<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Edebiyat Akimlari | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/edebiyat-akimlari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Sun, 09 Sep 2007 21:35:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Milli Edebiyat Akımı</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/milli-edebiyat-akimi/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/milli-edebiyat-akimi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Sep 2007 21:35:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebi Akımlar]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat Akimlari]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Edebiyat Akimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/milli-edebiyat-akimi/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Milli Edebiyat Akımı        Milli Edebiyat akımının gelişmesinde bir nokta ilginçtir. Başlangıçta Genç Kalemler’in görüşlerine karşı çıkan kimi Fecr-i Aticiler çok geçmeden bu akımı benimsemekle kalmazlar, olumlu bileşimlere varılmasını da sağlarlar. İki önemli konuda birleşmektedirler çünkü: Dil tutumu ve konu seçimi. Yakup Kadri Karaosmanoğlu Genç Kalemler’in Fecr-i Ati’cilere karşı genel bir saldırıyı başlattıklarına değindikten sonra bu [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/milli-edebiyat-akimi/">Milli Edebiyat Akımı</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" align="center"><font color="#3366ff"> <span style="font-size: 15pt; font-family: Comic Sans MS"><strong> <span style="font-family: Maiandra GD">Milli Edebiyat Akımı</span></strong></span></font><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"><font color="#3366ff"> </font></span></font></p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 10pt">       Milli Edebiyat akımının gelişmesinde bir  nokta ilginçtir. Başlangıçta Genç Kalemler’in görüşlerine karşı çıkan kimi Fecr-i  Aticiler çok geçmeden bu akımı benimsemekle kalmazlar, olumlu bileşimlere  varılmasını da sağlarlar. İki önemli konuda birleşmektedirler çünkü: Dil tutumu  ve konu seçimi. Yakup Kadri Karaosmanoğlu Genç Kalemler’in Fecr-i Ati’cilere  karşı genel bir saldırıyı başlattıklarına değindikten sonra bu konuda şunları  söyler: &#8220;Oysa, biz, tam bunların istediklerini yapmakta olduğumuz kanatinde  idik. Nitekim, hepimiz değilse bile, Refik Halit’le ben hikayelerimizi gittikçe  sadeleşen bir Türkçe ile yazmakta ve hikayelerin konularını İstanbul şehrinin  dar ve kozmopolit çevresine inhisar ettirmeyip bütün memleket hayatından almakta  idik (&#8230;). Gerek Refik Halit’in gerek benim üslubum daima sadeliğe doğru  gelişmekte idi ve bir gün gelecek, Genç Kalemler dergisinde Yeni Lisan denilen  ağdasız ve temiz Türkçe’nin en munis örneklerini vermek &#8211; en az o derginin  başyazarı Ömer Seyfettin kadar &#8211; bize nasip olacaktı ve yine günün birinde, bu  cereyanın en büyük önderi Ziya Gökalp, eski edebiyatçıların da bulunduğu ber  mecliste, kendisine: &#8220;Üstadım, lisanımızdan Farisi ve Arabi kaidelerine göre  yapılan terkipleri çıkarıp atalım, mütalaasında bulunuyorsunuz. Fakat, şimdiye  kadar genç ediplerimiz arasında bu şekilde yazı yazmaya kim muvaffak  olabilmiştir? sualini soran Cenap Şahabettin’e, parmağının ucuyla beni  göstererek: ’İşte bu!’ diyecekti.&#8221; </span></font></p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 10pt">       Bu benzeşmede en önemli etken adı geçen  sanatçıların gerçekçilik anlayışında birleşmiş olmalarıdır. Sözgelimi Ömer  Seyfettin de, Yakup Kadri de Maupassant’dan etkilenmişlerdir. Ayrıca savaş  yılları, önce Balkan, ardından I. Dünya Savaşlarının yarattığı koşullar siyasal  çözüm arayışlarıyla birleşerek yazını da ulusallaşmaya itmiştir. 1920’lere  gelirken, Milli Edebiyat akımı, şiirden öykü ve romana, kuramsal yazılardan  yazın araştırmalarına, bütünüyle egemen bir akım görünümündedir. Ama artık,  başlangıçtaki ideolojik içeriğinden, Turancılık ülküsünden soyulmuş olarak.  Yalın bir dille yazma, konularını yaşamdan, ülke gerçeklerinden seçme ve ulusal  kaynaklara yönelme ilkelerinde birleşilmiştir. </span></font></p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 10pt">       Öyle bir bütünleşmedir ki bu, anılan akım  içinde İslamcı, Osmanlıcı ve gelenekçi eğilimlerden bireysel eğilimlere dek  çeşitli görüşlerde sanatçılara rastlamak olasıdır. Örneğin, Mehmet Akif de,  Yahya Kemal de, yazın tarihi araştırmalarında aynı bağlamda ele alınmaktadırlar  bugün. Belli bir akımın belli bir döneme damgasını vurmasının sonucudur bu.  Artık söz konusu olan Milli Edebiyat akımı kavramı değil, Milli Edebiyat  dönemidir. Oysa konuya yazın akımları açısından bakıldığında Milli Edebiyat  kavramı altında topladığımız sanatçıları değişik kümelere ayırmak gerekmektedir.  Bu ayırmada ölçü, bağlanılan dünya görüşüdür. </span></font></p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 10pt">       İslamcı Mehmet Akif Ersoy, anlaşılır bir  dille yazmayı benimsemesine, aruzla yazdığı şiirlerinde günlük konuşma dilini  başarıyla kullanmasına ve gerçekçi bir tutumla yaşama açılmasına karşın, hem  batıcılara, hem de Türkçülere bütünüyle karşıdır. Meşrutiyet döneminde  batıcılığın en güçlü temsilcisi Tevfik Fikret’in usçuluk (rationalisme) ve  gerekircilikle (determinisme) beslenen, bir yanıyla Tanrıtanımazlığa atheisme)  ulaşan düşüncelerini eleştirir. Bir İslam düzeltimcisi olduğu için de  Türkçülerle çatışır. &#8220;Kavim fikri&#8221;dir karşı olduğu. Milli Edebiyat akımının  belirleyici kavramları olan ulus, ulusallık sözcükleri yoktur onda. Belerleyici  kavramı ümmettir. </span></font></p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 10pt">       Yahya Kemal ise bir başka bileşimin  ardındadır. Temelde Osmanlıca ve gelenekçidir. Tanpınar’ın deyişiyle, &#8220;Ona göre  Türkçülük davası, Türkiye meselesidir. 1071’deki malazgirt zaferiyle yeni bir  vatanda, yeni bir millet doğmuştur. Bu milletin dil ve kültürü bu yeni vatanın  malıdır.&#8221; Böylece, tarih anlayışı onu Osmancılıkla Türkçülüğün bileşimine  götürür. Mallarme, Valery gibi Fransız ozanlarına bağlayabileceğimiz sanat  anlayışı bu görüşleriyle birleşerek neo klasik bir şiiri geliştirmesine yol  açar. </span></font></p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 10pt">       Üçüncü belirgin çizgi Rıza Tevfik  Bölükbaşı’nın girişimlerine bağlanabilir. Ulusal kaynaklara dönüşü, halk  yazınını, özellikle tarikatlar ve tekkeler çevresinde gelişen yazını örnek almak  biçiminde yorumlar Rıza Tevfik. Daha önce Mehmet Emin Yurdakul’u kullandığı,  Türkçülerin elinde basit bir &#8220;parmak hesabı&#8221; olan hece ölçüsü onun girişimiyle  değişik bir boyut kazanır. Gerek halk yazınında derlediği, gerekse yazdığı koşma  ve nefeslerle hece ölçüsünün değişik kullanım biçimlerinin örneklerini verir. </span></font></p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 10pt">       Bu çeşitli arayışların, öz ve biçimde ayrı  eğilimler taşımakla birlikte, daha önce sözünü etiğim ana ilkeler çevresinde  birleşip Milli Edebiyat kavramı altında toplanmaları 1917’yi izleyen yıllarda  gerçekleşmiştir. Ziya Gökalp’ın 1917’de çıkardığı Yeni Mecmua dergisiyle  sağlanır bu bütünleşme. İttihat ve Terakkice desteklenen dergide dönemin hemen  bütün bellibaşlı sanatçıları görünürler. İttihat ve Terakki’ye karşı olduğu için  sürgünde bulunan Refik Halit Karay, Ziya Gökalp’ın girişimiyle bağışlanarak  İstanbul’a getirtilir ve dergide yazması sağlanır. Milli Edebiyat akımını  başlatanların egemen ideolojisi Türkçülük aşılmıştır artık. Yine Ziya Gökalp,  bir yapıtının adıyla varılan bileşimi şu sav sözle özetler: Türkleşmek  İslamlaşmak Muasırlaşmak. Günümüzde yapılacak bir değerlendirmede, 1908-1923  yılları arasında gelişen ve Cumhuriyet sonrasına da sarkan Milli Edebiyat  akımının genel bir kavrama dönüşerek bir dönemde bütün Türk yazınını kapsaması,  ideolojik alandaki bu geçişe bağlanmalıdır. Birbirine karşıt, giderek tepki  olarak doğmuş ideolojilerin birleştirilmesi, yazında da değişik eğilimlerin ana  ilkelerde birleşmesini doğurmuştur. </span></font> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> </span></p>
<p class="MsoNormal" align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/edebi-akimlar/">»<span lang="tr">  Edebi Akımlar Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span></span></font></strong></p>
<p class="MsoNormal" align="center">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>
<p class="MsoNormal" align="center">&nbsp;</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/milli-edebiyat-akimi/">Milli Edebiyat Akımı</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/milli-edebiyat-akimi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>6</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eskiye tepki: Garip şiir akımı</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/eskiye-tepki-garip-siir-akimi/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/eskiye-tepki-garip-siir-akimi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Sep 2007 21:26:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebi Akımlar]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat Akimlari]]></category>
		<category><![CDATA[Garip]]></category>
		<category><![CDATA[Siir akimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/eskiye-tepki-garip-siir-akimi/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Eskiye tepki: Garip şiir akımı        Yalnız eski şiire değil, Nazım Hikmet şiirine de tepki olan Garip akımı üç ozanın adına bağlanır: Orhan Veli Kanık, Oktay Rifat, Melih Cevdet Anday. Üç arkadaş Varlık dergisinde ölçüsüz, uyaksız, şairanelikten uzak yeni bir şiir akımı başlatır (1936), bu yoldaki şiirlerini Garip adlı bir kitapta toplarlar (1911). Garipçiler adıyla anılmalarının [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/eskiye-tepki-garip-siir-akimi/">Eskiye tepki: Garip şiir akımı</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 12pt" align="center"> <font color="#3366ff"><strong> <span style="font-size: 15pt; font-family: Maiandra GD">Eskiye tepki: Garip  şiir akımı</span></strong></font><span style="font-size: 15pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#3366ff"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 12pt" align="justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD">       Yalnız eski  şiire değil, Nazım Hikmet şiirine de tepki olan Garip akımı üç ozanın adına  bağlanır: Orhan Veli Kanık, Oktay Rifat, Melih Cevdet Anday. Üç arkadaş Varlık  dergisinde ölçüsüz, uyaksız, şairanelikten uzak yeni bir şiir akımı başlatır  (1936), bu yoldaki şiirlerini Garip adlı bir kitapta toplarlar (1911).  Garipçiler adıyla anılmalarının nedeni de budur. Yeni akımı özellikle Nurullah  Ataç destekler. arip devinimi birçok genç izleyici bulduğu gibi, dönemin ünlü  ozanlarını da etkiler. Orhan Veli’nin yazdığı &#8220;Garip&#8221; önsözü bir bakıma bu yeni  şiir deviniminin bildirisidir. Ama üç ozanın birlikteliği uzun sürmez. Kitabın  ikinci basımı yalnız Orhan Veli’nin şiirleriyle yayımlanır (1945). Ayrıca Orhan  Veli, kitabına &#8220;Garip İçin&#8221; başlıklı ikinci bir önsöz eklemek gereğini duyar.  Nitekim Garip devinimi sonraları, gerek bu nedenle, ama asıl Melih Cevdet ve  Oktay Rifat’ı şiiri ayrı bir çizgide sürdürmeleri sonucu Orhan veli’nin adına  bağlanmıştır. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 12pt" align="justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD">       Garipçilerin  dayandıkları ilkeler kısaca şöyle özetlenebilir: &#8220;Konuşma dilinin doğallığı  içinde şiirsel deyişleri bulmak, gündelik yaşamın sorunlarına ve küçük adamlara  eğilmek, söylev havasından kurtulmak, süslerle söz oyunlarından yardım  beklememek, ölçü-uyak-biçim tutsaklığında nazım kolaylığına düşmemek, dünya  görüşlerine bağlı kalarak yaşamak ve özgürce yazmak.&#8221; (Rauf Mutluay). </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 12pt" align="justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD">       Ama Orhan  Veli’nin kendisi de kitabının ikinci basımında sanat anlayışını gözden geçirmek  gereğini duyacaktır. Özellikle şiirsel gelenek, biçim konularında daha esnek bir  tutuma girmiştir. Nitekim ikinci kitabı Vazgeçemediğim’den (1945) başlayarak  şiirini değiştirdiği görülür. &#8220;Kimi şiirlerde akıl çizgisinden duygu çizgisine  kayılır, mizah ve şaşırtma bırakılır, yer yer uyağa ve sıfata başvurulur, sözcük  tekrarlarından, müzikten yararlanılır. Hepsinden önemlisi, halk şiirinin dil ve  deyişine özenilir&#8221; (Asım Bezirci). En ilginç gelişme ise özdedir: Toplumcu şiire  yaklaşır Orhan Veli de. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 12pt" align="justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD">       Garip devinimi,  gerek ilk yıllarında, gerekse sonraları, değişik sanat anlayışlarına bağlı  olanlarca değişik biçimlerde değerlendirilmiştir. Geleneğe bağlı olanlar, Orhan  Veli ve arkadaşlarını şiiri ayağa düşürmekle suçlarken; toplumcular,  Garipçileri, toplumcu şiiri engelleyen, yozlaştırmayı amaçlayan ve küçük burjuva  duyarlığını geliştirmeye çalışan bir devinimin başlatıcısı olarak gördüler.  Yazın tarihçileri ise, Garip devinimini genellikle yeni şiirin başlangıcı  saydılar. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 12pt" align="justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD">       Bugün de bu  tutumların pek değiştiği söylenemez. Ama nesnel bir değerlendirmeyle, Garip  deviniminin Türk şiirinin gelişim sürecinde önemlice bir yeri olduğunu söylemek  gerekmektedir. Doğrudur; toplumcu şiirin yasaklanmaya çalışıldığı, toplumcu  ozanların kovuşturulduğu ve Nazım Hikmet’in susturulduğu bir dönemde Garip’in  yeşermesi rastlantı sayılamaz. Orhan Veli ve arkadaşlarının &#8220;serbest nazım&#8221;  anlayışıyla şiirler yazmaları, bu alanda en çok Nurullah Ataç’tan destek  görmeleri sanatın siyasal dışı tutulması eğiliminin iktidarca da desteklenmesi  sonucudur. Ama bu, konunun olumsuz görünen bir yüzüdür. Öteki yüzde ise, Türk  şiirinin yeni biçim ve söyleyiş olanaklarıyla zenginleştirilmesi, sokaktaki  insanın duyarlığına açılması, gündelikleştirilmesi vardır. Garip’in Birinci Yeni  olarak adlandırılmasıdır. Türk şiirinin Tanzimat döneminde başlayan yenileşme  sürecinde, Garip beşinci, altıncı yeniliktir. Cumhuriyet sonrası alındığında da  yeni Türk şiirinin kurucusu Nazım Hikmet’tir. Garip ise bu yenileşme sürecinde  bir ayrıntıdır. Ama bütünün onsuz olamayacağı bir ayrıntı. </span></p>
<p class="MsoNormal" align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/edebi-akimlar/">»<span lang="tr">  Edebi Akımlar Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span></span></font></strong></p>
<p class="MsoNormal" align="center">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>
<p class="MsoNormal" align="center">&nbsp;</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/eskiye-tepki-garip-siir-akimi/">Eskiye tepki: Garip şiir akımı</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/eskiye-tepki-garip-siir-akimi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
