<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>doğru bilgi | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/dogru-bilgi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Fri, 20 Jan 2017 14:09:19 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Doğru Bilginin Olanaklı Olduğunu Savunan Akımlar</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/dogru-bilginin-olanakli-oldugunu-savunan-akimlar/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/dogru-bilginin-olanakli-oldugunu-savunan-akimlar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 Oct 2011 08:31:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilgi Felsefesi]]></category>
		<category><![CDATA[Akılcılık]]></category>
		<category><![CDATA[Aristoteles]]></category>
		<category><![CDATA[doğru bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Hegel]]></category>
		<category><![CDATA[platon]]></category>
		<category><![CDATA[Rasyonalizm]]></category>
		<category><![CDATA[René Descartes]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=9056</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doğru Bilginin Olanaklı Olduğunu Savunan Akımlar &#160; Rasyonalizm (Akılcılık) Doğru bilgiye akıl yoluyla ulaşılabileceğini savunan akımdır. Sokrates (469 – 399) Sokrates hiçbir yazılı eser bırakmamıştır. Onun düşünceleri, öğrencisi Platon&#8217;un eserleri aracılığıyla günümüze ulaşmıştır. Sokrates&#8217;e göre bilgilerimiz doğuştandır. Ancak bu bilginin hatırlanması ve bilinç düzeyine çıkarılması gerekir. Sokrates bilgileri ortaya çıkarmada, kendine özgü bir yöntem kullanır. [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/dogru-bilginin-olanakli-oldugunu-savunan-akimlar/">Doğru Bilginin Olanaklı Olduğunu Savunan Akımlar</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><center></p>
<h1>Doğru Bilginin Olanaklı Olduğunu Savunan Akımlar</h1>
<p>&nbsp;</p>
<p></center></p>
<h3>Rasyonalizm (Akılcılık)</h3>
<p>Doğru bilgiye akıl yoluyla ulaşılabileceğini savunan akımdır.<br />
<strong>Sokrates (469 – 399)</strong></p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-9057" title="sokrates" src="https://www.bilgicik.com/wp-content/sokrates.png" alt="" width="268" height="226" /></p>
<p>Sokrates hiçbir yazılı eser bırakmamıştır. Onun düşünceleri, öğrencisi Platon&#8217;un eserleri aracılığıyla günümüze ulaşmıştır.</p>
<p>Sokrates&#8217;e göre bilgilerimiz doğuştandır. Ancak bu bilginin hatırlanması ve bilinç düzeyine çıkarılması gerekir.<br />
Sokrates bilgileri ortaya çıkarmada, kendine özgü bir yöntem kullanır. Bu yönteme diyalektik yöntem denir. Diyalektik yöntemin temelinde tartışma ve soru sorma vardır. Bu yöntemde Sokrates, çok şey bildiğini sanan kişiye aslında hiçbir şey bilmediğini göstermek için karşılıklı konuşma yapar. Buna ironi denir. Daha sonra bir şey bilmediği ortaya çıkan kişiye sorduğu sorularla onun zihninde gizli olarak bulunan bilgileri ortaya çıkarır. Buna ise maiotik yani doğrultma sanatı denir.<br />
[ad1]<br />
<strong>Platon (427 – 347)</strong><br />
<img decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-9058" title="Platon" src="https://www.bilgicik.com/wp-content/Platon.png" alt="" width="314" height="205" srcset="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/Platon.png 314w, https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/Platon-300x195.png 300w" sizes="(max-width: 314px) 100vw, 314px" /></p>
<p>Platon&#8217;a göre iki ayrı varlık olanı vardır: Gölgeler dünyası, idealar dünyası. Gölgeler dünyası, beş duyu organımıza konu olan, devamlı bir değişim içinde ve bu yüzden kesin olarak bilinebilmesi olanaksız olan dünyadır. İdealar dünyası ise, sürekli var olan, değişmeyen, cisimsel olmayan, öncesiz ve sonrasız olan, mükemmelliğin varolduğu asıl varlık alanıdır. İdeaların bilgisi duyularla değil akılla kavranır. Bu nedenle kesin bilgiler doğuştan var olanlardır.</p>
<p>İdeaların bilgisi doğru, genel geçer ve mükemmel olan bilgidir. Platon, bu bilgiye episteme adını verir. Duyularla edinilen, aldatıcı, değişken olan bilgi bilgiye de doxa (sanı) adını verir.</p>
<p><strong>Aristoteles (384 – 322)</strong><br />
<img decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-9059" title="aristotales" src="https://www.bilgicik.com/wp-content/aristotales.png" alt="" width="257" height="210" /></p>
<p>Aristoteles, gerçek anlamında bilimsel bilginin, varlıkların nedenlerine ilişkin kanıtlanmış bir bilgi olduğunu söyler. Doğrunun değişmez olanın bilgisi olduğunu savunur.</p>
<p>Platon&#8217;un idea dediği şey, Aristoteles&#8217;e göre tek tek nesnelerin içindedir. Onların formu, yani özüdür. Dolayısıyla, bilgide yapılması gereken, tekil ile onun içinde bulunan tümel arasında bir bağlantı kurmak, tekili tümelden bir sonuç olarak türetmektir. Bu ise tümdengelim yöntemidir.</p>
<p>Aristoteles de öğretmeni Platon gibi doğru bilgiye akıl yoluyla ulaşılabileceğini savunur. Ancak Aristoteles, Platon gibi bilgilerimizin doğuştan geldiğini değil, akıl yoluyla kavranıldığını söyler.</p>
<p>Aristoteles&#8217;e göre akılda doğuştan bulunan şey öğrenme yetisidir. Akıl bu yetiyi kullanarak hem ideayı hem de maddeyi kavrayabilir. Doğru bilgiye ulaşabilir.</p>
<p><strong>René Descartes (1596 – 1650)</strong><br />
<img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-9060" title="rene-descartes" src="https://www.bilgicik.com/wp-content/rene-descartes.png" alt="" width="314" height="200" srcset="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/rene-descartes.png 314w, https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/rene-descartes-300x191.png 300w" sizes="auto, (max-width: 314px) 100vw, 314px" /></p>
<p>Descartes da doğru bilginin kaynağını akılda görür. Descartes her türlü bilgiden şüphe etmek gerektiğini, hiçbir bilginin verildiği gibi kabul edilmemesi gerektiğini savunur.Descartes ancak şüphe edemeyeceğimiz tek şeyin, şüphe ettiğimiz olduğunu bunun bir düşünme olduğunu, düşünmek için de bir özneye ihtiyaç duyduğumuzu söyler. O halde düşünebiliyorsak varız der. Descartes için şüphe doğru bilgiye ulaşmada bir araçtır.</p>
<p><strong>Hegel (1770 – 1831)</strong><br />
<img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-9061" title="hegel" src="https://www.bilgicik.com/wp-content/hegel.png" alt="" width="312" height="226" srcset="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/hegel.png 312w, https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/hegel-300x217.png 300w" sizes="auto, (max-width: 312px) 100vw, 312px" /><br />
[m2]<br />
Akılcılık, Hegel ile zirveye ulaşmıştır. Hegel, &#8220;Akla uygun olan gerçektir, gerçek olan da akla uygundur.&#8221; sözüyle akıl ilkeleriyle varlık ilkelerinin aynı olduğunu açıklamıştır. Ona göre varlığın bilgisine salt aklın sınırları içinde kalınarak ulaşılabilir; bunun yolu ise felsefedir.</p>
<p>Hegel&#8217;e göre temel bilim mantıktır. Mantık ilkeleriyle elde edilen bilgi, varlıklara tıpatıp uyar.</p>
<p>Hegel, her şeyin değişme ve hareket halinde ve birbirine bağlı olduğunu düşünür, ona göre, değişmenin yasası olan diyalektik, üç adımdan oluşan, bir düşünme yöntemidir.Diyalektiğin temel ilkesi çelişmedir. Her şey zıttı aracılığıyla gelişir. Tez, antitezini gerektirir. Bu ikisi daha yüksek bir düzeyde senteze ulaşır. Örneğin;</p>
<ul>
<li>çiçek (tez)</li>
<li>çiçeğin yok olması (antitez)</li>
<li>meyve (sentez)</li>
</ul>
<p>[felsefe_ygs_lys]</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/dogru-bilginin-olanakli-oldugunu-savunan-akimlar/">Doğru Bilginin Olanaklı Olduğunu Savunan Akımlar</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/dogru-bilginin-olanakli-oldugunu-savunan-akimlar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doğru Bilgi Olanaklı mıdır?</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/dogru-bilgi-olanakli-midir/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/dogru-bilgi-olanakli-midir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 Oct 2011 08:14:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilgi Felsefesi]]></category>
		<category><![CDATA[Aşırı Şüphecilik]]></category>
		<category><![CDATA[doğru bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Septisizm]]></category>
		<category><![CDATA[Sofizm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=9054</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doğru Bilgi Olanaklı mıdır? &#160; Bilginin doğruluk ya da yanlışlık değeri, bilgi felsefesi alanı nda değer problemi olarak adlandırılır. Hangi bilginin doğru bilgi olduğu konusu, doğru bilginin ölçütleri nelerdir sorusunu beraberinde getirir. Filozoşar bu sorulara farklı cevaplar vermişlerdir. Başta doğru bilgiye ulaşmanın mümkün olup olmadığı sorusu vardır. Bazı filozoşar bu soruya &#8220;doğru bilgiye ulaşmak mümkün [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/dogru-bilgi-olanakli-midir/">Doğru Bilgi Olanaklı mıdır?</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><center></p>
<h1>Doğru Bilgi Olanaklı mıdır?</h1>
<p>&nbsp;</p>
<p></center>Bilginin doğruluk ya da yanlışlık değeri, bilgi felsefesi alanı nda değer problemi olarak adlandırılır. Hangi bilginin doğru bilgi olduğu konusu, doğru bilginin ölçütleri nelerdir sorusunu beraberinde getirir. Filozoşar bu sorulara farklı cevaplar vermişlerdir. Başta doğru bilgiye ulaşmanın mümkün olup olmadığı sorusu vardır. Bazı filozoşar bu soruya &#8220;doğru bilgiye ulaşmak mümkün değildir.&#8221; cevabını vermiştir. Bu anlayışı savunan filozoşar sofistler ve ilkçağ septikleridir.</p>
<p>Doğru bilgiye ulaşmanın mümkün olduğunu savunan filozoşar da vardır. Bu filozoşar doğru bilginin mümkün olduğu konusunda anlaşmalarına rağmen, doğruluk, doğru bilgi ve doğru bilgiye nasıl ulaşılacağı konularında farklı düşünceler ileri sürmüşlerdir.</p>
<h3>a. Doğru bilginin olanaksızlığı</h3>
<p>Doğru bilginin olanaksızlığı, doğru olarak düşünülen bilgilerden şüphe etmek yani şüpheci bir tavır içinde olmak İlkçağ filozoşarının bir kısmını doğru bilgiye ulaşılmayacağı fikrine götürmüştür.</p>
<p>Doğru bilginin olanaksız olduğunu savunan iki temel akım vardır;</p>
<p><strong>1. Sofizm</strong><br />
Sofistler, Eski Yunan&#8217;da kent kent gezerek özellikle felsefe, geometri, siyaset ve hitabet konularında ders veren öğretmenlerdi.</p>
<p>İlkçağ doğa filozoşarının aralarındaki farklılıklar (Thales su, Herakleitos ateş vs.) sofistleri mutlak fikirlere karşı bir şüpheciliğe itmiştir.</p>
<p>Bir sofist olan Protagoras herkesin duyumlarının ve algılamalarının farklı olduğunu, aynı odaya giren kişilerin bazıları için odanın sıcak bazılarına göre ılık ya da soğuk olabileceğini bu yüzden ortak bir doğru olamayacağını savunur.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-9055" title="protagoras" src="https://www.bilgicik.com/wp-content/protagoras.png" alt="" width="327" height="192" srcset="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/protagoras.png 327w, https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/protagoras-300x176.png 300w" sizes="auto, (max-width: 327px) 100vw, 327px" /></p>
<p>Bu fikrini &#8220;İnsan her şeyin ölçüsüdür&#8221; sözüyle özetler.Yani bilgi herkes için değişmektedir. Herkes kendi duyumsadığı gibi bilir. Bu yüzden ortak bir bilgi söz konusu olamaz. Protagoras&#8217;ın bu yaklaşımı subjektif yani rölatif (göreceli) bir yaklaşımdır.</p>
<p>Diğer bir sofist olan Gorgias için de mutlak olarak doğru sayılan her şeyden şüphe etmek önemlidir. Gorgias bu şüpheci yaklaşımını &#8220;hiçbir şey yoktur. Varolsa da bilinemez.Bilinse de başkasına aktarılamaz&#8221; düşüncesiyle açıklar.</p>
<p><strong>2. Septisizm (Aşırı Şüphecilik)</strong><br />
Şüphecilik felsefe tarihi içinde farklı işlevler görmüş, filozoşar şüpheyi farklı şekillerde kullanmışlardır. Özellikle ilkçağ Yunan filozoşarından Pyrrhon ve Timon tarafından temsil edilen aşırı şüphecilik varlığın doğru bilgisine ulaşmanın mümkün olamayacağını savunmaktadır. Bu fikre dayanak olarak;</p>
<p>a) Her bireyin günlük deneyimlerinin ve bu deneyimlerden çıkardığı sonuçların farklı olması<br />
b) Varlığın sürekli değişim içinde olması<br />
c) Duyumlarımızın nesneyle örtüşmeme ihtimali gibi gerekçeler ortaya koyarlar.</p>
<p>Pyrrhon, hiçbir konuda kesin bir hüküm vermemek gerektiğini, ancak bu şekilde insanın ruhsal bir huzura, mutluluğa ulaşabileceğini savunur.</p>
<p>Pyrrhon&#8217;un öğrencisi Timon da nesneler hakkında kesin yargılara ulaşmanın imkansız olduğunu savunur ve öğretmeni gibi mutluluğa bu yöntemle ulaşılacağını söyler.Felsefe tarihinde doğru bilginin mümkün olmadığına ilişkin görüşler bu kadarla kalmış, doğru bilginin olanaklı olduğuna ilişkin görüşler ağır basmıştır. Bu görüş, doğru bilginin kaynağı probleminde kendi içinde çeşitlenir.<br />
[felsefe_ygs_lys]</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/dogru-bilgi-olanakli-midir/">Doğru Bilgi Olanaklı mıdır?</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/dogru-bilgi-olanakli-midir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
