<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dogu | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/dogu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Thu, 12 Jun 2014 08:23:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Kan Uykusu Belgeseli</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/kan-uykusu-belgeseli/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/kan-uykusu-belgeseli/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Sep 2007 21:32:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosyalar]]></category>
		<category><![CDATA[Görüntüler]]></category>
		<category><![CDATA[Asker]]></category>
		<category><![CDATA[Belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[Catisma]]></category>
		<category><![CDATA[Dogu]]></category>
		<category><![CDATA[Goruntu]]></category>
		<category><![CDATA[Hakkari]]></category>
		<category><![CDATA[Kan Uykusu]]></category>
		<category><![CDATA[Komando]]></category>
		<category><![CDATA[Pkk]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Teror]]></category>
		<category><![CDATA[Türk]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Vatan]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/kan-uykusu-belgeseli/</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8230;Kan Uykusu Belgeseli&#8230; Kan Uykusu Hakkında Binlerce şehit, milyarlarca dolar kayıp… Yıllardır süregelen bu sorunun elbette; tarihi, siyasi, toplumsal, iktisadi onlarca nedeni var. Bu sorunlar yıllardır tartışılıyor. Ancak “Kan Uykusu” bu tartışmaları değil, Hakkâri özelinde 1993–1995 yılları arasında yaşananları ele alıyor. Bir komutan ve binlerce Mehmetçiğin destansı mücadelesini onların ağzından, ilk kez yayınlanan görüntülerle ekrana [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/kan-uykusu-belgeseli/">Kan Uykusu Belgeseli</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><span style="color: #ff0066; font-family: 'Maiandra GD';"> <span style="font-size: 25pt; font-weight: bold;">&#8230;Kan Uykusu Belgeseli&#8230;</span></span></p>
<p align="center"><img decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/kan_uykusu.gif" alt="https://www.bilgicik.com/resimler/kan_uykusu.gif" width="190" height="142" /></p>
<p align="center"><span style="font-size: 15pt; font-weight: bold; color: #ff0066; font-family: 'Maiandra GD';"> Kan Uykusu Hakkında<br />
</span> <img decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/kan_uykusu_2.jpg" alt="https://www.bilgicik.com/resimler/kan_uykusu_2.jpg" width="140" height="112" /></p>
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Binlerce şehit, milyarlarca dolar kayıp… Yıllardır süregelen bu sorunun elbette; tarihi, siyasi, toplumsal, iktisadi onlarca nedeni var. Bu sorunlar yıllardır tartışılıyor. Ancak “Kan Uykusu” bu tartışmaları değil, Hakkâri özelinde 1993–1995 yılları arasında yaşananları ele alıyor. Bir komutan ve binlerce Mehmetçiğin destansı mücadelesini onların ağzından, ilk kez yayınlanan görüntülerle ekrana geliyor.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">General Osman Pamukoğlu, 1993 – 1995 yılları arasında Hakkâri Dağ ve Komando Tugayı ve Güvenlik Komutanlığı yapmıştır. Bu dönem, Güneydoğu’da PKK&#8217;ya karşı yapılan mücadelenin tarz ve yöntemlerinin değiştiği ve PKK’nın omurgasının kırıldığı yıllardır. Aynı dönemde, Hakkâri’de PKK teşkillerine manevra gücü olarak 1000–2000 askerden oluşan 779 harekât, manevra gücü 3000–5000 askerden meydana gelen 78 harekât yapılmıştır. 23 kez 1000–5000 askerden oluşan kuvvetlerle Kuzey Irak&#8217;taki PKK kamplarının birkaçına aynı zamanda taarruz edilmiştir. Görev yaptığı süre içinde muharebeleri bizzat yöneten ve fiilen çatışmalara giren Osman Paşa ve komutasındaki askerler, 778 günde yapılanları, muharebelerin ayrıntılarını Kan Uykusu’na anlattı.</span></p>
<p><iframe src="//www.youtube.com/embed/2xrSkR9WHFA" width="640" height="480" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<hr />
<p align="center"><strong> <span style="font-size: 15pt; color: #ff0066; font-family: 'Maiandra GD';">Sayılarla Hakkari 93-95</span></strong></p>
<p class="baslik2"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;"><strong>1993-95 TARİHLERİ ARASINDA</strong></span></p>
<ul>
<li><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">365 SUBAY,ASTSUBAY VE ASKER ŞEHİT OLMUŞTUR</span></li>
<li><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">804 SUBAY,ASTSUBAY VE ASKER YARALANMIŞTIR.</span></li>
<li><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">60 GEÇİCİ KÖY KORUCUSU VE 2 POLİS ŞEHİT DÜŞMÜŞTÜR</span></li>
<li><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">48 GEÇİCİ KÖY KORUCUSU VE 1 POLİS YARALANMIŞTIR</span></li>
</ul>
<p class="baslik2"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;"><strong>1993-95 TARİHLERİ ARASINDA</strong></span></p>
<ul>
<li><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">PKK TARAFINDAN 37 VATANDAŞ ÖLDÜRÜLMÜŞ,39 VATANDAŞ YARALANMIŞ VE 76 VATANDAŞ KAÇIRILMIŞTIR.</span></li>
<li><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">PKK 28 KARAKOLA EYLEM DÜZENLEİŞ, 148 KEZ KARAKOL,ÜS,KIŞLA,KÖY E MEZARAYA HAFİF SİLAHLARLA SALDIRMIŞTIR.</span></li>
<li><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">YÜKSEKOVO VE ÇUKURCA İLÇELERİNDE İKİŞER DEFA AYAKLANMA GİRİŞİMİNDE BULUNULMUŞTUR</span></li>
</ul>
<p class="baslik2"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;"><strong>1993-95 TARİHLERİ ARASINDAKİ MANEVRALARIN GENEL BİLANÇOSU</strong></span></p>
<ul>
<li><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">PKK TEŞKİLLERİNE MANEVRA GÜCÜ OLARAK ASKERDEN OLUŞAN 779 HAREKAT,MANEVRA GÜÇÜ ASKERDEN MEYDANA GELEN 78 HAREKAT YAPILMIŞTIR.</span></li>
<li><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">23 KEZ ASKERDEN OLUŞAN KUVVETLERLE KUZEY IRAK&#8217;TA Kİ PKK KAMPLARININ BİRKAÇINA AYNI ZAMANDA TAARUZ EDİLMİŞTİR.</span></li>
</ul>
<p class="baslik2"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;"><strong>1993-95 TARİHLERİ ARASINDA PKK KAYIPLARINA İLİŞKİN GENEL BİLANÇO</strong></span></p>
<p class="baslik3"><strong><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">HAKKARİ VE KUZEY IRAK&#8217;TA YAPILAN MUHAREBE VE ÇATIŞMALARDA</span></strong></p>
<ul>
<li><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">2256 PKK&#8217;LI ÖLDÜRÜLDÜ</span></li>
<li><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">202 PKKL&#8217;LI TESLİM OLDU(26 SI KADIN)</span></li>
<li><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">1989 KİŞİ YARDIM VE YATAKLIKTAN YAKALANDI,476 TUTUKLANDI</span></li>
</ul>
<p class="baslik3"><strong><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">ELE GEÇİRİLENLER</span></strong></p>
<ul>
<li><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">1231 PİYADE TÜFEĞİ</span></li>
<li><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">91 MAKİNELİ TÜFEK</span></li>
<li><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">14 UÇAKSAVAR MAKİNELİ TÜFEĞİ</span></li>
<li><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">14 HAVAN TOPU</span></li>
<li><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">6114 HAVAN MERMİSİ</span></li>
<li><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">193 ROKETATAR SİLAH</span></li>
<li><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">5054 ROKETARAR ROKETİ</span></li>
<li><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">4081 MAYIN</span></li>
<li><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">729 TAHRİB KALIBI</span></li>
<li><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">4152 FÜNYE</span></li>
<li><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">1,096.688 HAFİF SİLAH MERMİS</span></li>
<li><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">20,110 AĞIR SİLAH MERMİSİ</span></li>
<li><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">39 TELSİZ</span></li>
<li><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">68 DÜRBÜN</span></li>
<li><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">297,040 KG ERZAK </span></li>
</ul>
<p align="center"><strong><span style="font-family: 'Maiandra GD';"> <span style="font-size: 15pt;"><span style="color: #808080;"><span lang="tr">|</span></span><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/category/dosyalar/goruntuler/">»<span lang="tr"> “Görüntüler” Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <span style="color: #808080;">|</span></span></span></span></strong><span lang="tr"><strong><br />
</strong></span></p>
<p align="center"><strong><span style="font-size: 8pt; font-family: 'Maiandra GD';"><span style="color: #ff0000;">Not:</span> Bilgiler ve belgeler internetten alıntılanarak derlenmiştir. <span style="color: #ff6600;">Türkçe Dünya</span>&#8216;ya derlemelerinden dolayı teşekkürler&#8230;</span></strong></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/kan-uykusu-belgeseli/">Kan Uykusu Belgeseli</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/kan-uykusu-belgeseli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tanzimat: Doğunun yerine batı</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/tanzimat-dogunun-yerine-bati/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/tanzimat-dogunun-yerine-bati/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Sep 2007 21:39:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebi Akımlar]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Bati]]></category>
		<category><![CDATA[Dogu]]></category>
		<category><![CDATA[Tanzimat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/tanzimat-dogunun-yerine-bati/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tanzimat: Doğunun yerine batı        Bilindiğince, XIX. yüzyılda Batılılaşma akımına koşut olarak gelişen Türk yazını, roman, öykü tiyatro gibi yeni türlerin denenmesiyle çağdaş bir çizgiye girmiş; Türk yazınının yönü Batı düşüncesinin temel alınması sonucu değişmiştir. Batıyla ilişkiler, aydınların bir batı dilini öğrenmeleri, batı yazınından yapılan çeviriler, batıdaki siyasal eğilimlerle, ideolojilerle tanışma bir uygarlık değişimini de gerektirmiştir. [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/tanzimat-dogunun-yerine-bati/">Tanzimat: Doğunun yerine batı</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 12pt" align="center"> <font color="#3366ff"> <span style="font-size: 15pt; font-family: Comic Sans MS"><strong> <span style="font-family: Maiandra GD">Tanzimat: Doğunun yerine batı</span></strong></span></font><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"><font color="#3366ff"> </font></span></font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 12pt" align="justify"> <font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt">       Bilindiğince, XIX.  yüzyılda Batılılaşma akımına koşut olarak gelişen Türk yazını, roman, öykü  tiyatro gibi yeni türlerin denenmesiyle çağdaş bir çizgiye girmiş; Türk  yazınının yönü Batı düşüncesinin temel alınması sonucu değişmiştir. Batıyla  ilişkiler, aydınların bir batı dilini öğrenmeleri, batı yazınından yapılan  çeviriler, batıdaki siyasal eğilimlerle, ideolojilerle tanışma bir uygarlık  değişimini de gerektirmiştir. Başka deyişle doğunun yerini batı almıştır. </span> </font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 12pt" align="justify"> <font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt">       Batılılaşma ve  buna bağlı olarak yeni bir kültüre açılınması başlangıçta Türk yazınını da batı  yazınının güdümüne sokmuştur. Ahmet Hamdi Tanpınar bu konuda şunları söyler:  &#8220;Sırf edebi cereyanlar yönünden bakılırsa, bu yüz sene içinde Türk edebiyatının  Garp edebiyatlarında ve bilhassa Fransız edebiyatında mevcut bütün cereyanları  uzak ve yakın fasılalarla, muntazam surette takip ettiği görülür.&#8221; </span> </font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 12pt" align="justify"> <font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt">       Bileşimin  gerçekleştirilemediği Tanzimat döneminde iyice belirgindir bu. Özellikle de öykü  ve romanlarda. Çünkü şiir, en azından biçim olarak bir geleneğe yaslanmaktadır.  Oysa, bir düzyazı geleneği olmakla birlikte, öykü de, roman da tür olarak  yenidir. Tanzimat sanatçısı için. &#8220;Yeni Türk edebiyatını kurmak için gayret eden  ilk iki neslin (1825 ve 1840 sıralarında doğanlar: Şinasi, Ziya Paşa, Namık  Kemal) zevk ve gayretleri hemen hemen aynıdır. Bu iki neslin ikisi de XVII. asır  Fransız klasikleriyle beraber XVIII. asır Fransız filozoflarını ve gene Fransız  romantiklerini okumuşlardır&#8221; (Tanpınar). verdikleri ürünlerde de coşumcuları  izlerler. Ama Tanzimatçıların coşumculuğu, batıdaki örneklerde olduğu gibi, bu  akımı besleyen toplumsal ve düşünsel özden yoksundur. </span></font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 12pt" align="justify"> <font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt">       Gerçi Tanzimat  romanı belli toplumsal koşulların sonucudur. Ama bu toplumsal koşullar, batıda  olduğunca yapısal bir değişimin sonucu değillerdir. Daha doğrusu, üretim  araçlarının el değiştirmesi sonucu üretim ilişkilerinin değişmesi söz konusu  değildir. Diyelim, batıda da roman salt ekonomik ve toplumsal olanın önceliğiyle  açıklanamaz. Ama kentsoyluluğun gelişimiyle sanat da yeni özlere, yeni biçimlere  açılmıştır. Bir bakıma kentsoyluların Fransız devrimiyle tam olarak  egemenliklerini kurmaları, bilim ve sanat gibi üstyapı kurumlarının yardımıyla  gerçekleşir, öncü görevini bunlar yüklenir, kentsoyluların egemenliğinin  pekiştirilmesini sağlarlar. Victor Hugo’nun, coşumculuğu, &#8220;edebiyat olan Fransız  devrimi&#8221; biçiminde tanımlaması bu doğruyu vurgular. Çünkü devrimden önce siyasal  güç, kentsoyluların derebeyleri yıkmak için geçici bir işbirliğine girdikleri  prenslerin, soyluların elindedir. Temel ilkelrei us, gerçek ve doğa olan  klasisizm bu sınıfın çevresinde gelişir. Coşumculuk ise usun yerine duyguyu  koyar. Klasisizmin gerçeği belli bir güzellik anlayışıyla sınırlıdır, ölçülü  biçilidir. Coşumculuk bütün sınırları yıkar, onun gerçeği yaşamdır. Klasisizm  geneli anlatır, tiptir onun için önemli olan. Coşumculuk ise, özeli yakalamaya  çalışır, tiplerle değil, kişiliklerle uğraşır. Bu nedenle de bireycidir,  bireyciliğin utkusudur. </span></font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 12pt" align="justify"> <font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt">       İşte bu nedenle,  kendilerini kurtarıcı olarak gördükleri için coşumculuğun düşçü yanı  Tanzimatçıları etkilemişti denilebilir. Doğu düşüncesi insanı siler çünkü. Birey  olarak yoktur insan. Tanrı vardır yalnızca ve insan onun suretidir. Oysa  Tanzimatçıların karşılaştıkları batılı insan, eğitilmiş, bilgili, toplumu  ileriye götüren yaratıcı insandır. Onlar da hemen, bu insanın oluşumu üzerine  düşüneceklerine, o insan gibi olmaya çalışmışlardır. Böylesi bir çabanın  inanmış, duygulu, coşkulu bir aydın tipi yaratacağı açıktır. Kısacası batı  coşumculuğu, Tanzimatçıların ruhsal durumuna uygun düşmektedir. </span></font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 12pt" align="justify"> <font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt">       Ayrıca,  coşumculuğun sıradan yapıtlarda cıvıklaşan duyguculuğu sanatçılarımızı yeninin  ta kendisi olarak çekecek, bu duygusallık Tanzimatçılarda bir ağlama duvarı  oluverecektir. Sonuçta, batı coşumculuğu nasıl yozlaşarak kurtuluşu kaçışta ve  gerçekle bağdaşmayan bir düşte bulmuşsa, Tanzimat coşumculuığu da bu düşü  sanatçılarda yaratıcı bir imgelem olmadığından &#8211; ölüm kılığına sokarak,  insanların kurtuluşunu onları öteki dünyaya göndermekte bulmuştur. </span> </font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 12pt" align="justify"> <font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt">       Coşumculuğun  bellibaşlı niteliklerini basitleştirmekte ve her romanda kullanılabilecek  reçeteler biçimine getirmekte ustadır. Tanzimat sanatçıları. Bu reçeteleri ilkel  olarak ortaya koyan Ahmet Mithat, en iyi biçime sokan ise Namık Kemal’dir.  Üstelik ekonomik ve toplumsal koşulların ezdiği, İslam gizemciliğinin etkisiyle  kendisini edilgen bir dünya görüşüyle koşullamış Türk insanının günlük  yaşamında, yüzeysel olarak alınınca hemen ağlamaklı bir coşumculuğa konu  olabilecek tablolar çoktur. </span></font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 12pt" align="justify"> <font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt">       Sözgelimi köle  kız ya da köle erkek bütün Tanzimat romanında boy gösterir. Ama köle insandan  yola çıkarak kölelik kurumuna, giderek toplumsal düzenin bozukluğuna bıçak  atabilmek olasıyken, işin duygusal yanına kaçılmıştır hep. Buysa doğal bir  sonuçtur. Coşumculuğun etkisi, bilinçsizlik ve deneysizlikle birleşince,  Tanzimat sanatçısının bir aşama yapması olanaksızdı. Yalnız Samipaşazade  Sezai’nin Sergüzeştinde bu öykünün kimi gerçekçi çizgiler taşıdığı görülür. Daha  doğrusu gözlem girer öyküye. Ama bu gözlem, esir pazarının anlatılması ya da  esir yaşamından bir iki tablo çizilmesidir, o kadar. Yoksa, Sergüzeşt’te  Tanzimat coşumculuğunun bütün özelliklerini taşır.</p>
<p>Oysa Tanzimatçıların ürün verdikleri yıllarda, batıda coşumculuk çoktan  aşılmış, gerçekçi anlatım yöntemleri alabildiğine geliştirilmişti. Coşumcu dönem  içinde ele alınmakla birlikte gerçekliğin asıl öncüleri sayılan Balzac’<st1:personname productid="la Stendhal" w:st="on">la  Stendhal</st1:personname>’in yapıtları yayımlanalı yıllar olmuştu. Ama  Tanzimatçılar gerçekliğin adını etmekle yetindiler. Gözlem ürünü bir iki  betimlemeyi gerçekçilik sandılar. Bu konuda benzeri yanılgılar günümüzde de  sürmekte, Türk yazın tarihi çalışmalarında yanlış değerlendirmelere  gidilmektedir. </span></font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 12pt" align="justify"> <font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt">       Çünkü  gerçekçilik, temelde bir anlatım yöntemidir. Yazında gerçekçi yönelişler  olguculuğun (positivisme) gelişimine koşut olarak ortaya çıkmış, bilimin  gelişmesi, gerekirci (deterministe) görüşler gerçekçiliği hazırlamış; deney,  gözlem, nesnelik gibi yöntemsel ilkeler gerçeklerin de ana ilkeleri olmuştur.  Nitekim, &#8220;XIX. yüzyılın ilk gerçekçilerinin üzerinde az çok birleştikleri bir  gerçeklik kavramı vardı. Bu romancılar gerçekçi bir roman yazmadan ve bu tür  romanları savunmayı üzerlerine almadan önce, insanın dışında, ondan ayrı ve  bağımsız bir gerçekliğin varlığını kabul etmişlerdi. Bilimdeki bulgular tarihte  ilk kez ancak görünen varlıkların gerçek olduğu, görünmeyenlerin gerçek olmadığı  inancını uyandırmıştı. Buna bir de XIX. yüzyılın sonunda ruhbilimde yeralan  ilkelerle insanın iç gerçekliğinin de yine bilimin yardımıyla aydınlanacağı  inancı ekleniyordu. Gerçekçi roman yazarı insan hakkındaki gerçekliğin tümünün  insanın iç ve dış dünyalarındaki olguların gözlenmesi ile saptanabileceğine  güveniyordu. Gerçekçi romanın işi bu olguları yansıtmaktı. İnsan yaşantısının  gerçekliğine ancak bu gerçekliğin bilinebileceği tek yoldan, bilimsel yoldan  ışık tutulabilirdi&#8221; (Necla Aytür).</span></font></p>
<p class="MsoNormal" align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/edebi-akimlar/">»<span lang="tr">  Edebi Akımlar Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span></span></font></strong></p>
<p class="MsoNormal" align="center">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>
<p class="MsoNormal" align="center">&nbsp;</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/tanzimat-dogunun-yerine-bati/">Tanzimat: Doğunun yerine batı</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/tanzimat-dogunun-yerine-bati/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
