<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Filozof | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/filozof/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Tue, 02 Feb 2010 09:25:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Sanat ve Felsefe İlişkisi</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/sanat-ve-felsefe-iliskisi/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/sanat-ve-felsefe-iliskisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Feb 2010 09:25:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim Kalemimizden]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[Felsefe ile Sanat İlişkisi]]></category>
		<category><![CDATA[Felsefe ve Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Filozof]]></category>
		<category><![CDATA[Gercek]]></category>
		<category><![CDATA[Güzel Sanatlar]]></category>
		<category><![CDATA[İlişki]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat Felsefesi]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat ve Felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[Sanatçı]]></category>
		<category><![CDATA[Sanattaki Felsefe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=5324</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sanat ve Felsefe İlişkisi Sanat ve felsefe bazı yönleriyle birbirine uzak uğraşı alanları olarak görülüyorken, bir yandan da aralarında bazı ortaklıklar bulunması nedeniyle birbiriyle sıkı bir ilişki içerisindedir. Sanat ile felsefe arasındaki ortak ve ayrı yönleri belirlemede belki de bizim için hareket noktası oluşturacak düşünce, sanatın daha çok dış dünyadaki varlıkların insanlar üzerinde uyandırdığı duyguları [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/sanat-ve-felsefe-iliskisi/">Sanat ve Felsefe İlişkisi</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong><span style="font-size: 23pt; line-height: 115%;"> <span style="color: #ff6600;">Sanat</span> <span style="color: #c0c0c0;">ve</span> <span style="color: #00ccff;">Felsefe</span> <span style="color: #ff0066;">İlişkisi</span></span></strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <span style="font-size: 10pt; line-height: 115%;"> <img decoding="async" style="margin: 8px;" src="https://www.bilgicik.com/resimler/yazi/sanat-felsefe.jpg" alt="" width="220" height="220" align="left" /></span>Sanat ve felsefe bazı  yönleriyle birbirine uzak uğraşı alanları olarak görülüyorken, bir yandan da  aralarında bazı ortaklıklar bulunması nedeniyle birbiriyle sıkı bir ilişki  içerisindedir. Sanat ile felsefe arasındaki ortak ve ayrı yönleri belirlemede  belki de bizim için hareket noktası oluşturacak düşünce, sanatın daha çok dış  dünyadaki varlıkların insanlar üzerinde uyandırdığı duyguları anlatmaya  çalışması; felsefenin ise dış dünyadaki o varlıkların iç yapısına ulaşmaya  çalışarak, mantıksal düşünce ile daha soyut ve derin gerçeklere ulaşmaya  çalışmasıdır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Sanatçılar, daha çok gözle  görülen şekillerin insanlarda uyandırdığı duygusal heyecanı ve duygulardaki  sürükleyici hazları hissetmeye ve onları türlü yollarla ifade etmeye çalışırlar.  Filozoflar ise daha genel ve soyut düşüncelerle uğraşarak, mantıksal boyutta  birbirine bağlı konuları öznel bir biçimde incelemeye çalışırlar. Bir gerçeğin  etrafında örülü çehredeki güzelliği bulan sanatçı, çehrenin altındaki gerçeğin  varlığını ve çözümlemesini yapmaya çalışan ise filozoftur.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Karlı dağların doruklarından  süzülerek gelen suların karıştığı coşkun bir akarsuyun kenarında kurulmuş olan  küçük bir evin günün ilk ışıklarıyla aydınlanan bahçesinde kendi hâlinde uğraşan  bir adamın varlığını tasavvur edelim. Bu manzara, bir ressam için görsel anlam  taşımaktadır ve ince ayrıntılarına kadar resmedilebilecek kadar değerli bir anı  ifade etmektedir. Fakat aynı durum karşısında, sanatçılığın gerektirdiği öznel  duyumsayış ve düşünüşten uzak biçimde manzarayı sorgulayan ve o görüntünün doğa  &#8211; insan etkileşimi içinde bizlere sunduğu gerçeği ortaya çıkarmaya çalışan kişi  filozof olacaktır.</span><center>[ad1]</center></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Sanat/"> <span style="color: #000000;">Sanat</span></a> evrendeki güzelliği, felsefe ise  güzelliğin ötesindeki gerçekliği ifade etmek için her ne kadar farklı yollar  kullanıyor gibi görünse de; özünde iki uğraş da sonuçta iletişimi sağlayan ortak  bir dilin parçalarını kullanmaktadır. Mesela yazarlar da, filozoflar da duygu &#8211;  düşüncelerini ifade etmek için sözcükleri kullanırlar. Bir filozofun sözcüklerle  anlatmaya çalıştığı bir konuyu resimleriyle anlatabilen bir ressam, duygularını  insanlara aktarabilmek için aslında dilin birbirine benzer birkaç farklı  yönünden birini kullanmıştır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Sanat, insanı baştan çıkaran  güzelliğin etkisiyle gerçekten uzaklaşan bir kişi tarafından oluşturuluyorken;  felsefe en dolgun <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/soz-sanatlari-edebi-sanatlar/"> <span style="color: #000000;">sanatlar</span></a>da bile bulunmayan zihinsel bir süreç  temelinde oluşur. Bu ifadeden sanatçının düşünceden tamamen soyutlanmış bir  biçimde, yalnızca duygularının etkisinde bir şeyler ortaya koyduğunu anlamamak  gerekir. Kuşkusuz <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Sanatci/"> <span style="color: #000000;">sanatçı</span></a> da eserindeki bütünlüğü (kompozisyonu)  kurgularken ciddi bir bilişsel süreçten geçer. Fakat buradaki temel ayrım,  sanatçının duygularını kurgularken; filozofun ise henüz bir fikre ulaşmaya  çalışırken düşünmesidir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Filozofların akıl yoluyla  kavrayış isteyen formüllere başvurmasına karşın, sanatçılar daha çok duyulara  yakından hitap eden taze şekiller yaratmaya çalışırlar. Felsefe, çoğu zaman  düşüncelerin duygular içindeki dağınıklığına yoğunlaşan sanatın bu çabasını  küçümser ve varlığın daha derin yapısındaki çözümlemelerle uğraşmaya çalışır.  Filozofların bu yolla ulaşmak istedikleri amaç, sanatçıların kurgulayarak  bizlere sundukları görünüşten oldukça uzak olan “<strong>ölümsüz varlığı</strong>”  bulmaktır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Sanatçılar ile filozoflar,  evreni bir bütün hâlinde yorumlama ve insanlarda zihinsel çağrışımlar  gerçekleştirme yönleriyle ortak bir çaba içerisindedirler. Bir sanatçı,  yeteneklerini ayrıntılar üzerinde harcayan bir işçi olmaktan çıktığında, varlığı  ve yaşamı bir filozof titizliğiyle algılar ve yorumlar. Filozoflar da sezişleri  ve düşüncelerini bir bütün hâlinde ifade edişleriyle sanatçının yaptığı “bütünü  algılama ve yorumlama” işini gerçekleştirirler. Felsefe, ulaştığı düşünce,  bilgi ve genellemeleri her ne kadar sanattakinden çok ayrı bir dille insanlığa  sunuyormuş gibi görünse de; sonuçta insanlarda aynı yönde çağrışımda bulunacak  bir edim içerisinde bulunmaktadır. Şair insanlığın varlığındaki anlamı bir şiir  ile ortaya koyuyorken; filozof varlığın ne olduğunu, ne zaman başladığını, niye  var olduğunu ve hatta var olup olmadığını sorgulayarak insanları yine aynı  bilişsel çağrışıma sürükler. Kaldı ki Eflâtun’un Socrates’e “<em>felsefenin çok  ince bir müzik olduğunu</em>” söylemesi, her ne kadar birbiri arasında derin bir  uyuşmazlık görünüyor gibiyse de aslında filozof ile sanatçının aynı işi farklı  biçimlerde yapıyor olduğuna da işaret etmektedir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Sanat ve felsefe, dürüst bir  biçimde yapıldığında sanatın felsefeyi veya felsefenin sanatı bir yana atması  mümkün değildir. Filozof evrende akılcı tutumu bulmaya çalışırken; sanatçı da  kendi küçük çabaları içinde, kullandığı malzeme elverdiği ölçüde yine aynı amaca  yönelir. İşte bu yönüyle akılcılığın canlı bir örneği olan sanat eseri, içindeki  bütün ögelerin kaynaşması ile filozofların ortaya koymak istedikleri düzene  erişmiş ve böylece felsefe ile ister istemez bir etkileşim hâline girmiştir.  Aynı şekilde sanatın filozoflar tarafından dikkat çeken yanı; ahlâk, bilgi ve  gerçek üzerinde yorumlarda bulunmasıdır. Sanatın bu çabası, insanlığın duygu ve  düşünce yapısını doğal olarak etkilemiştir ve sanat bu yönüyle yaşamımızda  önemli bir yer tutmaktadır. İşte bu nedenle felsefe de ister istemez sanatı  içine alan bir uğraşı hâline gelmektedir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Sanat ve <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Felsefe/"> <span style="color: #000000;">felsefe</span></a> bu kadar iç içeyken, bazen felsefeciler  sanatı -özellikle de güzel <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/soz-sanatlari-edebi-sanatlar/"> <span style="color: #000000;">sanatları</span></a>&#8211; kabul etmeyerek, onların  insanlar üzerinde olumsuz etkiler yaptığına dikkat çekmişlerdir. Bu açıdan sanat  ile felsefe arasında oluşan ayrımın temelinde “<strong>ahlâk</strong>” sorununun var  olduğu söylenebilir. Filozoflar, ne zaman ruhu bedene üstün tutup, manevi  değerlere düşmüşlerse; işte o zaman güzel sanatlara kuşku ile bakmaya  başlamışlardır. Filozoflar, güzel sanatların insanlarda cinsel heyecanlar ve  duyusal tepkiler oluşturduğunu kabul ederek belli bir dönemde sanata karşı  çıkmışlardır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Felsefenin güzel sanatlara  karşı çıkmasına rağmen, sanattaki ahlâk boyutuyla ilgilenmesi, aslında bir  küçümseme ile süregelmiştir. Filozoflar, sanatçıların uğraştıkları küçük ve  önemsiz çabayı çözümlemeye çalışan bir tutuma sığınarak ahlâk ile ilgilenmeye  başlamışlardır. Felsefe bu çabasında, çoğu zaman metafiziğe veya mistikliğe  kaçmıştır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">“<strong>Gerçek</strong>” ilk bakışta  sanatçılar ve filozoflar tarafından farklı tanımlanmış gibi görünmektedir. <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Filozof/"> <span style="color: #000000;">Filozof</span></a>lar gerçeği kanıtlanabilir süreçler  olarak, mutlak bir olgunun tam ve şaşmaz anlamı olarak tanımlamışlardır. Fakat  felsefenin olgular hakkında ulaşmaya çalıştığı gerçeklik, şaşılacak biçimde  bütün formüllere karşı koymaktadır ve böylece “<strong>olgu</strong>” anlatılamaz bir  kavram olarak kalmaktadır. Dil, yaygın işleviyle yaşamımızda bildiğimiz,  tanıdığımız şeyleri ifade etmeye yarar; fakat bilinmeyen olguların ifade  edilmesinde gündelik veya bilimsel dil de bazen yetersiz kalır. İşte bu durumda  biraz başarıya ulaşmış bir “sanat dili” devreye girerek olguların  özelliklerini ve türlerini ifade etmeyi amaç edinir ve bunu başarır. İnsan  yaşamındaki gerçeklik bazen yalnızca sanat ile ifade edilebilmektedir. Çünkü  sanattaki dil, insanı farklı bir aleme çeker ve ona bilimsel yöntemlerle veya  deneylerle kanıtlanamayacak kadar değerli bir yaşantı ürününü yaşanırmışçasına  hissettirir, ifade eder. İşte bunu felsefenin formülleriyle, mantık ve sağduyu  ile açıklamaya çalışmak boşunadır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">“<em>Güzellik gerçektir,  gerçek ise güzellik.</em>” ifadesine varılacak bir ayrım da, sanat ile felsefenin  “<strong>gerçek</strong>” anlayışına dayanmaktadır. Çoğu zaman sanatçı ile filozofun  gerçeği aynı değildir. Sanatçı bir suyu, insanların duyularına hitap edecek söz  ve ifadelerle betimlerken; filozof aynı suya baktığında deneysel çözümlemeler  sonucunda ulaştığı mutlak gerçeği görecektir. Bu durumda filozofun ulaştığı  suyun kimyasal bileşimindeki “<strong>H2O</strong>” tanımlaması, bir sanatçı  için hiçbir şey ifade etmeyecek, sanattaki gerçekliği yansıtmada yetersiz ve  önemsiz kalacaktır. Burada “sanat dili” yeniden karşımıza çıkmaktadır.  Evrendeki bir varlığı veya olayı ifade etmede sanatçıların kullandığı dil,  filozoflar tarafından çoğu kez belirsiz ve anlamsız olarak kabul edilmiştir.  Çünkü sanat dili, bir laboratuar deneyinin sonuçlarını yansıtacak kadar bilimsel  veya mutlak ifadelerden oluşmamakta; sanatçının duyusal heyecanını  yansıtmaktadır. Fakat kabul edilmelidir ki sanatçının o dille ortaya koyduğu  eser, filozofların çalışmalarından çok daha mutlak ve somuttur.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Felsefenin sanatı varlığın  yalnızca “<strong>görünen yapısıyla</strong>” ilgilendiği için eleştirmesine karşın,  sanatçı bilim veya felsefenin uğraştığı “<strong>soyutluğu</strong>” da içine alan derin  bir uğraş içerisindedir. Somut nesne veya olaylardan hareket ettiği hâlde, bazen  felsefenin de açıklayamayacağı gerçekliklere ulaşan sanat; belki de  yaşamımızdaki bazı şeyleri açıklamada biricik araçtır. Ciddi bir <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/roman-ozetleri-turk-ve-dunya-edebiyatindan/"> <span style="color: #000000;">roman</span></a>ın içindeki kahramanlarla sürdürülen olay  örgüsüne bakıldığında, aslında çok güzel bir sosyolojik çözümleme olduğu  anlaşılacaktır. Bir ressamın çabası da yine bilimsel yöntemlerle ulaşılması  gereken genelleme (sentez) ve çözümleme (analiz) yapmaya yeterli  gelebilmektedir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Felsefe ile <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Sanat/"> <span style="color: #000000;">sanat</span></a> çalışmaları temelde iki bakımdan iç içe  girmektedir. Sanatçı, malzemesini alarak kendince bir şeyler yaratır, onları  kurgular ve düzenler. Filozof da aynı şekilde yaşantı ürünlerini kendi  yöntemleriyle çözümler, olguları sınıflandırır ve ilkelere ulaşır. Bu açıdan  malzemesi, çalışma yöntemi ve ulaşmaya çalıştığı amaçlar her ne kadar  birbirinden farklı gibi görünüyorsa da; sanat ile felsefe aslında iç içe geçmiş  iki ayrı çabadan ibaret olarak kabul edilmelidir.</span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/sanat-ve-felsefe-iliskisi/">Sanat ve Felsefe İlişkisi</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/sanat-ve-felsefe-iliskisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
