<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Gokturk Devleti | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/gokturk-devleti/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Thu, 28 Jul 2011 16:08:39 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Göktürkler</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/gokturkler/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/gokturkler/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Sep 2007 23:24:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türk Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Tarihi ve Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Gokturk Devleti]]></category>
		<category><![CDATA[Gokturkler]]></category>
		<category><![CDATA[inkilap]]></category>
		<category><![CDATA[Kultur]]></category>
		<category><![CDATA[Milli]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Türk]]></category>
		<category><![CDATA[Turk Devleti]]></category>
		<category><![CDATA[Turk Milleti]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Turkiye Cumhuriyeti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/gokturkler/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Göktürkler Türk Tarihîndeki Önemi: Türk sözünü ilk defa resmî devlet adı olarak kabul edenler Göktürklerdir. Böylece devleti ifade etmesi bakımından siyasî bir anlamı olan Türk kelimesi bu sayede bütün bir milletin adı olmuştur. Göktürk Menşe Efsaneleri ve Ergenekon Destanı&#8217;na Göre Türklerin Tarih Sahnesine Çıkışı Göktürklerin &#8220;Kurttan Türeyiş&#8221;lerine dair Çin kaynaklarında da geçen üç efsane vardır. [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/gokturkler/">Göktürkler</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><center><strong><font color="#3366ff" face="Maiandra GD" size="5">Göktürkler</font></strong> </center></p>
<p style="text-indent: 10px" align="justify"><font face="Arial"> <img decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/Turk_tarihi_ve_kulturu/Turk_tarihi/gokturk.JPG" alt="https://www.bilgicik.com/resimler/Turk_tarihi_ve_kulturu/Turk_tarihi/gokturk.JPG" align="left" height="109" width="151" /><font color="#ffffff" size="2"><strong><font color="#000000" face="Maiandra GD">Türk  Tarihîndeki Önemi:</font></strong><font color="#000000" face="Maiandra GD"> Türk  sözünü ilk defa resmî devlet adı olarak kabul edenler Göktürklerdir. Böylece  devleti ifade etmesi bakımından siyasî bir anlamı olan Türk kelimesi bu sayede  bütün bir milletin adı olmuştur.</font></font></font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"></font></p>
<p style="text-indent: 10px" align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong> </strong></font></p>
<p style="text-indent: 10px" align="center"><font face="Arial" size="2"> <font color="#000000" face="Maiandra GD"><strong>Göktürk Menşe Efsaneleri ve  Ergenekon Destanı&#8217;na Göre<br />
Türklerin Tarih Sahnesine Çıkışı</strong></font></font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"><font face="Arial" size="2"> <font color="#000000" face="Maiandra GD">Göktürklerin &#8220;Kurttan Türeyiş&#8221;lerine  dair Çin kaynaklarında da geçen üç efsane vardır. Aslında bu efsanelerin hemen  hemen aynısı M.Ö. 119&#8217;da Hunlar tarafından büyük bir yenilgiye uğratılan Wu-sunlar  için söylenir.</font></font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"><font face="Arial" size="2"> <font color="#000000" face="Maiandra GD"><br />
</font></font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"><font face="Arial" size="2"> <font color="#000000" face="Maiandra GD">Efsaneye göre Hunlar bir taarruz  neticesinde Wu-sun kralını öldürmüş, onun oğlu Kun-mo küçük olduğu için Hun  hükümdarı ona kıyamamış ve çöle atılmasını emretmiş. Küçük Kun-mo dişi bir kurt  tarafından emzirilmiş ve bu olayı uzaktan seyreden Hun hükümdarı, çocuğun kutsal  biri olduğuna inanarak, büyüdüğünde onu Wu-sunların kralı yapmış, içinden  Göktürkleri de çıkaran, Çinlilerin Kao-çı (Yüksek Tekerlekli Arabalılar) ve  T&#8217;ieh-li (Tölös) dedikleri, Orhun nehrinden Volga kıyılarına kadar geniş bir  alana yayılan bu güçlü Türk kavimler topluluğu için de &#8220;kurttan türeyiş&#8221;  efsanesi aynı motifi işler. Çin&#8217;deki Toba sülalesi devri kaynaklarında efsane  özetle şöyle anlatılır: </font></font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"><font face="Arial" size="2"> <font color="#000000" face="Maiandra GD"><em><br />
</em></font></font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"><font face="Arial" size="2"> <font color="#000000" face="Maiandra GD"><em>&#8220;Kao-çı kağanının çok akıllı iki  kızı varmış. Öyle iyi kalpli ve akıllılarmış ki, babaları onların ancak tanrı  ile evlenebileceklerini düşünerek, kızlarını bir tepeye götürmüş. Ancak tepeye  ne tanrı gelmiş ne de onlarla evlenmiş. Kızlar burada beklerken ihtiyar bir  erkek kurt tepede dolaşmaya başlamış. Küçük kız, kardeşine bu kurdun tanrının  kendisi olduğunu söyleyerek tepeden inmiş ve kurtla evlenmiş. Bu suretle Kao-çı  halkı bu kız ve kurttan türemiş.&#8221;.</em></font></font></p>
<p style="text-indent: 10px" align="justify"><font face="Arial" size="2"> <font color="#000000" face="Maiandra GD"><br />
</font></font></p>
<p style="text-indent: 10px" align="justify"><font face="Arial" size="2"> <font color="#000000" face="Maiandra GD">Bu efsanelerin tekamül etmiş şekli,  tarihî realiteye de uygun olarak, Göktürk menşe efsanelerinde ve Ergenekon  Destanı&#8217;nda görülür. M.S.570&#8217;te ortaya çıkan Çin&#8217;deki Sui Sülâlesi devrinde  Göktürklerle yakın münasebet kuran Çinliler, Türklerden öğrendikleri efsaneyi  tarih yıllıklarında not etmişlerdir. Efsane şöyledir:</font></font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font color="#000000" face="Maiandra GD" size="2"><em><br />
</em></font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font color="#000000" face="Maiandra GD" size="2"><em>&#8220;&#8230; (Göktürklerin) ilk  ataları Hsi-Hai, yani Batı Denizi&#8217;nin kıyılarında oturuyorlardı. Lin adlı bir  memleket tarafından, onların kadınları, erkekleri, büyüklü-küçüklü hepsi birden  yok edilmişlerdi. Yalnızca bir çocuğa acımışlar ve onu öldürmekten  vazgeçmişlerdi. Bununla beraber onun da kol ve bacaklarını kendisini Büyük  Bataklığın içindeki otlar arasına atmışlardı. Bu sırada dişi bir kurt peyda  olmuş ve ona her gün et ve yiyecek getirmişti. Çocuk da bunları yemek suretiyle  kendine gelmiş ve ölmemişti. (az zaman sonra) çocukla kurt, karı koca hayatı  yaşamaya başlamışlar ve kurt da çocuktan gebe kalmıştı. (Türklerin eski düşmanı  Lin devleti, çocuğun hâlâ yaşadığını duyunca) hemen kendi adamlarını göndererek,  hem çocuğu hem de kurdu öldürmelerini emretmişti. Askerler kurdu öldürmek için  geldikleri zaman, kurt onların gelişinden daha önce haberdar olmuş ve kaçmıştı.  Çünkü kurdun kutsal ruhlarla ilgisi vardı. Buradan kaçan kurt, Batı Denizi&#8217;nin  doğusundaki bir dağa gitmişti. Bu dağ, Kao-ch&#8217;ang (Turfan)&#8217;ın kuzey-batısında  bulunuyordu. Bu dağın altında da çok derin bir mağara vardı. (Kurt) hemen bu  mağaranın içine girmişti. Bu mağaranın ortasında büyük bir ova vardı. Bu ova,  baştan başa ot ve çayırlıklarla kaplı idi. Ovanın çevresi de 200 milden fazla  idi.</em></font></p>
<p style="text-indent: 10px" align="justify"> <font color="#000000" face="Maiandra GD" size="2"><br />
</font></p>
<p style="text-indent: 10px" align="justify"> <font color="#000000" face="Maiandra GD" size="2">Kurt, burada on tane erkek  çocuk doğurdu. (Göktürk Devleti&#8217;ni kuran) A-şi-na ailesi, bu çocuklardan birinin  soyundan geliyordu.&#8221;</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font color="#000000" face="Maiandra GD" size="2"><br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font color="#000000" face="Maiandra GD" size="2">Efsanede Türklerin yaşadığı ve  göç ettiği yer olarak gösterilen Batı denizi, kimi tarihçilere göre Turfan&#8217;ın  kuzey batısında yer alan Balkaş gölü veya Aral, hatta Hazar iken kimi  tarihçilere göre de Isık göldür. Isık göl ve civarı, Kırgızların millî destan  kahramanı olan Manas&#8217;ın da yaşadığı bir bölgedir. Ancak burada önemli olan menşe  efsanesinin, Göktürklerin &#8220;Ergenekon Destanı&#8221;nın ilk şekli olmasıdır. Bütün Türk  boylarında derin izler bırakan bu destan, içinde tarihî olayları barındırması  bakımından da dikkate değerdir. Destan özetle şöyledir:</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font color="#000000" face="Maiandra GD" size="2"><em><strong><br />
</strong></em></font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font color="#000000" face="Maiandra GD" size="2"><em><strong>&#8220;Türk illerinde Göktürk  oku ötmeyen, Göktürk kolu yetmeyen bir yer yoktu. Bütün kavimler birleşerek  Göktürklerden öç almaya yürüdüler. Türkler çadırlarını, sürülerinin bir yere  topladılar. Çevresine hendek kazdılar, beklediler. Düşman geldi. Vuruş başladı.  On gün vuruştular, Göktürkler üstün geldi.&#8221; Düşman, Türkleri er meydanında  yenemeyeceklerini anladığından hileye başvurur ve Göktürkleri gafil avlayıp,  çadırlarını basar. Büyük bir katliam gerçekleşir. İl Han&#8217;ın küçük oğlu Kayan  (Kıyan) ve yeğeni Tukuz (Negüz) kadınlarıyla birlikte düşmanın elinden kaçar ve  onların bulamayacağı bir yere &#8220;Ergenekon&#8221; a (Sarp Dağ Beli) gelirler. Burası  geçit vermez, sarp dağlarla çevrili orta yeri düz, verimli bir ovadır. Burada  bir müddet sonra nüfusları gittikçe çoğaldığında, birbirine akraba, ayrı ayrı  &#8220;oba&#8221;lar oluşturdular. Nihayet dört yüz yıl sonra kendileri ve sürüleri  Ergenekon&#8217;a sığamaz oldu. Kurultay toplayıp, Ergenekon&#8217;dan çıkma kararına  vardılar. Çıkış için tek bir geçit vardı fakat burası da demirdendi. Bir demirci  ustasının fikriyle demir dağ büyük bir ateş yakılıp, devasa körüklerle  harlandırılarak eritildi. Nihayet, Börteçene (Bozkurt) adlı bir başbuğun  liderliğinde, Türkler Ergenekon&#8217;dan çıkıp bütün dünyaya yayıldılar.</strong></em></font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font color="#000000" face="Maiandra GD" size="2"><br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font color="#000000" face="Maiandra GD" size="2">Özetlenen bu destan, İlhanlı  tarihçisi Reşideddin tarafından nakledilirken, araya Moğollar da  serpiştirilerek, büyük ölçüde tahrif edilmiştir. Ancak destanda geçen motifler  ve çağrıştırdıkları olaylar, destanın Göktürklere ait menşe efsanelerinin  tekamül etmiş hâli olduğunu açıkça göstermektedir. Nitekim Börteçene,  Göktürklerin soylarını dayandırdıkları Asena gibi mübarek ve yol gösteren bir  kurttur. Hun birliği dağıldıktan sonra, destanın girişinde belirtildiği gibi,  Türkler Altay dağları civarına çekilmişler ve bir müddet Juan-Juanlar&#8217;ın  hâkimiyeti altında yaşamışlardır. Demircilikte ileri giden Göktürkler, Juan-Juan  hükümdarının &#8220;Sizler demircilikle uğraşan kölelerimsiniz&#8221; diye aşağılanmalarını  hazmedemeyerek, onlara savaş açmışlar ve yaklaşık dört yüz yıl süren  suskunluktan sonra, 545 yılında büyük bir zafer kazanarak istiklâllerinin  temelini atmışlardır. Reşideddin&#8217;in de Camiü&#8217;t-Tevarih&#8217;te yazdığı üzere,  Ergenekon&#8217;dan çıkış, bir bayram olarak kutlanmış, önce Türk kağanı, ardından  beyler, bir parça demiri ateşe salıp kızdırdıktan sonra, örs üstünde  çekiçleyerek, Ergenekon&#8217;u Türk an&#8217;anesinde canlı tutmuşlardır.</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font color="#000000" face="Maiandra GD" size="2"><br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font color="#000000" face="Maiandra GD" size="2">Göktürk hükümdarlık ailesi  Aşına soyundan gelmekteydi. Yukarıda ifade ettiğimiz efsanelere göre Aşına soyu  dişi bir kurttan türemişti ve bu inanış sebebiyle de Göktürk Devleti alâmeti,  altından kurt başlı sancak olmuştur. Ergenekon efsanesi, Hun devletinin  yıkılmasından sonra, Türklerin yaşadığı zorlukları anlatmaktadır. Dolayısıyla,  tarihen yaşanmış olaylar, Göktürklerin, Hun devletinin bir devamı olarak ortaya  çıktıklarının bir delilidir. Nitekim devlet yapılanmasının Hunlarla aynı olması  da bu fikri kuvvetlendirir.</font></p>
<p><strong></strong></p>
<p style="text-indent: 10px" align="center"><strong><font face="Arial" size="2"> <font color="#000000" face="Maiandra GD"><br />
</font></font></strong></p>
<p style="text-indent: 10px" align="center"><strong><font face="Arial" size="2"> <font color="#000000" face="Maiandra GD">BİRİNCİ GÖKTÜRK KAĞANLIĞI</font></font></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"><font face="Arial" size="2"> <font color="#000000" face="Maiandra GD">Göktürkler&#8217;in tarih sahnesine  çıktıkları sıralarda Orta Asya Moğol asıllı Juan-Juanların hâkimiyetinde idi.  Göktürkler de Altay dağları civarında, önemli bir siyasî güç hâlinde onlara  bağlı olarak yaşıyorlardı. Bu esnada geleneksel sanatları demircilikle uğraşan  Göktürkler, Juan Juanların silâhlarını imal etmekteydiler.</font></font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"><font face="Arial" size="2"> <font color="#000000" face="Maiandra GD"><br />
</font></font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"><font face="Arial" size="2"> <font color="#000000" face="Maiandra GD">Göktürkler, daha 534 yıllarında Çin ile  diplomatik ilişkiler kuracak güce erişmişlerdi. Bu sıralarda başlarında Bumın  bulunuyordu. Bumın, bir Türk boyu olan Töleslerin isyanını bastırması  karşılığında Juan Juan Kağan&#8217;ının kızı ile evlenmek istedi. Ancak bu isteğinin  kabaca geri çevrilmesi üzerine Bumın, üst üste vurduğu darbelerle onların bütün  topraklarını ele geçirmiş ve kağanlarını da öldürmüştür. 552 yılında meydana  gelen bu olayla Göktürk devleti de kurulmuş oluyordu. İl-Kağan ûnvanını alan  Bumın, devletinin merkezî olarak da, Büyük Hun devletinin merkezinin bulunduğu  Ötügen&#8217;i (Orhun ırmağının hemen batısı) seçti.</font></font></p>
<p style="text-indent: 10px" align="justify"><font face="Arial" size="2"> <font color="#000000" face="Maiandra GD"><br />
</font></font></p>
<p style="text-indent: 10px" align="justify"><font face="Arial" size="2"> <font color="#000000" face="Maiandra GD">Türk devlet geleneğine göre devlet doğu  ve batı olmak üzere iki kanat hâlinde teşkilâtlanmaktaydı. Devletin batı kanadı  doğunun yüksek hâkimiyetini tanımak durumundaydı.</font></font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"><font face="Arial" size="2"> <font color="#000000" face="Maiandra GD"><br />
</font></font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"><font face="Arial" size="2"> <font color="#000000" face="Maiandra GD">Bumın doğuda kağan olduğu zaman, küçük  kardeşi İstemi de Yabgu unvanıyla devletin batı kanadının başına geçti.  (552-576). Bumın Kağan&#8217;ın devleti kurduğu yıl içerisinde ölmesi üzerine yerine  oğlu Ko-lo (Kara) kağan olmuştur. Ancak O&#8217;nun da erken ölümü ile kısa süren  kağanlığının ardından, Bumın&#8217; ın diğer oğlu Mukan Kağan&#8217;ı (553-572), devletin  doğu kanadının başında görüyoruz. Onun zamanında İstemi Yabgu batı kanadını  yönetmeye devam etmiştir. Mukan Kağan, devleti daha da güçlendirerek,  hâkimiyetini genişletmiş ve Çin üzerinde baskı kurmuştur.</font></font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"><font face="Arial" size="2"> <font color="#000000" face="Maiandra GD"><br />
</font></font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"><font face="Arial" size="2"> <font color="#000000" face="Maiandra GD">Devletin batı kanadını idare eden  İstemi Yabgu, kısa zamanda, Altayların batısını Isık göl ve Tanrı dağlarına  kadar hâkimiyeti altına aldı. batıdaki faaliyetleri sonucunda, Orta Çağ&#8217;ın en  büyük iki devleti Sasani ve Bizans imparatorlukları ile ilişkiler kuruldu. İpek  Yolu&#8217;nu ellerinde tutan Akhun (Aftalit) devleti, Sasanilerle iş birliği  yapılarak ortadan kaldırıldı . Toprakları Ceyhun nehri (Amuderya) sınır olmak  üzere iki devlet arasında paylaşıldı (557). Böylece Göktürkler egemenliklerini  Kuzey Hindistan&#8217;daki Keşmir bölgesine kadar uzatacaklardır.</font></font></p>
<p style="text-indent: 10px" align="justify"><font face="Arial" size="2"> <font color="#000000" face="Maiandra GD"><br />
</font></font></p>
<p style="text-indent: 10px" align="justify"><font face="Arial" size="2"> <font color="#000000" face="Maiandra GD">Göktürkler&#8217;le Sasaniler&#8217;in arası İpek  Yolu meselesinden dolayı bozuldu. Sasanilere karşı Bizans ile iş birliğine  yönelen İstemi, İstanbul&#8217;a bir elçilik heyeti gönderdi.</font></font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"><font face="Arial" size="2"> <font color="#000000" face="Maiandra GD"><br />
</font></font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"><font face="Arial" size="2"> <font color="#000000" face="Maiandra GD">İmparator II. Justinos tarafından kabul  edilen bu heyet, aynı zamanda Orta Asya&#8217;dan Doğu Roma&#8217;ya giden ilk resmî heyetti  (568). Bizans da ipek ticaretinde Sasaniler&#8217;in aracılığından memnun değildi. Bu  sebeple Göktürklere karşı bir elçilik heyeti göndererek iki devlet arasında  ittifak yapıldı (571). Bu ittifak neticesinde 571 yılında 19 yıl sürecek olan  Sasani-Bizans savaşları başlamıştır. Bu savaşlar her iki devleti de sarsmış ve  İslâmiyet&#8217;in İran&#8217;da yayılıp yerleşmesinde büyük rol oynamıştır. Dünya tarihinde  çok önemli gelişmelere yol açan bu duruma, İstemi&#8217;nin batı siyasetinin katkısı  büyüktür.</font></font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"><font face="Arial" size="2"> <font color="#000000" face="Maiandra GD"><br />
</font></font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"><font face="Arial" size="2"> <font color="#000000" face="Maiandra GD">Mukan Kağan&#8217;ın 572 yılında ölmesi  üzerine Göktürk tahtına kardeşi Ta-po geçti. Ağabeyinden sağlam bir devlet  düzeni devralan Ta-po, daha çok kültür meseleleri ile uğraşmıştır. O&#8217;nun  zamanında, Çin edebiyat ve fikir eserleri Türkçeye tercüme edilmiştir. Ta-po  devri Göktürk kağanlığının en parlak devri olmakla birlikte çöküşün de başladığı  devirdir. O kağanlığın kendi idaresinde bulunan doğu kanadını ikiye ayırarak  doğu tarafındaki kısma kardeşi Ko-lo&#8217;nun oğlu İşbara&#8217;yı, batıdaki kısma küçük  kardeşi Jo-tan&#8217;ı tayin etti. Ayrıca Türk töresi ile çelişen Budizm&#8217;i benimsemiş  olması hata olarak kabul edilmektedir. Çünkü büyük sürülere sahip olan atlı ve  savaşçı Türklerle, et yemeyen, hayvanları bile öldürmeyen Budistler&#8217;in temel  inançlarının uyuşmasının hiç imkânı yoktu.</font></font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"><font face="Arial" size="2"> <font color="#000000" face="Maiandra GD"><br />
</font></font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"><font face="Arial" size="2"> <font color="#000000" face="Maiandra GD">Göktürk Kağanlığının doğu kanadında bu  zayıflama belirtilerinin görüldüğü bir sırada batı kanadının başında bulunan  İstemi Yabgu öldü (576).</font></font></p>
<p style="text-indent: 10px" align="justify"><font face="Arial" size="2"> <font color="#000000" face="Maiandra GD"><br />
</font></font></p>
<p style="text-indent: 10px" align="justify"><font face="Arial" size="2"> <font color="#000000" face="Maiandra GD">İstemi&#8217;nin yerine kağanlığın batı  kanadının başına oğlu Tardu geçti (576- 603). Kağanlığın doğu kanadında ise Tapo  Kağan&#8217;ın 581 yılında ölmesi üzerine yerine kardeşinin oğlu İşbara kağan oldu.</font></font></p>
<p style="text-indent: 10px" align="justify"><font face="Arial" size="2"> <font color="#000000" face="Maiandra GD">İşbara&#8217;nın kağanlığı devrinde, batı  kanadında görev yapan Tardu, ihtirası yüzünden doğunun üstünlüğünü tanımaması  üzerine devlet 582 yılında resmen ikiye ayrılmış oldu.</font></font></p>
<p><strong><font face="Arial" size="2"> </font></strong></p>
<p style="text-indent: 10px" align="center"> <strong><font face="Arial" size="2"><font color="#000000" face="Maiandra GD"><br />
<center><!--adsense#reklam_336x280--></center></font> </font></strong></p>
<p style="text-indent: 10px" align="center"> <strong><font face="Arial" size="2"><font color="#000000" face="Maiandra GD">DOĞU GÖKTÜRK KAĞANLIĞI</font></font></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"><font face="Arial" size="2"> <font color="#000000" face="Maiandra GD">İşbara&#8217;nın kağanlığı zamanında Çin&#8217;in  Doğu Göktürk Devleti üzerinde baskısını artırdığını görüyoruz. Onun 587 yılında  ölümünden sonra, başa geçen kağanlar zamanında bu baskı ve Çin&#8217;e has entrikalar  artarak devam etmiştir. Devlet Şi-pi Kağan devrinde (609-619) toparlanır gibi  olmuş ise de, onun ölümü ile Çin tehdidi kendini tekrar göstermiştir. Nihayet  Kie-li, kağanlığı zamanında, 630 yılında yapılan bir savaşta yenildi ve  yakalanarak Çin&#8217;e gönderildi . Bu tarih, Doğu Göktürkleri&#8217;nin istiklalinin de  sonu kabul edilir.</font></font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"><font face="Arial" size="2"> <font color="#000000" face="Maiandra GD"><br />
</font></font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"><font face="Arial" size="2"> <font color="#000000" face="Maiandra GD">630 yılında başlayan Çin hâkimiyeti  yarım yüzyıl sürdü. Bu süre içerisinde Çin&#8217;e karşı birçok ayaklanma  gerçekleşmesine rağmen, bunların hepsi Çinliler tarafından kanlı bir şekilde  bastırılmıştır. Bunlar içerisinde en dikkat çekeni, Kürşad isimli bir Türk  prensinin 39 arkadaşı ile kalkıştığı ayaklanmadır. Bu ayaklanma hepsinin  kahramanca ölümü ile sonuçlanmıştır. Ancak bu tür hareketler, Türklerin hürriyet  ve istiklâl arzularını sürekli canlı tutmuştur.</font></font></p>
<p><strong></strong></p>
<p style="text-indent: 10px" align="center"><strong><font face="Arial" size="2"> <font color="#000000" face="Maiandra GD"><br />
</font></font></strong></p>
<p style="text-indent: 10px" align="center"><strong><font face="Arial" size="2"> <font color="#000000" face="Maiandra GD">BATI GÖKTÜRK KAĞANLIĞI</font></font></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"><font face="Arial"> <font color="#000000" face="Maiandra GD" size="2">582 yılında ikiye ayrılan bu  iki Göktürk kanadı, hâkimiyet mücadelesi yüzünden birbirlerinin düşmanı hâline  gelmişlerdi. Batı Göktürkleri&#8217;nin başında bulunan İstemi Yabgu&#8217;nun oğlu Tardu,  bir yandan doğuya üstünlüğünü kabul ettirmek için uğraşırken, bir yandan da  batıda yeni fetihlere girişmişti. Bu faaliyetleri neticesinde Maverâünnehir ve  Harezm bölgesi yanında Ötügen, Kuzeybatı Moğolistan ve Kaşgar&#8217;a kadar  hâkimiyetini genişletti. Ancak Tardu, Göktürk birliğini sağlamak için çok  şiddetli davranıyordu. 601 yılında Çin başkenti yakınlarında yapılan savaştan  sonuç alınamaması pek çok Türk ve yabancı kavimlerin isyanına sebep oldu. Tardu,  bu isyancılar ile baş edemeyerek 603 yılında tarih sahnesinden çekildi.  Tardu&#8217;dan sonra Batı Göktürkleri&#8217;nde iç karışıklıklar uzun yıllar devam etti.  Bir ara Tardu&#8217;nun torunu olan Tong-Yabgu zamanında (619 -630) devlet nizamı  sağlanmış ise de 630 yılında bir mücadelede ölmesi, Batı Göktürklerinin sonunu  hazırlamıştır. 630 yılı Göktürk tarihî için kara bir yıl olmuş, her iki Göktürk  devleti de aynı yıl içerisinde Çin&#8217;e bağlanmıştır.</font></font></p>
<p><strong></strong></p>
<p style="text-indent: 10px" align="center"><strong><font face="Arial" size="2"> <font color="#000000" face="Maiandra GD"><br />
</font></font></strong></p>
<p style="text-indent: 10px" align="center"><strong><font face="Arial" size="2"> <font color="#000000" face="Maiandra GD">İKİNCİ GÖKTÜRK KAĞANLIĞI</font></font></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font color="#000000" face="Maiandra GD" size="2">630 yılında başlayan 50 yıllık  esaret döneminde Çin, Türk kavimlerini durmadan yerinden oynatır, parçalar ve  böler. Yapılan ayaklanmalar da çok kanlı bir şekilde bastırılır. Ancak bu baskı  ve şiddet dönemi Türklerin millî benliklerini yok edemez. Aksine Türklerdeki  millî şuuru daha da perçinler. Türklerin bu devirde içine düştükleri hüzün ve  kederin, acıklı ve ibret dolu ifadelerini Orhun Kitabeleri&#8217;nde görmek mümkündür.</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font color="#000000" face="Maiandra GD" size="2"><br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font color="#000000" face="Maiandra GD" size="2">II. Göktürk Kağanlığı, baskı  ve zulüm devirleri ardından 681 yılında Göktürk hanedan soyu Aşına&#8217;dan gelen  Kutlug tarafından kuruldu. Kutlug, az zamanda akıl hocası Tonyukuk ile  kağanlığı, Ötügen başkent olmak üzere yeniden teşkilâtlandırmıştır. Bu sebeple  Kutlug Kağan&#8217;a İl&#8217;i=devleti derleyip toplayan manasına İlteriş ûnvanı verildi.  Ordu ve diplomasi işlerini Bilge Tonyukuk&#8217;a bırakan İlteriş Kağan, kardeşi  Kapagan&#8217;ı da şat tayin etti. Devlet kurulduktan sonra, elli yıllık esaret  hayatının acısını çıkarmak ve Türklerin kırılan gururlarını tamir etmek için  Çin&#8217;e karşı sayısız akınlar yapıldı. Hatta bu akınların birinde 23 Çin şehrinin  tahrip edildiği ve Okyanus&#8217;a kadar ulaşıldığından bahsedilmektedir. Orhun  Kitabeleri&#8217;nde İlteriş Kağan&#8217;ın en büyük destek ve yardımcılarından birinin eşi  İlbilge Hatun olduğu belirtilmektedir.</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font color="#000000" face="Maiandra GD" size="2"><br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font color="#000000" face="Maiandra GD" size="2">İlteriş Kağan 692 yılında  öldüğü zaman Göktürk Devleti eski haşmet ve gücüne erişmiş bulunuyordu. Yerine  biri 8 yaşında Bilge, diğeri 7 yaşında olan Kül Tigin adlı oğullarının  yaşlarının küçüklüğü sebebiyle, kardeşi Kapagan, kağan oldu (692-716).</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font color="#000000" face="Maiandra GD" size="2"><br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font color="#000000" face="Maiandra GD" size="2">Kapagan Kağan devri,  fetihlerin devam ettiği ve Türk birliğinin kurulduğu bir devir olmuştur. Kapagan,  bu birliği gerçekleştirmek için gerektiğinde çok şiddetli davranmıştır. Bu  sebeple Kırgızlar, Türgişler ve Basmıllar itaat altına alınmış, Karluklar ve  Oğuzlar cezalandırılmıştı. Ayrıca onun zamanında tarım reformu ve tohum ıslahı  gibi hareketlere de girişilmişti. Bu amaçla gelişmiş Çin tarımının tekniklerinin  uygulanması için Çin ile savaşılmıştır.</font></p>
<p style="text-indent: 10px" align="justify"> <font color="#000000" face="Maiandra GD" size="2"><br />
</font></p>
<p style="text-indent: 10px" align="justify"> <font color="#000000" face="Maiandra GD" size="2">Kapağan Kağan 716 yılında  öldüğü zaman şiddet politikasının bir neticesi olarak devlet içerisinde büyük  karışıklıklar baş gösterdi. Yerine geçen oğlu İnal bu meselelerle baş edecek  kabiliyette olmadığı için idareyi İlteriş&#8217;in oğulları Bilge ve Kül Tigin almak  zorunda kaldılar.</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font color="#000000" face="Maiandra GD" size="2"><br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font color="#000000" face="Maiandra GD" size="2">Her ikisi de amcaları  Kapagan&#8217;ın kağanlığı zamanında önemli devlet görevlerinde bulunmuşlar ve başarı  göstermişlerdi. Bilge, şat ûnvanı ile devletin Batı ( Sol) kanadının başında  bulunmuştu. 716 yılında Bilge, Kağan olunca küçük kardeşi Kül Tigin, ağabeyinin  yerine devletin batı kanadının başına geçti. Kül Tigin aynı zamanda ordunun  düzenlenmesi işini de üzerine almıştı. Babalarının başveziri olan Bilge Tonyukuk  tecrübeli bir devlet adamı kimliği ile aynı görevine devam etti.</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font color="#000000" face="Maiandra GD" size="2"><br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font color="#000000" face="Maiandra GD" size="2">Eski Türk devlet anlayışına  göre iyi bir kağanın başlıca iki özelliği olmalıydı: Bilgelik ve alplik. Bu iki  kardeşten Bilge Kağan, bilgelikle; Kül Tigin ise alpliği, cesareti ile şöhret  kazanmıştır.</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font color="#000000" face="Maiandra GD" size="2"><br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font color="#000000" face="Maiandra GD" size="2">Bilge Kağan zamanında devlet,  eski güç ve itibarına kavuştu. Çin ile ittifak hâlinde olan güçlü Moğol  kabileleri ve Basmılların oluşturduğu tehdit ortadan kaldırıldı . Böylece doğuda  ve batıda kağanlık sınırları doğal sınırlarına kavuşmuş oldu. Bilge Kağan devri  (716-734), İkinci Göktürk Devleti&#8217;nin en parlak devri olmuştur. Bu başarılar, üç  Göktürk büyüğünün; Tonyukuk, Bilge ve Kül Tigin&#8217;in azim, gayreti ve hepsinden  önemlisi uyumlu çalışmaları ile elde edilmişti .</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font color="#000000" face="Maiandra GD" size="2"><br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font color="#000000" face="Maiandra GD" size="2">Önce Tonyukuk&#8217;un 725, sonra  Kül Tigin&#8217;in 731 yılında ölümü üzerine, iki büyük yardımcısını kaybeden Bilge  Kağan da 734 yılında öldü. Bu üç Türk büyüğü adına ayrı ayrı dikilen kitabeler,  bu çağın ölmez hatıralarıdır.</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font color="#000000" face="Maiandra GD" size="2"><br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font color="#000000" face="Maiandra GD" size="2">Göktürk Kitabeleri&#8217;nde de  söylendiği gibi, küçükler, büyükler gibi yaratılmadığı için, Bilge Kağan&#8217;dan  sonra gelen Türk devlet adamları da bilgisiz ve kötü olmuşlardı. Ayrıca Dokuz  Oğuzlar yani Uygurlar, Karluklar ve Basmıllar gibi Türk kavimleri de  güçlenmişlerdi. İşte 743 yılında bu üç Türk kavminin, Basmıl Türklerinin  başkanlığında toplanıp, Göktürk Devleti&#8217;ni yıkmalarıyla Göktürk devri de sona  ermiştir.</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font color="#000000" face="Maiandra GD" size="2"><br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font color="#000000" face="Maiandra GD" size="2">Başlangıçta yalnızca akın ve  savaşlar için kurulmuş gibi görünen Göktürk Kağanlığı, artık VIII. yüzyılda, bir  kültür devleti olma yoluna girmişti. Ayrıca Türkçe konuşan ve kendilerini  birbirine yakın hisseden bütün Orta Asya halklarını bir araya getirmişti .</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font color="#000000" face="Maiandra GD" size="2"><br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font color="#000000" face="Maiandra GD" size="2">Göktürklerin kurup  geliştirdiği yüksek devlet anlayışı Orta Asya Türk boylarının kolay kolay  hafızalarından çıkmamıştır. İşte bu açıdan 744&#8217;te kurulan Uygur devleti  Göktürklerin bir devamı gibidir.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
</font></p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 15pt"><font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-tarihi/">»<span lang="tr">  “Türk Tarihi” Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080"> |</font></span><br />
</span></font></strong></p>
<p align="center"><span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…</font></strong></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/gokturkler/">Göktürkler</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/gokturkler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>7</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
