<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Eski Turk inanci | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/eski-turk-inanci/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Jun 2016 10:52:20 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Türkler ve İslamiyet &#8211; (Performans ve Proje Ödevleri)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/turkler-ve-islamiyet-performans-ve-proje-odevleri/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/turkler-ve-islamiyet-performans-ve-proje-odevleri/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 11:25:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Performans Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[YKS - KPSS]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Turk inanci]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[İslamiyet]]></category>
		<category><![CDATA[Muslumanlik]]></category>
		<category><![CDATA[Tek Tanrı İnancı]]></category>
		<category><![CDATA[Turkler]]></category>
		<category><![CDATA[Türkler ve İslamiyet]]></category>
		<category><![CDATA[Türkler ve İslamiyet Performans Ödevi]]></category>
		<category><![CDATA[Türklerde İslamiyet]]></category>
		<category><![CDATA[Türklük ve İslam]]></category>
		<category><![CDATA[Türklük ve Müslümanlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=4378</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkler ve İslamiyet (Performans &#8211; Proje Ödevleri) Türklerin Müslüman Olmasının Sebepleri: Türkler İslâmiyet&#8217;i kılıç zoruyla değil, kendi rızalarıyla kabul etmişlerdir. Şüphesiz bu dini seçmelerinin en önemli sebebi, eski Türk inancı ve anlayışı ile İslâmiyet arasında birçok benzerlik bulunmasıdır: 1-Eski Türk dini, Gök-Tanrı inancı adıyla bilinmektedir. Bu inanışa göre Türkler, İslâmiyet&#8217;teki gibi tek bir Allah&#8217;a inanıyor [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkler-ve-islamiyet-performans-ve-proje-odevleri/">Türkler ve İslamiyet – (Performans ve Proje Ödevleri)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong> <span style="font-size: 25pt; color: #00ccff;">Türkler ve İslamiyet<br />
</span><span style="color: #ff9933;">(Performans &#8211; Proje Ödevleri)</span></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <img decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/ogrenci.jpg" alt="" /></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Türklerin Müslüman Olmasının Sebepleri: Türkler İslâmiyet&#8217;i kılıç zoruyla değil, kendi rızalarıyla kabul etmişlerdir. Şüphesiz bu dini seçmelerinin en önemli sebebi, eski Türk inancı ve anlayışı ile İslâmiyet arasında birçok benzerlik bulunmasıdır:</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>1-</strong><a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm/"><span style="color: #000000;">Eski Türk dini</span></a>, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/gok-tanri-dini-huseyin-nihal-atsiz/"> <span style="color: #000000;">Gök-Tanrı</span></a> inancı adıyla bilinmektedir. Bu inanışa göre Türkler, İslâmiyet&#8217;teki gibi tek bir Allah&#8217;a inanıyor ve O&#8217;na Tanrı (Tengri) diyorlardı. İslâmiyet&#8217;te Esmâ-i hüsnâ denilen Allah&#8217;ın sıfatlarından bazıları,eski Türk inancında da mevcuttu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>2-</strong>Ahiret ve ruhun ölmezliği, her iki inançta da mevcuttu. <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-soyu/"> <span style="color: #000000;">Türkler</span></a> cennet için uçmağ (uçmak), cehennem için tamu sözünü kullanmaktaydı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>3-</strong>İslâmiyet&#8217;te olduğu gibi Gök Tanrı inanışında da Tanrıya kurban sunuluyordu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>4-</strong>İslâmiyet&#8217;teki gaza ve cihât ile Türklerin dünya üzerinde töreyi hâkim kılmak için yaptıkları savaşlar benzer mahiyettedir. İslâm anlayışına göre savaş sonunda elde edilen ganimet helâldir. Türklerde ise aynı şekilde yağma geleneği vardır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>5-</strong>İslâmiyet&#8217;in telkin ettiği ahlakî kurallar, Türk anlayışına da uygun düşmektedir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Türkler tarih boyunca çeşitli dinlere girmişlerdi. Ancak bu dinler halk arasında değil daha çok idareci kesimde kabul görmüştü. Buna rağmen İslâmiyet dışındaki dinlere girenler Türklüklerini koruyamamışlardır. İslâm dini, millî yapıya uygun olduğu içindir ki Türkler kitleler hâlinde bu dini kabul etmişler ve Türklüklerini korumuşlardır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Türklerin İslâmiyet&#8217;e Hizmetleri: Türklerin İslâmiyet&#8217;i kabul etmeleri hem İslâm âlemi hem de dünya tarihi açısından büyük sonuçlar doğurmuştur. Türkler, karışıklık içinde bulunan İslâm dünyasının koruyuculuğunu üstlendiler.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Türkleri islamiyete yakınlaştıran en önemli sebep, tevhid inancı olmuştur. Allah&#8217;ın birliği inancı Türkler’de çok yaygın olan bir inançtı. Din adamlarını huzuruna çağıran Mengü Kağan, &#8220;biz tek Tanrı’nın varlığına, onun sayesinde yaşadığımıza ve onun emri ile öldüğümüze inanıyoruz&#8221; demişti. (Süleyman Kocabaş, Adil Türk İdaresi, s.15)</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Türklerde Allah&#8217;ın birliği inancı &#8220;<strong><a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/gok-tanri-dini-huseyin-nihal-atsiz/"><span style="color: #000000;">Kök Tengri</span></a></strong>&#8221; (Gök-Kainat Tanrısı) olarak isimlendirilmişti. Türkler’in inançları ile islam inancı arasındaki benzerlik sadece bununla sınırlı değildi. İslamiyet öncesi Türkler ahiret gününe, öldükten sonra dirilmeye, kaza ve kadere inanırlar ve kurban keserlerdi. Zina ve eşcinsellik kesinlikle yasaktı ve hırsızlık ağır ceza ile cezalandırılırdı. (İ. Hami Danışmend, Türk Irkı Neden Müslüman Oldu, s.17) Türklerin islamiyeti kabul etmelerinde islam öncesi Türklerin inançları ile islamiyet arasındaki büyük benzerlikler önemli rol oynamıştır. Bu benzerlikleri kavradıkça islamiyete her geçen gün yakınlık duyan Türkler, Emevi Valisi&#8217;nin Horosan&#8217;da İslamiyeti yaymak için cami ve medrese açmasına hiçbir tepki göstermemiştir. Bu yakınlaşma süreci Arap Müslümanlarla Türklerin ortak düşmanları olan Çinlilere karşı omuz omuza mücadele etmesiyle doruk noktasına ulaşmıştır.</span></p>
<p><center><!--adsense#reklam_336x280--></center></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><br />
<strong>Türklerin İslamiyeti kabulünden sonra bilimsel gelişmelere bakışları ve katkıları<br />
</strong><br />
Müslüman olduktan sonra Türkler arasında birçok bilim adamları yetişmiştir. Biruni, Farabi, İbni-Sina bunların birkaçıdır. İbni-Sina daha gençlik yıllarında dönemin felsefe, tıp, tabiiyat, teoloji, matematik alanında tüm bilgilerini öğrenmiş ve kendisine Aristo ve Farabi’den sonra gelen üçüncü öğretmen anlamında “muallim-i salis” denmiştir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">İbni-Sina Kanun ve Şifa adındaki eseriyle bu bilimi o dönem için doruk noktasına çıkarmış ve bu kitaplardan yüzyıllarca yararlanılmıştır. O, kitaplarını, öğrencilerin kolayca okuyup ezberlemelerine yardım eden kısa notlar halinde kaleme almış; böylece tıp öğrenimini en iyi biçimde yapılması yolunda harcamıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Avrupalılar İbni-Sina’yı ölümünden yüz yıl geçince eserlerinin Latince çevirileri ile tanınmış ve bunları tıp fakültelerinde beş yüz yıldan fazla bir süre ders kitabı olarak okutmuşlardır. Osmanlı hekimleri de onun kitaplarından yararlanmışlardır. Örneğin Süleymaniye Tıp Medresesi’nde Kanun okutulmuştur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Farabi de Türklerin yetiştirdiği önemli bilim adamlarındandır. Felsefe ve görüşlerinin derinliği nedeniyle Aristo’dan sonra kendisine muallim-i sani denmiştir. Felsefe, mantık, ahlak, psikoloji, metot, fizik, kimya, astronomi, geometri, siyaset, sosyoloji, askerlik, din, tasavvuf, dil, edebiyat ve musiki ilgilendiği bilim dallarıdır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Türklerin İslam Dünyasındaki Liderliği<br />
</strong><br />
İslamiyeti kabul eden Türkler &#8220;İlahi Kelimetullah&#8221; davası uğruna tüm dünyaya Türk-İslam adalet ve hoşgörüsünü götürmekle kalmamış, hakimiyeti altında 30’dan fazla din ve ırktan insanı koruyup kollamayı kendisine vazife bilmiştir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Türkler İslam dünyasının önderlik görevini ilk olarak Selçuklu Devleti zamanında kazanmışlardı. Selçuklu devleti ve onun mirası üzerine korulan Osmanlı Devleti, sınırları içerisinde olsun ya da olmasın islam ülkelerine yapılan saldırıları kendi ülkesine yapılan bir saldırı olarak kabul ediyordu. Yavuz Sultan Selim Mısır’da hüküm süren Memlüklü Devleti’ne son vermesi üzerine islam dünyasının önderliği manevi olarak da Türklere geçti ve tüm islam dünyasının başkenti İstanbul oldu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Mısır’ın ardından Kuzey Afrika ülkeleri de birer birer Osmanlı sınırlarına dahil edildi. İspanyol işgaline uğrayan Cezayir’e çıkarma yapan Barbaros Hayrettin Paşa bölge halkının sevgi gösterileriyle karşılandı. Türklerin Cezayir’e adım atışıyla birlikte İspanyolların ve İspanyollarla işbirliği içerisinde bulunan Cezayirli yöneticilerin halka yapmış oldukları zulüm son buldu.Cezayir’le birlikte Tunus, Fas, Libya, Irak, Körfez Ülkeleri ve Yemen’de Osmanlı topraklarına dahil edildi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turklerin-ana-yurdu/"> <span style="color: #000000;">Türkler</span></a> hakimiyeti altındaki topraklarda hiçbir zaman emperyalist bir yaklaşım içerisinde olmadı. Özellikle halkı müslüman olan ülkelerdeki insanlar, her alanda Türklerle eşit haklara sahipti. Arap halkları İslamiyete yapmış oldukları hizmetlerden dolayı Osmanlı Sultanlarına ve Türklere büyük sempati duyuyorlar ve &#8220;kavmi necip&#8221; olarak isimlendiriyorlardı. 4. yüzyıl Türk idaresi altında yaşayan Araplar, her türlü iç ve dış saldırıya karşı güven içinde bir yaşam sürdüler.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">19. asırda bölgedeki doğal kaynaklara göz diken Batı ülkelerinin kışkırtmalarıyla Arap ülkelerinde esen bağımsızlık rüzgarı iddia edilenin aksine huzur ve güven ortamı sağlamadı. &#8220;Türkler Arap ülkelerinde sömürgecidir&#8221; iddiasıyla Arapları kışkırtılan Batılı güçler, 2. Dünya Savaşı sonuna kadar bu ülkeleri emperyalist çıkarları doğrultusunda kullanmışlardır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Müslümanlığın Türkler Üzerindeki Etkileri<br />
</strong><br />
Türkler&#8217;in Müslümanlığı kabulü bu milletin kaderi üzerinde de son derece önemli bir yer işgal geder. Yeni bir din veya medeniyetin kabulü, cemiyette inanış, düşünüş ve yaşayış gibi çeşitli bakımlardan meydana getirdiği değişiklik ve gelişmeler dolayısıyla bir milletin tarihinde en önemli bir hadise olma özelliğini daima korumaktadır. Böyle bir değişiklikle milletlerin varlıklarını koruduğu, yeni bir iman ve hızla ileri bir seviyeye eriştiği veya bunun tam aksine milli bünyelerinin sarsıldığının, hatta milli benliklerini kaybettiklerinin örneklerine tarihte sık sık rastlanmaktadır. Din değiştirmenin bir milletin hayatında meydana getirdiği değişikliklerin Türk tarihinde açık olarak görebiliriz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Türkler Müslüman olmadan önce gerek Türkistan&#8217;da ve gerekse yayıldıkları ülkelerde Budizm, Maniheizm, Musevilik, ve Hıristiyanlık gibi dinleri kabul etmişlerdir. Ancak bu dinleri kabul kısmen olmuş ve büyük Türk kitlesi kendi Gök-Tanrı dinlerine bağlı kalmışlardır. Türklerin kısmen de olsa kabul ettikleri bu dinlerin ortaya koyduğu nizam, onların töre ve yaşayışlarına uymadığı için, kısa zamanda onların milli benliklerini kaybetmelerine sebep olmuştur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Gök Türk Hakanı <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/orhun-yazitlari-abideleri-eski-metin-ornekleri-bilge-kagan/"> <span style="color: #000000;">Bilge Kağan</span></a>, vezir&#8217;i Tonyukuk&#8217;tan bir Budist mabedinin yapılmasını istediği zaman bu Bilge vezirin ona verdiği &#8220;Savaşı ve hayvan etini yemeği yasaklayan ve miskinlik telkin eden bu dinin kabulu Türkler için felaket olur&#8221; cevabı bu husustaki ileri görüşünü ve endişesini bütün açıklığıyla ortaya koymaktadır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">İslamiyetin kabulü Türklere yeni bir ruh ve kuvvet vermiş, Asya steplerinden Avrupa içlerine kadar uzanan sahalarda büyük ve uzun ömürlü devletlerin kurulmasında başlıca sebep olmuştur. Bunlardan daha önemlisi İslam dininin ortaya koyduğu nizam ile Türk töre ve yaşayışı birbirine uyduğu ve birbirini tamamladığı için Türkler milli varlıklarını devam ettirmişlerdir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">İslam dinini kabul eden Türk boylarından hiçbirisi, diğer dinleri kabul eden Macarlar, Bulgarlar, Hazarlar ve Peçenekler gibi milli varlıklarını kaybetmemişlerdir. Diğer bir ifade ile dünyanın çeşitli ülkelerine dağılmış olan Türk Milleti varlığını İslam dini sayesinde koruyabilmiştir. İslamiyetin bu müsbet tesiri, devlet idaresinden sanata kadar toplum alanının her alanında kendisini göstermiş, ilham kaynağı olmuş ve ölümsüz eserlerin meydana gelmesini sağlamıştır. </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Sonuç olarak diyebiliriz ki, Türk kitleler İslam dinini benimserken, büyük ölçüde eski inançlarını ve geleneklerini de muhafaza etmekteydiler. Yine bu Türk kitlelerin çoğunluğu, karmaşık ve sıkıcı din kurallarını yayan din adamlarına, şeyhlere itibar etmemekte, onlar daha çok eski şamanları ve kamları hatırlatan ve eski inançlarla yeni din arasında paralellikler kurdukları daha yüzeysel, dinsel bilgileri yayan atalara/babalara bağlanmakta ve onların nüfuzları altında bulunmaktaydılar. Bu kitlelerin müslümanlığı, dinsel yükümlülükleri yerine getirmekten uzak, eski inanç ve geleneklerin ön planda olduğu bir halk müslümanlığıydı.</span></p>
<p align="center"><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;"> <strong><span style="font-size: 15pt; font-family: Maiandra GD;"> <span style="color: #808080;">|</span><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/performans-proje-odevleri/">»<span lang="tr"> “Performans Ödevleri” Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <span style="color: #808080;">|</span></span></span></strong></span></p>
<p align="center"><span lang="tr" style="font-size: 9pt;"><strong> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD; color: #ff0000;"> Not:</span><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD; color: #808080;"> İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…</span></strong></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkler-ve-islamiyet-performans-ve-proje-odevleri/">Türkler ve İslamiyet – (Performans ve Proje Ödevleri)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/turkler-ve-islamiyet-performans-ve-proje-odevleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>4</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şamanizm</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Dec 2007 02:01:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şamanizm]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Tarihi ve Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Türk Dini]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Türk Dini Samanizm]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Turk inanci]]></category>
		<category><![CDATA[Gok Tanri]]></category>
		<category><![CDATA[Gok Tanri Dini]]></category>
		<category><![CDATA[Kök Tengri]]></category>
		<category><![CDATA[Saman]]></category>
		<category><![CDATA[Samanizm Dini]]></category>
		<category><![CDATA[Tengri]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm/</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8230;Şamanizm&#8230; Genel Bilgiler Şaman Giysisi Şaman Davulu İnanç ve İbadetleri Örnek Resimler Şamanizm Nedir? Gök Tanrı Dini Nedir? Şaman Kimdir? Divan-u Lügati’t Türk’te Şamanizm’e Ait Kelimeler Türkler’in İslamlaşması &#8211; Şamanlığın Bugünkü İzleri Not: İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm/">Şamanizm</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><strong><font color="#6699ff"> <span style="font-size: 25pt">&#8230;Şamanizm&#8230;</span></font><font color="#ff9933"><span style="font-size: 15pt"><br />
</span><span style="font-size: 5pt"> </span></font></strong></font></p>
<p class="MsoNormal" align="center"><font face="Maiandra GD" size="2"> <img decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/Samanizm/26.jpg" height="96" width="165" /></font></p>
<p class="MsoNormal" align="center"><strong> <font style="font-size: 15pt" face="Maiandra GD"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-genel-bilgiler-1/" title="Bu yazıya bak Genel Bilgiler - 1" style="text-decoration: none"> <font color="#33cccc">Genel Bilgiler</font></a><font color="#33cccc"><br />
</font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-saman-giysisi/" title="Bu yazıya bak Şaman Giysisi" style="text-decoration: none"> <font color="#ff66cc">Şaman Giysisi</font></a><font color="#ff66cc"><br />
</font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-saman-davulu/" title="Bu yazıya bak Şaman Davulu" style="text-decoration: none"> <font color="#808080">Şaman Davulu</font></a><font color="#808080"><br />
</font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-inanc-ve-ibadetleri/" title="Bu yazıya bak İnanç ve İbadetleri" style="text-decoration: none"> <font color="#99ccff">İnanç ve İbadetleri</font></a><font color="#99ccff"><br />
</font> </font> <font style="font-size: 15pt" face="Maiandra GD"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-ornek-resimler/" target="_parent" style="text-decoration: none"> <font color="#808080">Örnek Resimler</font></a></font><font style="font-size: 15pt" color="#808080" face="Maiandra GD"><br />
</font> <font style="font-size: 15pt" face="Maiandra GD"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-huseyin-nihal-atsiz/" title="Bu yazıya bak Hüseyin Nihal ATSIZ" style="text-decoration: none"> <font color="#c69e00">Şamanizm Nedir?</font></a><font color="#c69e00"><br />
</font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/gok-tanri-dini-huseyin-nihal-atsiz/" title="Bu yazıya bak Gök Tanrı Dini - Hüseyin Nihal ATSIZ" style="text-decoration: none"> <font color="#ff5050">Gök Tanrı Dini Nedir?</font></a></font><font style="font-size: 15pt" color="#99ccff" face="Maiandra GD"><br />
</font> <font style="font-size: 15pt" face="Maiandra GD"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-saman-kimdir-kimler-saman-olabilir/" title="Bu yazıya bak Şaman Kimdir? Kimler Şaman Olabilir?" style="text-decoration: none"> <font color="#33cc33">Şaman Kimdir?</font></a></font><font style="font-size: 15pt" color="#99ccff" face="Maiandra GD"><br />
</font></strong></p>
<p class="MsoNormal" align="center"><strong> <font style="font-size: 10pt" face="Maiandra GD"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-divan-u-lugatit-turkte-samanizme-ait-kelimeler/" title="Bu yazıya bak Divan-u Lügati’t Türk’te Şamanizm’e Ait Kelimeler" style="text-decoration: none"> <font color="#ff0066">Divan-u Lügati’t Türk’te Şamanizm’e Ait Kelimeler</font></a><font color="#ff0066"><br />
</font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-turklerin-islamlasmasi-samanligin-bugunku-izleri/" title="Bu yazıya bak Türkler’in İslamlaşması - Şamanlığın Bugünkü İzleri" style="text-decoration: none"> <font color="#ff9933">Türkler’in İslamlaşması &#8211; Şamanlığın Bugünkü İzleri</font></a><font color="#ff9933"><br />
</font> <font color="#33cc33"><br />
</font> </font></strong><span style="font-size: 10pt"><br />
</span><font face="Maiandra GD" size="2"><span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD"><br />
Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></font></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm/">Şamanizm</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>4</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şamanizm &#8211; Örnek Resimler</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-ornek-resimler/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-ornek-resimler/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Dec 2007 01:58:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir Öykü Roman]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Türk Dini]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Türk Dini Samanizm]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Turk inanci]]></category>
		<category><![CDATA[Gok Tanri]]></category>
		<category><![CDATA[Gok Tanri Dini]]></category>
		<category><![CDATA[Kök Tengri]]></category>
		<category><![CDATA[Ornek Resimler]]></category>
		<category><![CDATA[Ornekleme Gosterme]]></category>
		<category><![CDATA[Saman]]></category>
		<category><![CDATA[Şamanizm]]></category>
		<category><![CDATA[Samanizm Dini]]></category>
		<category><![CDATA[Samanizm ile ilgili Resimler]]></category>
		<category><![CDATA[Samanizm Örnek Resimler]]></category>
		<category><![CDATA[Tengri]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-ornek-resimler/</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8230;Şamanizm&#8230; (Örnek Resimler) &#160; &#160; &#124;» &#8220;Şamanizm&#8221; Sayfasına Dön! « &#124; Not: İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-ornek-resimler/">Şamanizm – Örnek Resimler</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><strong><font color="#6699ff"> <span style="font-size: 25pt">&#8230;Şamanizm&#8230;<br />
</span></font> <font color="#ff9933"><span style="font-size: 15pt">(Örnek Resimler)</span></font></strong></font></p>
<p align="left">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="center"> <font face="Maiandra GD" size="2"> <img fetchpriority="high" decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/Samanizm/1.jpg" height="199" width="300" /></font></p>
<p class="MsoNormal" align="center"> <font face="Maiandra GD" size="2"> <img decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/Samanizm/2.jpg" height="183" width="250" /></font></p>
<p class="MsoNormal" align="center"> <font face="Maiandra GD" size="2"> <img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/Samanizm/3.jpg" height="200" width="300" /></font></p>
<p class="MsoNormal" align="center"> <font face="Maiandra GD" size="2"> <img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/Samanizm/26.jpg" height="174" width="300" /></font></p>
<p><center><!--adsense#reklam_336x280--></center></p>
<p class="MsoNormal" align="center"> <font face="Maiandra GD" size="2"> <img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/Samanizm/27.jpg" height="206" width="300" /></font></p>
<p class="MsoNormal" align="center"> <font face="Maiandra GD" size="2"> <img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/Samanizm/12.jpg" height="189" width="300" /></font></p>
<p class="MsoNormal" align="center"> <font face="Maiandra GD" size="2"> <img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/Samanizm/15.jpg" height="164" width="250" /></font></p>
<p class="MsoNormal" align="center"> <font face="Maiandra GD" size="2"> <img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/Samanizm/18.jpg" height="231" width="300" /></font></p>
<p class="MsoNormal" align="center"> <font face="Maiandra GD" size="2"> <img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/Samanizm/16.jpg" height="198" width="300" /></font></p>
<p class="MsoNormal" align="center"> <font face="Maiandra GD" size="2"> <img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/Samanizm/9.jpg" height="204" width="150" /></font></p>
<p class="MsoNormal" align="center"> <font face="Maiandra GD" size="2"> <img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/Samanizm/4.jpg" height="286" width="150" /></font></p>
<p class="MsoNormal" align="center"> <font face="Maiandra GD" size="2"> <img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/Samanizm/6.jpg" height="241" width="150" /></font></p>
<p class="MsoNormal" align="center"> <font face="Maiandra GD" size="2"> <img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/Samanizm/7.jpg" height="150" width="143" /></font></p>
<p class="MsoNormal" align="center"> <font face="Maiandra GD" size="2"> <img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/Samanizm/8.jpg" height="251" width="150" /></font></p>
<p class="MsoNormal" align="center"> <font face="Maiandra GD" size="2"> <img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/Samanizm/10.jpg" height="244" width="150" /></font></p>
<p class="MsoNormal" align="center"> <font face="Maiandra GD" size="2"> <img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/Samanizm/11.jpg" height="209" width="150" /></font></p>
<p class="MsoNormal" align="center"> <font face="Maiandra GD" size="2"> <img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/Samanizm/13.jpg" height="173" width="173" /></font></p>
<p class="MsoNormal" align="center"> <font face="Maiandra GD" size="2"> <img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/Samanizm/17.jpg" height="255" width="150" /></font></p>
<p class="MsoNormal" align="center"> <font face="Maiandra GD" size="2"> <img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/Samanizm/19.jpg" height="195" width="208" /></font></p>
<p class="MsoNormal" align="center"> <font face="Maiandra GD" size="2"> <img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/Samanizm/20.jpg" height="214" width="248" /></font></p>
<p class="MsoNormal" align="center"> <font face="Maiandra GD" size="2"> <img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/Samanizm/21.jpg" height="261" width="172" /></font></p>
<p class="MsoNormal" align="center"> <font face="Maiandra GD" size="2"> <img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/Samanizm/22.jpg" height="177" width="250" /></font></p>
<p class="MsoNormal" align="center"> <font face="Maiandra GD" size="2"> <img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/Samanizm/23.jpg" height="159" width="250" /></font></p>
<p class="MsoNormal" align="center"> <font face="Maiandra GD" size="2"> <img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/Samanizm/24.jpg" height="180" width="180" /></font></p>
<p class="MsoNormal" align="center"> <font face="Maiandra GD" size="2"> <img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/Samanizm/25.jpg" height="274" width="172" /></font></p>
<p align="left">&nbsp;</p>
<p align="center"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm/">»<span lang="tr">  &#8220;Şamanizm&#8221; Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span><br />
</span></font></strong> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD"><br />
Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></font></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-ornek-resimler/">Şamanizm – Örnek Resimler</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-ornek-resimler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şamanizm &#8211; Divan-u Lügati&#8217;t Türk&#8217;te Şamanizm&#8217;e Ait Kelimeler</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-divan-u-lugatit-turkte-samanizme-ait-kelimeler/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-divan-u-lugatit-turkte-samanizme-ait-kelimeler/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Dec 2007 01:39:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şamanizm]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Tarihi ve Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Divan]]></category>
		<category><![CDATA[Divanu Lügatit Türk]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Türk Dini]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Türk Dini Samanizm]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Turk inanci]]></category>
		<category><![CDATA[Gok Tanri]]></category>
		<category><![CDATA[Gok Tanri Dini]]></category>
		<category><![CDATA[Kök Tengri]]></category>
		<category><![CDATA[Lugat]]></category>
		<category><![CDATA[Saman]]></category>
		<category><![CDATA[Samanizm Dini]]></category>
		<category><![CDATA[Samanizme Ait Kelimeler]]></category>
		<category><![CDATA[Samanizme Ait Sözcükler]]></category>
		<category><![CDATA[Tengri]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-divan-u-lugatit-turkte-samanizme-ait-kelimeler/</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8230;Şamanizm&#8230; (Divan-u Lügati&#8217;t Türk&#8217;te Şamanizm&#8217;e Ait Kelimeler) (Prof. Dr. Abdulkadir İnan &#8211; Türk Kültürü, sayı: 100, Şubat-1971) &#160; Mahmud Kâşgarî bu çok kıymetli eserini Türklerin bir devlet olarak İslâm dinini kabul ettiklerinden bir buçuk asır sonra Irak&#8217;ta, ihtimal Bağdat&#8217;ta oturduğu zaman yazmıştır. İslâm dünyasının kültür merkezi olan Irak&#8217;a ne zaman geldiğini bilmiyoruz. 1069-74 yıllarında en [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-divan-u-lugatit-turkte-samanizme-ait-kelimeler/">Şamanizm – Divan-u Lügati’t Türk’te Şamanizm’e Ait Kelimeler</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><strong><font color="#6699ff"> <span style="font-size: 22pt">&#8230;Şamanizm&#8230;<br />
</span></font> <font color="#ff9933"><span style="font-size: 13pt">(Divan-u Lügati&#8217;t Türk&#8217;te  Şamanizm&#8217;e Ait Kelimeler)</span></font></strong></font></p>
<p align="left"> <font face="Maiandra GD" size="2"> <img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/Samanizm/4.jpg" alt="Şamanizm" align="left" height="286" width="150" /></font></p>
<p class="MsoNormal" align="justify"> <font face="Verdana"><em><span style="font-family: Maiandra GD"><font size="2"> (Prof. Dr. Abdulkadir İnan &#8211; Türk Kültürü, sayı: 100, Şubat-1971)</font></span></em></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"> <font face="Maiandra GD">Mahmud Kâşgarî bu çok kıymetli eserini Türklerin bir  devlet olarak İslâm dinini kabul ettiklerinden bir buçuk asır sonra Irak&#8217;ta,  ihtimal Bağdat&#8217;ta oturduğu zaman yazmıştır. İslâm dünyasının kültür merkezi olan  Irak&#8217;a ne zaman geldiğini bilmiyoruz. 1069-74 yıllarında en fasih ve beliğ  Arapça ile büyük bir eser telif edebilen Kâşgarî&#8217;nin her halde uzun müddet İslâm  kültürü merkezlerinde bulunmuş olduğuna şüphe yoktur. Onun, 1041 yılında  Müslüman Türklerle müşrik Yabaku ve Basmıl Türkleri arasında cereyan eden büyük  savaşa iştirak eden Türk gazilerini görmüş ve onlarla konuşmuş olması (III, 227)  eserini yazdığı tarihten aşağı yukarı otuz yıl önce Türkistan&#8217;da, Kâşgar&#8217;da ve  çevresinde bulunmuş olması gerektir. Kâşgarî koyu bir Müslümandır. </font> </span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"> <font face="Maiandra GD">Müşrik Türklerle savaşan, Budistlerin tapınaklarını  yıkıp putlara en ağır hakaret eden gazilerin destanlarından parçalar  nakletmektedir (I, 343, 483). Bir Müslüman Türk bir Budist Uygur&#8217;u öldürdüğünü  öğünerek anlatıyor: &#8220;Bana bir müşrik Uygur geldi, dedim: şimdi sen yat, kuşlara  et ol, seni kerkes ve kurd istiyor&#8221; (I, 36). Bu gibi şiirler naklederken Kâşgarî  mutaassıp bir Müslüman heyecanıyla izah ediyor. Fakat Müslüman Türklerin eski  Şamanizm kalıntılarından olan kelimeleri ve terimleri izah ederken tam bir  Şamanist Türk gibi konuşuyor. Bazan, Şamanist kalıntısı olan inanışları ifade  eden kelimeleri ve terimleri anlatırken &#8220;Türkler böyle inanırlar&#8221;, &#8220;bu inanış  çok yaygındır&#8221; demekle yetinir. Kâşgarî&#8217;nin &#8220;umay&#8221; üzerine verdiği bilgiler  dikkate değer. O, bu dişi tanrıyı unutturma çabasını, bilerek göstermiştir.</font></span></p>
<p><center><!--adsense#reklam_336x280--></center></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"> <font face="Maiandra GD"><strong>1.</strong> <strong>abaçı</strong> umacı, bununla çocuklar  korkutulur, ağır basma, kâbus. I, 136.</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"> <font face="Maiandra GD">1a. <strong>abakı</strong> göz değmesin diye bostanlara,  bahçelere dikilen korkuluk. </font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"> <font face="Maiandra GD">I, 136.</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"> <font face="Maiandra GD"><strong>2.</strong> <strong>arva</strong> afsunlamak, &#8220;kam arvaş arvadı =  şaman afsunladı (büyü yaptı).&#8221; </font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"> <font face="Maiandra GD">I, 283.</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoBodyText" style="text-align: left" align="justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD"> arvaş birlikte afsun söylemek. &#8220;Kamlar kamug arvaştı = kamlar anlaşılmayan  sözler söylediler.&#8221; Cin çarpmasına karşı yapılan üfürükler de böyledir. I,236.</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"> <font face="Maiandra GD"><strong>3.</strong> <strong>arvış</strong> afsun, &#8220;arvış arvadı&#8221; büyü afsun  yapıldı demektir. I, 249.</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"> <font face="Maiandra GD"><strong>Not:</strong> Büyüleme anlamına gelen sihrî bir terimdir.  Kıpçak grubu Türk boylarında &#8220;arbav&#8221;, Orta Asya Türk lehçelerinde &#8220;arbağ&#8221; denir.  Ali Şir Nevaî bir şiirinde &#8220;yılan arbağı&#8221; deyimini kullanmıştır: </font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"> <font face="Maiandra GD">Zülgî sevdasında bilmezler Nevaî nüktesin</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"> <font face="Maiandra GD">çün cünün guftaridir yahut yılan arbağı</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"> <font face="Maiandra GD">Yılan afsunu Türk uluslarında çok yaygın bir folklor  maddesi teşkil ediyor. Ali Şir Nevaî&#8217;nin şiirindeki &#8220;arbağ&#8221; kelimesini &#8220;Abuşka&#8221;  sözlüğü yazan şöyle açıklıyor: &#8220;yılanı ininden çıkarmak yahut zehrini gidermek  için okunan afsundur&#8221;. (Vilyaminov-Zernov neşri, s. 16; yine bk. A. İnan &#8220;Ali  Şir Nevaî ve Folklor&#8221; Türk Folklor Araştırmaları 1966 no.198 s. 3510).</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"> <font face="Maiandra GD">4. <strong>çıvı</strong> cinlerden bir bölük. Türkler şuna  inanırdı ki: iki bölük birbiriyle çarpıştığı zaman bu iki bölüğün vilâyetlerinde  oturan cinler dahi kendi vilâyetlerinin halkını kollamak için çarpışırlar.  Cinlerden hangi taraf yenerse onlardan yana çıktığı vilâyet halkı da yener.  Geceleyin bu cinlerden hangisi kaçarsa onların bulunduğu vilâyetin hakanı da  kaçar. Türk askerleri geceleyin cinlerin attıkları oktan korunmak için  çadırlarında saklanırlar. Bu, Türkler arasında yaygındır, görenektir. III, 225.</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"> <font face="Maiandra GD"><strong>5.</strong> <strong>ıduk ıdık</strong> kutlu ve mübarek olan her  nesne. Bırakılan her hayvana bu ad verilir. Bu hayvana yük vurulmaz, sütü  sağılmaz, yünü kırkılmaz, sahibinin yaptığı bir adak için saklanır. I, 65.</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoBodyText" style="text-align: left" align="justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD"> [NOT] Çağdaş Türk lehçelerinde ızık, ıyık, iyik, ıtık. Şamanist Türklerde bir  koruyucu ruha, binit olmak üzere salıverilen, binilmiyen, boş bırakılan at.  Salıvermek, göndermek manasındaki &#8220;id-&#8221; kökünden partisiptir, &#8220;mübarek,  mukaddes&#8221; anlamlarını, galiba çok erken, belki Hunlar devrinde almış olsa gerek.</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"> <font face="Maiandra GD"><strong>6.</strong> <strong>ırk</strong> falcılık, kâhinlik ve bir kimsenin  gönlündekini bilmek. I, 42.</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"> <font face="Maiandra GD">ırkla kehânet etmek. &#8220;Kam ırkladı = şaman kâhinlik  etti, ırka baktı.&#8221; </font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"> <font face="Maiandra GD">III, 443.</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"> <font face="Maiandra GD">[NOT] Eski Uygurlarda Orhon harfleri ile, IX.asırda  yazılmış olduğu tahmin edilen &#8220;Irk Bitig&#8221; adlı fal kitabı V. Thomsen tarafından  okunmuş ve neşredilmiştir. Bu eser H. N. Orkun tarafından &#8220;Eski Türk Yazıtları&#8221;  adlı eserinin II. kitabında (s. 71-91) yayınlanmıştır.</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"> <font face="Maiandra GD"><strong>7.</strong> <strong>ısrık</strong> çocukları perilere ve göz  dokunmasına karşı afsunlamak için ilâç yapıldığı zaman söylenir; çocuğun yüzüne  tütsü verilerek &#8220;ısrık ısrık!&#8221; denir ki &#8220;ey peri ısırılmış olasın!&#8221; demektir. I,  99.</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"> <font face="Maiandra GD"><strong>8.</strong> <strong>kam</strong> kâhin, şaman. III, 157.</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"> <font face="Maiandra GD"><strong>9.</strong> <strong>kaş </strong>beyaz veya siyah temiz taş. Bunun  beyazını yüzük kaşına korlar. Bununla şimşekten, susuzluktan ve yıldırım  düşmesinden korunurlar. Kaş taşı bulunanlara yıldırım isabet etmez. Türklerin  inancına göre böyledir. III, 22, 152.</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"> <font face="Maiandra GD"><strong>10. kovuç</strong> cin çarpması eseri. Böyle olan adamın  yüzüne soğuk su serperler, sonra &#8220;kovuç, kovuç!&#8221; denir. Üzerlik ve öd ağacı ile  tütsülenir. Bu &#8220;kaç, kaç!&#8221; demek olsa gerektir. I, 163.</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"> <font face="Maiandra GD"><strong>11.</strong> <strong>kovuz</strong> Oğuzlar &#8220;kovuç&#8221; kullanırlar,  &#8220;yel kovuz bitiği&#8221; denir ki cin çarpmasına karşı afsun üfürük, demektir. III,  163.</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"> <font face="Maiandra GD"><strong>12.</strong> <strong>kösgük</strong> göz değmesinden sakınmak için  üzüm bağlarına ve bostanlara dikilen nazarlık (korkuluk) II, 289.</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"> <font face="Maiandra GD"><strong>13.</strong> <strong>monçuk</strong> atın boynuna takılan değerli  taş; arslan tırnağı, muska gibi şeyler. I, 475</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><strong><font face="Maiandra GD" size="2">Not:</font></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD">  muncuk. Bu kelime-terim XVI-XVII. asırlarda Ukrayna ve Lehistanlılara askeri  terim olarak &#8220;buncuk&#8221; geçmiştir. Onlara Osmanlı Türklerinden geçtiği kabul  edilmektedir. &#8220;Tuğ&#8221; teriminin kendisi geçmediği halde Tug&#8217;un sözlerinden ve  şehrî mahiyeti olan &#8220;boncuk&#8221;un adı geçmesi izah edilemiyor. Osmanlılarda da tuğ  eski anlamıyla değil, &#8220;sorguç&#8221;a tuğ denilmiştir. Ş. Sami&#8217;nin tuğ kelimesini  izahına göre böyledir (&#8220;Kamus-ı Türki&#8221; 452). Eski tuğlardaki &#8220;munçuk&#8221;lar,  herhalde, nazarlık olarak kullanılmış olsa gerek. Kaşgâri&#8217;nin izahından da bu  anlaşılmaktadır.</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"> <font face="Maiandra GD"><strong>14.</strong> <strong>temür</strong> (demir). Kırgız, Yabaku, Kıpçak  ve daha başka boyların halkı and içtiklerinde, yahut sözleştiklerinde, demiri  ululamak için kılıcı çıkararak yanlamasına öne korlar. &#8220;Bu gök girsin kızıl  çıksın&#8221; derler ki &#8220;sözünde durmasan kılı kanına bulansın, demir senden öcünü  alsın&#8221; demektir. Çünkü onlar demiri büyük sayarlar. I, 362.</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"> <font face="Maiandra GD"><strong>15. tiki</strong> geceleri işitilen ses. Türkler öyle  sanırlar ki ruhlar sağ iken yaşadıkları şehirlerde her sene bir kerre  toplanırlar ve halkı ziyaret ederler. Geceleyin bu sesi kim işitirse ölür. Bu  Türkler arasında yaygındır. III, 230.</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoBodyText" style="text-align: left" align="justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD"> <strong>16.</strong> <strong>uçguk</strong> uçuk, ingi. I, 98.</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><strong><font face="Maiandra GD" size="2">Not:</font></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD">  uçguk. Bu kelime çağdaş Türk lehçelerindeki &#8220;uçuk&#8221; kelimesinin eski şeklidir. En  çok dudaklarda peyda olan içi sulu kabarcıklara denir. Hararetli hastalarda  görülür. Bir çok Türk boylarının inanışlarına göre bu uçuk denilen kötü bir  ruhun marifetidir. Bu hastalık özel bir törenle tedavi edilerek afsunlanır. Bu  hastalığı &#8220;uçuklanma&#8221;, tedavi eden kocakarılara &#8220;uçukçu&#8221; denir.</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"> <font face="Maiandra GD"><strong>17.</strong> <strong>umay</strong> son, kadın doğurduktan sonra  karnından çıkan hokka gibi nesne. Buna çocuğun ana karnında eşi denir. Şu atalar  sözünde de gelmiştir: &#8220;Umaya tapınsa oğul olur.&#8221; Kadınlar onu uğur sayarlar. I,  123.</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoBodyText" style="text-align: left" align="justify"><strong> <font face="Maiandra GD" size="2">Not:</font></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD">  Umay. Bilindiği gibi Umay eski Türklerin dişi tanrılarından biridir. Mahmud  Kaşgarî&#8217;nin bu ruh hakkında verdiği bilgi pek fazla İslâmlaştırılmıştır. Bununla  beraber &#8220;umayka tabınsa oğul olur&#8221;, &#8220;kadınlar bunu uğur sayarlar&#8221; diyerek eski  inanışa da işaret etmiştir (bk. A. İnan &#8220;Umay ilahesi hakkında&#8221; Türkiyat II,  1926; Makaleler ve İncelemeler 1968 s.397-399).</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"> <font face="Maiandra GD"><strong>18.</strong> <strong>us</strong> Kerkes kuşu. Bu kuş bir adamın  yüzüne karşı ıslık çalarsa uğur sayılmaz; bu ölüm işaretidir. I, 228.</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"> <font face="Maiandra GD"><strong>19.</strong> <strong>üngüjin</strong> çölde insan öldüren umacı,  gulyabani. I, 146.</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"> <font face="Maiandra GD"><strong>20. ürüng</strong> afsuncuya, arbagcıya verilen para. I,  134.</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoBodyText" style="text-align: left" align="justify"><strong> <font face="Maiandra GD" size="2">Not:</font></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD">  ürüng Asıl anlamı beyaz, ak demektir. Göçebe Türk boylan süte ve sütten elde  edilen gıda maddelerine yogurt, yağ, kurat, ayran, kımız gibi (K.Yudahin Kırgız  Sözlüğü s. 37) Yakutlarda süt ve sütten yapılan gıda maddelerine &#8220;ürüng as&#8221;  derler (E.Pekarski Yakut Sözlüğü &#8220;as&#8221; kelimesi izahında s.163). Anadolu&#8217;da bu  kelime eski anlamı olan &#8220;sütten yapılmış gıda maddeleri (Söz Derleme Dergisi III,  1936) anlamını muhafaza etmiştir. Şaman ve üfürükçiye verilmesi gereken ücrete  Başkurt ve Kırgızlarda tıpkı Kâşgari&#8217;da olduğu gibi &#8220;elig ürüngi ber =  üfürükçiye akını ver&#8221; derler.</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"> <font face="Maiandra GD"><strong>21.</strong> <strong>yârın</strong> kürek kemiği. Türklerin şöyle  bir atalar sözü vardır: &#8220;kürek kemiği karışırsa memleket karışır. III, 21.</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><strong><font face="Maiandra GD" size="2">Not:</font></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD">  Kürek kemiği falı için bk. A. İnan Tarihte ve bugün Şamanizm s.151-159.</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"> <font face="Maiandra GD"><strong>22.</strong> <strong>yat</strong> taşlarla yağmur ve rüzgâr  getirmek için yapılan bir büyücülük. </font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoBodyText" style="text-align: left" align="justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD">I,  159.</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"> <font face="Maiandra GD">yatla &#8220;yatçı yatladı&#8221; &#8211; yada yaşı kullanan yadacı yada  taşı ile afsun yaptı. III, 307</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><strong><font face="Maiandra GD" size="2">Not: </font></strong> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD"> Havaya tesir etmek için okunan (söylenen) afsun ile kullanın taşa yada, cada,  yat denilmiştir. Türk kavimlerinde çok eski devirlerden beri pek yaygın olan  inanca göre Türk Tanrısı Türklerin büyük dedelerine yada denilen sihirli bir taş  armağan etmiştir. Bu taşla istenildiği gibi yağmur, kar, dolu yağdırılabildiğine  inanmışlardır.</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"> <font face="Maiandra GD">Ali Şir Nevaî Favaıdül kibar&#8217;ında yada taşını zikreder: </font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"> <font face="Maiandra GD">yada taşıga kan teygeç yağın yagkandek eş sakı</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"> <font face="Maiandra GD">yağar yağmurdık eskiş çün bolur serab alud</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"> <font face="Maiandra GD"><strong>23. yel</strong> cin &#8220;er yelpindi&#8221; denilir, &#8220;adama yel  (cin) çarptı&#8221; demektir. III, 108.</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"> <font face="Maiandra GD"><strong>24.</strong> <strong>yelpin</strong> cin çarpmış, &#8220;oğlan yilpindi&#8221;  denir ki &#8220;oğlan yele, cine çarpıldı&#8221; demektir. III, 108.</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"> <font face="Maiandra GD"><strong>25.</strong> <strong>yelvi</strong> büyü, sihir, büyücüye &#8220;yelviçin&#8221;  denir. III, 33.</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoBodyText" style="text-align: left" align="justify"><strong> <font face="Maiandra GD" size="2">Not:</font></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD">  yel ~ yil genel olarak çağdaş pek çok Türk boylarında şerir ruh anlamına &#8220;yel ~  yil&#8221; kelimesi kullanılır.</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"> <font face="Maiandra GD"><strong>25.</strong> <strong>yelbüke</strong> ejderha, şu savda dahi  gelmiştir &#8220;yeti başlığ yil büke = yedi başlı ejderha.&#8221; III, 227.</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><strong><font face="Maiandra GD" size="2">Not: </font></strong> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD">&#8220;yilbüke&#8221;  kelimesinin değişmiş şekli olan &#8220;yelbigen&#8221; Altay ve Televat Türklerinde tesbit  edilmiştir ki müdhiş garibe ve insan yiyen bir yaratıkmış (Radlov W. III, 357).  Aynı yaratığın adı Hakaslarda &#8220;çibigen&#8221; şeklinde söylenir (N.Baskakov. Hakas  Sözlüğü, s. 316).</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"> <font face="Maiandra GD">Yine bir çok böyle Şamanizm kalıntısı kelimeler vardır.  Bunların hepsini bir kitap halinde toplamak için çalışmaktayım. Kaşgarî&#8217;nin bu  eseri Türklerin eski kültürünü araştırma ve inceleme için bir hazinedir.</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"> <font face="Maiandra GD"><strong>26.</strong> <strong>yog </strong>ölü gömüldükten sonra üç yahut  yedi güne kadar verilen yemek. III,143</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoBodyText" style="text-align: left" align="justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD"> yogla ölü için yemek vermek. Türklerin göreneği böyledir. III, 309.</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"> <font face="Maiandra GD">Kâşgari&#8217;nin Alp Er Tonga&#8217;nın yog törenindeki ağıttan  aldığı şu beyitte bu yog töreni şöyle tavsif ediliyor: </font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"> <font face="Maiandra GD">Herkes kurt gibi uluşuyor</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"> <font face="Maiandra GD">Yakasını yırtarak bağırıyor</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"> <font face="Maiandra GD">Ünü çıkasıya haykırıyor</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"> <font face="Maiandra GD">Gözü örtülesiye kadar ağlıyor. I, 189.</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; font-weight: 700"> <font face="Maiandra GD">Özgün metin:</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"> <font face="Maiandra GD">Ulşıp eren börleyü</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"> <font face="Maiandra GD">Yırtın yaka urlayu</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"> <font face="Maiandra GD">Sıkrıp üni yırlayu</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"> <font face="Maiandra GD">Sıgtap közi örtülür</font></span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"> <font face="Maiandra GD"><strong>27. yog basan</strong> ölümden sonra yedi gün verilen  yemek. III, 399.</font></span></p>
<p align="left">&nbsp;</p>
<p align="center"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm/">»<span lang="tr">  &#8220;Şamanizm&#8221; Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span><br />
</span></font></strong> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD"><br />
Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></font></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-divan-u-lugatit-turkte-samanizme-ait-kelimeler/">Şamanizm – Divan-u Lügati’t Türk’te Şamanizm’e Ait Kelimeler</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-divan-u-lugatit-turkte-samanizme-ait-kelimeler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şamanizm &#8211; Genel Bilgiler &#8211; 1</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-genel-bilgiler-1/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-genel-bilgiler-1/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Dec 2007 01:34:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şamanizm]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Tarihi ve Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Türk Dini]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Türk Dini Samanizm]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Turk inanci]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Gok Tanri]]></category>
		<category><![CDATA[Gok Tanri Dini]]></category>
		<category><![CDATA[Kök Tengri]]></category>
		<category><![CDATA[Saman]]></category>
		<category><![CDATA[Samanizm Dini]]></category>
		<category><![CDATA[Samanizm Genel Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Samanizm ile ilgili Genel Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Tengri]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-genel-bilgiler-1/</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8230;Şamanizm&#8230; (Genel Bilgiler &#8211; 1) Şamanizm ya da Kamcılık (şamanlar tarafından &#8220;deneyim&#8221; olarak ifade edilir), varlığı tüm insanların tarihinde erken taş devrine ve daha da geriye kadar kanıtlanabilen, inisiyasyon içeren bir vecd ve trans tekniği. &#160; Şamanizmi en uzun süre ayakta tutmuş olan toplulukların arasında hiç şüphesiz Türkler de vardır. Eski Türk inancı Tengricilik&#8217;te de [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-genel-bilgiler-1/">Şamanizm – Genel Bilgiler – 1</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><strong><font color="#6699ff"> <span style="font-size: 22pt">&#8230;Şamanizm&#8230;<br />
</span></font> <font color="#ff9933"><span style="font-size: 13pt">(Genel Bilgiler &#8211; 1)</span></font></strong></font></p>
<p align="justify"> <img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/Samanizm/4.jpg" alt="Şamanizm" align="left" height="286" width="150" /><font face="Maiandra GD" size="2">Şamanizm  ya da Kamcılık (şamanlar tarafından &#8220;deneyim&#8221; olarak ifade edilir), varlığı tüm  insanların tarihinde erken taş devrine ve daha da geriye kadar kanıtlanabilen,  inisiyasyon içeren bir vecd ve trans tekniği.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Şamanizmi en uzun süre ayakta tutmuş olan toplulukların arasında hiç şüphesiz  Türkler de vardır. Eski Türk inancı Tengricilik&#8217;te de hep varolmuş olan şamanizm  geleneği, Kuzey ve Orta Asya&#8217;nın bazı Türk topluluklarında hâlâ  sürdürülmektedir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>III. ŞAMANİZM VE ESKİ TÜRK İNANÇ SİSTEMİNE BİR (EZOTERİK ) YAKLAŞIM VE SEMAVİ  DİNLERE ETKİSİ<br />
</strong><br />
Tarihçi ve yazar Enver Behnan Şapolyo, ‘Tarih Boyunca Türk Tefekkürü Şamanizm  Tefekkürü” adlı kitabını Şamanizm ve Türk tefekkürüne ayırmış ve Şamanizm ile  Türk inanç sistemini eş kabul ederek, bu inanç sisteminin semavi dinlerdeki (  Musevilik, Hıristiyanlık, İslam ) günümüze kadar gelen oluşum ve etkilerini  incelemiştir :</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>İNANÇLA İLGİLİ DÜŞÜNCELERİN DOĞUŞ YERİ<br />
</strong><br />
İlk inanç tefekkürü Asya’da yaşamakta olan insanlar arasında doğup gelişmiştir.  İnsanlığın ilk ulu tefekkürü Orta Asya’da Tanrı Dağı sakinlerinde doğmuştur. Bu  ülkede yaşayanlar yalnızca Türkler’di. Türkler bu ilk yurtlarına “Günortaç”,  doğu kesimine “Hatay Ülkesi”, batı kesimine “Horasan İli”, kuzey kesimine de  “Kıpçak Ülkesi” adını vermişlerdi. Bu ülkede doğan inanç sistemi üç merkezde  kendini göstermiş ve temelleşmiştir : Birincisi Günortaç’ta “Şamanizm” ;  ikincisi Orta Asya’dan Mezopotamya’ya göç eden Sümerler’in inancı ; üçüncüsü ise  yine göçün sonucu, Mısır’da Menfıs mevkiindeki “hermetizm” tefekkürüdür.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>1. Şamanizm<br />
</strong><br />
Şamanizm ; evrenin yaradılış düşüncesidir. Bu ilk düşünceler Orta Asya’daki Eski  Türkler tarafından ele alınarak yaradılış sırları çözülmeye çalışılmıştır.  Sonunda bütün varlıkların, evreni kaplayan bir nur olduğu, bu nurun da “Hüsn-ü  Mutlak” (mutlak güzellik) olduğu inancına varılmıştır.<br />
</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p><center><!--adsense#reklam_336x280--></center><br />
<font face="Maiandra GD" size="2"> <strong>Yaradılış Efsanesi</strong></font><br />
<font face="Maiandra GD" size="2"><strong> </strong></font><br />
<font face="Maiandra GD" size="2"> Kainat (evren) henüz yaratılmadığı zamanda, yukarıda gök, aşağıda yer ve canlı  mahluk ta yoktu. Kainatı yaratan Hüsn-ü Mutlak bu güzelliği tecelli ettirmeyi  düşündü, bu güzellikten bütün varlıklar bir anda hasıl oldu. Bunlar arasından  insan, evrenin özvarlığını düşündü, bunun Nur-u Ziya olduğu sonucuna vardı. Gök  alemini kaplayan “yaratıcı ve yaşatıcı”, nur-u ziyayı dünyaya hayat vermek üzere  Güneş’i bahşetti, ayı da ona eş olarak yarattı. Güneş’e inananlar “Şamanizm”  inanç sistemini oluşturdular. Böylece Şamanizm Türk tefekkürü olarak ortaya  çıktı. Şamanizmde güneşe gün ana denmekte ve göğü ve yeri aydınlatmaktadır. Ay  ise ay ata’dır. Bunlar nur-u ziya varlığının kutsallarıdır. Şamanizmde  güzelliğin timsali güneş olduğu için kutsaldır, tan yeri ağarırken ona ibadet  edilir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türkler’e göre evrende bütün varlıklar dört eşit parçaya bölünmüştür.  Dört’te manevi cevher vardır; dört yön de dört renk te ( gök &#8211; kızıl &#8211; ak &#8211; kara  ) kutsaldır. Şamanizmin din adamlarına “şaman” veya “kam” denir. Şamanın ayin  yönetmek yanında, sihirle ilgili bazı görevleri de vardır. Şaman kırmızı külah  giydiğinden “kızılbaş” “diye de anılır, kopuz, tef, davul çalar, raks eder.  Şaman olmak birçok şarta ve merasime bağlıdır. Bunlar kainatın sırlarını çözen  tefekküre sahiptirler. Bu tefekkür sisteminin izlerine İslamiyet te tasavvufta  rastlıyoruz. Türkler Müslüman olduktan sonra Şamanizm, tasavvuf şeklinde Horasan  Erenleri vasıtasıyla Anadolu’ya yayılmıştır. Horasan Erenleri’nin en büyüğü  mutasavvuf Ahmet Yesevi’dir. Onu izleyenler Hz. Mevlana, Hacıbektaşı Veli, Ahi  Evren Veli, Hacı Bayram Veli Mir. Bu kişiler tasavvuf yoluyla Şamanizmi Türk  tarikatları bünyesinde asırlarca yaşatmış ve günümüze kadar gelmesine sebep  olmuşlardır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>2. Sümer Medeniyeti ve İnanç Tefekkürü<br />
</strong><br />
Güneşe yani Nur-u Ziya denilen ebedi güzelliğe inanan dini sistem Şamanizm  tefekkürü, M. Ö. 5000 dolaylarında Türkler’in Orta Asya’dan Mezopotamya’ya göç  etmeleri sonucunda Sinear bölgesinde yerleşen Sümerler tarafından taşınmıştır.  “Güneş Sistemi” olarak gelişen bu inanç sisteminde, Sümerler’in en ulu ilahı  Güneş’ti. Güneş inancı, Şamanizmden kaynaklanan ve Orta Asya’dan göç etmiş  Türkler’ce oluşturulan bir inançtı. Sümer Türkleri’nin büyük bir medeniyet  merkezi olan Uruk’ta yeni bir inanç gelişti : Bu yeni inanç düşüncesini Uruk’lu  bir heykeltraş olan Azer’in oğlu İbrahim oluşturdu. Bu ilk tek tanrı fikridir.  Bu tek tanrı tefekkürü Sümer Türkleri medeniyetinin mirasçısı olan Sami  kavimlere geçti. Museviler. Hıristiyanlar ve Müslümanlar tek tanrı inancını  kabul ederek üç büyük (semavi) din doğdu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>3. Mısır Medeniyeti ve İnanç Tefekkürü<br />
</strong><br />
Şamanizm tefekkürü Sümerler’le beraber Mısır’a yerleşen Türkler kanalıyla  Hermetzim ( Hermestod ) Tefekkürünü oluşturdu. Mısır’ın deltasına yerleşen  oymaklar “nom” adı ile siteler kurdular. Bunların içinde Türk oymaklarının  isimlerini taşıyanlar vardır: Bunlardan birinin adı “Yuf’tur ki bu ada halen  Orta Asya’nın bir çok yerinde rastlanmaktadır. Tenis şehri de “Tan” oymağının  adını taşımaktadır. Nom sitelerinin devlet başlarına “sanı” denirdi. Saru eski  Türkçe’de “nur” anlamındadır. Hükümdarlar güneşin nurundan unvanlarını  almışlardır. Mısırlılar, güneş mabetlerine de “het saru” (nur şatosu) derlerdi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Saru Sümer dilinde “hükümdar, prens” anlamındadır. İbranice’de “şaru” kelimesi  “prens” demektir. Mısırlılar’da ilk medeniyet kuranların dilleri de Ural-Altay  dilinden doğmuş bir karışım olduğu anlaşılmaktadır. Özellikle din, tefekkür ve  ahlaka ait sözcükler Türkçe köklüdür. Mısır dini (inancı) Şamanizme pek  benzemektedir: Eski Türkler’de olduğu gibi Mısır’da da güneş ve onun nuru  ilahlarıdır, bu nuru kaplayan da göktür. Mısır inancında en önemli rol sahibi  güneştir. Bu düşünce sistemi hermetizm olarak adlandırılan tefekkürü  oluşturmuştur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>HERMETİZM ( HERMESTOD ) TEFEKKÜRÜ<br />
</strong><br />
M. Ö. 5000 ile 3000 yıllarında Türklerin Orta Asya’dan göçü olmuştur. Bu göçün  bir kısmı Mezopotamya ‘ya yerleştikleri tarihlerde bir kısmı da Nil deltasına  yönelmiştir. Tarih öncesi devir yaşanmakta olan Mısır’da birden tarih çağı  başlamıştır. Mısır’ın eski tarihi incelendiğinde halkın Afrikalı, Arap ve Kafkas  Ari kavimlerinden olmadığı, dilinin de Arapçayla ilgisi olmadığı anlaşılır.  Mezarlardan çıkarılan mumyaların beyaz ırktan olduğu, sima, dil ve dini  düşüncelerin eski Türkler’le pek benzeştiği görüldüğünden bu halkın Orta  Asya’dan göç eden Türkler’den olduğu sonucu çıkmaktadır. Mısır tanrısı nur  ilahıdır, güneşin timsalidir. Horus, “hor” sözcüğünden gelmekte, hor sözcüğü  Türkçe’de “nar-ı beyza” anlamını taşımaktadır. Ayrıca, Mısırlılar’ın savaş ilahı  “kurf’tur. Bunlar, Mısır dininin, Orta Asya kabileleri tarafından Nil vadisine  getirildiğinin işaretleridir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Mısır’ın manevi kitapları Hermes’e aittir.  Hermes’in ne zaman yaşadığı kesin olarak bilinmemektedir, 42 tomar yazı yazdığı  rivayeti vardır. Hermes’in oluşturduğu tefekkür, evrenin sırlarını aramaktır.  Buna Hermetizm adı verilmiştir. Bu sırlara vakıf olmak isteyenler esrarengiz  törenle “gizli mabede” alınır, orada eğitilir, aydınlatılırdı. Hermetizm ne bir  din, ne de mezheptir. Yalnız tefekkür cemiyetidir, doğanın sırlarını araştırma  yoludur. Bu yolda çalışanlar müspet bilimlerin köklerini keşfetmişlerdir :  Astronomi, fizik, geometri, felsefe, ahlak ve teoloji bilimlerinin kökenine  inilmiş, gelecek nesillere önderlik edilmiştir. Bu mabette yetişenler Mısır’da  devlet idaresi ve firavunluk mertebesine erişmişlerdir. Hermetizm, Şamanizmin  Mısır’da oluşan en gelişmiş şeklidir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>KABBELA TEFEKKÜRÜ<br />
</strong><br />
Şamanizmin bir tekamülü olan Hermetizm, Mısır’da kapalı bir tefekkür olarak  yaşamış, sonunda Mısır’daki İbraniler vasıtasıyla Filistin’e geçerek Kabbela  Tefekkürü olarak gelişmiştir. Kabbela “gelenek” anlamının taşımaktadır. Hz.  Yusuf vasıtasıyla Mısır’a gelip yerleşen (M. Ö. 1650) İbraniler ( İsrailoğulları  ) zamanla çoğaldılar. Mısırlılar tarafından hakir görülerek zulmedilmeye  başlanan İbraniler’i, II. Ramses’in yeğeni olan (Hz. ) Musa kurtarmaya ahdetti.  Musa, Kermes Mabedinde yetişmiş üstadlardandı. Hermes tefekkürünü İbraniler  arasında gizlice öğretti, 70 kişi yetiştirdi. Mısır’dan ayrılan İbraniler  tarafından oluşturulan bu düşünce sistemine Kabbela Tefekkürü denildi. Musa bu  tefekkürünü “Zohar” adlı bir kitapta toplamıştır. Zohar “Nur Kitabı” anlamına  gelmektedir. Bu kitapta yıldızlar aleminin gizleri yazılıdır, başta güneş ve ay  gelmektedir. Bu da Şamanizmin hermetizmden sonraki şeklidir. Zoharda dört esas  vardır : İlahi ruh, nesih (hava), su ve ateştir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Evrenin sırları, Yahudilerin  kutsal kitabı Tevrat’ta değil, Zohar’da yer almıştır. Zohar’ın içeriği  Şamanizmin “hüsn-ü mutlak” tefekkürüne dayanmaktadır. Tevrat’a inananlar Yahudi  cemaatini oluştururlar. Tevrat’ın, Yahudilerin Babil esaretinden sonra yazıldığı  anlaşılmaktadır. Çünkü Tevrat’ta yer alan birçok olayın Sümerler’den alındığı  anlaşılmaktadır: Tufan olayı Sümer kitaplarında aynen mevcuttur. Hermes ve  Kabbela tefekkürü Musevilik ve Hıristiyanlık dinleri içinde yer almamıştır.  Dinlerin itikatları dogmatik olduğundan, düşünce hürriyeti taşıyan ve doğa  olaylarını akıl yoluyla izleyen düşünce sistemleri, dinler dışında gizli-kapalı  şekilde devam etmiştir. Hermetizm ve kabbela Suriye ve Anadolu’da gizli  mezhepler şeklinde yaşamış, Filistin’de taşçılık yapan Kenanlılar arasında  yaşatılmış, Haçlı Seferleri ile Anadolu, Suriye ve Filistin’e gelen  Hıristiyanların bir kısmı, bu kapalı- gizli tefekkür ve Ahilik’le tanışmıştır.  Bu yolla, eski Orta Asya dini düşüncelerini taşıyan ahiliğin, anılan temaslarla  Hıristiyanlar kanalıyla Avrupa halklarına ulaşmış olduğu anlaşılmaktadır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Şamanizm ; Hermestod, Kabbela ve Epifani tefekkürü ile olgunlaşmıştır. Mısır (Menfıs)  gizli mabedinden geçen bu tefekkür (Epifani ile) İtalya’ya, oradan da Fransa’ya  ve İngiltere’ye geçmiştir. Bu tefekkür Orta Çağda uyumuş, haçlı seferleri ile  yeniden uyanmıştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>TASAVVUF TEFEKKÜRÜ<br />
</strong><br />
Tarih boyunca insanlığın tefekkürü Şamanizm, Hermetizm, Kabbela ve Epifani olmak  üzere dört devre geçirmiştir. Budizm, Konfıçyüs dini ile Musevilik,  Hıristiyanlık ve Müslümanlık bu dört tefekkürden ilham almış fakat ayrı bir  yoldan insanlığı aydınlatmışlardır. Bu dört tefekkür bütün dinlerin dışında  kalmış, insanlığı akıl ve hikmet, vicdan ve güzellik duygularıyla etkilemeye  çalışmışlardır. Bu tefekkürler İslam aleminde tasavvuf kisvesiyle  temelleşmiştir. Uzun ve kanlı savaşlardan sonra 10. Asırdan itibaren  Müslümanlığı kabul eden Oğuz Türkleri, Şamanizm tefekkürünün yüksek tesirinden  ayrılamamışlardır : İslamiyet bir dindir ve felsefesi olmaz. İslamiyet uluhiyet  tanıyor, ahlak telkin ediyor ve bir hukuk müessesesi oluşturuyordu. Her din gibi  o da dogmatik idi ve hür bir tefekküre meydan vermiyordu. Dinin emirlerine  kayıtsız şartsız uymak imanın şartı idi. Fakat akıl ve hikmet ; insanlığı,  ileriyi, yeniyi, güzeli düşünüyordu. Bu yola giren Müslümanlar İslam ın  felsefesi olan “kelam”ı oluşturdular. Kelam İslami felsefedir. Bu felsefe konu  olarak mezhep ve tarikatların ayrı ayrı görüşlerini incelemiştir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Dini konular  ele alınarak Kur’an ve hadisler incelenmiş, ayrı yollar oluşmuştur. Bunlar  mezhep olarak adlandırılır. Bu mezheplere girenler sofi olarak anılmışlardır.  Arap, Hint ve İran Müslümanlarında mezhep var, tarikat yoktur. Tarikat yalnız  Türkler’de doğmuştur. Türk tarikatları Şamanizmden kaynaklanır. Şamanizm,  İslamiyette “tasavvuf olarak temelleşmiştir. Bütün Türk tarikatları tasavvufa  dayanmaktadır. İlk mutasavvuf Ahmedi Yesevi’dir. Şamanizmi İslami akidelerle  birleştirerek İslam tasavvufunun kurucusu olmuştur. Ahmedi Yesevi müritlerine  “Horasan Erenleri” adı verilmiş ve bunlar, Anadolu Türkler tarafından fetholunca  Anadolu’ya göç etmeye başlamışlardır. Göç edenlerin en önde gelenleri :  Mevleviliği kuran Mevlana Celaleddini Rumi, Bektaşiliği ve Kızılbaşlığı kuran  Hacı Bektaşi Veli, Ahiliği kuran Ahi Evran Veli’dir. Özellikle Bektaşilik’te ve  Kızılbaşlık’ta Şamanizm tamamen yaşamaktadır. Ahilik te Şamanizmden doğmuştur.  Haçlı Seferleri ile Anadolu’ya gelen Hıristiyanlar ahiliği incelemişlerdir.</font></p>
<p align="left">&nbsp;</p>
<p align="right"> <strong><span lang="en"><font style="font-size: 15pt" face="Maiandra GD"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-genel-bilgiler-2/" style="text-decoration: none"> <font color="#6699ff">» Devamı »</font></a></font></span></strong><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
</font></p>
<p align="center"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm/">»<span lang="tr">  &#8220;Şamanizm&#8221; Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span><br />
</span></font></strong> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD"><br />
Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></font></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-genel-bilgiler-1/">Şamanizm – Genel Bilgiler – 1</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-genel-bilgiler-1/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şamanizm &#8211; Genel Bilgiler &#8211; 2</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-genel-bilgiler-2/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-genel-bilgiler-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Dec 2007 01:31:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şamanizm]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Tarihi ve Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Türk Dini]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Türk Dini Samanizm]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Turk inanci]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Gok Tanri]]></category>
		<category><![CDATA[Gok Tanri Dini]]></category>
		<category><![CDATA[Kök Tengri]]></category>
		<category><![CDATA[Saman]]></category>
		<category><![CDATA[Samanizm Dini]]></category>
		<category><![CDATA[Samanizm Genel Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Samanizm ile ilgili Genel Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Tengri]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-genel-bilgiler-2/</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8230;Şamanizm&#8230; (Genel Bilgiler &#8211; 2) IV. ŞAMANİZMİN VE ESKİ TÜRK İNANÇLARININ GÜNÜMÜZDEKİ YANSIMALARI Din bilimcilerin “kitaplı dinler” olarak ifade ettiği semavi dinler, eski dinlerin ve inançların etkisinden kurtulamamışlardır. Bu olgu İslam dini ve Şamanizm için de geçerlidir. Orta Asya’da Şaman ya da Gök-Tanrı inancım taşıyan Türkler İslamiyeti kabul ederken, Müslümanlığı Arap Yarımadası’nda ortaya çıktığı şekilde [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-genel-bilgiler-2/">Şamanizm – Genel Bilgiler – 2</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><strong><font color="#6699ff"> <span style="font-size: 22pt">&#8230;Şamanizm&#8230;<br />
</span></font> <font color="#ff9933"><span style="font-size: 13pt">(Genel Bilgiler &#8211; 2)</span></font></strong></font></p>
<p align="justify"> <img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/Samanizm/4.jpg" alt="Şamanizm" align="left" height="286" width="150" /><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>IV. ŞAMANİZMİN VE ESKİ TÜRK İNANÇLARININ GÜNÜMÜZDEKİ YANSIMALARI<br />
</strong><br />
Din bilimcilerin “kitaplı dinler” olarak ifade ettiği semavi dinler, eski  dinlerin ve inançların etkisinden kurtulamamışlardır. Bu olgu İslam dini ve  Şamanizm için de geçerlidir. Orta Asya’da Şaman ya da Gök-Tanrı inancım taşıyan  Türkler İslamiyeti kabul ederken, Müslümanlığı Arap Yarımadası’nda ortaya  çıktığı şekilde değil kendi kültür ve eski inançlarıyla uyumlu olabilecek  özellikleriyle birlikte benimsemişlerdir. Tariçilere göre Türkler’le Arap İslam  ordularının ilk karşılaşmaları Kafkasya üzerinden Hazar Türkleri, Horasan  üzerinden de Göktürkler’le olmuştur. Müslüman Arap ordularının Orta Asya’ya  yayılmak ve hakimiyet kurmak için giriştikleri savaşlar çok kanlı olmuştur.   </font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">  <font face="Maiandra GD" size="2"> Arap  orduları içindeki “bedevilere”, fethedilen yerlerde vaad edilen ganimet, Türk  yurtlarında tarihin ender rastladığı vahşete ve toplu katliamlara yol açmıştır.  O tarihlerde Türkler arasında en yaygın din anlayışının başında Şamanizm, budizm  yer almaktaydı. Bazı bölgelerde ve Türk topluluklarında ise Hıristiyanlık,  Musevilik, çintuizm ve birçok farklı inanç ta hüküm sürmekteydi. Bu nedenle bu  kadar çok sayıda ve birbirinden farklı dinlerin aynı coğrafi bölgelerde birarada  kavgasız yaşaması, muhtemelen Türkler’de başlangıçtan beri varolan tolerans  düşüncesinin bir ürünü veya toleransın gelişip yerleşmesine neden olmuştur.  Fakat Arap ordularının, zenginliği ile bilinen Türk yurtlarına karşı  başlattıkları ve ganimet vaad edilen yayılma ve bir dinin zorla kabul  baskılarının doğurduğu çok kanlı savaşlar, Müslümanlığın 300-350 yıl kadar süren  büyük bir direnişten sonra kabulüne yol açmıştır. Hazar Türkleri arasında  Müslümanlık yerleşememiştir.   </font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">
<p align="justify"><center><!--adsense#reklam_336x280--></center></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">  <font face="Maiandra GD" size="2"> 8. y.y. başlarında Hazar Hakanı Yahudiliği din  olarak seçmiştir. Bu bölgede islamiyet, Hazar Devletinin yıkılışından sonra  Özbek Han (1313-1340) zamanında kanlı mücadeleler sonunda yerleşmiştir.  Oğuz’ların İslamlaştırılması iki asır sürmüştür. Kıpçak Türkleri’nin  İslamlaşması ise 10. y.y. başlarından 14. y.y. başlarına kadar devam etmiştir.  Çok uzun süren kanlı savaşlar sonunda kabul edilen Müslümanlığa Türkler eski  inançlarını da taşıdılar. Türkler bedevi İslamı aynen benimseme yerine kendi  inançlarıyla harman edip yeni bir sentez oluşturdular. Bu sentez İslamın Orta  Asyalılaşması olan ve başında Hoca Ahmet Yesevi’nin bulunduğu İslamın sufi  yorumudur. Sufılik yani “tasavvuf, İslamiyetin siyasal mücadelelere, hırs ve  menfaate alet edilmesine tepki olarak ortaya çıkmıştır. Bu kimseler daha  sonraları tıpkı Musevi, Hıristiyan ve Budist rahipler gibi kendilerini halktan  ayıran giysiler “sof giymeye başladıkları için bunlara sonraları sufi adı  verilmiştir. Araştırıcılara göre Türkler arasında İslamiyeti, Emevi  Müslümanlığın resmi sözcüleri ve orduları yayamamışlardır.   </font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">  <font face="Maiandra GD" size="2"> Dinin şer’i  kurallarını önemsemeyen, dini sufice yorumlayan, halkın benimseyeceği biçimde  ifade eden ve halkın eski inançları ile yeni dini kaynaştıran “sufiler”  olmuştur. 9. ve 10. y.y. da Türkistan’ı adım adım arşınlayan dedeler, babalar,  atalar ; tıpkı şaman dedeler gibi menkıbeler, nasihatler anlatan, halk üzerinde  sevgi ve saygıdan kaynaklanan nüfuzları olan kimselerdi. Daha sonra bu dedeler,  babalar göçlerin başında, uzun süren yolculuklar sonunda Anadolu’ya ulaştılar.  Bunlar Anadolu’da, dede, baba, abdal ve gazi gibi ad ve unvanlarla Orta  Asya’daki misyonlarını sürdürmek için dergahlar açtılar : Mevlana’lar, Hacı  Bektaş Veli’ler, Ahi Evran Veli’ler, Abdal Musa’lar, Sarı Saltık’lar, Taptuk  Emre’ler, Yunus Emre’ler bu coşkun ırmağın Anadolu’daki kollarıdır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>DEDE &#8211; ŞAMAN<br />
</strong><br />
Anadolu’da dede olmanın temel koşulu dede soyundan gelmektir. Şamanlarda da  durum aynı idi. Gerek dedelik gerek şamanlığın soydan gelme dinsel özelliği  dışında, seçiliş şekilleriyle, kıyafetleriyle, gördükleri hizmetlerle ve  kendilerine gösterilen sevgi ve saygıda, bu denli zaman aralığına rağmen  aralarında şaşırtıcı benzerlikler bulunmaktadır : Dedeler de şamanlar gibi  tamamen hafızaya dayalı zengin halk şiirini, nefesleri, duaları ve sözlü halk  geleneğini nesilden nesile aktaran iletişim organları gibidirler. Şamanlar gibi  dedelerin de hastalıkları iyileştiren olağanüstü güçleri olduğuna inanılır.  Şaman kendi çocukları arasında samanlığa en çok ilgisi olanı seçer ve geleceğe  dayalı gizli bilgiyi de vererek yetiştirir. Bu durum aynen Anadolu Aleviliği’nde  dede yetiştirme biçimine taşınmıştır.   </font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">  <font face="Maiandra GD" size="2"> Şaman giysisindeki özellikler Bektaşi  giysilerine de yansımıştır. Şamanlar ( kamlar ), tanrılar ve koruyucu ruhlar  için arak (rakı) saçı saçarlar, bu kansız kurban sayılırdı. Alevi ve Bektaşi tarikatlerinde de içilen içkiye “içki”, “rakı”, “şarap” denilmeyip, şaşmaz bir  kural olarak tolu ya da dolu denilmesi ve içilen içkinin dem anlamına gelmesi  benzerlik nedenlerini aydınlatmaktadır. Türkler’in İslamiyeti kabulünden bugüne  yaklaşık on asır geçmesine rağmen bugün, günlük yaşamımızdaki birçok kültürel,  sosyal öğe İslamdan önceki izlerini taşımaktadır. Şimdi bunlardan bazılarını ele  alalım : İÇKİ İÇİLMESİ</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Sadece düğün, tören, şölen gibi kutlamalarda değil, ayinlerde de içki içilmesi  eski Türk kültüründe çok yaygındır; kutlamanın, ayinin vazgeçilmez bir  parçasıdır. Şaman ayinlerindeki dinsel toplantılarda içilen kımız, şarap v. s.  bugün Anadolu’da bazı dinsel içerikli toplantılarda varlığını “dem” olarak  sürdürmektedir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>MEZARTAŞI<br />
</strong><br />
Bu adet eski Türk ve Orta Asya, Mezopotamya kültürlerinden kalmadır. Arap -İslam  ülkelerinde mezar taşına rastlanmaz. Mezarlara taş dikilmesi ve onun adeta bir  güzel sanat haline gelmesi İslam coğrafyasında sadece Anadolu’da vardır ve  Türkler’in “Atalar Kültü”ne dayanır. Mezarlar çok temiz ve bakımlı tutulur,  süslenir, çiçeklenir. Ruhun ölmezliğine inanıldığı için “ölüm” kelimesi yerine  “dünya değiştirdi”, “göçtü”, “don değiştirdi”, “hakka yürüdü” gibi terimler  kullanılır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>MUM YAKILMASI<br />
</strong><br />
Mum yakılması ve ateş yakılması da eski Türk inançlarındandır. Bunun kökeni  ateşin kutsal sayıldığı döneme dayanır. Ateşe, suya, taşa, türbeye dua edilmesi  buralardan medet umulması eski inançlardan kalmadır. Anadolu’da yatır, türbe,  dergah, kutsal taşlar, mezar v. b. ziyaretlere giden insan sayısı bir hayli  fazladır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>BEZ BAĞLANMASI, PAÇAVRA BAĞLANMASI<br />
</strong><br />
Halen yatırlara, bazı ağaçlara ve kutsal sayılan yerlere bez veya paçavra  bağlamak, bu yolla adakta bulunmak inancı sürmektedir. Bu inanç ta eski  Türkler’in şamanın davuluna bez veya paçavra bağlanması yoluyla adakta bulunmak,  dilemek gibi kansız kurban sayılan inanç ve geleneklerdendir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>GÜNEŞ’E, AY’A NİYAZ<br />
</strong><br />
Anadolu’da orta yaşın üzerindeki insanların çoğu, güneşin ve ayın ilk görülmesi  sırasında, ya da ay hilalken niyaz eder, dua ederler, kutsarlar. Bunlar İslam da  yoktur. Eski Türk inancı olan Göktanrı (Kök-tengri) inancından  kaynaklanmaktadır. Akarsuların, kaynakların, göllerin, bazı ağaçların kutsal  sayılması onların kesilmemesi doğa inançlarından kalmadır. Eski Türklerin Yer-su  (yar-sub) kutsallarıdır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>MEVLİT OKUTULMASI<br />
</strong><br />
Mevlit okutmak, Kur-an’ı müzikle okutmaktır. Süleyman Çelebi’nin eserleri,  Kur-an’ın ayetleri, Hz. Muhammet ve Hz. Ali’nin hayatının müzikle okunması İslam  da yoktur. Bu gelenek, eski Türk inançlarından kaynaklanmaktadır. Şamanlıkta  müziksiz ayin yapılmazdı. Ayinde, Şaman davulu, tefi veya kopuz olmadan şaman  töreni olmazdı. KÜMBETLER</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Anadolu’da yaygın mimari yapılardan biri kümbetlerdir. Bunların mimarisine  dikkat edilirse, karşıdan çadıra benzemektedirler. Yani göçebe kültürü olan  “çadır’ın mimariye taşınmasıdır. Bu kümbetler aynı zamanda, Gök-tanrı inancından  gelen gök kubbelerdir. Göğün mimariye “gökkubbe” olarak taşınmasıdır. Renk  verilirken de, kubbelerin gökyüzünü andıran kısmı mavi olur. Bunun da, İslam  öncesi Gök-Tanrı inancının mimariye yansıması kabul edilmektedir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>EŞİĞİN KUTSALLIĞI<br />
</strong><br />
Kapıdan içeri girilirken eşiğe basılmaması da eski Türk inancından (Şamanizmden)  kalma bir inanıştır (semboldür). Eşik kapıdır. Kapı ise yeni bir dünyaya  açılmaktadır. Bu nedenle saygındır, kutsaldır. Anadolu, Balkanlar ve  Türkistan’daki din büyüklerinin yattığı yatırlar kitleler tarafından ziyaret  edilirken eşikleri niyaz edilir, o kapıdan şefaat beklenir. Anadolu’da evlenip  yeni evine giren gelin, yeni evine (yeni hayata) girerken evin eşiğini niyaz  edip eve öyle girer.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>HALI &#8211; KİLİM DESENLERİ<br />
</strong><br />
Şamanın üzerine giydiği giysiye yılan, akrep, çiyan, kunduz v. s. yabani &#8211;  zazarlı hayvan şekilleri çizerek onların kaçırılacağına inanılırdı. Bugün  Anadolu’da Türkmen köylerinde dokunan halı, kilim gibi örgüler şaman  giysilerinden aynı izleri taşımaktadır. Türkmen halı ve kilimleri üzerindeki  akrep, yılan, kırkayak gibi hayvan resimleri, eski Türk inanış ve  geleneklerinden kalma özelliktir. Bunun amacının zararlı olan resimdeki  hayvanları kaçırmak olduğu kabul edilmektedir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>NAZAR<br />
</strong><br />
Anadolu’da halk arasında “nazar” olgusu çok yaygın bir inançtır. Bazı insanların  olağandışı özellikleri olduğu ve bunların bakışlarının karşılarındaki kimselere  rahatsızlık verdiğine, kötülük yaptığına inanılır. Bunun önüne geçmek için  “nazar boncuğu”, “deve boncuğu”, “göz boncuğu” v.s. takılır. Nazar olgusu da  eski Türk inançlarındandır. Yine, istenmeyen bir olay duyulduğunda tahtaya el  ile tokmak gibi üç kere vurulması da, kötülükten korunmak, kötü ruhların  duymasını önlemek amacına yönelik eski bir şaman inanışıdır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Günümüzde bazı batılıların ilgi duyup tekrar uygulamaya başladıkları şekline ise  Neo-Şamanizm denir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>Bilimcilerin Farklı Görüşleri<br />
</strong><br />
Şamanizm&#8217;in başlangıçta Batılılar&#8217;ca çoktanrılı bir din zannedilmesindeki ana  etken, Şamanizm hakkında yeterince bilgisi olmayan ilk Batılı gezginlerin  Şamanizm hakkında Batı&#8217;ya aktardıkları yüzeysel bilgilerden kaynaklanmıştır. Her  şeyden önce, Asya Şamanizm&#8217;inde tapınma yoktur, ki bu da bir din olmadığını  açıkça ortaya koymaktadır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Şamanizmin tanımında bilim adamları aynı fikirde değildir, bu hem şamanizmin  içinde barındırdığı farklı yön ve öğelerden hem de şamanizmin çok farklı  coğrafyalarda, aynı temelde ama çok farklı şekillerde var olmasından  kaynaklanmaktadır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Büyük çoğunluğu eski Sovyet bilim adamları olan bir kesim (Mikaylovskiy, Haruzin,  Potapov, Alekseev gibi) Şamanlığı Türklerin orijinal dini kabul ederken,  aralarında Mircea Elide, Jean Paul Roux, V. Jochelson, V. Bogoras, Hikmet Tanyu,  Osman Turan, İbrahim Kafesoğlu&#8217;nun da bulunduğu bilim adamı ve yazarlar ise  şamanlığı bir din değil Kuzey Asya topluluklarının dini duygularını içeren ve  öteki alem varlıklarına hükmeden bir tür kült olarak görmektedirler.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">“Şaman, Anglosakson terminolojisinde anlatılmak istendiği gibi hekim-büyücü  olmadığı gibi, şüphesiz tek şifa verici kişi de değildir. Kelimenin günlük  anlamında bir büyücü değildir ve bu kelimeyle tanımlanması Şamanizme hiçbir  zaman sahip olmadığı bir nitelik vermek pahasına onu bulunmaması gereken bir  yere oturtmuştur…” (sy.63) [kaynak belirtilmeli]</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">“Zaten Şaman, tamamen hayata dönük ve olumlu eylemler gerçekleştirmek isteyen  kişiliğiyle hiçbir zaman kara büyüye alet olmaz ve hiçbir zaman kötülük yapmaz;  sahip olduğu yetkilerini kendi kişisel hizmetinde ve kendi savunması amacıyla  bile kullanmaz. Kabile reisi veya hükümdarlarla anlaşmazlığa düştüğünde kendi  etkisinden yararlanabilir, ancak hiçbir şekilde görünmez gücüne başvurmaz; ona  karşı koyacak herhangi bir gücü yokmuşcasına ve hayatını kaybetmek pahasına  maddi gücün kendisini yenmesine seyirci kalır.” (sy.63) [kaynak belirtilmeli]</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">“Şaman, gücünün kökeni ister kalıtım ister görünmeyenin armağanı olan bir  yetenek veya uzun bir acemilik dönemi ya da ‘yetki sağlama isteği’ olsun,  amacına, genellikle inzivada veya diğer büyük ustaların yanında gerçekleştirilen  sabırlı bir yetişme dönemi geçirmeden ulaşmayı umamaz. Ne olursa olsun, güçten  düşürücü şekilde gerçekleşen ve sonuçta kendisini bitkin halde yere düşürecek  olan bir deneyim için bütün olanaklarını toplamaya çalışmalıdır. Evrenin  yollarını katetmeye çağrılan şaman, yolunu kaybetmemek için bu yolları mümkün  olan en iyi şekilde tanımalıdır; kendisini izleyen varlıklarla devamlı olarak  karşı karşıya gelme olasılığı nedeniyle onların geleneklerini, dillerini ve  âdetlerini öğrenmiş olması gerekir; belirli hedeflere yönelmesi nedeniyle bu  hedeflere nasıl varacağını bilmelidir. Gerek geçtiği yollarda, gerek  karşılaştığı varlıklarla elde etmek istediği sonuçlara erişebilmesi için şamanın  kendisine yararlı olacak araçları tanımaya ihtiyacı vardır. Bunlar, yeryüzünün  herhangi bir seyyahı için söz konusu olduğu gibi, gerçekleştirilecek işe,  öngörülen zorluklara ve her kişinin kendine özgü olanaklarına bağlı olarak son  derece çeşitli olabilirler.” (sy.64) [kaynak belirtilmeli]</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>Tarih<br />
</strong><br />
Eskiçağ ve Ortaçağ’daki çok yaygın olan sihirlerden farkı, onların kişisel  olmalarına karşılık, şamanlığın başta Orta Asya ve Kuzey Asya halkları olmak  üzere, Tunguzlar’da, Moğollar’da, Mançular’da, Laponlar’da, Eskimolar’da,  Vogullar’da, Ontiyaklar’da, Samoyedler’de, Kafkaslar’da, Hindistan’da, Çin’de,  Japonya’da, Endonezya’da, Malezya’da, Polinezya’da, Avustralya’da, Büyük  Okyanus’un öbür adalarında, Alaska’da, Grönland ve İzlanda’da, Kuzey Amerika’da,  Guyana’da, Amazon bölgesinde ve Afrika’nın birçok yerinde (ufak tefek ayrılıklar  bir yana) temel ilkeler değişmemek koşuluyla az ya da çok kalabalık cemaat’ın  bulunmasıdır. Şamanlığın ne zaman ortaya çıktığı, ne gibi değişiklikler  geçirdiği kesin olarak bilinmemektedir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Şamanizm&#8217; in köken olarak anaerkil dönemde ortaya çıktığı tahmin edilmektedir,  şaman sözcüğü için üç farklı görüş öne sürülmektedir ;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>1. </strong>Şaman kavramı, Hindistan’daki Pali dilinde ruhlardan esinlenen kişi  anlamına gelen &#8220;samana&#8221; sözcüğünden türemiştir,<br />
<strong>2.</strong> Şaman kavramının kaynağı, Sanskritçe’de budacı rahip anlamına gelen  samana sözcüğüdür,<br />
<strong>3.</strong> Şaman kavramı, Mançu dilinde oynayan zıplayan, bir iş görürken sürekli  olarak hareket eden anlamındaki saman kavramından gelir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>Bölgesel Şamanlık Farkları<br />
</strong><br />
Son araştırmalar şamanlığın Türkler’e özgü olmayıp bütün Asya’ya yayıldığını (Samoyedler’den  Endonezya adalarına kadar) göstermektedir ki, araştırmacılar, artık Amerika  Kızılderilileri&#8217;ni de Şamanizm kapsamında ele almaktadırlar. Nitekim Mircea  Elida Şamanizm adlı kitabında Asya’nın şaman topluluklarında, Amerika  Kızılderilileri&#8217;nde ve Okyanusya yerlilerinde sayısız unsurun ortak olduğunu  ortaya koymuştur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>Avrupa<br />
</strong><br />
Şamanlık Avrupa&#8217;da ilk çağ devirlerinden beri yaygındı ve farklı Töton  kabileleri ve Fin-Baltık halkları arasında Demir Çağı boyuncu uygulanmıştı.  Hristiyanlığın doğuşuyla birlikte şamanlık yok olmaya yüz tutmuş, özellikle  şehirlerde oldukça kaybolmuş ve fakat kırsal kesimlerde şamanlıktan kalma  adetler Hristiyan olan halklar arasında yaşamaya devam etmiştir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>Sibirya<br />
</strong><br />
Sibirya klasik şamanizmin anavatanı kabul edilmektedir. Bölgedeki Ural, Altay,  Paleosibiryalı halklar özellikle de avcı-toplayıcı gruplar modern dönemlere  kadar şamanistik uygulamalarda bulunmaya devam etmişlerdir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>Eskimo<br />
</strong><br />
Doğu Sibirya&#8217;dan Kuzey Kanada&#8217;ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada yaşayan  Eskimo gruplarının şamanist uygulama ve inançlara sahip oldukları  kaydedilmiştir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>Amazon Bölgesi<br />
</strong><br />
Amazon Yağmur ormanlarında bazı yerli grupları şaman eylemlerinde  bulunmaktadırlar. 20.yüzyılda Tukano şamanlığının zengin sembolizmi üzerine alan  araştırmaları yapılmıştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>Amerika Kıtaları<br />
</strong><br />
Kuzey ve Güney Amerika kıtalarında yaşayan Yerlilerin tek bir evrensel Yerli  Amerikan Dini veya manevi sisteminden bahsedilemeyecek denli çeşitli inançlara  sahip oldukları bilinmektedir. Bununla birlikte yerel kültürlerin geleneksel  şifacıları, mistikleri, otacıları (medicine people) bulunmakta ancak onlar  halkları arasında şaman terimi yerine kendi yerel dillerindeki kelimelerle  anılmaktadırlar. Sözkonusu ruhsal liderler tipik asya şamanlığında olduğu gibi  kabilenin karşılaştığı önemli olaylar veya kişisel rahatsızlıklara çare bulmak  için ruhlar alemine uçabilmekte, trans haline girebilmekte ve ateş ve tütünden  yararlanabilmektedirler.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>Şamanizm’de İnisiyasyon<br />
</strong><br />
Şamanist inisiyasyonda her şaman adayı rüyalar, trans, ruhların isim ve  fonksiyonları, şaman teknikleri, ‘gizli dil’ gibi bazı konularda bir eğitimden  geçirildikten sonra şaman olabilir. Asya Şamanist inisiyasyonlarında sırra  (mister) erme denilen “inisiyatik ölüm” ya da “cehenneme iniş” deneyimi Sibirya  ve Orta Asya’daki Şamanist Türkler’in (Yakutlar, Altaylılar vs.) tradisyonlarına  göre, hami-rehber ruhlarca, yeraltı denilen öte-alemde veya spiritüel gök  katlarında gerçekleştirilir. Bu deneyim, fiziksel olarak, genellikle, orman,  kır, mağara gibi toplumdan uzak ve kutsal sayılan bir yerde gerçekleştirilir.  Şaman (Kam) adayı önceden hazırlık eğitimini almış olsa da, sırra (mister) erme  denilen bu deneyimi yaşamadan adayın şamanlığı resmîleşmez. Bu deneyimi ancak  gereken hazırlık eğitimini almış şaman adayları geçirebilir. (Hazırlık eğitimi,  ancak, dalgınlık, olup bitene ilgisizlik, birtakım nöbetlere tutulma gibi ön  belirtiler gösteren adaylar arasından, bir iç çağrısı alma ve mağaralarda  haberci rüyalar görüp hami-rehber varlıklarıyla irtibata geçme gibi ilâhî  “seçilme” belirtileri göstermiş olana verilir.)  </font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Davulu transa girmeyi  kolaylaştıracak bir şekilde kullanmayı öğrenmiş aday, birtakım acı verici  sınavlara tâbi tutulduktan sonra, ölüm deneyimini yaşamak üzere, transa girer.  Şaman adayı birkaç gün süren bu deneyim boyunca, ruh ve beden bağları gevşemiş  halde yatar. İnisiyasyonlardaki cehenneme iniş ya da ikinci doğuş denilen bu  olgular Şamanizm’de şaman adayının vücudunun sembolik olarak parçalanması  suretiyle organlarına ayrılması ve sonra bu parçaların birleştirilmesi veya  etlerinden sıyrılmış kemiklerinin etlenmesiyle vücuduna yeniden kavuşması olarak  simgelenir. Sırra erme denilen bu süre zarfında, hami-rehber varlıkları şamanın  ruhuna şamanlığı için gerekli her şeyi öğretirler. Öğrettikleri arasında meslek  sırları, “gizli dil”, hastalıkların özellikleri, iyileştirilme yolları da  bulunur. Bu işlemler bittiğinde ve hipnotik uykudan çıktığında, aday kendini  birtakım güçlerle donanmış ve bir hayli değişmiş halde bulur. Artık yalnızca  bedensel gözleriyle değil, ruhani gözüyle (kalp gözüyle) de görebilmektedir.<br />
Ezoterizm Portalı</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>Şamanın trans deneyimi ve psişik yetenekleri<br />
</strong><br />
Şaman’ın davul ve dans unsurlarıyla gerçekleşen, uçuş denilen transında posesyon  hali sözkonusu değildir. Yani trans halindeki şamanın hiçbir hal ve hareketi  idrak ve iradesi dışında değildir. Şamanın transında, kendi başına yaptığı bir  şuur deneyimi sözkonusudur. Bununla birlikte şaman, gerekirse bir ruh ile –posede  olmadan– bağlantı kurabilir. Bu, kimilerine göre, şuur ve kişiliğin kaybolmadığı  gözlemlenen bir medyumluktur. Şamanın ruhsal yolculuğu, teozofik terimlerle,  astral seyahat, akaşik okumalar, ruhlar âleminin yüksek bölgelerine nüfuz etme  ve diğer ruhlarla posede olmadan bağlantı kurma gibi çeşitli yönlerde gelişir.  Usta şamanların Demir-Kazık yıldızına kadar yükselebildikleri söylenir.  Şifacılık, geleceği bilme, obsesyona uğramış insanları obsedörü kovarak  obsesyondan kurtarma, çift bedenlenme (dedublüman), fasinatörlük ve büyü (maji)yapabilme  şamanlarda sıkça rastlanan yeteneklerdir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Asya Şamanizm’inde üç âlem sözkonusudur: Yer, yeraltı, Gök. Fakat bunlar  sembolik ifadelerdir. Yeraltı terimi Asya’nın kimi Şamanist tradisyonlarında  öte-alem anlamında kullanılır, kimi Şamanist tradisyonlarında ise ölüm olayının  akabinde yaşanılan kargaşa ve vicdani hesaplaşma dönemini ifade etmek üzere  kullanılır. Dolayısıyla, bazı Şamanist tradisyonlarda yeraltı denildiğinde,  genellikle öte-alemin titreşim düzeyi kaba ve yoğun ortamları sözkonusudur.  Yeraltı deyiminin bu anlamda kullanıldığı şamanist tradisyonlarda öte-alemin  huzurlu ortamları ise “gölgeler diyarı” gibi başka ifadelerle belirtilmektedir.  Yakut Türkleri, Çukçiler ve Yukagirler, insanın üç “can”ı olduğunu kabul  ederler. Ölüm olayında biri mezarda kalır, biri “gölgeler diyarı”na iner,  üçüncüsü ise Göğe çıkar. Ölüler, bir süre sonra, yeryüzünde tekrar doğabilirler.  Uygurlar, inandıkları sürekli olarak tekrar doğma olgusuna “sansar” adını  verirler.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Asya Şamanizm’ine, özellikle Altay, Yakut ve Uygur Türkleri’nin tradisyonlarına  göre, insanların yaşadığı Yer, ölülerin göçtüğü “yeraltı” (öte-âlem) ve  spiritüel anlamdaki Kutsal Gök’ten oluşan üç ortam, merkezlerinden geçen, direk  ya da kazık denilen bir eksenle birbirine bağlanırlar. Bu eksen “Göğün göbeği”  ile “Yer’in göbeği” arasında yer alır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu kavram Altay, Yakut ve Uygur Türkleri’nin tradisyonlarında şöyle açıklanır:  İnsanların yaşadığı Yer, ölülerin göçtüğü “yeraltı” (öte-âlem) ve spiritüel  anlamdaki Gök’ten oluşan üç alem ya da ortam, merkezlerinden geçen bir eksenle  birbirine bağlıdır. “Yer’in göbeği” ile “Göğün göbeği” arasındaki bu eksenin  geçtiği, bu ortamların ortasındaki delikler ya da açıklıklar bir tür geçittir.  Şamanlar, “uçuş” (trans deneyimi) sırasında bir ortamdan diğerine geçerken bu  irtibat geçitlerinden yararlanırlar. Aynı şekilde, ölenler de öte-âleme bu yolla  göçerler. Öte-âleme giden şamanlar oraya “Yer’in deliği” geçidinden geçerek  gider, yine bu delikten ya da kapıdan dönerler. “Yer’in ekseni” kavramı Altay,  Yakut ve Uygur tradisyonlarının yanısıra, Başkurt, Kırgız, Kalmuk, Çukçi, Buryat,  Samoyet, Koryak, Moğol, Tibet, Fin, Lapon ve Estonya tradisyonlarında da  bulunur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Altay, Yakut ve Uygur Türkleri’nin tradisyonlarına göre, şamanın “Yeraltı”na  inebilmesi veya “gökler”e çıkabilmesi için önce “Yer’in Ekseni”ne çıkması  gerekir. “Yeraltı”na inmesi gereken Altay şamanı “uçuş” yolculuğunda önce “demir  dağ”a (Temir taikşa) tırmanır. Yer’in Ekseni”ne çıkması işte bu sembolik “dağ”ı  aşıp “Yerin Göbeği” denilen delikten girmesiyle mümkün olur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Şaman gölgeler diyarı’na giderken öncelikle “Yerin göbeği”ndeki bu delikten  “Yer’in Ekseni”ne ulaşmak, sonra da “Yeraltı”nın cehennemi kısmından geçmek  zorundadır. Ölen kimseler de bu yolculuğu yaparlar ki, bu yolculukta ölünün  geçemediği takdirde azap çekmesinin sözkonusu olduğu bir köprü’yle karşılaşılır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kuzey ve Orta Asya Şamanizm’inde yeraltı âlemi 7 veya 9 katlıdır. Ölüm olayı ile  beden terk edildikten sonra kimileri yeraltı katlarındaki ortamlara, kimileri  ise Gök katlarındaki ortamlara giderler. Şaman da, trans deneyimi sırasında,  yapacağı uygulamanın amacı ve türüne göre, ya yeraltı âlemine iner ya da Göğe  çıkar. Örneğin, bir hastayı iyileştirmek için Göğe çıkması, fakat bir ölünün  ruhuna eşlik etmek, hastanın ruhunu geri getirmek (ölmemesini sağlamak) veya  yeryüzünü terk etmek istemeyen ölüleri ‘gölgeler diyarı’na götürmek için  Yeraltı’na iner. Fakat herhangi bir nedenle Göğe çıkacak bir şamanın önce  yeraltı denilen âleme inmesi gerekir. Yani hiç kimse “Yeraltı”na (öte-âlem)  inmeden Göğe çıkamaz.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
</font></p>
<p align="center"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm/">»<span lang="tr">  &#8220;Şamanizm&#8221; Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span><br />
</span></font></strong> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD"><br />
Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></font></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-genel-bilgiler-2/">Şamanizm – Genel Bilgiler – 2</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-genel-bilgiler-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şamanizm &#8211; Türkler&#8217;in İslamlaşması &#8211; Şamanlığın Bugünkü İzleri</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-turklerin-islamlasmasi-samanligin-bugunku-izleri/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-turklerin-islamlasmasi-samanligin-bugunku-izleri/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Dec 2007 01:23:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şamanizm]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Tarihi ve Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Türk Dini]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Türk Dini Samanizm]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Turk inanci]]></category>
		<category><![CDATA[Gok Tanri]]></category>
		<category><![CDATA[Gok Tanri Dini]]></category>
		<category><![CDATA[islamlasma]]></category>
		<category><![CDATA[Kök Tengri]]></category>
		<category><![CDATA[Saman]]></category>
		<category><![CDATA[Samanizm Dini]]></category>
		<category><![CDATA[Samanligin Bugünkü izleri]]></category>
		<category><![CDATA[Samanligin Bugünkü izleri slamlasma]]></category>
		<category><![CDATA[Samanlik]]></category>
		<category><![CDATA[Tengri]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dini]]></category>
		<category><![CDATA[Türklerin islamlasmasi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-turklerin-islamlasmasi-samanligin-bugunku-izleri/</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8230;Şamanizm&#8230; (Türkler&#8217;in İslamlaşması &#8211; Şamanlığın Bugünkü İzleri) &#160; Türklerin İslamlaşması Göktanrı&#8217;ya inanan Şaman Türkler Müslüman Araplar&#8217;ın Orta Asya’ya ulaşması ile binlerce yıllık inançlarını değiştirmek zorunda kalırlar. Türkler’le Araplar&#8217;ın ilk karşılaşmaları Kafkasya üzerinden Hazar Türkleri, Horasan üzerinden de Göktürkler’le olmuştur. Türklerin İslâmlaşması 300-350 yıl kadar sürmüştür. Oğuzlar iki asırda, Kıpçak Türkleri de 14. yy başlarında İslâmlaşmışlardır. [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-turklerin-islamlasmasi-samanligin-bugunku-izleri/">Şamanizm – Türkler’in İslamlaşması – Şamanlığın Bugünkü İzleri</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><span style="font-family: 'Maiandra GD';"><strong><span style="color: #6699ff;"> <span style="font-size: 22pt;">&#8230;Şamanizm&#8230;<br />
</span></span> <span style="color: #ff9933;"><span style="font-size: 13pt;">(Türkler&#8217;in İslamlaşması &#8211; Şamanlığın Bugünkü İzleri)</span></span></strong></span></p>
<p align="center"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/Samanizm/3.jpg" alt="Şamanizm" width="300" height="200" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p align="center"><span style="font-size: 13pt; font-family: 'Maiandra GD';"><span style="color: #ff0066;"><strong>Türklerin İslamlaşması</strong></span></span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;"> Göktanrı&#8217;ya inanan Şaman Türkler Müslüman Araplar&#8217;ın Orta Asya’ya ulaşması ile binlerce yıllık inançlarını değiştirmek zorunda kalırlar. Türkler’le Araplar&#8217;ın ilk karşılaşmaları Kafkasya üzerinden Hazar Türkleri, Horasan üzerinden de Göktürkler’le olmuştur. Türklerin İslâmlaşması 300-350 yıl kadar sürmüştür. Oğuzlar iki asırda, Kıpçak Türkleri de 14. yy başlarında İslâmlaşmışlardır.</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Türkler Müslümanlığa eski inançlarını da taşıdılar. İslâm’ı aynen benimseme yerine kendi inançlarıyla harman edip yeni bir sentez oluşturdular. Bu sentez, İslâm&#8217;ın Orta Asyalılaşması olan ve başında Hoca Ahmet Yesevî’nin bulunduğu İslâm&#8217;ın sufî yorumudur. Sufîlik, yâni Tasavvuf, İslâmiyet&#8217;in siyasal mücadelelere, hırs ve menfaate âlet edilmesine tepki olarak ortaya çıkmıştır. Türkler arasında İslâmiyeti, dinin şer’î kurallarını önemsemeyen, dini sufîce yorumlayan, halkın benimseyeceği biçimde ifâde eden ve halkın eski inançları ile yeni dini kaynaştıran “sufîler” yaymıştır.</span></p>
<p>9. ve 10. y.y. da Türkistan’ı adım adım arşınlayan dedeler, babalar, atalar; tıpkı şaman dedeler gibi menkıbeler, nasihatler anlatan, halk üzerinde sevgi ve saygıdan kaynaklanan nüfuzları olan kimselerdi. Daha sonra bu dedeler, babalar göçlerin başında, uzun süren yolculuklar sonunda Anadolu’ya ulaştılar. Bunlar Anadolu’da, dede, baba, abdal ve gâzi gibi ad ve unvanlarla Orta Asya’daki misyonlarını sürdürmek için dergahlar açtılar. Mevlânâ’lar, Hacı Bektaş Velî’ler, Ahî Evran Velî’ler, Abdal Musa’lar, Sarı Saltık’lar, Taptuk Emre’ler, Yûnus Emre’ler bu coşkun ırmağın Anadolu’daki kollarıdır.</p>
<p align="justify">
<p align="justify"><strong> <span style="font-size: 13pt; color: #ff0066; font-family: 'Maiandra GD';"> Şamanlığın Anadolu’daki İzleri</span></strong></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com//"> <span style="color: #000000;">Türk</span></a>lerin İslâmiyet&#8217;i kabûlünden bu yana on asır geçmiş olmasına rağmen, bugün günlük hayatımızdaki birçok kültürel öğe İslam’dan önceki kültürün izlerini taşımaktadır. Şimdi bunlardan bazılarını ele alalım:</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;"> <span style="color: #6699ff;"><strong>AY:</strong></span> Yakut Türkleri ay tutulmasını ayın küçülmesi olarak yorumlamakta, bu küçülmenin ayın kurtlar ve ayılar tarafından yenmesinden kaynaklandığını düşünmektedirler. Altaylılar ise ay tutulmasının “Yelbegen” isimli yedi başlı bir canavarın ayı yemesi sonucu oluştuğuna inanmaktadırlar. Orta Asya’da bu yaratıkları korkutup kaçırmak ve ayı kurtarmak için de havaya taş atılmakta ve gürültü yapılmaktadır. Bu inanışın devamı olarak bugün de Anadolu’da ay tutulması sırasında havaya silâh sıkılır, teneke çalınır ve gürültü yapılır.<br />
</span></p>
<p><center><!--adsense#reklam_336x280--></center></p>
<p align="justify">
<span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;"> Anadolu&#8217;da yeni ayın görünmesi sırasında yere diz çökerek niyaz edilmekte, gökyüzüne, aya ve toprağa bakarak dilekte bulunulmaktadır. Yeni ayın yeni umutlara ve yeni başlangıçlara vesile olacağını düşünülür. Bu olgu da Türkler&#8217;in eski Göktanrı inancından kaynaklanmaktadır.</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;"><span style="color: #6699ff;"><strong>MUM:</strong> </span>Câmi avlularında mum yakılması, ağaçlara bez ve çaput bağlanması da Şamanizm döneminden günümüze aktarılan geleneklerdir.</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;"><span style="color: #6699ff;"><strong>MÜZİK:</strong></span> Şamanlar âyinlerinde davul ve kopuz kullanmışlardır. Müziksiz bir âyin düşünülemez. Oysa İslam dininde Kur&#8217;an dışındaki dinî eserlerin müzikle okunması günahtır. Şaman geleneğinin devamı olarak Anadolu’da Hz. Muhammed&#8217;in, Hz. Ali’nin hayatları müzikle okunmaktadır. Mevlit ve İlâhiler sâdece Anadolu’da uygulanan müzikli anlatımlardır.</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;"><span style="color: #6699ff;"><strong>40 SAYISI: </strong></span>Şaman inanışına göre ruh fizikî bedeni 40 gün sonra terk etmektedir. Türk destanlarında kırk sayısı çok yer alır ve kırk yiğitler, kırk kızlar epeyce geçer. Manas destanında olduğu gibi, Dede Korkut hikâyelerinde kırk yiğitler görülmektedir. Kırgız türeyiş efsânesinde de, Sağan Han’ın bir kızı ve otuz dokuz hizmetçisi ile kırk kız bir gölün kenarına giderek sudan gebe kalmışlardı. Oğuz’un verdiği şölende, diktirdiği sırıkların boyu kırk kulaç uzunluğunda idi. Hikâyelerde ve masallarda kırk gün ve kırk gece düğünler, kırk haremiler, kırk satır ve kırk katır çok geçer. Bazı ejderhalar vardır ki onlar yenilmez ve ölmezler, ancak bunların tılsımları bozulursa ölürler. Bu gibi ejderhaların kırk günlük bir uyku zamanı vardır. İşte bu zamanda ejderhanın yanına gidilir, üzerinden kırk tâne kıl koparılır, ateşe atılarak yakılırsa ejderha da ölür.</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">40 sayısı da totemcilik döneminden kalma bir inanıştır. Semâvî dinler dâhil tüm dinlerde 40 sembolizmasının görülmesi dinlerin evrim süreci konusunda fikir vermektedir. İslâmiyet&#8217;te ölümün ardından 40 gün geçtikten sonra Kur&#8217;an ve Mevlit okutma âdetlerinin, Musa&#8217;nın Tanrı&#8217;nın buyruklarını Tur dağında 40 gün 40 gecede almasının, eski Mısır’da firavunun ölümünden kırk gün sonra cennete gidebilmek için bir boğa ile mücadele etmek zorunda kalmasının, Hıristiyanlar&#8217;ın paskalyaya 40 gün oruç tutarak hazırlanmasının, Ayasofya kilisesinin zemin katında 40 sütununun ve kubbesinde de 40 penceresi olmasının kökeninde o devirlerden kalma şaman veya totem gelenekleri yatar.</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;"><span style="color: #6699ff;"><strong>MEZARTAŞI: </strong></span>Şaman âyin sırasında yardımcı ruhlarını kullanmaktadır. Ölülerin, âilenin vefat etmiş büyüklerinin, eski Şamanlar&#8217;ın ruhlarının, ormanın, suyun ve yerin yardımcı ruhlarının da Şaman&#8217;a yardım ettiği kabûl edilir. Ölen büyüklerin ruhlarının çoğalması sonucu bu ruhların en kıdemlisinin ruhların başına geçeceğine ve bunun da diğerlerinin yardımı ile Şaman&#8217;a yol göstereceğine inanılır. Kuş biçiminde düşünülen bu ruhlar Şaman&#8217;a gökyüzüne yapacağı yolculukta yardımcı olmaktadırlar. Toplumda ulu kabûl edilen kişilerin ölümünden sonra ruhlarından medet ummak mezarları kutsamış ve bu yerler medet umulan yerler hâline gelmişlerdir. Günümüzde mezar, türbe, yatır ve benzeri yerlerin ziyareti ve bunlardan medet umulması da bu inanç sisteminin devamı olarak ortaya çıkmıştır.</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Göktürkçe&#8217;de ve Uygurca’da “ruh” için can anlamına gelen “tın” sözcüğü kullanılıyordu. Bu aynı zamanda “soluk” demekti. Ölüm, soluğun kesilmesi, ruhun bedenden ayrılıp uçması biçiminde düşünülüyordu. Bu yüzden de bâzen “öldü” yerine “uçtu” denilmektedir. Ruhları öbür dünyaya göç eden ataların, orada rahatsız edilmemeleri, iyi yaşamaları gerektiğine inanılırdı. Bu nedenle Eski Türkler’de mezarları gizleme geleneği yoktur, aksine özellikle büyüklerin özel mezarları yapılıp, üzerlerine bir yapı (bark) yapılmış, barkın iç duvarları ölünün yaşarken katıldığı savaş sahnelerini gösteren resimlerle süslenmiştir. Ayrıca mezarın veya mezar yapısının üstüne Balballar dikilmiş, sıradan kişilerin mezarlarına da, belirli olması için tümsek biçimi verilmiştir.</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Arap dünyasında mezar taşı yoktur. Ölünün toprakla bütünleşmesi ve zaman içinde kaybolması istenir. Kutsanması günahtır. Mezarlara taş dikilmesi ve bu taşın san&#8217;at eseri hâline getirilecek kadar süslenmesi İslam coğrafyasında sadece Anadolu’da görülmektedir. Şaman geleneğinin devamı olarak Anadolu’da mezarlara ölenlerin sevdiği eşyalar bile konmaktadır. Gelin ve genç kızların mezarları tel ve duvaklarla süslenmektedir.</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;"><span style="color: #6699ff;"><strong>KURBAN:</strong></span> Göktanrı inancında kanlı kurbanlardan başka bir de kansız kurbanlar vardır. Saçı, yalma, yani ağaçlara veya kamın davuluna bağlanan paçavralar, ateşe yağ atma, tözlerin ağızlarını yağlama ve kımız serpme gibi törenler bu kansız kurbanlardır. Kansız kurbanların en önemlisi ruhlara bağışlanarak başı-boş salıverilen hayvanlardır. Bu tür kurbanlara eski Türkler “ıduk” demişlerdir. Bunun kelime karşılığı “salıverilmiş”, “gönderilmiş” demektir. Terim olarak “tanrıya gönderilmiş, tanrıya bağışlanmış hayvan” anlamını taşır. Anadolu’da da ağaçlara çaput bağlama kafesteki kuşların salıverilmesi hâlen sürdürülen gelenekler arasındadır.</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;"><span style="color: #6699ff;"><strong>ÖLÜM:</strong></span> Şamanizm&#8217;de köpek ruhun yaklaştığını uzaktan acı ulumayla haber verebilmektedir. Sıradan bir kişi bu ruhu görürse bu onun pek yakında öleceğine işaret sayılır. Anadolu’da günümüzde köpek uluması uğursuz sayılmaktadır. Köpeklerin bâzı olayları önceden algıladıklarına ve bunu uluyarak anlattıklarına inanılır. Köpekler duyular dışı algılamalarıyla nasıl ki depremleri önceden haber veriyorlarsa bir evden ölü çıkacağını da önceden hissedebilmekte ve uluyarak duyurabilmektedirler.</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Şaman dünyasında ölüme inanılmadığı için Anadolu’da çoğunlukla “öldü” kelimesi kullanılmaz. Ruhun ölmediğini vurgulamak için, “Göçtü”, “Dünya değiştirdi”, “Hakk’a yürüdü” gibi anlatımlar kullanılır.</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;"><span style="color: #6699ff;"><strong>DEDE &#8211; ŞAMAN: </strong></span>Anadolu’da dede olmanın temel koşulu dede soyundan gelmektir. Şamanlar&#8217;da da durum aynı idi. Gerek dedelik gerek Şamanlık&#8217;ın soydan gelme dinsel özelliği dışında, seçiliş şekilleriyle, kıyafetleriyle, gördükleri hizmetlerle ve kendilerine gösterilen sevgi ve saygıda, bu denli zaman aralığına rağmen aralarında şaşırtıcı benzerlikler bulunmaktadır. Dedeler de Şamanlar gibi tamamen hâfızaya dayalı zengin halk şiirini, nefesleri, duaları ve sözlü halk geleneğini nesilden nesile aktaran iletişim organları gibidirler. Şamanlar gibi dedelerin de hastalıkları iyileştiren olağanüstü güçleri olduğuna inanılır. Şaman kendi çocukları arasında Şamanlık&#8217;a en çok ilgisi olanı seçer ve geleceğe dayalı gizli bilgiyi de vererek yetiştirir. Bu durum aynen Anadolu Aleviliği’nde dede yetiştirme biçimine taşınmıştır. Şaman giysisindeki özellikler Bektaşî giysilerine de yansımıştır.</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;"><span style="color: #6699ff;"><strong>İÇKİ: </strong></span>Şamanlar (kamlar), tanrılar ve koruyucu ruhlar için arak (rakı) saçı saçarlar, bu kansız kurban sayılır. Oysa İslâm’da içki içilmesi kesinlikle yasaklanmıştır. Eski Türk kültüründe içki içilmesi yaygın bir gelenektir. Özellikle düğünlerde ve mutlu günlerde müzik eşliğinde içki içilmesi geleneği vardır. İçki Şaman âyinlerinin de vazgeçilmez bir parçasıdır. Alevî ve Bektaşi tarikatlerinde içilen içkiye “içki”, “rakı”, “şarap” denilmeyip, şaşmaz bir kural olarak “tolu” veya “dolu” denilmesi ve içilen içkinin “dem” anlamına gelmesi benzerlik nedenlerini aydınlatmaktadır.</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;"><span style="color: #6699ff;"><strong>NAZAR: </strong></span>Anadolu’da halk arasında “nazar” olgusu çok yaygın bir inançtır. Bâzı insanların olağandışı özellikleri olduğu ve bunların bakışlarının karşılarındaki kimselere rahatsızlık verdiğine, kötülük yaptığına inanılır. Bunun önüne geçmek için “nazar boncuğu”, “deve boncuğu”, “göz boncuğu” v.s. takılır. Nazar olgusu da eski Türk inançlarındandır. Yine, istenmeyen bir olay duyulduğunda tahtaya el ile tokmak gibi üç kere vurulması da, kötülükten korunmak, kötü ruhların duymasını önlemek amacına yönelik eski bir Şaman inanışıdır.</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;"><span style="color: #6699ff;"><strong>KURŞUN DÖKME:</strong></span> Kurşun Dökme de Şaman geleneklerinden kalan bir âdettir. Şamanlar bu ritüele “Kut Dökme” anlamına gelen “Kut Kuyma” adını vermişlerdi. İnsana musallat olan kötü ruhların olumsuz etkisini ortadan kaldırmaya yönelik olarak çok eski dönemlerde uygulanan sihir kökenli bir ritüeldi. Kurşun dökme, obsesyondan kurtarma yöntemlerinden biri olarak kullanılmış ve günümüzde de Anadolu’da halk gelenekleri arasında yaşamaya devam etmektedir.</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;"><span style="color: #6699ff;"><strong>HALI &#8211; KİLİM DESENLERİ: </strong></span>Şaman&#8217;ın üzerine giydiği giysiye yılan, akrep, çiyan, kunduz gibi yabanî ve zararlı hayvan şekilleri çizilerek onların kaçırılacağına inanılırdı. Bugün Anadolu’da Türkmen köylerinde dokunan halı, kilim gibi örgüler Şaman giysilerinin izleri taşımaktadır. Türkmen halı ve kilimleri üzerindeki akrep, yılan, kırkayak gibi hayvan resimleri, eski Türk inanış ve geleneklerinden kalma özelliktir. Bunun amacının resmedilen hayvanları uzaklaştırmak olduğu kabûl edilir.</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;"><span style="color: #6699ff;"><strong>KÜMBETLER: </strong></span>Anadolu’da yaygın mimarî yapılardan biri de kümbetlerdir. Bunların mimarîsine dikkat edilirse, karşıdan çadıra benzemektedirler. Yâni göçebe kültürü olan “çadır’ın mimarîye taşınmasıdır. Bu kümbetler aynı zamanda, Göktanrı inancından gelen gök kubbelerdir. Göğün mimariye “gök kubbe” olarak taşınmasıdır. Renk verilirken de, kubbelerin gökyüzünü andıran kısmı mavi olur. Bunun da, İslâm öncesi Göktanrı inancının mimarîye yansıması kabûl edilmektedir.</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Tarih boyunca insanlığın tefekkürü Şamanizm, Hermetizm, Kabbala ve Epifani olmak üzere dört devre geçirmiştir. Budizm, Konfiçyüs dini ile Musevîlik, Hıristiyanlık ve Müslümanlık bu dört tefekkürden ilham almış fakat ayrı bir yoldan insanlığı aydınlatmışlardır. Bu dört tefekkür bütün dinlerin dışında kalmış, insanlığı akıl ve hikmet, vicdan ve güzellik duygularıyla etkilemeye çalışmışlardır. Bu tefekkürler İslam âleminde tasavvuf kisvesiyle temelleşmiştir.</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">İnsanoğlu, var olduğu günden bu yana hep var oluşunun nedenini sorguladı. Yeryüzünde olmanın mutluluğunu yaşadı ve ölümsüzlüğü araştırdı. İlkel çağda kurtuluşu gökyüzünde sihirde ve büyüde aradı, geliştikçe kavramsallık ön plâna çıktı. Kurtuluşu olacağını varsaydığı şeylere anlamlar atadı ve kutsallaştırdı. Kimya ile ölümsüzlüğe erişeceği ilaçları aradı ve Simya ön plana çıktı. Kurtuluş reçeteleri hep zâhiri dünyadan geldi. Elçiler tarih boyunca kendinden geçti ve varsayılan öbür âlemden mesajlar ilettiler. Sihir ve büyü binlerce yıldan bu yana hep var oldu. Ölümsüzlüğe erişme ya da ölümden sonra devam etme isteği onu semavi dinlerle birlikte bu dünyada dürüst olma, kurallara uyma ve ölümden sonra mükâfatlandırılma düşüncesine itti. Semboller ilk çağdan bu yana neredeyse hiç değişmedi, onlara hep benzer anlamlar verildi.</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Şaman inancındaki üçler, beşler, yediler, dokuzlar ve otuz üçler sembolizmaları, yedi basamaklı merdivenler, hayat ağaçları bugünün akl-ı selîmin ve bilimselliğin ön plânda olduğu düşünce sistemlerinde de yerlerini korudular. Günümüzde simyanın yerini kimya, sihirin yerini bilim aldı, tıp öbür dünyaya geçiş olarak varsayılan trans durumunu bilimsellikle târif etti. Genetik yapının keşfi ile ilâhî programın ilk satırları deşifre edilmeye başlandı.</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Ancak sonsuz büyük uzayda büyük patlama ile oluşan yaşam süreci içinde varoluşun özünü hareketin ve dönüşümün oluşturduğu belki de henüz tam anlamı ile algılanamadı. İçinde yaşadığımız uzayda her şey her an hareket ediyor ve değişiyor. Evren, galaksiler, güneşler, gezegenler ve tabii ki dünyamızdaki canlılar ve insanlar. Evrenin mekanizmasını sürekli hareket ve değişim oluşturuyor. Canlılar için doğum, yaşam ve ölüm de bu büyük değişim sürecinin bir parçası. Her canlı için hareket sağlığı, durma ise çürümeyi getiriyor. O hâlde ne mutlu gerçeği aramak için çalışanlara, yerinde durmadan araştıranlara ve mücadele edenlere.</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;"><em>Mehmet Kurtoğlu</em></span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;"><em>26.07.2006</em></span></p>
<p align="center"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;"><strong><span style="font-family: 'Maiandra GD';"><span style="font-size: 15pt;"> <span style="color: #808080;"><span lang="tr">|</span></span><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm/">»<span lang="tr"> &#8220;Şamanizm&#8221; Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <span style="color: #808080;">|</span></span><br />
</span></span></strong> <span lang="tr"><strong> <span style="font-size: 10pt; color: #ff0000; font-family: 'Maiandra GD';"><br />
Not:</span><span style="font-size: 10pt; color: #808080; font-family: 'Maiandra GD';"> İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</span></strong></span></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-turklerin-islamlasmasi-samanligin-bugunku-izleri/">Şamanizm – Türkler’in İslamlaşması – Şamanlığın Bugünkü İzleri</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-turklerin-islamlasmasi-samanligin-bugunku-izleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>4</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şamanizm &#8211; Şaman Giysisi</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-saman-giysisi/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-saman-giysisi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Dec 2007 00:00:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şamanizm]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Tarihi ve Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Türk Dini]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Türk Dini Samanizm]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Turk inanci]]></category>
		<category><![CDATA[Giysi]]></category>
		<category><![CDATA[Gok Tanri]]></category>
		<category><![CDATA[Gok Tanri Dini]]></category>
		<category><![CDATA[Kök Tengri]]></category>
		<category><![CDATA[Saman]]></category>
		<category><![CDATA[Saman Giysisi]]></category>
		<category><![CDATA[Samanist Giyimi]]></category>
		<category><![CDATA[Samanistlerin Giysileri]]></category>
		<category><![CDATA[Samanizm Dini]]></category>
		<category><![CDATA[Tengri]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-saman-giysisi/</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8230;Şamanizm&#8230; (Şaman Giysisi) Şaman için davuldan daha önemli bir şey varsa o da Şaman giysisidir. Geleneğe uygun bir elbise hazırlamanın zor geldiği kamlar, ruhların özel izinleriyle birkaç yıl cübbesiz ayin yaparlar. Fakat cübbesiz kamlar kötü ruhlara karşı fazla cesaret gösteremezler. Bunun için kamlar ne yapıp edip Şaman kıyafeti edinirler. Şaman, cübbe ve davulunu kendi arzu [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-saman-giysisi/">Şamanizm – Şaman Giysisi</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><strong><font color="#6699ff"> <span style="font-size: 22pt">&#8230;Şamanizm&#8230;<br />
</span></font> <font color="#ff9933"><span style="font-size: 13pt">(Şaman Giysisi)</span></font></strong></font></p>
<p align="center"> <img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/Samanizm/3.jpg" alt="Şamanizm" height="200" width="300" /></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"> </font><font face="Maiandra GD" size="2">Şaman için davuldan daha önemli bir şey varsa o da Şaman giysisidir. Geleneğe  uygun bir elbise hazırlamanın zor geldiği kamlar, ruhların özel izinleriyle  birkaç yıl cübbesiz ayin yaparlar. Fakat cübbesiz kamlar kötü ruhlara karşı  fazla cesaret gösteremezler. Bunun için kamlar ne yapıp edip Şaman kıyafeti  edinirler. Şaman, cübbe ve davulunu kendi arzu ve isteğiyle değil, hizmetinde  bulunduğu ruhun emir ve ilhamına göre yaptırır. Cübbe ve davulun nitelikleri ve  biçimi, süsleri bütün ayrıntılarıyla bu ruh tarafından belirlenir. Ruhun  istediklerinden en ufak biri bile eksik kalsa cübbe ve davul ayin yapmaya  yaramaz. Giysi hazırlandıktan sonra özel bir törenle ruhların beğenisine  sunulur.<br />
</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><center>[ad1]</center><br />
<font face="Maiandra GD" size="2"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Şaman </font></a>cübbesi gelenek olarak otuz parçadan yapılmış sayılsa da gerçekte altmışa  yakın çok çeşitli parçaya sahiptir. Cübbenin asıl kısmı maral ya da beyaz koyun  derisinden yapılan ceketten ibarettir. başka parçalar bu cekete dikilir. Bu  parçalar Şamanların ruhlar dünyasında bulunduğunu düşündüğü varlıkların  sembolleridir. Sözgelimi cübbenin yakasından sallanan dokuz küçük kukla Ülgen&#8217;in  dokuz kızını, küçücük cübbeler onların elbiselerini temsil eder. Kötü ruhlarla  mücadelede kullandığı &#8220;manevi&#8221; yayın ve diğer silahların sembolleri, küçücük yay  ve çıngıraklardır.Kötü ruhların fısıltılarını dinlemek için kulak, ay, güneş  yıldızlar, Erlik dünyasında yaşayan kurbağalar, yılanlar cübbede tasvir edilir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Şamanın cübbesiyle birlikte külahı (börk)da hazırlanır. Külahın esas kısmı üç  karış uzunluğunda kırmızı kumaştan olur, etrafına da üç tane düğme konur. Astarı  kaba ve adi kumaştandır. Külahın üç yerine vaşak derisi dikilir; bunlardan biri  göz, biri alın ortası biri de ense hizasına konur. Böylece Külahın üç kısmı olur  ki buna &#8220;üç üyelüü kuspörük&#8221; (üç boğumlu kuskülah) denir.Göz üzerindeki kısma  türlü türlü boncuklardan diziler konur. Her dizide beş boncuk ve ucunda bir  yılan başı bulunur. Dizilerin sayısı 5,9 ya da 16 olabilir.<br />
</font></p>
<p align="center"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm/">»<span lang="tr">  &#8220;Şamanizm&#8221; Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span><br />
</span></font></strong> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD"><br />
Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></font></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-saman-giysisi/">Şamanizm – Şaman Giysisi</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-saman-giysisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şamanizm &#8211; Şaman Davulu</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-saman-davulu/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-saman-davulu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 08 Dec 2007 23:53:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şamanizm]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Tarihi ve Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Davul]]></category>
		<category><![CDATA[Davulcu]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Türk Dini]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Türk Dini Samanizm]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Turk inanci]]></category>
		<category><![CDATA[Gok Tanri]]></category>
		<category><![CDATA[Gok Tanri Dini]]></category>
		<category><![CDATA[Kök Tengri]]></category>
		<category><![CDATA[Saman]]></category>
		<category><![CDATA[Saman Davulcusu]]></category>
		<category><![CDATA[Saman Davulu]]></category>
		<category><![CDATA[Samanizm Davulcusu]]></category>
		<category><![CDATA[Samanizm Dini]]></category>
		<category><![CDATA[Tengri]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-saman-davulu/</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8230;Şamanizm&#8230; (Şaman Davulu) Bugün Rusya Federasyonu içinde yer alan Hakasya &#8216;da Şamanizm hâlâ canlı tutuluyor. Hakasyalı bir araştırmacı olan Katanov, Minusinsk Tatarlarından aldığı bilgilere göre Şaman davulunu anlatır. Buna göre davulun önemli üç bölümü vardır: içi, dışı ve tokmağı. &#160; Davul, bir arşın çapındadır. İskeleti genellikle sepet yapımında kullanılan söğütten yapılır ve at derisiyle kaplanır. [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-saman-davulu/">Şamanizm – Şaman Davulu</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><strong><font color="#6699ff"> <span style="font-size: 22pt">&#8230;Şamanizm&#8230;<br />
</span></font> <font color="#ff9933"><span style="font-size: 13pt">(Şaman Davulu)</span></font></strong></font></p>
<p align="center"> <img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/Samanizm/samanizm.jpg" alt="Şamanizm" height="183" width="250" /></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bugün Rusya Federasyonu içinde yer alan Hakasya &#8216;da  Şamanizm hâlâ canlı tutuluyor. Hakasyalı bir araştırmacı olan Katanov, Minusinsk  Tatarlarından aldığı bilgilere göre Şaman davulunu anlatır. Buna göre davulun  önemli üç bölümü vardır: içi, dışı ve tokmağı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Davul, bir arşın çapındadır. İskeleti genellikle sepet yapımında kullanılan  söğütten yapılır ve at derisiyle kaplanır. Davulun içinde dikey olarak duran  sapı genellikle kayın ağacından yapılır. Sapta mars denilen, kamın yer altı  dünyasında yaşayan erliklerin lideri Erlik Han &#8216;a ulaşmasını sağlayan on iki  delik bulunur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Deliklerin arasındaki kabartmalar, kamın uçarak ya da yürüyerek geçmek zorunda  olduğu dağ sıralarını temsil eder. Sapın üst kısmında, enlemesine kamın  kendisinin ya da hastasının düşmanlarını püskürttüğü yay kirişi olarak  adlandırılan sopa bulunur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu demir sopaya hastanın içindeki kötü ruhları kovan on sekiz kadar demir  çıngırak bağlanır. Ayrıca, kamın habercilerini temsil eden iki çan da demir  sopaya bağlanır. Davulun üst kısmında hastanın düşmanlarını temsil eden dört ya  da altı demir kanca tutturulmuştur. Demir sopaya kamın kudretini simgeleyen bez  parçalari asılır. Bu bez parçaları genellikle kamın hastaları tarafından  bağlanır. Erlik Han&#8217;a herhangi bir hayvan adandığında bu hayvana demir sopadan  alınan iki üç bez parçası bağlanır. Adak hayvanın boynunda asılı duran bu bez  parçaları onu kötü güçlerden korur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Davulun üst kısmında yedi renkli gökkuşağı tasvir edilir. Gökkuşağının iki  ucundan da, iki geniş kare şeklinde merdiven sarkar. Bu merdivenle kam, Kan  Kuday&#8217;in huzuruna çıkmak için gökyüzüne yükselir. Kan Kuday&#8217;in önünde beyaz  boyayla çizilen iki kayın ağacı vardır. Kam, gökyüzüne yükselerek Kan Kuday&#8217;dan  hastayı iyileştirmek ya da ya da öldürmek için emir alır. Gökkuşağının altında  ışık saçan iki daire vardır. Ayrıca 14-18 kadar yıldız bulunur. Merdivenin üst  kısmındaysa beyaz renkle yedi dağ kızı resmedilmiştir. Bu kızlar eğer ruh  erkekse onu uzaklaştırmada kama yardım ederler. Kız figürlerinin yanında iki kuş  tasviri vardır. Kam bu iki kuşla göğe yükselir. Davulda bundan başka kırmızı  renkte at, süvari ve keçi bulunur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><center><!--adsense#reklam_336x280--></center></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kızıl at üzerindeki Kızıl süvari, erliklerden  biri olan Kızıl adakların basında gider. Beyaz renkle çizilen beyaz at  üzerindeki atlı Kuday&#8217;a gider. Davulun ortasındaki üç çizgi bu dünya ile öte  dünyayı ayıran bir tabakadır. Davulun alt tarafında, kutsal koyunları himaye  eden kurbağa resmi vardır. Ayrıca on sıradağın ardında, kara ve altın denizin  kıyısında yaşayan hayvanları sulamak için altın oluğu ve at bağlamak için altın  direkleri bulunan Erlik Han &#8216; ın kötü ruhları yargıladığı yere götüren yılan ve  kertenkelenin resmi yer alır. Bu deniz doğudadır, kurbağa, yılan ve kertenkele,  koyunlara dokunmak isteyen kötü ruhları korkutur. Aynı şekilde su iyelerini  temsil eden iki balık tasvir edilir. Balıkların iç hastalıkları iyileştirdiğine  inanılır. Eğer kam kötü ruhlardan daha güçlüyse onları dağ ruhlarının Haninin  yaşadığı dokuz denizin sonuna kadar sürebilir, eğer kam zayıfsa, yolun  yarısından döner ve balık hastayı yeniden alt eder. Bunun dışında davulun  üzerinde kötü ruhların yaklaştığını kama haber veren kara ve ala renkli iki  köpek resmi vardır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Davulun alt tarafında yedi at ve yedi insan tasvir edilir. Bunlar Erlik Han &#8216; ın  hizmetçileridir. Bütün kötülükler yeraltı dünyasında yasayan Erlik Han&#8217;dan  kaynaklanır. Davulda yine kırmızı renkle kama kamla mayi öğreten kam  resmedilmiştir. Öldükten sonra kaynayan denize doğru gittiği düşünülen kam  tasvirinin uyuz hastalığını tedavi ettiğine inanılır. Davuldaki tavşan resmi,  kamın aletlerinin koruyucusunu simgeler.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Davulun üzerinde &#8220;meme&#8221; diye adlandırılan altı kabartı vardır. Bunlar kamın  aletlerinin koruyucusu sayılan ruhu besleyip koruma işlevini üstlenir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bir önemli öğe de tokmaktır. Tokmak, ya tavşan derisiyle kaplanarak söğüt  dalından; ya geyik kemiği ya da boynuzu ya da kayın ağacından yapılır. Tokmağın  sapına hastaya gelen kötü ruhları kovmak için kamçı görevi üstlenen bez ve deri  parçaları yapıştırılır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Şamanlar ayin yapmak için davul kullanırlar; fakat zaman zaman bunun yerini  kopuzun aldığı da görülmüştür. 11.yüzyıl tarihçilerinden Gardizi, eski Yenisey  Kırgızları &#8216; nın Şaman ayinlerinde saz çaldıklarını söyler. Eski Oğuzlarda,  İslam &#8216; ın kabulünden sonra Şaman geleneklerini sürdüren ozanlar kopuzu kutsal  saymışlardır. Sözgelimi, Dede Korkut her öykünün sonunda kopuzuyla gelir, ad  verirken, dua (alkış) ederken kopuz çalar.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Şaman</font></a> davulunun asıl kısmı olan ağaç ve demir parçalar asla değiştirilmez.  Derisiyse değiştirilebilir. Biri ölen evde bulunan davul, Erlik&#8217;in elçisi  Aldaçi&#8217;nin yaklaşmasıyla kirlenmiş ve kuvvetini kaybetmiş sayılır. Kirlenmiş ve  kuvvetini kaybetmiş davulların derisi derhal değiştirilir. Tedbirli davranmak  isteyen Şamanlar ve ev sahipleri, hastanın öleceği anlaşıldığı zaman Şamana ait  eşyaları evden çıkarırlar.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Her davul Şamanın ölümünden sonra ormana götürülüp parçalanır ve bir ağacın  dalına asılır. Şamanın ölüsü de bu ağacın dibine gömülür.</font></p>
<p align="center"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm/">»<span lang="tr">  &#8220;Şamanizm&#8221; Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span><br />
</span></font></strong> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD"><br />
Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></font></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-saman-davulu/">Şamanizm – Şaman Davulu</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-saman-davulu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şamanizm &#8211; Şaman Kimdir? Kimler Şaman Olabilir?</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-saman-kimdir-kimler-saman-olabilir/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-saman-kimdir-kimler-saman-olabilir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 08 Dec 2007 23:50:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şamanizm]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Tarihi ve Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Türk Dini]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Türk Dini Samanizm]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Turk inanci]]></category>
		<category><![CDATA[Gok Tanri]]></category>
		<category><![CDATA[Gok Tanri Dini]]></category>
		<category><![CDATA[Kök Tengri]]></category>
		<category><![CDATA[Nasil Saman Olunur]]></category>
		<category><![CDATA[Saman]]></category>
		<category><![CDATA[Saman Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Saman Kimdir Nasil Saman Olunur]]></category>
		<category><![CDATA[Samanizm Dini]]></category>
		<category><![CDATA[Tengri]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-saman-kimdir-kimler-saman-olabilir/</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8230;Şamanizm&#8230; (Şaman Kimdir? Kimler Şaman Olabilir?) Şaman dininin ayin ve törenlerini yapan, ruhlarla insanlar arasında aracılık eden kişiye Şaman denir. Şaman sözcüğü Türkçe kökenli değildir. Türkler Şaman yerine kam sözcüğünü kullanırlardı. Avrupa&#8217;da 18.yüzyılda kabul edilen Şaman sözcüğü, Rusların, Kuzey Sibirya&#8217;da Tunguzlardan öğrendiği bir sözcük. Aslında bu sözcüğün kökeni hâlâ tartışmalı. Bazı bilim adamları sözcüğün Pali [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-saman-kimdir-kimler-saman-olabilir/">Şamanizm – Şaman Kimdir? Kimler Şaman Olabilir?</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><strong><font color="#6699ff"> <span style="font-size: 22pt">&#8230;Şamanizm&#8230;<br />
</span></font> <font color="#ff9933"><span style="font-size: 13pt">(Şaman Kimdir? Kimler Şaman  Olabilir?)</span></font></strong></font></p>
<p align="center"> <img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/Samanizm/2.jpg" alt="Şamanizm" height="183" width="250" /></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"> </font><font face="Maiandra GD" size="2">Şaman dininin ayin ve törenlerini yapan, ruhlarla insanlar arasında aracılık  eden kişiye Şaman denir. Şaman sözcüğü Türkçe kökenli değildir. Türkler Şaman  yerine kam sözcüğünü kullanırlardı. Avrupa&#8217;da 18.yüzyılda kabul edilen Şaman  sözcüğü, Rusların, Kuzey Sibirya&#8217;da Tunguzlardan öğrendiği bir sözcük. Aslında  bu sözcüğün kökeni hâlâ tartışmalı. Bazı bilim adamları sözcüğün Pali dilinde  bulunan &#8220;şamna&#8221; olduğunu, Sanskritçe&#8217;de bulunan &#8220;çramana&#8221; ile aynı kökten  geldiğini ileri sürüyorlardı. Bazıları da bu sözcüğün Mançu &#8216; ca  olduğunu,&#8221;zıplayan,dans eden&#8221; anlamına geldiği görüşündeler. Bir başka teori de  Şaman sözcüğünün Buda inanışına ait bir sözcük olduğudur. Firdevsi&#8217;nin  sehname&#8217;sinde geçen &#8220;Semen&#8221; (Buda rahibi) sözcüğü dolayısıyla Şaman sözcüğünün  Hindistan kökenli olduğu söylenir.<br />
</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><center>[ad1]</center><br />
<font face="Maiandra GD" size="2"> Kasgarlı Mahmut&#8217;tan öğrendiğimize göre kamlar, Müslüman Türkler zamanında da  unutulmuş değil. Divan-i Lugat-it Türk&#8217;te &#8220;Kamlar kamik arvisti: kamlar (ayin  sırasında) anlaşılmayan bir takım sözler söyledi.&#8221; gibi cümlelere  rastlanmaktadır. Benzer biçimde Balasagunlu Yusuf Has Hacib, &#8220;Kutadgu Bilig&#8221;  adli eserinde kamlarla hekimleri (otacıları) bir tutmuş, ikisini de insanlar  için yararlı isler yapan kişiler olarak göstermişti. Bir yerde söyle der: &#8220;Kerek  tut otaçi, kerek kam, öligligke her giz asig kilmaz em. (Gerek hekim tut,  gerekse kam, eceli gelene ilaç fayda etmez.)</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Şaman (kam), tanrılar ve ruhlarla insanlar arasında aracılık yapma gücüne sahip  olan kişidir. İnsan, ufak tefek ruhlara, aileyi koruyan ateş ve iyi yer-su  ruhlarına bizzat kurbanlar ve saçılar sunabilirse de, kuvvetli, hele kötü  ruhlara doğrudan başvuramaz. Kötü ruhlar insanların en büyük düşmanlarıdır.  İnsanlara ve hayvan sürülerine hastalık göndermek suretiyle kurban isterler.  Bunların istediklerini yerine getirmek gerekir. İnsanlar onların ne  istediklerini bilmezler. Ne istediklerini ancak gücünü göklerden ve atalarının  ruhlarından alan Şamanlar bilir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Şamanlık bilgisi öğrenmekle elde edilemez. Şaman olmak için belli başlı bir  Şamanın neslinden olmak gerekir. Kimse Şaman olmayı istemez, ancak geçmiş  ataların ruhundan biri, Şaman olacak torununa musallat olur; onu Şaman olmaya  zorlar. Bu hale Altaylılar &#8220;töz basıp yat&#8221; (ruh basıyor) derler. Ata ruhu  musallat olan adam Şamanlığı kabul etmezse deli olur.<br />
</font></p>
<p align="center"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm/">»<span lang="tr">  &#8220;Şamanizm&#8221; Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span><br />
</span></font></strong> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD"><br />
Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></font></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-saman-kimdir-kimler-saman-olabilir/">Şamanizm – Şaman Kimdir? Kimler Şaman Olabilir?</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-saman-kimdir-kimler-saman-olabilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
