<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Eylul Ayinin Onemi | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/eylul-ayinin-onemi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Fri, 21 Jun 2013 14:18:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>TÜRK Tarihi&#8217;nde &#8220;Eylül&#8221; (Hüseyin Nihal ATSIZ)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/turk-tarihinde-eylul-huseyin-nihal-atsiz/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/turk-tarihinde-eylul-huseyin-nihal-atsiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Oct 2007 09:02:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hüseyin Nihal Atsız]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar ve Şairler]]></category>
		<category><![CDATA[Eylul Ayinin Onemi]]></category>
		<category><![CDATA[Nihal ATSIZin Makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Nihal ATSIZin Yazilari]]></category>
		<category><![CDATA[Turk Tarihinde Eylul]]></category>
		<category><![CDATA[Turk Tarihinde Eylul Nihal Atsiz]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçü Nihal ATSIZ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/turk-tarihinde-eylul-huseyin-nihal-atsiz/</guid>

					<description><![CDATA[<p>TÜRK Tarihi&#8217;nde &#8220;Eylül&#8221; (Hüseyin Nihal ATSIZ) Ağustosun Türk tarihinde zaferler ayı olduğu çok söylendi. Doğrudur. Fakat Eylül de zaferler ve mühim günler bakımından ondan hiç aşağı kalmaz. &#160; 5 Eylül 1063 Tuğrul Beğ&#8217;in Ölümü: &#160; Batı Türkeli&#8217;nin (Türkiye&#8217;nin) ilk hakanı olan Selçuklu Tuğrul Beğ 5 Eylül 1063&#8217;te 70 veya 72 yaşında olduğu halde başkent &#8220;Rey&#8221; [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-tarihinde-eylul-huseyin-nihal-atsiz/">TÜRK Tarihi’nde “Eylül” (Hüseyin Nihal ATSIZ)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><font color="#3366ff"><span style="font-size: 18pt; font-weight: 700"> TÜRK Tarihi&#8217;nde &#8220;Eylül&#8221;<br />
</span></font><font color="#ff6600"> <span style="font-size: 12pt; font-weight: 700">(</span></font></font><span style="font-weight: 700"><font color="#ff6600" face="Maiandra GD">Hüseyin  Nihal ATSIZ)</font></span></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ağustosun Türk tarihinde zaferler ayı olduğu  çok söylendi. Doğrudur. Fakat Eylül de zaferler ve mühim günler bakımından ondan  hiç aşağı kalmaz.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">5 Eylül 1063 Tuğrul Beğ&#8217;in Ölümü:</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Batı Türkeli&#8217;nin (Türkiye&#8217;nin) ilk hakanı olan Selçuklu Tuğrul Beğ 5 Eylül  1063&#8217;te 70 veya 72 yaşında olduğu halde başkent &#8220;Rey&#8221; de ölerek orada gömüldü.  Tahran&#8217;ın pek yakınındaki Rey şehri eskiden büyük bir merkezdi. Tuğrul Beğ&#8217;in  bozkır stilindeki kümbeti Rey&#8217;de bugün pek de göze çarpmaz bir durumdadır. Hem  yakınına sokulan yapılar, hem de ağaçlarla kapatılarak âdeta gözükmez hale  getirilmiştir. Bunda, tabiî, Farslar&#8217;ın kötü niyeti ve Türk korkusu vardır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Tuğrul Beğ 23 Mayıs 1040 Dendânekan savaşından sonra kurulan devletin başkanlığı  23 Mayıs 1040 ile 5 Eylül 1063 arasında 23 yıl, 3 ay, 12 gün yapmıştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Horasan&#8217;da Türkiye kurulduğu sırada bu yeni ve dipdiri devletin gözlerini dikmiş  olduğu batıda biri Müslüman, biri Hıristiyan olmak üzere başlıca iki devlet  vardı: Büveyh&#8217;liler ve Bizans.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Büveyh&#8217;liler Fars, Kirman ve Irak&#8217;ta hüküm süren bir İran devleti olup sözde  Bağdat halifesinin beğleri oldukları halde gerçekte kendi hükümleri altında  tutuyorlar ve ülkelerinin türlü bölümlerin de bu hanedanın ayrı kolları hüküm  sürmekle beraber dışarda tek bir devlet gibi görünecek kadar birleşik  bulunuyorlardı. Musul ve yöresindeki Arap Ukayloğulları Devleti ile Diyarbakır,  Erzen, Meyâfârkin ve Hısnıkeyfâ&#8217;daki Kürt Mervanlılar devleti de Büveyhlilerin  dominyonları idiler.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Büveyh&#8217;liler Devleti&#8217;nin halkı Acem, Ukayloğulları&#8217;ınki Arap, Mervanlılar&#8217;ın ise  Kürt, Arap ve Ermeni idi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Tarihin en büyük devlet kurucularından olan Tuğrul Beğ, devletin kurulduğu yer  olan Horasan&#8217;ın idaresini ağabeği kahraman Çağrı Beğ&#8217;e bırakarak ordusuyla  Büveyhliler ülkesine girip 1043&#8217;te Rey şehrini aldı; başkent yaptı.  Büveyhliler&#8217;in kuzey ülkelerini Türkiye&#8217;ye katmak demek olan bu davranış batıda  hemen tesirini gösterdi ve Büveyhliler&#8217;in dominyonu olan Mervanlılar bu yeni ve  dinç devlete boyun eğerek Tuğrul Beğ&#8217;in dominyonu olduklarını ilân ettiler.  Tuğrul Beğ, Rey&#8217;de Selçuk prensleri ve beğlerini toplayarak her birisinin  nereleri fethedeceği hakkında buyruklar verdi. Bu buyruklar pek az istisna ile  yerine getirildi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><center><!--adsense#reklam_336x280--></center></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Tuğrul Beğ 1055&#8217;te Bağdat&#8217;a girerek Acem Büveyhliler Devleti&#8217;ne son verdi ve  Bağdat halifesi tarafından İslâm dünyasının sultanı olarak ilân olundu.  Büveyhliler&#8217;in unvanı ise sadece &#8220;beğler- beği&#8221; idi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Mısır&#8217;daki Şıi Fâtımî halifesi İslam dünyasını ikiye bölüyordu. Bağdat&#8217;ta bile  taraftarları vardı. Selçuklular gelmeden önce Bağdat halifesinin hizmetine  girmiş bulunan Türk askerleri ve kumandanları, tarih boyunca Türkler&#8217;de görülmüş  bir saflıkla Şıiliği kabul etmişlerdi. Tuğrul Beğ bunlarla çok uğraştıktan sonra  1060&#8217;ta büyük Bizans şehri Sivas&#8217;ı alarak yağmaladılar ve geri çekilirken  kendilerini yakalamaya gelen Pankoras adlı bir Ermeni&#8217;nin buyruğundaki Bizans  ordusunu bozguna uğrattılar. Aynı sırada Tuğrul Beğ de Anı kalesi ve yöresini  ele geçirdi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İç düzeni sağladıktan sonra Bağdat&#8217;a yönelen Tuğrul Beğ, halifenin kızı  Seyyide&#8217;yi istedi. Halife önce razı olmadı. Halife ailesinin kutlu olduğunu  ileri sürdüyse de 1062&#8217;de Tuğrul Beğ, halifenin tahsisatını kesince, kutlu  halife, kutlu kızını vermeye razı oldu. Nikâh sözleşmesi Tebriz&#8217;de yapıldı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Tuğrul Beğ 1063&#8217;te tekrar Bağdat&#8217;a girerek pek parlak bir düğünle Seyyide&#8217;yi  aldı. Seyyide, Tuğrul Beğ&#8217;in oturduğu saraya girince Tuğrul Beğ ve oradaki bütün  Türk beğleri ayağa kalktılar. Gelinin şerefine Türk oyunları oynandı. Tuğrul Beğ,  Türk göreneğince yedi gün gelinin odasına girerek onu selâmladı ve yüzünü  açmadan çıktı. Gerdek sekizinci günü oldu. Tuğrul Beğ, halife maiyetine pek çok  ihsanlarda bulundu. Rey&#8217;e döndükten sonra hastalandı. 5 Eylül 1063&#8217;te öldü.  Arkasında çok güzel bir ün bırakmıştı. Düşmanları ondan korkar tebaası ise  severdi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">13 Eylül 1921 Sakarya Zaferi:</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">21 gün süren Sakarya Meydan Savaşı 13 Eylül&#8217;de kazanılmıştır. Daima maiyette  çalışmaya alışmış olduğu için kumandanlık vasıflarından mahrum bulunan İsmet  İnönü&#8217;nün Eskişehir savaşlarında bozulup ordunun mühim bölümünü yitirerek  Sakarya&#8217;nın doğusuna çekilmesinden sonra kumandayı bizzat eline alan Mustafa  Kemal Paşa&#8217;nın, yüksek askerlik kabiliyetiyle yönetip, özellikle subayların  kahramanlığı dolayısıyla &#8220;subay savaşı&#8221; adını alan ve o güne kadarki dünya  savaşları içinde en uzun meydan savaşı olan Sakarya Meydan Savaşı&#8217;nda yeni bir  taktikle Yunanlıları yüz geri ettirerek teşebbüsün Türk Ordusu&#8217;na geçmesini  sağladığı savaştır. 21 gün içinde Türkler cepheye 55.000, Yunanlılar 120.000  kişi sokmuş, 15.000 kişilik Türk zayiatının 1000 kişisi subaylardan verilmiştir.  Savunma hattı yerine savunma sathı prensibini icad eden Mustafa Kemal Paşa,  kazara attan düşmesi dolayısıyla savaşın bir kısmını kırık kaburga kemiğiyle  idare etmiştir. Sakarya savaşı, Çanakkale Savaşları&#8217;ndan sonraki en kahramanca  savaştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">18 Eylül 1048 Pasinler Savaşı:</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Selçuklular çağında Bizanslılarla yapılan yüzyıllık çarpışmalardaki ilk büyük  meydan savaşıdır. Pasinler Savaşı veya Hasan kale Savaşı diye anılır. Türk  Ordusu&#8217;na ikisi de Selçuk Hanedanı&#8217;ndan olan İbrahim İnal Beğle Kutlamış kumanda  etmiştir. Rum, Ermeni, Gürcü ve Abazalardan kurulu Bizans Ordusu&#8217;na kumanda eden  Liparit tutsak edilip ordusu yok edilmiştir. Bu meydan savaşı da Malazgirt kadar  mühimdir ve ondan 23 yıl önce kazanılmış bir imha savaşıdır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İbrahim İnal Beğ, bu başarısından dolayı Tuğrul Beğ&#8217;in kendisine vermek istediği  büyük maddî hediyeleri kabul etmediği gibi, Tuğrul Beğ de Liparit&#8217;in  salıverilmesi için teklif ettiği büyük fidyeyi kabul etmeyerek Lipariti  salıvermiştir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Sabahtan akşama kadar süren bu savaş da, Malazgirt Savaşı gibi bozkır taktiği  ile kazanılmış ve böyle bir taktiğe akılları ermeyen düşmanların yok edilmesiyle  sonuçlanmıştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">22 Eylül 1520 Yavuz&#8217;un Ölümü:</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">En büyük Türk hakanlarından olan Yavuz Sultan Selim, kısa saltanatında,  üssülharekesinden çok uzaklarda Kölemen ve Safevî ordusu gibi iki müthiş orduyu  tam bozguna uğratmak ve çölü 30.000 kişiyle geçerek Mısır&#8217;a dalmak gibi gözü  karalık gösteren eşsiz bir kahraman askerdir. Hakanlığı çok kısa sürmeseydi, bir  o kadar daha yaşasaydı bugünkü Türk dünyasının manzarası çok başka olacaktı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu müthiş ve dâhî asker aynı zamanda ince bir şairdi. Farsça divanı ile Türkçe  bazı şiirleri kalmıştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">25 Eylül 1396 Niğbolu Meydan Savaşı:</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İçlerinde en ünlü Avrupa şövalyelerinin de bulunduğu Haçlı Ordusu&#8217;na karşı  kazanılmış büyük bir meydan savaşıdır. Türk Ordusu&#8217;nun başkomutanı Osmanlı  Hanedanı&#8217;nın parslarından Yıldırım Beyazıd Beğ&#8217; di. Türkler&#8217;i Avrupa&#8217;dan atmak  için gelen Haçlı Ordusu&#8217;nun dökümü şöyle idi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">60.000 Macar</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">10.000 Fransız</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">10.000 Rumen</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">6.000 Alman</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1.000 İngiliz</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">13.000 İtalyan, İspanyol, Leh, Çek, Hırvat.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türk Ordusu 70.000 kişiydi ve bunun 10.000&#8217;i vasat durumunda olan Sırp  askerleriydi. Macarlar, Türk savaş usulünü tanıdıkları için ona göre tedbir  alınmasını tavsiye ettilerse de zırhlı Fransız şövalyeleri kendilerini dünyanın  en cesur askeri sanarak ve göğü kargılarıyla yaracaklarını söyleyerek Macarlara  kulak asmadılar. Hatta Avrupa&#8217;nın en yiğit askeri olan Macarları korkaklıkla  suçlayarak birden bire Türkler&#8217;e saldırdılar. Ön saftaki hafif Türk yayalarının  Türk tabiyesince geri çekilmesini bozgun sanarak asıl Türk Ordusu&#8217;na doğru  ilerlediler. Fakat çabucak sarılarak yok edildiler. Bunun üzerine Türk Ordusu,  düşman ordusunun büyük bölümüne taarruz etti. Romenlerle Hırvatlar savaşmadan  kaçtıkları için kurtuldular. Diğerleri şiddetle savundularsa da onlar da yenilip  yok edilmekten kurtulamadılar.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Niğbolu Meydan Savaşı da imha savaşlarının mükemmel örneklerinden biridir. Fakat  bir de kötü sonucu olmuştur: Yıldırım Beyazıd, pek çok şövalyenin katıldığı bu  orduyu yok etmekle gurura kapılmış ve Aksak Temir&#8217;le olan tatsız hâdise bu  gururdan maya almıştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">28 Eylül 1538 Preveze Deniz Zaferi:</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">En büyük Türk amirali Barbaros Hayreddin Paşa&#8217;nın kumanda ettiği Türk  donanmasıyla Andrea Doriâ&#8217;nın kumanda ettiği müttefik haçlı donanmasının yaptığı  ünlü deniz savaşıdır. Türk Donanması gemi ve top bakımından düşmana göre çok  aşağıda olduğu halde Barbaros hem ustalığı, hem cesareti, hem de savaş  psikolojisini iyi bilmesi sayesinde kuvvetli düşmanı yenmiş, ünlü İtalyan  amiralini kaçmaya mecbur etmiştir. 437 yıl önce yapılan bu müthiş deniz  savaşının hâtırası hâlâ unutulmamıştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Beşiktaş&#8217;taki türbesinde yatan Barbaros&#8217;un ruhunun bir şeyler umarak beklediği  muhakkaktır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ötüken, 1975, Sayı: 9</font></p>
<p><strong><font face="Maiandra GD" size="2"><font color="#ff0000">Kaynak:</font>  <font color="#000000">Nihal-Atsız.Com</font></font></strong></p>
<p align="center">&nbsp;</p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/huseyin-nihal-atsiz/">»<span lang="tr">  H. Nihal ATSIZ Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080"> |</font></span></span></font></strong></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-tarihinde-eylul-huseyin-nihal-atsiz/">TÜRK Tarihi’nde “Eylül” (Hüseyin Nihal ATSIZ)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/turk-tarihinde-eylul-huseyin-nihal-atsiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
