<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Elekber | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/elekber/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Wed, 13 Feb 2008 00:45:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Mirze Elekber Sabir</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/mirze-elekber-sabir/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/mirze-elekber-sabir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Dec 2007 02:26:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Azeri Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Şairler]]></category>
		<category><![CDATA[Abide Sahsiyetler]]></category>
		<category><![CDATA[Azerbaycan Türkçü Sair]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük Türkçü Mirze Elekber Sabir]]></category>
		<category><![CDATA[Elekber]]></category>
		<category><![CDATA[Mirze]]></category>
		<category><![CDATA[Mirze Elekber Sabir]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçü Sair Mirze Elekber Sebir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/mirze-elekber-sebir/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mirze Elekber Sabir (Yaşamı) Türklüğün birlik ve beraberliğini isteyen; cehaletle kıyasıya alay eden, Türk milletinin çağın ilerisinde bir zihniyete kavuşmasını dileyen, büyük hiciv şairi Mirze Elekber Sabir (Mirza Ali Ekber Sabir-Mirza Ali Ekber Sabir-&#8216; l&#8217; kb&#8217; r Zeynalabdin oğlu Tahirzad&#8217; 😉 bir Azerbaycan Türküdür. Ne acıdır ki; Sabir, Anadolu’da yetirince bilinmemektedir. Onun ince alayı, cehalete [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/mirze-elekber-sabir/">Mirze Elekber Sabir</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><font color="#3366ff"><span style="font-size: 18pt; font-weight: 700">   Mirze Elekber Sabir<br />
</span></font>   <font color="#ff6600">   <span style="font-size: 15pt; font-weight: 700">   (Yaşamı)</span></font></font><strong><font style="font-size: 15pt" color="#ff6600"> </font></strong></p>
<p align="justify"> <font face="Maiandra GD" size="2">Türklüğün birlik ve beraberliğini isteyen;  cehaletle kıyasıya alay eden, Türk milletinin çağın ilerisinde bir zihniyete  kavuşmasını dileyen, büyük hiciv şairi Mirze Elekber Sabir (Mirza Ali Ekber  Sabir-Mirza Ali Ekber Sabir-&#8216; l&#8217; kb&#8217; r Zeynalabdin oğlu Tahirzad&#8217; 😉 bir  Azerbaycan Türküdür. Ne acıdır ki; Sabir, Anadolu’da yetirince bilinmemektedir.  Onun ince alayı, cehalete fırlattığı oklar, birliğe susamış mısraları, günümüz  dünyasındaki Türklüğün her halde en fazla ihtiyacı olduğu bir zamandır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Sabir, eserlerini HOPHOPNAME adlı kitapta toplamıştı. Bu eseri, 1975 yılında  rahmetli Prof. Dr. A. Mecit Doğru, Türkiye Türkçesi’yle yayımladı. Rahmetli  Doğru, bu eseri yayımladığında Hophopname ile ilgili olarak kendisiyle ilk  röportajı TÖRE dergisi için ben yapmıştım. Bu çalışmamdan dolayı mıdır, nedir  bilmem; Sabir’i hiç unutamadım. Kitabı söz gelişi değil, gerçekten yatak odamda  başucumda durur. Türkiye’de ‘Sabirlik’ olaylar yaşandıkça açar okurum.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Haydi, Türklüğün bu unutulmaz şairini, şimdi daha yakından tanıyalım.<br />
</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>Çocukluğu&#8230;<br />
</strong><br />
Sabir, 1862’de Türk Kafkasya’nın Şamahı kentinde doğdu. Sekiz yaşındayken  medreseye verildi. Şiire daha o yıllarda tutuldu. Nitekim sekiz yaşındaki Sabir,  bakınız neler yazıyor:<br />
“Tuttum orucu iramazanda<br />
Galdı iki gölerim gazandı<br />
Mollam da döyür yazı yazanda.”</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"> <font face="Maiandra GD" size="2">Sabir 12 yaşına girince, tanınmış şairlerden Hacı Seyyid Azim’in açtığı yeni  usül özel bir okula devam etti. Bu okulda bir iki yıl öğrenim gördükten sonra,  Türkçe ve Farsça okuyup-yazmayı öğrendi. Daha fazla eğitim alamadı; çünkü,  babası onun bir ticaret adamı olmasını istiyordu. Bu nedenle, okulu bırakıp  babasının dükkânında çalışmaya başladı. Dükkânda babasına yardım ederken, her  fırsatta kitap okuyor, bilgi dağarcığını dolduruyordu. Özellikle şiir yazmayı  hiç bırakmıyordu. Sabir’deki bu okuma-yazma aşkına karşılık, babası da bir o  kadar bu işlerden uzakdı. Nitekim bir gün şiir defterini alıp yırtınca, Sabir  buna dayanamadı ve evden kaçtı. Horasan’a giden bir kervana katıldı. Fakat  babası yetişip, geri getirdi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Aradan kısa bir süre geçip de Muharrem ayı gelince, Sabir, Kerbela olayı için  güzel bir mersiye yazdı. Bu mersiye Şamahı halkı tarafından çok beğenildi. Bu  takdir duyguları babasını da etkiledi. Artık babası oğlunun yazmasına ses  çıkarmaz oldu. Genç Sabir, üstün şiir yeteneği yanında, nüktedanlığı ve hazır  cevaplılığı ile de kentin okumuşları arasında itibar sahibiydi.<br />
</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p><center><!--adsense#reklam_336x280--></center></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>Gençlik ve geçim derdi&#8230;<br />
</strong><br />
Şair Sabir, 23 yaşında Horasan’dan başlayan bir geziye çıktı. Kuşkusuz bu gezi,  geçim derdinin zorladığı bir geziydi. Meşhed, Sebzevar, Türbeti Haydariyye,  Türbeti Cem, Semerkant ve Buhara kentlerini dolaştı. Bu yörelerde seyyar  satıcılık yaparak yaşamını sürdürmeye çalıştı. O sıralarda Horasan’da kolera  salgını çıkınca, tekrar Şamahı’ya döndü. Daha sonra Kerbela’yı ziyarete gitti.  Dönüşünde tekrar Horasan’a uğradı, Aşkabad ve Merv kentlerini gördü. Bu kentlere  yerleşmeyi düşündü. Fakat babasının ölüm haberini alınca, tekrar Şamahı’ya  döndü.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Şama’ya gelince bir süre sonra evlendi. Şair Sabir’in 15 yıllık evliliği  sırasında sekiz kız çocuğu oldu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Geçimini, kuyruk yağından sabun yaparak sağlıyordu. Bu zor bir işti. Aslında  başka şansıda yoktu. Yoksulluk içinde ömür sürüyordu. Bu ekonomik durumu  alabildiğince bozuk olduğu halde, şiirin kanatlarına binip doruklarda eserler  yaratıyordu. Ve yarttığı eserlerin hemen hemen hepsi halkın mutluluğu ve  aydınlık bir dünya içindi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Şiirlerini başta Molla Nasrettin dergisi olmak üzere, Hayat, Rehber, Debistan,  İrşat, Güneş, Sada, Yeni Hakikat ve Malumat gazetelerinde yayımladı. Şiirlerinde  eleştirdiği ham sofuluktan dolayı cahil Şamahı halkından tepki gördü. Bunun  üzerine sürekli kullandığı ‘Hophop’ mahlasını bırakıp, Din Direği, Fazıl, Ebu  Nasr Şeybani gibi takma adlar kullandı. Ne yazık ki, bu gizlenmede şairi  kurtarmadı; çünkü, onun uslubu ve şiir tekniği o kadar yayılmıştı ki, bir  mısrağını okuyan onu yazanın kendisi olduğunu hemen fark ediyordu&#8230;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Halk; bilim, teknik, yeni usul eğitim isteyen Sabir’i “Kâfir” ilan etti! Bunun  üzerine kasaplar kendisine kuyruk yağı satmadı. Dolayısıyla sabun üretip,  satması ve geçimini sağlaması olanaksız duruma geldi. Sabunculuk mesleğini  bırakmak zorunda kaldı. Şamahı’dan ayrılmak isterken, bir oğlu dünyaya geldi.  Sekiz kız çocuğundan sonra bir oğlunun dünyaya gelmesi Sabir’i çok mutlu etti.  Şamahı’dan ayrılmayı, aslında kaçmayı aklına koymuşken, bu kentte oğlunun  olması, ona bir başka cesaret verdi ve kentten ayrılmadı. Kenti terk etmedi.  Öğretmen arkadaşı ile Mektebi Ümit adlı bir okul açtı. Başarılı olamadı. Bu  olumsuz sonuç üzerine Bakü’ye taşındı. Orada öğretmenlik yaparak yaşamını  sürdürmeye çalıştı. Fakat karaciğerinden hasta idi. Hastalığı çok uzun ve  ızdıraplı geçti. Sabir o halde dahi bu durumuna sitem oku yağdırıyordu:</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"> <font face="Maiandra GD" size="2">“İsterem ölmeği men, leyk kaçır benden ecel<br />
Gör ne bedbahtam, ecelden de gerek naz çekem! ”<br />
12 Temmuz 1911 de ölen büyük şairin mezarı, Şamahı’da Yedi Günbed  mezarlığındadır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Özellikle Azerbaycan Türkleri Sabir’e gereken değeri verdiler. Halen Bakü’de  Sabir’in adı her anlamda yaşatılmaktadır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>Sabir ve şiir&#8230;<br />
</strong><br />
Sabir, şiiri toplumun buyruğuna vermiştir. Onun şiirlerinde toplumun dertlerini,  sıkıntılarını görürsünüz. O gerçek bir toplumcudur. O kuşkusuz inanmış bir  insandır; ne var ki, ham sofuların din adına yaptıklarından dertlidir. Nitekim  şöyle seslenir:<br />
“Efsus, sed efsus sene, ey gözel islam!<br />
Kimler sene gör indi terefter olacagdır!<br />
Baş saçlı, ayag çekmeli, mırt mırt danışanlar<br />
Din gedri bilib mö’mini dindar alacagdır”</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"> <font face="Maiandra GD" size="2">O, mezhep ayrılıklarından dolayı Türklerin birbirine düşmesini kınar ve kendi  milletimizin başına engel insanlarız diye, dertlenir:</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"> <font face="Maiandra GD" size="2">“Bir vegt Şah İsmayiyü Sultani Selime<br />
Meftun olarag eyledik islamı dünime<br />
Goydug iki teze adı bir dini gedime<br />
Saldı bu teşeyyö, bu tesennü bizi bime<br />
Galdıgçe bu haletle sezayi esefiz biz!<br />
Öz gövmümüzün başına engel kelefiz biz! ”</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Sabir’in yaşadığı dönemde Çarlık Rusyası’nın Kafkasya-Azerbaycan üzerinde etkisi  büyüktür. Rus misyonerleri Türklerin özellikle cahil kalması için çaba  harcamaktadırlar. Bunun için yeni açılan ve çağdaş eğitim veren okullara Türk  çocuklarının girmesini gizli gizli engellemeye çalışmaktadırlar. Ne tuhaftır ki,  bazı cahil Türk din adamları da ‘gâvur icadı okullar’ suçlamasıyla Türk  çocuklarının bu okullarda okumasına engel olmaktadırlar. İşte burada Sabir’in o  eşsiz hiciv anlayışı işler ve milletinin aydınlığa kavuşması için durmadan  yazar. Özellikle “Ohutmuram, elçekin” şiirinde bu durumu güzel anlatır:</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"> <font face="Maiandra GD" size="2">“Gerçi bu bedbeht özü elme heveskardır<br />
Kesbi-kemal etmeye se’yi dehi vardır<br />
Mence bu işler bütün şiveyi küffardır<br />
Dine zererdir zerer, ohutmuram el çekin<br />
Eylemeyin dengeser, ohutmuram el çekin.”</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>Sabir ve birlik&#8230;<br />
</strong><br />
Mirze Elekber Sabir’de çok sağlam, çok derin bir tarih ve millet şuuru vardır.  O, Türk tarihinin bütünlüğünün farkındadır. Azerbaycan’ı bu bütünlük içinde  değerlendirir. Türklerin ayrı ayrı adlarla, sıfatlarla parçalanmasına, birbirine  düşman olmasına karşı çok hassastır. O, dilin birlik için en önemli etken  olduğunu bilmektedir. Türkçe yazmayan, Türkçe konuşmayan aydınlara şiir diliyle  gereken cevapları verir. Farsça’nın bir ‘aydın dili’, bir edebiyat dili olmasına  meydan okuyan; bölgesindeki Ruslaştırma çalışmalarına karşı çıkan Sabir, her  fırsatta Türkçe’nin büyüklüğünü dile getirir. Halkın konuştuğu Türkçe ile yazar.  Halkın sözlerini, deyişlerini, ağızını şiirinde kullanır. Zaten şiir yazması  halkın dertleri içindir, o halde halkın anlamadığı bir şiiri uygun görmez. Gerçi  şiirlerinde yörenin etkisiyle pek çok Farsça sözcükler bulunur; ama, özellikle  hicivlerinde bunlara daha az rastlanır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Mirze Elekber Sabir, Türklüğün eğilmez başı, bilge kardaşıdır. O, tüm Türk dünyasının gelmiş geçmiş en büyük hiciv-taşlama şairidir. Onu, dünya durdukça unutmayacağız! Bu ulu Türk bilgesinin şiirlerinden örnek vermem gerekirse, aşağıdakileri  gösterebilirim.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"> <font face="Maiandra GD" size="2"><strong>Gorhuram<br />
</strong><br />
Payi piyade düşerem çöllere,<br />
Hari müğilan görürem gorhmuram.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Seyr edirem berrü biyabanları,<br />
Güli biyaban görürem, gorhmuram.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Gah oluram behrde zövregnişin<br />
Dalgalı tufan görürem gorhmuram.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Gah çıhıram sehile her yanda min<br />
Vahşi gerran görürem gorhmuram.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Gah enirem saye tek ormanlara,<br />
Yırtıcı heyvan görürem gorhmuram.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Üz goyuram gah neyistanlara<br />
Bir sürü aslan görürem gorhmuram.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Megberelikde edirem gah mekan,<br />
Gebrde hortan görürem gorhmuram.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Menzil olur gah mene viraneler,<br />
Cin görürem, can görürem gorhmuram.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Harici mülkünde de hette gezib<br />
Çok tuhaf insan görürem gorhmuram.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Yeyk bu gorhmazlıg ile doğrusu,<br />
Ay dadaş, vallahi, billahi, tallahi<br />
Harda müselman görürem gorhuram&#8230;<br />
Bisebeb gorhmayıram, vechi var:<br />
Neyleyim ahır, bu yoh olmuşların<br />
Fikrini gan gan görürem, gorhuram<br />
Gorhuram, gorhuram, gorhuram.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>Paradır<br />
</strong><br />
Ademi adem eyliyen paradır,<br />
Parasız ademin yüzü garadır.<br />
Goy ne eslin, necabetin olsun,<br />
Ne necibane haletin olsun,<br />
Baş ayag eyb içinde olsan da,<br />
Tek bu alemde dövletin olsun.<br />
Ademi adem eyleyen paradır.<br />
Parasiz ademin yüzü garadır.<br />
Olmasın fehmin, eglin, idrakin<br />
Var ne gem ta ki vardır emlakin<br />
Ateşi lianezsuzi millet iken<br />
Herkesin secdegahıdır hakın;<br />
Ademi adem eyleyen paradır,<br />
Parasız ademin yüzü garadır.<br />
Olmayır, olmasın da insafın,<br />
Tut ganın şişe işre esnafın,<br />
Ta ki, var elde beş puçug guruşun<br />
Mö’tebersen gözünde eşrafın;<br />
Ademi adem eyleyen paradır,<br />
Parasız ademin yüzü garadır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>Ürefa Marşı<br />
</strong><br />
İnteligentik, gezerik naz ile,<br />
Ömr ederik neş’eyi demsaz ile,<br />
Heftede bir dilberi tennaz ile<br />
Hemdem olup işleri samanlarıg<br />
Ay barakallah, ne gözel canlarıg!</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Hoşlanmırıg bir para nadanları,<br />
Şiveyi nisvani müselmanları,<br />
Neylerik, Fatma, ve Kezbanları?<br />
Annaları, Sonyaları yanlarıg<br />
Ay barakallah ne gözel canlarıg!</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bir para bieglü feraset bize,<br />
Eyleyir isnadi gebahet bize,<br />
İsteyir etsin de nesihet bize<br />
Bir bunu ganmır ki biz irfanlarıg<br />
Ay barakallah ne gözel canlarıg!</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kimseye yoh denli ki biz işreti<br />
Hoşlayırıg, boşlayırıg külfeti<br />
Guşeyi gestinde olan lezzeti<br />
Haneyi viranda haçag anlarıg?<br />
Ay barakallah ne gözel canlarıg!</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İnteligentik bu ki böhtan değil,<br />
Türki danışmag bize şayan değil,<br />
Türk dili galibi irfan değil,<br />
Biz buna gail olan insanlarıg&#8230;<br />
Ay barakallah ne gözel canlarıg!</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türk gezeti verse de egle ziya<br />
Men onu almam elime mütlega<br />
Çünki müselmanca gonuşmag mana<br />
Eybdir! Öz eybimizi anlarıg!<br />
Ay barakallah ne gözel canlarıg!</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Yoh işimiz mecmei islam ile<br />
Pühte nasıl söhbet eder nam ile<br />
Çnkü klublarda serencam ile<br />
Her gece bir metlebi ünvanlarıg<br />
Ay barakallah, ne gözel canlarıg.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türk ufkunun aydınlığı ey ulu bilge durağın uçmak olsun!</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><em><strong>Mevlüt Uluğtekin Yılmaz</strong></em></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="center"><font style="font-size: 10pt" face="Maiandra GD"><strong> <font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"><font color="#808080"> <span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/azerbaycan-edebiyati/">»<span lang="tr">  “Azerbaycan Edebiyatı” Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span></span></font></strong></font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"> </font></p>
<p align="center">    <span style="font-size: 9pt">  <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></span></p>
<p align="center"> <strong><font style="font-size: 8pt" color="#c0c0c0" face="Maiandra GD">Kaynak: </font></strong><font color="#c0c0c0" face="Maiandra GD" size="1"><strong> <a href="http://gruplar.antoloji.com/grup.asp?grup=17001&amp;goster=dokuman&amp;dokuman=49092" style="text-decoration: none"><font color="#ff0000">Azerbaycan  Edebiyatı</font></a></strong></font></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/mirze-elekber-sabir/">Mirze Elekber Sabir</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/mirze-elekber-sabir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
