<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Halide Nusret Zorlutuna | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/halide-nusret-zorlutuna/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Fri, 21 Jun 2013 14:08:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Halide Nusret Zorlutuna &#8211; (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/halide-nusret-zorlutuna-biyografi-hayati-kim-kimdir/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/halide-nusret-zorlutuna-biyografi-hayati-kim-kimdir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 18:43:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[H]]></category>
		<category><![CDATA[Kim Kimdir?]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>
		<category><![CDATA[Halide Nusret Zorlutuna]]></category>
		<category><![CDATA[Halide Nusret Zorlutuna Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Halide Nusret Zorlutuna Kimdir Hayatı Biyografi Yaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[Hayati]]></category>
		<category><![CDATA[Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Şairlerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Sanatçıların Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Ünlülerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Öyküsü]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarların Biyografileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/halide-nusret-zorlutuna-biyografi-hayati-kim-kimdir/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Halide Nusret Zorlutuna (Hayatı &#8211; Biyografisi) Halide Nusret adını ilk defa Konya Lisesi&#8217;nin orta kısmına yatılı öğrenci yazıldığım yıllarda duydum (1937 -1940). Şiire meraklı olduğumu öğrenen, büyük sınıflardaki ağabeylerimiz, bana &#8211; ballandıra ballandıra-iki şair arasında çıkan bir kavgayı anlatmışlardı. Halide Nusret adında bir hanım şair, erkeklere çatan bir şiir yazmış, Faruk Nafiz de ona gereken [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/halide-nusret-zorlutuna-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Halide Nusret Zorlutuna – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><font color="#0099cc"><strong><span style="font-size: 22pt"> Halide Nusret Zorlutuna<br />
</span></strong></font> <font color="#c0c0c0"><span style="font-size: 8pt; font-weight: 700">(Hayatı &#8211;  Biyografisi)</span></font></font></p>
<p align="justify">  <font face="Maiandra GD" size="2"> Halide Nusret adını ilk defa Konya Lisesi&#8217;nin orta kısmına yatılı öğrenci  yazıldığım yıllarda duydum (1937 -1940). Şiire meraklı olduğumu öğrenen, büyük  sınıflardaki ağabeylerimiz, bana &#8211; ballandıra ballandıra-iki şair arasında çıkan  bir kavgayı anlatmışlardı. Halide Nusret adında bir hanım şair, erkeklere çatan  bir şiir yazmış, Faruk Nafiz de ona gereken cevabı vermiş. Hailde Nusret&#8217;e ve  Faruk Nafiz&#8217;e ait olduğu söylenen manzumeler defterden deftere aktarılarak büyük  bir hızla yayılıyordu. Bu manzumeleri ben de defterime not etmekte gecikmedim.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Karşı cinsi suçlayan, yerle bir eden her iki manzume de, ağır bir dille  yazılmıştı. Yatılı bir erkek mektebinin öğrencileri olan arkadaşlarım ve  ağabeylerim, Halide Nusret&#8217;e ait olduğu söylenen manzumeyi okurken öfkeden  kuduruyor, Faruk Nafiz&#8217;in ona verdiği ileri sürülen cevaba gelince son derece  keyifleniyorlardı.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">  </font></p>
<table style="border-collapse: collapse" align="left" border="0" bordercolor="#111111" cellpadding="0" cellspacing="0" height="250" width="250">
<tr>
<td height="267" width="173"><!--adsense#reklam_250x250--></td>
</tr>
</table>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İş bununla kalmadı: Fırsatı ganimet bilen bir sürü şiir heveslisi, Halide  Nusret&#8217;e cevap yazıp, erkekleri yiğitçe savunmak ve bu yolla ucuz bir şöhrete  ulaşmak hevesine kapıldılar. Şimdi, o yıllarda tuttuğum şiir defteri elim de  olsa, bu kahramanların adlarını verebilirdim. Ama, yazdıklarını istesem de  yaymlayamam. Çünkü, kadınlarla erkekler arasındaki manzum kavga düpedüz küfür ve  hakarete dönüşmüştü.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bize gelen şaheserlere (!) göre, hırsını alamayıp, kavgayı sürdürüp duran  erkeklerdi. Acaba kız okullarına da kadınların cevabları mı gönderiliyordu ?  Bilmiyorum.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İşin aslına gelince&#8230; Bunu Halide Nusret&#8217;in kendisinden dinleyelim. &#8220;Bir Devrin  Romanı&#8221; adiyle Hürriyet Gazetesi&#8217;nde tefrika edilen hatıralarında Zorlutuna,  Erenköy Kız Lisesi&#8217;nde öğrenci iken, Faruk Nafiz&#8217;in Musaffa ve Zübeyde adındaki  iki hala kızı ile arkadaş olduklarını söyledikten sonra, şöyle diyor: &#8220;Musaffa  ile Zübeyde dayılarının oğlu Faruk Nafiz&#8217;in şiirleriyle mağrurdular. Bir yandan  da ona &#8220;Bizim sınıfta bir şaire yetişiyor&#8221; diye öğünmüşler.. O da &#8220;Kadınlar  ellerinin hamuruyla bu işlere karışmasalar iyi ederler!&#8221; gibi sözler etmiş,  onları kızdırmış, sonra da bu dediklerini Musaffa&#8217;nın sarı yapraklı müsvedde  defterine yazarak bana göndermiş. Teneffüste üçümüz baş başa verip bu alaylı,  küçümseyen yazıları tekrar tekrar okuduk. Sinirlendik. O zamanlar, kadın &#8211; erkek  eşitliği davasının başlangıç seneleri; bu konuda tartışmak modası almış  yürümüş.. Biz durur muyuz, hemen bir güzel cevap hazırladık; oturup Musaffa&#8217;nın  defterine itina ile yazdım bu yazıyı; arkadaşlarım sevinçle alıp Faruk Nafiz&#8217;e  götürdüler.&#8221;</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İşte kavganın esası bu. Erkekleri hicveden o şiiri kendisi yazmadığı gibi,  kadınlara hakaret eden mısralarım da Faruk Nafiz&#8217;e ait olmasına ihtimal  vermediğini, Zorlutuna bir çok defa, yazı ile sözle açıklamıştır. Ama, yukarıda  sözü gecen hatıralarında anlattığı sarı defterli kavgadan dolayı Faruk Nafiz&#8217;le  aralarına uzun süren bir soğukluk girdiğini aynı hatıralardan öğreniyoruz: &#8220;Daha  sonraki seneler, Celâl Sahir, Halit Fahri, Orhan Seyfi&#8230; Nazım Hikmet gibi bir  çok şairlerle tanışmış olduğum halde, Faruk Nafiz&#8217;le selâmlaşmazdık bile&#8230;  Aramızda sanki bir düşmanlık vardı.&#8221;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Halide Nusret&#8217;in erkeklere hitaben kendi ağzından uydurulduğunu söylediği  manzume, o tarihlerde O&#8217;nun bütün şiirlerinden daha fazla bir yayıl ma ve okunma  gücü kazanmıştır. Buna, şairin kendisi de, şaşıp kaldığını söyler.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ben, Halide Nusret&#8217;e şöhretin kapılarını açan ve bütün şiir severlerin  gönüllerinde yer eden, &#8220;Git Bahar&#8221; şiirini bile, senelerce sonra, ancak lise  sıralarına geldiğim zaman görüp okumak fırsatını bulabildim. Çekil, bu gölgeli  yolda gezinme, Bahar, bakışların yine pek sarhoş! Yanılıp gönlüme misafir inme,  Kapısı kilitli, mihrabı bomboş, Mabeddir orası, meyhane değil.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Git bahar, git bahar., uzaklarda gü1, Denize renginden bırak hediye. Ufuklarda  gezin, semaya süzül, Kalbime sokulma &#8220;peymane&#8221; diye, Gördüklerin kandil..  Peymane değil! &#8220;Git Bahar&#8221; şiiri 1919 yılında yazılmıştır. Birinci Cihan  Savaşı&#8217;nın verdiği acılar, üzüntüler, yokluklar ve çaresizlikler üstüne bir de  Mondros mütarekenamesinin utanç verici ağırlığının çöktüğü; İstanbul&#8217;un düşman  işgaline uğradığı, zulmün, işkencenin sınırı olmadığı yıl&#8230;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">&#8220;1919 yılının baharı işte böyle bir İstanbul&#8217;a bütün güzelliği, bütün haşmeti ve  çılgın neşesiyle çıkıp gelmişti. Ona : &#8220;Safa geldin, sofalar getirdin!&#8221; demeye  imkân var mıydı ? O harikulâde güzel renkler, gölgeler, kokular, ışıklar, deli  bir neşeyle cıvıldaşan kuşlar beni boğuyorlardı sanki. Ben de elimde olsa baharı  boğacaktım. Ama elimde değildi, onu sadece kovuyordum.&#8221;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Böyle diyor, Halide Nusret. Fakat biz ilk gençlik yıllarımızda &#8220;Git Bahar&#8221;  şiirini okurken, böyle şeyleri aklımıza bile getirmiyor, Şair&#8217;e bu şiiri olsa  olsa bir aşk küskünlüğünün yazdırdığını sanıyorduk. Şiirin, üzerine basa basa  tekrarladığımız kıt&#8217;ası da şu idi :</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ziyalar, kokular, sesler, çiçekler..<br />
Ömrünün her günü bir başka düğün!<br />
Bülbüller koynunda aşkı çiçekler..<br />
Güller dökülürler göğsüne bütün,<br />
Gerçekten güzelsin, efsane değil.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Biz, çok şükür, barış yıllarında doğmuş büyümüştük. Devletimizin katılmadığı  İkinci Dünya Savaşı, zaman zaman yüreğimizi ağzımıza getirmiş, ekmeği az  miktarda vesikayla yememize, şekere uzaktan bakmamıza sebep olmuşsa da, bize  annelerimizin, babalarımızın çektiği cinsten dayanılmaz acılar getirmemişti.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">O zamanlar esen havaya göre, en büyük üzüntünün erkek &#8211; kadın ilişkilerinden  doğduğunu sanır, Çalıkuşu Feride&#8217;ye ihanet edip onu diyar diyar dolaştıran  Kâmuran&#8217;a içerler, aşk yüzünden canına kıyan Graziella&#8217;ya gözyaşı döker,  Verter&#8217;le ah ederdik.<br />
&#8220;Git bahar&#8221; şiiriyle şöhrete erer Halide Nusret, git dediği baharın peşini de  kolay kolay bırakmaz. Aynı mısra düzeni ve kafiyelerle 1939 yılında &#8220;Gel,  Bahar!&#8221;, 1949 yılında da &#8220;Bahar Geldi&#8221; şiirini yazar.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">&#8220;Gel Bahar!&#8221; da şöyle diyor:</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ben mi çıldırmışım, sen mî delirdin?<br />
Yalvaran sesimden bu kaçış neye ?<br />
Git dediğim zaman koşar gelirdin,<br />
Gel şimdi de inan bu efsaneye!<br />
Şimdi günler birer peymanedir gel !</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Şairimize, kovduğu baharı, yıllar sonra, yalvararak geri çağırtan, her halde, o  sırada oturmakta olduğu Kars ilimizin uzun süren kışı ve şöhretli soğuğu  değildir. Her ne kadar şiir :</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Gel bahar, erit bu yolun karını</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">diye başlıyorsa da, ondan hemen sonra :</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Geçen seneleri anmayalım hiç.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">diyerek, bize sırrının kapısını aralıyor ve :</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Şimdi günler birer peymanedir, gel!</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">mısraıyla asıl yazılış sebebini açığa vuruyor. Üstadımız artık üzüntülü yılları  geride bırakmış, mutlu bir aile yuvasında, huzur içinde yaşamaktadır. Baharı  çağırmaz da ne yapar ?</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1949 yılında yazdığı üçüncü bahar şiiri, 1951 yılında Hisar dergisinde  yayınlanmış. Bu şiirde bir yandan geçmiş güzel yılların geri gelmeyeceğine  hayıflanış, öte yandan Tanrı&#8217;ya yöneliş var :</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Yıllardır kaybettim o tatlı sesi,<br />
Bir türlü içimde ötmez o bülbül,<br />
Bir ömre bedeldi bir tek nağmesi,<br />
Hem ötmez, hem içten gitmez o bülbül<br />
Kalbim sükûtuna kâşane oldu.<br />
&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;<br />
Hasret dedikleri zorlu ateştir:<br />
Bekledim, bağrımı dağladı gül gül.<br />
Artık gelse de bir, gelmese de bir<br />
Dermanı yanmada, bulan bu gönül&#8221;<br />
Vahdet şarabına meyhane oldu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">&#8220;Bahar Geldi&#8221; şiiri 1951 yılında yayımlandığına göre, demek ki. Halide Nusret,  Hisar&#8217;ın çıkışının daha ikinci yılında, derginin yazı ailesine katılmış.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">O tarihte oturduğu ev de dergi idarehanesine pek yakındı. Hisar, benim  oturduğum, Öncebeci, Bahadırlar Sokak&#8217;tan yönetilir, Zorlutuna&#8217;lar da Hukuk  Fakültesi&#8217;nin yanından yukarı çıkan Erdem sokakta otururlar. İşime gidip gelmek  için, her gün birinin önünden geçerdim. Böyle olduğu halde, bir kere bile  ziyaretlerine gittiğimi hatırlamıyorum. Sanırım, benden yaşça da, şöhretçe de  çok ilerde bulunan bir hanımla sert bir paşa olduğunu işittiğim eşini ziyaret  edersem, çok resmi disiplinli bir hava içine girip sıkılacağımdan korkuyordum.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Üstad&#8217;la umumî yerler ve toplantılar dışında, ailece görüşmemiz ve O&#8217;nun iftihar  ettiğim dostluğunu kazanabilmem, ancak bu çeşit korkuları attıktan sonra mümkün  olabilmiştir. Yakından tanıyınca, Halide Nusret&#8217;in ne kadar samimî, nazik ve  alçakgönüllü bir hanımefendi olduğunu anlamakta gecikmedim. Sanatçı heyecanını  ve amatör ruhunu da -yılların geçmesine rağmen- aynen muhafaza ettiğine hayretle  şahit oldum.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Halide Nusret, 70 yaşını geçtiği halde şiir yazmaya devam eden nadir  şairlerimizden biridir. Hisar&#8217;a her şiir gönderişinde, beğenip beğenmediğimi  merak eder ve heyecanla sorar. Yeni çıkan yazı ve şiirlerimizi, kendisi  okuyamazsa, mutlaka birisine okutur, takdirlerini, tenkitlerini günü gününe bize  ulaştırır. Bizden daha genç, daha yeni şairleri de oldukça yakından izlediğini  biliyorum.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bize son yolladığı ve Hisar&#8217;ın Nisan 1976 sayısında yayınladığımız &#8220;Yüzükoyun&#8221;  başlıklı şiiri üzerinde özellikle durmuş, bu şiiri dikkatle okuyup, kanaatimi  açıkça söylememi ısrarla istemişti. Şiiri, istediği gibi, dikkatle okudum, fakat  neden bahsettiğini pek iyi anlayamadım.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Yalandı söylediklerin, Yüzde yüz yalandı, biliyorum.<br />
diye başlayan şiirin :</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ya inansaydım, sevgilim,<br />
Düşünsene bir, Ya inanıverseydim sana?<br />
mısraları özellikle beni şaşırtıyordu. Acaba, bu sevgili kim olabilirdi? Bu bir  erkekse, şiir, Üstad&#8217;ın yaşına ve başına uymazdı; &#8220;Sevgili&#8221; den kastedilen Tanrı  ise &#8220;Yalandı söylediklerin&#8221; &#8220;Ya inanıverseydim sana&#8221; mısraları ne oluyordu?  Şiiri, o sırada dergiye gelen Yavuz Bülent Bâkiler&#8217;e gösterdim. O da işin  içinden çıkamadı. Sonunda Üstad&#8217;a azıcık takılmaya karar verdik. Telefonu açtım  :</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">&#8211; Şiirinizi okudum Üstad&#8217;ım,<br />
&#8211; Beğendin mi?<br />
&#8211; Beğendim, fakat ne demek istediğinizi pek iyi anlayamadım. Düşündüm, taşındım,  sizin yeni bir aşka tutulduğunuza ve bu şiiri o sebeple yazdığınıza karar  verdim. Yavuz Bülent de bu kanaatıma iştirak etti.<br />
&#8211; Hay aklınızla bin yaşayın. Demek bu yaşta ha?<br />
&#8211; Aşkın yaşı olmaz.<br />
&#8211; Ayol, ben gençliğimde bile, sizin anladığınız manada bir aşk şiiri yazmadım.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bunları söylerken, azıcık da öfkelenmiş olduğunu hissettim. Telefonu kapattıktan  biraz sonra, bu sefer kendisi açtı :</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">&#8211; Durumu sana açıklamaya karar verdim&#8230;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Sesi kederli ve heyecanlı idi. Şiirde anlatılan olaya çok önem verdiği belliydi.  Öyle bir ruh hali içindeyken kendisine takılmak istemekle baltayı taşa vurduğumu  anladım.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bana üstü kapalı anlattığına göre, yakınlarından birisi, o günlerde, kendisine  çok kötü bir itirafta bulunmuş. İtirafın ne olduğunu söylemedi. Fakat üzerinde  korkunç bir tesir uyandırdığı açıkça anlaşılıyordu. Bu itirafa inanmıyor,  inanırsa yaşayamayacağını söylüyordu :</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ya inanıverseydim sana?<br />
Hepten yıkılıp çökerdim; yerle bir.<br />
Yok, hayır &#8220;yerle bir&#8221; nedir?<br />
Uçurumlar boyunca, yerin dibinde<br />
Ve&#8230;<br />
Yüzükoyun!</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Şiirin, bizim yaptığımız gibi, yanlış tefsir edilmemesi (!) için,</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ya inansaydım, sevgilim, &#8221;<br />
mısraını, Ya inansaydım, yavrucuğum,<br />
olarak değiştirmeyi uygun buldu ve şiiri o şekilde yaymadık. Son mısralardaki  trajik ifadeye rağmen, konunun bu kadar ciddi ve önemli olduğunu hiç  düşünmemiştim.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Halide Nusret&#8217;in 50. sanat yılı dolayısıyla yayınlanan &#8220;Ellerim Bomboş&#8221; adlı  kitabına bakıyorum. Üstad&#8217;ın 50 yıl boyunca yazdığı şiirlerden seçmeleri içine  alan bu kitapta karşı cinse duyulan aşkla ilgili bir parçaya rastlamak hemen  hemen imkansız gibi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kitabın, &#8220;Aşk imiş her ne var âlemde&#8221; başlığını taşıyan bölümünde de Şair&#8217;in  Tanrı&#8217;ya, yurda, annesine, çocuklarına, torunlarına duyduğu sevgiyi dile  getirilmiş. &#8220;Aziz Eşime&#8221; başlığını koyduğu şiirde bile bir erkek değil, bir  ırmak var: Tuna. Belki, bu dediklerimden &#8220;Hayali Cihan Değer&#8221; ve &#8220;Hatıran&#8221;  başlıklı şiirleri istisna edebilirim. Onlarda da, sadece, maddî olmaktan çok  uzak bir sevginin anıları ve belirsiz izleri görünüyor.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Halide Nusret gibi duygulu bir Şair hanım, ilk gençlik yıllarından itibaren  kendisine âşık olan erkeklerin hepsine ilgisiz kalmış, onların sevgisine hiç  karşılık vermemiş olabilir mi? &#8220;Bir Devrin Romanı&#8221; nda bu sorunun cevabını  arıyor, zaman zaman da buluyorum. 1924 yılının ilk günlerinde, Ankara&#8217;ya  öğretmenlik için başvurduğunu anlatırken, o zaman. İstanbul hariç Türkiye&#8217;nin  her hangi bir yerinde görev yapmayı kabul ettiğini söylüyor ve İstanbul&#8217;u  istemeyişinin sebebini şu cümlelerle açıklıyor : &#8220;Güzel İstanbul&#8217;dan, evet,  yangından kaçarcasına kaçmak istiyordum. Bundan bir kaç yıl önce geçirdiğim bir  his tecrübesini o zaman epeyce mühimsemiş &#8220;Aşk dedikleri şey acaba bu mudur?&#8221;  demiştim&#8230; Bugün yarım yüz yıl geriye bakarken de rahatça &#8220;Evet aşk o idi!&#8221;  diyebiliyorum. Ama, ne garip, inandığım, yaşadığım o şeyin, o çok güzel ve çok  kutsal şeyin bir tarifini yapamıyorum. Hiç bir zaman da yapamadım&#8221;.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu satırlarda. İstanbul&#8217;dan kaçıp, Anadolu&#8217;da çalışarak sevdiğini unutmak  isteyen bir hoca hanımı (yeni bir Çalıkuşu Feride&#8217;yi) buluyoruz. Bu satırlar,  Halide Nusret&#8217;te niçin ateşli bir aşk şiiri bulamadığımızı da açıklıyor.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">&#8220;Onunla dokuz ay nişanlı kaldık, Onun güzel adını taşıyan altın halkanın  parmağıma ilk geçtiği günkü o kanatlı sevinci ve onu parmağımdan âdeta  sökercesine çıkardığım dakikadaki korkunç ve sefil acıyı hiç bir zaman  unutamadım. Benim tam tersime anacığım onu hiç sevmemiş, sevememiş; o aileye bir  türlü ısınamamıştı&#8230; Annemin onları reddetmek için, kendince pek kuvvetli  sebepleri vardı.&#8221;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu son satırlar da samimi ve derin bir aşkın nasıl feda edildiğini anlatıyor.  Görüyoruz ki, Halide Nusret&#8217;in sevdiği adam. Çalıkuşu Feride&#8217;nin Kâmuran&#8217;ı gibi  hercailik etmemiş, fakat kendisinden zorla sökülüp alınmıştır. Annesinin  kararına ve zevkine itaat etmekten başka bir şey düşünmeyen, kalbi parça parça  olsada annesine karşı saadetini koruyamayan, iyi yetişmiş eski zaman kızlarının  çok görüp işittiğimiz acıklı kaderleri de bu satırlarda yatmaktadır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Karşı cinse duyulan aşkı, şiirlerine pek uğratmayan Halide Nusret, Tanrı&#8217;ya  içini döktüğü; Yunus&#8217;a, Mevlâna&#8217;ya seslendiği zaman, son derece coşkundur :</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Avcumuz boş, gönlümüz boş,bağrımız sadparedir,<br />
Yolcudur, yollarda şaşkın, çırpınır, âvâredir;<br />
Koyma gafletlerde Râbbim kulların biçâredir,<br />
Ya İlâhi, rahmetinden kimseler dur olmasın.<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
Gecenin bir saatinde<br />
Eşiğine varan bendim<br />
Kuşlar yuvada, kurt inde,<br />
Karanlığı yaran bendim!<br />
&#8230;&#8230;.<br />
Seni buldum Şahım seni<br />
Tut elinden Üftadeni!<br />
Koma karanlıkta beni<br />
Mevlâna! Aman efendim!<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
Yunus&#8217;um! Aşkınla dil oldu bülbül,<br />
Cehennem ateşi kızı! kızıl gül.<br />
Seni bu illerde bulalı gönül<br />
Karaman diyarı apaydın bana!</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Halide Nusret, her şeyden önce büyük bir vatanseverdir. 50. sanat yılı  dolayısıyle yapılan törende şöyle demişti: &#8220;Kalemimi 50 yıldan beri karınca  kaderince milletimin hizmetinde, memleketimin hayrına kullanmağa çalıştım. Bunda  ne dereceye kadar başarılı olduğumu bilemiyorum.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ama, memleket zararına tek satır yazmamış olmanın inanç ve sevinci  içerisindeyim.&#8221;<br />
Q gün (17 Mayıs 1967) bu inancı hepimiz paylaşmıştık, bugün de paylaşıyoruz.  Gerçekten, Halide Nusret memleket zararına tek satır yazmamış, her şeyi  memleketin hayrına yapmaya çalışmıştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Şair&#8217;in ilk gençlik yıllarına ait hayal ve tasavvurlarında dahi, her genç kızın  düşüncesinden ayrı, millî bir intikam duygusu ön plâna geçer. Yukarda sözünü  ettiğim hatıralarında şöyle diyor: &#8220;Anamın ailesi asker oluyordu, miralaylar,  paşalar, hatta müşirler &#8230;Ve en önemlisi şehitler&#8230; Annemin babası gencecik  bir yüzbaşı iken (93) de, bir Moskof kurşunu ile şehit düşmüştü. Zavallı  anacığım, kundakta yetim kalmıştı. Subayla evlenmeyi kurduğum çocuk yaşlarımda-,  parıl parıl apolet, şıkır şıkır kılıç kadar, şehit dedemin intikamını Moskof&#8217;tan  alacak bir Türk zabitine eş olmak hevesi de yer alırdı.&#8221; Kader, bu &#8220;Türk  zabitini&#8221;, Edirne&#8217;de öğretmenlik yaptığı yıllarda karşısına çıkarır. O zaman  Kırklareli&#8217;ndeki süvari alayında binbaşı olan rahmetli Aziz Zorlutuna&#8217;yla  evlenirler (9 Eylül 1926).</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Halide Nusret, Aziz Paşa&#8217;nın vefatına kadar, tam 45 yıl, mutlu olduğunu  sandığım, bir evlilik hayatı sürmüştür. Eşiyle birlikte Anadolu&#8217;nun bir çok  yerlerini dolaşmış, çeşitli okullarda öğretmenlik yapmış, Türk çocuklarının  kalplerine ve kafalarına ışık tutmuştur.<br />
Öğretmenlikle ilgili hatıralarının toplandığı &#8220;Benim Küçük Dostlarım&#8221; kitabı  için, rahmetli Arif Nihat Asya şöyle der : &#8230;Onu yalnız bir hatıra değil, aynı  zamanda bir meslek kitabı olarak ilgililere tavsiye ederim&#8230; Bunun, okul  klâsikleri arasına girmesi gereken bir kitap olduğu kanaatindeyim.&#8221;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Şairimizin, çocukluk hayatı sarsıcı olaylarla dopdoludur. Bir gazeteci ve  hürriyet savaşçısı olan babası Avnullah Kâzımî önce istibdat idaresinin, daha  sonra&#8217;-1908 yılında &#8220;Fedekaran-ı Millet Cemiyeti&#8221; adı altında bir siyasi parti  kurup muhalefete geçtiği için- sözde hürriyet idaresinin (İttihat ve  Terakki&#8217;nin) hışmına uğrayıp, ömrünün büyük bir kısmını sürgünde ve zindanda  geçirir. Bir süre, siyasetten çekilmeyi kabul edip, Kerkük&#8217;e mutasarrıf tayin  edilir. Orada çok değerli hizmetler görür. &#8220;Bir Devrin Romanı&#8221;nda, Halide  Nusret&#8217;in Kerkük&#8217;e ve çocukluk yıllarına ait hatıraları canlı bir şekilde  anlatılmaktadır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Sevinci güller açmış, dertleri kor içimde,<br />
Yurdumun dört bucağı sarmaşıyor içimde.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">diyen Şair&#8217;in, gezip dolaştığı yurt köşelerinden pek çok renk ve kokuyu  şiirlerinde bulabilirsiniz. Bu şiirlerde, Urfa, Suruç Ovası, Birecik, Antep,  Bingöl Yaylası, Erzurum, Sarısu, Karaman, Erciyaş, Sarıkamış ve şimdi yurdumuzun  dışında kalan Kerkük geçit resmi yapar.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Mehmetçiğe seslenirken, yüreğini koparıp, yiğit askerlerimize uzattığını  hissedersiniz.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Köyde düşünceli, cenklerde şensin.<br />
Yerlerde, göklerde, kalpde esensin,<br />
Bir baştan bir başa tarihim sensin!<br />
Ah arslan Mehmedim! Arslan<br />
Mehmedim.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Şairimizin vatan toprağıyla nasıl kaynaşıp , sarmaştığını şu mısralar anlatmaya  yeter sanırım :</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Allah azîm lûtfudur insanlara toprak<br />
Ak ekmeği berrak suyu doğuran kara toprak.<br />
Mevsimleri besler ve bezer onları bir bir<br />
Can verdiğimiz uğruna beyhude değildir.<br />
İnsanlar onundur , ona bağlanmış ezelden<br />
Ey sevgili toprak önümüz sen, sonumuz sen<br />
Hayran sana, kurban sana canlar,<br />
Sana toprak!<br />
Hür bayrağımın sahibi toprak! Ana toprak!</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Şairimiz, Ana Toprak için iki de fidan yetiştirmiştir :<br />
Sendendir, sana döner damarlarımdaki kan<br />
Senin için büyüttüm bağrımda bir çift fidan.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu iki fidan, şimdi benim yakınlarım olan, oğlu Ergun Zorlutuna kızı Emine  Işınsu&#8217;dur. Ergun meslek olarak önce annesi gibi öğretmenliği seçmiş (Gazi  Eğitim Enstitüsü&#8217;nü bitirmiş) sonra idarecilikte karar kılmıştır. Şimdi Devlet  Hava Meydanları Genel Müdür Yardımcısıdır. Kendisini yazarlığa adayan Emine  Işınsu da annesinin sanatçı ruhu ve kabiliyeti devam ediyor</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Mehmet ÇINARLI / TÖRE / Mayıs 1976</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"> </font></p>
<p align="center"><font face="Maiandra GD" size="2"> </font> <font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 15pt; font-weight: 700"><font color="#808080">|</font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> » Biyografiler &#8211; Kim Kimdir Sayfasına Dön! «</a><font color="#c0c0c0"> </font> <font color="#808080">|</font></span></font></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-size: 8pt"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografi</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografiler</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Yaşam Öyküleri</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Kim Kimdir?</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Biyografi/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografi</font></a></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/halide-nusret-zorlutuna-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Halide Nusret Zorlutuna – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/halide-nusret-zorlutuna-biyografi-hayati-kim-kimdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Devrin Romanı (Halide Nusret Zorlutuna) &#8211; Roman (Kitap) Özeti</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/bir-devrin-romani-halide-nusret-zorlutuna-roman-kitap-ozeti/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/bir-devrin-romani-halide-nusret-zorlutuna-roman-kitap-ozeti/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 13 Jan 2008 13:48:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Roman Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir Öykü Roman]]></category>
		<category><![CDATA[100 Temel Eser Özet]]></category>
		<category><![CDATA[100 Temel Eser Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bir Devrin Romani]]></category>
		<category><![CDATA[Dunya Edebiyati]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Edebiyati Roman Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Halide Nusret Zorlutuna]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Klasik Roman Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Özet Romanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihi Roman Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Temel Eser Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Edebiyatindan Romanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yüz Temel Eser Kitap Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yüz Temel Eser Kitaplari]]></category>
		<category><![CDATA[Yüz Temel Eser Özet]]></category>
		<category><![CDATA[Yüz Temel Eser Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yüzlerce Roman Özeti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/bir-devrin-romani-halide-nusret-zorlutuna-roman-kitap-ozeti/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir Devrin Romanı  (Halide Nusret Zorlutuna) KİTABIN ADI : BİR DEVRİN ROMANI KİTABIN YAZARI : HALİDE NUSRET ZORLUTUNA YAYIN EVİ VE ADRESİ : HALK YAYINLARI – ANKARA BASIM YILI : 1978 KİTABIN KONUSU Kitapta Halide Edip Zorlutuna hayatının ilk 30–35 yılının anılarını aktarmıştır. Alt başlıklar halinde sade anlaşılır bir dille başından geçenleri hikayeleştirerek anlatmıştır. Kimi [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/bir-devrin-romani-halide-nusret-zorlutuna-roman-kitap-ozeti/">Bir Devrin Romanı (Halide Nusret Zorlutuna) – Roman (Kitap) Özeti</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center"> <strong><font color="#0099cc" size="6"><span style="font-family: Maiandra GD"> Bir Devrin Romanı</span></font></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center"> <font style="font-size: 15pt" color="#ff6600"> </font><strong><span style="font-size: 15pt; color: #ff6600; font-family: Maiandra GD">(Halide  Nusret Zorlutuna)</span></strong></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><strong><font size="2">KİTABIN ADI :</font></strong><font size="2">  BİR DEVRİN ROMANI<br />
<strong>KİTABIN YAZARI : </strong>HALİDE NUSRET ZORLUTUNA<br />
<strong>YAYIN EVİ VE ADRESİ</strong> : HALK YAYINLARI – ANKARA<br />
<strong>BASIM YILI </strong>: 1978 </font></font></p>
<p align="justify"><strong><font face="Maiandra GD" size="2">KİTABIN KONUSU</font></strong></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kitapta Halide Edip  Zorlutuna hayatının ilk 30–35 yılının anılarını aktarmıştır. Alt başlıklar  halinde sade anlaşılır bir dille başından geçenleri hikayeleştirerek  anlatmıştır. Kimi yerlerde okuyucuya hitap vardır.</font></p>
<table style="border-collapse: collapse" align="left" border="0" bordercolor="#111111" cellpadding="0" cellspacing="0" height="250" width="250">
<tr>
<td height="267" width="173"><center><!--adsense#reklam_250x250--></center></td>
</tr>
</table>
<p align="justify"><strong><font face="Maiandra GD" size="2">KİTABIN ÖZETİ</font></strong></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Anılarını annesinden aldığı  ilk arapça dersle (Arapça) başlar.Annesi Ayşe Nazlı Hanım biricik çocuğu üzerine  titreyen otoriter kültürlü ve geleneklerine bağlı bir ev kadınıdır.Eşi Avnullah  Bey Sinop zindanlarında müebbet kürek mahkumudur. O sırada aile reisi Hacı  Hüseyin Hüsnü Bey’dir.</font><font face="Arial"><font style="font-size: 1pt" color="#ffffff">Yüz Temel Eser Özetleri</font><font style="font-size: 1pt"><font color="#ffffff">, </font>  <font color="#ffffff">Kitap Özetleri</font><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/roman-ozetleri-turk-ve-dunya-edebiyatindan/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Roman Özetleri</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/yuz-100-temel-eser/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Yüz Temel Eser</font></a><font color="#ffffff">, </font> </font>  <font style="font-size: 1pt" color="#ffffff">Özet</font></font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Dedesi bir süre sonra vefat  eder. Daha sonra babası sürgünden döner ve bir halk kahramanı olarak (Kahraman &#8211;  ı Hürriyet) karşılanır. Geldikten sonra Fedakaran’ı Millet Cemiyeti adında  siyasibir fırka kurar. Bu muhalefet partisi İttihak ve Terakki Cemiyeti’ nin  hiçişine gelmez ve babasına iftiralar atılmaya başlanarak suçlanır. Sadrazzam  ona bir memuriyet teklif ederek siyaseti bırakmasını sağlamaya çalışmıştır.  Annesinin ve Hüseyin Hilmi Paşa’ nın ısrarlarıyla babası Kerkük mutasarraflığına  atanır.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kerkük yolunda iftiralar ve  kışkırtmalar sonucu linç tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. Babası Kerkük’  deki memuriyetinde çok başarılı olur ve şehre refah ve huzur havası gelir.  Ayrıca burada bir çocukları dünyaya gelir ve kısa süre sonra ölür. Avnullah Bey  bir eşkiya reisi ile karşı karşıya gelip üzerine jandarma kuvvetlerini  göndermiştir. Çatışmada bir er şehit olunca Avnullah Bey görevden azl  edilmiştir. Uzun bir yolculuktan sonra İstanbul’ a gelirler. Halide Nusret’ in  İstanbul’da küçük yaştan beri süren edebiyat tutkusu üst düzeye ulaşmıştır.Eren  köy Lisesi’ nde tahsiline başlar.yazar deslerinde çok başarılıdır.Busırada  Çanakkale Savaşı ceyeran etmektedir. Bu savaş zorlukları arasında babası  kırkdokuz yaşında vefat etmiştir.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Birderginin açtığı edebi  bir yarışmada yazdığı bir nesirle birinci gelir ve yazma tutkusu dahada artar.  Arkadaşları arasında Şaire diye ün yapar.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Mondros mütarekesiyle  düşmanları yurdun işgalini acıklı bir dille ifade eder.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Okul bitince öğretmenlik  yapmaya başlar ve Aşık olduğu mesleğini otuz beş yıl icra eder.Zamane  şairlerinden Şukufe Nihal ile sıkı bir dostluk kurar. Edebi konularda fikir alış  verişi yaparlar.Bundan sonra Onunla evlenmek isteyen erkeklerden behsetmiştir.  Yunanlıların İzmir’ e çıkmasıyla Türk halkının ümitsizliğini ve azınlıkların  ahlaksızlıklarını anlatır. Burada çeşitli dergilere şiirler ve piyesler  yazmaktadır.Şairlerden oluşan bir arkadaş grubu vardır. Çeşitli Zamanlarda  toplanarak edebi konularda ve milletin geleceği hakkında konuşurlar. Vala  Nusrettin derin bir dostu olur. Yakup Kadri Bey’ le Rıza Tefik Orhan Seyfi Orhon  ve Ahmet Haşimle’ le tanışır ve yazışır. Arkadaşlarından bazıları ( Yusuf Ziya  Ortaç, Vala Nusrettin, Faruk Nazif ) Anadolu’ daki direniş hareketlerine  çağırırlar fakat ailesini yalnız bırakamadığı için onlarla gitmez. 6 Ekim 1923  de Türk askeri Refet Paşa komutasında İstanbul’a girer ve vatan kurtulmuştur.</font></p>
<p align="justify"><strong><font face="Maiandra GD" size="2">İkinci Bölüm</font></strong></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İkinci Bölümde meslek  hayatındaki anılarından bahsediyor. Ankara’ da öğretmenlik görevi istiyor ve  Edirne Kız Öğretmen Okulu’ na tyini çıkıyor. Orada çok iyi karşılanıyor ve diğer  öğretmen ve öğrencileriyle sevgiye dayalı bir dostluk kuruyor. Öğrencilerinin  erdemlerinden bahsederek memnuniyetini dile getiriyor.Edirne hayatı verimli ve  zevkli geçiyor.Arkadaşlarıyla mektuplaşmaya devam ediyor. Reşat Nuri ile edebi  konularda mektuplaşıyorlar. Bir ara amcasının hastalığı yüzünden İzmir’e  gidiyorlar. İzmirde amcasının oğlu Necati’ yle evliliğin eşiğinden dönüyorlar.  Edirne’ ye döndükten sonra mesleki incelemelerde bulunmak üzere yirmi beş  kişilik bir heyetle Bulgaristan’ a gidiyor. Edirne’ ye döndükten sonra yakın bir  genç dostu olan Salih’ in abisi Aziz’ le evlenir. Eşi Aziz Bey bir süvari  zabitidir.Kendisi mesut bir yaşam sürdürmüştür.evlendikten sonra birlikte  tayinlerini isteyerek İstanbul’ a dönüyorlar. İstanbul Kız Meslek Lisesi’ nde  görevine devam ediyor. Hatıralarını 1929 yılında kesiyor.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1930 yılından sonra  kocasının tayin edildiği yere birlikte gider. Kırklareli, Karaman, Kars, Urfa,  Maraş, Sarıkamış gibi.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kitabın sonunda yeni neslin  anılarından ders çıkartılmasından ve gelecek için çok çalışmasını istiyor.</font></p>
<p align="justify"><strong><font face="Maiandra GD" size="2">KİTABIN ANAFİKRİ</font></strong></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Zorluklara karşı göğüs  germeyi ve direnç göstermemizi yılmamayı fikir olarak çıkartabiliriz.</font></p>
<p align="justify"><strong><font face="Maiandra GD" size="2">KİTAPTAKİ OLALARIN  VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ</font></strong></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><strong><font size="2">&#8211; Ayşe Nazlı  Hanım (Annesi)</font></strong><font size="2"> : Otoriter kültürlü ve  geleneklerine bağlı biricik çocuğu üzerine titreyen bir ev kadınıdır.</font></font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><strong><font size="2">&#8211;</font></strong><font size="2"> <strong>Hacı Hüseyin Hüsnü Bey (Dedesi) </strong>: Namuslu, dürüst, işgüzar  birisidir.</font></font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><strong><font size="2">&#8211; Avnullah  Bey (Babası) </font></strong><font size="2">: Avnullah Bey’ de babsı gibidir.</font></font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><strong><font size="2">&#8211; Aziz (Eşi)  :</font></strong><font size="2"> Vatanı için her zaman ölmeye hazır şerefli bir  süvari zabitidir.</font></font></p>
<p align="justify"><strong><font face="Maiandra GD" size="2">KİTAP HAKKINDAKİ  ŞAHSİ GÖRÜŞLER</font></strong></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Herkesin okumasını  istediğim bir kitap olaylar gerçekleştiği için ilgi çekici ve sürükleyici bir  kitap.</font></p>
<p align="justify"><strong><font face="Maiandra GD" size="2">KİTABIN YAZARI  HAKKINDA KISA BİLGİ</font></strong></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><strong><font size="2">Halide Nusret</font></strong><font size="2">  1901 de İstanbul’ da doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi tarih  bölümünündeki öğrenimini yarıda bırakarak öğretmen oldu. 1924 yılında Edirne’ de  başladığı edebiyat öğretmenliğini çeşitli yerlerde sürdürdü. 1957 de Ankara Kız  Teknik Öğretmen Okulun’ daki görevinden emekliye ayrıldı.</font></font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Zorlutuna, Milli Edebiyat  akımı içinde değerlendirilen şiirlerinde geleneksel ölçü anlayışına bağlı kaldı.  Şiir, öykü ve düz yazı çalışmalarını önce Milli Mecmua’ da, daha sonra Aydabir,  Çınaraltı, Hisar, Türk kadınları vb. Dergilerde yayımladı. 10 Haziran 1984 de  İstanbul’ da öldü.</font></p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 15pt"><font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/roman-ozetleri-turk-ve-dunya-edebiyatindan/">»<span lang="tr">  Roman Özetleri Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080"> |</font></span></span></font></strong></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong><font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…</font></strong></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/bir-devrin-romani-halide-nusret-zorlutuna-roman-kitap-ozeti/">Bir Devrin Romanı (Halide Nusret Zorlutuna) – Roman (Kitap) Özeti</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/bir-devrin-romani-halide-nusret-zorlutuna-roman-kitap-ozeti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
