<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Güney Azerbaycan | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/guney-azerbaycan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Mon, 12 Mar 2018 13:33:08 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Güney Azerbaycanlı Kardeşimizden Türkçe Sitemi</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/guney-azerbaycanli-kardesimizden-turkce-sitemi/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/guney-azerbaycanli-kardesimizden-turkce-sitemi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Sep 2010 11:21:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim Kalemimizden]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[Ana Dil]]></category>
		<category><![CDATA[Anadil]]></category>
		<category><![CDATA[Anadil Sevgisi]]></category>
		<category><![CDATA[Anadil Şiiri]]></category>
		<category><![CDATA[Azerbaycan]]></category>
		<category><![CDATA[Bahtiyar Vahapzade]]></category>
		<category><![CDATA[Dil Sevdası]]></category>
		<category><![CDATA[Dış Türkler]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Azerbaycan]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Azerbaycanlı Kardeşimizden Türkçe Sitemi]]></category>
		<category><![CDATA[ile ilgili şiir]]></category>
		<category><![CDATA[Küçük Kızdan Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[Seslendirme]]></category>
		<category><![CDATA[Siir]]></category>
		<category><![CDATA[Temiz Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[Turk kizi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe Sevdası]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe Sevgisi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe Sitemi]]></category>
		<category><![CDATA[Turkcemiz]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçeyi Koruyalım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=5905</guid>

					<description><![CDATA[<p>Güney Azerbaycanlı Kardeşimizden Türkçe Sitemi Türkiye&#8217;de pek az kimsenin haberdar olduğu dış Türkler, birçok yazı ve paylaşımımızda belirttiğimiz üzere Türk Ulusu için vazgeçilmez ve yegane kurtuluş yoludur. Doğu Türkistan&#8216;da Uygur TÜRKlerinin zalim &#8211; komünist Çin&#8217;e karşı verdikleri var olma savaşı; Güney Azerbaycan Türklerinin İran&#8216;daki Farslaştırma çabalarına karşı koyuşu ve Kerkük&#8217;teki Türkmen kandaşlarımızın ABD&#8217;nin maşası &#8211; [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/guney-azerbaycanli-kardesimizden-turkce-sitemi/">Güney Azerbaycanlı Kardeşimizden Türkçe Sitemi</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <span style="font-size: 20pt; font-weight: 700;"><span style="color: #0066ff;">Güney</span><span style="color: #ff0066;"> </span><span style="color: #ff3300;">Azer</span><span style="color: #00cc00;">baycan</span><span style="color: #c0c0c0;">lı</span> <span style="color: #ff3399;">Kardeşimizden</span><br />
<span style="color: #808080;">Türkçe</span> <span style="color: #ff6600;">Sitemi</span></span></span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Türkiye&#8217;de pek az kimsenin haberdar  olduğu dış Türkler, birçok yazı ve paylaşımımızda belirttiğimiz üzere Türk Ulusu  için vazgeçilmez ve yegane kurtuluş yoludur. <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/sincan-uygur-ozerk-bolgesi-dogu-turkistan-turan-illeri/"> <span style="color: #000000;">Doğu Türkistan</span></a>&#8216;da Uygur TÜRKlerinin zalim &#8211;  komünist Çin&#8217;e karşı verdikleri var olma savaşı;  Güney Azerbaycan Türklerinin <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/iran-turkleri-turan-illeri/"> <span style="color: #000000;">İran</span></a>&#8216;daki Farslaştırma çabalarına karşı koyuşu  ve Kerkük&#8217;teki <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkmenistan-cumhuriyeti-turan-illeri/"> <span style="color: #000000;">Türkmen</span></a> kandaşlarımızın ABD&#8217;nin maşası &#8211;  sömürgesi hâline gelen Irak&#8217;taki oyunlara müdahil olmadan TÜRKlüklerini koruma  mücadeleleri gibi Türkiye dışında yaşayan Türk <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-soyu/"> <span style="color: #000000;">soy</span></a>lu toplulukların büyük sıkıntılar içinde  olduğundan çoğu kişi habersiz yaşıyor&#8230;</span></p>
<p><center></p>
<p align="center"><object width="400" height="300"><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="movie" value="https://www.izlesene.com/embedplayer.swf?video=2622999" /><embed src="https://www.izlesene.com/embedplayer.swf?video=2622999" wmode="window" bgcolor="#000000" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" menu="false" scale="noScale" width="400" height="300" type="application/x-shockwave-flash"></embed></object></p>
<p></center></p>
<p dir="ltr" align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Yukarıdaki videoda Güney  Azerbaycan&#8217;da yaşayan bir TÜRK kızının anadili Türkçeyi korumak, onu koruyarak  gelecek kuşaklara aktarmak için seslendirdiği <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/bahtiyar-vahapzade/"> <span style="color: #000000;">Bahtiyar Vahapzade</span></a>&#8216;ye ait &#8220;<a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/ana-dili-bahtiyar-vahapzade/"><span style="color: #000000;">Ana  Dili</span></a>&#8221; adlı güzel bir <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/siir-edebi-turler/"> <span style="color: #000000;">şiir</span></a> bulunuyor. Bu küçük <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/bozkurt-resimleri/"> <span style="color: #000000;">bozkurt</span></a> balasının, Türkiye&#8217;nin herhangi bir  şehrinde yaşayan <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-adinin-anlami-turk-ne-demektir/"> <span style="color: #000000;">Türk</span></a> kızlarından daha <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/milli-bilinc-yoksunlugu/"> <span style="color: #000000;">bilinç</span></a>li olduğunu görmemek mümkün müdür?  Türkiye Türkleri olarak bizler çocuklarımıza bu kadar anadil bilinci ve sevgisi  aşılayabiliyor muyuz?</span></p>
<p><center>[ad1]</center></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Küçük kızın vurgularına dikkat  ederseniz, şiirdeki sözleri ne kadar içten söylediğini, yüreğini resmen şiiriyle  ortaya koyduğunu çok iyi anlayabilirsiniz. İşte Türkiye dışında yaşayan  milyonlarca TÜRK&#8217;ün yüreği, Türklük değerlerine böylesine büyük bir sevgiyle  atıyor. Çünkü hepimizin  <span style="color: #000000;">ortak</span> paydası olan ve hiçbir zaman  vazgeçemeyeceğimiz bir değer olarak mezara kadar bizimle gelecek olan Türklük  çatısı altında yaşıyoruz. Çünkü hepimiz Türk&#8217;ün ortak dili olan <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkcenin-tarihi-gelisimi-muharrem-ergin/"> <span style="color: #000000;">Türkçe</span></a>yi konuşuyor, milyonlarca kilometrelik  bir alana yayılmış olsak da aynı Türk yaşayışı içinde, aynı <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/soz-sanatlari-edebi-sanatlar/"> <span style="color: #000000;">sanat</span></a> ve <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/edebiyatin-tanimi-edebiyat-nedir/"> <span style="color: #000000;">edebiyat</span></a>ı paylaşıyoruz.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Bu şiiri dinledikten sonra hâlâ <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/iran-turkleri-turan-illeri/"> <span style="color: #000000;">Güney Azerbaycan</span></a>&#8216;da yaşayan 40 milyon TÜRK&#8217;ün  yüreğindeki sızılı <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkluk-bilginizi-sinayin/"> <span style="color: #000000;">Türklük</span></a> aşkını görmezden gelebilecek misiniz?</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Tanrı TÜRK&#8217;ü korusun!</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong><em>Orkun  KUTLU</em></strong></span></p>
<p><span style="font-family: Maiandra GD;"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/hakkimda/"> <img decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/yazi/orkun-kutlu.jpg" border="0" alt="Orkun Kutlu" /></a></span></p>
<hr />
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Yürekli Türk balasının okuduğu &#8220;<strong>Ana  Dili</strong>&#8221; adlı Vahapzade şiirini aşağıya ekliyorum:</span></p>
<blockquote>
<p align="justify"><strong><span style="font-size: 15pt; font-family: Maiandra GD;">Ana Dili</span></strong></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Dil açanda ilk defa &#8216;ana&#8217; söylerik  biz,<br />
&#8216;Ana dili&#8217; adlanır bizim ilk dersliyimiz.<br />
İlk mahnımız laylanı anamız öz südüyle,<br />
İçirir ruhumuza bu dilde gile-gile.</span></p>
<p><span style="font-family: Maiandra GD;">Bu dil bizim ruhumuz, eşgimiz, canımızdır,<br />
Bu dil birbirimizle ehdi-peymanımızdır.<br />
Bu dil tanıtmış bize bu dünyada her şeyi,<br />
Bu dil ecdadımızın bize goyup getdiyi,<br />
En gıymetli mirasdır, onu gözlerimiz tek,<br />
Goruyub, nesillere biz de hediyye verek.</span></p>
<p><span style="font-family: Maiandra GD;">Bizim uca dağların sonsuz ezemetinden,<br />
Yatağına sığmayan çayların hiddetinden,<br />
Bu torpağdan, bu yerden,<br />
Elin bağrından gopan yanığlı neğmelerden,<br />
Güllerin renglerinden, çiçeklerin iyinden,<br />
Mil düzünün, Muğanın sonsuz genişliyinden,<br />
Ağ saçlı babaların aglından, kâmalından,<br />
Düşmen üstüne cuman o gıratın nalından,<br />
Gopan sesden yarandın.<br />
Sen halgımın aldığı ilk nefesden yarandın.</span></p>
<p><span style="font-family: Maiandra GD;">Ana dilim, sendedir halgın aglı, hikmeti,<br />
Ereb oğlu Mecnunun derdi sende dil açmış.<br />
Üreklere yol açan Füzulinin sen’eti,<br />
Ey dilim, gudretinle dünyalara yol açmış.<br />
Sende menim halgımın gahramanlığla dolu,<br />
Tarihi verağlanır.</span></p>
<p><span style="font-family: Maiandra GD;">Sende neçe min illik menim medeniyyetim,<br />
Şan-şöhretim sahlanır.<br />
Menim adım, sanımsan,<br />
Namusum, vicdanımsan!<br />
Milletlere halglara halgımızın adından,<br />
Mehebbet destanları yaradıldı bu dilde.</span></p>
<p><span style="font-family: Maiandra GD;">Bu dil tanıtmış bize bu dünyada her şeyi,<br />
Bu dil ecdadımızın bize goyup getdiyi,<br />
En gıymetli mirasdır, onu gözlerimiz tek,<br />
Goruyub, nesillere biz de hediyye verek.</span></p>
<p align="justify"><strong><em><span style="font-family: Maiandra GD;">Bahtiyar Vahapzade</span></em></strong></p>
</blockquote>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/guney-azerbaycanli-kardesimizden-turkce-sitemi/">Güney Azerbaycanlı Kardeşimizden Türkçe Sitemi</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/guney-azerbaycanli-kardesimizden-turkce-sitemi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Batı Karşısına Türk Dünyası İle Çıkalım</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/bati-karsisina-turk-dunyasi-ile-cikalim/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/bati-karsisina-turk-dunyasi-ile-cikalim/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Jun 2009 00:12:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim Kalemimizden]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Azerbaycan Yazarı]]></category>
		<category><![CDATA[Batı ve Doğu]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Azerbaycan]]></category>
		<category><![CDATA[Türk dünyasının birliyi]]></category>
		<category><![CDATA[Zümrud]]></category>
		<category><![CDATA[Zümrüd Yağmur]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=5120</guid>

					<description><![CDATA[<p>Batı Karşısına Türk Dünyası İle Çıkalım Dünya qütpleşenden sonra , Batının Doğunu sümürülmek üçün bir vasite olarak seçmesinden beri hem Türk dünyası, hem de bütünlükde Doğudakı halklar eziyete dücar olmakdadır. Bunu bir tarafden Batının esaretde saklamak üçün Doğu halklarının kalkınmasına izin vermemesı ile izah etmek olarsa , diger yandan iktidarların hep Batı yanlı olması ve [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/bati-karsisina-turk-dunyasi-ile-cikalim/">Batı Karşısına Türk Dünyası İle Çıkalım</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><span style="font-family: Maiandra GD; color: #00ccff;"><strong><span style="font-size: 19pt;">Batı Karşısına Türk Dünyası  İle Çıkalım</span></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <img decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/Turk_destanlari/ergenekon_destani.jpg" alt="" /></span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Dünya qütpleşenden sonra , Batının Doğunu sümürülmek üçün bir  vasite olarak seçmesinden beri hem Türk dünyası, hem de bütünlükde Doğudakı  halklar eziyete dücar olmakdadır. Bunu bir tarafden Batının esaretde saklamak  üçün Doğu halklarının kalkınmasına izin vermemesı ile izah etmek olarsa , diger  yandan iktidarların hep Batı yanlı olması ve kendi halklarına deyil, Batıdakı  buyruk ağalarına sadik olub kulluk etmeleri ile izah etmek gerekir. Biz hep  bütün zilletlerimizde Batını suçlayırık, amma unutmak olmaz ki, bizlerin de  bunda payı vardır. Burada en büyük sucumuz çağdaş dünyanın kanunauyğunluğu ile  deyil, daha çok duyğularımızla hereket etmemiz, bir de hain iktidarları başımıza  gelmesi, getirilmesine göz yummamızdır. Dünya , hüsusen Batı felsefesinden  devlet idare etmeye keçmiş &#8220;güclü zafı mahv etmelidir&#8221; ideyası artık 2 yüzyıldan  yukarı bir dönemde Dünyanın siyasi idaresinde oturmakdadır. </span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Batı güc felsefesi  ile uğraşarken, Doğu hala da ruh felsefesi ile uğraşıyordu, neticede Batı bu  felsefe ile de Dünyanı idare etmeye başlarken Doğunun buna karşılık verecek bir  idare etme felsefesi yokdu. Mesala, kedim Romada senatda Ruh felsefesi ile  meşkul olan senatorlar idam olunurdu. Ben Doğu, yahud da ruh felsefesinin  eleyhine deyilim, yazarım ve ruh insanı olarık yaradılmamdan memnunum, amma bu  ferdi bir yanaşma terzidir, bütünlükdese halkları azad ve hilas etmez. Bir sozle,  Batı demirle-gücle meşkulken bizler altun-ruhla meşkulduk. Neticede bizler yenik  düşdük. Unutmak olmaz ki, insanlık ve dünyanın yapısında, karakterinde güce  meyllilik var. Böyle olmasaydı, Allahın Resulu bile Hakk üçün kılınca sarılmak  zorunda kalmazdı ve tarıh Bedr, Hendek savaşlarına şahid olmazdı.</span><br />
<span style="font-family: Maiandra GD;"><br />
Uyğur Türklerinin son dönemler yaşadıkları Türklerin bir daha dünya ile sanki  dil tapa bilmemesinin , bu dünyanın güclüsense &#8220;öldür&#8221; yapısına  uyğunlaşmamasının neticesidir ki, aslında biz Türkleri Allah bu vehşi yapıdan  koruyursa buna şükr edib, bir yandan da Allaha tevekkülden once işimizi itibarlı  tutmalıyık. Nasıl?&#8230; İlk olarak Türklerin bir arada tekce edebi ve menevi  cehetden deyil, hem de siyasi olarak bir arada olması gerekir. İndiki dönemde bu  mümkünsüz görünü, çünki Türk devletleri iktidarları helelik sözden emele  kecmekde o kadar da hevesli görünmürler. Bunun neticesidir ki, ABD-nin  Ermenistan sınırlarının açılması teklifi gündeme getirilib tartışıla bilinir,  halbuki, Batıya Türklerin birliyinin her şeyden önde olduğu mesajını vermiş  olsaydıq Batı da bu rahatlıkla böyle şeyleri bizlerden talep etmezdi. Mesala,  ABD-den İngilterenin menafelerine zıdd bir şeyin talebinde bulunmak kimsenin  aklının ucundan bele kecmez&#8230; Yahud da Orta Asiyadakı Türk devletlerinde  Türkiyenin yeterince siyasi güce malik olmamasının neticesidir ki, bu gün Rusiya  Orada olan Türk Cümhuriyyertlerini Türkiyenin manafeyine zıdd kararlar almasına  vadar ede biliyor. Sovetlerin ç öküşünden sonra bu ve ya digər sebeblerden  bir-birinden uzak düşmüş ve düşürülmüş Türk devletlerinin aslında inkişaf ve  gücünün birlikde olmasını anlamanın vaktı ötür ve dünya da bundan meharetle  istifade ediyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Dünyanın Doğu, ya da Türklerin ezilib soykırım  edilmesine &#8220;dur&#8221; deyeceyini gözlemek ebesdir. Artık butun Doğu halkları  &#8220;Demokrasi ve insan hakları&#8221; deyiminin ne kadar sahte ve yalan olduğunu biliyor.  Artık Batı bu yalana sarılarak kimseni kandira bilmiyor, kendi de bunun  farkındadır. Yeni bir maska aktarışına çıksa da bunun başarılı olacağına inanmak  çetindir. Artık her cür merhumiyyetlere dücar olmuş Doğu kendinde bir güc tapıb  kalkınmalıdır. Hüsusen Türklerin Türkiye adına sarılacak böyük bir istinad  noktaları vardır, Çünki Türkiye dünyaya inteqre etmiş, güçlü herbiye malik bir  ülkedir. Bu aslında Türklerin bir –birini tutması üçün böyük avantajdır. Aks  halde bizlerin zaman kecdikce bir-birimizden daha da uzaklaşması baş verecekdir  ki, bu da Batının işine yarıyor. Türklerin kalkınmasını hic kimse istemiyor,  eger istenseydi, bu gün Cinle rakabetde olan ABD Uyğurların soykırımına daha  dikkatla yanaşar, dünyanın dikkatını bu meseleye yönelderdi. Yahud da İrandakı  karşıdurma , Nükliyar silah etrafında yaranmış ziddiyyetlerde Batı İranda bir  bomba kimi partlamağa hazır olan Güney Azerbaycandan istifade ederek oradakı  Türklerin desteklenmesini deyil, İranla sanki, söz duellosuna girmeyi tercif  ediyor. Halbuki 2 yüzyıldan artık bir dönəmdə 5 defa inkilab etmiş, her  defasında da soykırıma uğradılmışdır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Azerbaycan Türklerinin  mücahidleri indi de İranın zindanlarında eziyyet çekir, 30 milyonluk bir halkın  kendi dilinde bir okulu, kazetesi, dergisi yok, kendi dilinde evinden kenarda  danışmak kimi dehşetli bir yasaklarla yaşamını sürdürmek zorundadır ve bu halkın  hukuklarını dile getiren kimse yok&#8230; İranın nükliyar silah imalı dünyanı  korkutsa da oradakı Türklerin kalkması demek ki bundan artık korkudur ki,  Türkleri deyil, silahı seçirler&#8230;. Bu korku neden?&#8230; Acaba bizim kendimize  belli olmayan bir gücdenmı korkuyorlar?&#8230; Bizse Batının buyrukları ile  oturup-kalkmakla kendimizi rezil etmekle meşkuluz. Neden, Türkiye Uyğur Mühacır  hükumetine Türkiyede oturmak izni vermiyor? Neden Türkiye Güney  Azerbaycanlıların &#8220;Güney Azerbaycan televizyonu&#8221; prokramlarının Türksatla  yayımına defalarca müracaata bakmayarak izn vermiyor?&#8230; Cin, İran kendinden  olanlara böylemi yanaşardı acaba&#8230; Neden Türkiye üzerine düşün Abilik  vezifesini üstenmiyor&#8230; Felestin halkının soykırımı zamanı gösterilen  duyarlılık nerede?&#8230; Ikdidarları keçelim, oralarda ne olduğunu anladık&#8230;Amma  Cazze hadıseleri zamanı haklı olarak ağlaya- ağlaya dua edən din hocalarımız  nerede?&#8230;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Men Azerbaycan Türküyem ve Baküde yaşayıram, bütün  cetinliklere rağmen vetenim ve Türk dünyasının birliyi üçün kendi savaşımı  verirem, çünki ben güclü Türk dünyasının bir parcası olmak isteyirem. Tanrı  bizlere güc ve bu kabiliyeti vermiş, neden haklı olarak Hakk üçün  savaşmayalım&#8230;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><em><strong>Dr. Zümrüd Yağmur</strong></em></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/bati-karsisina-turk-dunyasi-ile-cikalim/">Batı Karşısına Türk Dünyası İle Çıkalım</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/bati-karsisina-turk-dunyasi-ile-cikalim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Azerbaycanlı Soydaşımızın Sitemi</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/azerbaycanli-soydasimizin-sitemi/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/azerbaycanli-soydasimizin-sitemi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 May 2008 15:22:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim Kalemimizden]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>
		<category><![CDATA[Azarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Azerbaycan]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[e posta]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Azerbaycan]]></category>
		<category><![CDATA[İnsanlık]]></category>
		<category><![CDATA[Kandas]]></category>
		<category><![CDATA[Kardes]]></category>
		<category><![CDATA[Mail]]></category>
		<category><![CDATA[Mektup]]></category>
		<category><![CDATA[ogrenci]]></category>
		<category><![CDATA[Oss]]></category>
		<category><![CDATA[Posta]]></category>
		<category><![CDATA[Sitem]]></category>
		<category><![CDATA[Soydaş]]></category>
		<category><![CDATA[Süründürme]]></category>
		<category><![CDATA[Türk]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Cumhuriyetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dili]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dili ve Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Soylu]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[Turkcu]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Universite]]></category>
		<category><![CDATA[Üniversite Kaydı]]></category>
		<category><![CDATA[Üniversite Öğrencisi]]></category>
		<category><![CDATA[Üniversite Sınavı]]></category>
		<category><![CDATA[Uyruk]]></category>
		<category><![CDATA[Yabanci Uyruk]]></category>
		<category><![CDATA[Yabancı Uyruklu Öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[Yardım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=3475</guid>

					<description><![CDATA[<p>Azerbaycanlı Soydaşımızın Sitemi Güney Azerbaycan&#8216;da yaşayan değerli bir soydaşımızdan bugün bir e-posta aldım. E-postayı okuduktan sonra gerçekten yüreğim sızladı. Biz, zamanında bütün dünyayı dize getirip insanlara insanlığı öğreten bir ulus olarak bu hâllere düşecek miydik? Kandaşımız gönderdiği yazıda, Türk dili ve Edebiyatı Bölümü&#8217;nde okuyabilmek için yeterli puanı aldığı hâlde, hem Türkiye&#8216;de hem de Azerbaycan&#8216;da süründürüldüğünü [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/azerbaycanli-soydasimizin-sitemi/">Azerbaycanlı Soydaşımızın Sitemi</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong><span style="font-size: 20pt; font-family: Maiandra GD; color: #00cc66;">Azerbaycanlı Soydaşımızın Sitemi</span></strong></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <img decoding="async" src="https://farm4.static.flickr.com/3215/2535841323_67219268f2.jpg" alt="" width="200" height="160" align="left" />Güney  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/azerbaycan-turk-edebiyati/"> <span style="color: #000000;">Azerbaycan</span></a>&#8216;da yaşayan değerli bir soydaşımızdan bugün bir e-posta aldım.  E-postayı okuduktan sonra gerçekten yüreğim sızladı. Biz, zamanında bütün  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Dunya/"> <span style="color: #000000;">dünya</span></a>yı dize getirip insanlara insanlığı öğreten bir <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Ulus/"> <span style="color: #000000;">ulus</span></a> olarak bu hâllere  düşecek miydik?</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Kandaşımız gönderdiği yazıda,  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkcenin-tarihi-gelisimi-muharrem-ergin/"> <span style="color: #000000;">Türk dili</span></a> ve  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-edebiyati-donemleri/"> <span style="color: #000000;">Edebiyatı</span></a> Bölümü&#8217;nde okuyabilmek için yeterli puanı aldığı hâlde, hem <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Turkiye/"> <span style="color: #000000;">Türkiye</span></a>&#8216;de hem de  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/azerbaycan-turk-edebiyati/"> <span style="color: #000000;">Azerbaycan</span></a>&#8216;da süründürüldüğünü anlatmaya çalışmış.  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turan-illeri/"> <span style="color: #000000;">Türk Cumhuriyetleri</span></a> arasındaki bu iki önemli  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Devlet/"> <span style="color: #000000;">devlet</span></a>,  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-adinin-anlami-turk-ne-demektir/"> <span style="color: #000000;">Türk</span></a> soylu olduğu hâlde  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-adinin-anlami-turk-ne-demektir/"> <span style="color: #000000;">Türk</span></a> devletlerinde  &#8220;<strong>yabancı uyruklu</strong>&#8221; olduğu için bu kandaşımızı oradan oraya gönderip bir türlü  üniversiteye öğrenci olarak almıyor. Acaba gönlü Türklük aşkıyla ve  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-adinin-anlami-turk-ne-demektir/"> <span style="color: #000000;">Türk</span></a>&#8216;e  hizmet etme sevdasıyla yanıp tutuşan bu değerli insan, özünü gizlemediği ve  temiz niyetli olduğu için mi böylesine alçaltıcı şeylerle karşılaştı dersiniz?  Yoksa bu kandaşımızın yerinde  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-adinin-anlami-turk-ne-demektir/"> <span style="color: #000000;">Türk</span></a> soylu olmayan birisi olsaydı, &#8220;Bakın, adam  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-adinin-anlami-turk-ne-demektir/"> <span style="color: #000000;">Türk</span></a> olmadığı hâlde ülkemize değer verip burada okumak istemiş.&#8221; diyip kaydını  alırlar mıydı onun?</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Bu postayı okurken resmen kahroldum. İl il gezdirilen kişi  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-adinin-anlami-turk-ne-demektir/"> <span style="color: #000000;">Türk</span></a>. Bundan daha acıdır ki gezdirenler de  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-adinin-anlami-turk-ne-demektir/"> <span style="color: #000000;">Türk</span></a> ve gezdirilen yer bir  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-adinin-anlami-turk-ne-demektir/"> <span style="color: #000000;">Türk</span></a> devleti. Devlet, nasıl böylesine olaylara kayıtsız kalabiliyor, şaşıyorum.  Kandaşımızın Türkiye&#8217;den sonra Azerbaycan&#8217;da da benzer bir şeyle karşı karşıya  kalması, daha bir üzüyor insanı. Biz, bizden olanlara değer vermezsek, kim değer  verecek bize? Amerikancı emperyalist devletler mi alacak bu kardeşimizi  üniversitesine?</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Ben, bütün bunlar için  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Turkiye/"> <span style="color: #000000;">Türkiye</span></a>&#8216;de yaşayan ve bu devletin  özünü oluşturan bir birey olarak,  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Turkiye/"> <span style="color: #000000;">Türkiye</span></a> adına kandaşımızdan özür diliyorum. </span></p>
<table style="border-collapse: collapse; height: 250px;" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="250" align="left" bordercolor="#111111">
<tbody>
<tr>
<td width="173" height="267"><!--adsense#reklam_250x250--></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong><span style="color: #808080;">İşte gelen e-posta:</span> </strong> <span style="color: #999999;">Ben bir kaç yıl önce kutlu  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-adinin-anlami-turk-ne-demektir/"> <span style="color: #999999;">Türk</span></a> dili ve  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/edebiyatin-tanimi-edebiyat-nedir/"> <span style="color: #999999;">edebiyat</span></a> bölümünde  okumak için Türkiyiye gitim. sadece miletime göre sadece  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-tarihi/"> <span style="color: #999999;">Türk</span></a>e göre sadece  azerbaycana göre. gelecek te parasızlık tehlikesin ve aileme iran devletinin  tehlikesini kabul etim. dedim ki gedip okuyup gelip öğrederem. Ben filan ustadın  ayak kabısını yalamakla burs olarak  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Turkiye/"> <span style="color: #999999;">Türkiye</span></a>de  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-adinin-anlami-turk-ne-demektir/"> <span style="color: #999999;">Türk</span></a> dili ve  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/edebiyatin-tanimi-edebiyat-nedir/"> <span style="color: #999999;">edebiyat</span></a> okuya  bilerdim ama ben azerbaycan esgeriyim benim başım dikdir. ailem sevmiye sevmiye  Türkiyeye gitdim.  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Turkiye/"> <span style="color: #999999;">Türkiye</span></a> yabancı oğrenci sınavına girdim. sınavdan önce  konulara tokunmak istemiyorum çün çok surer sadece bunu demek istiyorum ki  Türkiye benim  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-adinin-anlami-turk-ne-demektir/"> <span style="color: #999999;">Türk</span></a> dili ve  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/edebiyatin-tanimi-edebiyat-nedir/"> <span style="color: #999999;">edebiyat</span></a> okumağımı bildikten sonra o kadar beni konsul  ( tebrizde ) ve sifaret ( tehranda ) arasında dolandırdı ki ben tebrizde iki  hefte kaçmakdan sonra hiç bir sonuç bulmadan eve gitim. </span></span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD; color: #999999;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Turkiye/"> <span style="color: #999999;">Türkiye</span></a>de sınava girmekten sonra orta  bir puan la kabul oldum.  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Turkiye/"> <span style="color: #999999;">Türkiye</span></a> sifareti çun ben  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkcenin-tarihi-gelisimi-muharrem-ergin/"> <span style="color: #999999;">Türk dili</span></a> ve  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-edebiyati-donemleri/"> <span style="color: #999999;">edebiyat</span></a> okuyacağdim bana sınav sorularının kaynağın ( metropol kitabı ) vermedi, gizleti  ve ben sınavdan sonra bu kitabı öğrenciler elinde gördüm.  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-adinin-anlami-turk-ne-demektir/"> <span style="color: #999999;">Türk</span></a> elefbasıne göre  sınıflar kurulmıştu ama sifaret bana söylemedi hal bu ki normal halde her bir  yös a girene söyliyorlar. niye ki başarsız olam. ama ben başarlı oldum sınavda.  evelce gazı üniversitesine gittim. aldığım puanı sormadan bana dedi git ve (  muktarlık tan ) ikamet belgesini al bende söyledim muktarlık nerden anlasın ki  ben öğrenciyim bana bir belge filan veriniz onlara göstereyim dediler” lazım  değil git” !!. bende gitim dördümcü mukdarlıkta bana söylediler git polis genel  müdürlüğüne orda da onlar benim söylediğim sözü tekrarladılar söylediler “git  gazı üniversitesinden yazı getir”. dört saat çalışmaktan sonra gazi ye döndüm  kayit sorumlusu olan hanıma söyledim “bana bir yazı veriniz ki göstersin ben ,  bu üniversitesinin öğrencisiyim “ girdi odasına telfonla konuştu geldi bana  söyledi vay !!! sen yabancı öğrenci mi sin ? söyledim benim size verdiğim sınav  sonuçunda yazılıp yabancıyam bunlardan geçmiş benim lehcemden de belli sonra  bana söyledi vay vay af edersizniz biz  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-adinin-anlami-turk-ne-demektir/"> <span style="color: #999999;">Türk</span></a> dili ve edebiyat bölümünde yabancı  öğrenci kabul etmiyoruz bende söyledim eger kabul etmiyorsunuz niye üniversite  defterçesinde yazıyorsunuz kabul ediriz ve şimdi söyliyorsunuz kabul etmiyoruz  niye beni sınavda kabul edirsiniz hal bu ki ben ilk günden söylemiştim  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkcenin-tarihi-gelisimi-muharrem-ergin/"> <span style="color: #999999;">Türk dili</span></a> ve  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-edebiyati-donemleri/"> <span style="color: #999999;">edebiyat</span></a> okuyacağam. ama cevap vermedden giti. ankara teknik üniversitesine  telfon ettim puanımı söylemeden sadece söyledim ben irandan geliyorum ve  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-adinin-anlami-turk-ne-demektir/"> <span style="color: #999999;">Türk</span></a> dili edebiyat okumak istiyorum. resmen telfon arkasından kah kah bana güldü  sonra telfonu kapattı. inanılmaz bi şey bu ben ulu dag üniversitesine gittim –  hacettepe üniversaitesi &#8211; samson üniversitesi – koniya üniversitesi – istanbul  üniversitesi – izmir ünüversitesi – gazi osman paşa üniversitesi – ankara  üniversitesi &#8230; getim, ve en iyi halde bana güldüler beni surundurduler </span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD; color: #999999;">Dördüncü yıla giriyoruz ve bu konu hala  bitmedi ( bu dünya üniversite kayıtında bir rekordu biz buna bacardık ). sonra  azerbaycan cumhuriyetine gitim ama gitmeden önce telfon etim söyledim ben  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkcenin-tarihi-gelisimi-muharrem-ergin/"> <span style="color: #999999;">Türk dili</span></a> ve  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-edebiyati-donemleri/"> <span style="color: #999999;">edebiyat</span></a> bölümüne kayıt olmak istiyorum geleyim mi ? gelmiyelim, sözüm  bitmeden bağırdi bana ; kardeşim böyle olmaz buraya gel biz seninle görüşek ,  bende söyledim oraya gelmek en azı bir bin dolar paraya ihtiyacı var eger kesin  dir gelim ? söyledi budur kı var. neyse baki devlet üniversitesine gitim kayıtın  birinci günüydü 15 gün vakit kalmıştı kayıtın.,orada eyleşen hanım ve bey benim  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-adinin-anlami-turk-ne-demektir/"> <span style="color: #999999;">Türk</span></a> dili ve edebiyat bölümünde okuduğumu bilmekten sonra bir biriyle rusca  konuştular sonra bana bakıp söylediler oğlum biz bu bölümde sadece yüksek lisans  öğrencisi kabul ediriz. sonra bırkmadım daha çok sordum ; “ama üniversite  sitesinde farklı bir şey yazılıp gelmemişten önce de size telfon etmişdim bu  sözü söylemediniz”. sonra çok kızmış helde söyledi git ad yazma zamanı bitib.  ben şimdi 3 ay dır binlerce faks ve telfon ve başvurudan sonra doğu akdeniz  üniversitesine kayıt olmuşum. çok ilginç bir şey, söz gelişimi ben kıbrısa kayıt  belgelerimi göndererken bana bir maıl geldi söyledi oğlum kayıt sorumlusu tatile  gidip lütfen maıl göndermeyiniz. bende cevap yazdım eger gidip kim maıl  gönderiyor şimdi ?. burada orta sınvda ben osmanlıca dersinde 45 üzerinden 40  aldım hocaya söyledim hocam ben bu dersi sizden daha iyi biliyorum bu ders benim  çocukluktan öğrendiğim alfabedir niye orta sınav gibi bir önemli sınavda 5 puan  kırıyorsunuz ben hepsini doğru yazmışım bana söyledi bu orta sınav , ben seni  son sınavda yakacağam. ya bazi  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-adinin-anlami-turk-ne-demektir/"> <span style="color: #999999;">Türk</span></a> arkadaşklar resmen tahdid ediyorlar ki eger  sen bu okulu bitire bildin biz sana mezuniyet belgesini vermeyeceğiz. ve çok çok  acayep bir şeyler. </span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD; color: #999999;">Ben bu şeyleri sadece  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Turkiye/"> <span style="color: #999999;">Türkiye</span></a>de gördüm  iran gibi bir bozuk ülkede eger bir yabancı öğrenci efganistanda ya pakistanda  ya hind de fars dili ve edebiyat okusa iran devleti her ay ona 300 ya 400 dolar  cep parası veriyor ya parasız fars dili ve edebiyat kitablarını yayıyor ya  Türkiyenin başkenti ankaranın ortasında kızılayda parasız fars dili ve edebiyat  öğrediyor ben gelip kendim gördüm. çin devleti konfosiyus kurmlarını afrikada  kurur ve parasız çin dili öğrediyor. herkes kendi dilini yaymak için candan  geçir siz ( yani biz ) nasıl bir milletsiniz hiç utanmiyorsunuz mu ? kotuluk ve  ağılsızlığında bir sınırı var. bazen burda bu işlerin niyesini soruyorum  arkadaşlardan diyorlar “başını sana ilgili olmayan şeylere sokarsın boyle olur “  yani biz babalarımızdan ya mahalemizde böyle bir şeyler görmedik ilk defa sizden  öğrendik biz. </span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #999999;">Ben bu yazını millishura ve oyrenci ve  azadtribun sitelerine gönderdim (bu siteler güney  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/azerbaycan-turk-edebiyati/"> <span style="color: #999999;">azerbaycan</span></a>ın en büyük Türkçü  siteleridi ) azadtrübın ve oyrenci bana cevap vermediler ve millishura bana çok  ilginç cevaplar söyledi. o bir Türkçü olarak sordum siz ki Türkçülügü  yayiyorsunuz bu olaya ne cevabınız var evelce söyledi “ ben senin hiç adınıda  bilmiyorum ” sonra bütün kimliğimi gönderdim çok edebsizce ( herkes gibi )  söyledi “canım ben senin duygularını anlamakta zorluk çekiyorum “. sonunda bunu  demek istiyorum ki bu kaç yıl ömrümü bu yolda harcadığıma göre pişmanlık haline  gelmişim ve eger Türkiye devletinden bir azca vicdansılık ve şerefsizliği  ögrenseydim gidip rus dili okuyup bunların kokunu kazardım ama hayıf ki ben bu  devlet gibi mankurt olamam. ve en sondada bunu demek istiyorum ki “Tanri Türkü  korusun “ çun milletimizin durumu o kadar kötü ki sadece tanrı koruya biler  insan işi değil bu. </span></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/azerbaycanli-soydasimizin-sitemi/">Azerbaycanlı Soydaşımızın Sitemi</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/azerbaycanli-soydasimizin-sitemi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>13</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Azerbaycan Tarihi&#8217;nden&#8230;</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/azerbaycan-tarihinden/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/azerbaycan-tarihinden/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Dec 2007 02:48:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Azeri Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Azerbaycan]]></category>
		<category><![CDATA[Azerbaycan Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Azerbaycanda Tarihi Gelismeler]]></category>
		<category><![CDATA[Azeri]]></category>
		<category><![CDATA[Azeri Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Azeri Türkleri]]></category>
		<category><![CDATA[Azeri Türklerinin Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Egemenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Fars]]></category>
		<category><![CDATA[Fars Egemenligi]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Azerbaycan]]></category>
		<category><![CDATA[Kültürel Kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[Kültürel Kimlik Arayislari]]></category>
		<category><![CDATA[Kuzey Azerbaycan]]></category>
		<category><![CDATA[Rus]]></category>
		<category><![CDATA[Rus Egemenligi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/azerbaycan-tarihinden/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Azerbaycan Tarihi&#8217;nden&#8230; (Rus ve Fars Egemenliği Altında Kuzey ve Güney Azerbaycan’da Kültürel Kimlik Arayışları) &#160; Rus-İran savaşlarını izleyen, Gülistan(1813) ve Türkmençay (1829) Barış Antlaşmaları sonucu ikiye bölünmüş Azerbaycan, bugüne kadar değişik rejimler altında sömürge olarak varlığını sürdürmüştür. Kuzey Azerbaycan önce Çarlık Rusya’sı boyunduruğunda Kafkas Azerbaycan’ı, sonra Sovyet Rusyası yönetimi altında Sovyet Azerbaycan’ı olarak varlığını sürdürmüş, [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/azerbaycan-tarihinden/">Azerbaycan Tarihi’nden…</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><font color="#3366ff"><span style="font-size: 18pt; font-weight: 700">   Azerbaycan Tarihi&#8217;nden&#8230;<br />
</span></font>   <font color="#c0c0c0">   <span style="font-size: 8pt; font-weight: 700">   (Rus ve Fars Egemenliği Altında Kuzey ve Güney Azerbaycan’da Kültürel Kimlik    Arayışları)</span></font></font></p>
<p align="center">&nbsp;</p>
<p align="justify">    <font face="Maiandra GD" size="2">Rus-İran savaşlarını izleyen, Gülistan(1813)    ve Türkmençay (1829) Barış Antlaşmaları sonucu ikiye bölünmüş Azerbaycan,    bugüne kadar değişik rejimler altında sömürge olarak varlığını sürdürmüştür.    Kuzey Azerbaycan önce Çarlık Rusya’sı boyunduruğunda Kafkas Azerbaycan’ı,    sonra Sovyet Rusyası yönetimi altında Sovyet Azerbaycan’ı olarak varlığını    sürdürmüş, ancak 1991 yılında bağımsızlığını ilan ederek Azerbaycan Demokratik    Cumhuriyeti adıyla özgürlüğünü kazanmıştır. Güney Azerbaycan ise, önce İran    Şahlığı yönetiminde, şimdi de İran İslam Cumhuriyeti yönetimi altında    varlığını sürdürmektedir. Azerbaycan Türkleri, Rus ve Fars hegemonyası altında    kendi dilini, geleneklerini, soykökünü kaybetmemek için kültürel kimlik    arayışlarını, bu yolda büyük bedeller ödeyerek bugüne kadar taşımıştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Azerbaycan, 1. Petro (1696-1725) zamanından başlayarak; Çarlık Rusyası’nın    yayılma politikasının ana unsuru olan, işgal planları arasında önemli bir yer    tutmaktaydı. 18. yüzyılda hanlıklara bölünmüş Azerbaycan’ı, 1786 yılında    siyasi amaçlarla gezmiş Rus subayı Burnaşev, buradaki Şeki, Karabağ, Guba,    Şamahı, Bakü, Nahçıvan, Gence, Tebriz, Erdebil, Hoy, Urumiye, Talış, Marağa,    Maku hanlıklarının kimilerinin idari yapısının yarı bağımlı, kimilerinin ise    bağımsız olduğunu saptamıştır. Bunlardan Urumiye, Şeki, Karabağ, Guba ve Hoy    Hanlıkları, diğerlerine göre daha güçlüydü. 18. yüzyılın 2. yarısında, bu    hanlıkların liderleri, herbiri ayrı ayrı siyasal güçlerini artırdıkça,    Azerbaycan hanlıklarını kendi yönetimlerinde bir devlet çatısı altında    toplamak amacını gütmekteydiler. Güney Azerbaycan’da Urumiye Hanı Feteli Han    Efşar, Kuzey Azerbaycan’da ise, Şeki Hanı Hacı Çelebi ve Guba Hanı Feteli Han    Gubalı bu amaçla çaba harcamışlardır.</p>
<p>1790 lı yıllarda, İran’da Türk kökenli Kacarlar yönetime geldikten sonra,    kuzey hanlıkları birbiri ardısıra bağımsızlıklarını yitirerek, Kacarlar’ın    hükümranlığı altında birleştiler. Güney Azerbaycan’da ise Rusya’nın istilacı    siyaseti güçlendi. 18. yüzyılın sonlarında, İran’daki Azerbaycan-Türk boyundan    olan Kacarlar’ın hakimiyete gelmesinin ardından, Kuzey Azerbaycan’daki    hanlıkları da (tüm Güney Kafkasya’yı) egemenliği altına almaya çalışan    Muhammet Şah’ın Kacar Devleti ile Rusya arasında birçok çatışmalar oldu</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">3 Ocak 1804 tarihinde, Gence Hanı Cevad Han’ın güçlü direnişine karşın,    Ruslar, gence Kalesi’ni işgal ettiler. Cevad Han ve oğlunun da ön saflarda can    verdiği savunmada, çok kan döküldü.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Rus Orduları’nın Kafkasya’daki başarıları Osmanlı’yı ve İran’ı rahatsız etmeye    başladı. Fransa ve İngiltere ise, Rusya’nın Kafkasya’daki ilerlemesini, İran    ve Osmanlı eliyle durdurmaya çalışıyordu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">10 Temmuz 1804 tarihinde, Rusya ile İran arasında savaş başladı. Rus Ordusu,    birbirinin ardısıra, Karabağ, Şeki, Şirvan, Guba, Bakü, Lenkeran Hanlıkları’nı    ele geçirdi. Böylece, kuzeydeki birçok hanlık Rusya’nın egemenliğine girdi.    Kacar Orduları’nın, Rusları durdurma çabaları başarısızlıkla sonuçlandı. Bunun    sonucunda, İran ile Rusya arasında 13 Ekim 1813 tarihinde Gülistan Barış    Antlaşması imzalandı. Çar 1. Aleksandr’n temsilcisi Rus Ordusu Başkomutanı    general Nikolay Rtişşev ve İran Şahı Feteli Şah Kacar’ın resmi temsilcisi    Mirze Abdül Hasan Han tarafından imzalanan “ebedi barış ve dostluk” antlaşması    ile, antlaşmanın taraflarına karşı savaşan bir halk, antlaşmaya taraf dahi    olmaksızın iki parçaya bölündü. Bu sonuç, güç ve adaletsizliğin, gücünü    birleştirmeyi bilmeyenlere karşı, bugüne dek süren zaferi oldu. 11 maddeden    oluşan bu antlaşmaya göre, bu iki istilacı devlet (Rusya ve İran) arasındaki    sınır hattı Aras Nehri olarak kabul edildi ve Azerbaycan, Kuzey Azerbaycan ve    Güney Azerbaycan olarak ikiye bölündü. Sonraları, halk arasında çok    yaygınlaşan şu dörtlük, bir ulusun bölünmüşlüğünün yüreklerde oluşturduğu    ortak acıyı dile getirdi:</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Arası ayırdılar<br />
Su ile doyurdular<br />
Men senden ayrılmazdım<br />
Zülm ile ayırdılar.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İran Kacar Şahlığı, Gülistan Antlaşması ile Güney Kafkasya topraklarından    vazgeçmek istemiyordu. Bu kez de İngiltere ve Fransa’nın yardımı ile    kaybettiği toprakları geri alma savaşına girişti. 16 Temmuz 1826 tarihinde    kuzey hanlıklarını geri almak amacıyla başlatılan bu savaşlarda, veliaht Abbas    Mirze komutasındaki Kacar Ordusu’nun yenilgisi sonucunda, 10 Şubat 1828    tarihinde Türkmençay Barışı imzalandı. Bu antlaşmaya göre, Nahçıvan ve Revan    Hanlıkları da Rusya’ya verildi. Rusya, 1850 yılında Revan Hanlığı’ndan Erivan    vilayeti yaratarak, gelecekte oluşturulacak Ermenistan Cumhuriyeti’nin    temelini attı.<br />
</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p><center><!--adsense#reklam_336x280--></center> <font face="Maiandra GD" size="2">  </font><br />
<font face="Maiandra GD" size="2"> Ruslar, Türkmençay Barış Antlaşması’nın 14. maddesi çerçevesinde, Güney    Azerbaycan’ın Marağa, Urumiye gibi bölgeleri başta olmak üzere çeşitli    yörelerinden 40.000 den çok Ermeni’yi Güney Kafkasya’ya, özellikle Revan,    Nahçıvan ve Karabağ bölgelerine göç ettirdi. Rusya’nın, “Kafkasya’yı    Hıristiyanlaştırma” politikası sonucunda, 20. yüzyılın başına kadar 1.300.000    dolayında Ermeni, sözü edilen bölgelere göç ettirildi. Bu toplulukların bir    kısmına Karabağ’ın dağlık yörelerinde toprak sağlanarak, buralar Ermeni    yerleşim bölgeleri haline getirildi. İşte, Azerbaycan’ın bugün yaşadığı    Karabağ sorununun temelleri, büyük bir ileri görüşlülükle, 180 yıl öncesinde    atılmıştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Çarlık Rusya’sı ve İran Şahlığı’nın böldüğü Güney ve Kuzey Azerbaycan    halkları, 200 yıl boyunca ayrı kalsalar da, bir gün için bile, aynı ulusun    parçası olduklarını unutmamışlardır. Tebriz’deki Rus Konsolosu 1903 yılında    gönderdiği raporda, Azerbaycan Türkleri’nin Ruslar’dan nefret ettiklerini ve    kendilerini ikiye böldüklerini unutmadıklarını yazıyordu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İran Devleti sınırları içerisinde kalan Güney Azerbaycan Hanlıkları, İran’ın 4    eyaletinden biri olarak, Azeri ülkesi kimliğini korudu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Gülistan ve Türkmençay Barış Antlaşmaları ile iki imparatorluk, bir ulusu    parçalayarak, birbirine yabancılaştırmak için, onları, soylarından,    köklerinden, kültürlerinden, geleneklerinden uzaklaştırmayı amaçlayan bir    devlet politikası uygulamayı sürdürdüler. Kültürel birliğin ortadan    kaldırılması, bu politikanın en önemli öğelerinden biriydi. Doğu bilimleri    akademisyeni V.V. Bartold’un, halkın bütünlüğü için, “kültürel birliğin    korunması”nı “siyasal birliğin korunması”ndan daha önemli sayması bir tesadüf    değildir. Dilin, kültürel birliğin sağlanmasının anahtarı olduğu düşüncesinden    hareketle; Çarlık Rusyası tarafından, 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren    Kuzey Azerbaycan’da rusdilli okulların sayısı artırılarak “Ruslaştırma”    politikasının güçlendirilmesi çabaları başlatılmıştır. Bir ulusun yok edilmesi    için en önemli adımın, ulus bilincinin temel taşı olan dilinin ortadan    kaldırılması olduğu gerçeğidir ki, bu yöndeki çalışmalar, sömürgeleştirilmek    istenen ülkelerde uzun vadeli bir politika olarak uygulanagelmiştir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">19. yüzyılın ikinci yarısında Kuzey Azerbaycan’da petrol sanayiinin gelişmesi,    yerli burjuvazinin oluşmasına ve gelişmesine yol açmıştır. Rusya’nın “halklar    hapishanesi” olduğunu ve ulusların gelişiminin ancak “aydınlanma” ile mümkün    olabileceğini anlayan liberal burjuvazi; gazete ve dergilerin basılmasına,    yeni okulların açılmasına parasal destek sağladı. Azerbaycan’da bugün bile adı    saygıyla anılan Hacı Zeynalabidin Tağıyev’in 1896 yılında Bakü’de açtığı “Kız    Mektebi” sayesinde, kızların öğrenim görebilmesinin ilk adımları atılmıştır.    Tağıyev, ulusal burjuvazinin ileri görüşlü ve akıllı bir temsilcisi olarak;    sömürge ekonomi-politikasını kırıp, petrolden elde ettiği gelirle, ulusal    üretimi artırmak amacıyla fabrikalar kurarak, ulusal sanayiin kurucularından    olmuştur. </font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">    <font face="Maiandra GD" size="2">Azerbaycan’ın yetenekli gençlerine burslar    vererek, onlara Avrupa’da yüksek öğrenim olanağı yaratmıştır. Bu    girişimlerledir ki, Kuzey Azerbaycan’da 19. yüzyılın ikinci yarısında, ulus    düşüncesi gelişmeye başlamıştır. Azerbaycan’ın seçkin ve öncü siyaset adamı,    filozof ve yazarı olan Mirze Feteli Ahundzade (1812-1878) , 1880’li yıllarda    ilk kez “Keşkül” Gazetesi’nde “Azerbaycan Milleti” ifadesini kullanmıştır. M.F.    Ahundzade’nin, yalnızca Azerbaycan’ın değil, bütün “doğu”nun sosyal ve siyasi    düşüncesindeki etkisi; 18. yüzyıl Fransız düşünce ve siyaset adamlarının,    Avrupa’da oluşturdukları etki ile kıyaslanabilecek düzeydedir. M.F. Ahundzade,    Azerbaycan Halkı’nın siyasal uyanışını sağlayarak, anadilinde okullar    açılmasını, Azerbaycan Türkçesi’nin geliştirilmesini, Arap Alfabesi’nde    Azerbaycan Dili’ne uygun değişiklikler yapılmasını, eğitimin din etkisinden    kurtarılmasını gerçekleştirmek ve bu şekilde ulusunu, sıkıştırıldığı köşeden,    dünyaya hakim olan siyasal ve sosyal gelişim düzeyine çıkarmak istiyordu.    Yazdığı eserlerde, Azerbaycan Türkçesi’ni Farsça sözcüklerden arındırmaya    çalışarak, Azerbaycan Dili ve Edebiyatı’nı geliştirmiştir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">M.F.Ahundzade’nin görüş ve düşüncelerini sürdüren, yüksek öğrenimini Avrupa’da    gören seçkin önder, gazeteci-yazar ve eğitimci Hasan Bey Zerdabi (1842-1907) ,    dünya uygarlığının benimsenmesinin ancak anadilin yaygınlaştırılarak    öğrenilmesiyle mümkün olabileceğini savunuyordu. Zerdabi’nin, bütün Türkdilli    halkların bu yolla birbirlerine yakınlaşması fikri, birçok seçkin Türk    düşünürünün de dayanağı olmuştur. Hasan Bey Zerdabi, 1875 yılında anadilinde    yayınlanan “Ekinci” Gazetesi’ni basmakla, Azerbaycan basınının kurucusu    olmuştur. Bu gazete, Türkdilli kalkların ulus bilinçlerinin gelişmesinde    önemli rol oynamıştır. Bu ulus bilincinin oluşmasıdır ki, sömürgecilik    baskısına karşı bağımsızlık mücadelesinin gerekliliği fikrini doğurmuştur.    Zerdabi’nin, Azerbaycan’da öncü ve ulus bilincine sahip aydınların    yetişmesinde önemli rolü olmuştur. Azerbaycan ulusal bağımsızlık hareketini    gerçekleştiren büyük siyaset adamı Mehmet Emin Resulzade, “Ekinci” Gazetesi’ne    büyük önem vererk şöyle söylemiştir: Anadilinde ilk gazetesini basan toplum,    bir ulus olarak şekillenmeye başlamış demektir. Basın-yayın geleneği olan halk    ise, gelişmiş bir ulus olduğunu göstermektedir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu süreç tamamlanana kadar, çok zor ve dolambaçlı yollardan geçilmiştir. Önce    “ümmet” düşüncesi ile “Müslümanım” denilmiş, daha sonra ulus bilinci arttıkça,    ana kimliğin dinle değil, anadille, geleneklerle, ülke ile belirlendiği    anlaşılmıştır. Kuzey Azerbaycan’ın Rusya yönetimine geçmesi ile ilgili olarak,    M.E.Resulzade şöyle yazıyordu: Rus istilasının iyiliği şu oldu ki,    Azerbaycanlılar, kendilerini toplumsal bir vücut, özel kültür tohumlarını    taşıyan bir topluluk, yani Farslar’dan ayrı bir ulus olduklarını hissetmeye    başladılar. Rus süzgecinden geçerek de olsa kendilerine ulaşan Avrupa bilim ve    tekniğinin etkisiyle, Azerbaycan, doğunun kuşku ve hurafelerinden silkinerek,    iyi bir hayat eseri gösteriyor, doğru yolu buluyor, büyüyüp gelişiyordu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">20. yüzyılın başında İran’ın en zengin ve gelişmiş vilayeti olan    Azerbaycan’da, kapitalizmin gelişmesi ile oluşan aydın kesimi, siyasal ve    kültürel topluluklar kurmaya, çağdaş uygarlık düzeyinde okullar açmaya    çalıştılar. Bu çabaların sonucunda, henüz eğitim dili haline getirilememiş de    olsa; Azerice, konuşma dili olarak hem Azeriler hem de ülkede yaşayan diğer    halklar arasında yaygınlaşmış ve insanlar arasındaki iletişimi sağlamaya    başlamıştı. 19. yüzyılın sonlarında, Güney Azerbaycan’a gelen bir yabancı,    Fars Dili’ni konuşan Azeriler’in bu dili, ancak okulda ya da seyahatte    öğrenilecek ölçüde bildiklerini düşünebilirdi. Tebriz’de veliaht sarayındaki    resmi yazılar dışında bütün işler Azerbaycan Türkçesi’nde yürütülmekteydi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Mirze Sadıg Tebrizi’nin 1893 yılında basılmış “Defter-i Edebiye” ders    kitabında, çocuklara, kolaydan zora doğru bir anadil öğretimi önerilmekteydi.    Fakat bu kitapta, Hasan Rüşdiyye tarafından, kendi “Vatan Dili” dersliğinde    (1894) uyguladığı ve çok kısa zamanda anadilinde okuma ve yazma alışkanlığını    sağlayan ses yöntemi yer almamaktaydı. Bu kitaplarla, Güney Azerbaycan    tarihinde ilk kez, çocuklar anadillerinde öğrenim görmeye başlamışlardı. Başta    büyük eğitimci H.Rüşdiyye olmak üzere Azerbaycan’ın ulusalcılığı benimsemiş    aydınları, eğitimi çağdaşlaştırmak ve alfabenin anadilde öğretilmesini    gerçekleştirerek, 19. yüzyılın sonlarında Azerbaycan Dili’ni eğitim ve öğretim    sistemine yerleştirmişlerdir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kuzey Azerbaycan’da, Türkiye’de basılan gazete ve dergiler, Tebriz’de büyük    ilgi ve heyecanla okunurdu. Özellikle, “Ekinci” (1875-1877) , Tercüman    (1883-1917) gazeteleri hem yaygın olarak okunuyor, hem de bu gazetelere    yazılar gönderiliyordu. Bu gazeteler, Azeri tüccarlar tarafından İran’ın    birçok yöresine götürülüyordu. Daha sonraları, günetdeki soydaşları, Kuzey    Azerbaycan’ın Mirze Elekber Sabir’ini, Celil Memmed Guluzade’sini ve onun    “Molla Nasreddin” Dergisi’ni okuyarak “ben kimim? ..” sorusuna yanıtlar    aradılar. Özellikle, Celil Memmed Guluzade’nin:</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Haradır Azerbaycan? Gelin bir defe oturağ ve<br />
Keçe papağımızı ortalığa goyup fikirleşek:<br />
Haradır, bizim vetenimiz?</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">sözleri, gerek güneyde gerekse kuzeyde kimlik arayışının en güzel anlatımıdır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kuzey Azerbaycan’da, Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti (1918-1920) Sovyet    Rusyası tarafından devrildikten sonra, “Sovyetleşme” adı altında “Ruslaştırma”    politikası güçlenmeye başladı. İlk başlarda çok masumane görülen, “pamukla baş    kesmek” kadar ince bir yaklaşımla yürütülen bu politika, Lenin’in “barış“    üzerine kararnamesiyle, bütün halklara özgürlük adı altında    gerçekleştirilirdi. 1922 yılında kurulmuş olan Sovyetler Birliği’nde,    özellikle Stalin döneminde (1922-1953) , Türksoylu halklara kimliğini    unutturmak, uzun erimli bir devlet politikası olarak benimsendi. Türk soyları    içerisinde özel bir yeri olan Azerbaycan (ki Lenin tarafından “şarkın kapısı”    olarak adlandırılıyordu) Türkleri ile ilgili politikalar, ayrı bir önem    taşıyordu. Bunun nedeni, 20. yüzyılın başlarında aydınları Avrupa’da öğrenim    görmüş, ulus bilinci edinmiş, aynı zamanda ulusal burjuvaziyi oluşturmuş    Azerbaycan’ın, Sovyetler Birliği’nin bütünlüğü için her zaman ciddi bir    tehlike oluşturacağı düşüncesiydi. </font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">    <font face="Maiandra GD" size="2">Bu düşüncenin şekillenmesinde, Azerbaycan’ın    güney kısmının İran yönetiminde ve nüfusça kuzeydeki kısımdan çok daha fazla    olması, daha da önemlisi kendini Türk olarak tanımlaması, göz ardı    edilemeyecek bir etkendi. Kardeş ve komşu Türkiye’nin etkisinin her zaman    güçlü olduğu Azerbaycan, Stalin’in “Pantürkist” olarak damgaladığı    aydınlarının sonlarının, kaçınılmaz biçimde Sibirya sürgünü ve yitim olduğu    gerçeğini yaşayageldi. Özellikle 1937’lerde, Mikail Müşfig (1908-1939) , Ahmed    Cevad, Hüseyin Cavid (1882-1941) , kaymağı toplanan Azerbaycan aydınlarının en    çarpıcı isimleridir. Hüseyin Cavid’in Sibirya’daki kabri bulunmuş ve kemikleri    1990’lı yıllarda Azerbaycan’a getirilmiştir. Birçok Azerbaycan aydını, (son    olarak KGB adı altında etkinliğini sürdüren) Sovyet istihbarat teşkilatının    sürekli takibinden kurtulabilmek için, yurtdışına ve özellikle Türkiye’ye göç    etmişti. Bunlardan biri olan Elmas Yıldırım (1907-1952) , Dağıstan ve    Türkistan’a sürgüne gönderildikten sonra, Sibirya’da öleceğini kesinlikle    bildiğinden, önce İran’a, sonra da Türkiye’ye kaçmıştı. Elmas Yıldırım da,    bölünmüş Azerbaycan’ın derdini yüreğinde taşıyarak, duygularını şöyle dile    getirmiştir:</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Tarih boyu aktığı yerden alıp hızını,<br />
Koşmuş deli Kuzgun’a Kür çağlaya çağlaya,<br />
Görünce başucunda dertli Türkmen kızını,<br />
Aras ta derde gelmiş, yas bağlaya bağlaya&#8230;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kucaklaşmış o yerde, birleşmiş iki bacı,<br />
Biri aşkım, varlığım, biri başımın tacı&#8230;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Sovyetler Birliği’nin 1956 yılında toplanan 20. kurultayında, Stalin’in    yanlışları ortaya koyularak, bir zamanlar binlerce Azeri aydınını, “halk    düşmanı” damgası vurarak ölüme gönderen bu insan, kendisi “halk düşmanı” ilan    edilmişti, Nikita Sergeyeviç Huruşşov (Kuruşçev) Hükümeti (1953-1964)    zamanında, yukarıda değindiğimiz politikalarda bir ölçüye kadar yumuşama    hissedilmişse de; Azerbaycan Türkü’nün, milliyetinin Azerbaycan Türkü değil    Azerbaycanlı olarak kabul edilmesi, soyadlarının sonuna –ov, -ova, -yev, -yeva    ekleri getirilerek Ruslaştırılması, kapanan Güney-Kuzey Azerbaycan sınırının    statüsünün korunması çabaları sürdürülmüştür. Azerbaycan dilinin resmi dil    statüsüne getirilmesi, eğitimin Azerbaycan dilinde olmasına karşın, ince bir    “Ruslaştırma” politikasıyla, son yıllara kadar, devlet dairelerinde,    dilekçelere varana kadar tüm belgeler Rusça düzenleniyordu. Akademik    çalışmalar Rusça hazırlanmak zorunda, doktora tezleri bile Moskova sansüründen    geçtikten sonra akademik ünvanlar verilmekteydi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">“Böl ve parçala” politikasını uygulayan Sovyetler Birliği, Rusça’yı anadili    kabul eden Rusdilli aydınlarla anadilini benimseyen, üstün tutan aydınları    karşı karşıya getirmekle yetinmeyip, halk içerisinde (Nahçıvanlı, Bakülü,    Şekili gibi) yöresel ayrımları vurgulayarak, baskısını kuvvetlendirecek zemini    elde etmiştir. Dünya kültür tarihinde, en yakınlarına, anasına “mama”,    babasına “papa” diyecek denli sömürgecisinin dili benimsetilmiş, Rusça    konuşmayı, aydın olmanın gereği sayan, üstün bir nitelik, bir ayrıcalık olarak    gören bir gençlik, sanırız, benzeri politikaların az rastlanılan bir zaferinin    göstergesidir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ruslaştırma politikasına karşı çıkan Azerbaycan aydınları, yazarları,    şairleri, anadillerinin kullanımının, yalnızca anayasa hükümleri çerçevesinde    kalmasını değil, gerçekten de yaşama geçirilmesini savunageldiler. Resmi    yazışmalar, bilimsel araştırmalar, ders kitapları, gazete ve dergiler,    giderek, Azerbaycan dilinde yaygınlaşmaya başladı. Üniversiteler, Azerbaycan    Bilimler Akademisi Araştırma Enstitüleri, Azerbaycan edebiyatı ve tarihi    üzerine kapsamlı araştırmalar yaptılar. Özellikle, Bilimler Akademisi    Şarkiyyat Enstitüsü Güney Azerbaycan Bölümü, Profesör Şevket Hanım Tağıyeva    başkanlığında, bu konuda uzmanlar yetiştirerek, “güney”i “kuzey”e tanıtacak    eserler hazırladılar. Her zaman, Azerbaycan Halkı’nın yolunu aydınlatan gerçek    aydınlardan Mirze Elekber Sabir, Celil Memmedguluzade, Cefer Cabbarlı, Hüseyin    Cavid, Mikail Müşfik gibi önderlerin açtığı yolda, onları izleyen nicelerinin    yetişmesini de sağladı. </font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">    <font face="Maiandra GD" size="2">Şiirleri ile ulusal duygular aşılayan, vatan    sevgisinin kutsallığını vurgulayan, Semed Vurgun, Bahtiyar Vahapzade, gibi    isimler, genç neslin ulusal coşkuyla yeşermesini sağladılar. Azerbaycan    kimliğinin ve tarihinin öğrenilmesinde basın ve yayının önemli işlevi    olmuştur. Bu konularda, bilimsel araştırmalara dayanarak, Azerbaycan Bilimler    Akademisi’nin “Haberler” Dergisi, Azerbaycan Yazarlar Birliği’nin “Azerbaycan”    Dergisi, Edebiyat ve İncesanat Gazetesi ve benzeri basın organları, değerli    veriler ortaya koymaktaydılar. Bununla birlikte, yeni açılan arşivler,    Azerbaycan tarihinin yeniden yazılması gerekliliğini ortaya koymaktadır.    Edebiyat ve tarihin dahi “partili” olduğu bir dönemde, her bilim dalının    başına, sanki bir ön ekmişcesine “Sovyet” sözcüğünün getirildiği de gözönüne    alınırsa, bu dönemdeki çoğu araştırmanın, nesnellikten uzak olduğu açıktır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Öte yandan, çocuğunun Rusça öğrenim görmesini sağlamak isteyenlerin öne    sürdükleri gerekçe, Azerbaycan dilinde öğrenim gördüğünde iş bulamayacağı,    ancak Rus Dilinde öğrenim görenlere tüm Sovyet üniversiteleri ve işyerlerinin    açık olacağıydı. İlköğrenimini anadilinde görmeyen, edebiyatını okuyup    tanımayan bir bireyin, ulusal kimliğini hiçbir zaman benimseyemeyeceği, hatta    bu arayışı bile gereksiz göreceği açıktır. Bir ulusun bireylerini bu duruma    getirmek ise, sömürgeleştirme politikalarının vazgeçilmezidir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Azerbaycan Türkleri’nin, Güneyli-Kuzeyli olarak bölünseler de aynı ulusun    parçaları olduğu konusunda kuşkular yaratmak üzere, Rusya ve İran’da devlet    güdümlü özel “araştırmalar” sonucu, çok sayıda makaleler ve kitaplar yazıldı.    Çocuklar ülkelerinin tarihini ders kitaplarından öğrenirken, Kuzey    Azerbaycan’ı “Sovyet Azerbaycanı”, Güney Azerbaycan’ı ise “İran Azerbaycanı”    olarak bildiler. Amaç, genç nesillerin, birbirini tanımamasını, aynı soydan    olduklarını unutmasını sağlayarak, birbirlerini “Şurevi” ve “İranlı” olarak    adlandırıp yabancılaşmalarını gerçekleştirmekti. İran’da, Azerbaycan Türkü’nün    ulusal varlığını, dilini ve ülkesini yadsıyan, birçok “amaçlı” “bilim adamı”    yetiştirildi. Aynı politika, Sovyetler Birliği’nde de ısrarla yaşama    geçirildi. Ders kitaplarında, özellikle tarih ve edebiyat derslerinde, yanlış    ve çarpıtılmış bilgilerle genç beyinler yıkanarak; bir yanda “sovyet    vatandaşı”, diğer tarafta “İran vatandaşı” yetiştirilmeye çalışıldı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Güney Azerbaycan’da bağımsızlık mücadelesi vermiş olan Setter Han (1867-1914)    , Heyder Emioğlu (1880-1921) , Şeyh Mehemmed Hiyabani (1880-1920) , Seyid    Sefer Pişeveri (1893-1947) gibi özgürlük savaşçıları, Azerbaycan kimliği    bilincinin ve bağımsızlığının tohumlarını ekmişlerdir. Özellikle Aralık    1945-Aralık 1946 tarihleri arasında varlığını bir yıl sürdürebilmiş Sefer    Pişeveri’nin başkanlığındaki Azerbaycan Milli Hükümeti, anadilde eğitim veren    bir üniversite açmış, ve bu dönemde ilkokullar, radyo, basın ve yayın ilk kez    Azerbaycan Dilinde faaliyete geçmiştir. Bu ulusal hükümet, 6 Ocak 1946 tarihli    kararıyla Azerice’yi Güney Azerbaycan’ın resmi dili ilan etmişti. Hükümet,    bütçesinin %40’ını eğitim ve uygarlığın gelişimi için ayırmaya karar vermişti.    Ne yazık ki, bu hükümetin yıkılmasıyla, sözkonusu kanunlar yürürlükten    kaldırıldı. Bundan sonra, “Farslaştırma” politikası daha da güçlendi. 1950’li    yıllarda Güney Azerbaycan’a uygulanan “Farslaştırma” politikasının sonuçlarını    inceleyen Sovyet araştırmacısı Y.A. Doroşenko şunları yazıyordu: Eğitim,    kültür ve dil alanında zorunlu Farslaştırma, azınlıkta kalan halkların sert    tepkilerine neden oluyor; hükümet, İran Azerbaycan’ında bugün de Fars Dilinin    yetersiz öğrenilmesi ve benimsenmemesinden duyduğu rahatsızlığı ifade    ediyordu. Çünkü, halk Farça’yı kullanmaktan kaçınmaktadır. Öğrenciler ise,    ders zamanı Farsça’yı boykot ediyorlardı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İran Şahı’nın, Fars Dilinin, İran’ın Fars olmayan halkları arasında yayılması    yönünde özel bir fermanı vardı. Şah rejiminin ideolojisi, Azerbaycan’ın    tarihine, diline ve uygarlığına, Paniranizm ve Fars şovenizminin uygulanması,    Azerbaycan Türkleri’nin İran’da bir ulus olarak yadsınmasına yönelikti. İran    Şahı, 1958 yılındaki bir kabine toplantısında, Milli Eğitim Bakanı’na şu    sözleri söylemişti: Öyle önlemler alın ki, Fars Dili, çocuk yuvalarında,    okullarda, basın yayın organlarında yaygınlaştırılarak, halkın adet ve    alışkanlığına dönüşsün ve onlar giderek kendi anadillerini unutsunlar. Fakat,    Şah’ın bu direktifleri beklenen sonucu vermedi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Güney Azerbaycan Milli Hükümeti tarafından 1946 yılında kurulan Azerbaycan    Yazarlar ve Şairler Cemiyeti, bu hükümet yıkıldıktan sonra kapatılarak üyeleri    ya hapsedildi ya da göç ettirildi. 1960 lı yıllara kadar Güney Azerbaycan’ın    kültürel yaşamına, durgunluk hakim oldu. Seyyid Mehemmed Şehriyar’ın 1954    yılında basılan “Heyder Baba’ya Selam” şiiri, halk tarafından “sehra    yağışı=çöl yağmuru” olarak değerlendirilip benimsendi. Şehriyar ve O’nun    “Heyder Baba”sı, kuzey ve güneyiyle bütün Azerbaycan halkını pamuk denli    yumuşak, çelikten sağlam, ince tellerle birleştiren, onu yumuşacık sözlerle    uyandıran, ardından, silkindirip ayağa kaldıran bir heyecan dalgası oluşturdu.    1960 lı yıllarda, Güney Azerbaycan’da, Semed Behrengi, Behruz Dehgani, Elirıza    Nabdel gibi şair ve yazarların, beğenilerek okunan eserleri basıldı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1946-1979 yılları arasında basın yayın alanında Azerbaycan dilinin    kullanılması yasaklanmıştı. Bu yasak, 14 Ekim 1978 tarihinde kaldırıldı. 17    Ocak 1979 tarihinde Tebriz’de, Azerbaycan ve Fars Dilinde çıkan “Ulduz”    Gazetesi, Mehemmed Rıza Pehlevi diktatörlüğünün devrildiğini Azeriler’e kendi    anadillerinde duyurdu. Bundan sonra, çok sayıda gazete ve dergi, Azerbaycan    Dilinde basılmaya başladı. Bunlardan, bugüne dek yayın yaşamını sürdüren    “Varlık” Dergisi, büyük önder Cevad Heyyet’in başkanlığında hazırlanmakta ve    her iki Azerbaycan’da büyük ilgi görmektedir. Halen yürürlükte olan İran    Anayasası’nın 15. maddesine göre, İran Halkı’nın ortak resmi dili Farsça’dır.    Öte yandan, yerli ve etnik dillerin Fars Dili ile birlikte kullanılması, basın    yayında yer alması ve ulusal edebiyatın okullarda okutulması serbesttir.    Bununla birlikte, bu madde de anadilin kullanılmasına sınırlı bir özgürlük    tanımaktadır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Azeri Türkçesi konuşup, ilkokuldan başlayarak Farsça öğrenim görerek “ben    İranlı’yım” diyen kimi Azerbaycan Türkleri’nin ulus bilincinin gelişmemesi,    işte bu eğitimin sonucudur. İran İslam devrimi’nden sonra, Azeri Türkçesi ile    basılan gazete ve dergiler, bu eksiği kapatmak için, Azerbaycan tarihini,    uygarlığını, edebiyat ve dilini öğretmeye, halkta kendine güven ve ulus gururu    uyandırmaya, bunun sonucu olarak ta, kendi ulusal hakları uğruna mücadele    verme gücü aşılamaya yardım ettiler. 31 Aralık 1989 tarihinde, Azerbaycan    Sovyet Cumhuriyeti ile İran Devleti arasındaki sınır boyundaki tel örgüler,    Azerbaycan vatandaşları tarafından, büyük bir coşkuyla söküldü. 18 Ekim 1991    tarihinde, Kuzey Azerbaycan’da bağımsızlık ilan edilerek Azerbaycan Demokratik    Respublikası’nın kurulması, Güney Azerbaycan’da ulus düşüncesinde yeni bir    canlanma yarattı. İki Azerbaycan arasında gidiş gelişlerin artması, kültürel,    siyasi ve ekonomik ilişkilerin gelişmesi, uzun yıllar farklı rejimlerde    yaşamış olan bir halkın, iki kesiminin, birbirini tanımasına olanak    sağlamıştır. Bundan rahatsız olan bugünkü İran rejimi, şahlık devrinde yaşama    geçirilmeye çalışılan “tek İran milleti” politikasını, “tek İslam ümmeti”    şeklinde uygulamaya çalışmaktadır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla, Kuzey Azerbaycan’da bağımsız bir    Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti’nin kurulması, Azerbaycan’ın gelecek günleri    için önemli bir dönüm noktasıdır. Azerbaycan Ulusu, maddi ve manevi yönden    zengin bir altyapıya sahip olarak, Atatürk’ün Türk gençliğine seslenişinde    vurguladığı şekliyle, “muhtaç olduğu kudreti kendi damarlarındaki asil kanda”    bulamazsa, tarihi bir fırsatı kaçırmış olacaktır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Anadilim, anam dilim;<br />
Özüm sene gurban dilim.<br />
Tustağlığın bitene dek,<br />
Senle birge yanam, dilim&#8230;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Şekersen mi, bal mı yoksa?<br />
Işığını sal ulusa.<br />
Cihan menem, men cihanam,<br />
Dilim hemişe azadsa&#8230;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="center"><font style="font-size: 10pt" face="Maiandra GD"><strong> <font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"><font color="#808080"> <span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/azerbaycan-edebiyati/">»<span lang="tr">  “Azerbaycan Edebiyatı” Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span></span></font></strong></font></p>
<p align="center"> <span style="font-size: 9pt"><span lang="tr"><strong><font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></span></p>
<p align="center"> <strong><font style="font-size: 8pt" color="#c0c0c0" face="Maiandra GD">Kaynak: </font></strong><font color="#c0c0c0" face="Maiandra GD" size="1"><strong> &#8220;</strong></font><strong><a href="http://gruplar.antoloji.com/grup.asp?grup=17001&amp;goster=dokuman&amp;dokuman=49112" style="text-decoration: none"><font color="#0099cc" face="Maiandra GD" size="1">Azerbaycan  Edebiyatı</font></a><font color="#c0c0c0" face="Maiandra GD" size="1">&#8220;</font></strong></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/azerbaycan-tarihinden/">Azerbaycan Tarihi’nden…</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/azerbaycan-tarihinden/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
