı olarak devletin </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">batısını yönetirdi. (Orta Asya geleneğini devam </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">ettirmişlerdir. Bu durum, millî benliklerini koruduklarını </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">göstermektedir.) </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">y Karahanlılar saraya ordu diyorlardı. Saray, hükümdar </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">ve ailesinin yaşadığı bir yer olmanın yanı sıra </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">devlet yönetiminin de merkeziydi. Bu nedenle saraya </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">kapu adı da verilmekteydi. Sarayda en önemli </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">görevliler haciplerdi. Haciplerin başkanına Hacibülhüccap </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">denilirdi.</span></li>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> Saraydaki diğer görevliler şunlardı:</span></li>
</ul>
<p>1. Kapucubaşı: Sarayın korunmasından ve her türlü günlük hizmetinden sorumluydu.<br />
2. Silahdar: Hükümdarın silahlarının bakımı ve bayrakların yapımı ve bakımı ile görevli olanların başında bulunurdu.<br />
3. Alemdar: Devlete ait sancak ve bayrakların yapımı ile görevli olanların başıydı.<br />
4. Aşçıbaşı: Saray mutfağında görevli olanların sorumlusuydu.<br />
5. İlbaşı: Hükümdarın ve kapukulu askerinin atlarına bakan görevlilerin başında bulunurdu.<br />
6. Camedar: Hükümdarın elbiselerini hazırlar ve korurdu.</p>
<ul>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> Gaznelilerde diğer Müslüman ve Türk devletlerinde </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">de görülen saray teşkilatı vardı. Gazneli saray teşkilatında; </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">ağacı (hacip), candar, emir-i silah, camedar, </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">emir-i ahur, emir-i şikar, çavuş gibi görevliler bulunmaktaydı.</span></li>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> Büyük Selçuklular, devlet teşkilatını oluştururken </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">Gaznelileri ve Abbasileri örnek almışlardır. Selçuklu </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">hükümdarı, önce yabgu unvanı kullanırken Tuğrul </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">Bey&#8217;den itibaren Sultan unvanı kullanılmaya başlandı. </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">Selçuklular&#8217;da hutbe okutmak, para basmak, taht </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">ve taç hükümdarlık sembolleriydi.</span></li>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> Türk -İslam devletlerinde, devlet işleri Büyük Divan </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">(Divan-ı Saltanat)’da görüşülür ve karara bağlanırdı.</span></li>
</ul>
<p>1. Tuğra Divanı: Devletin iç ve dış, yazışmalarını yapardı.<br />
2. İstifa Divanı: Başında hazinedarın (Müstevfi) bulunduğu bu divan devletin maliye işlerine bakardı.<br />
3. Arz Divanı: Askerlerin kayıtlarını ve maaş defterlerini tutardı.<br />
4. İşraf Divanı: Devletin adli ve idari işlerini denetlerdi.</p>
<ul>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">Büyük Selçuklu Devleti, eyalet adı verilen 12 büyük </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">idari bölgeye ayrılmıştır. Eyaletlerin başında şıhne </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">denilen askerî valiler ya da amil denilen sivil valiler </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">bulunurdu. Eyalet valisi, Selçuklu ailesinden gelirse </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">buna melik denirdi.</span></li>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">Selçuklularda eyaletlere yönetici olarak gönderdikleri </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">şehzadelerin yanına atabey denilen deneyimli bir </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">devlet adamı verilirdi. Atabeyler, şehzadeleri yöneticilik </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">ve askerlik alanlarında yetiştirirlerdi.</span></li>
</ul>
<p>NOT: Atabeyler, Büyük Selçuklu Devleti&#8217;nin son dönemlerindeki güçsüzlüğünden yararlanıp kendi adlarına bağımsız devletler kurmuşlardır.</p>
<ul>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">Müslüman Türk devletlerinde olduğu gibi, Selçuklu </span>saray teşkilatında aynı işi yapan görevliler vardı.</li>
</ul>
<h2>Saray Yönetimi</h2>
<p>Selçuklu sarayındaki görevliler şunlardır:<br />
1. Üstadü’d -dar: Hazine ve vergi gelirlerinden bir kısmını, sarayın fırın, mutfak ve ahır gibi bölümlerinin harcamaları için kullanan görevlidir.<br />
2. Emir &#8211; i Hares: Hükümdarın verdiği cezaları yerine getirmekle sorumluydu.<br />
3. Abdar: Hükümdarın elini yıkaması için, ibrik ve leğen tutan görevliydi.<br />
4. Çeşnigir: Hükümdarın yemeğini hazırlayan ve tadarak kontrol eden kişidir.<br />
5. Emir &#8211; i Şikar: Hükümdarın av partisi ile ilgili hazırlıklarını yapan ve av sırasında hükümdara hizmet eden görevlilerin başıdır.<br />
6. Nedimler: Hükümdarı eğlendirmek, sohbet ve arkadaşlık etmekle görevli kişilerdir.<br />
7. Çavuş (Serheng): Hükümdar tarafından verilen emirlerin yerine getirilmesi başlıca göreviydi. Ayrıca, törenlerde ve hükümdar bir yere giderken, ellerindeki asalar ile hükümdara yol açarlardı.</p>
<h2>Moğollarda Devlet Yönetimi</h2>
<ul>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> Moğollar, devlet yönetiminde Uygur Türklerine </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">önemli görevler verdiler ve devlet teşkilatında büyük </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">ölçüde Türklerden etkilendiler.</span></li>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> Cengiz Han Moğol topluluklarını, askerî tarzda teşkilatlandırdı. </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">Moğol hükümdarlarına &#8220;kağan&#8221; veya </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">&#8220;han&#8221; denirdi.</span></li>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> Moğollar Moğol olmayan uluslardan geniş bir memur </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">kadrosu oluşturdular. Moğollarda resmî yazışmalarda </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">Uygur yazısı kullanılıyordu.</span></li>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> Moğol Devleti’nde egemenlik, Cengiz Han&#8217;ın elindeydi </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">ve babadan oğula geçiyordu.</span></li>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> Moğol Devleti’nin yönetimi, Cengiz Han tarafından </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">yapılan ve Cengiz Yasası diye bilinen temel bir yasaya </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">göre yürütülürdü.</span></li>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> Yasada ordunun kuruluşu, posta teşkilatı, yabancı </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">ülkelerle ilişkiler, vergi ve miras ile ilgili kurallar bulunuyordu.</span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">Bu yasanın esasını katı bir disiplin ve ahlak </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">anlayışı oluşturuyordu.</span></li>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> Moğol Devleti’nde en önemli devlet organı kurultay </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">idi. Kurultaya han başkanlık ederdi. Kurultay; Moğol </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">beyleri, kabile başkanları ve devlet ileri gelenlerinden </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">oluşuyordu.</span></li>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> Kurultay; kesinlikle yasaya göre karar almak zorundaydı. </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">Kurultayda han seçimi, savaş kararları, halktan </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">alınacak vergi miktarının belirlenmesi gibi konular </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">görüşülür ve karara bağlanırdı.</span></li>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> Moğollarda ordu komutanlarına Noyan denirdi. Ordu </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">komutanlığı babadan oğula geçerdi. Moğol ordusunda </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">askerî başarısızlıklar olursa kumandalar cezalandırılırdı.</span></li>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> Timurlarda yönetim ülkenin hükümdar ailesinin ortak </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">malı sayılması anlayışına dayanıyordu. Timur devletin </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">gerçek yöneticisi olmakla beraber hiçbir zaman </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">sultan unvanını kullanamadı. Bunun nedeni hükümdar </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">soyundan gelmemesiydi. Bu nedenle Timur sadece </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">&#8220;Emir&#8221; unvanını kullanmıştır.</span></li>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> Timur devlet teşkilatlanmasında Cengiz Yasası’nı </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">uygulamış aynı zamanda eski Türk yönetim geleneklerine </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">bağlı kalmıştır.</span></li>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> Babür Devleti&#8217;nde yönetim ve askerî teşkilat, Timurlular </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">örnek alınarak oluşturulmuştu. Babürlerde ordu, </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">hassa askerleri ile tımarlı sipahilerden oluşuyordu. </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">Devletin Suyurgal (tımar) verdiği kişiler belirli sayıda </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">asker beslemek zorundaydılar.</span></li>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> Kazak Hanlığı’nda devletin başında “han” unvanı taşıyan </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">bir hükümdar bulunuyordu. Hükümdarın yanında </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">&#8220;kurultay&#8221; denilen bir meclis bulunurdu.</span></li>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> Kırgızlarda; boyların ortak sorunları, ak sakalların </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">bir araya gelip oluşturdukları Uruğ Şurası’nda görüşülür </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">ve karara bağlanırdı.</span></li>
</ul>
<h2>Adalet (Yargı)</h2>
<ul>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">ilk Türk -İslam devletlerinde hukuk, şer’i ve örfi hukuk </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">olmak üzere ikiye ayrılırdı. Şer’i hukuk içine giren </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">davalara (evlenme, boşanma, miras, nafaka vb.) </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">kadılar bakardı. Kadının verdiği karar bozulmaz ve </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">derhal yerine getirilirdi. Kadılar, sultan tarafından tayin </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">edilen kaddıyülkuddat denilen baş kadıya bağlıydılar.</span></li>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> Bunların yanı sıra sultanın başkanlık ettiği Divan-ı </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">Mezalim denilen bir yüksek mahkeme vardı.</span></li>
</ul>
<p><strong> Örfi hukuk:</strong> Halkın geleneklerinden oluşurdu.</p>
<p><strong>Ordu: </strong> Karahanlılarda ordunun esasını Karluk, Yağma, ve Çiğil Türkleri oluşturuyordu. Ordunun komutanı su başı idi. Gazneli ordusu gulamlar (köleler), düzenli birlikler, eyalet askerleri, ücretli askerler ve gönüllülerden oluşuyordu. Çok uluslu bir yapıda olduğu için ordu farklı etnik gruplardan oluşuyordu. Gulamların çoğu Türk’tü.</p>
<p>ÖRNEK:Selçuklularda değişik toplulukların çocukları küçük yaşta alınarak özel olarak yetiştirilir ve yeterli olgunluğa geldiklerinde askere alınırlardı. Bu sisteme “gulam” sistemi denilirdi. Selçuklulardaki bu sistem in Osmanlılardaki karşılığı aşağıdakilerden hangisidir?<br />
A) Tımar B) Kapıkulu C) Millet D) iltizam E) Sâliyane<br />
<strong>2008 ÖSS</strong><br />
ÇÖZÜM: Selçuklular döneminde özel birlikler olan gulamların Osmanlı Devleti&#8217;ndeki karşılığı kapıkulu askerleridir.<br />
<strong>Yanıt B</strong></p>
<h2>Büyük Selçuklu Devletinde Ordu</h2>
<p><strong>1. Gulaman— Saray (Saray Köleleri):</strong> Çoğunluğu Türklerden olan bu birlik farklı milletlerden oluşur ve özel olarak yetiştirilirdi. Doğrudan sultana bağlı olan bu askerler hassa ordusu içinden seçilirdi.<br />
<strong>2. Hassa Askerleri:</strong> Küçük yaşta esir edilen ya da satın alınan gençlerden oluşan birlikti. Her zaman savaşa hazırdılar. Bütün masrafları devlet tarafından karşılanırdı.<br />
<strong>3. Meliklerin, Askerî Valilerin Askerleri:</strong> Eyalet yöneticisi olan melikler ve valiler, bulundukları bölgelerde <em id="__mceDel"><em id="__mceDel">kendilerine bağlı askerî birliklere sahiptiler. Bir savaş </em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">zamanı bu görevliler kendi askerleriyle birlikte orduya </em></em></em></em></em></em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">katılırlardı.</em></em></em></em></em></em></em></em></em></p>
<p><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><strong> 4. Bağlı  Devletlerin ve Beyliklerin Askerleri:</strong> Selçukluların egemenliğini tanımış olan devletler gerektiğinde kendi ordularıyla Selçuklu ordusunun yanında<br />
savaşa katılırlardı.<br />
<strong>5. Türkm enler</strong>: Konargöçer bir hayat sürdürdükleri için her an savaşa hazır durumda bulunurlardı. Savaş zamanında sultanın daveti üzerine orduya katılırlardı.<br />
<strong>6. İkta Askerleri:</strong> ikta sahibi olanların, gelirlerinin bir bölümüyle beslenmek zorunda oldukları askerlerdi. Tamamı atlı birliklerdi.</em></em></em></em></em></em></em></em></em></p>
<p><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><strong>ÖRNEK:</strong><br />
I. Harzemşahlar<br />
II. Hazarlar<br />
III. Selçuklular<br />
Yukarıdaki devletlerin hangilerinde ikta sistemi uygulanmıştır?<br />
A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) I ve III E) II ve III<br />
<strong>2006 ÖSS</strong></em></em></em></em></em></em></em></p>
<p><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><strong>ÇÖZÜM:</strong> ikta sistemi ilk olarak Hz. Ömer devrinde uygulanmıştır. Bu sistem daha sonraki dönemde İslam ve Türk-islam devletleri tarafından uygulanmıştır. Harzemşahlar ve Selçuklular bu sistemi uygulamıştır.<br />
<strong>Yanıt D</strong><br />
</em></em></p>
<ul>
<li><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">Selçuklularda, ordu teşkilatı ile toprak yönetimi arasında </em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">bağlantı vardı. Buna göre ülke toprakları vergi </em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">gelirlerine göre bölümlere ayrılırdı. Devletin sivil </em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">ve askerî memurlarına görev karşılığı verdiği topraklara </em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">&#8220;ikta&#8221; denilirdi. Bu toprakları işleyen çiftçiler, </em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">devlete vermeleri gereken vergiyi sipahiye verirlerdi.</em></em></em></em></li>
</ul>
<h2><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Dil ve Edebiyat</em></em></em></h2>
<ul>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"> Karahanlılar Türkçeye önem vermişler ve Türkçeyi </em></em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">resmî dil olarak kabul etmişlerdir. Resmî yazışmalarda </em></em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Uygur yazısı kullanmışlardı.</em></em></em></em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"> Karahanlılar döneminden kalma yapıtların başında </em></em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Türk edebiyatının en önemli yapıtlarından biri Divân-</em></em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">ı Lügati’t Türk&#8217;tür. Eser Karahan prenslerinden </em></em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Kaşgarlı Mahmut tarafından yazılmıştır. Kaşgarlı </em></em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Mahmut, 1074 yılında tamamladığı yapıtında, çeşitli </em></em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Türk boylarının lehçelerinden örnekler vermiştir.</em></em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Kaşgarlı Mahmut Arapça&#8217;nın Türk dili üzerinde olumsuz etkisinden dolayı bu eseri hazırlamıştır.</em></em></em></em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"> Karahanlılar döneminin bir başka önemli yapıtı da </em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">Yusuf Has Hacib tarafından yazılan Kutadgu Bi</em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">lig’dir. Yapıt 1069 yılında Kaşgar’da Uygur alfabesi </em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">ile yazılmıştır. Kutadgu Bilig, Türkçe yazılan ilk siya </em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">setnâmedir.</em></em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"> Atabetü’l -Hakayık (Gerçeklerin Eşiği) ve Divan &#8211; ı </em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">Hikmet adlı eserler Karahanlılar döneminin diğer ö</em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">nemli eserleridir. Ele alınan konular açısından bu </em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">iki yapıt birbirine benzer. Her iki yapıt da ahlaksal </em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">yönü ağır basan, eğitici ve öğretici bir nitelik taşımaktadır. </em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">Atabetü’l Hakayık, Edip Ahmet Yükneki tarafından </em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">Uygur alfabesiyle Türkçe yazılmış bir yapıttır.</em></em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"> Divan-ı Hikmet ise Ahmet Yesevi tarafından Türkçe </em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">yazılmış bir yapıttır. </em></em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"> Gazneliler halkının büyük kısmını İranlIlar, AfganlIlar </em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">ve Hintliler oluşturuyordu. Bu nedenle Gaznelilerde </em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">devletin resmî dili Arapçaydı. Buna karşılık ordu içinde </em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">ve sarayda yaşayanlar Türkçe konuşuyorlardı. </em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">Bu dönemin ünlü yapıtı, Firdevsi tarafından yazılıp </em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">Gazneli Mahmut’a sunulan Şehnâme&#8217;dir.</em></em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"> Selçuklular döneminde fethedilen Irak, Suriye, Arabistan </em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">ve İran gibi bölgelerde yaşayan halkın dili, </em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">daha çok Arapça ve Farsçadır. Bu nedenle Selçuklularda </em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">bilim dili Arapça, resmî yazışma dili Farsça </em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">idi. Bununla birlikte, günlük yaşamda konuşma dili </em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">Türkçeydi.</em></em></li>
</ul>
<p><strong>SORU:</strong> Selçuklularda resmî yazışmalar Farsça idi. Medreselerde eğitim Arapça yapılıyordu. Halk ve ordu kesimi ise Türkçe konuşuyordu.<br />
Bu durum , Selçuklularda aşağ&gt;dakilerden hangisine neden olm uştur?<br />
A) Ordudaki asker sayısının azalmasına<br />
B) Yöneticiler ile halk arasındaki bağların güçlenmesine<br />
C) Türk dilindeki gelişmenin yavaşlamasına<br />
D) Yabancıların siyasal baskılarının önlenmesine<br />
E) Yönetimde bilim adamlarının söz sahibi olmasına</p>
<p><em><em><em><strong>ÇÖZÜM:</strong> Selçuklularda yazışmaların Farsça olması, eğitimin Arapça yapılması Türk dilinin gelişmesini yavaşlatmıştır.<br />
<strong>Yanıt C</strong><br />
</em></em></em></p>
<ul>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Dönemin bilgin ve şairleri yapıtlarını genellikle Arapça </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">ve Farsça yazmışlardır.</em></em></em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Karahanlılar döneminin sözlü edebiyat yapıtlarının </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">başlıcaları da Satuk Buğra Han Destanı&#8217;dır.</em></em></em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Türk edebiyatının Gazneliler dönemine ait yapıtlarının </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">başında, iranlı şair Firdevsi tarafından yazılan </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Şehnâme gelir.</em></em></em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"> Selçuklular döneminin divan edebiyatı alanında </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">eser veren iki önemli şairi, iranlı Ömer Hayyam ve </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Feridüddin Attar’dır. Özellikle bağnazlığa karşı şiirler </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">yazan Hayyam’ın Rubailer’i dünyaca ünlüdür. Feriddüdin </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Attar’ın en ünlü yapıtı Mantıku’t- Tayr’dır.</em></em></em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"> Moğol Devleti&#8217;nde 13. yüzyılda resmî dil Moğolca </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">idi. Moğol Devleti bölündükten sonra Altın Orda, Çağatay </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">ve ilhanlı devletlerinde Moğolcanın yerine </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Türkçe kullanılmaya başlandı.</em></em></em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"> Türk ve Moğolların genel tarihi olan ve ilhanlı vezirlerinden </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Reşidüddin tarafından yazılan Cami-üt-Tevarih </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">ile Cüveyni&#8217;nin yazdığı Tarih-i Cihangüşa, bu </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">dönemin ünlü yapıtlarındır.</em></em></em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"> Tarih konusunda önemli eserlerden biri de Moğolca </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">yazılmış olan Moğolların Gizli Tarihi’dir. Bu kitapta </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Cengiz Han&#8217;ın yaşamı anlatılır. </em></em></em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Karahanlılar döneminin edebiyat dili olan Hakaniye </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">lehçesi, Çağatay Hanlığı zamanında bütün Orta Asya’ya </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">yayıldı ve Çağatayca adını aldı.</em></em></em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"> Timurluların ilk zamanında edebiyat dili Farsça, bilim </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">dili Arapça idi. 15. yüzyıldan sonra Doğu Türkçesi </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">(Çağatayca) ile eserler yazılmaya başlandı.</em></em></em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Timurlu Devleti hükümdarlarından Sultan Halil ve </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Hüseyin Baykara da Türkçe şiirler yazmışlardır. Dönemin </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">en ünlü şair ve yazarı Ali Şir Nevâî idi.</em></em></em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"> Çağataycanın edebî bir dil olmasına çalışan Ali Şir </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Nevâî, Türkçeyi Farscadan daha üstün göstermek </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">amacıyla Muhakemetü’l- Lügateyn adlı kitabını yazmıştır.</em></em></em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"> Safevi Devleti’nde halk, Türkçe ve Farsça konuşuyordu. </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Devletin resmi dili Farsça idi. Bir Türk hanedanı </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">olan Safeviler, Türkçeye ve Türk edebiyatına </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">da yakın ilgi gösterdiler. Safevi hükümdarı Şah İsmail, </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">aynı zamanda 16. yüzyılın en büyük Türk şairlerinden </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">biriydi. &#8220;Hatayi&#8221; mahlasını kullanan Şah İsmail </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">şiirlerinde sade bir Türkçe kullanmıştır.</em></em></em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Özbek hanlıkları döneminde, Hive Hanı Ebul’l Gazi </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Bahadır Han&#8217;ın yazdığı Şecere-i Türkî (Türklerin soy </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">kütüğü) ve Şecere-i Terakime adlı eserdir. Bu iki </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">eser de Türkçe yazılmış olup Türk tarihine kaynak </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">oluşturması bakımından önem taşırlar.</em></em></em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">16. yüzyılda Azeri edebiyatı da gelişmeye başladı. </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Genceli Nizami, Azeri edebiyatının en büyük temsilcilerinden </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">biridir. Köroğlu ve Dede Korkut Destanları, </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Anadolu Türk edebiyatı için olduğu kadar Azeri </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">edebiyatı için de önemli eserlerdir. </em></em></em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Kazak Türkçesi, Türk dilinin bir şivesidir. 19. yüzyıla </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">kadar halk edebiyatı örnekleri sözlü olarak yaşamıştır. </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Kazak sözlü edebiyatının en güzel örnekleri Edige </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">ve Çora Batır destanlarıdır. </em></em></em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Kırgız edebiyatının en güzel örneği Manas Destanı’dır.</em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Kırgızların kahramanlık destanı olan Manas </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Destanı’nda, Kırgız halkının inançları, gelenek ve </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">görenekleri eğlenceleri ve sosyal hayatları anlatılmaktadır.</em></em></em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Türkmenistan edebiyatı, XIX. yüzyıl sonlarına kadar </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">sözlü edebiyat şeklinde gelişmiştir. Bu edebiyatın en </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">büyük temsilcisi, Türkmen Şairi Mahdum Kulu’dur.</em></em></em></li>
</ul>
<p>[tarih_ygs_lys]</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-islam-devletlerinde-kultur-ve-medeniyet/">Türk – İslam Devletlerinde Kültür ve Medeniyet</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/turk-islam-devletlerinde-kultur-ve-medeniyet/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İslam Kültür Uygarlığı</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/islam-kultur-uygarligi/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/islam-kultur-uygarligi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Jun 2013 13:09:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İslam Tarihi ve Medeniyeti]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih Ygs-Lys Hazırlık]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[İslam Kültür Uygarlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Ordu]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal ve ekonomik hayat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=37912</guid>

					<description><![CDATA[<p>İslam Kültür Uygarlığı 1.Devlet Yönetimi  Hicret olayı ile Medine’de devletin temeli atılmıştı. Hz. Muhammed, Müslümanların hem dinî hem siyasi hem de askerî işlerinin sorumlusuydu.  Dört Halife Dönemi&#8217;nde halifeler, Müslümanların ileri gelenlerince seçilerek göreve başlamışlardı. (Cumhuriyet Dönemi)  Hz. Ömer zamanında devletin ilk yönetim örgütü kuruldu. Ele geçirilen ülkeler idari yönden büyük illere ayrıldı. Hz. Ömer ilk devlet hazinesini (Beytü’l-mâl) kurdu ve başına hazinedar [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/islam-kultur-uygarligi/">İslam Kültür Uygarlığı</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>İslam Kültür Uygarlığı</h2>
<h3>1.Devlet Yönetimi</h3>
<ul>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> Hicret olayı ile Medine’de devletin temeli atılmıştı. </span>Hz. Muhammed, Müslümanların hem dinî hem siyasi hem de askerî işlerinin sorumlusuydu.</li>
<li> Dört Halife Dönemi&#8217;nde halifeler, Müslümanların ileri gelenlerince seçilerek göreve başlamışlardı. (Cumhuriyet Dönemi)</li>
<li> Hz. Ömer zamanında devletin ilk yönetim örgütü kuruldu. Ele geçirilen ülkeler idari yönden büyük illere ayrıldı. Hz. Ömer ilk devlet hazinesini (Beytü’l-mâl) kurdu ve başına hazinedar unvanıyla bir görevli getirdi.</li>
<li> Emeviler döneminde halifelik babadan oğula geçen bir saltanat şekline dönüştü. Devletin gelir ve giderlerine <em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;">bakmakla görevli Divanülharaç, resmi yazışmaları </em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;">yapmakla görevli Divanülhatem adıyla divanlar </em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;">kuruldu.</em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> Abbasiler Dönemi&#8217;nde, halifeliğin saltanat şeklindeki </em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;">uygulaması devam etti. Halifeye devlet işlerinde </em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;">yardımcı olmak üzere vezirlik makamı kuruldu.</em></li>
</ul>
<p><em id="__mceDel">          <strong>Divanülceyş:</strong> Askerlik işleriyle ilgilenirdi.<br />
<strong>       Divanülmezalim:</strong> Kadılardan ve devlet görevlilerinden şikâyetçi olanların davalarına bakardı.<br />
<strong>       Divanüldarp:</strong> Devletin para basma işlerini yürütürdü.<br />
<strong>       D ivanülberid:</strong> Posta işlerine bakardı.</em></p>
<h3><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">  2. Ordu</em></em></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><a href="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/atlı-asker.png"></a></em></p>
<ul>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> Hz. Muhammed zamanında örgütlü bir ordu yoktu. </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">Eli silah tutan bütün Müslümanlar savaşa katılırdı.</span></li>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> Dört Halife Dönemi&#8217;nde sınırların gelişmesi örgütlü </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">bir ordu kurulmasını gerektirdi.</span></li>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> ilk ordu Hz. Ömer zamanında düzenlendi ve devamlı </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">ordugâhlar kuruldu. Yine bu dönemde askerî ve </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">idari bir kurum olarak ikta sistemi oluşturuldu.</span></li>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">ikta, devlete ait bazı toprakların gelirinin, hizmet ve </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">maaşlarına karşılık olmak üzere asker ve sivil yöneticilere </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">bırakılmasıydı.</span></li>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> ilk İslam donanması, Hz. Osman zamanında Şam </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">valisi olan Muaviye tarafından kuruldu.</span></li>
</ul>
<h3>3. Sosyal ve Ekonomik Hayat</h3>
<ul>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> İslamiyet, bütün Müslümanları eşit ve kardeş kabul </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">etmesine rağmen, Emeviler Arap milliyetçiliği yaparak </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">kendilerini diğer Müslümanlardan üstün gördüler. </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">Arap olmayan Müslümanlara mevali deniyordu. </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">(İranlIlar, Mısırlılar, Berberiler ve Türkler gibi) Başta </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">Türkler olmak üzere İslamiyet’e yeni giren ve Arap </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">olmayan halklar, kendilerinin mevali konumunda görülmesinden </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">hoşnut değildi.</span></li>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> Emevilerin Arap olmayan herkesi Müslüman olsun </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">veya olmasın küçümsemesi, onları köle (mevali) </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">olarak görmesi, onlardan ağır vergiler alması, bu </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">devletin yıkılışındaki en önemli nedenlerden biri olmuştur.</span></li>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> Abbasilerin yönetime gelmesiyle mevalilerin durumu </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">değişti. Müslüman olmak koşuluyla her ulustan kişiler, </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">önemli görevlere gelmeye başladılar. Önce İran</span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">lılar, daha sonra Türkler, sivil ve askerî görevlere ge</span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">tirildiler.</span></li>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> Yün, pamuk, keten, ipek gibi dokuma sanayinin ham</span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">maddeleri oldukça boldu. Horasan ve Maveraünneh</span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">ir’de halı; Irak, Mısır ve ispanya’da pamuklu doku</span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">ma sanayisi gelişmişti. Ayrıca çeşitli bölgelerde do</span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">kunan ipekli kumaşlar, dünyanın her yanında pazar</span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">a bulmaktaydı.</span></li>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> İlk İslam altın ve gümüş parası, Emevi halifesi Abdülmelik </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">(685-705) zamanında basıldı. Altın paraya </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">dinar, gümüş paraya dirhem denirdi.</span></li>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> Müslüman toplumda ekonomik hayat Abbasiler Döneminde </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">gelişme gösterdi. Devletin tüm gelirleri </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">Beytülmal denilen devlet hazinesinde toplanırdı. </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">Hazinenin başlıca gelir kaynakları şunlardı: </span></li>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><strong>Öşür:</strong> Müslümanlardan alınan, onda bir oranındaki toprak </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">vergisi idi.<br />
</span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><strong>Haraç ve Cizye:</strong> Müslüman olmayanlardan alınan toprak </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">vergisine haraç, sağlıklı gayrimüslim erkeklerden,</span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">askerlik görevi karşılığı alınan vergiye de cizye denirdi.<br />
</span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><strong>Zekât:</strong> Zengin Müslümanlardan mallarının kırkta birinin </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">alınıp fakirlere verilmesidir.<br />
</span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><strong>Ganimet:</strong> Savaşlarda elde edilen ganimetin beşte biri </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">hazineye aitti.<br />
</span><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><strong>Diğer Gelirler:</strong> Maden, orman, otlak, tuzla gelirleri ile yabancı </span></em><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">tüccarlardan alınan vergiler, yabancı devletlerin </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">gönderdikleri vergi ve hediyeler de devletin önemli gelirleri </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">arasında yer alırdı.</span></li>
</ul>
<h3>4. Yazı, Dil ve Edebiyat</h3>
<ul>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;">Arapça, fetihler sonucunda geniş alanlara yayılıp İslam </em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;">dünyasında kullanılır duruma geldi.</em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> Emevi halifesi Abdülmelik zamanında Arapça resmî </em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;">dil olarak kabul edildi.<br />
</em></li>
</ul>
<p><em id="__mceDel"><strong>ÖRNEK:</strong> Emevi hükümdarlarından Abdülmelik zamanına kadar, İslam ülkelerinde resmi yazışmalar o ülkenin diliyle yapılırdı. Abdülmelik bütün İslam ülkelerinde resmî dilin Arapça olmasını istemiştir.</em></p>
<p>Abdülmelik’in bu tutum onun,<br />
I. Arapça’nın İslam ülkelerine yayılması,<br />
II. Arapça dışındaki dillerin kullanım alanının daralması,<br />
III. Arapların toplumda ayrıcalıklı hâle gelmesinin önlenmesi<br />
durumlar&gt;ndan hangilerine ortam hazırladığı savunulabilir?<br />
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve II E) II ve III<br />
<strong>2006 ÖSS</strong></p>
<p>ÇÖZÜM: Abdülmelik&#8217;in bu davranışı Arapçanın İslam ülkelerinde yayılmasına, Arapça dışındaki dillerin kullanım alanının daralmasına neden olmuştur.<br />
Yanıt D</p>
<ul>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"> Emeviler döneminde şiir yeniden önem kazandı. Bu </em></em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">dönemde yetişen şairlerden Cemil, ilk Leyla ve Mecnun </em></em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">mesnevisini yazdı. X. Yüzyılda el-Cahşiyari Hindistan </em></em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">kaynaklı bir kitabına yöresel hikâyeleri de ekleyip “Binbir </em></em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Gece Masalları”nı oluşturdu.</em></em></em></em></li>
</ul>
<h3><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"> 5. Bilim</em></em></em></em></h3>
<ul>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"> İslam dünyasında bilim alanında gelişme özellikle </em></em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">fen, tıp ve felsefede olmuştur. Bu gelişmeler, Emeviler </em></em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Döneminde başlamıştır.</em></em></em></em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"> Arapçaya çeviriler yapıldı. Çeviri faaliyetleri, Abbasiler </em></em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Döneminde de devam etti. Abbasi ve Endülüs halifeleri, </em></em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">bilim alanındaki çalışmalara büyük destek verdiler.</em></em></em></em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"> Bağdat ve Kurtuba kentleri, dünyanın önemli bilim </em></em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">merkezleri durumuna geldi.</em></em></em></em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"> İslam dünyasının bilim alanında elde ettiği büyük gelişmeler, </em></em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Endülüs (ispanya) ve Sicilya Müslümanları </em></em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">tarafından Avrupa’ya tanıtıldı. İslam dünyasında bilimin </em></em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">gelişmesinde Türklerin de önemli katkıları oldu.</em></em></em></em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"> Farabi, ibni Sina ve Biruni gibi Türk bilim adamları </em></em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">sadece İslam dünyasında değil, bütün dünyada büyük </em></em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">ün sahibi oldular.</em></em></em></em></li>
</ul>
<h3><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"> 6. Eğitim-Öğretim</em></em></em></em></h3>
<ul>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">y Eğitim ve öğretim konusunda ilk gelişme Abbasiler </em></em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">zamanında başladı. Yüksek öğretim alanında ilk </em></em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">önemli öğretim kurumu, Halife Memun tarafından </em></em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Bağdat’ta kurulan Beytülhikme (Bilgelik Evi) kütüphanesi </em></em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">ve rasathanesi ile büyük bir bilim merkezi oldu. </em></em></em></em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"> İslam dünyasında ilk büyük medreseyi Türkler kurdu.</em></em></em></em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"> Alp Arslan’ın emriyle vezir Nizamülmülk tarafından </em></em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Bağdat’ta kurulan Nizamiye Medresesi, döneminin </em></em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">en büyük ve ileri eğitim-öğretim kurumuydu.</em></em></em></em></li>
</ul>
<h3><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"> 7. Sanat</em></em></em></em></h3>
<ul>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Emeviler zamanında dinsel mimari alanındaki en </em></em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">önemi eserler, Halife Abdülmelik tarafından Kudüs’te </em></em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">yaptırılmış olan Kubbetüssahra ve Mescid-i </em></em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Aksa ile Şam’daki Emeviye camileridir.</em></em></em></em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"> Abbasiler zamanında İslam mimarisi, öncelikle İran </em></em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">sanatından etkilendi. </em></em></em></em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"> Türklerin devlet hizmetlerine getirilmesiyle, İslam </em></em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">sanatında Türk etkisi görülmeye başlandı. Örneğin; </em></em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Kahire’deki Tolunoğlu Ahmet Camisi, kubbe ve kemer </em></em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">sistemi ile Türk mimarisinin özelliklerini yansıtır.</em></em></em></em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"> ispanya’da Endülüs Emevilerinin yaptıkları Kordoba </em></em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Camisi ve Gırnata’daki Elhamra Sarayı, İslam sanatının </em></em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">mimarlık ve süsleme özelliklerini yansıtan en </em></em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">güzel örneklerdir.</em></em></em></em></li>
</ul>
<p>[tarih_ygs_lys]</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/islam-kultur-uygarligi/">İslam Kültür Uygarlığı</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/islam-kultur-uygarligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eski Çağlarda Türkiye ve Çevresindeki Kültür Uygarlığı</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/eski-caglarda-turkiye-ve-cevresindeki-kultur-uygarligi/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/eski-caglarda-turkiye-ve-cevresindeki-kultur-uygarligi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Sep 2011 10:08:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İlk Çağ Uygarlıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[din ve inanış]]></category>
		<category><![CDATA[eski çağlar]]></category>
		<category><![CDATA[eski çağlarda kültür uygarlığı]]></category>
		<category><![CDATA[eski çağlarda türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=6907</guid>

					<description><![CDATA[<p>Eski Çağlarda Türkiye ve Çevresindeki Kültür Uygarlığı &#160; 1. Devlet Yönetimi Mezopotamya’da köy kültüründen, kent yaşamına geçilmiştir. Böylece başında kralın ve yardımcılarının bulunduğu site adını verdiğimiz kent devletleri oluşmuştur. Asurlular döneminde ise tam bir merkeziyetçi devlet rejimi ortaya çıkmıştır. Babil, Akad ve Asur devletleri askerî imparatorluk olup, sürekli, güçlü ve disiplinli ordulara sahip olmuşlardır. Kent [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/eski-caglarda-turkiye-ve-cevresindeki-kultur-uygarligi/">Eski Çağlarda Türkiye ve Çevresindeki Kültür Uygarlığı</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><center></p>
<h1>Eski Çağlarda Türkiye ve Çevresindeki Kültür Uygarlığı</h1>
<p>&nbsp;</p>
<p></center><strong>1. Devlet Yönetimi</strong></p>
<ul>
<li>Mezopotamya’da köy kültüründen, kent yaşamına geçilmiştir. Böylece başında kralın ve yardımcılarının bulunduğu site adını verdiğimiz kent devletleri oluşmuştur.</li>
<li>Asurlular döneminde ise tam bir merkeziyetçi devlet rejimi ortaya çıkmıştır.</li>
<li>Babil, Akad ve Asur devletleri askerî imparatorluk olup, sürekli, güçlü ve disiplinli ordulara sahip olmuşlardır.</li>
<li>Kent devletlerinin kralları, sonradan tanrılaştırılmış ve rahip-kral durumuna gelmişlerdir. Sümerlerin ilk zamanlarında her kent (site) ayrı bir devletti. Bu siteler, tanrı için kurulan tapınaklar çevresinde gelişmişti. Bu devletleri, &#8220;ensi&#8221; ya da &#8220;patesi&#8221; denilen rahip krallar yönetiyordu. Patesilerden biri, çevresindeki kentlere egemen olursa kendisine Lugal Kalma denirdi.</li>
<li>Sümer Kralı dinî törenlerin yönetilmesi, adaletin gerçekleşmesi ve orduya komuta etmekle görevliydi.</li>
<li>Mısır’da siyasi örgütlenme, kent devletlerinin (nom) kurulmasıyla başladı. MÖ 3000 yıllarında Menes, Mısır’da siyasi birliği sağladı. Mısır, mutlak bir krallıkla yönetiliyordu. Krala &#8220;Firavun&#8221; denirdi. Tanrı olduğuna inanılan firavunların, halk üzerinde büyük etkisi vardı. Bu gelişmeler teokrasinin yaygınlaşmasında etkili olmuştur.</li>
<li>Yunanistan’da her kent ayrı bir devletti. İlk zamanlar kent devletlerini krallar yönetiyordu. Zamanla güçlenen asiller, yönetimi ele geçirdiler. Ancak, savaş zamanlarında asiller, yönetimi &#8220;tiran&#8221; adı verilen kimselere bırakırlardı. Zamanla ticaretin gelişmesi sonucunda Yunanistan’da, köylüler ile asiller arasında orta sınıf oluştu. MÖ 700’de köylüler ile birleşen orta sınıf, yönetime katılabilmek için asillere karşı mücadeleye girişti. Bu mücadelenin sonucunda<br />
halk, kent devletlerinin çoğunda söz sahibi oldu.</li>
<li>Fenikeliler kent devletleri hâlinde yaşadılar, merkezi bir devlet oluşturmadılar.</li>
<li>İbraniler krallıkla yönetildiler.</li>
</ul>
<p><strong>2. Din ve İnanış</strong></p>
<ul>
<li>Mezopotamya din konusunda Sümerlerin etkisinde kalmıştır. Ölümden sonra da hayatın varlığına inanan Sümerlerin dini, çok tanrılıydı. Her kentin bir tanrısı vardı. Sümerler, tanrılarını genellikle insan şeklinde düşünmüşlerdi. İnsanlar ile tanrılar arasındaki en önemli fark; insanların ölümlü, tanrıların ölümsüz olmalarıydı. Sümerlerin en büyük tanrıları, gök tanrısı Anu, yer tanrısı Enlil ile okyanus tanrısı Enki idi. Mezopotamya’da tapınaklara &#8220;ziggurat&#8221; denilirdi. Üst üste kulelerden meydana gelen bu tapı naklar, rasathane olarak da kullanılırdı.</li>
<li>Mısır’da çok tanrılı bir din anlayışı hakimdi. Mısır’ın en büyük tanrısı, Güneş tanrısı Amon-Ra idi. Mısırlılar, tanrıları genellikle hayvan ve bazen de insan seklinde düşünürlerdi. Mısır toplumunda din, bütün yaşamı yönlendirirdi. Her türlü bilim ve kültür faaliyetleri ile sanat etkinlikleri, dinin etkisi altında gelişmiştir. Mısırlılar, insanların öldükten sonra da yaşayacaklarına inanırlardı. Ancak bunun için, ölen kişinin cesedinin bozulmaması gerekiyordu. Bu inanışın etkisiyle cesetler mumyalanırdı. Ölen kişinin ruhu, ölüler tanrısı Osiris tarafından sorgulanırdı.</li>
</ul>
<p><strong>Örnek:</strong><br />
Mısır&#8217;da, öğütleri ve ahlak kurallarını kapsayan, MÖ 3000 yıllarına ait edebî eserler bulunmuştur. Anadolu’nun tarih öncesi dönemlerini aydınlatan, aynı yıllara ait buluntular arasında bu tür eserlere rastlanmamaktadır.Anadolu&#8217;da aynı döneme ait buluntular sadece günlük işlerde kullanılan eşyalardan oluşmaktadır.</p>
<p><strong>Bu farkın, Anadolu&#8217;nun hangi özelliğinin bir sonucu<br />
olduğu savunulabilir?</strong></p>
<p>A) Önemli ticaret yolları üzerinde bulunmasının<br />
B) Sık sık istilaya uğramasının<br />
C) İhtiyaçların Mısır&#8217;dakinden farklı olmasının<br />
D) Yazıya geçişin daha geç başlamasının<br />
E) Verimli topraklara sahip olmasının</p>
<p><strong>Çözüm:</strong><br />
Mısır&#8217;da öğütleri ve ahlak kurallarını kapsayan edebî eserler bulunmasına rağmen Anadolu&#8217;ya ait bulgularda günlük yaşama ait eserlerin olması Anadolu&#8217;nun yazıya geçişinin daha geç olduğunu göstermektedir.<br />
Yanıt <strong>D</strong></p>
<p><center><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-6908" title="tarim_yapan_misir_koyluleri" src="https://www.bilgicik.com/wp-content/tarim_yapan_misir_koyluleri.png" alt="" width="311" height="282" srcset="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/tarim_yapan_misir_koyluleri.png 311w, https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/tarim_yapan_misir_koyluleri-300x272.png 300w" sizes="(max-width: 311px) 100vw, 311px" /></center></p>
<ul>
<li>Yunanlılar çok tanrılı bir inanca sahipti. Yunanlılar tanrılarını insanlar gibi tasvir etmişlerdi. Onlara göre, tanrıların insanlardan farklı yönleri güçlü, daha güzel ve ölümsüz olmalarıydı. En büyük tanrı Zeus&#8217;tu.</li>
<li>Tanrılar, Yunanistan’ın en yüksek dağı Olimpos Dağı’nda otururlardı. Her dört yılda bir tanrı Zeus adına olimpiyat oyunları düzenlenirdi.</li>
<li>Fenikeliler çok tanrılı inanca sahipti.</li>
<li>Tek tanrı inancı ilk defa İbranilerde görülmüştür. İbrani dininin kutsal kitabı, Hz. Musa’ya gönderilen Tevrat’tır.</li>
</ul>
<p>[tarih_ygs_lys]</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/eski-caglarda-turkiye-ve-cevresindeki-kultur-uygarligi/">Eski Çağlarda Türkiye ve Çevresindeki Kültür Uygarlığı</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/eski-caglarda-turkiye-ve-cevresindeki-kultur-uygarligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
