<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>divan edebiyatı manşeat | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/divan-edebiyati-manseat/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Sat, 22 Jun 2013 13:45:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Divan Edebiyatında Nazım Türleri</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/divan-edebiyatinda-nazim-turleri/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/divan-edebiyatinda-nazim-turleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 17 Mar 2013 10:12:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim Kalemimizden]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Divan Edebiyatinda Nazim Türleri]]></category>
		<category><![CDATA[Divan Edebiyatı  Özellikleri Sıralı Maddeli Kısa Özet Ö]]></category>
		<category><![CDATA[divan edebiyatı manşeat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=29387</guid>

					<description><![CDATA[<p>Divân Edebiyatında Nazım Türleri: Türlü nazım şekillerinin konu bakımından adlandırılması nazım türlerini oluşturur. Nazım türlerinin incelenmesinde mısra ve kafiye düzeninin hiçbir önemi yoktur. Nazım şekilleriyle türler arasında kesin bir ilgi kurulamaz. Bazı konuların sürekli aynı nazım şekilleriyle yazılmış olması sadece gelenekle izah edilebilir. Tevhid: Allahın varlığından ve birliğinden bahseden manzumelere verilen isimlerdir. Belli bir nazım [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/divan-edebiyatinda-nazim-turleri/">Divan Edebiyatında Nazım Türleri</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="JUSTIFY"><a name="_GoBack"></a> <a href="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/03/Divan-edebiyatında-nazım-türleri.jpg"></a></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Divân E</b></span></span><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>debiyatında Nazım Türleri:</b></span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Türlü nazım şekillerinin konu bakımından adlandırılması nazım türlerini oluşturur. Nazım türlerinin incelenmesinde mısra ve kafiye düzeninin hiçbir önemi yoktur. Nazım şekilleriyle türler arasında kesin bir ilgi kurulamaz. Bazı konuların sürekli aynı nazım şekilleriyle yazılmış olması sadece gelenekle izah edilebilir.</span></span></p>
<p align="JUSTIFY">
<ol>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Tevhid:</b> Allahın varlığından ve birliğinden bahseden manzumelere verilen isimlerdir. Belli bir nazım şekliyle yazılmak zorunda değildir. İbn-i Haldun ‘Çok olan şeylerin güzeline az rastlanır. Zira güzel tevhid bulmak da zordur’ demiştir.</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Münâcât:</b> Allah’a yalvarma, yakarma demektir. Divan edebiyatında tevhidden sonra en fazla kullanılan nazım türüdür.<i> Tazarru-nâme</i> mensur bir biçimde yazılmış münâcâttır.</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Naat:</b> Hz. Peygamber (s.a.v.)i övmek, ondan şefaat talep etmek amacıyla yazılan şiirlerdir. Naat söyleyen kişilere <i>naat-gu</i> denir. Divan edebiyatında naat söylemesiyle tanınan şairlerin başında <i>Nazîm</i> gelir. Bir divanı dolduracak kadar naat söylemiştir. Çok fazla naat söyleyen kişilerin kullandığı mahlaslara da nâtî denilmektedir.</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Methiye:</b> Bir din veya devlet büyüğünü övmek için yazılan edebî türdür.</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Fahriye:</b> Şairin kendi sanatını övdüğü türdür. Mübalağalı ifadelere çokça yer verilir. <i>Nef’î</i>’nin <i>Sözüm Kasidesi</i> tanınmış fahriyelerdendir.</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Hicviye:</b> Bir kişiyi yermek için söylenmiş şiirlere denir. <i>Nef’î</i> ve <i>Sururî</i> hicivleriyle tanınan şairlerdir.</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Mersiye:</b> Bir kimsenin ölümü üzerine söylenmiş şiirlere denir. Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin için yazılanlara ‘<i>maktel</i>’ adı verilmektedir. Mersiye okuyanlara <i>mersiye-han</i> denir. Lirik bir anlatımı vardır. Hayatın geçiciliğinden, dünyanın adaletsizliğinden dem vurulur.</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Mevlid:</b> Hz. Peygamber (s.a.v.)in doğumunu anlatan eserlerdir. Bununla birlikte mevlidler bir siyer tertibiyle de karşımıza çıkabilirler. Yani şair sadece Peygamber efendimizin doğumunu anlatmaz, mucizelerinden, hicretinden de bahseder. Daha sonra da vefat ettiğini kaleme alırlar. Mevlid Türk edebiyatında en fazla müstakil eser olarak ortaya konan türdür. Edebiyatımızda 200 civarında mevlid yazıldığı söylenmektedir. Ama bunlardan en kabul göreni ve günümüzde de okunanı <i>Süleyman Çelebi</i>’nin <i>Vesiletü’n- necât</i> eseridir.</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Hilye:</b> Yüz ve ruh güzelliği anlamına gelir. Bir edebî tür olarak Hz. Peygamber (s.a.v.)in iç ve dış özelliklerini, çoğunlukla fiziki özelliklerini anlatan eserlerdir. 16. yüzyılda <i>Hakanî Mehmet Bey</i> 712 beyitlik siyeriyle bu türün en tanınmış örneklerinden birini vermiştir. Hilyeler sadece Hz. Peygamber için yazılmamıştır. <i>Neşatî</i> örneğinde olduğu gibi diğer peygamberlerin yüz özelliklerinden bahseden hilyeler de kaleme alınmıştır. 4 halife için yazılan hilyeler vardır. En meşhuru <i>Cevrî Çelebi</i>’nin <i>Hilye-i Çehâr-yâr-ı Güzîn</i> eseridir. Edebiyatımızda bazı önemli tarikat büyükleri için de hilye yazıldığı olmuştur. <i>Hz. Mevlânâ</i> için yazılan hilyeler bu cümledendir.</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Şehrengiz:</b> Hem bir şehrin hem de o şehirde bulunan güzelliklerin kaleme alındığı eserlerdir. Edebiyatımızda bilinen ilk şehrengiz örneği Mesihî’nin Edirne Şehrengizi eseridir. Hakkında en fazla şehrengiz yazılan iller İstanbul, Bursa, Edirne’dir. Zatî, Hayalî Bey, Taşlıcalı Yahya, Usulî gibi şairler bu türün güzel örneklerini vermişlerdir.</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Sur-nâme:</b> Şehzâdelerin sünnet düğünlerini, hanım sultanların doğum ve evlenme törenlerini anlatan eserlerdir. Edebiyatımızda otuzdan fazla sur-nâme bulunmaktadır. En tanınmış sur-nâmelerden biri Sünbülzâde Vehbi’nin III. Ahmet’in şehzâdeleri sünnet ettirmek için 1719’da yaptığı töreni anlatan eserdir.</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Kırk Hadis:</b> Hz. Peygamber (s.a.v.)in hadislerini ezberletmek ve onların anlamlarını geniş kitlelere edebî bir mahiyette ulaştırmak maksadıyla yazılmış eserlerdir. Kimi hadislerden bahseden manzum eserlerin hadis sayısının bine ulaştığı görülür. Şairler 40 hadis eserlerini <i>gül-i sad-berg, armağan</i> şeklinde adlandırmışlardır. </span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Kıyafet-nâme:</b> Kişilerin dış görünüşünden hareketle onların ahlak ve karakter yazılarını çıkarmaya çalışan eserlerdir. Dış yapıdan içyapıyı anlamaya çalışan bu tür eserlerde insanın vücut yapısı ile ruh ve kişiliği arasında ilgi kurulmaya çalışılır. <i>İlm-i hutut</i>; insanın alın çizgilerine bakarak onun hayatı hakkında yorumlar yapar. <i>İlm-i Kef</i>; el falı bakarak kişi hakkında yorum yapmaktır.</span></span></p>
</li>
</ol>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Edebiyatımızda bilinen ilk kıyafet-nâme <i>Hamdullah Hamdî</i>’nin kıyafet-nâmesidir. <i>Lokman Çelebi, İbrahim Hakkı</i> da bu türe örnek eserler vermişlerdir.</span></span></p>
<ol start="14">
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Menâkıb-nâme:</b> Hz. Peygamber(s.a.v.)in dışındaki kişilerin hayat hikâyelerini, mucizelerini ele alan eserlerdir. Bunlar, ele alınan kişinin faziletlerinden, kerametlerinden bahseder. Bu tür eserler didaktik tarzda yazılır. Menâkıb-nâmeler temel edebiyat kaynaklarımızdan olmuştur. Bu eserler bir anlamda edebiyat ve biyografi tarihi açısından önem taşımaktadır.</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Gazavat-nâme:</b> Din düşmanlarıyla yapılan savaşların anlatıldığı manzum ve mensur eserlere verilen isimdir. Edebiyatımızın tanınmış gazavat-nâmeleri <i>Gelibolulu Mehmet Zaifi</i>’nin gazavat-nâmesi, <i>Celalzâde Salih Çelebi</i>’nin eserleridir. 250 civarında gazavat-nâme vardır. Gazavat-nâmeler üslupları itibariyle edebiyat tarihimizin, muhtevaları bakımından genel tarihimizin kaynakları durumundadır. Bu eserler hem manzum hem mensur olarak isteğe bağlı kaleme alınmıştır. Bazen iki şekilde de yazılmıştır.</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Siyer:</b> Hz. Peygamber (s.a.v.)in hayatını ve seferlerini anlatan eserlerdir. Bu tarz eserlerde lirik bir söyleyiş hâkimdir ve sanatkâr tarihi gerçeklere dayalı bilgileri kullanmak durumundadır. Siyerlerin ana kaynakları hadisler, rivayetlerdir. Son tahlilde siyerleri Hz. Peygamber(s.a.v)in biyografisi olarak tanımlamak mümkündür. <i>Veysî</i>’nin <i>Siyer-i Nebî</i>’si önemli siyerlerdendir.</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Tezkîreler:</b> Anmaya vesile olacak şey; devletten alınan izin pusulasına verilen ad anlamlarına gelmektedir. Bir edebî tür olarak ise edebiyat alanındaki önemli kişilerin veya din ve tarikat büyüklerinin hayatlarından, eserlerinden ve şahsiyetlerinden bahseden eserlerdir. Tezkîre yazma geleneği siyer geleneğinden gelir. Tezkîreler, ele alınan kimselerin asıl isimlerini, doğdukları yeri, doğum tarihlerini, aile ve soy bilgilerini, mesleğini, eğitimini, eserlerini ve ölüm tarihini haber vermekle kalmaz eserlerinden alıntı yapıp tenkit de ederler. </span></span></p>
</li>
</ol>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Edebiyatımızda ilk tezkîre Alî Şîr Nevâyî’nin ‘<i>Mecâlisü’n-nefâis</i>’ adlı 1491 tarihli eseridir. Sehi Bey’in ‘<i>Heşt Behişt</i>’ (8 Cennet) eseri Anadolu sahasında ilk tezkîredir. Latifî’nin ‘<i>Tezkîretü’ş-şuara</i>’sı, Âşık Çelebi’nin ‘<i>Meşâirü-ş-şuara</i>’sı, Kınalızâde Hasan Çelebi’nin ‘<i>Tezkîretü’ş-şuara</i>’sı, Ahdî’nin ‘<i>Gülşen-i şuara</i>’sı, Faizî’nin <i>Rübdetü’l-eş’ar</i>’ı (ontoloji mahiyetinde), Guftî’nin <i>Tezkîretü’ş-şuara</i>’sı(tek manzum tezkîremiz) önemli tezkîrelerdendir.</span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">18. yüzyılda Mucib’in, Safaî’nin, Salim’in ve Silahtarzâde’nin <i>Tezkîre-i şuara</i>’sı, Esrar Dede’nin <i>Tezkîre-yi Şuara-yı Mevleviye</i>’si, Beliğ’nin ‘<i>Nuhbetü’l Asâr Zeylü Zübdetü’l Eş’ar</i>’ı, Saffet’in ‘<i>Nuhbetü’l Asâr fi Fevâidi’l Eş’âr</i>’ı yüzyılın önemli tezkîreleridir. 19. yüzyılda Tevfik’in ‘<i>Mecmua-i Teracim</i>’i, Mehmet Tevfik’in <i>Kafile-i Şuara</i>’sı dönemin önemli tezkîreleridir. 20. yüzyılda Mahmut Kemal İnan’ın ‘<i>Son Asır Türk Şairi’</i>, Mehmet Nail Tuman’ın ‘<i>Tuhfe-i Nailî’</i> (bir şairin hangi tezkîrelerde yer aldığını yazmıştır) eseri önemli tezkîrelerimizdendir.</span></span></p>
<ol start="18">
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Münşe’at</b>: Belli bir edebî niteliği olan mektupların ve küçük nesirlerin bir araya getirildiği mecmualara denir.</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Letaif-nâme:</b> İçerisinde mizaha, hicve ve tehzile yer veren manzumelerin toplandığı eserlerin genel adıdır.</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Seyahat-nâme:</b> Gezilip görülen yerler hakkında yazılan eserlerin genel adıdır. En tanınmış örneğini <i>Evliya Çelebi</i> yazmıştır.</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Sefaret-nâme:</b> Elçi olarak bir başka ülkeye gönderilen kimselerin ya da yanlarında giden kimsenin görevleri sırasında karşılaştıkları olayları, siyasi izlenimleri ve diğer müşahedelerini anlattıkları genel eserlerdir. <i>28. Çelebi Mehmet</i>’in Fransa sefaret-nâmesi türün önemli örneğidir.</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Esmâ-ül Hüsna:</b> Allah’ın isimlerini, bu isimlerin anlamlarını ve önemlerini anlatan mensur ya da manzum eserlerdir.</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Diğer Türler:</b> Iydiyye (bayram günlerini anlatır), ramazaniyye, hamam-nâme, fütüvvet-nâme, kahve-nâme, sakî-nâme, muamma ve lugaz, muhabbet-nâme, sahil-nâme, belde-nâme, selim-nâme, fal-nâme, bahariyye, nevruziyye, şitaiye, hasb-i hâl, sıhhat-nâme vs.</span></span></p>
</li>
</ol>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/divan-edebiyatinda-nazim-turleri/">Divan Edebiyatında Nazım Türleri</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/divan-edebiyatinda-nazim-turleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
