<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>En Sinsi Tehlike | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/en-sinsi-tehlike/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Fri, 21 Jun 2013 14:17:39 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>En Sinsi Tehlike (Hüseyin Nihal ATSIZ)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/en-sinsi-tehlike-huseyin-nihal-atsiz/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/en-sinsi-tehlike-huseyin-nihal-atsiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 Oct 2007 23:35:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hüseyin Nihal Atsız]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar ve Şairler]]></category>
		<category><![CDATA[En Sinsi Tehlike]]></category>
		<category><![CDATA[Nihal ATSIZin Makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Nihal ATSIZin Yazilari]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçü Nihal ATSIZ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/en-sinsi-tehlike-huseyin-nihal-atsiz/</guid>

					<description><![CDATA[<p>En Sinsi Tehlike (Hüseyin Nihal ATSIZ) 1943 Haziran`ınında &#8220;En Büyük Tehlike&#8221; adı ile çıkan ve tifüsten korunma çarelerinden bahsediyor sanılarak halk tarafından kapışılan bir broşürde Türkçülük ve ırkçılık ülküsüne saldırılmış, Türkçülük yabancı malı bir düşünce diye gösterilmiş, Türkçülerle ırkçıların da yabancı devletlerin ajanları olduğu zimnen anlatılmak istenilmiştir. Bu broşürü yazan (daha doğrusu üstüne imzasını koyan) [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/en-sinsi-tehlike-huseyin-nihal-atsiz/">En Sinsi Tehlike (Hüseyin Nihal ATSIZ)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><font color="#3366ff"><span style="font-size: 18pt; font-weight: 700"> En Sinsi Tehlike<br />
</span></font><font color="#ff6600"> <span style="font-size: 12pt; font-weight: 700">(</span></font></font><span style="font-weight: 700"><font color="#ff6600" face="Maiandra GD">Hüseyin  Nihal ATSIZ)</font></span></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1943 Haziran`ınında &#8220;En  Büyük Tehlike&#8221; adı ile çıkan ve tifüsten korunma çarelerinden bahsediyor  sanılarak halk tarafından kapışılan bir broşürde Türkçülük ve ırkçılık ülküsüne  saldırılmış, Türkçülük yabancı malı bir düşünce diye gösterilmiş, Türkçülerle  ırkçıların da yabancı devletlerin ajanları olduğu zimnen anlatılmak  istenilmiştir. Bu broşürü yazan (daha doğrusu üstüne imzasını koyan) yoldaşın  adı Erkman olduğu için kendisini ilk önce Alman Yahudisi sanmıştım. Çünkü bütün  düşünceleri ve bizi lekelemek isterken kullandığı tabiye yahudice idi. Fakat  Darüşşafakadan mezun olduğunu işittikten sonra bunun bir Müslüman öksüz olduğunu  herkesle birlikte ben de oğrendim. Bu , milli şeref ve haysiyet öksüzü  tarafından ihtiyatli bir dil ve güya Türkiye hükümetinin fikirlerini benimser  bir eda ile yazılan broşürün içinde, şahsi ihtirasları uğrunda Türkiye`yi savaşa  sürüklemek istiyen ve Türkçülükle ırkçılığı Almanlardan alarak bir vasıta gibi  kullananlar arasında benim de adım geçiyor. Broşürde benim için &#8220;ırkçı  Türkçülerin en küstah ve cür`etlilerinden biri olan Atsız&#8221; deniliyor. Benim için  böyle denmesi hayatımın en büyük şereflerinden biridir. Çünkü Türklük  düşmanlarının bana küstah demeleri ülküme sadık oluşumun, yolumda şaşmadan  yürüyüşümün güzel bir tanığıdır. Bundan başka ırkçı ve Türkçü olmak da benim  için ebediyen övünülebilecek sebeplerden biridir. Önüne durulmaz bir sel olan  tarihi mukadderratın bizi götürdüğü noktayı ilk görenlerden biri isem bu benim  için suç değil, övünçtür.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu başlangıçtan sonra bir an için ülkümüzün duygularından sıyrılarak düşünelim:  Türkçülük, acaba söylendiği gibi dışarıdan mı gelmiştir? Türkçüler Alman ajanı  mıdır? Türkçüler faşist devletlerin Türkiye üzerinde hakimiyetine taraftar  mıdırlar? Türk ırkçılığı Alman ırkçılığının kopyası mıdır?</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1. Türkçülüğün yabancı malı ve İkinci Vilhelm Almanyası tarafından Türkiye`ye  sokulmuş bir fikir olduğu hakkındaki iddia baştanbaşa yanlıştır. Bunu ileri  sürenler zekadan mahrum değillerse, bozguncu fikirleri var demektir. &#8220;Türklerin  başka uruklardan üstünlüğü&#8221; düşüncesi demek olan Türkçülük pek eski çağlardan  beri Türkler arasında yaşayan bir ülküdür. Eserini 1077`de tamamlıyan Kaşgarlı  Mahmud`da bu fikrin, bütün samimiyetiyle, yasadığı görülüyor. &#8220;Tanrı`nın  Türkleri has ordusu saydığı ve tedip etmek istediği milletlerin uzerine Türkleri  gönderdiği&#8221; fikrini, Kaşgarlı Mahmud, kitabında zikreder. Millet fikrini  tanımıyan Müslümanlığın en koyu çağında, hilafet merkezi olan Bağdat`ta bu  sözlerin yazılması Türklerde bir üstünlük duygusu olduğunu göstermez mi? Abbasi  ordusundaki Türkler, Türkçeden başka dil bilmemekle övünürlerdi. Çünkü insan  dili olarak yalnız Türkçe`yi tanıyorlardı. Mevlana gibi Acem kültürüyle  yuğrulmuş ve acemce büyük eserler meydana getirmiş olan bir mutasavvıf bile  acemce bir şiirinde &#8220;Türk gibi çevik ol, Acem gibi mıymıntılık etme&#8221; diyecek  kadar Türkleri üstün görüyordu. 15`inci asırda yaşayan Türkistanli Alisir Nevai`nin  Türkçeyi acemceden üstün tutması ve bunu ispat için eser yazması, ayni asırda  Aydinli Visali`nin dilimizden yabancı kelimeleri atarak saf Türkçe ile şiirler  yazmağa kalkması ve bu hareketin 16`ıncı asırda Nazmi ve Mahremi adinda iki şair  daha yetiştirmesi hep aynı Türkçülük ve üstünlük duygusunun eski görünüşlerinden  ibarettir. Tanzimattan sonra ise Türkçülük duygusu asrı bir şekil almıştır.  Sebebi: Osmanlı hakimiyetinde yaşayan Hıristiyan ve Müslüman unsurların yavaş  yavaş devletten ayrılmağa çalışması idi. Türk`e ancak Türk`ten fayda geleceğini  münevverler kavrıyorlardı. İlk cağdaş Türkçü olan Ali Suavi (1839 &#8211; 1877)  zamanında Ikinci Vilhelm henüz tahta geçmemişti. Ali Suavi 1877`de öldü. Ikinci  Vilhelm ise 1888`de tahta çıktı. Halbuki Suavi siyasi, içtimai, tarihi  fikirleriyle Türkçü ve Turancı idi. Kısa hayatında Fransa ve İngiltere`de  bulunmuş, Almanya`ya gitmemişti. Zaten o devirde bütün temasımız hemen hemen  yalnız Fransız kültürü ile idi. Türkçülüğün mutlaka yabancı bir memleketten  geldiğini kabul etmek gerekirse İngiltere ve Fransa tarafından icad olunarak  Türkiye`ye sokulduğunu iddia etmek daha akıllıca olur. Cünkü ilk cağdaş Türkçü  olan Ali Suavi bu iki ulkede bulunmuş, onların kültürüyle beslenmişti.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><center><!--adsense#reklam_336x280--></center></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türkçülüğün Almanlar tarafından çıkarıldığını iddia edenler bu fikrin yalnız  İttihat ve Terakki fırkası tarafından yürütüldüğünü sanmaktan doğan bir yanlışa  saplanıyorlar. Halbuki Tanzimattan sonraki çağdaş Türkçülüğün tarihine bakanlar  bu düşüncenin pek yanlış olduğunu derhal anlarlar. Çağdaş Türkçülüğün 4 büyük  şahsiyeti vardır: Ali Suavi, Süleyman Paşa, Ziya Gök Alp, Rıza Nur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ali Suavi hem fikri, hem siyasi Türkçülük yapmıştır, Türkçülük kaygısıyla, yani  Ayastofanos barışı gibi kötü bir barışın kabul edilmemesi için ihtilal çıkararak  Çırağan sarayını basmış, fakat başaramayarak bu uğurda şehit düşmüş bir  kahramandır. Almanlarla hiçbir ilgisi yoktur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Süleyman Paşa ilmi Türkçülük yapmıştır. İlmi (tarihi) Türkçülük yaparken  tanınmış Türkiyatçı Fransız De Guignes`nin tesirinde kalmıştı. Onun da  Almanlarla hiçbir fikri ilgisi olmamıştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ziya Gök Alp ise bütün fikri gıdasını Fransız Durkheim`den almıştır. Asıl  başarısı Türkçülük ülküsünü bir sistem haline getirmiş olmasıdır. Bu üç ilk  Türkçüde ırkçılık fikirleri yoktur. Hatta Ziya Gök Alp ırkçılığa muarizdir  (fakat düşman değil) .</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Rıza Nur ise mütedil bir ırkçıdır. Fransızcayı iyi bilen Rıza Nur Batı Kültürüne  bu dil vasıtasıyla girmiş yıllarca Fransa`da kalmış, Almanya ve İngiltere`ye  ancak kısa yolculuklar yapıp müze ve kütüphaneleri gezmiştir. Rıza Nur hem  siyasi, hem fikri, hem de ameli Türkçülük yapmıştır. Yani maarif ve sıhhiye  vekillikleri sırasında Türk olmuyan unsurları çıkarmış, bütün memurları öz  Türklerden seçmeğe çalışmıştı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Görülüyor ki çağdaş Türkçülüğün dört büyük şahsiyetinden hiçbiri Alman  kültüründen gıdalanmış kimseler değildir. Hiçbir millete aşırı sempatileri  yoktur. Hepsinde de Türk milletinin üstünlüğü ve büyüklüğü düşüncesi hakimdir.  Vicdanlı ve namuslu insanlar kabul ederler ki bu dört büyük ölü sağ olup da  memleketin başında bulunsalardı her halde faşist devletlere: &#8220;Buyrun! Bu ülke  sizin olsun. Dilediğinizi yapın.&#8221; demezlerdi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">2. Türkçüler ırkçı ve savaşçı oldukları için &#8220;almancı&#8221; veya faşist yahut  nasyonal sosyalist olmakla itham olunuyorlar. Bu düşünce de yanlıştır. Alman  devleti ırkçı olmakla bütün ırkçıların almancı olması gerekmez. Bugün revaçta  olan bütün siyasi ve içtimai fikirler yabancı malıdır. Demokrasi, faşizm ve  sosyalizm ( keza onun aşırı şekli olan komünizm) fikirlerinden hiçbirisi  Türklerden doğmamıştır. Acaba, bir Türk demokrasiyi kabul ettiği zaman niçin  ingilizci sayılmıyor da faşizme taraftar olunca almancı olduğuna  hükmolunuyor?Yabancı fikirleri benimsemek o fikrin çıktığı milleti benimsemekse  Türkiye`de aşağı yukarı Türk yok demektir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Halbuki hakikat hiç de bu merkezde değildir. Demokrasi ve faşizm taraftarları  &#8220;millet&#8221;i kabul ettikleri için hiçbir yabancı devlete Türkiye`nin kapılarını  açmak istemezler. Fakat solcular (yani komünistler) &#8220;millet&#8221; denilen varlığı  &#8220;yapmacık&#8221; saydıkları ve kabul etmedikleri için, bütün dünyanın bir &#8220;birleşik  şuralar cumhuriyeti&#8221; biçiminde idare olunmasını istedikleri için, onlar Türkiye`nin  kapılarını yabancı bir devlete açabilirler. Açabilirler değil, bunun için  calışmaktadırlar&#8230;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">3. Irkçı Türkçülerin hangi millete taraftar oldukları meselesine gelince:  Türkiye vicdan ve düşünce hürriyetini kabul etmiş olduğundan bugün Türkiye`de  her vatandaş şu veya bu millete taraftar olabilir. Taraftarlık demek, kendi  milleti aleyhine olmadığı zamanlarda, o milletin başarısını istemek demektir.  Yurttaşlar hükümetin siyasetini bozacak şekilde propaganda yapmadıkça veya daha  ileri giderek fiiliyata geçmedikçe düşüncelerinde hürdürler.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Irkçı Türkçüler Türk tarihinin verdiği hükümlere baş eğerek dostu ve düşmanı  ayırmışlardır. Biz ırkımıza düşmanlık edenle etmeyeni, topraklarımızda gözü  olanla olmuyanı biliyoruz. Bizim dostluğumuz ve düşmanlığımız bu esaslara  göredir. Bize düşman olana düşman olduğumuz için kimse bizi ayıplayamaz. Irkçı  Türkçülük siyasi bir fıkra olmadığı için ırkçı Türkçülerin gündelik siyasetle  ilişiği yoktur. Bizim ülkümüz, davalarımız asırlıktır, millidir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Irkçı Türkçülere Alman ajanı demeğe gelince bu, namussuzca bir iftiradan başka  şey değildir. Irkçı demek kendi ırkının üstünlüğüne inanmış adam demektir. Böyle  bir adam nasıl olur da başka ırka ajanlık edebilir? Bunu biran düşünmek bile  budalalıktır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">4. Bizim ırkçılığımızı da Alman yardakçısı olduğumuza tanık diye gösteriyorlar.  Yoldaşlar şunu iyi bilsinler ki Almanya cihan haritasından silinip Almanlığın  kökü kazınsa bile biz yine ırkçı kalacağız. Alman ırkçılığı yalnız Yahudilere  karşıdır. Anası veya babası Çek, Lehli gibi Alman düşmanı milletlerden olan  fertleri Almanlar yabancı saymıyorlar. Bizim ırkçılığımız ise bütün milletlere  karşıdır. Bu ırkçılık Türklüğün ihtiyaçlarından doğmuş olaylarla gelişmiş bir  ırkçılıktır. Uzun, acı, denemelerden sonra anladık ki pasaport vatandaşlarından  fayda yoktur. Atalarının kanıyla, diliyle, geleneğiyle bu toprağa bağlı olmuyan  insanlar en ufak menfaati görünce ihanetten çekinmiyorlar. Biz bunun için  ırkçıyız. Balkan savaşında Arnavutlar, Cihan savaşında Araplar ihanet ettiği  için ırkçıyız. Selanik`i Yunanlılara tüfek atmadan teslim eden Tahsin Paşa ve  Sevr paçavrasını imzalamaktan sevinç duyan Rıza Tevfik Arnavut olduğu için, Harp  Okulu öğrencilerini zehirlemek isteyen Nazım Hikmetof Yoldaş Polonyalı olduğu  için ırkçıyız. Irkçı olduğumuz için bizi Alman yardakçılığı ilen itham eden  yoldaşlar Türkiye hükümetinin de ırkçı olduğunu unutmuş gözüküyorlar. Birçok  okullara alınacak öğrencilerin Türk soyundan olmasının şart koşulmuş olduğuna  acaba ne buyururlar? Örnek mi istiyorlar? İşte, Tasviri Efkar gazetesinin  talebeye kolaylık olsun diye neşrettiği listelerde bazı okulların girme  şartlarından birkaç örnek:</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1. Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü: Okula kabul şartlarından birincisi: &#8220;Türkiye  Cumhuriyeti tebaasının ve Türk ırkından olmak&#8221; ( 13 Temmuz 1943 tarihli Tasviri  Efkar).</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">2. Hava Gedikli Erbaş Okulu: Okula kabul şartlarının birincisi: &#8220;Anası ve babası  Türk soyundan olmak&#8221; (14 Temmuz 1943 tarihli Tasviri Efkar)</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">3. Deniz Gedikli Erbaş Okulu: Okula kabul şartlarının birincisi: &#8220;Aslen ve  neslen Türk olmak&#8221; (16 Temmuz 1943 tarihli Tasviri Efkar).</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">4. Askeri Orta Okul: Okula kabul şartlarının birincisi: &#8220;Anası babası Türk  soyundan olmak&#8221; ( 20 Temmuz 1943 tarihli Tasviri Efkar)</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">5. Askeri Liseler: Okula kabul şartlarının birincisi: Türk soyundan gelmek&#8221; (22  Temmuz 1943 tarihli Tasviri Efkar).</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">6. Harp Okulları: Okula kabul şartlarının birincisi: &#8220;Türk ırkından olmak&#8221; ( 24  Temmuz 1943 tarihli Tasviri Efkar).</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Görülüyor ki ırkçı olmakla muhakkak faşist olmak gerekmiyormuş. Çünkü faşist  olmuyan Türk hükümeti de ırkçılık yapmaktadır. Irkçı Türkçülerin istediği, bu  ırkçılığı daha ileri götürerek bütün okulların Türk soyundan gelme talebe  almalarını, hatta Türk fikir ve ahlak hayatında rol oynuyan bütün insanların  Türk ırkından olmasını; bütün doktor, mühendis, mimar ve öğretmenlerin de kan  bakımından Türk olmalarını temin etmektir. Ta ki bir Yahudi Sabiha Zekeriya  çıkıp da &#8220;ben bu vatana babamın babasının babasının kanıyla bağlı değilim&#8221;  diyemesin.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">5. Şimdi benim hakkımda söylenenlere geliyorum: Bana faşist diyorlar. Kötü bir  kasdı olmuyarak bunu ilk defa söylüyen Cihat Hikmet (=Cihan Baban) olmustur.  Cihat Hikmet 1933`te &#8220;Hitler ve Nasyonal Sosyalizm&#8221; adıyla yazdığı bir kitabın  53-60`ıncı sayfalarında &#8220;Atsız Mecmua&#8221;nın son sayısında neşredilen programdan  bahsederken Hitlerin programı ile bunun arasında benzerlikler buluyor ve 57`inci  sayfada benim için &#8220;Türk faşist`i&#8221; tabirini kullanıyor. Atsız Mecmua`nın son  sayısında (25 Eylül 1932 tarihli 17`inci sayı) neşredilen o programı ben  arkadaşlarımla birlikte hazırladığım zaman (1925) Türkiye`de Hitlerin adını  bilen yoktu. Hitlerin Türkiye`de tanınması 1930`dan sonradır. Hitlerin  programıyla bizimki aynı olsa bile bu, nihayet koyu ırkçı ve miliyetçi düşünen  insanların aynı sonuca vardıklarını gösterir. Cihat o kitabında bana faşist  diyor, fakat beni itham etmiyordu. Yanıldığı nokta bizi Hitlerden mulhem  sanmasıydı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Halbuki ben faşist değilim. Ben yalnız Türkçüyüm. Türk tarihinin içinde  yüzüyorum. Diyebilirim ki her günüm 27 asrın içinde geçiyor. Bize kimin dost,  kimin düşman olduğunu biliyorum. Onun için de hiçbir yabancı milleti sevmiyorum.  Fakat bu duydu bazı milletlerin bazı meziyetlerini görmeme engel değildir. Çünkü  sevgi başka şeydir, takdir başka şey&#8230;Bana faşist diyenlere şu manzumeyi takdim  ediyorum. Bunun tamamı Sivas`ta çıkan &#8220;Yıldız Dağı&#8221; dergisinin 1 Mart 1939  tarihli 9`uncu sayısının 6`ıncı sayfasında basılmıştı:</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">ADSIZ ŞİİR</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bir gün olur, elbette eski beğler dirilir;<br />
Yine kılıç kuşanır tarihteki paşalar.<br />
Yine şanlar alınıp nice canlar verilir,<br />
Yiğit akınımızdan yine dünya şaşalar.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">“Türk tarihi” denen kahramanlık şiirini<br />
Yeniden yazmak için harcayacağın kandır.<br />
Mısraların içinde en güzel ve derini<br />
Batıda “Niğbolu””, doğuda “Çaldıran”dır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Yine batılıların üçüncü Kosova’da<br />
Topraklara sereriz, bir değil, birkaçını.<br />
Çekilince kılıçlar yeniden Haçova’da<br />
Param parça ederiz Cermenliğin haçını.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Yine ufka açılır şanlı korsanlarımız,<br />
Bir Türk gölü yaparlar Akdeniz’in içini.<br />
Acı acı gülerek bu gün susanlarımız.<br />
Yarın rezil ederler Romalı’nın piçini.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Arkasını yazmağa lüzum görmediğim bu manzumeden başka benim &#8220;Mussoline`ye  Davetiye&#8221; adlı manzume de yüzlerce, belki binlerce kişinin elindedir.  İstiyenlere de takdim ederim. Buna bir göz gezdiren iz`an sahipleri benim  Türklük duygusundan ve milli gururdan başka hiçbir duyguya ve prensibe bağlı  olmadığımı anlarlar.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Hakkımda türlü türlü sözler söylüyen insanlara ve hakiki fikrimi soranlara şunu  söylemek isterim ki ben ne faşistim, ne demokratım. Ben, yabancı kaynaklı hiçbir  fikri benimsemeğe tenezzül etmiyecek kadar milli şuur ve gurura malik bir Türk`üm.  Siyasi, içtimai mezhebim Türkçülüktür.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1 Ağustos1943, Maltepe</font><br />
<font face="Maiandra GD" size="2"> </font><font face="Maiandra GD" size="2"> </font></p>
<p><strong><font face="Maiandra GD" size="2"><font color="#ff0000">Kaynak:</font>  <font color="#000000">Nihal-Atsız.Com</font></font></strong></p>
<p align="center">&nbsp;</p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/huseyin-nihal-atsiz/">»<span lang="tr">  H. Nihal ATSIZ Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080"> |</font></span></span></font></strong></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/en-sinsi-tehlike-huseyin-nihal-atsiz/">En Sinsi Tehlike (Hüseyin Nihal ATSIZ)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/en-sinsi-tehlike-huseyin-nihal-atsiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
